|
ÖZET: Başvuru, yurtdışı borçlanma işlemleri ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yapılmıştır. Başvuran, 27/01/2017 tarihinde Almanya’da geçen çalışma sürelerine ilişkin borçlanma talebinde bulunmuş ve bu talep kabul edilerek 08/03/2017 tarihinde kendisine tebliğ edilmiştir. Ancak, yurtdışında kesin dönüşü olmadığı için aylık bağlanamamıştır. Başvuran, kısmi emeklilik için gerekli şartları sağlamak amacıyla 22/03/2017 tarihinde yeni bir borçlanma talebinde bulunmuş, ancak SGK bu talebi işleme almamıştır. Başvuran, belirtilen süreler içinde ödeme yapmadığı için ilk borçlanma talebi geçersiz sayılmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 27/01/2017 tarihli talebine ilişkin tebliğ edilen borç tahakkukunun ardından üç aylık ödeme süresinin geçtiğini belirtmiştir. Başvuran, bu sürede herhangi bir ödeme yapmadığı için ikinci talebinin de kabul edilemeyeceği ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın 22/03/2017 tarihli dilekçesinin yeni bir borçlanma talebi olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, başvuranın talebi hukuka uygun bulunmamıştır. Sonuç olarak, başvuranın yurtdışı borçlanma talebi, belirtilen süreler ve mevzuat çerçevesinde reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve SGK’nın açıklamalarını değerlendirerek bu kararı almıştır. Başvuran, kararın tebliğ tarihinden itibaren dava açma süresinin devam edeceğini ve yargı yolunun açık olduğunu öğrenmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2025/1534-S.25.2358
BAŞVURU NO : 2024/10818
KARAR TARİHİ : 12.02.2025
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yurtdışı borçlanma işlemleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 29.08.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Manisa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne 3201 sayılı Kanun kapsamında yurtdışı borçlanması için başvuruda bulunarak 5510 sayılı Kanunun geçici 2’nci maddesi, mülga 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanunun 60’ ıncı maddesi ve anılan Kanunun geçici 81 inci maddesinde aranılan 25 yıllık sigortalılık süresi, yaş ve 5600 gün prim ödeme şartlarına haiz olarak emekli olabilmek için 27/01/2017 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğunu, anılan talebinin kabul edilerek tarafına 08/03/2017 tarihinde tebliğ yapıldığını, ancak, yurtdışı kesin dönüşü olmadığı için aylık bağlanamayacağının belirtilmesi üzerine kısmi emeklilik için aranılan 60 yaş, 3600 gün prim ödeme şartları ile 15 yıllık sigortalılık şartlarından faydalanmak için 22/03/2017 tarihinde tekrar yurtdışı borçlanma işlemleri için dilekçe vermesine rağmen ilgili müdürlüğün söz konusu dilekçesini işleme almayarak tarafına verilen şifahi bilgiye istinaden tarafına yeni borç tebligatı gelmeden 3600 gün karşılığı primi yatırmasına rağmen şu aşamada eski borçlanmaya göre primi süresi geçtikten sonra yatırması sebebiyle borçlanmasının iptal edildiğini ve 6 yıl önceki meblağı iade ederek yeniden güncel meblağ üzerinden borçlandırmak suretiyle işlem tesis edilmek istendiğini belirterek 22/03/2017 tarihli dilekçesinin işleme alınmak suretiyle 2011/48 nolu SGK yurtdışı borçlanma genelgesinin ilgili hükümleri kapsamında işlem tesis edilerek anılan dilekçe tarihindeki borçlanma tutarı üzerinden yurtdışı borçlanma talebinin kabul edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 20/09/2024 tarihli ve S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle;
/
2.1. Başvuranın 27/01/2017 tarihli dilekçesiyle Almanya’da geçen çalışma sürelerinden 07/07/1992 tarihinden itibaren 5600 günü borçlanmak istediği, yukarıda sayılan hükümler doğrultusunda üç aylık yasal ödeme süresi içerisinde ödeme yapmış olsa idi, ödenen miktara isabet eden sürenin geçerli sayılacağı, ancak başvuranın üç aylık süre geçtikten sonra 27/11/2017 tarihinde beyan usulü olarak ödeme yaptığı ve anılan ödemeye ilişkin olarak da Kuruma herhangi bir bildirimde de bulunmadığı ifade edilmektedir.
2.2. Öte yandan başvuranın 29/03/2017 tarihli dilekçesinin yeni bir borçlanma talebi veya borçlanmadan vazgeçme talebi olarak değerlendirilemeyeceği, beyan usulu olarak yasal ödeme süresi dışında yaptığı ödemenin ödeme tarihi öncesinde yeni bir borçlanma talebi bulunmadığından borcuna mahsup edilemeyeceği belirtilerek, başvuranın talebi doğrultusunda 22/03/2017 tarihli dilekçesinin işleme alınarak anılan dilekçe tarihindeki borçlanma tutarı üzerinden yurt dışı borçlanma talebinin kabul edilmesine imkan bulunmadığı, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal
Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1.
maddesinde; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”
5.1. 3201 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde; “Bu Kanunda geçen:
…
c) Sürelerin Değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1 inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesini,
ifade eder.”
5.2. 3201 sayılı Kanunun “Başvurulacak kuruluşlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Bu
Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.”
/
5.3. 3201 sayılı Kanunun “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında; “Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime
esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın %45’idir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.”
6. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebligatın yapılması” başlıklı birinci maddesinde; “Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.”
7. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in
“Borçlanma başvurusunda istenilecek belgeler” başlıklı 7. maddesinde; “Borçlanma başvuruları, örneği Kurumca hazırlanan ve Kurumun internet sayfasında yayımlanan Yurtdışı Süreleri Borçlanma
Talep Dilekçesi ile yapılır.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesinde, yurtdışında borçlanma kapsamında geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreleri bulunan kişinin adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, borçlanılmak istenilen sürenin niteliği ve süresi, borçlanma miktarının hesabına esas bir günlük prime esas kazanç tutarı ve tebligat adresi ile Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi geçen çalışmaları varsa kurumu, sigortalılık statüsü, sicil numarası ve süresi belirtilir.
Yurtdışı Süreleri Borçlanma Talep Dilekçesine, 9 uncu maddede belirtilen ve borçlanılacak süreye uygun belge asıllarının eklenmesi zorunludur. Kurum, bu belgelerin aslı yerine örneğini ve borçlanma işlemini tamamlamak için ihtiyaç duyduğu diğer belgeleri istemeye yetkilidir.”
7.1. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in
“Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10. maddesinin dördüncü ve altıncı fıkralarında; “Kurumca birinci fıkraya göre tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. Posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih, borcun tebliğ tarihidir…
Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işlemi geçersiz sayılır.
Üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden süre geçerli sayılır. Borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlıdır.”
/
7.2. Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in
“Borçlanmadan vazgeçme ve borçlanma miktarının iadesi” başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında; “Borçlanma başvurusunda bulunup borcu tebliğ edilmeden ya da tebliğ edildikten sonra üç aylık süre içinde borçlanma başvurusundan vazgeçtiklerini yazılı olarak Kuruma bildirenlerin borçlanma başvuruları geçersiz sayılır.”
8. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün 8/6/2011 tarihli ve 2011/48 sayılı Genelgesi’nin, “Yurtdışı Borçlanma İşlemleri” başlıklı ikinci bölümünün “Borç miktarının ödenmesi” başlıklı bölümünde: “Üç aylık ödeme süresi dışında ödenen ve iade işlemi yapılmamış miktarlarla ilgili olarak borçlanma başvuru sahipleri bilgilendirilerek, emanet hesaba alınan miktarın yeni borçlanma taleplerine göre tahakkuk ettirilecek borçlarına karşılık mahsup edilebileceği bildirilecektir. Bu durumda olanlardan yeniden borçlanma talebinde bulunanların borçlanma işlemleri cari usullere göre sonuçlandırılacak ve Kurum hesabında bekleyen tutarlar tahakkuk ettirilecek borçlara mahsup edilecek, mahsup işleminin gerçekleştirildiği tarih borç ödeme tarihi olarak bilgisayar kayıtlarına işlenecek, varsa bakiye borcun üç aylık süre içinde ödenmesi talep edilecektir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. ABDULLAH CENGİZ MAKAS’ IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Başvuran, yurt dışında geçen çalışma sürelerinin borçlandırılması bakımından 22/03/2017 tarihli dilekçesinin işleme alınmak suretiyle 2011/48 nolu SGK yurtdışı borçlanma genelgesinin ilgili hükümleri kapsamında işlem tesis edilerek anılan dilekçe tarihindeki borçlanma tutarı üzerinden yurt dışı borçlanma talebinin kabul edilmesini talep etmektedir.
11. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; başvuranın 27/01/2017 tarihli ilk yurtdışı borçlanma talebi üzerine hazırlanan borç tahakkukunun başvurana 19/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, akabinde başvuranın
3600 prim günü üzerinden 29/03/2017 tarihinde yeni borçlanma talebini içeren dilekçesini SGK’ ya ilettiği,
Kurumca ilk talebe yönelik verilen cevapta ödeme süresi içinde kısmi ödemenin de geçerli olacağının ifade edildiği, başvuranın ise tahakkuk cetvelinin tebliğinden itibaren ödeme süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapmadığı, akabinde ikinci talebi olan 3600 gün üzerinden beyan usulü olarak ödemede bulunduğu ve söz konusu durumu bildirmediği, ödeme süresinden sonra beyan usulüne göre yapılan ödemenin borçlanma işlemine kabul edilemeyeceği, ayrıca yeni bir borçlanma talebi bulunmadığından borcuna mahsup edilemeyeceği ve 22/03/2017 tarihli dilekçesinin işleme alınarak anılan dilekçe tarihindeki borçlanma tutarı üzerinden yurt dışı borçlanma talebinin kabul edilmesine imkan bulunmadığı bildirilmiştir.
/
12. Bu çerçevede uyuşmazlığın; başvuranın borçlanma işlemi kapsamında yapmış olduğu ödemenin kabul edilip edilemeyeceği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
13. 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal
Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun amacı ve kapsamına dahil olan yurt dışında geçen sürelerin şartları sağlaması halinde bu Kanun hükümlerine göre ilgililerin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilebileceği düzenlenmektedir.
14. Anılan kanunun “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasından anlaşılacağı üzere borçlanılacak tutarın belirlenmesinde prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazanca göre tahakkuk ettirilen borç tutarının belirlendiği, anılan borç tutarının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödeneceği, tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı arandığı ve kanunun aradığı 3 aylık ödeme süresinin de başvurana borç tebliği ile başlayacağı anlaşılmaktadır.
15. Ayrıca Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’in
“Borçlanma miktarının tespiti, tebliği ve ödenmesi” başlıklı 10. maddesinin dördüncü ve altıncı fıkralarında yer alan ifadelerden Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmemesi halinde, borçlanma işleminin geçersiz sayılacağı, üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden sürenin geçerli sayılacağı borcun bir kısmını veya tamamını ödemeyenlerin, bu sürelerinin Kanuna göre değerlendirilmesi, yeniden yazılı başvuruda bulunmaları ve tahakkuk eden borç miktarını süresi içinde ödemeleri şartına bağlı olduğu görülmektedir.
16.Yurtdışı borçlanma işlemleri bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel
Müdürlüğünün 8/6/2011 tarihli ve 2011/48 sayılı Genelgesi’nin, “Yurtdışı Borçlanma İşlemleri” başlıklı ikinci bölümünün “Borç miktarının ödenmesi” başlıklı bölümünde ise: Üç aylık ödeme süresi dışında ödenen ve iade işlemi yapılmamış miktarlarla ilgili olarak borçlanma başvuru sahipleri bilgilendirileceği, emanet hesaba alınan miktarın yeni borçlanma taleplerine göre tahakkuk ettirilecek borçlarına karşılık mahsup edilebileceği, bu durumda olanlardan yeniden borçlanma talebinde bulunanların borçlanma işlemlerinin cari usullere göre sonuçlandırılacağı ve Kurum hesabında bekleyen tutarların tahakkuk ettirilecek borçlara mahsup edileceği, mahsup işleminin gerçekleştirildiği tarihin borç ödeme tarihi olarak bilgisayar kayıtlarına işleneceği, varsa bakiye borcun üç aylık süre içinde ödenmesinin talep edileceği anlaşılmaktadır.
17. Borçlanma bedelin tespitine ilişkin olarak Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 30.03.2023 tarihli
/ Esas sayılı ve / Karar sayılı kararında özetle: “Uyuşmazlık, davacının yurt dışı borçlanma başvurusunun geçersiz sayılmasına ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Kurumun hukuka aykırı işlemine karşı, Kurum işleminin tebliğ tarihinden itibaren üç aylık makul süre içinde dava açılması durumunda, borçlanılacak prim miktarının başvuru tarihindeki primler esas alınarak belirlenmesi; üç aylık makul süre geçtikten sonra dava açılması durumunda ise, dava yeni borçlanma iradesi sayılarak davanın açıldığı tarihindeki primler esas alınarak borçlanma bedeli belirlenmesi gerekir.
Örneğin, Türk vatandaşlığından izinle çıkan kişilerin, Türk vatandaşı oldukları dönemde yurtdışında geçen süreleri borçlanma hakkının varlığı gözetildiğinde, başvuru tarihinde Türk vatandaşı olunmadığı gerekçesiyle borçlanma başvurularının reddi hukuka aykırı olacağından, ödenecek borçlanma bedelinin burada belirtilen kriterlere göre belirlenmesi gerekir. Yasada belirtilen üç aylık süre geçtiğinde Kurumun
talebi reddetmiş olduğu esas alınarak, anılan üç aylık bekleme süresine üç aylık makul süre (3 + 3 =6 ay)
eklenmeli; davanın Kuruma başvuru tarihinden itibaren 6 aylık süre içinde açılması durumunda yine
Kuruma ilk başvurunun yapıldığı tarihteki prime esas kazancın esas alınması; başvuru tarihinden itibaren altı aylık sürenin geçmesinden sonra dava açılması durumunda ise, makul sürenin geçtiği ancak Kurum tarafından da başvuruya bir cevap verilmediği gözetilerek borçlanma bedelinin davanın açıldığı tarihteki prime esas kazanç miktarı esas alınarak belirlenmesi gerekecektir.” İfadelerine yer verildiği görülmektedir.
18. Somut olayda başvuran tarafından tarafına aylık bağlanması amacıyla 5600 prim günü borçlanılmak üzere 27/01/2017 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğunu, anılan talebinin kabul edilerek tarafına borç tahakkuk cetvelinin 19/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, Ancak; yurtdışı kesin dönüşü olmadığı için aylık bağlanamayacağını öğrenmesi üzerine kısmi emeklilik için aranılan 60 yaş, 3600 gün prim ödeme şartları ile 15 yıllık sigortalılık şartlarından faydalanmak için 22/03/2017 tarihinde 3600 prim günü için tekrar yurtdışı borçlanma işlemleri için dilekçe verdiği görülmektedir.
19. SGK tarafından başvuranın ilk borçlanma talebine ilişkin borç tebliğinden itibaren 3 aylık ödeme süresinin başladığı, anılan sürede başvuran tarafından kısmi ödeme yapılabilecekken yeni bir borçlanma talebinde bulunulduğu, anılan ikinci borçlanma talebine SGK tarafından kısmi ödeme yapabileceğinin bildirilmemesi sebebiyle herhangi bir işlem tesis edilmediği, başvuranın 3 aylık ödeme süresinden sonra 27/11/2017 tarihinde yaptığı ödemeyi borçlanma işlemleri için kabul etmediği anlaşılmaktadır.
20. Başvuru dosyası kapsamında edinilen bilgiler, konuya ilişkin yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın 27/01/2017 tarihli borçlanma başvurusu kapsamında 19/03/2017 tarihinde tebliğ edilen borç tahakkuku için ödeme süresinin son tarihinin 19/06/2017 olduğu, 22/03/2017 tarihli ikinci borçlanma talebi açısından ise idarece işlem tesis edilmediği ve 17 no.lu paragrafında belirtilen
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca belirlenen makul süre (3 ay+ 3ay=6 ay) açısından 22/06/2017 tarihinde zımnen ret işleminin gerçekleştiği ve bu süreyi takiben 3 aylık ödeme süresinin 22/09/2017 olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla 27/11/2017 tarihinde yapılan ödemenin idarece yurtdışı borçlanma işlemlerinde değerlendirilememesine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu işleminin kanuna uygun olduğu değerlendirilmektedir.
21. Kurumumuz tarafından tüm dosya kapsamı, yargı kararları ve Kurumumuzun başvuru konusundaki 2024/2075 ve 2024/9946 nolu başvurulardaki değerlendirmeleri ışığında başvuru konusunun değerlendirilmesi neticesinde; Başvuranın borçlanma işlemleri bakımından 27/11/2017 tarihinde yaptığı ödemenin kanun aradığı 3 aylık süreden ve Yargıtay’ ın belirlediği (3+3 ay) makul süreden sonra yapıldığı tespit edildiğinden anılan ödemenin idarece yurtdışı borçlanma işlemlerinde değerlendirilememesine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan
/
değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Manisa İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN REDDİNE, ;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi
/