|
ÖZET: Başvuru, emekli belediye başkanlarının hususi damgalı pasaport alabilme şartları ve intibak işlemleri üzerine odaklanmaktadır. Başvuran, 2009-2014 yılları arasında il belediye başkanı, 2014-2024 yılları arasında ise büyükşehir belediye başkanı olarak görev yapmış ve Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptığı başvuruda, emeklilikteki prime esas kazancının 9/1 olarak belirlendiğini öğrenmiştir. Ancak, geçmişteki 25 yıllık hizmetinin dikkate alınmaması nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini savunarak, intibakının 5434 sayılı Kanun çerçevesinde yeniden belirlenmesini talep etmiştir.
İçişleri Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın hususi damgalı pasaport hakkından yararlanabilmesi için belediye başkanlığı süresince birinci derece kadroya ulaşması gerektiğini belirtmiştir. Başvuranın, 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olması nedeniyle, geçmişteki hizmet sürelerinin intibakında dikkate alınmadığı ifade edilmiştir. Bu durum, başvuranın emeklilik haklarının ve pasaport alabilme durumunun olumsuz etkilenmesine yol açmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın hususi damgalı pasaport talebinin kabul edilmesi gerektiği yönünde bir tavsiye kararı vermiştir. Bu karar, İçişleri Bakanlığına gerekli mevzuat çalışmalarının başlatılması için önerilmiştir. Ayrıca, kararın Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığına da iletilmesi gerektiği belirtilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/13244-S.24.19929
BAŞVURU NO : 2024/10900
KARAR TARİHİ : 29.11.2024
TAVSİYE KARARI
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli belediye başkanlarının hususi damgalı pasaporta hak kazanma şartları ve başvuranın intibak işlemleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02.09.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 2009-2014 yılları arasında il belediye başkanı, 2014-2024 yılları arasında büyükşehir belediye başkanı olarak görev yaptığını, pasaport işlemlerinde kullanılmak üzere derece ve kademesinin belirlenmesi talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptığı başvuruya en son prime esas kazancı için belirlenen derece ve kademesinin 9/1 olduğu cevabı verildiğini, belediye başkanı olmadan önce 1479 sayılı Kanun kapsamında geçen 25 yıllık hizmetinin 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamında ilk defa 01.10.2008 tarihinden sonra sigortalı olması nedeniyle derece kademe tespitinde dikkate alınmadığını, oysa anılan tarihten önce 5434 sayılı Kanuna tabi olan belediye başkanlarının derece kademe tespitinde geçmiş sigortalı hizmetlerinin dikkate alındığını, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olup adaletsiz olduğunu belirtmekte; yasal değişiklik nedeniyle 2014 yılından itibaren kesintisiz olarak büyükşehir belediye başkanı olduğu hususu dikkate alınarak intibakının 5434 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde belirlenmesini, emekli aylık ve ikramiyesinin bu intibaka göre belirlenip ortaya çıkan farkların tarafına ödenmesini, buna göre yeniden hesaplanıp ve hususi damgalı pasaport verilmesi için aranan şartların kıyasen kendisi için de uygulanarak hususi pasaport verilmesi için aranan şartları taşıdığının tespitini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan yazı ve eklerinde ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. Belediye başkanlarının hususi damgalı pasaport hakkına yönelik olarak
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 23/11/2015 tarihli ve 51748897/5682 S.K yazısında 5682 sayılı
Pasaport Kanunun 14/A maddesinde yer verilen “birinci derece kadro ile emekliliğe hak kazanmış olan belediye başkanlarına” ibaresinden görevleri sırasında bu hakka ulaşmış belediye başkanlarının anlaşılması gerektiği, bu durumda, belediye başkanlarının söz konusu madde ile tanınan haktan yararlandırılmaları için, başvuru itibariyle değil, belediye başkanlığı görevleri sırasında gerek emeklilik yönünden birinci dereceli kadroya (birinci derecenin kademelerinden emekli keseneği kesilmesinin) ulaşmış, gerekse tabi olunan sosyal güvenlik mevzuatı hükümlerine göre yaş ve hizmet süresi itibariyle emekliliğe hak kazanmış olmalarının (iki şartında belediye başkanlığı görevi sırasında sağlanmış olmasının) gerekli olduğu belirtildiği, 2.2. Bu itibarla; adı geçenin görevde iken birinci derece kadro ile emekliliğe hak kazanmış olmaması nedeniyle 5682 sayılı Pasaport Kanununun 14/A maddesinden faydalanma imkanı bulunmadığı değerlendirildiği, 3. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan yazı ve eklerinde ilgili mevzuat hükümlerine yer verilerek özetle; 3.1. Belediye başkanları için belirlenmiş bir kadro derecesi bulunmadığı, 3.2. Kurumlarınca belediye başkanı görev ünvanı ile emekli/yaşlılık aylığı bağlanmış belediye başkanlarına talepleri üzerine, belediye başkanlığı görev süresi içerisinde tabi olunan sosyal güvenlik mevzuatı hükümlerine göre yaş ve hizmet süresi itibariyle emekliliğe hak kazanıp kazanmadıkları ve ulaştıkları veya son prime esas kazançlarına esas alınan derece ve kademeleri bildirilmekte olup hususi damgalı pasaporta hak kazanıp kazanmadıklarına ilişkin Kurumlarınca herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, 3.3. İlk defa 4/1-(c) kapsamında sigortalı olan belediye başkanlarının prime esas kazançlarının hangi esaslar dâhilinde tespit edileceğinin 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesi ile düzenlendiği, 3.4. Başvuranın Manisa İl Belediye Başkanı olarak görev yapmakta iken, talebi üzerine 5510 sayılı
Kanunun 4/1-(b) kapsamında almakta olduğu yaşlılık aylığını kestirerek 14.10.2009-14.12.2009 tarihleri arasında 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olduğu ve yeniden yaptığı emeklilik talebi esas alınarak
15.12.2009 tarihinden itibaren 2 ay 1 gün 4/1-(c) bendi, 25 yıl 8 gün 4/1-(b) kapsamındaki hizmeti esas
alınarak 4/1-(c) bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, başvuranın en son prime esas kazancının 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesi uyarınca 9 uncu derecenin 1 inci kademesi ve +1150 ek gösterge rakamı esas alınarak tespit edildiği, 3.5. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edilen belediye başkanlarının intibaklarının tespitinde 5434 sayılı Kanunun mülga ek
48 inci maddesi gereği diğer statülerde geçmiş sigortalılık süreleri de dikkate alınırken, 5510 sayılı Kanuna
tabi olan gerek belediye başkanları gerekse diğer 4/1-(c) sigortalıları için diğer statülerde geçen sigortalılık sürelerinin dikkate alınmadığı,
3.6. Başvuranla aynı hizmet sürelerine sahip olan 5434 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunan bir belediye başkanının ek göstergesine esas aylık derecesinin 1 inci dereceye ulaşacağı, 3.7. Başvuran büyükşehir belediye başkanı olarak görev yapmakta iken talepte bulunması halinde yaşlılık aylığı kestirerek tekrar 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olma imkanı bulunduğu, bu durumun gerçekleşseydi başvuranın prime esas kazancının 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesi uyarınca bakanlık genel müdürünün prime esas kazancı esas alınarak tespit edilecek olup, derece/kademesi 1/1, ek göstergesi
“7000” gösterge rakamı, kıdemi ise hizmet süresine göre belirleneceği, 4. Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı Hukuk İşleri Müdürlüğünden alınan yazı ve eklerinde ilgili mevzuat hükümlerine yer verilerek özetle; 4.1. Belediye başkanları göreve gelmelerini takiben, daha önceki sigortalılık statülerine bakılmaksızın zorunlu olarak 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi (4/1-c) kapsamına alınmakta ve ilişkilendirilmek istedikleri sosyal güvenlik kurumu bakımından takdir hakları bulunmadığı, 4.2. Belediye başkanlarının intibaklarının, 5434 sayılı Kanun’a tabi olanlar ve 5510 sayılı Kanunun 4/1c maddesine göre sigortalı olanlar bakımından farklılık arz ettiği, 4.3. 5434 sayılı Kanun’a tabi olan belediye başkanlarının emeklilik derece ve kademe intibaklarının anılan Kanunun Ek 48 inci maddesine göre yapıldığı, buna göre belediye başkanlarının SSK ve BAĞ-KUR statülerine tabi hizmetleri ve askerlikte geçen süreleri de dikkate alınmak suretiyle intibakları yapılarak dereceleri ve bu derecelere göre de ek göstergelerinin tespit edildiği, 4.4. İlk defa 5510 sayılı Kanun’un 4/1-c sigortalısı olan belediye başkanlarının intibaklarının ise prime esas kazançlarının tespiti için yapıldığı, anılan Kanunun 80 inci maddesine göre, 4/1-c sigortalısı olan belediye başkanlarının intibakının sadece 657 sayılı Kanuna göre kazanılmış hak aylıkları dikkate alınarak yapıldığı, bunların SSK veya BAĞ-KUR hizmet sürelerinin intibaklarında dikkate alınmadığından derece yükselmesine etkisi bulunmadığı, 4.5. Ayrıca il ve ilçe belediye başkanları sadece görevleri süresince hususi damgalı pasaport kullanabilmekteyken belde belediye başkanlarına görevleriyle sınırlı olarak dahi hususi damgalı pasaport kullanma hakkı verilmediği, görevden sonraki hususi damgalı pasaport kullanabilme hakkı sadece birinci derece kadro ile emekliliğe hak kazanmış olan belediye başkanlarına tanındığından, uygulamada bu hükümden yararlanacak bir belediye başkanının yirmi yılın üzerinde başkanlık yapmış olması gerekebildiği, dolayısıyla öğrenim durumu veya hizmet süreleri nedeniyle birinci dereceden emekliliğe hak kazanamayan belediye başkanlarının, büyükşehir belediye başkanı olsalar dahi, hususi damgalı pasaport hakkından faydalanamadığı, 4.6. Yukarıda yer verilen hususlar ve belediye başkanlığının temsil niteliği dikkate alınarak
Birliklerince, bütün belediye başkanlarına görevdeyken ve görevden sonra hususi damgalı pasaport kullanma hakkının verilmesi, büyükşehir başkanlarının kullandığı diplomatik pasaport haklarının devam ettirilmesi önerildiği, 4.7. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14 üncü maddesinin (A) bendinin birinci paragrafının birinci cümlesinde belediye başkanlarına yönelik olarak yer verilen “birinci derece kadro ile emekliliğe hak kazanmış olan” ibaresi ile yukarıdaki 1 inci maddede belirtilen açıklamalar çerçevesinde yapılan derece
ilerlemesi ile birinci dereceye ulaşmış ve aynı zamanda emekliliğe hak kazanmış belediye başkanlarının işaret edildiği, 4.8. Yukarıda ifade edildiği üzere belediye başkanlarının kadroya bağlı olarak görev yapmamaları nedeni ile büyükşehir belediye başkanlığı görevinde bulunmanın ilgililer yönünden “birinci derece kadroya” ulaşmış olma sonucunu doğurmadığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 6. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun; 7.1. Mülga ek 18 inci maddesinde; “Sosyal Sigortalar Kanununa tabi görevlerde bulunduktan sonra iştirakçi olanların, emeklilik keseneklerine, personel kanunları gereğince kazanılmış hak olarak aldıkları derece ve kademe aylıkları üzerine, sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri sürelerin, her yılı bir kademe ilerlemesine ve tahsil durumlarına göre her 2, 3, 4 veya 5 yılı bir derece yükselmesine esas olacak şekilde eklenerek bulunacak derece ve kademe aylığı esas alınır.(1)
Bunların, personel kanunlarına göre kazanılmış hak olarak aldıkları kademelerin ilerletildiği veya derecelerin yükseltildiği sürece, emeklilik keseneğine esas kademeleri ilerletilir ve dereceleri yükseltilir.
Ancak, bunların emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükseltilebilmesi için, tahsil durumları itibariyle personel kanunları hükümlerine göre, en son yükselebilecekleri dereceleri geçmemeleri ve bir derecede en az geçirilmiş gereken yıl sayısı kadar kademeden emeklilik keseneği ödemiş olmaları şarttır.
Şu kadar ki, 18 nci yaşın ikmalinden önce veya iştirakçi oldukları tarihteki tahsil derecelerinden daha aşağı bir tahsil derecesinde sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri süreler dikkate alınmaz.
Sigorta primi ödemek suretiyle geçen sürelerin, personel kanunları hükümlerine göre, memuriyette geçmiş sayılmak suretiyle, kazanılmış hak derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilen kısımları, bu madde uyarınca, emeklilik keseneğine esas aylığın tespitinde ayrıca nazara alınmaz.” 7.2. Mülga ek 48’inci maddesinde; “….
(Değişik fıkra: 09.04.1990 – 418 S.KHK/Madde 35)(İptal: Anayasa Mahkemesi 05/02/1992 tarih ve E.
1990/22, K. 1992/6)(Yeniden düzenlenen fıkra: 18.05.1994 – 527 S.KHK/Madde 26) Belediye Başkanı olarak iştirakçilikleri devam edenlere, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan genel müdürler için belirlenen ek gösterge rakamını ve öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceyi geçmemek üzere
emekli keseneklerine esas aylık dereceleri itibariyle mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı için tespit edilen ek gösterge rakamları uygulanır.
…”, 8. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun
“Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Bu Kanuna göre ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanların prime esas kazançlarının hesabında;
…
d) Büyükşehir belediye başkanları için bakanlık genel müdürünün, diğer belediye başkanları için ise öğrenim durumları itibarıyla 657 sayılı Kanuna göre yükselebilecekleri dereceyi aşmamak kaydıyla, 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı ek gösterge cetvelinin “VIII. Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (c) bendinde belirtilenlerin prime esas kazançları, …
esas alınır…” 9. 5682 sayılı Pasaport Kanunun; 9.1. “Diplomatik pasaportlar” başlıklı 13 üncü maddesinde; “…
Diplomatik pasaportlar; Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerine, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara, Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyeleri ile Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek
İdare Mahkemesi, Uyuşmazlık Mahkemesi, Sayıştay, Genel Kurmay birinci ve ikinci başkanlarına, Cumhuriyet Başsavcısına, orgenerallere, oramirallere, eski cumhurbaşkanlarına, yasama meclisleri eski başkanlarına, eski başbakanlar, eski cumhurbaşkanı yardımcıları ve eski bakanlara, Türkiye Büyük Millet
Meclisi eski üyelerine, (…) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterine, Bakan yardımcıları ile Diyanet İşleri Başkanına, Valilere, Büyükşehir Belediye başkanlarına, Büyükelçi unvanını almış olanlar ile Dışişleri Bakanlığı meslek mensuplarına, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanına, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanına ve bu Başkanlığın yurtdışındaki Program Koordinasyon
Ofisi sorumlusuna, Cumhurbaşkanlığı üst düzey görevlilerine, Türkiye Cumhuriyeti dış temsilcilikleri nezdinde memur edilen müşavirlere, ataşelere ve muavinlerine, din hizmetleri koordinatörlerine, Hükümet adına milletlerarası resmi müzakereler yapılması, mukavelenameler akdi için veya milletlerarası toplantılarla kongre ve konferanslara katılmak üzere gönderilenlere ve yabancı devletler veya milletlerarası teşekküller nezdinde daimi veya geçici görev yapmak üzere gönderilenlere, siyasi kuryelere verilir.
…” 9.2. “Hususi pasaportlar” başlıklı 14 üncü maddesinde; “A) Hususi damgalı pasaportlar; (Değişik 1. paragraf: 22.08.1989 – 378 S.KHK/Madde 1) (…) birinci, ikinci ve üçüncü derece kadrolarda bulunan veya bu kadrolar karşılık gösterilmek veya T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilip emekli kesenekleri bu derecelerden kesilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev yapanlardan en az 15 yıl mesleki kıdemi olan öğretim üyeleri ile birinci derece kadro ile emekliliğe hak kazanmış olan belediye başkanlarına; diplomatik pasaport
verilmesini gerektiren vazifelerden başka herhangi bir resmi vazife ile veya kendi hesaplarına yabancı ülkelere gittikleri zaman verilir…” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran tarafından özetle; 2009-2014 yılları arasında 5 yıl il belediye başkanı, 2014-2024 yılları arasında 10 yıl büyükşehir belediye başkanı olarak görev yapmasına ve 1479 sayılı Kanun kapsamında 25 yıl hizmeti bulunmasına rağmen emekliliğe esas prime esas kazancının 9 uncu derecenin 1 inci kademesi üzerinden hesaplandığı, bu nedenle hem emeklilikteki mali hakları yönünden kayba uğradığı hem de hususi damgalı pasaport hakkından yararlanamadığı, bu durumun 5434 sayılı Kanuna tabi olan emsalleri göz önüne alındığında eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirtilerek prime esas kazancının (intibak hesabının) 5434 sayılı Kanun çerçevesinde hakkaniyetli bir şekilde belirlenmesi, aylık ve ikramiyesinin buna göre ödenmesi ve tarafına hususi damgalı pasaport verilmesi talep edilmektedir.
12. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 12.1. Haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edilen belediye başkanlarının ve diğer iştirakçilerin intibaklarının tespitinde Kanunun mülga ek 48 inci maddesi gereği diğer statülerde geçmiş sigortalılık süreleri de dikkate alındığı, ancak bu sürelerin 5510 sayılı Kanuna tabi olan gerek belediye başkanları gerekse diğer 4/1-(c) sigortalıları için dikkate alınmadığı, ilk defa 4/1-(c) kapsamında sigortalı olan belediye başkanlarının ve diğer sigortalıların prime esas kazançlarının 5510 sayılı Kanunun
80 inci maddesi uyarınca tespit edildiği, belediye başkanlarının prime esas kazancı belirlenirken öğrenim
durumları itibarıyla 657 sayılı Kanunun ek gösterge cetvelinin “VIII. Mülki İdare Amirliği Hizmetleri
Sınıfı” bölümünün (c) bendinin dikkate alındığı, 12.2. Başvuranın Manisa İl Belediye Başkanı olarak görev yapmakta iken, talebi üzerine 5510 sayılı
Kanunun 4/1-(b) kapsamında almakta olduğu yaşlılık aylığını kestirerek 14.10.2009-14.12.2009 tarihleri arasında ilk defa 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olduğu, daha sonra yeniden emeklilik talebinde bulunması üzerine 15.12.2009 tarihinden itibaren 2 ay 1 gün 4/1-(c) kapsamındaki hizmeti, 25 yıl 8 gün 4/1-(b) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak başvurana bu defa 4/1-(c) bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, başvuranın en son prime esas kazancının 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesi uyarınca yükseköğrenim mezuniyeti dikkate alınarak ek gösterge cetvelinin ilgili bölümüne göre 9 uncu derecenin
1 inci kademesi ve +1150 ek gösterge rakamı şeklinde tespit edildiği,
12.3. Diğer yandan başvuranla aynı hizmet sürelerine sahip olan 5434 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunan bir belediye başkanının ek göstergesine esas aylık derecesinin 1 inci dereceye ulaşacağı, ayrıca başvuran büyükşehir belediye başkanı olarak görev yapmakta iken (2014 yılından sonra) yeniden talepte bulunması halinde yaşlılık aylığı kestirerek tekrar 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olma imkânı bulunduğu, bu durum gerçekleşseydi başvuranın prime esas kazancının 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesi uyarınca
bakanlık genel müdürünün prime esas kazancı esas alınarak tespit edileceği ve derece/kademesinin 1/1, ek göstergesinin “7000” gösterge rakamına göre belirleneceği, belirtilmiştir.
13. Bu çerçevede uyuşmazlığın, 2009 yılında belediye başkanı olması nedeniyle 4/1-(c) kapsamında ilk defa 5510 sayılı Kanun döneminde sigortalı olan başvuranın intibakının (prime esas kazancının) ne şekilde belirleneceği ve bu belirlemeye dayalı olarak başvurana hususi damgalı pasaport verilip verilemeyeceği noktalarında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
14. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 14.1. Başvuranın 01.05.2007 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Kanun kapsamında 25 yıl hizmet süresi esas alınarak emekli olduğu, 2009 yılı Mart ayında yapılan mahalli idareler seçimi neticesinde il belediye başkanı seçildiği, talebi üzerine 14.10.2009 tarihinde 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamında sigortalı olduğu ve almakta olduğu yaşlılık aylığının kesildiği, 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesi uyarınca başvuranın prime esas kazancının, başvuranın il belediye başkanı ve yükseköğrenim mezunu olduğu dikkate alınarak 657 sayılı Kanuna ekli I sayılı ek gösterge cetvelinin “VIII. Mülki İdare Amirliği
Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (c) bendine göre 9 uncu derece 1 inci kademesi ve bunun karşılığı 1150 ek gösterge olarak tespit edildiği, başvuranın 01.12.2009 tarihinde yeniden emekli olmak istemesi üzerine bu kez 2 ay 1 gün 4/1-(c) kapsamındaki hizmeti, 25 yıl 8 gün 4/1-(b) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak
15.12.2009 tarihinden geçerli olmak üzere bu defa 4/1-(c) bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı,
başvuranın en son prime esas kazancının (intibakının) 9 uncu derecenin 1 inci kademesi ve +1150 ek gösterge olduğu, başvuranın primlerinin 1 inci derece 4 üncü kademe ve 4800 ek gösterge üzerinden yatırıldığını belirterek prime esas kazancının (intibakının) buna göre belirlenmesi talebiyle 16.08.2010 tarihinde yaptığı başvurunun 15.10.2010 tarihli yazı ile reddedildiği, 14.2. Büyükşehir belediye başkanlığı görevinden ayrılması sonrasında başvuranın 10.05.2024 tarihli dilekçesiyle pasaport işlemlerinde kullanılmak üzere hangi derece ve kademeden aylık aldığına dair belgenin tarafına gönderilmesini SGK’dan talep ettiği, tarafına verilen cevapta görevi için belirlenen en son prime esas kazanca esas derece ve kademesinin (intibakının) 9/1 olduğunun belirtildiği, bunun ardından başvuranın tarafına hususi damgalı (yeşil) pasaport verilip verilemeyeceğinin bildirilmesi talebiyle İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne başvurduğu, tarafına verilen 17.07.2024 tarihli cevapta belediye başkanlarının hususi damgalı pasaport hakkından yararlanabilmesi için belediye başkanlığı görevi sırasında birinci dereceli kadroya ulaşma (birinci dereceden emekli keseneği kesilme) ve emekliliğe hak kazanma şartlarının ikisini birden tamamlamış olması gerektiğinin ifade edildiği dolayısıyla başvuranın hususi damgalı pasaport verilmesi talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.
15. Bu noktada, başvurunun temelinde olan “intibak” kavramının 657 sayılı Kanun ve personel kanunları yönünden özetle; kamu görevlilerinin öğrenim durumu, hizmet yılları ve geçmişteki hizmetleri esas alınarak derece, kademe ve ek göstergelerinin tespitini ifade ettiğini belirtmek gerekmektedir. Bununla birlikte 5434 sayılı Kanun özelinde intibak kavramının; kamu görevinde geçen ve geçtiği kabul edilen süreler yönünden “kazanılmış hak aylığı”, sigortalılık hizmetine dair diğer süreleri de kapsayacak yönden ise “emekli keseneğine esas aylık” kavramını karşıladığını belirtilmekte ayrıca fayda görülmektedir. Bu durumda, mevcut başvuru çerçevesinde belediye başkanlarının sigortalılığı ve intibak işlemleri ile söz
konusu intibaklarının hususi damgalı pasaport hakkına etkisinin iki başlık altında ele alınması gerektiği değerlendirilmiştir.
Belediye başkanlarının sigortalılığı ve intibak işlemleri 16. Belediye başkanları 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başı itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği (4/1-(c) kapsamında) zorunlu olarak sigortalı sayılmıştır. Anılan tarihten önce belediye başkanları zorunlu sigortalılık kapsamında bulunmamakta ancak 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca talepleri halinde sigortalı (iştirakçi)
olabilmekteydiler. Nitekim emekli olduktan sonra belediye başkanlığına seçilenlerin sigortalılık işlemleri bu kurala göre yürütülmekteydi. Bununla birlikte 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde sosyal güvenlik kurumlarından yaşlılık/emeklilik aylığı alanlardan kamuda bir göreve girenlerin bu aylıkları kesileceği düzenlenmiştir. Ancak mahalli idareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar Kanunun istisnaları arasında sayılmış ve bunların yaşlılık/emeklilik aylıklarının kesilmeyeceği düzenlenmiştir. Buna göre, yaşlılık/emeklilik aylığı bağlananlardan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü sonrası belediye başkanlığına seçilenler talep etmeleri halinde emekli aylıkları kesilmek suretiyle 4/1-(c) kapsamında sigortalı sayılmakta, talepte bulunmayanlar ise 4/1-(c) sigortalı sayılmamakta ve bunların aylıkları ödenmeye devam edilmektedir. Talepte bulunması nedeniyle aylığı kesilen ve 4/1-(c) kapsamına alınanlar hakkında uygulanacak hükümler ise ilk defa hangi tarihte 4/1-(c) kapsamında sigortalı olduklarına göre ya 5434 sayılı
Kanuna ya da 5510 sayılı Kanuna göre belirlenmektedir. Bu durumda, sigortalılık halleri yönünden; haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulananlar, 5510 sayılı Kanuna tabi olanlar ve aylıklarını kestirmemeleri sebebiyle sigortalı sayılmayanlar olmak üzere 3 grup belediye başkanından söz edilebilir.
17. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinde 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı
Kanuna tabi hizmeti bulunanlar (yedek subaylık, vekillik hizmeti ya da 5434 sayılı Kanuna tabi göreve başlayan adına emeklilik keseneği ve kurum karşılığı kesilmeden görevinden ayrılanlar dâhil) hakkında bu
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümler de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı düzenlenmiştir. Buna göre, ilk defa 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanuna tabi olmuş kişiler hakkında anılan tarihten sonra da 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edilirken ilk defa anılan tarihten sonra 4/1-(c) kapsamında sigortalı olanlar hakkında 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır.
18. Haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan ancak diğer sosyal güvenlik kanunlarına (506 (SSK) ya da 1479 (BAĞ-KUR)) tabi çalışmaları da olan belediye başkanlarının intibaklarının (emekli keseneğine esas aylıklarının) ne şekilde belirleneceği 5434 sayılı Kanunun mülga ek 18 ve mülga ek 48 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Mülga ek 48 inci maddede bu kişilerin ek göstergelerinin, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan genel müdürler için belirlenen ek gösterge rakamını ve öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceyi geçmemek üzere “emekli keseneklerine esas aylık” dereceleri itibariyle mülki idare amirliği hizmetleri sınıfı için tespit edilen ek gösterge rakamları uygulanarak bulunacağı, mülga ek 18 inci maddede ise diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi görevlerde geçen sürelerin, “emekli keseneğine esas intibakın” ilerletilmesinde ayrıca esas alınacağı düzenlenmiştir. Buna göre, diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi çalıştıktan sonra belediye başkanı olan bir iştirakçinin intibakı, emekli keseneğine esas aylığı ile buna bağlı ek göstergesi esas alınarak yani diğer kanunlar kapsamında geçmiş sigortalı süreleri de esas alınarak belirlenmektedir.
19. Diğer yandan başvuranın da içinde yer aldığı ilk defa 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/1-(c)
kapsamında sigortalı olan ancak diğer sigortalılık statülerinde de çalışmaları olan belediye başkanlarının prime esas kazançlarının (intibaklarının) ne şekilde hesaplanacağı 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinde düzenlenmiştir. 80 inci maddede Büyükşehir belediye başkanları için bakanlık genel müdürünün, diğer belediye başkanları için ise öğrenim durumları itibarıyla 657 sayılı Kanuna göre yükselebilecekleri dereceyi aşmamak kaydıyla ek gösterge cetvelinin “VIII. Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (c)
bendinde belirtilenlerin prime esas kazançların esas alınacağı düzenlenmiştir. Buna göre, diğer sosyal güvenlik statülerine tabi çalıştıktan sonra ilk defa 4/1-(c) kapsamında belediye başkanı olan bir sigortalının prime esas kazancının tespitinde yani intibakının tespitinde önceki sigortalılık statülerinde geçen çalışmaları dikkate alınmamaktadır.
20. Nitekim somut olayda 1479 sayılı Kanun kapsamındaki 25 yıl hizmeti ile emekli olduktan sonra belediye başkanı seçilen ve 14.10.2009 tarihinde mevcut aylığını kestirerek ilk defa 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamına giren başvuranın intibakı, 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesi gereği yalnızca 4/1-(c)
kapsamındaki çalışması dikkate alınarak 657 sayılı Kanuna göre belirlenmeye başlanmıştır. Buna göre başvuranın prime esas kazancı 9 uncu derecenin 1 inci kademesi 1150 ek gösterge intibakı esas alınarak belirlenmiştir. Başvuranın 14.12.2009 tarihinde yeniden aylık bağlanması talebinde bulunması üzerine başvurana 2 ay 1 günlük 4/1-(c) kapsamındaki çalışması, 9 uncu derecenin 1 inci kademesi 1150 ek gösterge intibakı ve mevcut 25 yıllık hizmeti esas alınarak bu defa son statüsü olan 4/1-(c) kapsamında aylık bağlanmıştır.
21. Diğer yandan, mevcut sigortalı hizmet süresi ve belediye başkanlığı görevi dikkate alındığında, hakkında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan kişilerden olması halinde başvuranın emekli keseneğine esas intibakının 1 inci dereceye ulaşacağı, bunun da yanında, Manisa Belediyesi büyükşehir belediyesi olduktan sonra hâlihazırda görevdeyken yeniden isteği üzerine 4/1-(c) kapsamında sigortalı olması halinde adına bakanlık genel müdürü prime esas kazancı esas alınarak prim kesileceğinden ve bakanlık genel müdürlerinin kadrosu 1 inci derece olduğundan bu defa bu yönden 1 inci dereceye ulaşacağı anlaşılmaktadır.
22. Son olarak, aylıklarını kestirmemeleri sebebiyle sigortalı sayılmayan belediye başkanlarının belediye başkanlığı görevinde bulundukları süreler herhangi bir hesaba konu olmamaktadır. Bu kişilerin halihazırdaki emekliliklerine bağlı bir intibakları varsa olduğu gibi kalmaktadır.
23. Buna göre, aynı dönemde ve aynı sürede görev yapmış olsalar dahi haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan belediye başkanları ile ilk defa 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamına giren ya da aylıklarını kestirmemeleri sebebiyle sigortalı sayılmayan belediye başkanları arasında intibak hesabı yönünden farklılık ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
Belediye başkanlarının emeklilik statülerine bağlı intibak hesapları arasındaki farklılığın hususi damgalı pasaport hakkına etkisi 24. İlgililere belediye başkanlığı görevi nedeniyle hangi şartlarda ve hangi tür pasaport verileceği 5682 sayılı Pasaport Kanunun 13 ve 14 üncü maddesinde düzenlenmiştir. 13 üncü maddede büyükşehir belediye başkanlarına diplomatik pasaport verileceği, 14 üncü maddede “birinci derece kadro ile emekliliğe hak kazanmış olan” tüm belediye başkanları ile görevleri süresince il ve ilçe belediye başkanlarına hususi damgalı pasaport verileceği düzenlenmiştir. Buna göre, emekli olan belediye başkanlarının hususi damgalı
pasaport hakkından yararlanabilmesi ancak birinci dereceli kadro esas alınarak emekli aylığına hak kazanmaları şartına bağlanmıştır.
25. 14 üncü maddede “birinci derece kadro ile emekliliğe hak kazanmak” kavramına yer verilmişse de mevzuatta belediye başkanlığı için belirlenmiş herhangi bir kadro derecesi bulunmamaktadır. Bunun yanında 657 sayılı Kanunda ve personel kanunlarında kadro temelinde bir intibak süreci mevcut olsa da
5510 sayılı Kanunda benimsenen prime esas kazanç unsuruna dayalı sistemde kadro derecesi esas alınarak
aylık bağlanması öngörülmemiştir. Bu nedenle 5682 sayılı Kanunun uygulamasında emekli olan belediye başkanlarının “birinci derece kadro” ile emekliliğe hak kazanıp kazanmadığına yönelik belirlemenin personel kanunları ve emeklilik kanunlarına uyum sağlayacak şekilde yorum yoluyla genişletilerek yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu yönde bir yoruma gidilmeyip kanunun lafzına katı şekilde bağlı kalınması halinde belediye başkanlarından sadece daha önce 657 sayılı Kanun ya da personel kanunları kapsamında kamu görevi görev yapmış ve anılan kanunlar kapsamındaki intibakı 1 inci dereceye ulaşmış olanların hususi damgalı pasaport hakkından yaralanabileceği anlaşılmaktadır.
26. Nitekim uygulamada, bir üst başlıkta da açıklandığı üzere, haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan belediye başkanlarının intibak hesabı için anılan kanunun emekli keseneğine esas aylık kavramı esas alınarak ilgililerin derece ve kademesi belirlenmekte, eğer ilgililerin emekli keseneğine esas aylık intibakı 1 inci dereceye ulaşırsa bu kişilerin 1 nci derece kadroya ulaştığı kabul edilmektedir. Diğer yandan ilk defa 5510 sayılı Kanun uyarınca 4/1-(c) kapsamında sigortalı olan belediye başkanları için ise 657 sayılı
Kanun hükümleri esas alınarak belirlenen kazanılmış hak aylık intibakları ya da atandıkları kadronun derecesi esas alınarak derece ve kademe belirlemesi yapılmaktadır. Son grup olarak 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce emekli olan bu nedenle belediye başkanı seçilmeleri halinde zorunlu olarak 4/1-(c) kapsamına girmeyen yani haklarında 5434 sayılı Kanun uygulanmadığı gibi 4/1-(c) kapsamına da girmeyen belediye başkanları için ise herhangi bir derece kademe (intibak) belirlemesi yapılmamaktadır.
27. Bu durumda, aynı dönemde ve aynı sürede görev yapmış olsalar dahi haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan belediye başkanları ile ilk defa 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamına giren ya da aylıklarını kestirmemeleri sebebiyle sigortalı sayılmayan belediye başkanları arasında intibak hesabı yönünden farklılık ortaya çıktığı, bunun da ötesinde ortaya çıkan farklılığın, ilgililerin hususi damgalı pasaporta hak kazanıp kazanmayacağı yönünden belirleyici olduğu görülmektedir.
28. Anayasa’nın 10 uncu maddesinde belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez
(AYM, E.2021/1, K.2021/32, 29/04/2021, § 31).
29. Eşitlik ilkesi yönünden yapılacak anayasallık denetiminde öncelikle Anayasa’nın 10. maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişilere farklı muamele yapılıp yapılmadığı tespit edilmeli, bu bağlamda aynı ya da benzer durumdaki kişiler arasında sosyal güvenlik hakkına müdahale bakımından farklılık gözetilip gözetilmediği belirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemenin ardından ise farklı
muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve ölçülü olup olmadığı hususları irdelenmelidir. Ölçülülük ilkesi, amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun bir dengenin bulunması gereğini ifade eder. Diğer bir ifadeyle bu ilke, farklı muamelenin öngörülen objektif amaç ile orantılı olmasını gerektirmektedir (AYM, E.2021/1, K.2021/32, 29/04/2021, § 32).
30. 5682 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile belediye başkanları arasında hususi damgalı pasaporta hak kazanma yönünden birinci dereceli kadro ile emekli aylığına hak kazananlar ve kazanmayanlar yönünden bir ayrıma gidilmiştir. Yukarıdaki paragraflarda da ifade edildiği üzere belediye başkanlarının herhangi bir kadrosunun bulunmaması ve mevcut sosyal güvenlik kanunun dayandığı prime esas kazanç unsuruna dayalı sistem göz önüne alındığında Kanunun 14 üncü maddesinde belediye başkanları için öngörülen hususi damgalı pasaport hakkının esasen sadece 657 sayılı Kanun ya da personel kanunları kapsamında görev yapmış ve anılan kanunlar kapsamındaki intibakı 1 inci dereceye ulaşmış olanları kapsayacağı görülmektedir. Bunlar dışında kalan belediye başkanları ne kadar süre ile belediye başkanı olarak görev yapmış olurlarsa olsunlar bu hakka ulaşamayacaktır. Buna karşın uygulamada, kuralın yorumu yoluyla, belediye başkanı olarak 4/1-(c) kapsamında geçen süreler ile haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan belediye başkanlarının diğer sigortalılık statülerinin de “birinci derece kadro ile emekliliğe hak kazanma” şartlarının tespitinde dikkate alındığı anlaşılmaktadır. Ancak emekli aylığını kestirmeksizin görev yapan ya da somut olayda olduğu gibi 25 yıl sigortalı hizmetleriyle emekli olsalar dahi haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmayan il, ilçe ve belde belediye başkanlarının bu durumda dahi söz konusu haktan yararlanamadığı görülmektedir. İzah edilmeye çalışılan farklılıklar, aşağıdaki tabloda belediye başkanı seçilmeden önceki emeklilik durumları ve sigortalılık statüleri ile belediye başkanı seçildikten sonraki sigortalılık statülerine bağlı olarak belediye başkanlarının hangi hallerde hususi pasaporta hak kazanacağı çerçevesinde gösterilmiştir.
Belediye başkanı seçilmeden Belediye başkanı
Hususi damgalı pasaporta hak kazanma önceki emeklilik durumları ve seçildikten sonraki durumları sigortalılık statüleri sigortalılık statüleri
Belediye başkanlığından bağımsız olarak önceki
5434 s.k.
görevinin “kadro derecesi” 1., kapsamında 2., 3. ise hak kazanır.
emekli aylığı
“Emekli keseneğine esas alanlar
Aylığını kestirmeyen, bu aylığının” hak kazanmaya nedenle sigortalı etkisi yok.
sayılmayanlar
Haklarında 5434
Diğer
Emekliler s.k. hükümleri kanunlar uygulananlar kapsamında Hak kazanamaz emekli aylığı alanlar
Aylığını kestiren, bu nedenle 5434 s.k. “Emekli keseneğine esas aylığı” 1 inci dereceye kapsamında sigortalı ulaşınca hak kazanır.
olanlar
Aylığını kestirmeyen, bu nedenle sigortalı Hak kazanamaz
Haklarında 5434 sayılmayanlar s.k. hükümleri uygulanmayanlar
Aylığını kestiren, bu (506 s.k, 1479 s.k, nedenle ilk defa 4/1-(c) “Prime esas kazançları” 1 inci derece intibakları ilk defa 4/1-(c))
kapsamında sigortalı esas alınarak hesaplandığı zaman hak kazanır.
olanlar
Haklarında 5434 Zorunlu olarak 5434 s.k.
“Emekli keseneğine esas aylığı” 1 inci dereceye s.k. hükümleri kapsamında sigortalı ulaşınca hak kazanır.
uygulananlar olurlar
Emekli olmayanlar
Haklarında 5434
s.k. hükümleri Zorunlu olarak ilk defa
“Prime esas kazançları” 1 inci derece intibakları uygulanmayanlar 4/1-(c) kapsamında esas alınarak hesaplandığı zaman hak kazanır.
(506 s.k, 1479 s.k, sigortalı olurlar ilk defa 4/1-(c))
31. Mevcut durumda, eldeki kuralın yorum yoluyla genişletilmesiyle ulaşılan noktada dahi belediye başkanı seçilenler arasında hususi damgalı pasaporta hak kazanma şartları yönünden öncelikle emekliler ve emekli olmayanlar; devamında bunlar arasında hakkında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulananlar ve uygulanmayanlar ve son olarak da emekliler arasında aylığını kestirip yeniden sigortalı olanlar ve olamayanlar şeklinde bir farklılaşma olduğu görülmektedir. Bu durumda, belediye başkanlığı görevi temel alındığında söz konusu grupların karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda oldukları değerlendirilmektedir.
32. Söz konusu farklılaştırmanın, belediye başkanlarının temsil niteliğine, görevine ve yetkilerine yani belediye başkanlığı yapılan mahalli idarenin yapısına (büyükşehir, il, ilçe, belde) bağlanmayıp salt emeklilik durum ve statülerine bağlandığı görülmektedir. Nitekim görevdeyken hususi damgalı pasaport hakkı dahi bulunmayan belde belediye başkanları salt emeklilik intibakına bağlı olarak hususi damgalı pasaport hakkına erişebilirken görevde bulunduğu sürece diplomatik pasaport hakkı dahi olan bir büyükşehir belediye başkanı ile görevde bulundukları sürece hususi damgalı pasaport hakkı olan il ve ilçe belediye başkanlarının emeklilik intibaklarına bağlı olarak bu hakka erişemediği görülmektedir.
33. Belediye başkanlarının temsil niteliği, görevi ve yetkileri göz önüne alındığında hususi damgalı pasaport hakkının salt emeklilik durum ve statülerine bağlanması nedeniyle ortaya çıkan farklılaşmanın nesnel ve makul, ikna edici ve ciddi bir temele dayandığını söylemek mümkün değildir. Bu durumda, nesnel ve makul, ikna edici ve ciddi bir temele dayandığı söylenemeyen farklı muamelenin eşitlik ilkesiyle bağdaştığının da söylenemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Başvuranın 5434 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde aylığının yeniden tespiti talebi hakkında 34. Başvuranın, belediye başkanı seçilmesi sonrasında 5434 sayılı Kanunla ilgilendirildiği ve yaşlılık aylığının 5434 sayılı Kanunun kapsamında bağlandığından bahisle anılan kanunun mülga ek 48 ve mülga ek 68 inci maddeleri uyarınca aylığının yeniden tespitini talep ettiği görülmektedir.
35. Türk sosyal güvenlik sistemi 31/5/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanunu ile köklü bir değişiklik geçirmiş, daha önce farklı Kanunlar ve Kurumlar altında örgütlenen sistem norm ve standart birliği amacıyla tek çatı altında birleştirilmiştir. Bununla birlikte 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesi sisteme girmiş kişiler yönünden öngörülen geçiş hükümlerine Kanunun geçici maddelerinde yer verilmiştir. Bu çerçevede, daha önce genel anlamda kamu görevlilerinin sosyal sigortalılığının düzenlendiği 5434 sayılı Kanun kapsamında olanlara ilişkin olarak Kanunun geçici 4 üncü maddesinde yapılan düzenleme ile Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olmuş kişiler ve bunların dul ve yetimleri hakkında yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği düzenlemiştir. 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra göreve başlayan kamu görevlileri yönünden ise Kanunda öngörülen yeni kurallar uygulanmaya başlanmış ve bu kişiler Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak nitelenmiştir.
36. Göreve başlama tarihlerine bağlı olarak kamu görevlilerinden 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olanlar (iştirakçiler) ile 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olanlar farklı haklara sahip oldukları gibi farklı yükümlülüklere de sahiptir 37. Hukuk devleti bütün işlem ve eylemlerinin hukuk kurallarına uygunluğunu başlıca geçerlik koşulu sayan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurmayı amaçlayan ve bunu geliştirerek sürdüren, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, insan haklarına saygı duyarak bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, Anayasa ve hukuk kurallarına bağlılığa özen gösteren, yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde yasa koyucunun da uymak zorunda olduğu temel hukuk ilkeleri ile Anayasa’nın bulunduğu bilinci olan devlettir (Anayasa Mahkemesi, E. 2004/10, K.
2009/68, T. 02.06.2009).
38. Hukuk devletinin unsurlarından olan hukuki güvenlik ise bireylerin devletin tasarruflarına duyduğu güven demektir. Hukuki güvenlik ilkesine göre hukuk kurallarında olması gereken içkin özellikler bireylerin eylemlerinin sonuçlarını öngörme olanağı verecek şekilde açık, anlaşılabilir ve erişilebilir olmasıdır. Hukuki güvenlik ilkesi aynı zamanda hukuk kurallarının sık sık keyfi şekilde değiştirilmesini engelleyerek istikrarın korunmasını sağlamaktadır. Diğer bir anlatımla, hukuki güvenlik bireyin hangi davranışına hangi hukuk kuralının uygulanacağını önceden bilmesi, plan ve davranışlarını buna göre ayarlama olanağına sahip olması, böylece kendini güvende hissetmesidir. Nitekim hukuki güvenliğin olmadığı bir yerde belirsizlik hüküm sürer, devlet tasarruflarının öngörülemez ve hesaba katılamaz olması karşısında bireyler çaresiz ve savunmasız kalır. Hukuki güvenlik ilkesi, yürürlükteki düzenlemelerde yapılan değişikliklere karşı bireylerin bazı güvencelere sahip olmasını gerekli kılmaktadır.
39. Diğer yandan yasa koyucu Anayasada belirtilen istisnalar dışında istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarabilmektedir. “Yasama Yetkisinin Genelliği” olarak adlandırılan söz konusu ilke, kanunla düzenleme alanının konu itibariyle sınırlandırılmamış olduğunu, Anayasa’ya aykırı olmamak şartıyla her konunun kanunla düzenlenebileceğini ifade eder. Anayasa’da belirtilen istisnalar dışında yasama organı istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarabilir. Bu konuda geniş bir takdir alanına sahiptir.
40. Hukuk kurallarında yapılan değişiklikler, doğası gereği yeni kuralların yapılmasına izin veren yasallık ilkesi ile istikrarı sağlayan hukuki güvenlik ilkesinin çatışması sonucunu doğurmaktadır. Hukuki güvenlik ilkesi, yürürlükteki düzenlemelerde yapılan değişikliklere karşı bireylerin bazı güvencelere sahip
olmasını gerekli kılmaktadır. Bu da en başta, öngörülen kuralların zaman bakımından uygulanmasıyla ilgilidir.
41. Kanunların hukuk âlemindeki etkileri, yürürlüğe girmeleri ile birlikte ortaya çıkmaktadır.
Kanunların zaman bakımından uygulanmasında, her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanması esastır. Bu doğrultuda, kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanması için özel bir kanun hükmünün varlığı gerekli olduğu gibi, yürürlükten kaldırılan kanunun ileriye etkili olarak uygulanmaya devam edilebilmesi için de yine özel bir kanun hükmünün varlığı zorunludur.
42. Bu çerçevede, kimler hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağına ilişkin 5510 sayılı
Kanunun geçici 4 üncü maddesinin 08/05/2008 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığı ve 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girdiği, bu tarihten önce 5434 sayılı Kanun kapsamına girmemiş kişiler hakkında
5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına imkân veren ileriye etkili olarak herhangi bir düzenlemeye
ise yer verilmediği görülmüştür.
43. Somut olayda başvuranın ilk defa 2008 yılı Ekim ayı başından sonra 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c)
kapsamında sigortalı olduğu dolayısıyla 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyip hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı açıktır. Nitekim dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden de ilk defa 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmasından sonra aylığının yeniden bağlanması talebinde bulunan başvuranın yaşlılık aylığının 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanmayıp 4/1-(c) kapsamında bağlandığı anlaşılmaktadır.
44. Buna göre, başvurunun ön incelemesinde; özünde başvuran hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına yönelik olduğu görülen talebin hayata geçirilmesinin ancak yapılacak yasal bir düzenleme ile mümkün olduğu anlaşıldığından “yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler” kapsamında olduğu değerlendirilen başvurunun işbu kısmının Kurumumuzca incelenmesine imkân bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 45. 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
46. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Manisa
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuranın tarafına hususi damgalı pasaport verilmesi talebinin kabulü, Belediye başkanlarının hususi damgalı pasaporta hakkına yönelik olarak işbu kararın “V. Değerlendirme ve Gerekçe” başlığında yer verilen ilkeler de gözetilerek gerekli mevzuat çalışmalarının başlatılması hususlarında İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın bir örneğinin yürütülen işlemlerdeki rolü nedeniyle SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
BAŞKANLIĞINA, konuyla olan ilgisi nedeniyle bilgileri için TÜRKİYE BELEDİYELER BİRLİĞİ
BAŞKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İçişleri
Bakanlığınca ve Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi