ÖZET: Başvuran, 12 Temmuz 2024 tarihinde emekli olduğunu ve kıdem tazminatının 13 gün gecikmeli ödendiğini belirterek, bu gecikme nedeniyle en yüksek mevduat faizi üzerinden faiz talep etmiştir. Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü, başvuranın kıdem tazminatının zamanında ödenmediğine dair yasal düzenlemelerin eksik olduğunu, ayrıca başvuranın emeklilik belgesini işverene sunmadığını ifade etmiştir. Bu nedenle, başvuranın talebinin hukuki dayanağı bulunmamaktadır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kıdem tazminatının geç ödenmesi durumunda faiz ödenmesi gerektiği yönündeki taleplerini değerlendirirken, iş sözleşmesinin fesih tarihinin kıdem tazminatının muaccel hale geldiği tarih olduğunu belirtmiştir. Ancak, başvuranın emeklilik belgesini zamanında sunmaması nedeniyle, faiz başlangıç tarihi talep tarihine dayandırılmıştır. Kurum, başvuranın iş sözleşmesinin sona erdiği tarih itibarıyla kıdem tazminatına faiz ödenmesi gerektiği sonucuna varmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun kabul edilerek, Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’ne, başvuranın kıdem tazminatı alacağına faiz ödenmesi için gerekli işlemlerin yapılması tavsiye edilmiştir. İdarenin bu tavsiyeye uyması için 30 gün içinde işlem tesis etmesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/265-S.25.418

BAŞVURU NO : 2024/12461

KARAR TARİHİ : 09.01.2025

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE DENİZCİLİK İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ

GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Faiz talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09.10.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 12/07/2024 tarihinde emekli olduğunu, kıdem tazminatının 13 gün geç ödendiğini belirterek kıdem tazminatının geç ödenmesi nedeniyle doğan faiz alacağının en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanarak ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuru konusuna ilişkin olarak Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü

Personel Dairesi Başkanlığından alınan 08/11/2024 tarihli ve sayılı yazıda özetle; 2.1. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1475 sayılı Kanun’un 14.

maddesinde kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi veya ödeme zaman süresinin ne kadar olduğuna ilişkin bir düzenleme yer almadığı, içtihatlarda makul sürede ödenmeyen kıdem tazminatının faizi ile ödenmesi gerektiği şeklinde görüşlerin yer aldığı, ayrıca yargı kararlarında emeklilik aylığının bağlandığı tarihin kıdem tazminatının hak edildiği tarih olarak ifade edildiği, 2.2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 19/1/2021 tarihli ve E: / K: / sayılı kararında kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesinin, faiz başlangıcının fesih tarihi olmasının, iş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulmasının faiz başlangıcını değiştirmeyeceğinin, ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesinin şart olduğunun, bu halde faiz başlangıcının da anılan belgenin işverene verildiği tarih olacağının, yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı

/

olarak ilk taksitin ödendiği tarihin bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmasının, böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcının, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarih olacağının ifade edildiği, 2.3. Bu bağlamda başvuranın 11/7/2024 tarihli dilekçesi ile yaşlılık aylığı almak için iş sözleşmesini 12/7/2024 tarihi itibarıyla sonlandırdığı ve aynı tarih itibarıyla sigorta çıkışının yapıldığı, ancak başvuranın kıdem tazminatının ödendiği tarihe kadar Sosyal Güvenlik Kurumuna yaşlılık aylığı için müracaatına ilişkin tahsis bilgisini sunmadığı, öte yandan Kuruluşun 1993 yılından itibaren özelleştirme kapsamında bulunması, faaliyet alanlarının daralması ve buna bağlı olarak gelirlerinin azalması nedeniyle, kuruluşun finansal yapısı ve ilgililerin mevcut sosyal güvenlik bilgileri dikkate alınarak emekliliğe hak kazandıkları değerlendirilerek makul sürede ödendiği, 2024 yılı Temmuz ayında başvuran dışında emeklilik nedeniyle görevinden ayrılan altı kişinin kıdem tazminatlarının da 25/7/2024 tarihinde ödendiği, sonuç olarak başvurana kıdem tazminatının, yaşlılık aylığı bağlandığı veya bağlanacağına ilişkin bir bilgi veya belge (tahsis numarası) sunmamış olmamasına karşılık, kurum kayıtlarımızın incelenmesi neticesinde yaşlılık ayığına hak kazandığı değerlendirilerek makul sürede ödendiği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Borçlunun temerrüdü” başlıklı 117. maddesinde; “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.

Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” 6. 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Yürürlükten kaldırılan hükümler” başlıklı 120. maddesinde; “25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.” 6.1. 1475 sayılı İş Kanunu’nun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (4)

numaralı bendi, üçüncü fıkrası ve on birinci fıkrasında; /

“Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

…

Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;

…

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

…

İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.

…

13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin

hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ABDULLAH CENGİZ MAKAS’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran kıdem tazminatının geç ödenmesi nedeniyle doğan faiz alacağının en yüksek mevduat faizi üzerinden hesaplanarak ödenmesini talep etmektedir.

9. Bilindiği üzere muacceliyet, alacaklının borçludan borçlanılan edimi talep ve dava edebilir hale gelmesidir. Temerrüt ise en kısa ifade ile alacaklı tarafından talep edilebilir hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmeyi ifade etmektedir. Borç muaccel olmadan borçlunun temerrüdü söz konusu olmamaktadır. Kural olarak, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Başka bir ifadeyle, temerrütten söz edilebilmesi için, öncelikle muaccel bir borcun ve alacaklının o borca yönelik ihtarının bulunması gerekir.

10. Öte yandan kıdem tazminatı alacağında muacceliyet ve temerrüt aynı tarih olarak belirmektedir. İş sözleşmesinin fesih tarihi kıdem tazminatını muaccel hale getirdiğinden bu tarih aynı zamanda borçlunun temerrüdüne bağlı sonuçları da ortaya çıkarmaktadır. Bu noktada fesih tarihi itibarıyla ödenmemiş kıdem

tazminatı açısından borçlu işveren temerrüde düştüğünden, geç ödemenin hukuki sonuçları ile sorumlu tutulması gereğinden ve bu arada faiz ödemesi yükümünden bahsedilebilecektir. Bununla birlikte emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesi halinde kıdem tazminatı açısından faiz başlangıç tarihi 1475 sayılı 14. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işçinin emekliliğe hak kazandığı ve emekli olduğuna dair belgenin işverene ulaştırdığı tarih olarak kabul edilmektedir. Bu yöndeki bir tahsis ya da Sosyal Güvenlik

Kurumuna başvuru belgesinin işverene tebliğ edilmediği hallerde temerrüt olgusundan bahsedilemeyeceğinden kıdem tazminatı alacağı için faiz başlangıcı talep tarihi olacaktır. (Yargıtay

Dokuzuncu Hukuk Dairesinin; 3/10/2001 tarihli ve E: 2001/10995, K: 2001/15338 sayılı, 10/11/2003 tarihli ve E: 2003/7107, K: 2003/18993 sayılı, 8/11/2022 tarihli ve E: 2022/13906, K: 2022/14544 sayılı, 13/2/2020 tarihli ve E: 2020/213, K: 2020/2196 sayılı, 5/3/2020 tarihli ve E: 2017/24825, K: 2020/3774

sayılı, 17/11/2008 tarihli ve E: 2007/22835, K: 2008/31044 sayılı, 17/11/2008 tarihli ve E: 2007/22835, K:

2008/31044 sayılı kararları. Yargıtay Yirmi İkinci Hukuk Dairesinin; 15/1/2019 tarihli ve E: 2016/4458,

K: 2019/923 sayılı, 25/1/2013 tarihli ve E: 2012/10797, K: 2013/944 sayılı, 11/10/2013 tarihli ve E:

2013/11356, K: 2013/21428 sayılı kararları. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24/5/2017 tarihli ve E:

2015/1631, K: 2017/1009 sayılı kararı)

11. Diğer taraftan somut olayda başvuran hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılma nedeni olarak (8) numaralı kod (Emeklilik nedeniyle) bildiriminde bulunulduğu ve başvuran tarafından Kurumumuza sunulan 11/7/2024 tarihli emeklilik onay yazısında da başvuranın yaşlılık aylığına hak kazandığının anlaşılması nedeniyle emekliye ayrılmasının kabul edildiği görülmektedir. Dolayısıyla işverenin başvuranın fesih sebebi hakkında bilgisi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda fesih tarihinden sonra ödenen kıdem tazminatı alacağına faiz ödenmesi için ayrıca bir bildirimin aranması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.

12. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın iş sözleşmesinin fesih tarihinden sonra ödenen kıdem tazminatına faiz ödenmesine yönelik işlem tesis edilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemin hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin, Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap vermediği bu anlamda ‘makul sürede karar verme’, ilkesine, ayrıca şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

14. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup; İstanbul İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvuranın kıdem tazminatı alacağına faiz ödenmesine yönelik gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda

TÜRKİYE DENİZCİLİK İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; ilgili idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE DENİZCİLİK İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi