ÖZET: Başvuran, Ağrı ili Aralık Emniyet Müdürlüğü’nde emniyet müdürü olarak görev yaparken 2017 yılında meslekten ihraç edildiğini ve 2023 yılında Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü’nden emekli olduğunu belirtmiştir. Emeklilik tazminatı talebinin zımnen reddedildiğini ifade eden başvuran, bu tazminatın kendisine ödenmesini talep etmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın görüşlerine atıfta bulunarak, kamu görevinden çıkarılanların emekli tazminatına hak kazanamayacağını belirtmiştir.

Başvuranın durumu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesinin (D) bendi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu madde, yalnızca aktif personel için tazminat ödenmesini öngörmektedir. Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı tarihte memur statüsünde olmaması nedeniyle tazminat talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Ayrıca, başvuranın talebinin reddedilmesi sürecinde idarenin, başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle iyi yönetim ilkelerine tam olarak uymadığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın emeklilik tazminatı talebi, ilgili mevzuat gereği reddedilmiş ve bu kararın hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Başvuran, bu karara karşı idare mahkemelerinde dava açma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2309-S.24.3670

BAŞVURU NO : 2023/19377

KARAR TARİHİ : 27.02.2024

RET KARARI

,TCKN:

Adres:

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Emeklilik tazminatı ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24.11.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; Ağrı ili Aralık Emniyet Müdürlüğü

bünyesinde emniyet müdürü olarak çalışılmakta iken 2017 yılında meslekten ihraç edildiğini, Iğdır İl

Emniyet Müdürlüğünden 2023 yılında emekli olduktan sonra 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D)

bendi uyarınca emeklilik tazminatı talebinde bulunduğunu, söz konusu talebin zımnen reddedildiğini belirterek, tarafına emeklilik tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Emniyet Genel Müdürlüğünün 13.02.2024 tarihli ve

sayılı yazısı ve eklerinde; Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Milli Eğitim Bakanlığına gönderilen

14.02.2017 tarihli ve sayılı yazıda, “…emekli olabilmesine ilişkin gerekli hizmet süresini ve yaş

haddini tamamlayan söz konusu personele kendilerine emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan gösterge ve katsayı üzerinden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesinin gerektiği değerlendirilmektedir.” ifadesine yer verildiği, Hazine ve Maliye Bakanlığınca Kurumumuza gönderilen 29.06.2021 tarihli ve sayılı görüş yazısında ise, “OHAL kapsamında çıkartılan KHK’lerle görevine son verilen personele 375 sayılı

KHK’nin 1 inci maddesinin (D) bendinde belirtilen hükümler de göz önünde bulundurularak ilgili idarelerce karar verilmesinin gerektiği, ayrıca ilgililerin menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacakları yönünden mahkemelerce verilmiş ihtiyati tedbir kararı, ihtiyati haciz kararı vb.

kısıtlamaların olup olmadığının da idarelerce dikkate alınmasının gerektiği değerlendirilmektedir. ” denildiği, bu itibarla; kamu görevinden çıkarıldıktan sonra Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ederek emekli olanlara 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen

/

sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından, şüpheli veya sanıklara ait taşınmazların veya kara, deniz ya da hava ulaşım araçlarının devir ve temlikini veya bunlarla ilgili hak tesisini önlemek ya da tasarruf yetkisini kısıtlamak için şerh düşülmesine ve bu kişilerin yardımlaşma kurum ve sandıklarından olan alacaklarına tedbir konulmasına karar verilebilir.

Taşınmazlarla ilgili karar tapu kütüğüne; kara, deniz ve hava ulaşım araçlarıyla ilgili karar ise bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerh kendiliğinden terkin edilir.” hükmüne yer verildiği,

3.6) Öte yandan, olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin “Kamu

personeline ilişkin tedbirler” başlıklı maddelerinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca

Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve KHK’lara ekli listelerde yer alan kişilerin kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı, bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacağı, haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edileceği, kamu görevinden çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın, rütbe ve/veya memuriyetlerinin alınacağı ve bu kişilerin görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmeyecekleri, bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyecekleri, bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevlerinin de sona ermiş sayılacağı, bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisanslarının iptal edileceği ve bu kişilerin oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilecekleri, bu kişilerin özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamayacakları, bu kişiler hakkında bakanlıkları ve kurulularınca ilgili pasaport birimine derhal bildirimde bulunulacağı ve bu bildirim üzerine pasaport birimlerince pasaportlarının iptal edileceği, kamu görevinden çıkarılanların, varsa uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacakları ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacakları yönünde düzenlemelere yer verildiği,

3.7) Bu itibarla, OHAL kapsamında çıkartılan KHK’larla görevine son verilen personele 375 sayılı

KHK’nin 1 inci maddesinin (D) bendinde belirtilen tazminatın ödenip ödenmeyeceği hususunun, yukarıda belirtilen hükümler de göz önünde bulundurularak ilgili idarelerce karar verilmesi gerektiğinin, ayrıca ilgililerin menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacakları yönünden mahkemelerce verilmiş ihtiyati tedbir kararı, ihtiyati haciz kararı vb. kısıtlamaların olup olmadığının da idarelerce dikkate alınması gerektiğinin değerlendirildiği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın

4.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü

ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4.2) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı 128

inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6) 30/06/1989 sayılı ve 20211 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin 1 inci maddesinde; “A) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel

Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı

Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele 1000 gösterge rakamı üzerinden memuriyet taban aylığı ödenir.

… D) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22/01/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuruya konu uyuşmazlıkta OHAL kapsamında çıkartılan 22.11.2016 tarihli ve 677 sayılı Kanun

Hükmünde Kararname ile kamu görevine son verilen başvurana 375 sayılı KHK’nin 1 inci maddesinin (D) bendinde belirtilen tazminatın ödenip ödenmeyeceği hususunun aydınlatılması gerekmektedir.

9) 6245 sayılı Harcırah Kanununun 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında emekliliğini isteyen veya

emekliye sevk olunan yahut haklarında toptan ödeme hükümleri uygulanan memur ve hizmetlilere, Türkiye dahilinde ikamet edecekleri yere kadar ve yalnız bir defaya mahsus olmak üzere yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı olarak harcırah verileceği kurala bağlanmış iken; bu hüküm, ilgilinin gerçek ikametgah yerinin tespiti ve belgelendirilmesi, gerçeğe aykırı beyan, başvuru süresi ve benzeri ihtilaflar nedeniyle 12/08/2003 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlan 4969 sayılı

Kanunun 1 inci maddesinin (c) bendi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

10) Diğer yandan, 4969 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci

maddesine eklenen (D) bendi ile yapılan yeni düzenlemede; aylıklarını (A) bendinde sayılan kanunlara göre alan personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere ve terhis olan yedek subaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaksızın beşyüz milyon lira tutarında tazminat ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Akabinde, 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun’un 118 inci maddesi ile bu bentte yer alan “beşyüz milyon lira” ibaresi “(12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak” şeklinde değiştirilerek, maktu olarak belirlenen tutar yerine 657 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesi uyarınca belirlenen aylık katsayıya endeksli bir tazminat miktarı belirlenmiştir.

11) Dosyanın incelenmesinden, başvuranın Iğdır İl Emniyet Müdürlüğünde görevli iken 22.11.2016

tarihinde KHK ile kamu görevinden ihraç edilerek kamu görevlisi sıfatını kaybettiği, emeklilik tazminatının 375 sayılı KHK’nın (D) bendinde yer alan personel olarak istihdam edilenlere ödeneceği ve aynı maddede tazminat hakkı kazanılmasının personel olma şartına bağlandığı, dolayısıyla

22.11.2016 tarihi itibariyle başvuranın Kurum personeli olmadığı gerekçesiyle emekli yolluğu

ödenmesi talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

12) Öte yandan, KHK ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra emekli olup emekli yolluğu talep edenlere

tazminat ödenip ödenemeyeceği konusunda yaşanan tereddüt nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğünün 03/03/2017 tarihli ve sayılı yazısıyla (mülga) Maliye Bakanlığından görüş sorulduğu, ancak söz konusu Bakanlık tarafından herhangi bir görüş verilmediği; ancak, Strateji Geliştirme Başkanlığının 02/02/2018 tarihli görüş talebi üzerine Hukuk Müşavirliğinin 05/04/2018 tarihli ve sayılı yazısıyla “Olağanüstü Hal Kapsamında düzenlenen Kanun Hükmünde

Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan personelin, emekli olduğu tarihte Devlet Memuru statüsünde bulunmaması ve kurumundan ilişik kesmek suretiyle emekliye ayrılmaması nedeniyle

“Emekli Olanlara Ödenen Tazminat” kapsamında yurtiçi sürekli görev yolluğunun ödenmesinin uygun olmayacağı”, bu bağlamda kamu görevinden çıkarıldıktan sonra emekli olanlara 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde düzenlenen tazminatın ödenmesi konusunda, mevzuatın söz konusu tazminata hak kazanmayı personel olma şartına bağladığından ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarih itibariyle kamu görevlisi sıfatını kaybetmeleri nedeniyle ödeme yapılmasının mümkün olmadığı şeklinde görüş verildiği ve bu konudaki taleplerinin bu görüşe istinaden reddedildiği görülmektedir.

13) Yukarıda bahsedildiği üzere, 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde belirtilen tazminat,

personelin emekli olduktan sonra yaşamak ve yerleşmek istediği yere gitmesi için yapacağı masraflara katkı sağlamak amacıyla personele ödenmesi öngörülen emekli yolluğunun (harcırahının) yerine getirilmiş bir tazminat olup, memur veya hizmetli olarak görev yapmakta iken emekliliğini isteyen ve

emekli olanlara ödenmektedir. 6245 sayılı Kanun’un mülga 56 ncı maddesinde bu haktan yararlanmak için 6 aylık başvurusu süresi öngörülmüştür.

14) 375 sayılı KHK’nın 1 inci maddesinin (D) bendinde, bu tazminatın maddenin (A) bendi kapsamına

girenler ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden, emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara ödeneceğinin düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin (A) bendinde ise, “Aylıklarını 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş

Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele” ibaresi bulunmaktadır. Buna göre, (D) bendinde işaret edilen personelin, aylıklarını bahsi geçen kanunlara göre almakta iken emekliliğini isteyen ve idarelerce emekliye sevk olunan personel olduğu anlaşılmaktadır. Mezkur madde hükmü bir bütün olarak incelendiğinde de, söz konusu tazminatın görev yapmakta iken emekliye sevk olunan personeli kapsadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

15) Somut olayımız açısından ise, başvuranın 22/11/2016 tarihinde KHK ile kamu görevinden ihraç

edildiği, daha sonrasında ise 2023 yılı itibariyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından başvurana emekli aylığı bağlandığı, dolayısıyla başvuranın emekli olduğu tarihte personel statüsünde olmadığı anlaşıldığından, idarenin başvuranın talebini reddetmesine yönelik işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir.

16) Benzer konuda Kurumumuzun 20/10/2020 tarihli ve 2020/6727 dosya numaralı kararı ile 29/01/2021

tarihli ve 2020/94491 başvuru numaralı kararlarında da; başvuranın kamu görevine son verilmesi işleminin cezaen gerçekleştiği ve mevzuatın söz konusu tazminatı hak kazanmayı personel olma şartına bağladığı, bu sebeple başvuranların talep ettiği tazminatın idareler tarafından ödenmeme gerekçesinin hukuka uygun olduğu, dolayısıyla idarece gerçekleştirilen eylem ve işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, başvuruların reddine karar verilmiştir.

17) Sonuç olarak, Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın görevinden

ihraç edildikten sonra emekli olduğu, yani memuriyetle bağı koptuktan sonra emekliliğe ayrıldığı, memuriyetle bağı varken yapılan son işlemin ise “cezaen görevine son verme” niteliğinde olduğu anlaşıldığından, idarenin başvuranın tazminat (harcırah) talebinin reddine ilişkin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket ettiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin göstermemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi