ÖZET: Başvuran, 2017 yılında infaz koruma memuru olarak göreve başlamış ve eşinin Mersin’de çalışması nedeniyle aile birliği mazeretiyle tayin talebinde bulunmuştur. İlk olarak Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nu, ikinci olarak ise Tarsus Kadın Ceza İnfaz Kurumu’nu tercih etmiştir. Ancak, ataması tercih etmediği Tarsus Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumu’na yapılmış ve bu süreçte eşinin işine ulaşmak için günlük 55 km yol kat etmek zorunda kalmıştır. Başvuran, aile birliği mazeretiyle tayin talebinin defalarca reddedildiğini belirtmiştir.

Adalet Bakanlığı, başvuranın talebinin reddedilme gerekçesini, eşinin Mersin’de çalıştığına dair sosyal güvenlik primini gösteren belgenin ibraz edilmemesi olarak açıklamıştır. 2024 yılı Şubat ayı aile birliği mazereti atama planlamasında, başvuranın eşinin son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemediği tespit edilmiştir. Bu durum, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nde belirtilen şartların sağlanmadığı anlamına gelmektedir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğuna karar vermiştir. İdarenin, başvuranın durumunu değerlendirirken kamu yararı ve hizmet gereklerini dikkate aldığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, idarenin başvuru sahibine verdiği cevapta, itiraz sürecine dair bilgi vermemesi nedeniyle iyi yönetim ilkelerine tam olarak uymadığı tespit edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/3800-S.24.5998

BAŞVURU NO : 2024/619

KARAR TARİHİ : 04.04.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Aile birliği mazereti nedeniyle yer değişikliği talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 13.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; 2017 yılında E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak göreve başladığını, eşinin Mersin’de olması sebebiyle 26/11/2020 tarihinde, ilk tercih olarak Mersin

E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu, ikinci tercih olarak Tarsus Kadın Ceza İnfaz Kurumunu yazarak aile birliği mazeretine istinaden tayin talebinde bulunduğunu, Tarsus Kadın Ceza İnfaz Kurumunu, Mersin’den

Tarsus Ceza İnfaz Kurumuna servisinin olması nedeniyle yazdığını, ancak, atamasının, tercihte bulunmadığı Tarsus Çocuk Ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumuna yapıldığını ve 25/01/2021 tarihinde göreve başladığını, göreve başladıktan sonra pandemi ve ödenek olmadığı gerekçeleriyle servisin kaldırıldığını ve personelin kendi imkanlarıyla gidip geldiğini, bu süreç içerisinde, defalarca, Mersin E Tipi Ceza İnfaz

Kurumuna atanabilmek için NAS tayinine başvurduğunu, aile mazeretine dayalı tayin talebinde bulunduğunu, ancak, taleplerinin reddedildiğini, eşinin Mersin’de markette çalıştığını, iki yaşından küçük çocuğu bulunduğunu, iş yerine gidebilmek için toplam 55 km. yol katettiğini, sabah 05:00’da yola çıktığını, akşam 23:00’da eve vardığını, günlük yol ücretinin 100 YTL’den fazla tuttuğunu, eşine ve çocuğuna vakit ayıramadığını, kurumuna atandığı tarihten bugüne kadar toplam 65 infaz koruma memurunun tayin edildiği,

2022 aile planlamasında Eskişehir’den Tarsus Çocuk Ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumuna

atandığını, 2024 birinci dönem aile planlamasında ise, Adana 1 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna atandığını, kendisiyle birlikte aile birliği mazereti ile atanan Kamu Denetçiliği

Kurumunun Tavsiye kararı sonucu Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atandığını, Genel Müdürlük tarafından Tarsus ve Mersin’in aynı komisyon olduğu ve personel yetersizliği gerekçe gösterilmesine rağmen 2021 ve 2024 yılları arasında başvuru formunda isimleri yer alan kişilerin komisyon içi tayininin yapıldığını iddia ederek, aile birliği mazeretine istinaden Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atanmayı talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talebimize istinaden Adalet Bakanlığı Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 26/02/2024 tarih ve E. / sayılı cevabi yazıda;

2.1. Başvuranın, dilekçesinde beyan ettiği infaz ve koruma memuru . ’nin Tarsus Çocuk ve Gençlik

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapmakta iken, 2024 yılı şubat ayı aile birliği mazereti kapsamında eşinin, Adana ilinde özel sektörde ön muhasebeci olarak görev yapması ve aile birliği mazereti şartlarını taşıması nedeniyle Adana 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atamasının yapıldığı, İnfaz ve

Koruma Memuru . . ise yatağa bağımlı kız kardeşinin olduğu, kendisinin de anksiyete ve depresif bozukluk teşhisiyle ilaç tedavisi görmesi nedeniyle sağlık mazereti sebebiyle atamasının Mersin E Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yapıldığının anlaşıldığı, ayrıca Mersin ile Tarsus’un ayrı Ağır Ceza

Mahkemesine bağlı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı olarak görev yapmakta olduğu,

2.2. 2024 yılı şubat dönemi aile birliği mazereti atama planlamasına ilişkin 03/11/2023 tarihli ve E– – / sayılı yazı duyurunun ile teşkilata gönderildiği, söz konusu yazının, “Aile Birliğinin Sağlanması Amacıyla Yapılan Naklen Atanma Esasları” başlıklı 3 üncü maddesinin (d)

bendinde “Kamu personeli olmayan eşinin talep edilen yerde son başvuru tarihi olan 17 Kasım 2023 tarihi itibarıyla son 2 (iki) yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde (eşine ait güncel tarihli çalışma/görev belgesi ve sosyal güvenlik hizmet döküm evrakını ibraz etmesi koşuluyla) bu durumda olan eşin bulunduğu yere” ibaresinin yer aldığı, başvuranın eşinin, Mersin ilinde görev yaptığına dair 2022-2023 yıllarına ait “sosyal güvenlik primini” gösteren belge ibraz etmediğinden, 2024 yılı şubat ayı aile birliği mazereti talebinin uygun görülmediğinin anlaşıldığı,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 10.07.2003 tarih ve 25164 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin, “Aile birliği mazeretiyle atanma” başlıklı 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, “aile birliği mazeretine dayanarak naklen atama, memurun; …

d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, …

atanması suretiyle yapılabilir.

Aile birliği mazeretine dayanarak naklen atanma isteğinde bulunan memur, … atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına … ilişkin belgeyi ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca naklen atanma başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir … .”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Tarsus Çocuk Ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta olan başvuran, aile birliği mazeretine istinaden Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atanmayı talep etmektedir.

8. İlgili idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuran tarafından, eşinin, Mersin ilinde görev yaptığına dair 2022-2023 yıllarına ait “sosyal güvenlik primini” gösteren belgenin ibraz edilmediği gerekçesiyle 2024 yılı şubat ayı aile birliği mazereti talebinin uygun görülmediği anlaşılmaktadır.

9. Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d)

bendinde, aile birliği mazeretine dayanarak naklen atama, memurun; kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde, başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere atanması suretiyle yapılabileceği hükme bağlanmakta, ikinci fıkrasında ise, aile birliği mazeretine dayanarak naklen atanma isteğinde bulunan memurun, atanmayı talep ettiği yerde, eşinin, başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ilişkin belgeyi ibraz etmekle yükümlü olduğu öngörülmektedir.

10. Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 26 ncı madde hükmü metninde yer alan “Aile birliği mazeretine dayanarak naklen atama memurun; …atanması suretiyle yapılabilir.” ibaresinden de anlaşılacağı üzere, aile birliği mazereti bulunan personelin, eşinin bulunduğu yere atanması hususunda ilgili idareye takdir yetkisi tanınmaktadır.

11. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat

/

unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare

Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk

Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)

12. Bu itibarla, İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idarenin takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. Bir başka deyişle, idareye yasalarla tanınan takdir yetkisinin mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu da belirtmek gerekmektedir. (Danıştay 2. Dairesinin, 17/09/2015 tarihli E. 2015/2662, K. 2015/7471 sayılı kararı).

13. Somut olay kapsamında, başvuran ilgili idare tarafından sahip olunan takdir yetkisinin doktrin ve yargı içtihatları ile belirlenen kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınmak suretiyle kullanılıp kullanılmadığı ele alınacak olursa, başvuran tarafından Kurumumuza ibraz edilen eşine ait 12/01/2024 tarihli hizmet dökümünün incelenmesi sonucunda, başvuranın eşinin, 2022-2023 yıllarına ait “sosyal güvenlik primi” ödenen gün sayısının 59 gün olduğu, yani, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil

Yönetmeliğinin 26 ncı maddesinde yer alan “… kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması” şeklinde öngörülen şartın sağlanmadığı, başvuranın dilekçesinde isimlerine yer verdiği, infaz ve koruma memuru . ’nin Tarsus

Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapmakta iken, 2024 yılı şubat ayı aile birliği mazereti kapsamında eşinin, Adana ilinde özel sektörde ön muhasebeci olarak görev yapması ve aile birliği mazereti şartlarını taşıması nedeniyle Adana 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atamasının yapıldığı, İnfaz ve Koruma Memuru . . ise yatağa bağımlı kız kardeşinin olduğu, kendisinin de görmekte olduğu tedavi sebebiyle sağlık mazeretine istinaden atamasının Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumuna yapıldığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, idarenin başvuranın talebinin reddine ilişkin işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınmak suretiyle tesis edildiği değerlendirilmektedir.

14. Yukarıda anlatılanlar kapsamında, Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları uyarınca, ilgili idarenin başvuranın talebinin reddi yönünde tezahür eden işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

/

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Mersin İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi