ÖZET: Başvuran, Bursa Devlet Hastanesinde ebe olarak görev yaparken, 30.01.2003 doğumlu çocuğu için geriye dönük aile yardımı ödeneği talep etmiştir. Eşi, 2021 Ekim ayında emekli olduktan sonra ödenen çocuk yardımı kesilmiş, başvuran ise 2024 Ocak ayı maaş bordrosunu incelediğinde bu durumu fark etmiştir. 2024 Şubat ayında çocuk yardımı ödemesi yeniden başlamış ancak geriye dönük ödeme yapılmamıştır. Başhekimlik, geriye dönük en fazla üç ay ödeme yapılabileceğini belirtmiştir. Başvuran, Ekim 2021 ile Şubat 2024 arasındaki ödenmemiş aile yardımı için talepte bulunmuştur.

Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, başvurunun dostane çözüm kapsamında sonuçlandırılamayacağını ifade etmiştir. Anayasa ve ilgili yasalar gereği, aile yardımı ödeneği, doğum tarihini takip eden ay başından itibaren hak kazanılacak bir ödenektir. Başvuranın talebi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, ödenmemiş aile yardımı ödeneğinin geriye dönük olarak verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabulüne ve ilgili ödemelerin yapılması için Sağlık Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. İdare, bu tavsiyeye uymakla yükümlüdür ve 30 gün içinde gerekli işlemleri bildirmek zorundadır. Başvuran, yargı yoluna da başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/8239-S.24.12916

BAŞVURU NO : 2024/3939

KARAR TARİHİ : 08.08.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : BURSA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Geriye dönük aile yardımı ödeneği taleplidir.

BAŞVURU TARİHİ : 18.03.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; Bursa Devlet Hastanesinde Ebe (Anestezi) kadro unvanı ile görev yapmakta olduğunu, 30.01.2003 tarihinde doğum yaptığını, 657 sayılı Kanunun 202 ve 203 üncü maddeleri uyarınca polis memuru olan eşi e aile (çocuk) yardımı ödenmeye başlandığını, ancak eşinin

2021 yılı Ekim ayında emekli olmasıyla birlikte eşine ödenen çocuk yardımının emeklilik tarihi itibariyle

sonlandırıldığını, bu durumu 2024 yılı Ocak ayı maaş bordrosunu incelediğinde tespit ettiğini, Kurumuna yaptığı başvuruya istinaden 2024 yılı Şubat ayı maaşıyla birlikte tarafına çocuk yardımı ödemesi yapılmaya başlandığını, ancak geriye dönük ödeme yapılmadığını, geriye dönük yatırılmayan çocuk yardımı ödeneğinin ödenmesi talepli başvurusuna cevaben Başhekimliğin 04.03.2024 tarihli ve sayılı yazısında; ilgili düzenlemelere istinaden geriye dönük en fazla 3 ay ödeme yapılabildiği belirterek tarafına geriye dönük 3 ay ödeme yapıldığının bildirildiğini ifade etmiş olup, Ekim 2021-Şubat

2024 arası döneme ilişkin ödenmemiş olan aile (çocuk) yardımı ödeneğinin geriye dönük olarak

ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 04.04.2024 tarihli ve sayılı yazısına istinaden Sağlık Bakanlığı

Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 26.04.2024 tarihli ve yazısında özetle; konuya ilişkin düzenlemelere yer verilerek, Merkezi Yönetim Harcama

Belgeleri Yönetmeliği ile 2019/1 Karar No.lu Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının 35 inci maddesi ile ilgili mevzuat kapsamında incelenmesi neticesinde bahse konu başvurunun dostane çözüm kapsamında sonuçlandırılmasının mümkün bulunmadığının değerlendirildiği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2. “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında “Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.

Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem

Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” ana başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.”,

5.2. “Aile yardım ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)

aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir.

Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını 3 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir…”,

5.3. “Aile yardımı ödeneğinin ödeme usulü” başlıklı 203 üncü maddesinde “Aile yardımı ödeneği

Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir. Karı ve kocanın her ikisi de memur iseler bu ödenek yalnız kocaya verilir. Aile yardımı ödenekleri hiç bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ödenir ve borç için haczedilemez.”,

5.4. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.”,

5.5. “Aile yardımı ödeneği hakkını kaybetme” başlıklı 205 inci maddesinde “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneği hakkını eşinden boşanma veya eşinin ölümü, çocuk için ödenen yardım ödeneği hakkını da çocuğun ölümü veya 206 ncı maddedeki hallerin vukuunu takip eden ay başından itibaren kaybeder.”

6. 31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı üçüncü Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim

Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir.”,

6.2. “Sosyal yardımlar” başlıklı 12 nci maddesinin (b) bendinde “Kamu personeline yapılacak sosyal yardım ödemelerinde, ödemenin çeşidine göre aşağıda belirtilen belgeler aranır.

b) Aile yardımı: Aylıklarla birlikte ödenen bu yardım, personelin ilk işe girişinde alınacak Aile Yardımı

Bildirimine (Örnek: 14 ) dayanılarak ödenir. Bu bildirim, personelin aile yardımından yararlanan eş veya çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenilenir.

Bildirimler, ödeme belgesinin (Değişik ibare:RG-5/11/2016-29879) birinci nüshasına eklenir.”,

7. 28.08.2019 tarihli ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının; 7.1. “Yürürlük süresi ve tereddütlerin giderilmesi” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Bu karar 1/1/2020-31/12/2021 tarihleri arasında uygulanır.”,

7.2. “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma” başlıklı 35 inci maddesinde “Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 15/01/2018 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.”,

8. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma” başlıklı 36 ncı maddesinde “(1) Aile yardımından yararlanılabilecek es ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 01/10/2021 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Bursa Devlet Hastanesinde Ebe (Anestezi) kadro unvanı ile görev yaptığını belirten başvuran tarafından, 30.01.2003 doğum tarihli çocuğu için Ekim 2021-Şubat 2024 arası döneme ilişkin ödenmemiş olan aile yardımı (çocuk için) ödeneğinin geriye dönük olarak ödenmesi talep edilmektedir.

11. Anayasa Mahkemesinin 17.04.2008 tarihli ve sayılı Kararında “Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.” denilmektedir (https://www.corpus.com.tr/#!/AnayasaMahkemesi, Erişim: 19.07.2024). Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesi olup bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır.

12. 657 sayılı Kanunda, eş için ödenen aile yardımı ödeneği evlenme olayının gerçekleşmesine, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneği ise doğum olayının gerçekleşmesine bağlanmış ve evlenmenin ve/veya doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağı, bu ödeneğin, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ve 206 ncı maddedeki istisnalar haricinde çocukları için yapılacağı hususları düzenlenmiştir. Söz konusu maddelerden de anlaşılacağı üzere; eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinin, evlenme olayının vuku bulması ile çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinin ise doğum olayının vuku bulması ile elde edilen kazanılmış bir hak olarak dikkate alınması gerektiği, ancak eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinde, eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartına bağlandığı, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinde ise 657 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinde belirtilen istisnaların gözönünde bulundurulması gerektiği açıktır.

13. Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği çerçevesinde şikâyete konu olay değerlendirildiğinde; ilgili Yönetmeliğin amacının harcamalarda ödeme belgesine dayanılacak kanıtlayıcı belgeleri ve bu belgelerin şekil ve türlerini belirlemek olduğu, anılan Yönetmelikle hakkın nasıl kazanılacağı değil ödemenin hangi belgeler üzerinden yapılacağının belirlenmiş olduğu, ilgili Yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğu için değil 657 sayılı Kanunda düzenlenen şartları taşıdığı için başvuranın bahsi geçen ödeneğe hak kazandığı, kaldı ki Anayasanın 128 inci maddesinde düzenlenmiş olan memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında Yönetmelik hükmüne dayanılarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermenin mümkün olmadığı ortadadır.

14. Aile yardımı bildiriminin verilmesinin herhangi bir süre şartına tabi olup olmadığı yönünden ise 657 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde; hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceği, ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiş olmakla beraber geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, keza Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde de buna ilişkin bir düzenlemeye rastlanmadığı, dolayısıyla söz konusu bildirim için herhangi bir süre şartı getirilmediği anlaşıldığından hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden geriye dönük olarak aile yardımı talep

/

edilmesinin önünde bir engel bulunmadığı değerlendirilmiştir. Sayıştay 2. Dairesinin 01.02.2010 tarihli ve 553 no.lu ilamında da geriye dönük çocuk yardımı ödenmesinde hukuka aykırılık görülmeyerek ilişilecek bir husus bulunmadığı yönünde karar verilmiştir.

15. İdare tarafından başvurana, ilgili düzenlemelere istinaden geriye dönük en fazla 3 ay ödeme yapılabileceği belirtilerek geriye dönük 3 ay ödeme yapılmışsa da toplu sözleşmeler vasıtasıyla kamu görevlilerinin, sahip oldukları mali ve sosyal haklara ilave bazı haklar elde etmeleri amaçlanmakta olup, yukarıda yer verilen açıklamalar ve konuya ilişkin mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bahsi geçen toplu sözleşme hükmü ile memurlara yeni bir hak verilmesinden ziyade, memurların zaten sahip oldukları hakkın kısıtlandığı anlaşılmıştır.

16. Nitekim Danıştay 11. Dairesinin 13.06.2014 tarihli ve E.2013/3728, K.2014/4312 sayılı kararında özetle; normlar hiyerarşisinin, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına geldiği, bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı, bazı durumlarda, üst norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerde bir olayın veya konunun genel çerçevesi çizilerek bu konunun ayrıntısının alt normlarla düzenlenmesinin öngörülebileceği, bu gibi hallerde, üst normda belirtilen hususların düzenlenmesi hakkında düzenleme yapmaya yetkili idarenin takdir yetkisini üst normda çizilen sınırları aşarak kullanıp kullanmadığının hukuki denetiminin yapılacağının tabii olduğu, hukuki denetim yapılırken de, üst normun metnine bağlı kalınmaksızın amacının da yorumlanması ve buna göre bir hakkın kısıtlanıp kısıtlanmadığının tespiti suretiyle sonuca ulaşılması gerektiği, emekliliği hak etmiş olan memurlara toplu sözleşmeye göre hiçbir sosyal denge yardım ödemesi yapılamayacağı yolunda bir hüküm konulmasıyla, memurlara sosyal denge tazminatı ödenmesinin dayanağı olan mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamalar getirildiği ifade edilerek, davacının parasal haklarından yoksun bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı hükmüne varılmış ve bu durumun tarafların sözleşme şartlarını belirleme yetkisi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuk isabet görülmediği yönünde hüküm kurulmuştur (https://www.corpus.com.tr/#!/Danistay, Erişim: 19.07.2024).

17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın talep ettiği aile yardımı ödeneğinin, “doğum” olayının gerçekleşmesine bağlanarak doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bu ödemelere hak kazanılacağı ve 657 sayılı Kanunun 206 ncı maddesindeki istisnalar haricinde ödenmesi gerektiği, toplu sözleşmelerde yer verilen bahsi geçen düzenlemelerle başvurana kanunla verilmiş olan hakkın kısıtlanmış olduğu değerlendirmesiyle başvurana, 30.01.2003 doğum tarihli çocuğu için Ekim 2021-Şubat 2024 arası döneme ilişkin aile yardımı (çocuk için) ödeneği verilmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18.İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine idare tarafından süresi içinde cevap verildiği görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Bursa İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvurana, 30.01.2003 doğum tarihli çocuğu için Ekim 2021-Şubat 2024 arası döneme ilişkin ödemesi yapılmamış olan aile yardımı ödeneği (çocuk) ödemesinin yapılması yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURAN ile SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/