|
ÖZET: Başvuran, İçişleri Bakanlığı’na yönelik mali haklarının ödenmesi talebinde bulunmuştur. Başvuru, 22 Mayıs 2024 tarihinde yapılmış olup, başvuranın TBMM Daire Başkanlığı Milli Saraylar Koruma Şube Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yaparken, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu tarafından iki kez meslekten çıkarma cezası aldığı ve 18 Ocak 2013 tarihinde ilişiğinin kesildiği belirtilmiştir. Başvuran, mahkeme kararları doğrultusunda geriye dönük maaş alacaklarının, emekli maaşları mahsup edilerek, ek tazminatlar, giysi yardımı ve fazla çalışma ücretlerinin yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir.
İçişleri Bakanlığı, başvuranın 1 Mayıs 2021 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığını ve ilgili mevzuat gereği, emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların yeniden atanmasının mümkün olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, fazla çalışma ücreti ve giyecek yardımı taleplerinin de yasal dayanağı olmadığını belirtmiştir. Kamu Denetçisi, başvuranın talebinin kısmen reddedilmesi ve kısmen kabul edilmesi yönünde bir öneride bulunmuş, geriye dönük maaş alacakları için yasal faiz ödenmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Sonuç olarak, başvuranın meclis tazminatı ve giyecek yardımı talepleri reddedilmiş, ancak 18 Ocak 2013 ile 1 Mayıs 2021 tarihleri arasındaki maaşlarına ait yasal faiz ve fazla çalışma ücretinin ödenmesi yönünde İçişleri Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Kararın, ilgili taraflara tebliğ edilmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/10074-S.24.15483
BAŞVURU NO : 2024/6526
KARAR TARİHİ : 23.09.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mali haklarının ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22.05.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, TBMM Daire Başkanlığı Milli Saraylar Koruma Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmaktayken Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca ayrı ayrı 2 kez meslekten çıkarma cezası verildiğini, 18.01.2013 tarihinde ilişiğinin kesildiğini, idari işlemin iptali davası devam ederken Sosyal Güvenlik Kurumunca emekliye sevk edildiğini, İstanbul 2. İdare Mahkemesinin
28.12.2023 tarih ve E. / – K. / sayı ile aynı mahkemenin 29.12.2023 tarih ve
E. / – K. / sayılı kararları ile ilgili işlemlerin iptal edildiğini ancak hukuki ve fiili imkânsızlık nedeni ile yeniden atanamayacağına idare tarafından karar verildiğini belirterek 18.01.2013 tarihinden, Bakanlık oluruna kadar olan sürede geriye dönük maaş alacaklarının emekli maaşları mahsup edilerek, meclis tazminatı adı altındaki ek ücretlerin, giysi yardımının ve fazla çalışma ücretlerinin yasal faiziyle tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İçişleri Bakanlığının 13.06.2024 tarihli ve – – sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. Adı geçen eski personele 01.05.2021 tarihinden geçerli emekli aylığı bağlandığı, 2.2. 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30. maddesinde belirtilen “…Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar genel bütçeye dâhil dairelerin kadrolarına açıktan atanamazlar…” hükmü gereğince belirtilen eski personelin Teşkilat emrine yeniden atanması mümkün olmadığından, ilişiğinin kesildiği 18.01.2013 tarihi ile tarafına emekli aylığı bağlandığı 01.05.2021 tarihi arasındaki geçmişe dönük maaşları hesaplanarak toplamda bu kalemden ödeme yapıldığı,
2.3. Fazla Çalışma Tazminatı ile ilgili Maliye Bakanlığının 22.07.2009 tarihli 9432 sayılı görüşünde
“…Fazla çalışma ücreti asli göreve bağlı olarak ödenen bir özlük hakkı olmayıp, fiilen çalışma karşılığı ödenen ve gerçekleşmesi belli kurallara bağlı muhtemel gelir niteliğinde olan bir ödemedir…” hükmü gereğince bu ödemenin yapılmasının mümkün olmadığı, 2.4. Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliğinin 5. Maddesinde; “…Herhangi bir nedenle bir dönem için verilmeyen giyim eşyası sonraki döneme ait giyecek yardımı ile birlikte de verilemez…” hükmü uyarınca geçmişe dönük giyim yardımı ödemesinin de yapılamayacağı, 2.5. Kamuya ait geçmişe dönük yapılan ödemelerde mevzuatta yasal faiz ödemesinin yapılabileceği hususunda herhangi bir hüküm bulunmadığı, 2.6. İlgili mahkeme karaları incelendiğinde yasal faizin ödenmesi konusunda amir hüküm verilmediğinden belirtilen şahsa yapılan ödemelerde yasal faiz ödemesinin yapılmadığı, belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun :
5.1. “Deyimler” başlıklı 147 nci maddesinde; “F) Fazla çalışma ücreti: Kurumların, bu Kanunun 178 inci maddesinde yazılı esaslar çerçevesinde normal çalışma saatleri dışında çalıştırdıkları memurlara, fazla çalışma saati itibariyle ödenen parayı, … İfade eder.” 5.2. “Fazla çalışma ücreti” başlıklı 178 inci maddesinde; “99 ve 100 üncü maddeler hükümleri uyarınca tespit olunan günlük çalışma saatleri dışında; a) Salgın hastalık ve tabii afetler gibi olağanüstü hallerin olması (Bu hallerin devamı süresince), b) Fabrika, atelye, şantiye, işletme gibi yerlerde İş Kanununa tabi olarak işçi çalıştıran kurumlarca hizmetin gereği olarak işçi ile birlikte çalışma saatleri ve günü dışında çalışmanın zorunlu bulunması, hallerine münhasır olmak üzere, yapılan fazla çalışmalar ücretle karşılanır.”
B) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 14/2/1997 tarihli ve E: 1997/20, K: 1997/32 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme: 3/4/1998 – 4359/4) Kurumlar gerektiği takdirde personelini günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma ücreti vermeksizin çalıştırabilirler. Bu durumda personele yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin verilir. Ancak, bu suretle verilecek iznin en çok on günlük kısmı yıllık izinle birleştirilerek yılı içinde kullandırılabilir…”
6. 5335 sayılı Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun’un 30. Maddesinde; “Cumhurbaşkanı tarafından (…)1 atanan veya görevlendirilenler, Türkiye
Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine ve Sağlık Bakanlığının tabip ve uzman tabip kadrolarına yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar. Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.” 7. Türkiye Büyük Millet Meclisi Koruma Daire Başkanlığı Kuruluş, Görev Ve Çalışma
Yönetmeliğinin “Sosyal haklar ve yardımlar” başlıklı 50 inci maddesinde; “Meclis Başkanlığına tahsis edilen Polis Kuvvetinde görevli personelin aylık ve ödenekleri ile diğer mali, sosyal hak ve yardımları
Emniyet Genel Müdürlüğünce ödenir.
(2) Ancak bu personele, Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari Teşkilatında Genel İdari Hizmetleri Sınıfına mensup aynı kadro dereceli bir personele ödenen Fazla Çalışma Ücreti, Özel Hizmet Tazminatı ve Giyecek
Yardımı bu husustaki Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı kararları ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde; a) Kendilerine Emniyet Genel Müdürlüğünce özel hizmet tazminatı, fazla çalışma ücreti ve giyecek yardımı ödenenlere, Türkiye Büyük Millet Meclisince aynı ad altında yapılan ödemelerden az ise aradaki fark kadar, b) Bu ad altında herhangi bir ödeme yapılmayanlara ise, yukarıda ifade edilen emsal uygulama suretiyle tespit edilecek miktarda, ödeme yapılır.
(3) Bu personel ve bakmakla yükümlü oldukları kimseler Türkiye Büyük Millet Meclisi Memurları, Tedavi
Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği hükümlerine göre tedavi yardımı ve sağlık hizmetlerinden faydalandırılır.
(4) Tedavi yardımı ve sağlık hizmetlerinin uygulama usul ve esasları Meclis Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı arasında yapılan 1/1/1991 tarihli Protokole göre yürütülür.
(5) Birinci fıkra dışındaki giderler Türkiye Büyük Millet Meclisi Bütçesinden karşılanır.” 8. Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde; “Fazla çalışmanın ücretle karşılanabilmesi için memurun kadrosuna ait görevini normal günlük çalışma saatleri dışında fiilen yapması gereklidir.” 9. Devlet Memurlarına Ödenecek Zam Ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Görevin fiilen yapılması” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Zam ve tazminatların ödenebilmesi için, I, II ve III sayılı cetvellerde gösterilen personelin, kadro unvanı ile kariyer ve yürüttüğü görevin gerektirdiği hizmetleri kanunların öngördüğü durumlar saklı kalmak üzere fiilen yapması zorunludur.”
Hükümleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, görevden çıkarma kararının mahkeme tarafından iptal edilmiş olması nedeni ile emeklilikte verilen maaşının mahsup edilerek görevden çıkarıldığı tarih ile 01/03/2024 tarihli bakanlık oluruna kadar olan dönemdeki maaşının yasal faiziyle ödenmesini ayrıca meclis tazminatının, giyecek yardımının ve fazla çalışma ücretinin de verilmesini talep etmektedir.
12. Başvuranın geriye dönük ödenen maaşlarına faiz ödenmesi talebi bakımından:
12.1. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/3/2014 tarihli ve E.2011/358, K.2014/906 sayılı kararının ilgili kısmı (…) faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; esasen bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği; ekonomilerde bir değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai vb. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi ekonomik yararlar sağlayan bir değer olduğu; paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılmasının, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu doğurmasının yanında, yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yanı alım gücünün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu; hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeceği; aksine anlayışın, Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna götüreceği ki, böyle bir anlayışın, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü ile bağdaşmayacağı gerekçesinin de eklenmesi suretiyle, ilk kararının davacının faiz talebinin kabulüne ilişkin kısmında ısrar edilmiştir.
12.2. Başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır.
Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamıştır. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.
12.3. Sonuç olarak başvuranın geriye dönük maaş alacakları tarafına ödenmiş olsa da söz konusu paradan mahrum kaldığı süreçte uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak Anayasanın 125 inci maddesi ve hukuk devleti ilkesi kapsamında faiz ödenmesi gerektiği; bu çerçevede, başvuranın mali haklarına ilişkin yasal faizin ödenmemesinde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
13. Meclis tazminatı ödenmesi talebi bakımından; Başvuranın TBMM Daire Başkanlığı Milli Saraylar
Koruma Şube Müdürlüğü emrinde görev yapmasının kazanılmış hak kapsamında olmadığı, bu kapsamda meslekten çıkarılmasaydı mutlak suretle söz konusu birimde görev yapmaya devam edeceğinin kabul edilmesine imkân olmadığı değerlendirildiğinden, söz konusu ek ödemenin ödenmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
14. Giyecek yardımının ödenmesi talebi bakımından:
14.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 211 inci maddesinde Devlet memurlarından hangilerinin ne şekilde giyecek yardımından faydalanacakları Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır. Bu hükme dayanılarak hazırlanan ve 14/9/1991 tarih ve 91/2268 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe giren
“Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği” inde kimlere ne gibi giyecek eşyası verileceği, kadro unvanları ve hizmet sınıfları itibarıyla cinsi, miktarı, kullanma süresi ve niteliği ayrı ayrı tespit edilmiş bulunmaktadır. Anılan Yönetmeliğin 5 inci maddesin son fıkrasında ise herhangi bir nedenle bir dönem içinde verilmeyen giyim eşyasının sonraki döneme ait giyecek yardımı ile birlikte verilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir.
14.2. Konuyla ilgili Danıştay Beşinci Dairesinin 28/05/2010 tarih ve 2008/1723 Esas, 2010/3702 Karar sayılı kararında; “Giyecek yardımının kural olarak her yıl belli dönemler itibariyle verilmesi suretiyle bu giyeceklerin yalnızca o yıl içinde kullanılması öngörüldüğünden ve izleyen yıl yine giyecek yardımından yararlandırma söz konusu olduğundan, herhangi bir nedenle o dönem için verilmeyen giyim eşyasının sonraki döneme ait giyecek yardımına ek olarak verilmesi olanaklı olmadığı gibi, giyim yardımının her yıl yapılması ilkesine ve kamu yararına aykırı bulunmaktadır. Bu sakıncanın önlenmesi için dava konusu
Yönetmeliğin 5 inci maddesi ile her dönem için o mevsimle ilgili giyeceklerin verilmesi ilkesinin benimsenmesinde ve önceki dönem ve yıllarda ödenmeyen giyecek yardımının daha sonra ayrıca verilmesi konuşunda açık bir yasak getirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. (…)” şeklinde hüküm kurulduğu görülmektedir. Bu kapsamda ilgili yıl içerisinde memurun giyim ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak yapılması öngörülen bir yardımın herhangi bir nedenle verilmemesi halinde sonraki dönemlere ait giyecek yardımı ile birlikte verilmesine imkân bulunmadığı, bu nedenle başvuranın meslekten çıkarıldığı dönemde fiilen görev yapmaması nedeniyle verilemeyen kıyafet yardımının sonraki dönemlerde verilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından başvuranın geçmişe yönelik olarak kıyafet yardımı parası verilmesi talebinin reddedilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
15. Fazla çalışma ücretinin ödenmesi talebi bakımından:
15.1. Fazla çalışma ücretine ilişkin olarak 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununda ödenme şartları düzenlenmiş olup, emniyet teşkilatında verilen fazla çalışma ücretinin polisin yaptığı görevin niteliği ve zorluğuna binaen mezkur ücret olarak ödeneceği, söz konusu oranların belirlenmesinde ek mesai saatine bağlı olarak bir ödeme sistemi yerine çalışılan kadro bazlı olarak bir ödeme sisteminin getirildiği, dolayısıyla emniyet teşkilatında görev yapan personele ödenen fazla çalışma ücretinin maktu bir ödeme niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
15.2. Danıştay 11. Dairesinin 23/06/2009 tarih ve E:2006/6559 K: 2009/6677 sayılı Kararında 3201 sayılı
Kanunun ek 21. maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücretinin, mesai dışında fazla çalışma karşılığı
olarak değil, görevin niteliği, yapılan işin zorluğu ve önemi doğrultusunda emniyet hizmeti sınıfı kadrolarında bulunanlardan görev yapılan birime göre, salt bu görevi yerine getirmeleri nedeniyle her ay sabit olarak yapılan bir ödeme olduğu ve 657 sayılı Kanunun 178. maddesinde düzenlenen ve günlük çalışma saatleri dışında yapılan çalışma karşılığı ödenen fazla çalışma ücretinden nitelik olarak farklı olduğu değerlendirilerek fazla çalışma ücretinin, görev yapılan birim ve yürütülen hizmet esas alınarak ödenmesine, söz konusu ücretin, emniyet hizmetleri sınıfında bulunan personelce yürütülen hizmetin niteliği ve devamlılığı göz önünde bulundurularak aylık alınan dereceye göre maktu olarak ödenmesine hükmedilmiştir. Dolayısıyla Başvuranın, meslekten çıkarıldığı döneme ilişkin fazla çalışma ücretinden mahrum bırakılmasında hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
16. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurana ödemesi yapılan ancak faiz uygulanmayan 18.01.2013 – 01.05.2021 tarihleri arasındaki maaşlarına ait faizin ödenmesi talebinin ve fazla çalışma ücretinin ödenmesi talebinin kabulü ancak meclis tazminatı ve giyecek yardımı taleplerinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KISMEN REDDİ, KISMEN
KABULÜ ile;
Başvuranın tarafına meclis tazminatı ve giyecek yardımı ücretlerinin ödenmesi taleplerinin REDDİNE,
Başvurana ödemesi yapılan 18.01.2013 – 01.05.2021 tarihleri arasındaki maaşlarına ait faizin ve fazla çalışma ücretinin ödenmesi yönünde İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İçişleri Bakanlığınca, bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza ve başvurana bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi