|
ÖZET: Başvuran, Ağrı İli İlçesi Lisesi’nde Müdür Yardımcısı olarak görev yaparken, Kaymakamlık tarafından 29.03.2024 tarihinde kendisine uygulanan “Kınama” disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek bu cezanın kaldırılmasını talep etmiştir. Başvuran, disiplin soruşturmasına konu olan olayla ilgili adli bir soruşturma açılmasına gerek olmadığına dair bir karar verildiğini belirtmiştir. Ağrı Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü, disiplin cezasına ilişkin belgeleri Kamu Denetçiliği Kurumu’na göndermiştir.
Kamu Denetçisi, başvuru dosyasını inceleyerek, disiplin cezasının uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yerine getirildiğini tespit etmiştir. Disiplin soruşturması, ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülmüş ve başvuranın savunması alınarak karar verilmiştir. Başvuranın, disiplin cezasının kaldırılması talebi, yargı kararları ve mevzuat hükümleri doğrultusunda değerlendirilmiş ve başvurunun reddine karar verilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi, hukuka uygunluk açısından değerlendirildiğinde, disiplin cezasının uygulanmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuru, ilgili idareye tebliğ edilmek üzere reddedilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11101-S.24.16908
BAŞVURU NO : 2024/8306
KARAR TARİHİ : 11.10.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AĞRI VALİLİĞİ
Hakkında Uygulanan Disiplin Cezasının Kaldırılması Talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 05.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran; Ağrı İli İlçesi Lisesinde Müdür
Yardımcısı olarak görev yapığını, Kaymakamlığının 29.03.2024 tarih ve sayılı yazısıyla 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu disiplin hükümleri uyarınca hakkında uygulanan “Kınama” cezasının hukuka aykırı olduğunu, zira disiplin soruşturmasına konu olayla ilgili adli yönden soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönünde de karar verildiğini belirterek, Kurumumuzdan anılan disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Başvuru konusunun çözümüne dayanak teşkil etmek üzere Kurumumuzun 16.07.2024 tarihli ve S.
sayılı bilgi belge talebine istinaden Ağrı Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen 02/08/2024 tarih ve E- – – sayılı cevabi yazıda özetle; başvuran hakkında uygulanan disiplin cezasına ilişkin istenen belgelerin Kurumumuza gönderildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu
denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
5.1) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde; “(Değişik: 12/5/1982 –
2670/4 md.) Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”,
5.2) “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet memurları,
görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.”,
5.3) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde;
“B. Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak”, …
5.4) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinin E/l
bendinden sonra gelen ikinci paragrafında, “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.”,
5.5) Aynı maddede, disiplin kovuşturmasının yapılmış olmasının, fiilin genel hükümler kapsamına girmesi
halinde, sanık hakkında ayrıca ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmeyeceği; Kanun’un 131 inci maddesinde ise aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olmasının disiplin kovuşturmasını geciktiremeyeceği, memurun ceza kanununa göre mahkûm olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı ifade edilmiştir.
5.6) “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri
işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, … başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,
5.7) Cezai kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi başlıklı 131 inci maddesinin
ikinci fıkrasında; “Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin
/
cezasının uygulanmasına engel olamaz.”,
5.8) İtiraz süresi ve yapılacak işlem” başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen
uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.”, Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran özetle; Kaymakamlığının 29.03.2024 tarih ve sayılı yazısıyla hakkında uygulanan
“Kınama” disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, anılan disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.
8) Ağrı Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünce gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.
9) Kaymakamlığınca Ağrı Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderilen 14.11.2023 tarih ve
sayılı yazıda; İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün Kaymakamlığa şifahen verdiği bilgide; 10.11.2023 tarihinde
Ağrı İli İlçesi Lisesinde görevli geçici işçiler . .
ikametinde 23 torba (575 kg) ve . ’nın ikametinde 895 torba (22.375 kg) olmak üzere, üzerinde “Milli Eğitim
Bakanlığı İçin Üretilmiştir. Para İle Satılmaz” ibareli kuruma ait kömürlerin bulunduğu bildirilerek konuya ilişkin soruşturma yapılmasının talep edilmesi üzerine, Ağrı Valiliğinin 21/11/2023 tarih ve sayılı
Olur’u ile konuyla ilgili sorumlular hakkında soruşturma yapmak üzere iki Eğitim Müfettişinin görevlendirdiği,
10) Ancak daha sonra soruşturmaya konu olayların kapsamlı olması, mali hususlar içermesi ve teknik bilgi
gerektirmesi gerekçesiyle Ağrı Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 24.11.2023 tarih ve sayılı yazısı ile Milli Eğitim Bakanlığından soruşturma yapmak için müfettiş talep edildiği, bunun üzerine Milli
Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 29.11.2023 tarih ve sayılı Olur’u ile iki Bakanlık
Müfettişinin görevlendirildiği,
11) Öte yandan “Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca konuya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İlçe
Milli Eğitim Müdürlüğünden kamu zararı ve kayıp kömür miktarının sorulduğu14.11.2023 tarih ve / soruşturma sayılı yazısına istinaden Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 15.11.2023 tarihli yazısı ile eksik kömür miktarı bulunmadığı şeklinde bilgi verilmesi üzerine Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca
Kaymakamlığına 17.11.2023 tarih yazı gönderilerek; “ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce her ne kadar eksik kömür miktarı yönünde bilgi verilmiş ise de; bu tespitin neye göre yapıldığı, olayın tespiti öncesinde var olan kömür miktarı, kullanılan kömür miktarı, şu anki kömür miktarının belirtilmediği bu şekilde verilen cevabin eksik olduğunun” bildirildiği,
12) Bunun üzerine Kaymakamlığınca 17.11.2023 tarihinde yaptırılan yeniden incelemede, Cumhuriyet
Başsavcılığının yazısına istinaden herhangi bir tartı/sayım ve ölçüm yapılmadan gözlem suretiyle eksik kömür
miktarı bulunmadığı şeklinde bilgi verildiğinin anlaşılması nedeniyle, Kaymakamlık marifetiyle yaptırılan sayım sonucunda 179 ton kömürün eksik olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, Kaymakamlığının
20.11.2023 tarih ve sayılı yazı ile Ağrı Valiliğinden kömür dağıtım sürecinin baştan sona incelenmesi ile
ihmali olan personelin tespit edilerek soruşturma yapılmasının istendiği,
13) Bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 29.11.2023 tarih ve sayılı
Olur’u ile görevlendirilen Bakanlık Müfettişlerince Bakanlık Makamına verilen 31.01.2024 tarihli istek yazısıyla; halihazırda yürütülen inceleme/soruşturma sürecinde ortaya çıkan, Cumhuriyet Savcılığının yazısına istinaden herhangi bir tartı/sayım ve ölçüm yapılmadan gözlem suretiyle tutanak düzenleyerek eksik kömür miktarı bulunmadığı şeklinde bilgi verildiğinin anlaşılması nedeniyle tutanakta ismi bulunan Okul Müdürü
. Müdür Yardımcıları . . ile başvuran hakkında soruşturma yapılmasının talep edilmesi üzerine
Bakanlık Makamının 07.02.2024 tarihli oluru ile anılan görevlilerinde soruşturmaya dahil edildiği,
14) Yapılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen 07/03/2024 tarihli Soruşturma Raporu da, Ağrı
Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında talep edilen kamu zararı ve kayıp kömür miktarının tespitine ilişkin yazıya istinaden herhangi bir tartım/sayım veya ölçüm yapmadan/herhangi bir tespit yapmayarak ve hiçbir somut veriye dayanmadan kömür eksiği bulunmadığı yönünde tutanak düzenledikleri iddiasının kasıt olmaksızın sübuta erdiği, sübuta eren fiilin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 10,11,ve
12 nci maddelerine aykırılık oluşturduğu ve yapılan eylemin aynı Kanunun 125/B-a maddesinde yer alan
“Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarınca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak” hükmü kapsamına girdiği gerekçesiyle başvuranın 657 sayılı Kanunun 125 B-a maddesi uyarınca “Kınama” Cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, Kaymakamlığının 21.03.2024 tarih ve 6170 sayılı yazısı ile getirilen teklif doğrultusunda mezkur Kanuna göre Başvuranın savunmasının istendiği, başvuranın vermiş olduğu 22.03.2024 tarihli savunmasının yeterli görülmemesi üzerine
Kaymakamlığının 29.03.2024 tarih ve sayılı yazıyla Başvuranın “Kınama” cezası ile tecziye edildiği, başvuranın söz konusu cezaya süresi içerisinde itirazı üzerine, Ağrı Valiliği Milli Eğitim Disiplin Kurulunun
02.05.2024 tarih ve / sayılı Kararı ile itirazının reddedilerek disiplin cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır.
15) Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat
uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptir.
16) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda disiplin suçlarının tespiti ve ortaya çıkarılması için yapılması
gereken soruşturmanın yöntemine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte; yargı kararlarında da belirtildiği üzere; soruşturma, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gerekmektedir.
17) Nitekim Danıştay 8 inci Dairesi’nin 11/02/1997 tarihli ve E: 1995/3680, K: 1997/3928 sayılı kararına göre;
“bir memur hakkında takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması ilkesi disiplin hukukunun temel ilkelerindendir. Bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların göz önünde
bulundurulması gerekmektedir.” Yine Danıştay 8 inci Dairesi’nin aynı yönde 12/10/1998 tarihli ve E:
1998/4988, K: 1998/3015 sayılı kararı bulunmaktadır.
18) Danıştay İdari Dava Daireleri’nin 07/12/2006 tarihli ve E: 2003/172, K: 2006/2053 sayılı kararında da; “…
Bir idari yaptırım olan disiplin cezasının verilebilmesi için cezanın dayanağı olan fiilin hiç bir şüpheye yer
vermeyecek şekilde saptanması gerekmektedir. Bu belirlemeyi yapabilmek için tarafsız ve usulüne uygun olarak yapılacak olan bir soruşturma sonucunda düzenlenen disiplin soruşturma raporu bulunmalıdır.
Disiplin kurulları, disiplin cezasına esas fiilin kişi tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini ancak bir soruşturma raporunu değerlendirerek tespit edebilecekler ve bu rapora dayalı olarak ceza tayinine gidebileceklerdir.” ifadesine yer vermiştir. Yine Danıştay İdari Dava Daireleri’nin aynı yönde 29/11/2007 tarihli ve E: 2004/611, K: 2007/2412 sayılı kararı bulunmaktadır.
19) Danıştay 8 inci Dairesi’nin 06/06/1991 tarihli ve E: 4297, K:1099 sayılı kararında “… ilgiliye, idarenin
işlemini gerekli kılan suçlama konularını önceden açıkça bildirerek savunmasını almasının idari işlemlere güveni ve hukuka uygunluk yönünden isabet oranını artıracağı kuşkusuzdur…” denilmektedir.
20) Bu kapsamda somut olay açısından başvuru dosyasında yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde yürütülen
disiplin soruşturmasının usul ve esas açısından yapılan incelemesi neticesinde; Ağrı Cumhuriyet
Başsavcılığı17.11.2023 tarihli yazısına istinaden Kaymakamlığınca 17.11.2023 tarihinde yapılan incelemede, Cumhuriyet Başsavcılığının yazısına istinaden herhangi bir tartı/sayım ve ölçüm yapılmadan gözlem suretiyle eksik kömür miktarı bulunmadığı şeklinde bilgi verildiğinin anlaşılması üzerine Bakanlık
Müfettişlerince 07.02.2024 tarihli oluru ile başvuran ve tutanağı düzenleyen diğer görevlilerin de soruşturmaya dâhil edildiği, soruşturmanın süresi içinde tamamlandığı, mevzuatta belirtilen süreler dahilinde başvurandan hakkında isnat edilen fiilin açıkça belirtilmek suretiyle savunmasının istenerek, süresi içerisinde Devlet
Memurları Disiplin Yönetmeliğine göre disiplin amiri olan Kaymakam tarafından disiplin cezası verildiği, başvuranın anılan disiplin cezasına itirazı üzerine yetkili disiplin kurulunca süresi içerisinde karar verilerek kararın başvurana tebliği edildiği görüldüğünden anılan disiplin cezasına ilişkin usul yönünden hukuka aykırı bir durum saptanmamıştır.
21) Başvuruya konu disiplin cezasının esas yönünden incelenmesinde ise, Başvuran, 25.10.2023 tarihinde okula
idareci olarak atandığını, 10.11.2023 tarihinde okulda geçici işçi olarak görev yapan kişilerin evlerinde okula ait kömürlerin bulunduğu ve tutuklandıkları bilgisini aldığını, bahse konu kömürlerin teslim alınma işinin kendisinin atanmasından önce olduğunu, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı üzerine yüklenici firma temsilcisinde bulunduğu ortamda okul müdürünün kendilerini çağırıp kömürlerin tam olduğu eksik kömür miktarı olmadığını belirtmesi ve depoda bulunan kömürlerinde dağınık ve sayılmayacak durumda olması nedeniyle okul müdürünün ve yüklenici firma yetkilisinin beyanına güvenerek komisyon üyesi olarak düzenlenen tutanağı imzaladığını belirtmekte ise de, idareci sıfatına da haiz başvuranın görevlerinin gereği olarak imzayla birlikte yazı veya diğer belgelerde bulanan bilgi ve diğer bulguların içeriğinin doğruluğunu onayladığını bilmesi gerektiği bunun hem kişisel hem de kurumsal bazda bir sorumluluk olduğu, diğer yandan bu gibi hallerde kamu görevlilerinin tutanağa şerh koyma, açıklayıcı bilgi verme yetkisi ve sorumluluğunda olduğu, aksi durumda görev yaptığı veya temsil ettiği kurumunda itibarının zedeleneceğinin bilinmesi gerektiği,
22) Diğer yandan başvuran disiplin soruşturmasına konu olayla ilgili adli yönden soruşturma açılmasına gerek
olmadığı yönünde de karar verildiğini belirterek hakkında uygulanan disiplin cezasının kaldırılmasına talep etmekte ise de; Devlet Memurları Kanunu’nun 125 inci maddesinde hüküm altına alınan; “Disiplin kovuşturması yapılmış olmasının, fiilin genel hükümler kapsamına girmesi halinde, sanık hakkında ayrıca ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmeyeceği gibi aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olmasının disiplin kovuşturmasını geciktiremeyeceği, memurun ceza kanununa göre mahkûm olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” düzenlemesi karşısında farklı amaç ve kurullar çerçevesinde yürütülen adli soruşturma/kovuşturma sürecinin disiplin soruşturma veya kovuşturma sürecini etkilemeyeceği, nitekim disiplin cezalarının, yürütülen kamu hizmetinin uygun şekilde görülmesini, memurun görevine bağlılığını ve memur statüsünün korunmasına yönelik yaptırımlar olduğu, bu nedenle bir kamu görevlisinin ceza yasalarına göre cezalandırılması veya cezalandırılmamasının kamu görevlisinin fiillerinin disiplin hukukuna göre değerlendirilmesine engel olamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
23) Bu çerçevede yukarıda yer verilen ilgili mevzuat, yargı içtihatları ve dosya kapsamındaki bilgi-
belgeler ile İdarenin açıklamaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında talep edilen kamu zararı ve kayıp kömür miktarının tespitine ilişkin yazıya istinaden herhangi bir tartım/sayım ve ölçüm yapmadan herhangi bir tespit yapmayarak ve hiçbir somut veriye dayanmadan kömür eksiği bulunmadığı yönünde düzenlenen tutanakta imzası bulunan başvuran hakkında uygulanan “Kınama” disiplin cezasına ilişkin idari işlemde hakkaniyete aykırı bir durum olmadığı, mezkur idari işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler idare tarafından süresi içinde ve detaylı açıklamalara yer verilmek suretiyle gönderildiği, başvuran hakkında uygulanan işleme ilişkin gönderilen yazıda bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterildiği bu kapsamda “savunma hakkı”, hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ve kararın geciktirilmeksizin gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem tesis ettiği görülmüştür
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve AĞRI VALİLİĞİNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/