|
ÖZET: Başvuran, 18 Temmuz 2019 tarihinde Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) 20. Bölge Müdürlüğü’nde göreve başlamış ve iki yılını doldurduktan sonra 11 Ekim 2021 tarihinde yer değişikliği talebinde bulunmuştur. Bu talep, personel yetersizliği nedeniyle reddedilmiş, ancak 2023 yılında yeni personel görevlendirilmesi sonrasında tekrar tayin talebinde bulunmuştur. Başvuran, kendisinden önce göreve başlayan bir çalışanın tayin talebinin onaylanmasını, kendi talebinin ise reddedilmesini haksız bulmakta ve bu durumun Avrupa Parlamentosu tarafından belirlenen iyi yönetim ilkelerine aykırı olduğunu ifade etmektedir.
TEİAŞ Genel Müdürlüğü, başvuranın yer değişikliği taleplerini, hizmet ihtiyacı ve personel durumu çerçevesinde değerlendirmiştir. İdare, başvuranın bilgi birikiminin hizmet açığı yaratacağı gerekçesiyle talebini uygun görmemiştir. Ancak, başvuranın talebinin reddedilmesi, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri açısından sorgulanmaktadır. İlgili mevzuat, idarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararını gözetmesini ve çalışanlara eşit muamelede bulunmasını zorunlu kılmaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın yer değişikliği talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını belirterek, TEİAŞ Genel Müdürlüğü’ne bu talebin kabul edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, başvuranın talebine ilişkin işlemlerini zamanında ve gerekçeli bir şekilde bildirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde yargı yolunun açık olduğunu da belirtmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12721-S.24.19222
BAŞVURU NO : 2024/8880
KARAR TARİHİ : 21.11.2024
TAVSİYE KARARI
TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL
BAŞVURUYA KONU İDARE :
MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Yer değişikliği talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 19.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 18 Temmuz 2019’da TEİAŞ 20. Bölge Müdürlüğünde görevine başladığını, memuriyette iki yılını doldurup tayin talebinde bulunma hakkını elde ettikten sonra 11.10.2021 tarihinde tayin talebinde bulunduğunu, bu talebinin personel yetersizliği sebebiyle reddedilmesine rağmen itiraz etmediğini, aradan 2 yıl geçtikten sonra 2023 yılında çalışmakta olduğu Muhasebe Şefliğinde iki yeni personel görevlendirildiğini, bu görevlendirmeden sonra İdari-Mali Bölge Müdür Yardımcısı ile şifahi olarak görüşüp bilgi birikimini yeni gelen personellerden birine aktardıktan sonra tayin olabileceğini öğrendiğini, bu sebeple
08.01.2024 tarihinde yeniden tayin talebinde bulunduğunu, kendisinden 1 sene sonra 06.10.2020 tarihinde
Muhasebe Şefliğinde çalışmaya başlamış olan . . isimli personelin de kendisiyle aynı gün tayin talebinde bulunduğunu, kendi talebinin personel yetersizliği gerekçe gösterilerek ikinci kez reddedilirken . ‘nin tayin talebinin onaylandığını, sonrasında 05.04.2024 tarihinde bu karara itiraz ettiğini, bu itirazın da 07.05.2024 tarihinde tarafına bilgi birikiminden dolayı tayininin onaylanması durumunda birimin olumsuz etkileneceği gerekçe gösterilerek reddedildiğini, sonraki süreçte yine kendisinden sonra 12.03.2021 tarihinde memur olarak göreve başlamış olan . . isimli personelin 16. Bölge Müdürlüğüne tayin edildiğini, son olarak 12.09.2011 tarihinde memur olarak göreve başlamış olan aynı birimde çalışmakta olduğu . . isimli personelin de Genel
Müdürlüğe tayin talebinin onaylandığını, söz konusu kararların Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen
“Avrupa Doğru İdari Davranış Yasası’nın 6 ncı maddesi (Ayrımcılık Yapılmaması) ve 11 inci maddesi (Adaletlilik) ile Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in 6 ncı maddesinde açıklanmış olan iyi yönetim ilkelerine aykırı olduğunu, bilgi birikiminin bir dezavantaj olarak çalışanların karşısına çıkarılmasının çalışma motivasyonunu olumsuz etkileyebileceğini, ayrıca ailesinin Adana’da yaşadığını ve bekâr olduğunu, Edirne’de yalnız geçirdiği 5 yıl ve ailesini görmek için harcadığı maddi ve manevi külfetin kendisini psikolojik olarak yıprattığını belirterek TEİAŞ 20. Bölge
Müdürlüğü(Edirne)’nden, TEİAŞ 18. Bölge Müdürlüğü(Adana)’ne yer değişikliğinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 13.08.2024 tarihli ve – sayılı yazısına istinaden
Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 28.08.2024 tarihli ve – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. 399 sayılı KHK’nin “Görev ve Yer Değişikliği” başlıklı 9.maddesinde, “Sözleşme süresi içerisinde gelişen hizmet şartlarına göre sözleşmeli personelin görevi veya görev yeri değiştirilebilir…” hükmüne yer verildiği, yine TEİAŞ Genel Müdürlüğü Personel Yönetmeliğinin 15. maddesinde “Yer ve Görev
Değiştirme Suretiyle Atama” işleminin şirket hizmetinin verimliliğinin arttırılması esasından hareketle, işgücü ihtiyacındaki gelişme ve değişiklikleri karşılamak ve etkin bir yönetim için personelin isteği üzerine veya hizmetin gereği olarak aynı veya başka bir yerdeki diğer bir kadroya veya pozisyona atanması olarak tanımlandığı, ayrıca davaya konu atama işleminden önce akdedilen ve bilahare davaya konu işlemden sonra
TEİAŞ Personel Sözleşmesinin “Görev veya Görev Yerinin Değiştirilmesi” başlıklı 4.maddesinde, “ilgili sözleşme süresi içinde görevi veya görev yerinin TEİAŞ tarafından değiştirilmesini kabul eder…” denildiği, bahse konu mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere idarenin, yer ve görev değişikliklerinde takdir yetkisinin bulunduğu,
2.2. Başvuran personelin naklen tayin talepleri ilgili birimlerin personel ihtiyacı, hizmet gerekleri ve kadro imkânları kapsamında değerlendirildiği, başvuranın naklen tayin talebinin 20.Bölge Müdürlüğünde (EDİRNE) ilgilinin hizmetine ihtiyaç bulunması nedeniyle anılan Bölge Müdürlüğünce uygun görülmediği,
2.3. Başvuranın ilk defa yer değişikliği talebinde bulunduğu 18.Bölge Müdürlüğüne (ADANA) 11.10.2021 tarihinden itibaren hizmet ihtiyacı kapsamında ilave personel istihdamı olmadığı
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinde, “Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun ve diğer mevzuatla belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve
yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.
Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.
Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı emir veremez ve maiyetindeki memurdan hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz, hediyesini kabul edemez ve borç alamaz.”,
6. 22/1/1990 tarih ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233
Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair
Kanun Hükmünde Kararnamenin,
6.1. “İstihdam Şekilleri” başlıklı 3 üncü maddesinde; “ a) Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda hizmetler memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürülür.
b) (Değişik: 5/2/1992 – 3771/1 md.) Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda, devlet tarafından tahsis edilen kamu sermayesinin karlı, verimli ve ekonominin kurallarına uygun bir şekilde kullanılmasında bulunduğu teşkilat, hiyerarşik kademe ve görev unvanı itibariyle kuruluşunun karlılık ve verimliliğini doğrudan doğruya etkileyebilecek karar alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme yetkisi verilmiş asli ve sürekli görevler genel idare esaslarına göre yürütülür. Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevleri; genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul ve daire başkanları, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri, müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile ekli 1 sayılı cetvelde kadro unvanları gösterilen diğer personel eliyle gördürülür.
Bunlar hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.
c) (b) bendi dışında kalan sözleşmeli personel, teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esasları dışında yürüttükleri hizmetlerinde bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hukuki esaslar çerçevesinde akdedilecek bir sözleşme ile çalıştırılan ve işçi statüsünde olmayan personeldir. (Bunlar bu Kanun
Hükmünde Kararnamede sözleşmeli personel olarak geçecektir.) Sözleşmeli personel işin niteliğine göre yılın veya günün belirli sürelerini kapsamak üzere kısmi zamanlı da istihdam edilebilir.”,
6.2. “Görev ve Yer Değişikliği” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Sözleşme süresi içerisinde gelişen hizmet şartlarına göre sözleşmeli personelin görevi veya görev yeri değiştirilebilir. Sözleşmeli personelin daha üst bir göreve getirilebilmesi için bu görevin iş gereklerini taşıması, boş bir pozisyonun bulunması ve sicil ve başarı değerlemesinin A veya B düzeyinde olması gerekir. Görev veya görev yeri değişikliklerinde yeni görev yerine hareket ve işe başlama süresi aynı yerde göreve başlayacaklar için tebliği izleyen gün, başka yerdeki göreve başlayacaklar için 15 gündür.”,
7. Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Personel Yönetmeliğinin “Yer ve Görev
Değiştirme Suretiyle Atama” başlıklı 15 inci maddesinde; “Şirket hizmetinin verimliliğinin artırılması esasından hareketle, işgücü ihtiyacındaki gelişme ve değişiklikleri karşılamak ve etkin bir yönetim için personelin isteği üzerine veya hizmetin gereği olarak aynı veya başka bir yerdeki diğer bir kadroya veya pozisyona atanmasıdır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ile konuya ilişkin tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran özetle, aynı birimde görev yapan mesai arkadaşlarının yer değişikliği taleplerinin kabul edilmesine rağmen kendisinin talebinin personel yetersizliği ve iş yoğunluğu sebebiyle reddedilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını belirterek TEİAŞ 20. Bölge Müdürlüğü(Edirne)’nden, TEİAŞ 18. Bölge
Müdürlüğü(Adana)’ne yer değişikliğinin yapılmasını talep etmektedir.
10. Somut olayda, başvuranın yer değişikliği taleplerinin görev yaptığı birimdeki bilgi birikimi değerlendirildiğinde tayin olması durumunda oluşacak olan hizmet açığının birimlerini olumsuz yönde etkileyeceği ve 20. Bölge Müdürlüğünde(EDİRNE) hizmetine ihtiyaç bulunması nedeniyle anılan Bölge
Müdürlüğünce uygun görülmediği anlaşılmaktadır.
11. Bilindiği üzere, idari işlemler tesis edilirken, idareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir
Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997).
12. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur.
Ancak, idarenin takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. Bir başka deyişle, idareye yasalarla tanınan takdir yetkisinin mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu da belirtmek gerekmektedir. (Danıştay 2. Dairesinin, 17/09/2015 tarihli E. 2015/2662, K.
2015/7471 sayılı kararı). Öncelikli görevi ve sorumluluğu kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak olan idarenin, sahip olduğu takdir yetkisini kullanırken, kendi mevzuatı çerçevesinde kamu yararını gözetmesi, hizmet gereklerini dikkate alması, insan kaynaklarını verimli kullanması, teşkilat yapısının elverişliliğini ve benzeri faktörleri dikkate alması gerekmektedir.
13. Diğer taraftan, ilgili mevzuat kapsamında gerçekleştirilecek yer değiştirme suretiyle atamalar her ne kadar idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilse de, takdir yetkisini haiz olan amir durumundaki memurlara, 657 sayılı Kanun gereği, maiyetindeki çalışanlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranması yönünde sorumluluk yüklenmektedir. Eşitlik ve hakkaniyet sadece bireysel motivasyonu artırmaz, aynı zamanda hizmetin verimliliğinin artırılmasını da beraberinde getirir. Zira eşitlik, çalışanların motivasyonunu artırmakta; eşit muamele de çalışanların kendilerini geliştirmelerine ve verimliliklerini artırmalarına olanak tanımakta ve hem bireysel hem de kurumsal düzeyde verimliliğin yükselmesini sağlamaktadır.
14. Ancak, başvuranın kendisi dışında ilgili Bölge Müdürlüğünde göreve gelen başkaca personelin yer değişikliklerinin uygun görülmesine karşın, İdare tarafından başvuranın 2021 yılından beri yer değişikliği taleplerinin “bilgi birikimi dolayısıyla tayin olması durumunda hizmet açığının oluşacağından hizmetine ihtiyaç bulunması” gerekçesiyle karşılanmadığı dikkate alındığında ilgili idare tarafından çalışanların ayrılması durumunda hizmetin aksamadan devam etmesine yönelik personel temini, bilgi aktarımı gibi herhangi bir tedbirin alınmadığı ve buna ilişkin Kurumumuz tarafından talep edilmesine karşın başvuruda yer verilen diğer personelin yer değişikliği gerekçelerine yönelik İdare tarafından da herhangi bir açıklama getirilmediği anlaşılmakta; bu yönüyle amir durumundaki Devlet Memurlarına yüklenen eşitlik ve hakkaniyet içinde davranma yükümlülüğüne uygun davranıldığına dair bir tespitte bulunulmadığı ve başvuranın yer değişikliği talebinin reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyet ilkelerine uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
15. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın yer değişikliği talebinin reddedilmesi yönündeki işlemi hukuken ve hakkaniyet ilkeleri gereği yerinde olmadığından ilgili idareye tavsiyede bulunmak gerektiği sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde Kurumumuza gönderdiği, bu anlamda, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket ettiği; ancak başvuranın yer değişikliği talebinin reddedilmesi işleminin eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine uygun olmadığı ve başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle de “eşitlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Edirne İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, başvurunun KABULÜ ile,
Kamu hizmetinin sürekliliğini sağlayıcı tedbirler alınarak başvuranın yer değişikliği talebinin karşılanması yönünde TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Bu kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi