ÖZET: Başvuran, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda İtfaiye Eri olarak görev yapmaktadır. 20 Temmuz 2023 tarihli yazıyla yapılan Vardiya ve Grup Sorumluları görevlendirmesinin iptalini talep etmektedir. Başvuran, kendisiyle aynı kadroda bulunan bazı personelin, hiyerarşik düzene aykırı olarak kendisine talimat verme yetkisine sahip olduğunu ve bu durumun çalışma barışını bozduğunu iddia etmektedir. Ayrıca, görevlendirme yazısının, ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu belirtmektedir.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, başvuranın iddialarına yanıt olarak, görevlendirmenin itfaiye hizmetlerinin etkinliğini sağlamak amacıyla yapıldığını ifade etmiştir. İlgili yönetmelik gereğince, itfaiye amiri ve çavuşu görevlerine personel ataması yapılana kadar, itfaiye eri unvanına sahip personelin bu görevlendirmeleri üstlenebileceği belirtilmiştir. Başvuranın iddialarının aksine, bu görevlendirmelerin unvan değişikliği niteliğinde olmadığı vurgulanmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan inceleme sonucunda başvuranın talebinin reddine karar vermiştir. İlgili mevzuat ve yargı içtihatları çerçevesinde, idarenin takdir yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullandığı sonucuna varılmıştır. Ancak, idarenin başvuru sahibine karşı hangi yollara başvurabileceği konusunda yeterli bilgi vermediği tespit edilmiştir. Bu durum, idarenin iyi yönetim ilkelerine tam olarak uymadığını göstermektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/10848-S.24.16563

BAŞVURU NO : 2024/9737

KARAR TARİHİ : 07.10.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Görevlendirme yazısının iptali talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 07.08.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Müdahale Şube Müdürlüğüne bağlı Amirliğinde 657 sayılı Kanuna tabi İtfaiye Eri kadrosunda görev yapmakta olduğunu, İtfaiye Dairesi Başkanlığının 20.07.2023 tarih ve E. sayılı yazısı ile Vardiya ve Grup

Sorumluları Görevlendirmesi yapıldığını, Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin “Kadro ve unvanlar” başlıklı 8 inci maddesinde; “Belediye itfaiye teşkilatı personel kadro ve unvanları. Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile

Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğe göre itfaiye personeli; itfaiye daire başkanı, itfaiye müdürü, itfaiye şube müdürü, itfaiye amiri, itfaiye çavuşu ve itfaiye eri kadroları ile diğer kadrolardan oluşur ” hükmünün yer aldığını, kendisi ile aynı kadroda yer alan hatta içlerinde yıl.

kademe, derece ve öğrenim durumu bakımından kendisinin gerisinde bulunan bazı personellerin, yukarıda sözü edilen yazı ile vardiya ve grup sorumlusu olarak görevlendirilerek kendisine ve mesai arkadaşlarına görev tanımlarında bulunan işler hakkında talimat vermelerinin, mesai takibini yapmalarının, vardiya amirlerinin izinli vs. olduğu durumlarda ise; Grup Amirliklerinde

İtfaiye Çavuşu unvanlı personeller görev yapmasına rağmen; bu personellerin, kamuda hiyerarşik düzene aykırı şekilde vardiya amirliği görevini yürütmelerinin çalışma barışını bozduğunu, yukarıdaki bahsi geçen Yönetmelik hükmünde itfaiye personelinin hiyerarşik sıralamasının açık ve kesin bir şekilde belirlendiğini, ancak; vardiya ve grup sorumlusu şeklinde bir unvana yer verilmediğini, dolayısıyla bu görevlendirme yazısının, anılan Yönetmelik hükmüne aykırı olduğunu iddia ederek, Vardiya ve Grup

Sorumluları Görevlendirmesi” konulu idari yazının iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

/

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden Eskişehir

Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 06/09/2024 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Şikayet konusu olan görevlendirmenin, Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin Birim Amirinin Görevleri başlıklı 10′ uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “İtfaiye hizmetlerini bir bütün olarak itfaiye stratejileri doğrultusunda planlamak, yönlendirmek, koordine etmek ve denetleyerek hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak.” hükmüne istinaden yapıldığı,

2.2. Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin “Kadro ve unvanlar” başlıklı 8 inci maddesinde, “Belediye itfaiye teşkilatı personel kadro ve unvanları, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro

İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğe göre itfaiye personeli; itfaiye daire başkanı, itfaiye müdürü, itfaiye şube müdürü, itfaiye amiri, itfaiye çavuşu ve itfaiye eri kadroları ile diğer kadrolardan oluşur.” Hükmünün yer aldığı, ilgili görevlendirmenin, Müdahale Gruplarındaki boş olan itfaiye amiri ve itfaiye çavuşu görevlerine, Belediyenin stratejik planlamaları kapsamında personel ataması yapılana kadar ilgili hizmetlerin yürütülebilmesi amacıyla ilgili Yönetmeliğin 10′ uncu maddesinin birinci fıkrası (a) bendi uyarınca itfaiye eri unvanına sahip personeller içerisinden yapıldığı, başvuranın iddia ettiği gibi bir unvan ile görevlendirmenin söz konusu olmadığı,

2.3. Şikayete konu talebe ilişkin açılmış/sonuçlanmış dava bulunmadığı,

ifade edilmiştir.

3. Başvuru konusu hakkında görüş talebi içeren yazımıza istinaden Çevre, Şehircilik ve İklim

Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 04/09/2024 tarih ve

E. sayılı cevabi yazıda,

“Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 10 uncu maddesinde, “Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun ve diğer mevzuatla belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.

Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.

Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı emir veremez ve maiyetindeki memurdan hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz, hediyesini kabul edemez ve borç alamaz.” hükmü yer almakta olup mezkûr maddenin gerekçesinde, “Devlet memurlarının görevlerini iyi ve doğru yürütmekle ödevli tutuldukları ve bu sırada derece derece bütün âmirlerine karşı sorumlu kılındıkları ifade olunmaktadır. Bu sorumluluğun hiyerarşik düzen içinde yerine getirileceği tabiidir. Ancak, hiyerarşinin idare içinde kalıplaştırıcı ve engelleyici bir unsur haline gelmesini önlemek için, maddenin ifadesinde, memurların sadece “en yakın âmirlerine” karşı sorumlu olduklarını belirtmekle yetinilmemiş, geniş olarak “amirler”den bahsedilmek suretiyle, hiyerarşik denetimin, gerektiğinde, süratli ve verimli bir şekilde işleyebilmesine imkân tanınmıştır.” açıklamasına yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 21.10.2006 tarihli ve 26326 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Belediye İtfaiye

Yönetmeliğinin 7 nci maddesinde, “(1) İtfaiye hizmetleri resmi tatil günleri de dâhil olmak üzere, 24 saat esasına göre yürütülür. İtfaiye personelinin çalışma süresi ve saatleri 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak şekilde 24 saat iş 48 saat istirahat şeklindedir. Ancak zorunlu hallerde çalışma

şekli belediye tarafından belirlenebilir.

(2)Fazla çalışma ücretleri ile ilgili olarak 5393 sayılı Kanunda yer alan hükümler uygulanır.

(3)İhtiyaç duyulması halinde itfaiye hizmetlerinde 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre önceden rızaları alınmak kaydıyla çalıştırılan işçilere fazla çalışma ücreti ödenir.” hükmü ile 8 inci maddesinde, “(1) Belediye itfaiye teşkilatı personel kadro ve unvanları, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile

Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğe göre itfaiye personeli; itfaiye daire başkanı, itfaiye müdürü, itfaiye şube müdürü, itfaiye amiri, itfaiye çavuşu ve itfaiye eri kadroları ile diğer kadrolardan oluşur.” hükmü yer almaktadır. Mezkûr Yönetmeliğin 10 ila 13 üncü maddelerinde itfaiye teşkilatı personelinin görevleri tanımlanmıştır.

Yine Anayasa Mahkemesi Başkanlığının E. 2019/27, K. 2019/56 sayılı kararında, itfaiye teşkilatı hizmetlerine ilişkin şu açıklamalar yapılmıştır: “8. Toplumsal yaşamın zorunlu gereksinimlerinden olan düzenlilik ve süreklilik isteyen itfaiye hizmeti, niteliği gereği bir kamu hizmetidir. İtfaiye teşkilatı tüm dünyada kurumsallaşmış en yaygın acil durum örgütlerindendir. İlk kurulduğu dönemde görev alanı yangınla mücadeleyle sınırlı olan itfaiye teşkilatı günümüzde daha geniş bir görev alanıyla faaliyet göstermektedir. Nitekim 21/10/2006 tarihli ve 26326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Belediye İtfaiye

Yönetmeliği’nin 6. maddesinde yangınlara müdahale etme ve yangını söndürme görevinin yanı sıra her türlü kaza, çökme, patlama, mahsur kalma ve benzeri durumlarda teknik kurtarma gerektiren olaylara müdahale etmek ve ilk yardım hizmetlerini yürütmek; arazide, su üstü ve su altında her türlü arama ve kurtarma çalışmalarını yapmak, su baskınlarına müdahale etmek ve doğal afetler ile olağanüstü durumlarda kurtarma çalışmalarına katılmak gibi pek çok husus itfaiye teşkilatının görevleri arasında sayılmıştır.

9. İtfaiye hizmeti ve hizmet sunma biçimleri, sunulan hizmetin doğası gereği özel bir önem taşımaktadır.

Gerek önleyici gerekse de müdahale edici yönleriyle insan hayatını yakından etkileyen ve acil nitelik taşıyan bir kamu hizmeti olan itfaiye hizmeti, yaşam hakkının korunmasını sağlama yönü nedeniyle son derece önemli bir kamusal hizmet alanıdır. Kamu düzeni ve güvenliğini doğrudan ilgilendiren itfaiye hizmetinin bireylerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla, hataya ve ihmale yer vermeyecek şekilde hassas ve özenli bir biçimde sunulması gerekir.

10. İtfaiye teşkilatının amacı ve mevzuatta sayılan görevleri dikkate alındığında itfaiye faaliyetinin kamu güvenliğini korumak amacıyla kullanılan bir tür idari kolluk görev ve yetkisi olduğu kabul edilmektedir.

Ülkemizde itfaiye hizmeti, yerel yönetimler tarafından yerine getirilmektedir. Belediyenin kendisine kanunla verilen itfaiye hizmeti görevinin müşterek mahallî ihtiyaçları karşılamak ve kamu yararını sağlamak amacıyla yapılan genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmeti niteliği taşıdığında kuşku bulunmamaktadır.

11. İtfaiye hizmetinin, belediyelerin gerçekleştirmek zorunda olduğu diğer birçok hizmetten ayıran kendine özgü nitelikleri, bu hizmetin genel idare esaslarına göre memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi gereken asli ve sürekli bir görev kapsamında değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.”

Bu minvalde “İtfaiye hizmetlerini bir bütün olarak itfaiye stratejileri doğrultusunda planlamak, yönlendirmek, koordine etmek ve denetleyerek hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamakla” görevli itfaiye teşkilatının en üst birim amirinin özellikle 24 saat esasına göre yürütülmesi gereken bu hizmetin yürütülmesinden birinci derecede sorumludur. Bu kapsamda birim içi düzenlemeler yapma konusunda takdir hakkının varlığı kabul edilmelidir.”

Açıklamasında bulunulmuştur.

III. İLGİLİ MEVZUAT

/

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6. 657 sayılı Kanunun “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı

10 uncu maddesinde, “Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun ve diğer

mevzuatla belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.

Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.

Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı emir veremez … .”

7. 21.10.2006 tarihli ve 26326 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin,

7.1. “Çalışma düzeni” başlıklı 7 nci maddesinde, “(1) İtfaiye hizmetleri resmi tatil günleri de dâhil olmak üzere, 24 saat esasına göre yürütülür. İtfaiye personelinin çalışma süresi ve saatleri 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak şekilde 24 saat iş 48 saat istirahat şeklindedir. Ancak zorunlu hallerde çalışma şekli belediye tarafından belirlenebilir. …”

7.2. “Kadro ve unvanlar” başlıklı 8 inci maddesinde, “(1) Belediye itfaiye teşkilatı personel kadro ve unvanları, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına

Dair Yönetmeliğe göre itfaiye personeli; itfaiye daire başkanı, itfaiye müdürü, itfaiye şube müdürü, itfaiye amiri, itfaiye çavuşu ve itfaiye eri kadroları ile diğer kadrolardan oluşur.”

7.3. “İtfaiye birim amirinin görevleri” başlıklı 10 uncu maddesinde, “(1) İtfaiye birim amirinin

görevleri şunlardır:

a) İtfaiye hizmetlerini bir bütün olarak itfaiye stratejileri doğrultusunda planlamak, yönlendirmek, koordine etmek ve denetleyerek hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak. ”

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

/

9. İtfaiye eri başvuran, “Vardiya ve Grup Sorumluları Görevlendirmesi” konulu 20.07.2023 tarihli ve sayılı yazının iptalini talep etmektedir.

10. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuru konusu görevlendirmelerin, Müdahale Gruplarındaki boş olan itfaiye amiri ve itfaiye çavuşu görevlerine, Belediyenin stratejik planlamaları kapsamında personel ataması yapılana kadar ilgili hizmetlerin yürütülebilmesi amacıyla

Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 10′ uncu maddesinin birinci fıkrası (a) bendi uyarınca itfaiye eri unvanına sahip personeller içerisinden yapıldığı anlaşılmaktadır.

11. 657 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde, Devlet memurlarının, amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun ve diğer mevzuatla belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmak ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumlu oldukları hüküm altına alınmakta, Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 7 nci maddesinde, itfaiye hizmetlerinin, resmi tatil günleri de dâhil olmak üzere, 24 saat esasına göre yürütüldüğü, itfaiye personelinin çalışma süresi ve saatlerinin, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak şekilde 24 saat iş 48 saat istirahat şeklinde olduğu düzenlenmekte, 8 inci maddesinde, Belediye itfaiye teşkilatı personel kadro ve unvanlarının, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm

Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğe göre itfaiye personelinin; itfaiye daire başkanı, itfaiye müdürü, itfaiye şube müdürü, itfaiye amiri, itfaiye çavuşu ve itfaiye eri kadroları ile diğer kadrolardan oluştuğu öngörülmekte, 10 uncu maddesinde ise, itfaiye birim amirinin görevlerinden birinin, itfaiye hizmetlerini bir bütün olarak itfaiye stratejileri doğrultusunda planlamak, yönlendirmek, koordine etmek ve denetleyerek hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak olduğu belirtilmektedir.

12. Anayasa Mahkemesinin 26/6/2019 tarih ve E. 2019/27, K. 2019/56 sayılı kararında, itfaiye hizmeti ve hizmet sunma biçimlerinin, sunulan hizmetin doğası gereği özel bir önem taşıdığı, gerek önleyici gerekse de müdahale edici yönleriyle insan hayatını yakından etkileyen ve acil nitelik taşıyan bir kamu hizmeti olan itfaiye hizmetinin, yaşam hakkının korunmasını sağlama yönü nedeniyle son derece önemli bir kamusal hizmet alanı olduğu, kamu düzeni ve güvenliğini doğrudan ilgilendiren itfaiye hizmetinin bireylerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla, hataya ve ihmale yer vermeyecek şekilde hassas ve özenli bir biçimde sunulması gerektiği vurgulanmaktadır.

13. Bir önceki paragrafta yer verilen Anayasa Mahkemesi kararında da açıkça ifade edildiği üzere, bireylerin can ve mal güvenliğinin sağlanması adına, hataya ve ihmale yer vermeyecek şekilde hassas ve özenli bir biçimde sunulması gereken itfaiye hizmetlerinin, Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, bir bütün olarak itfaiye stratejileri doğrultusunda planlaması, yönlendirilmesi koordine edilmesi ve denetlenerek hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamakla görevli kılınan ve bu hizmettin yürütülmesinden birinci derecede sorumlu olan itfaiye teşkilatının en üst birim amirinin, birim içi düzenlemeler yapma konusunda, yukarıda yer verilen, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görüş yazısında da açıkça ifade edildiği üzere, takdir yetkisine sahip olduğu açıktır.

14. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme

/

hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare

Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk

Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)

15. Bu itibarla, İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idarenin takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. Bir başka deyişle, idareye yasalarla tanınan takdir yetkisinin mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu da belirtmek gerekmektedir. (Danıştay 2. Dairesinin, 17/09/2015 tarihli E. 2015/2662, K. 2015/7471 sayılı kararı).

16. Somut olay kapsamında, ilgili idare tarafından sahip olunan takdir yetkisinin doktrin ve yargı içtihatları ile belirlenen kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınmak suretiyle kullanılıp kullanılmadığı ele alınacak olursa, her ne kadar başvuran tarafından, Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 8 inci maddesinde, vardiya ve grup sorumlusu şeklinde bir unvana yer verilmemesi sebebiyle görevlendirme yazısının, anılan

Yönetmelik hükmüne aykırı olduğunu iddia edilmekte ise de, bu görevlendirmelerin unvan veya kadroya dayalı atama niteliğinde bulunmadığı, Müdahale Gruplarındaki boş olan itfaiye amiri ve itfaiye çavuşu görevlerine, Belediyenin stratejik planlamaları kapsamında personel ataması yapılana kadar, yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararında da açıkça vurgulandığı üzere, acil ve yaşam hakkının korunmasını sağlama yönü nedeniyle son derece önemli bir kamusal hizmet alanı olan, kamu düzeni ve güvenliğini doğrudan ilgilendiren itfaiye hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla yapıldığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, ilgili idarece sahip olunan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınarak kullanıldığı değerlendirilmektedir.

17. Yukarıda anlatılanlar kapsamında, Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları uyarınca, ilgili idarenin başvuranın talebinin reddi yönünde tezahür eden işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Eskişehir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

/

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, BAŞVURANA ve ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/