|
ÖZET: Başvuran, müteveffa eşinden aldığı ölüm aylığına ek olarak, babasından da ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunmuştur. Ancak, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, bu talebi reddetmiştir. Başvurana, eşinin vefat tarihi olan 4 Mayıs 2023 itibarıyla hak sahipliği kazanıldığı, ancak 5510 sayılı Kanun’un 54. maddesi gereğince, hem eşinden hem de babasından aynı anda ölüm aylığı bağlanamayacağı belirtilmiştir. Başvuranın babası, 29 Aralık 1994 tarihinde vefat etmiştir ve bu durumda, yalnızca tercih ettiği aylığın ödenebileceği ifade edilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan değerlendirmelerde, başvuranın hem eşinden hem de babasından ölüm aylığı alabilmesi için gerekli koşulların sağlanmadığı sonucuna varılmıştır. 5510 sayılı Kanun’un hükümleri doğrultusunda, başvuranın yalnızca eşinden aldığı aylığın devam edeceği, babasından ise ölüm aylığı bağlanamayacağı açıklanmıştır. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğu ve idarenin işlemlerinde bir aksaklık bulunmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hukuka uygun bir şekilde reddedilmiştir. Başvuranın, bu karara itiraz etme hakkı bulunmaktadır ve ilgili yargı yolu Konya İş Mahkemeleri üzerinden açıktır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/65-S.24.97
BAŞVURU NO : 2023/13395
KARAR TARİHİ : 03.01.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Ölüm aylığı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, müteveffa eşinden dolayı 3212676580 tahsis numarası ile ölüm aylığı aldığını, müteveffa
Bağ-Kur emeklisi babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması talebinin Konya Sosyal Güvenlik İl
Müdürlüğünce reddedildiğini belirterek hem eşinden hem de babasından ölüm aylığının ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru
konusuna ilişkin 13/9/2023 tarihli ve sayılı yazısında özetle;
2.1) Başvuranın eşinin 4/5/2023 tarihinde vefat ettiği, başvuranın babasının ise 1479 sayılı Kanun
kapsamında yaşlılık aylığı almakta iken 29/12/1994 tarihinde vefat ettiği, başvuranın 9/9/1971 tarihinde evlendiği ve babasının vefat ettiği tarihte de evli olduğu,
2.2) Bu kapsamda hak sahibi başvuran yönünden ölüm aylığına hak kazanma koşulları ile gelir/aylık
birleşme uygulamalarının 5510 sayılı Kanun’a belirlenmesi gerektiği, buna göre başvuranın 5510 sayılı
Kanun’un 34. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan ölüm aylığına hak kazanma koşullarına talep tarihi itibarıyla hem eşi ve hem de babası yönünden sahip olduğu,
2.3) Bununla birlikte gelir/aylık birleşmesi durumunda hangi aylığın ödeneceğinin belirlenmesinde de
yine 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği; bu kapsamda, 5510 sayılı Kanun’un 54.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin beş numaralı alt bendi ile Sosyal Sigorta İşlemleri
Yönetmeliği’nin geçici 4. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuranın hak sahibi olma niteliğini eşinin ölüm tarihi olan 4/5/2023 tarihinde kazanmış olduğundan başvurana aynı anda hem eşinden hem de babasından ölüm aylığı ödenmesine imkân bulunmadığı, yalnızca tercih ettiği aylığın ödenebileceği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;
5.1) “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34. maddesinin birinci fıkrasının (a)
ve (b) bentlerinde;
“Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;
a) Dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde % 75’i,
b) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25
yaşını doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu
anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan
kızlarının,
her birine % 25’i, …
oranında aylık bağlanır.”
5.2) “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin beş
numaralı alt bendinde;
“Bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda;
a) Uzun vadeli sigorta kollarından;
…
Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı, …
bağlanır.”
5.3) “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici 1.
maddesinin ikinci fıkrasında;
“17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu
Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.”
6) 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu
Kanunu’nun “Eş ve çocuklara, ana ve babaya tahsis yapılması” başlıklı 45. Maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (c) bendinde;
“Ölen sigortalının tahsis yapılmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlerde belirtilen oran ve koşullarla aylık bağlanır veya toptan ödeme yapılır.
Ölen sigortalının 42 nci madde gereğince saptanacak aylığının veya 44 üncü madde gereğince saptanacak toptan ödeme tutarının, …
On sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli
olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25’i…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere, 4/5/2023 tarihinde vefat eden eşinden dolayı
bağlanan ölüm aylığı kesilmeden, 29/12/1994 tarihinde vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanmasını talep etmektedir.
9) Somut olayda, başvurana eşinden dolayı bağlanan ölüm aylığı ile birlikte babasından dolayı da ölüm
aylığı bağlanıp bağlanamayacağı temel uyuşmazlık konusudur. Bu kapsamda başvurana, ölüm aylığı bağlanılmasında esas alınması gereken mevzuat hükümlerinin tespiti ile ilgili hükümlerin aynı anda iki aylığın ödenmesine cevaz verip vermediğinin incelenmesi gerekmektedir.
10) Bu noktada kız çocuklarına, hem eşten hem de babadan dolayı ölüm aylığı bağlanıp
bağlanamayacağına yönelik sorunun, Kurumumuza yapılan 2020/3443 ve 2021/3188 başvuru numaralı dosyalarda incelendiği, söz konusu başvurular hakkında verilen 8/4/2020 tarihli ve 29/6/2021 tarihli Ret
Kararlarında aşağıdaki değerlendirilmelerin yer aldığı ve başvuru konusu taleplerin reddine karar verildiği
anlaşılmaktadır:
11) Bilindiği üzere kanunların zaman bakımından uygulanmasında, her kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanması esastır. Bu doğrultuda, kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanması için özel bir kanun hükmünün varlığı gerekli olduğu gibi, yürürlükten kaldırılan kanunun ileriye etkili olarak uygulanmaya devam edilebilmesi için de yine özel bir kanun hükmünün varlığı zorunludur. Nitekim 5510 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası ile kanun koyucu, mezkûr Kanun’un yürürlüğünden önceki sosyal güvenlik kanunları uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanılan veya hak kazanılan gelir veya aylıkların, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlerin esas alınması gerektiğini benimsemiştir. Bu tür istisnai hükümler gibi ayrık durumlar dışında, ölüm sigortasından aylık tahsislerinde de, genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmektedir. Bu noktada evli kız çocukları, ölüm aylığı bağlanmasında baba yönünden hak sahipliği sıfatını, eşini kaybetmekle kazanmakta, başka bir anlatımla eş hayatta iken baba yönünden hak sahipliği sıfatı söz konusu olmamaktadır. Belirtmek gerekir ki, kız çocuğuna baba üzerinden ölüm aylığı
bağlanabilmesi için yalnızca ölümün gerçekleşmesi veya evli olunmaması yeterli değildir. Aylık tahsisi için her iki olgunun bir arada varlığı gerekmektedir. Bu yönüyle evli kız çocuğu kimi zaman boşanmayla, bazen de ölümle hak sahibi sıfatını kazanmaktadır. Eş deyişle, sigortalı baba yaşamını yitirmesine karşın kız çocuğu evli ise hak sahibi olamamakta, evli olmayan kız çocukları ise sigortalı baba hayatta olduğu sürece bu sıfatla anılmamakta ve her iki durumda da aylığa hak kazanılamamaktadır. Şu durumda, evli kız çocuğu bazen boşanmayla, kimi zaman da ölümle ve hangisi daha sonra ise o tarihte ölüm aylığı açısından hak sahibi olmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun; 28/5/2019 tarihli ve E: 2016/1789, K: 2019/612
sayılı; 14/6/2017 tarihli ve E: 2016/2140 K: 2017/1178 sayılı; 26/2/2016 tarihli ve E: 2015/21-831, K:
2016/201; Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 10/3/2016 ve E: 2015/11000, K: 2016/2809 sayılı kararları.
www.corpus.com.tr)
12) Diğer taraftan mülga 1479 sayılı Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde; ölen
sigortalının, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarına aylık bağlanacağı düzenlenmektedir. Bu durumda, 1479 sayılı Kanun kapsamında kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanması için temel olarak evli olmama şartının arandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle iken somut olayda, başvuranın babasının vefat ettiği tarihte evli olduğu, bu durumda sigortalı babasından bağlanılacak ölüm aylığı bakımından hak sahipliği sıfatını, eşinin vefat ettiği 4/5/2023 tarihinde kazandığı görülmektedir. Dolayısıyla başvuranın eşinin vefatı ve bu doğrultuda başvuranın hak sahipliği sıfatını kazanması, 5510 sayılı Kanun’un 54. maddesinin yürürlüğe girdiği 1/10/2008 tarihinden sonra olması nedeniyle, eşinden bağlanan ölüm aylığının yanında babasından dolayı da ölüm aylığının ödenip ödenmeyeceğinin mezkûr 54. madde kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan madde de ise hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş olduğundan, başvurana hem eşinden hem de babasından aynı anda ölüm aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
13) Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; eşinin vefatı ile hak sahipliği sıfatını kazanan
başvuranın, babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması talebinin 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca reddedilmesine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15) 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Konya İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;
Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi