|
ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yapılan emeklilik talebinin reddedilmesi üzerine gerçekleşmiştir. Başvuran vekili, müvekkilinin 15.10.1993 tarihinde sigortalı olarak işe başladığını ve toplamda 5.882 gün SSK prim gününe sahip olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, 4/1-b kapsamında 2.168 gün prim ödemesi olduğunu ifade ederek, emeklilik talebinin 04.03.2023 tarihinde yapıldığını, ancak kurum tarafından SMS ile reddedildiğini aktarmıştır. Başvuran, 4/1-b hizmetlerinin dikkate alınmadan yalnızca 4/1-a hizmetleri üzerinden emeklilik işlemlerinin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 2829 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, farklı statülerde hizmetlerinin bulunduğunu ve bu nedenle hizmetlerin ayrıştırılarak hak kazanılan statüye göre aylık bağlanması gerektiğini belirtmiştir. Başvuranın 4/1-a kapsamında emeklilik için gerekli şartları sağladığı, ancak son yedi yıllık fiili hizmet süresinin 4/1-b kapsamında olduğu ifade edilmiştir. Bu durum, başvuranın emeklilik talebinin reddedilmesine neden olmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın yalnızca 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınarak emekli aylığı bağlanması gerektiği sonucuna varmıştır. Bu nedenle, başvurunun kabul edilerek emekli aylığı bağlanması yönünde işlem yapılması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur. Kurumun, bu karar üzerine 30 gün içinde işlem tesis etmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/555-S.24.877
BAŞVURU NO : 2023/13263
KARAR TARİHİ : 18.01.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Hizmet birleştirmesi yapılmaksızın 4/1-a kapsamında emekli
BAŞVURUNUN KONUSU :
edilme talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 17.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran vekili, müvekkilin ilk defa 15.10.1993 tarihinde sicil numarası ile 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak işe başladığını, anılan tarihten 20.08.2020 tarihine kadar farklı tarihlerde toplam 5.882 gün SSK prim gününün olduğunu, 08.07.2011’den 28.02.2018 tarihine kadar ise aralıklı olarak sicil numarası ile toplamda 2.168 gün 4/1-b’ li olarak zorunlu hizmet kapsamında priminin bulunduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumuna 04.03.2023 tarihinde 7438 sayılı kanun kapsamında emekli olmak amacıyla varide numarası ile talepte bulunmuş ise de kurum tarafından başvurusunun SMS ile reddedildiğini, akabinde kuruma yazılı olarak 04.08.2023 tarihinde tekrar 4/1-b’li hizmetlerinin dikkate alınmadan emeklilik işlemlerinin yapılması amacıyla başvurmasına rağmen
Sosyal Güvenlik Kurumunca 09.08.2023 tarih ve sayılı yazısı ile talebinin reddedildiğini belirterek 2829 Sayılı Hizmet Birleştirmesine ilişkin Kanunun uygulanmasına zorlanmamasını, 4/1-b hizmetlerinin dikkate alınmadan sadece 4/1-a hizmetlerinin emekliliğe yetmesi dolayısıyla emeklilikte değerlendirilmesi ve 04.03.2023 tarihli emeklilik dilekçesini takip eden aybaşı olan
01.04.2023 itibariyle emeklilik hakkının verilerek, biriken emekli maaşlarının yatırılmasını talep
etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 10.11.2023 tarihli ve sayılı yazıda özetle; 2.1. 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi yedinci fıkrasında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunacağı ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümlerin uygulanacağı, 2829 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde, kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, 8 inci maddesinde ise, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ve ödeneceğinin, 2.2. 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesi birinci fıkrası (B) bendinde, 23.05.2002 tarihinde sigortalılık süresi 8 (dahil) yıldan fazla, 9 yıl 6 aydan az olan erkeklerin 25 yıllık sigortalılık süresini ve 54 yaşını doldurmaları ve en az 5675 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanacakların, 2.3. 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, 23.05.2002 tarihini takip eden aybaşı itibarıyla, prim ödeme sürelerinin dolmasına; 20 tam yıldan fazla, 21 yıl 6 ay veya daha az kalan erkeklere 57 yaşını doldurmaları ve 25 tam yıl prim ödemeleri şartıyla ve talepte bulunmaları halinde yaşlılık aylığı bağlanacağı, 03.03.2023 tarihli ve 32121 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ve 5510 sayılı Kanuna geçici 95 inci madde olarak eklenen 7438 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde, Bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2925 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 5434 sayılı
Kanunun geçici 205 inci maddesi hükümlerine göre yaşlılık veya emekli aylığı bağlanacak olanlar, söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık veya emekli aylığından yararlanacakları, bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemeyeceğinin hüküm altına alındığı, 2.4. Buna göre, 7438 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması talebinde bulunan sigortalının ilk kez adına malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödendiği 15.10.1993 tarihe göre 4/1(a) kapsamında aylığa hak kazanma koşulları, 25 yıl sigortalılık süresi ile birlikte 5675 gün prim ödeme koşulunu sağlamasıdır. Sigortalının, 01.10.2008 tarihine kadar 4/1-(a) kapsamında 3928 prim ödeme gün sayısı mevcut olup bu tarihe kadar geçen günleri aylık bağlanmasına yeterli değildir. Sigortalının, vergi mükellefiyetine istinaden 08.07.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 4/1-(b) bendi kapsamında tescili yapılmıştır. Bu tarihten itibaren de 4/1-(b) kapsamında 6 yıl 8 gün (2168 gün) prim ödeme gün sayısı bulunmaktadır. Başvuranın 04.03.2023 tarihli tahsis talebi esnasında; 4/1-(a) kapsamında 5838 gün, 4/1(b) kapsamında ise 2168 gün olmak üzere toplamda 8006 gün prim ödemesi bulunmakta olup, 2023 yılı
Mayıs ve Haziran aylarındaki 32 günlük çalışması ile birlikte 14.06.2023 tarihi itibari ile toplamda 8038 prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 2.5. Başvuranın ilk kez 15.10.1993 tarihinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödenmiş bulunan
‘ ın, 7438 sayılı Kanunun yürürlük tarihinde sonra talepte bulunması ve 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlanacak statüsünün 4/1-(a) kapsamında olduğunun tespit edilmesi halinde, bu statüden yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları; 25 yıl sigortalılık süresi ile birlikte 5675 gün prim ödenmiş olmasıdır. Ancak, 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre, hizmetlerin müstakil olarak
değerlendirilerek sigortalıya 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylık bağlanmasına imkan bulunmadığından talebinin reddedildiği, 2.6. 2829 sayılı Kanuna göre, sigortalının son yedi yıllık fiili hizmetleri en fazla 4/1-(b) kapsamında olduğundan aylık bağlanacak statüsü de 4/1-(b) kapsamında olup bu statüden aylık bağlanması koşulları ise, 25 tam yıl prim ödenmesi (9000 gün) veya, 15 tam yıl prim ödeme (5400 gün) ve 58 yaşın dolmasıdır.
İlk kez 04.03.2023 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunan ve 2829 sayılı Kanuna göre aylık bağlanacak statüsü 4/1-(b) kapsamında olan sigortalının, 25 tam yıl prim ödeme koşulunu veya 15 tam yıl prim ödeme koşulundan aylık bağlanmasında ise 58 yaş koşulunu sağlamadığı, öte yandan sigortalının
30.12.2022 tarihinde askerlikte geçen süreleri için borçlanma talebinde bulunduğu, 15.01.2023 tarihli yazı
ile de 540 günlük askerlik borçlanma yazısının adresine gönderildiği ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı, 2.7. 4.06.2023 tarihinden sonra çalışmadığı tespit edilen başvuranın 04.03.2023 tarihinde aylık bağlanması talebinde bulunduğu ve talep tarihi itibariyle 4/1-(b) kapsamında prim borcu bulunmadığı,
5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların, yaşlılık aylığı bağlanacak statüsü 2829
sayılı Kanuna göre tespit edilmekte olup, 2829 sayılı Kanuna göre sigortalıların son yedi yıllık fiili hizmetlerinin en fazlasının geçtiği statüden aylık bağlanması ve aylığa hak kazanıldığında farklı statülere tabi geçen hizmetlerin birleştirilmesi zorunlu olduğu, 2.8. 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların, yaşlılık aylığı bağlanacak statüsü
2829 sayılı Kanuna göre tespit edilmekte olup 2829 sayılı Kanuna göre, sigortalıların son yedi yıllık fiili
hizmetlerinin en fazlasının geçtiği statüden aylık bağlanması ve aylığa hak kazanıldığında farklı statülere tabi geçen hizmetlerin birleştirilmesi zorunludur. Buna göre, sigortalının adına ilk kez malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödendiği 15.10.1993 tarihine göre 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları, 25 yıl sigortalılık süresi ve 5675 prim ödeme gün sayısı olarak tespit edilmiş ancak son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde en fazla hizmetinin geçtiği statü 4/1-(a) kapsamında olmadığından bu statüden aylık bağlanamadığı, 2.9. 2829 sayılı Kanuna göre, sigortalının tahsis talep tarihinde son yedi yıllık fiili hizmetlerinin en fazlasının; 4/1-(a) kapsamında olması halinde, hali hazırda hak kazanma koşullarını 4/1-(a) ve 4/1-(b)
kapsamında hizmetleri birleştirilmek suretiyle (prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi) sağlaması nedeniyle 4/1-(a) kapsamında, 4/1-(b) kapsamında olması halinde ise yine 4/1-(a) ve 4/1-(b) kapsamında hizmetleri birleştirilmek suretiyle toplamda 8038 prim ödeme gün sayısı olduğundan, 25 tam yıl prim ödeme (9000 gün) şartını tamamlaması veya 15 tam yıl prim ödenmesi (5400 gün) koşulunu sağlamış ise de 58 yaşını doldurması durumunda 4/1-(b) kapsamında, aylık bağlanabileceği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı”başlıklı Geçici 2 nci maddesinin son fıkrası;“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık
hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga
2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki
hükümler uygulanır…” 5.2. 5510 sayılı Kanuna geçici 95 inci madde olarak eklenen 7438 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde, “Bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2925 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 5434 sayılı Kanunun geçici 205 inci maddesi hükümlerine göre yaşlılık veya emekli aylığı bağlanacak olanlar, söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık veya emekli aylığından yararlanacakları, bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemeyeceği,” 5.3. “506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 6ıncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları;“506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 86 ncı maddesi hükmüne göre topluluk sigortasına tabi olanların ödedikleri iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri genel sağlık sigortası dahil bu Kanuna göre ödenmiş sayılır. Bu süreler yatırıldıkları sigorta kolları bakımından başlangıç süresi ve prim ödeme gün sayısı olarak kabul edilir…
Bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bakımından topluluk sigortasına devam edenler, bu kanunun 4 üncü maddesi kapsamında durumları değerlendirilerek, durumlarına uyan bent kapsamında sigortalı sayılırlar. Bunların kendileri veya işverenleri tarafından verilmesi gereken belgeler en geç üç ay içerisinde
Kuruma verilmek zorundadır…” 6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 81 inci maddesinin (B) bendinde;”… e)
Sigortalılık süresi 14 (dahil) yıldan fazla, 15 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 44 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 17 yıl (dahil) dan fazla, 18 yıl 6 aydan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 48 yaşını doldurmaları ve en az 5225 gün …” 7. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir.” 7.2. “Hizmetlerin Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi;“Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.
Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” 7.3. “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.
Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare: 27/1/2000 – 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” 8. 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal
Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin
8.1 “Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 57 nci maddesinin
ikinci fıkrasında; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetler, prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve aylık bu tarihi takip eden ay başından itibaren başlar.”
8.2 “506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında,
“Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mülga 506 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm toplulukları sigortasına tabi olanlardan, a) Avukat ve noterler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi,…kapsamında sigortalı sayılırlar.” 9. 28/09/2008 tarih ve 27011 sayılı 5510 sayılı Kanunun Gereğince Sigortalı Sayılanlar, Sayılmayanlar, Sigortalılığın Başlangıcı, Kuruma Bildirilmesi ve Sona Ermesi Hakkında Tebliğin altıncı bölümünde yer alan “506 sayılı Kanuna Tabi Olanların Sigortalılığı” başlıklı alt bölümde,“5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 506 sayılı Kanunun mülga 86 ncı maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm topluluk sigortasına tabi olanlardan; 1) Kurumca yapılan araştırma sonucunda ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olduğu tespit edilen avukat ve noterler bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayrıca bir bildirime gerek kalmaksızın sigortalı sayılır…” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan
“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle, 4/1-a kapsamında emeklilik için gerekli şartları sağlamasına rağmen hizmet birleştirilmesi yapılarak 5510 sayılı Kanunun 4/1-b statüsüne geçirildiğini ve emeklilik için geçerli olan şartların değiştiğini beyan ederek 4/1-b kapsamındaki sigortalılık kaydının silinerek 4/1-a statüsü kapsamında emeklilik işlemlerinin ve birikmiş emekli aylıklarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.
12. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 2829 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, sigortalıların farklı statülerde hizmetlerinin bulunması halinde hizmetlerin ayrıştırılarak hak kazandığı statüye göre aylık bağlanmasına ve yine sigortalıların talepleri doğrultusundan herhangi bir statüdeki herhangi bir hizmetin silinmesine imkan bulunmadığı, ayrıca 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının mülga 506, 1479, 2925 ve mülga 2926 sayılı
Kanun hükümlerine göre belirlendiği, sigortalıların söz konusu Kanunlara göre aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde, belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme gibi koşulların yanında, sigortalı olarak çalışılan işten ayrılarak Kurumdan yazılı istekte bulunma ile prim ve prime ilişkin her türlü borcun ödenmesi koşullarının yerine getirilmesi aranmakta olduğu, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde sigortalıya aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı belirtilmiştir.
13. Bu çerçevede uyuşmazlığın, hizmet birleştirmesi yapılmaksızın prim ödeme gün yaş ve çalışma süresi şartlarını sağlayarak emekli aylığı bağlanabilecek durumda olan başvurana 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılığı ve bundan kaynaklanan prim borcu dikkate alınmaksızın hizmeti birleştirilmeden emekli aylığı bağlanıp bağlanmayacağı noktasında düğümlendiği görülmektedir.
14. Bilindiği üzere, 2829 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde Kanunun amacı olarak; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasının usul ve esaslarının düzenlenmesi belirlenmiştir. Bu çerçevede, Kanunun 4 üncü maddesinde; kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, 8 inci maddesinde; birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanırken son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, ancak, kanunda sayılı istisna hallerinde (malullük, ölüm, yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi) tabi oldukları son kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı düzenlenmiştir.
15. Bahsi geçen Kanunun 4 üncü maddesinde, hizmet sürelerinin Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği ve hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, kanun hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiş olmakla beraber, bir kurumda geçen hizmet sürelerinin aylık bağlanmasına yeterli olması halinde diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerinin de birleştirileceği yönünde açık bir hükme ise yer verilmemiştir. Mevcut SGK uygulamalarında ise birden fazla statüde hizmeti bulunan sigortalılar için hizmet birleştirmenin zorunlu olarak uygulandığı görülmüştür.
16. Diğer taraftan, birden fazla statüde hizmeti olup tek bir statüdeki hizmetinden dolayı aylık bağlanabilecek durumdaki sigortalıların, haklarında zorunlu olarak hizmet birleştirmesi uygulanmamasına ilişkin talepleri geçmiş dönemde gerek yargı organlarına gerekse Kurumumuza intikal etmiştir. Yargı organlarınca konuya ilişkin verilmiş içtihat niteliğinde kararlar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06/02/2002 tarihli ve 2002/21-132 E., 2002/139 K.; 10/03/2010 tarihli ve 2010/10-126 E., 2010/133 K.; 15/1/2014 tarihli ve 2013/235 E., 2014/9 K.; 12/02/2014 tarihli ve 2013/486 E., 2014/89 K.; Danıştay
Onbirinci Dairesinin 17/01/2017 tarihli ve 2013/389 E., 2017/17 K.) bulunduğu gibi konu hakkında
Kurumumuzca verilmiş 21/10/2013 tarihli ve 2013/53, 21/11/2016 tarihli ve 2016/2644 Kararların yanı sıra 2020/88998 ve 2021/16193 No’lu dosyalara ilişkin Tavsiye Kararları bulunmaktadır.
16.1. Anılan karalarda özetle; yasanın (2829 sayılı Kanun) amacı lafzıyla çelişiyorsa, lafza değil öze önem verilmesi gerektiği, yorumda asıl olanın adalete uygun sonuca kavuşmak olduğu, bir kanun hükmünün, yasaya konuluş amacına aykırı sonuç doğuracak şekilde yorumlanmasının hukuk ilkelerine ve yasanın hem sözü hem de özü ile uygulanmasını öngören Medeni Kanuna uygun olmayacağı, aynı külfete katlanan insanların aynı haklara sahip olmasının sağlanmasının geçerli bir çözüm yolu olduğu, sosyal güvenlik kurumlarının görevinin, kapsama aldıkları kişilere koruma garantisi sağlamak olduğu, sosyal sigortaların nimet-külfet dengesi üzerine kurulan kurumlar olduğu, külfetin yani çalışıp prim ödemenin karşılığının alınmamasının sosyal güvenlik sitemiyle bağdaşmadığı, böyle bir uygulamanın kabul edilemeyeceği, aksi bir düşüncenin sisteme olan güveni ortadan kaldıracağı, daha da önemlisi yükümlülüklerini zamanında yerine getirenlerin bir anlamda cezalandırılmış olacağı, bunun sosyal adalet duygusunu aşındıracağı, fazla prim ödeyen sigortalının az, az prim ödeyen sigortalının fazla aylık alabilmesinin üstün görülemeyeceği, 2829 sayılı Kanunun amacının tek sosyal güvenlik kurumundaki hizmeti aylık bağlanmasına yeten değil yetmeyen sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasının sağlanması olduğu, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetleri bulunan ilgililerin, ancak bu hizmetlerin birleştirilmesi halinde aylık bağlanmasına hak kazanmaları durumunda hizmet birleştirmesinin zorunlu olduğu ve bu uygulamaya göre tabi oldukları sosyal güvenlik kurumunun belirleneceği, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği açıklanarak 2829 sayılı yasaya göre kişilerin hizmet birleştirmeye zorlanamayacağı belirtilmiştir.
16.2. Yine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10/03/2010 tarihli ve 2010/10-126 E., 2010/133 K. sayılı kararında 2829 sayılı Kanunun Genel Gerekçesine ilişkin yapılan değerlendirmede; “Bu kanunun çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işlerde çalışanları, bu işlerde geçen sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve bir düzene bağlanması amacı ile sigortalılar lehine getirildiği, bununla birlikte sigortalının kendisine daha avantajlı bir kuruma geçerek kötü niyetli bir şekilde buradan daha iyi şartlarla emekli olma şeklindeki işlemleri ise bir kural altına alma ve kurumlar arasındaki kaymaları önleyerek, belirli kurallara bağlama amacıyla çıkarıldığı açıklanmaktadır. Ayrıca kanunla getirilen sistemde, kişinin kendi elinde olmayan sebeplerle görevden ayrılmasını gerektiren malullük ölüm ve 5434 sayılı TC Emekli
Sandığına göre yaş haddinden emekli olma hallerinin her kurumun kendi mevzuatı içerisinde bırakıldığı ve bu suretle hak kayıplarına sebebiyet verilmemesinin sağlandığı belirtilmiştir. Yine bu anılan kanunun uyuşmazlıkla ilgili madde gerekçesinde ise; Bu madde ile; hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle yapılacak aylık bağlanma işlemlerinde, son sosyal güvenlik kuruluşu mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan kolaylık ve istismarların önlenmesi amacı ile yeni bir düzenleme yapıldığı ifade edildikten sonra, kişilerin ellerinde olmayan nedenlerle görevlerinden ayrılmalarını gerektiren malullük, ölüm, 5434
Sayılı Kanun uyarınca yaş haddinden resen emekliye sevk edilme halleri için istisna getirildiği, maddenin son fıkrasında birleşik hizmet süresi üzerinden bu madde ile getirilen şartları haiz olmadıklarından aylık bağlanamayacaklar hakkında uygulanacak işlemin belirtildiği açıklanmıştır. O halde bu yasa ile, bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesinin bir sisteme bağlanması; sigortalıların hak kayıplarının yaşanmamasının yanı sıra, son olarak avantajlı şartlar sunan bir kuruma geçip, buradaki kısa süreli bir çalışma sonucunda son tâbi olduğu kurumdan emekli olma şeklinde gerçekleşen kurumlar arasındaki kaymaları önlemek amacı ile çıkarıldığı anlaşılmaktadır.” denildiği görülmektedir.
17. Bu çerçevede, tek bir statüden aylık bağlanabilmesi durumunda hizmetlerin birleştirilmesinin zorunlu olduğuna dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı ile 2829 sayılı Kanunun amacının özetle bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve kurumlar arasındaki kaymaları önlemek olduğu göz önüne alındığında, bir statüdeki hizmetlerin tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı ve hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığının bağlanabileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, somut olayda sadece 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınmak suretiyle aylık bağlanabilecek durumda olan başvurana sadece 4/1-a kapsamındaki hizmetleri esas alınarak ve hizmetleri birleştirilmeksizin aylık bağlanması gerektiği değerlendirilmektedir.
18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, sadece 4/1-a kapsamında geçen hizmetleri esas alınarak aylık bağlanabilecek koşulları taşıyan başvuranın, 2829 sayılı yasaya göre hizmetlerini birleştirmeye zorlanmasının yasanın amacıyla örtüşmeyeceği değerlendirildiğinden, başvurana sadece 4/1a kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık bağlanmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
20. Diğer taraftan, başvuruya ilişkin yapılan inceleme sırasında, Sosyal Güvenlik Kurumunca, hizmet birleştirilmesinin zorunlu olduğu ve bunun tek istisnasının tüm hizmetler toplamının aylık bağlamaya
yeterli olmaması olduğu gerekçesiyle, tek başına bir çalışmadan dolayı aylık bağlanabilecek durumda olan sigortalıların taleplerinin reddedildiği görülmektedir. Buna karşın, 2829 sayılı yasanın amir hükmünün, yargı organları ve Kurumumuz nezdinde istikrarlı bir şekilde, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği şeklinde yorumlandığı ve bu yönde kararlar verildiği, bunun neticesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca ilk başvuruda reddedilen taleplerin bu kez mahkeme kararları gereği yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, idarenin, işlemlerinde ve diğer faaliyetlerinde, benzer nitelikte ve istikrar kazanmış emsal yargı kararlarını ve gerekçelerini dikkate alması beklenmektedir. Bu yolla idarenin gereksiz yargılama masraflarının azaltacağı, uygulamalarını hukuka uygunluğu önceden belirlenmiş bir standarda ulaştıracağı ve yargı mercilerinin iş yükünde hafifleme olacağı değerlendirilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Uşak İş Mahkemelerine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun KABULÜNE, Başvurana, hizmetlerinin birleştirilmemesi talebi kabul edilerek emekli aylığı bağlanması yönünde işlem tesis edilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal
Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi