ÖZET: Başvuru, Kırıkkale Valiliği tarafından verilen uyarma disiplin cezasına itiraz eden bir sendika üyesinin durumu üzerine odaklanmaktadır. Başvuran, disiplin soruşturması sırasında amirlerinin çağrılarına uymadığı gerekçesiyle ceza almış, ancak itiraz sürecinde daha önce soruşturmaya konu edilmemiş bir tutanağın dikkate alındığını ve tanık beyanlarının göz ardı edildiğini belirtmiştir. Ayrıca, soruşturmayı yürüten kişinin, başvuranın pozisyonuyla eşdeğer veya üst düzeyde bir görevde olmaması nedeniyle verilen cezanın hukuka aykırı olduğunu savunmaktadır.

Kırıkkale Valiliği, disiplin cezasının gerekçelerini açıklamış ve başvuranın amirinin çağrılarına uymadığına dair tutanakların geçerliliğini vurgulamıştır. Disiplin soruşturmasının zamanında başlatıldığı ve başvuranın savunma hakkının kısıtlanmadığı belirtilmiştir. Ancak, başvuranın bilgi edinme taleplerinin yeterince hızlı bir şekilde karşılanmadığı ve bu durumun savunma hakkını ihlal ettiği tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın disiplin cezasının geri alınması ve soruşturma sürecinin usul kurallarına uygun olarak tamamlanması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Kırıkkale Valiliği’nin bu tavsiyeye uyması ve gerekli işlemleri 30 gün içinde bildirmesi beklenmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/106-S.25.177

BAŞVURU NO : 2024/11772

KARAR TARİHİ : 03.01.2025

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : KIRIKKALE VALİLİĞİ

BAŞVURUNUN KONUSU : Uyarma disiplin cezasına itiraz hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 23.09.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Sendikası tarafından yapılan başvuruda, başvuran sendika üyesi Uzm. Dr. hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda kurum amirinin çağrılarının hiçbirini dikkate almadığı gerekçesiyle uyarma cezası verildiği, verilen disiplin cezasına ilişkin olarak Kırıkkale Valiliği İl Disiplin Kuruluna itiraz edildiği, ancak daha önce soruşturmaya konu edilmemiş bir tutanağa istinaden itirazın reddedildiği, tanık beyanlarının dikkate alınmadığı, ayrıca soruşturmacının Uzm. Dr. ’ın dengi veya üstü konumunda bir görevde olması gerekirken memur kadrosunda görev yapan personelin soruşturmacı olarak atandığı, bu nedenle verilen disiplin cezasının usul ve esasa aykırı olduğu belirtilerek, verilen disiplin cezasının iptal edilmesi talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Kırıkkale Valiliği İl Sağlık

Müdürlüğünün 23.10.2024 tarihli ve – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuran hakkında tanzim edilen 29.01.2024 tarihli tutanağın Delice İlçe Devlet Hastanesi

Başhekimliğinin “disiplin soruşturma” konulu 09.02.2024 tarih ve sayılı yazısı ile Kırıkkale İl

Sağlık Müdürlüğüne gönderilmesine müteakip, Müdürlüğün 16.02.2024 tarih ve sayılı Oluru gereğince başvuran hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, tamamlanan soruşturma neticesinde tanzim edilen 30.05.2024 tarih ve sayılı Disiplin Soruşturma Raporunda; başvuranın hem kurum amiri tarafından telefon ile aramasına telefonun sessiz olması nedeniyle cevap vermediğini söylemesi hem de

Hizmetli tarafından iki defa odasına gidilerek makama çağrılmasına rağmen işleri ile ilgilenmesi nedeniyle makama gidemediği ve ertesi gün başhekimin izne ayrılması nedeniyle görüşmenin sağlanamadığını belirtmesinin bir mazeret olarak görülmediği, Hastane Başhekimi Dr.

‘ın Kanser Tarama Programında görevlendirme ve konu hakkında bilgilendirme yapılmak üzere başhekimlik makamına çağrılan başvuranın makama gitmeyerek hatalı davrandığı sonucuna varıldığı, bu nedenle Delice Devlet Hastanesi Başhekimliğinde görev yapan başvuranın kurum amirinin çağrısına uymama fiili nedeniyle 657 sayılı D.M.K.’nın 125. Maddesinin (A) fıkrasının (f) bendi gereğince (Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak) UYARMA eczası ile tecziyesinin uygun olacağı netice ve kanaatine varıldığı, söz konusu disiplin raporunun Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğünün

07.06.2024 tarih ve sayılı yazısıyla Delice İlçe Devlet Hastanesi Başhekimliğine gönderildiği,

meri Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin (“İlçe Taşra Teşkilatı başlıklı III. Bölüm’ün /3) B fıkrası gereğince başvuranın yetkili disiplin amiri olan “Başhekim” tarafından, 26.06.2024 tarih ve sayılı yazı ile savunmasının istendiği ve 02.07.2024 tarihinde söz konusu yazının başvurana tebliğ edildiği, 08.07.2024 tarihinde savunmasını verdiği ve savunmasının değerlendirilmesi neticesinde; savunması uygun ve yeterli görülmeyerek, 12.07.2024 tarih ve sayılı yazısıyla başvuranın kurum amirinin çağrısına uymama fiili nedeniyle 657 sayılı D.M.K.’nın 125. Maddesinin (A) fıkrasının (t)

bendi gereğince (Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak) UYARMA

CEZASI ile tecziye edildiği ve söz konusu cezanın 12.07.2024 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, uygulanan disiplin cezasına karşı Kırıkkale Valiliği İl Disiplin Kuruluna 19.07.2024 tarihinde itiraz ettiği, İl Disiplin Kurulunun 14.08.2024 tarih ve sayılı kararı ile “İtirazın Reddine” karar verildiği, 2.2. Başvuranın olay günü Başhekimliğe gelmemesi ile ilgili 29.01.2024 tarihli tutanakta belirtilen hususların disiplin cezasının özünü ve dayanağını oluşturduğu, her ne kadar başvuru sahibi daha önce soruşturmaya konu edinilmemiş bir tutanağın disiplin cezasına gerekçe olarak kullanıldığını iddia etmiş ise de bahse konu tutanağın 05.12.2023 tarihinde ilgili doktorun Başhekim tarafından odasına çağrıldığı halde gitmediğine ilişkin tutanak tutulduğu, fakat herhangi bir işlem yapılmadığı, başvuranın görev yaptığı

Kurumundaki en üst amirinin çağrılarını önemsemeyerek, bu durumu alışkanlık haline getirdiğinin değerlendirildiği, bahse konu cezada da bir alt ceza olmadığından uygulanan uyarma cezasının disiplin hukukun bir gereği olduğu, başvuru sahibi her ne kadar soruşturma görevlisinin ( ) İl Sağlık

Müdürlüğü Disiplin Biriminde görevli memur olduğunu iddia etmiş olsa da adı geçen personelin Kırıkkale

İl Sağlık Müdürlüğünde Araştırmacı unvanında görev yaptığı, 2.3. Başvuranın daha öncesinden almış olduğu disiplin cezasının bulunmadığı, ancak başvuruya konu disiplin cezası haricinde, idaresince başvurana günlük devam çizelgesini düzenli imzalaması konusunda yazının 11.03.2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen devam eden günlerde günlük devam çizelgesini imzalamadığının tutanaklarla tespit edildiği, görev mahallinde belirtilen usul ve esasların yerine

getirilmesinde kayıtsızlık göstermek fiili nedeniyle 26.07.2024 tarih ve sayı yazı ile başvuranın

UYARMA cezası ile tecziye edildiği, Açıklamalarına yer verilmiş olup, söz konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ek olarak Kurumumuza gönderilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 4. 14.6.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde, “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”, 5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…

Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: (…)

f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, (…)” 5.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”, 5.4. “Zamanaşımı” başlıklı 127 inci maddesinde, “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,

b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”, 5.5. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”, 5.6. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde, “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür.

Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.”, Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ile tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. 1 numaralı paragrafta da ayrıntılı belirtildiği üzere başvuran, tarafına verilen uyarma disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.

8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisinin verilebileceği düzenlenmektedir. Bu kapsamda disiplin soruşturmasına konu isnatlarda yer alan hareketlerin sübuta erip ermediği ve söz konusu isnatlar için öngörülen disiplin cezasının başvurana uygulanmasına olanak bulunup bulunmadığı hususlarının ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.

9. Başvuran hakkındaki “görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak” iddiasının sübuta erip ermediği incelendiğinde, Hastane Başhekimi Dr. ’ın başvuranı telefonla aradığı, ancak ulaşamadığı, Başhekim adına kurum personeli tarafından yapılan

Başhekimliğe gelmesi çağrılarına cevap vermediğinin olay günü tutulan 29.01.2024 tarihli tutanakla kayıt altına alındığı, başvuranın ifadesi ve söz konusu tutanakta imzası bulunan tanık ifadelerinden anlaşıldığı üzere mesai bitimine yaklaşık 15 dakika kala başvuranın kurum personeli tarafından Başhekimliğe gelmesi

için çağrıldığı, başvuranın gün içerisinde gelen hastaların kan ve görüntüleme tetkik sonuçlarını yaptığı gerekçesiyle işlerinin yoğun olduğunu belirterek odasında çalışmaya devam ettiği ve bu nedenle başhekimle görüşme yapmaktan imtina ettiği, ancak söz konusu işlerin ivedilik içermediği, başhekimle yapılacak görüşme sonrasında gün içerisinde gelen hastalarla ilgili gerekli incelemeleri tekrardan yapabileceği, mesai saatinin bitiminin de azaldığı dikkate alındığında Başhekim tarafından çağırıldığının öğrenilmesi sonrasında çağrılma gerekçesiyle ilgili en azından telefon aracılığıyla Başhekimden bilgi alabileceği, ayrıca başvuran hakkında daha önceden 05.12.2023 tarihinde Başhekim tarafından odasına çağrıldığı halde gitmediğine ilişkin tutanak tutulduğu, Delice İlçe Devlet Hastanesi Başhekimliğinin

05.12.2023 tarih ve – – sayılı yazısıyla tebliğ edilen saat 15:15’de Başhekimliğe

bekleniyorsunuz yazısına istinaden başvuranın Başhekimlik Makamına geldiği dikkate alındığında başvuranın Başhekim tarafından yapılan sözlü çağırılara kayıtsız kaldığı tespit edilmiş olup, 657 sayılı

Kanunun 125/A-f maddesinde belirtilen “görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak” fiilinin somut uyuşmazlıkta sübuta erdiği sonucuna varılmıştır.

10. Başvuranın disiplin soruşturması zamanaşımına uğradığı iddiası incelendiğinde, 10.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127 inci maddesinde, disiplin suçu niteliğindeki fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve hallerin işlenildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır.

10.2. Soruşturmaya başlama ve ceza verme zamanaşımı süreleri, idare açısından cezalandırma yetkisini sınırlandıran sürelerdir. Bu sebeple, disiplin soruşturmalarında disiplin suçu oluşturan fiil ve hallerin gerçekleştiği ve söz konusu fiil ve halin işlendiğinin öğrenildiği tarihlere dikkat edilmesi gerekmektedir.

Danıştay ve idari yargı kararlarında belirtildiği üzere, disiplin soruşturmasına başlanılması soruşturmacı (incelemeci) görevlendirilmesiyle başlamaktadır. Bu işleme kadar geçen süre ise, idarenin soruşturmaya başlama zaman aşımı için gözetmesi gereken süredir. Soruşturmanın açılıp açılmayacağına veya hangi merci tarafından açılacağına karar verilmesi için yapılan yazışmalar ve ön incelemeler de bu süreye dahildir. (Bakınız. Danıştay 12. Dairesinin 18/02/2009 tarihli ve E:2008/6979, K:2009/854 sayılı; Danıştay 12. Dairesinin 27/10/2015 tarihli ve E: 2012/11481, K:2015/5579 sayılı; Danıştay 10. Dairesinin 20/03/1991 tarihli ve E:1998/2495, K:1991/1002 sayılı kararları)

10.3. Konu ile ilgili Danıştay Kararlarında da belirtildiği üzere, kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezası, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır.

Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir.

10.4. Bu kapsamda somut uyuşmazlık incelendiğinde, başvuranın söz konusu eyleminin 29.01.2024 tarihli düzenlenen tutanak ile kayıt altına alındığı, söz konusu tutanağın Delice İlçe Devlet Hastanesi

Baştabipliğinin “disiplin soruşturma” konulu 09.02.2024 tarih ve sayılı yazısı ile Kırıkkale İl

Sağlık Müdürlüğüne gönderilmesine müteakip, Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğünün 16.02.2024 tarih ve sayılı Oluru gereğince başvuran hakkında soruşturmacı görevlendirilerek soruşturmanın başlatıldığı, dolayısıyla disiplin soruşturmasının zamanaşımına uğramadığı sonucuna varılmıştır.

11. Başvuranın hakkında tesis edilen disiplin cezası için bir alt ceza uygulanmadığı iddiası incelendiğinde, 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesi ile öngörülen geçmiş hizmetleri sırasındaki

çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir hükmü ile idarelere takdir yetkisi tanındığı, ancak bu yetkinin yargı içtihatları ile de kabul edildiği üzere sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri çerçevesinde kullanılması gerektiği açık olup, başvuranın görev yaptığı Kurumundaki en üst amirinin çağrılarını önemsemeyerek, bu durumu alışkanlık haline getirdiği değerlendirilmesi nedeniyle bir alt ceza uygulamasına gidilmediği anlaşıldığından ilgili idarenin 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesi ile tanınan takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına ilişkin bir tespit yapılamamıştır.

12. Başvuranın savunma hakkının kısıtlandığı iddiası incelendiğinde, 12.1. Başvuranın meri mevzuat gereği yetkili disiplin amiri olan “Başhekim” tarafından, 26.06.2024 tarih ve sayılı yazı ile savunmasının istendiği ve söz konusu yazının 02.07.2024 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, 08.07.2024 tarihinde savunmasını verdiği ve savunmasının değerlendirilmesi neticesinde; savunması uygun ve yeterli görülmeyerek, 12.07.2024 tarih ve sayılı yazıyla kurum amirinin çağrılarına uymama fiili nedeniyle 657 sayılı Kanunun 125/A-f maddesi gereğince Uyarma Cezası ile tecziye edildiği, söz konusu cezanın 12.07.2024 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, sonrasında soruşturma raporunun kendisi ile ilgili bilgi ve belgelerinin tarafına verilmesi için 16.07.2024 tarihinde Delice İlçe

Devlet Hastanesine, 18.07.2024 tarihinde ise Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğüne dilekçe ile başvuru yapığı, uygulanan disiplin cezasına karşı Kırıkkale Valiliği İl Disiplin Kuruluna 19.07.2024 tarihinde itiraz ettiği, İl Disiplin Kurulunun 14.08.2024 tarih ve sayılı kararı ile “İtirazın Reddine” karar verildiği, 24.07.2024 tarihli yazı ile ise hakkında yapılan disiplin soruşturmasına ilişkin soruşturma dosyası ve eklerinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunun 19 uncu maddesine istinaden verilmesinin mümkün olmadığı, ancak soruşturma raporunun netice ve kanaat bölümünün verilebileceğinin başvurana bildirildiği anlaşılmaktadır.

12.2. Anayasanın 129 uncu maddesinde, memurlara savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hususu teminat altına alınmakta, benzer biçimde 657 sayılı Kanunun 130 uncu maddesinde ise; Devlet memurunun hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmakta ve soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memurun savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı öngörülmektedir.

12.3. Anayasa Mahkemesinin, Avrupa İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin, savunma hakkının önemini ve gereğini vurgulayan 6 ıncı maddesini de dikkate alarak savunma hakkının niteliğini vurguladığı, 14.07.1998 günlü, 1997/41, 1998/47 sayılı kararında, herkesin kendisine yönelik isnadın nedeninden ve niteliğinden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek hakkına sahip olduğu; olayı, isnadın nedenini ve hukuki niteliğini bilmeyen kişinin kendisini yeterince savunamayacağının açık olduğu, bu hususun, savunma hakkının temelini oluşturduğu belirtilmiştir.

(Danıştay Sekizinci Dairesinin 5.2.2018 tarih ve E. 2016/13179 K. 2018/545 sayılı kararı)

12.4. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.6.2008 tarih ve E. 2005/3292, K. 2008/1633 sayılı

Kararında, “4982 sayılı Yasa’nın anılan hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, idari aşamada dahi kişilerin bilgi ve belgelere erişmelerinin bir hak olarak kabul edilmek suretiyle yasal güvenceye kavuşturulduğu, bu hakkın ancak Yasada belirtilen hallerde sınırlanabileceği anlaşılmakta; bilgi edinme hakkı demokratik ve şeffaf bir yönetimin gereği olarak kabul edilmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar, adil yargılanma hakkı, 2577 sayılı Yasa’nın 20. maddesi ve bu maddede yapılan değişiklik birlikte değerlendirildiğinde, maddede öngörülen istisnai durum haricinde davacılara

işlemin dayanağı olan her türlü bilgi ve belgeye ulaşabilme ve bu belgeleri inceleyebilme olanağının tanınması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Davacılar ancak soruşturma raporunda yer verilen maddi olayı, tanık ifadelerini, inceleme yapanın görüş ve kanaatini, işlemin hukuki dayanağını, soruşturmacının önerilerini açık ve etraflı bir biçimde öğrenme suretiyle adil yargılanma hakkını kullanabilecektir. İncelenemeyen bir soruşturma raporuna karşı iddia ve savunmada bulunmak zor, hatta imkânsızdır.

Dava ve temyiz dosyasının incelenmesinden, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin dayanağı soruşturma raporunun davacı vekilinin talep etmesine karşın Dairesince incelettirilmediği, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetiminde ise soruşturma raporunda yer verilen hususlara değinildiği anlaşıldığından Daire kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu durumda, makul bir süre verilmek suretiyle, davacıya hakkında düzenlenen soruşturma raporunu incelemesi ve istemi halinde raporla ilgili görüşlerini dosyaya sunması olanağı sağlandıktan sonra işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.” denilmektedir.

12.5. Danıştay 10. Dairesinin 11.02.2015 tarih ve E. 2011/7078 K. 2015/378 sayılı Kararında, “…

davacı hakkında tamamlanmış olan idari soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgelerin savunma ve bilgi edinme hakkı kapsamında edinilebileceği açık olup, soruşturma raporunun sadece sonuç ve teklif kısmının davacıya verilmesine, ancak diğer bilgi ve belgelerin verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır…” denilmektedir.

12.6. İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin 5.7.2017 tarihli ve E. 2017/991 K.

2017/6124 sayılı kararı ile onanan Manisa 2. İdare Mahkemesinin 30.11.2016 tarihli ve E. 2015/295, K. 2016/1293 sayılı Kararında, “Soruşturma raporunu talep edenin, hakkında soruşturma yapılan olması ve buna dayalı olarak kendisinin savunması dosya kapsamının bilinmesiyle mümkün olabileceğinden davacının talebinin 4982 sayılı Kanunda düzenlenen bilgi edinme talebini aşan ve bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün olmayan, savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup davacının bu kapsamda soruşturma dosyası ve eklerinin kendisine verilmesi talebiyle yaptığı başvuru üzerine ücretsiz olarak bunların verilmesi ve savunma süresinin de bunların verilmesiyle başlatılması gerekirken, savunma hakkı tam manasıyla kullandırılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı (…)” denilmektedir.

12.7. Öte yandan, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla çıkarılmış olup, 5 inci maddesinde kurum ve kuruluşların bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları hükme bağlanmakta, 19 uncu maddesinde ise Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; anılan madde metninde sayılan sakıncalı durumların ortaya çıkmasına sebep olacak haller dışındaki bilgi ve belgelerin ilgili Kurum ve kuruluşlarca ilgilisinin yararlanmasına sunmakla yükümlü oldukları anlaşılmaktadır. 4982 sayılı Kanunun anılan hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, idari aşamada dahi kişilerin bilgi ve belgelere erişmelerinin bir hak olarak kabul edilmek suretiyle yasal güvenceye kavuşturulduğu, bu hakkın ancak Yasada belirtilen hallerde sınırlanabileceği anlaşılmakta; bilgi edinme hakkı demokratik ve şeffaf bir yönetimin gereği olarak kabul edilmektedir.

12.8. Somut olayda, her ne kadar ilgili idarece, başvuran hakkında yapılan disiplin soruşturmasına ilişkin soruşturma dosyası ve eklerinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunun 19 uncu maddesine istinaden verilmesinin mümkün olmadığı, ancak soruşturma raporunun netice ve kanaat bölümünün verilebileceği ifade edilmiş olsa da, başvuranın soruşturma raporunda yer alan kendisi ile ilgili bilgi ve belgelerin tarafına verilmesi talebini konu edinen 16.7.2024 ve 18.7.2024 tarihli dilekçelerinin savunma hakkını tam olarak kullanmaya yönelik olduğunun açık olduğu, ilgili idarece tanzim olunan anılan Kanunun 19 uncu maddesinde sayılan sakıncalı durumlardan birinin bulunduğuna ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin dosya içerisinde sunulmadığı, 4982 sayılı Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları öngörülmesine rağmen başvuranca talep edilen bilgi ve belgelerin başvuranın hakkında tesis edilen disiplin cezasına karşı Kırıkkale Valiliği İl

Disiplin Kuruluna itiraz ettiği 19.07.2024 tarihinde başvuranın yararlanmasına sunulmadığı, bir başka deyişle, bilgi edinme taleplerinin 4982 sayılı Kanunda öngörülen süratli bir biçimde sonuçlandırma yükümlülüğünün ilgili idarece yerine getirilmediği görülmektedir.

13. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri, yargı içtihatları birlikte göz önünde bulundurularak, başvuranın bilgi ve belge taleplerinin başvuranın savunma hakkını kullandığı tarihlerde söz konusu belgelerden yararlanabileceği şekilde yerine getirilmediği anlaşıldığından, Anayasa ile teminat altına alınan savunma hakkı kısıtlanarak verildiği görülen disiplin cezasında ve bu cezaya yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kırıkkale İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Anayasa ile teminat altına alınan savunma hakkı kısıtlanarak verildiği görülen disiplin cezasının geri alınması ve usul kuralları göz önünde bulundurularak soruşturma sürecinin tamamlatılması yönünde

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

KIRIKKALE VALİLİĞİNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için KIRIKKALE VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi