ÖZET: Başvuran, Denizli İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı bir hastanede diş protez teknisyeni olarak çalışmakta olup, 2022 yılı Mart-Haziran dönemine ait hatalı artırımlı nöbet ücreti iadesi talebinde bulunmuştur. Başvuru, 18 Ekim 2024 tarihinde yapılmış ve idare, 27 Eylül 2024 tarihli yazısında hatalı ödemenin açık hatadan kaynaklandığını belirterek talebi reddetmiştir. Başvuran, hatalı ödemenin geri istenmesi için 60 günlük dava açma süresinin geçmesinin, bu talebi etkileyemeyeceğini savunarak, yapılan ödemenin iade edilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

İdare, başvuranın çalıştığı PCR Laboratuvarı’nın artırımlı nöbet ücreti ödemelerine tabi olmadığını ve yapılan ödemenin hatalı olduğunu, dolayısıyla geri alınması gerektiğini belirtmiştir. Danıştay içtihatları gereğince, hatalı ödemelerin geri alınabilmesi için belirli süreler öngörülmekte olup, başvuranın talebinin bu süre içinde yapılmadığı ifade edilmiştir. İlgili mevzuat ve yüksek yargı kararları doğrultusunda, hatalı ödemenin açık hatadan kaynaklandığı ve bu nedenle başvurunun reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş olup, başvuranın yasal hak arama özgürlüğü çerçevesinde, idare mahkemelerinde dava açma süresinin devam ettiği belirtilmiştir. İdarenin, başvuranın itirazlarına karşı uygun yolları göstermesi gerektiği de vurgulanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/12725-S.24.19226

BAŞVURU NO : 2024/12942

KARAR TARİHİ : 21.11.2024

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : DENİZLİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Dava Açma Süresinden Sonra Talep Edilen Fazla Ödenen

Nöbet Ücretinin İadesi Hakkında

BAŞVURU TARİHİ : 18.10.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran vekili; İlgilinin Denizli İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Denizli Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinde diş protez teknisyeni olarak görev yaptığını, şikayet edilen idarenin 25.07.2024 tarih ve sayılı yazısı ile 2022 yılı Mart-Haziran ayları arası döneme ilişkin tarafına hatalı şekilde artırımlı nöbet ücreti ödendiği belirtilerek iadesini talep ettiğini, ilgili tarafından faiz işlememesi ve icra takibi başlatılmaması adına yasal faizi ile birlikte toplam 1.982,14 TL’lik tutarın ödenmiş olmakla birlikte; hatalı ve yersiz ödemenin, yapıldığı tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde geri istenilmemiş olması gerekçesiyle ödemiş olduğu tutarın tarafına iadesi için 12.09.2024 tarih ve gelen evrak no’lu dilekçe ile şikayet edilen idareye başvuruda bulunulduğunu belirtmiştir. Şikâyet edilen idarenin 27.09.2024 tarih ve sayılı yazısı yapılan hatalı ödemenin açık hatadan kaynaklandığını ileri sürerek başvuruyu reddettiğini fakat yapılan hatalı ve yersiz ödemenin açık hatadan kaynaklı olmayıp, Danıştay

İBK’nın 22.12.1973 tarih ve 1968/8 E. 1973/14 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereği yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı ve hilesi halleri dışında kalan hatalı ödemeler, ancak ödemenin yapıldığı tarihten itibaren dava açma süresi içerisinde geri istenebilmekte olduğunu, bu süre geçtikten sonra hatalı ödemenin geri istenilmesi mümkün olmadığını, ilgili ödemelerin dava açma süresi içerisinde istenilmediğini belirterek, yasal mevzuat ve hukukun temel ilkeleri gereğince şikayet edilen idareye, kendisinden tahsil edilen toplam 1.982,14 TL’lik tutarın iade edilmesine ilişkin talebinin reddine dair

27.09.2024 tarih ve sayılı işleminin iptali gerektiği yönünde tavsiyede bulunulmasını talep

etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Denizli İl Sağlık

Müdürlüğünün – – sayı 01.11.2024 tarihli cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek 33. Maddede “Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir.(Ek cümle: 2/1/2014 – 6514/10 Md.) Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir. Ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz. Bu ücret damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.” ve 3 Eylül 2023 tarihli 32298 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına

Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin Toplu Sözleşme 7. Madde 3. Fıkradada“Diyaliz, ameliyathane ve mesai saatleri dışında acil servise hizmet veren röntgen ve laboratuvar hizmetleri ile Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde tutulan nöbetler için ödenen nöbet ücretleri %50 artırımlı ödenir.” denildiği,

2.2. Başvuranın çalışmış olduğu birim olan PCR Laboratuvarının belirtilen birimler içerisinde yer almadığından dolayı nöbet ücretlerinin artırımlı ödenmesinin mümkün olmamakla birlikte ilgili kişiye yapılan nöbet ödemesinin hesaplanan nöbet bordrolarında da açıkça görüleceği üzere artırımlı birim olan

Acil Ser.Hiz.Ver.Rön. ve Lab. Hiz. Nöbeti olarak ödendiği, yapılan ödemenin açık hatadan kaynaklandığı ve sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu görülerek geriye dönük yersiz ve fazla ödemenin yasal faiziyle hesaplanarak iade edilmesi gerektiği mütalaa edilerek kişi borcu çıkartıldığı,

2.3. Nöbet bordrolarından da anlaşılacağı üzere kişinin Acil Servise hizmet veren birimde nöbet tutmadığı halde almış olduğu nöbet ücretinin artırımlı Acil Ser.Hiz.Ver.Rön. ve lab. Hiz. Nöbetinden aldığı açıkça görüldüğü, Sağlık Bakanlığı EKOBS sisteminden hesaplanan nöbet bordroları E-Devlet üzerinden kişiler tarafından takip edilebilmekte ve ödemenin muhatabı olan kişilerin kolayca anlayabileceği şekilde bordroda net bir şekilde görüldüğü,

2.4. Açıklanan nedenlerden de anlaşılacağı üzere yapılan ödemenin açık hatadan kaynaklandığı ve bunun sonucunda sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiğinin aşikar olup kişinin iddia etiği şekilde 60 günlük dava açma süresinin değil sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın Borçlar Kanununun 82. Maddesinde yer alan sürelere göre değerlendirilmesi gerektiği bu nedenle ilgili kişiye yapılan ödemenin idare tarafından açık hata ve bundan kaynaklı sebepsiz zenginleşme olduğu belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Zamanaşımı başlıklı 82. Maddesinde; “Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir.” 6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; Ek 33. maddesinde; “Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir.(Ek cümle: 2/1/2014 – 6514/10 Md.) Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir. Ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz. Bu ücret damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.”

7. 3 Eylül 2023 tarihli 32298 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve

Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin Toplu Sözleşmenin Sağlık ve Sosyal Hizmet

Sınıfına ilişkin bölümünün “Nöbet ücreti” başlıklı 7. Madde 3. Fıkrasında; “Diyaliz, ameliyathane ve mesai saatleri dışında acil servise hizmet veren röntgen ve laboratuvar hizmetleri ile Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde tutulan nöbetler için ödenen nöbet ücretleri %50 artırımlı ödenir.”

Hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SAADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuran vekili; İlgilinin Denizli İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Denizli Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinde diş protez teknisyeni olarak görev yaptığını, şikayet edilen idarenin 25.07.2024 tarih ve sayılı yazısı ile 2022 yılı Mart-Haziran ayları arası döneme ilişkin tarafına hatalı şekilde artırımlı nöbet ücreti ödendiği belirtilerek iadesini talep ettiğini, ilgili tarafından faiz işlememesi ve icra takibi başlatılmaması adına yasal faizi ile birlikte toplam 1.982,14 TL’lik tutarın ödenmiş olmakla birlikte; hatalı ve yersiz ödemenin, yapıldığı tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde geri istenilmemiş olması gerekçesiyle ödemiş olduğu tutarın tarafına iadesi için 12.09.2024 tarih ve gelen evrak no’lu dilekçe ile şikayet edilen idareye başvuruda bulunulduğunu belirtmiştir. Şikâyet edilen idarenin 27.09.2024 tarih ve sayılı yazısı yapılan hatalı ödemenin açık hatadan kaynaklandığını ileri sürerek başvuruyu reddettiğini fakat yapılan hatalı ve yersiz ödemenin açık hatadan kaynaklı olmayıp, Danıştay

İBK’nın 22.12.1973 tarih ve 1968/8 E. 1973/14 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereği yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı ve hilesi halleri dışında kalan hatalı ödemeler, ancak ödemenin yapıldığı tarihten itibaren dava açma süresi içerisinde geri istenebilmekte olduğunu, bu süre geçtikten sonra hatalı ödemenin geri istenilmesi mümkün olmadığını, ilgili ödemelerin dava açma süresi içerisinde istenilmediğini belirterek, yasal mevzuat ve hukukun temel ilkeleri gereğince şikayet edilen idareye, kendisinden tahsil edilen toplam 1.982,14 TL’lik tutarın iade edilmesine ilişkin talebinin reddine dair

27.09.2024 tarih ve sayılı işleminin iptali gerektiği yönünde tavsiyede bulunulmasını talep

etmektedir.

10. Başvuru dilekçesi ve idarenin cevabı birlikte değerlendirildiğinde; anlaşmazlığın temelini başvurana yapılan hatalı ödemenin tahsilinin hangi süreler içerisinde talep edilebileceğinin oluşturduğu anlaşılmıştır.

11. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında; İdarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının ise, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği belirtilmiş olup; anılan kararın gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine, idare edilenlerin gerçek dışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa ve idareyi bu konuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden söz etmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemeler için süre düşünülemeyeceği, bu ödemelerin her zaman geri alınabileceği; ancak bunun dışındaki hatalı ödemeler için memurun iyi niyetinin istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilen istisnalar dışındaki hatalı ödemelerin ancak dava süresi içinde geri alınabileceği vurgulanmıştır.

12. Hak doğurucu ve hukuka aykırı idari işlemler geri alınırken idarenin süre konusunda sınırsız yetkisi bulunmamaktadır. Bu geri alma işlemlerinin tamamı, işlemin özelliklerine ve muhtevasına göre belirli sınırlamalara tabidir. Başvuru konusu olayda, ilgili mevzuat ve yüksek yargı kararları göz önüne alındığında hatalı ödemeye sebep olan idari işlemde yokluk, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi halleri mevcut olmadığından işlemin açık hatadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ödemenin tahsilinin yapılabileceği sürenin belirlenmesinin temeli olacaktır.

13. Bu halde açık hata kavramının irdelenmesi gerekecektir. Açık hatanın tanımlanmasında gerek doktrinde gerek ise yüksek yargı kararlarında iki yaklaşım mevcuttur.

13.1. Bu yaklaşımların biri açık hatanın mevzuata aykırılığı doğrudan ve aşikâr olan işlemlerin tamamını kapsadığıdır. Bu halde mevzuatta herhangi bir yorum, değerlendirmeye, görüşe yer bırakmayacak şekilde belirlenmiş olan hususta yapılan aykırı bir işlemin her halükarda açık hatayı oluşturacağıdır. Bu hususta dikkat edilmesi gereken temel durum idari işleme konu olayın işlemle ilgili mevzuatta yer alan her hususunun yorum ve değerlendirmeye muhtaç olmayacak kadar açık olmasıdır. Geri alınan idari işlemde dayanak hata, işlemin muhatabı tarafından da idari işlemi uygulayan tarafından da herhangi bir kuşkuya mahal vermeyecek derecek anlaşılabilmelidir.

13.2. İkinci yaklaşım ise ilk yaklaşımı daha da daraltan bir yaklaşımdır. Buna göre açık hata idari işleme muhatap olan kişinin bu işlem gerçekleştikten sonra işlemdeki hatayı fark edebileceği durumda olduğu hatadır. Buradaki yaklaşım hile kavramına yaklaşabilen gecikmiş hile vasfı atfedilebilecek bir eylemin varlığını da kabul etmeyi gerektirecek bir yaklaşımdır. Zira muhatabı tarafından fark edildikten sonra idareye bildirilme yükümlüğünün oluşup oluşmayacağı işlemin muhtevasına göre başka sonuçlar oluşturabilecektir. Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin sonucu olarak geri alma zamanının sınırlarını, Borçlar Kanununun zamanaşımı sınırlarına taşınması şeklinde yaptırımlandırılması olacaktır.

Burada aynı zamanda işlemin muhatabının iyi niyeti de korunmaktadır.

14. Hatalı yapılan idari işlemle ilgili değerlendirme yapılırken korunması gereken değerler muhatabının hakları ve iyi niyeti ile birlikte kamunun yararıdır. Açık hatanın varlığı sonucu yapılacak geri alma işleminin koruması gereken değerlerde de dengenin sarsılmaması gerekecektir. Yüksek yargı içtihatları ve doktrindeki görüşler dikkate alındığında açık hatanın oluşması için birden farklı hususun beraber oluşması gerekecektir. Öncelikle yapılan idari işlem mevzuata aykırı olmadır. Bununla birlikte yapılan idari işlem ile mevzuatta bu hususta yer alan hükmün, işlemle ilgisi olsun olmasın herkes tarafından yoruma gerek olmaksızın aykırılığının anlaşılması gerekmektedir. Ayrıca idari işlemdeki hatanın kaynağının tespiti için herhangi bir araştırma, hesaplama ve benzeri ayrıntılama işlemine ihtiyaç olmaksızın tespit edilebilir olması gerekmektedir. Burada hatanın idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata olması husus da önem arz edecektir. Fakat burada dikkate alınması gereken idari işlemin muhatabının ilgili hatanın varlığını idareden önce anlaması değil kolayca anlayabileceği bir açıklıkta bir hata olmasıdır.

15. Başvuruya konu idari işlem incelendiğinde; ilgili işlemin dayanağının Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin Toplu Sözleşmenin Sağlık ve Sosyal Hizmet

Sınıfına ilişkin bölümünün “Nöbet ücreti” başlıklı 7. Madde 3. Fıkrasında yer alan “Diyaliz, ameliyathane ve mesai saatleri dışında acil servise hizmet veren röntgen ve laboratuvar hizmetleri ile Entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde tutulan nöbetler için ödenen nöbet ücretleri %50 artırımlı ödenir.” Hükmü olduğu, ilgili hükümde “acil servise hizmet veren ” röntgen ve laboratuvarlarda tutulan nöbet ücretlerinin artırımlı ödeneceğinin açıkça belirtildiği, bu husustan yararlanacak olanların yalnızca acil servise hizmet

veren birimlerde çalışanlar olacağının herhangi bir yorum, görüş ve değerlendirmeye mahal olmaksızın anlaşıldığı, başvurana yapılan fazla ödemelerin kaynağının tespiti; nöbet bordrolarının nöbet maddesine bakıldığında PCR Laboratuvar yerine Acil Ser.Hiz.Ver.Rön. ve Lab. Hiz yazdığının görülmesi ile herhangi bir araştırma ve incelmeye gerek olmaksızın anlaşılabileceği görülmüştür. Ayrıca başvuran tarafından, kendisine yapılan nöbet ödemesine ilişkin bordro incelendiğinde hatanın, görev yerinin yanlış seçilmesinden kaynaklandığını kolayca anlayabilecek kadar açık bir hata olduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle; ilgili fazla ödemedeki hatanın olağan hatayı aşarak açık hata niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.

16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana 2022 yılı Mart-Haziran ayları arası döneme ilişkin hatalı şekilde artırımlı nöbet ücreti ödendiği belirtilerek iadesi talebi şeklinde tezahür eden idari işlemde, iadeye konu hatanın açık hatadan kaynaklanması sebebiyle Türk Borçlar kanununun 82.

Maddesinde yer alan zamanaşımı hükümlerine göre süresinde talep edildiği, bu nedenle başvuranın yapılan geri ödemenin kendisine iadesi yönündeki talebi hakkında ret kararı verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine de uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)

dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve DENİZLİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi