ÖZET: Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde zabıta memuru olarak çalışan bir başvuran, boşanma tarihinin 26.11.2024 olduğunu belirterek, 15.01.2024-15.11.2024 dönemi için geriye dönük aile yardımı talep etmiştir. Başvurunun incelenmesi sonucunda, belediyenin başvuranın aile durumunu değiştiren belgeleri dikkate alarak, belirtilen dönemlerde aile yardımı ödemelerini gerçekleştirdiği, ancak boşanma tarihinin geç bildirilmesi nedeniyle ek bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, geriye dönük aile yardımı ödeneği verilmemesi işleminin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir. Aile yardımı ödeneği, memurun aile durumuna bağlı olarak elde ettiği bir haktır ve bu hak, ilgili mevzuat çerçevesinde korunmaktadır. Başvuranın durumu geç bildirmesi, hakkının kaybına neden olmamalıdır.

Sonuç olarak, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi amacıyla eksik ödenen aile yardımı tutarının makul bir süre içinde ödenmesi tavsiye edilmiştir. İdarenin bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve gerekli işlemleri 30 gün içinde bildirmesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/2031-S.25.3135

BAŞVURU NO : 2024/15494

KARAR TARİHİ : 25.02.2025

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TEKİRDAĞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Geriye dönük aile yardımı ödenmesi talebi hakkında.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 14.12.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinde zabıta memuru kadrosunda görev yaptığını, boşanma mahkeme karar tarihinin 26.11.2024 olduğunu belirterek; aile yardımının 15.01.2024-15.11.2024 dönemi için geriye dönük tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Tekirdağ Büyükşehir

Belediyesinin 13.01.2025 tarih ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Belediyede zabıta memuru olarak görev yapan başvuranın 04.12.2024 tarihli dilekçesi ile 15.01.2024

– 15.11.2024 maaş dönemlerinde kendisine ödenmeyen aile yardımı tutarını talep ettiği, 2.2. Talebinde belirtilen 15.01.2024, 15.02.2024 ve 15.03.2024 maaş dönemlerindeki aile yardımının personelin sunmuş olduğu 25.12.2023 tarihli Aile Yardımı Bildirimi formunda bildirdiği eş ve çocuk durumuna göre kendisine ödendiği, 2.3. Ancak başvuranın 21.03.2024 tarihinde aile durumunda değişiklik olması sebebiyle yeni bir Aile

Yardımı Bildirimi formu sunduğu, Aile Yardımı Bildirimi formunun incelenmesinde personelin medeni durumunu bekar olarak işaretlediği, eş durumunun boş bırakıldığı sadece çocuk bilgilerini yazdığı, ayrıca

Aile Yardımı Bildirimi formu ekinde sunulan Çorlu 3. Aile Mahkemesinin 24.01.2024 karar tarihli, / Esas ve / Karar numaralı gerekçeli kararının (mahkeme kararının sadece 2 sayfasını sunmuştur, özel hayatın gizliliği kapsamında karar tutanağının tamamı istenmemiştir) Anlaşmalı Boşanma davası olduğu ve karar içeriğinde belirtilen taraf beyanlarından çocuğun velayetinin de başvuranın eski eşine bırakıldığının anlaşıldığı,

2.4. Tüm bu bilgiler göz önünde bulundurulduğunda personelin boşanma tarihi olarak gerekçeli karar tarihi olan 24.01.2024 baz alınmış ve personele 15.01.2024, 15.02.2024 ve 15.03.2024 maaş dönemlerinde ödenen aile yardımlarından 15.02.2024 ve 15.03.2024 maaş dönemlerinde ödenen aile yardımları

15.04.2024 tarihinde yersiz ödeme olarak geriye alındığı, kendisine bu tarihten itibaren herhangi bir aile

yardımı ödenmediği, 2.5. Başvuranın 04.12.2024 tarihinde sunmuş olduğu dilekçesi ve ekinde bulunan Nüfus Kayıt Örneği incelendiğinde boşanma tarihinin 26.11.2024 olduğu, bu kapsamda personelin geriye dönük tamamını talep etiği aile yardımı tutarları ile ilgili olarak Karar No’lu 31.08.2023 karar tarihli Kamu Görevlileri

Hakem Kurulu Kararının 35 inci maddesi gereğince Eylül, Ekim ve Kasım 2024 aylarına ait olmak üzere üç aylık aile yardımı tutarı olan 6.871,11-TL’nin Aralık 2024 maaşı ile birlikte başvurana ödendiği, 2.6. Konu ile ilgili Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 09.12.2021 tarihli ve 2377182 sayılı görüşünün de yaptıkları işlem ile aynı yönde olduğu görüldüğünden başvurana geriye dönük olarak başka bir ödemenin yapılamayacağı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7.5.2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” 4. 14.6.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, 5.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.” 5.2. “Aile Yardım Ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde; “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)

aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir…” 5.3. “Aile Yardımı Ödeneğinin Ödeme Usulü” başlıklı 203 üncü maddesinde; “Aile yardımı ödeneği

Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir…”

5.4. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde; “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.” 5.5. “Aile yardımı ödeneği hakkını kaybetme” başlıklı 205 inci maddesinde; “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneği hakkını eşinden boşanma veya eşinin ölümü, çocuk için ödenen yardım ödeneği hakkını da çocuğun ölümü veya 206 ncı maddedeki hallerin vukuunu takip eden ay başından itibaren kaybeder.” 6. 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim

Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir.”; 12 nci maddesinde ise, sosyal yardım ödemelerinde ödemenin çeşidine göre gerekli olan belgeler sayılmış ve aylıkları ile birlikte ödenen aile yardımının personelin ilk işe girişinde alınacak aile yardımı bildirimine dayanılarak ödeneceği, bu bildirimin personelin aile yardımından yararlanan eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenileneceği, 7. 31.8.2023 tarihli ve 2023/1 Karar No’lu Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma” başlıklı 35 inci maddesinde; “Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve

01.10.2023 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı

ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.” düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurana geriye dönük aile yardımı ödeneği verilmemesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Tavsiye Kararı verilmesi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, zabıta memuru kadrosunda görev yaptığını, boşanma mahkeme karar tarihinin 26.11.2024 olduğunu belirterek; aile yardımının 15.01.2024-15.11.2024 dönemi için geriye dönük olarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.

10. İdareden temin edilen bilgilerden, başvuranın boşanma tarihinin 26.11.2024 olduğu, bu tarihten itibaren çocuğunun velayetinin de başvuranın eski eşine bırakıldığı, başvurana talep tarihinden geriye yönelik 3 ay aile yardımı ödendiği anlaşılmıştır.

11. Aile yardımı, Anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkesinin ve ailenin korunması ilkesinin bir gereği olarak, ayrıca taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerde yer alan Devletin anne ve çocukların korunması için aile yardımları ve mali düzenlemeler dahil her türlü yöntemle gerekli tedbirleri alacağı yönündeki hükümler uyarınca, aynı statüde çalışan kamu görevlilerinden eş ve çocuklarının durumları nedeniyle fazladan mali külfete katlanmak durumunda kalanlara verilen, ücrette adaletin sağlanmasına katkı sağlamak amacına yönelik olarak ihsas edilmiş olan memurun mali özlük haklarından biridir.

12. Somut olayın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle aile yardım ödeneğine nasıl hak kazanıldığı ve söz konusu ödemeye yönelik başvuru veya bildirim için bir süre sınırlandırması bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.

13. Bilindiği üzere eş için ödenen aile yardımı ödeneği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 204 üncü maddesinde “evlenme” olayının gerçekleşmesine, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneği ise “doğum” olayının gerçekleşmesine bağlanmış ve evlenmenin ve/veya doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağı ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 202 nci maddesinde ise bu ödeneğin, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ve 206 ncı maddedeki istisnalar haricinde çocukları için yapılacağı ifade edilmiştir.

14. Söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere; eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinin, evlenme olayının vuku bulması ile çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinin ise doğum olayının vuku bulması ile elde edilen kazanılmış bir hak olarak dikkate alınması gerektiği, ancak eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinde, eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartına bağlandığı, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinde ise

657 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinde belirtilen istisnaların göz önünde bulundurulması gerektiği

ortadadır.

15. Anılan Kanunun 205 inci maddesinde ise aile yardımı ödeneği hakkının hangi durumlarda kaybedileceği düzenlenmiş olup; buna göre, eş için ödenen aile yardımı ödeneği hakkının eşinden boşanma veya eşinin ölümü, çocuk için ödenen yardım ödeneği hakkının da çocuğun ölümü veya 206 ncı maddedeki hallerin vukuunu takip eden ay başından itibaren kaybedileceğine hükmedilmiştir.

16. Öte yandan başvuru konusunun, Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirilmesi de gerekmektedir. Malum olduğu üzere, ilgili Yönetmeliğin amacı, “harcamalarda ödeme belgesine dayanılacak kanıtlayıcı belgeleri ve bu belgelerin şekil ve türlerini” belirlemektir. Anılan

Yönetmelikle hakkın nasıl kazanılacağı değil ödemenin hangi belgeler üzerinden yapılacağı belirlenmektedir. Bir başka ifade ile kişi bu ödeneğe, ilgili Yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğunda değil 657 sayılı Kanunda yer alan şartları yerine getirdiğinde hak kazanmaktadır. Kaldı ki Anayasanın 128 inci maddesi gereğince memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında yönetmelik hükmüne dayanarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermenin mümkün bulunmadığı da açıktır.

17. Konunun, aile yardım bildiriminin verilmesinin herhangi bir süre şartına tabi olup olmadığı yönünden değerlendirilmesinde ise; yukarıda yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerinde, hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceği, ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiş olmakla beraber geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Keza Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde de buna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.

Dolayısıyla söz konusu bildirim için herhangi bir süre şartı getirilmediği anlaşıldığından hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden geriye dönük olarak aile yardımı talep edilmesinin önünde de engel bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir.

18. İlgili idarece her ne kadar Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının 35 inci maddesine istinaden, geriye dönük 3 aylık aile yardımı ödendiği belirtilmişse de, toplu sözleşmeler vasıtasıyla esasında kamu görevlilerinin sahip oldukları haklara ilave bazı haklar elde etmelerinin amaçlandığı, dolayısıyla yukarıda yer alan açıklamalar ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bahsi geçen Hakem Kurulu Kararı hükmü ile memurlara yeni bir hak verilmesinden ziyade, memurların zaten sahip oldukları hakkın kısıtlandığı görülmektedir. Emsal nitelikteki Danıştay 11. Dairesinin 13.06.2014 tarihli ve E:2013/3728, K:2014/4312 sayılı kararında da; “emekliliği hak etmiş olan memurlara toplu sözleşmeye göre hiçbir sosyal

denge yardım ödemesi yapılamayacağı yolunda bir hüküm konulmasıyla, memurlara sosyal denge tazminatı ödenmesinin dayanağı olan mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamalar getirildiği ifade edilerek, davacının parasal haklarından yoksun bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmadığına hükmedilmiş ve bu durumun tarafların sözleşme şartlarını belirleme yetkisi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle davanın reddi yönünde tesis edilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği” belirtilmiştir.

19. Normlar hiyerarşisi gereğince ilgili mevzuat hükümleri kendinden bir önce gelen mevzuat hükümlerine aykırı olamayacağı gibi, bu hükümleri daraltıcı nitelikte de olamaz. Dolayısıyla Devlet Memurları Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerinde bildirimin esas alınmış olması ve geriye dönük ödeme ile ilgili sınırlayıcı bir hüküm getirmemiş olmasına rağmen ilgili Hakem Kurulu Kararı hükmünde bu şekilde kazanılmış hakkın kullanılmasını sınırlayıcı nitelikte hüküm konulması hukukun genel prensiplerine aykırılık oluşturacağı değerlendirilmiştir.

20. Aile yardım ödeneği, eşi çalışmayan ve bu nedenle geliri azalan ailenin korunması amacını da taşıyan bir düzenlemedir. Anayasa Mahkemesinin 03.04.2001 tarihli ve E:1999/50, K:2001/67 sayılı kararında kazanılmış hak “kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haktır” şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla başvuruya konu dönemde aile yardımı almaya hakkı olan ilgilinin söz konusu durumu geç bildirmesi neticesinde anılan hakkın kazanılması hususunu olumsuz etkilememektedir. Bu çerçevede, sonradan başvuruda bulunsa bile durumunu belgeyle kanıtlaması halinde bu ödeneğin memura ödenmesi gerekmektedir.

21. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; aile durumu/yardımı bildiriminin hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın aile yardımı ödeneği hakkına ilişkin şartı taşıdığı dönem boyunca ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak, başvurana geriye dönük aile yardımı ödeneği verilmemesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup yetkili ve görevli mahkemelerde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi kapsamında, eksik ödenen aile yardımı ödeneğinin makul süre içinde ödenmesi hususunda, TEKİRDAĞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Tekirdağ Büyükşehir Belediye

Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve TEKİRDAĞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi