|
ÖZET: Başvuruda, Orhangazi Devlet Hastanesi’nde görevli bir diş hekiminin, 30.01.2025 tarihli malzemelerin uygunsuz ürün bildirimi olmadığı halde kullanılmadan iade edilmesi nedeniyle 17.09.2024 tarihinde aldığı uyarma cezasının iptali talep edilmiştir. Başvuran, bu cezanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak, idari soruşturmanın mantıksal çelişkiler içerdiğini belirtmiştir. Sağlık Bakanlığı, yapılan disiplin soruşturmasının mevzuata uygun olduğunu ve başvuranın iade talebinin kamu zararı oluşturabileceğini ifade etmiştir.
İdare, başvuranın, 2016 yılından beri kullanılmayan malzemeleri iade etmesinin yanı sıra, hastanede gerekli tedavi hizmetlerini sunmadığını ve bu durumun hasta mağduriyetine yol açtığını vurgulamıştır. Başvuranın itirazı, Bursa Valiliği İl Disiplin Kurulu tarafından reddedilmiş ve ceza onanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesi yönünde öneride bulunmuş ve disiplin cezasının hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları ışığında, verilen disiplin cezasının usul ve esas açısından hukuken yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2025/2459-S.25.3710
BAŞVURU NO : 2024/15982
KARAR TARİHİ : 03.03.2025
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Uyarma disiplin cezasına itiraz hakkında.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 23.12.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. , Sendikası temsilcisi tarafından Dt.
adına Kurumumuza yapılan başvuruda özetle; Orhangazi Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından başlatılan soruşturma neticesinde diş hekimlerinin 30.01.2025 miadlı malzemelerin uygunsuz ürün bildirimi olmadığı halde hiç kullanılmadan iade talebinin verildiği iddiası ile 17.09.2024 tarihinde uyarma cezası ile tecziye edildiği, ilgili cihazların kullanım dışı olduğunun resmi kayıtlarla belgelenmiş olması beklendiği, böyle bir durumda doktorlar hakkında cihazı neden kullanmadılar şeklinde bir soruşturma açılmasının idari ve mantıksal açıdan çelişkili bir durum oluşturduğu, bu nedenle haksız idari soruşturma neticesinde almış olduğu uyarma cezasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu belirtilerek; söz konusu disiplin cezanın iptali talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında Sağlık Bakanlığının 07.01.2025 tarih ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Orhangazi Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından başlatılan soruşturma neticesinde, 27.11.2023 tarih ve ile 22-d (doğrudan temin) yöntemi ile gutta percha karışık 0,4-0,6 açılı isimli
30.01.2025 miadlı malzemelerin uygunsuz ürün bildirimi olmadığı halde hiç kullanılmadan iade talebinin
başvurucu tarafından verildiği iddiası ile 17.09.2024 tarihinde Uyarma cezası verildiği,
2.2. Başvurucu tarafından 20.09.2024 tarihinde Bursa Valiliği İl Disiplin Kuruluna itiraz edildiği, Bursa
Valiliği İl Disiplin Kurulunun 24.10.2024 tarihli kararı ile başvuran hakkında “kanal tedavisi yapan diğer hekimlerin hastanede mevcut bulunan diğer görüntüleme tekniklerinden yararlandığı ancak adı geçen bahse konu malzemeleri 2016 yılından beri kullanım dışı olduğunun bilindiği halde tamiri konusunda kişinin hiçbir talebinin olmadığının belirtildiği, fiilin ağırlığı sebebiyle geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmalarının olumlu değerlendirilmediği” gerekçesiyle Uyarma cezasının onandığı, 2.3. 21.11.2023 tarihinde diğer diş hekimleriyle birlikle başvuranın da imzasının olduğu ve kanal tedavisinde kullanılacak malzemeler için talepte bulundukları, ancak son kullanma tarihinin dolmasına yakın bu malzemeleri neden kullanmadıklarına dair hiçbir gerekçe olmadan resmi tutanak ile iade etmek istedikleri, Taşınır Kayıt Kontrol Biriminin son kullanma tarihi yaklaştığından başka hastanelere devir olamayabileceğini ve bu malzemelerin imha yoluna gidilebileceğini, bu durumun kamu zararına sebep olacağını bildirdiği, 2.4. Yürütülen disiplin soruşturmasının mevzuata uygun olarak 07.08.2024 tarihinde Taşınır Kayıt Kontrol
Yetkilisi ’ün tutmuş olduğu tutanağa istinaden 09.08.2024 tarihinde Orhangazi Devlet
Hastanesi Başhekimliğince muhakkik olarak inceleme/ soruşturma yapmak üzere Üroloji Uzmanı
’in görevlendirildiği, 09.09.2024 tarihinde soruşturmanın tamamlandığı, disiplin cezasının onayına dair tebliğ yazısının 17.09.2024 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, 2.5. Soruşturulan hekimin 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir” hükmü kapsamına dayanan herhangi bir durumunun söz konusu olmadığı, söz konusu cezanın nedeninin kamu zararı olmasından kaynaklandığı için herhangi bir uzlaşma yoluyla çözümünün söz konusu olmadığı, 2.6. Soruşturmaya konu olan malzemelerin başvurucu hekimin de altında imzası olarak talep ettikleri kanal tedavisinde kullanılacak malzemelerin son kullanma tarihlerinin çok yakın olması neden ile bunun bir kamu zararı olacağı açık olduğundan ve Cumhurbaşkanlığı tasarruf tedbirleri kapsamı da düşünülecek olursa disiplin cezasının yerinde olduğu, kanal tedavisi yapmayı düşünmüyorlarsa bu malzemeyi hiç talep etmemeleri ya da son kullanma tarihi yaklaşmadan iade etmeleri gerektiği, 2.7. Soruşturulan başvurucu hekim ve yine aynı kapsamda soruşturulan Dt. ’nın hastaneye başladıkları günden itibaren hiç bir kanal tedavisi yapmadıkları ve hastalarının hepsinin bu amaçla Bursa
Diş Hastanesine sevk edildiği, bu durumun çok ciddi hasta mağduriyeti oluşturduğu gibi sevk edilen ilgili hastanede de ciddi hasta yoğunluğu meydana geldiği, kendileri ile hastane Başhekimi ve Başhekim
Yardımcısının olduğu ortamda sorunun nedenlerine yönelik çok defa toplantı yapıldığı ve her defasında ilgili hekimlerin malzemelerin yetersizliğinden yakındığı, özellikle endomotor adlı cihazın olmamasının bu tedaviyi yapmamalarında etken olduğunu bildirdikleri, 03.10.2024 tarihinde başhekimlikçe endomotor temini yapıldığı ve hekimlere iletildiği, bunu takiben endomotor uçlarının yetersizliği gerekçe gösterilip başhekimliğe uç talebinde bulundukları, başhekimlik tarafından onların da alımı yapıldığı, buna rağmen ilgili hekimler tarafından kanal tedavisi uygulanmadığı, daha sonra soruşturmaya konu olan malzemeleri hiç bir neden göstermeden son kullanma tarihi yaklaşırken tutanak ile iade ettikleri, bu tarihten sonra yapılan toplantıda Periapikal Röntgen eksikliğini ve bu yüzden kanal tedavisi yapmadıklarını (ki endomotor cihazı yokken bile kanal tedavisi yapan hekimler bulunduğu) belirttiklerini, Başhekimliğin Periapikal
Röntgenin bir üstü olan RVG cihazını da temin ettiği, soruşturmaya konu olan hekimlerin kanal tedavisi yapıp bu tedavi için hastaları diş hastanelerine ve ADSM’lere yönlendirmeyip maddi ve manevi külfetten kurtarıp daha iyi bir hizmet sunmayı amaçladıkları, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 4. 14.6.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, 5.1. “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinde; “Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”, 5.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller
şunlardır:
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
…
Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” 5.3. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.” 5.4. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” 5.5. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.
Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” 5.6. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi yönündeki öneri
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Diş Hekimi başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/A-a maddesi uyarınca verilen
Uyarma cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.
8. Başvuru konusuna ilişkin İdareden temin edilen bilgi ve belgelerden; Orhangazi Devlet Hastanesinde görevli diş hekimi başvuranın, satın alma talebine istinaden 27.11.2023 tarihinde doğrudan temin yöntemi ile alınan diş ünitesinde kullanılan malzemelerin (30.01.2025 miadli), uygunsuz ürün bildirimleri olmadığı halde hiç kullanmadan son kullanma tarihinin dolmasına yakın iade talebi olduğu, bu kapsamda oluşabilecek kamu zararı, yasal ve mali sorumluluk kapsamında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/A-a maddesi uyarınca Uyarma cezası ile tecziye edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, Orhangazi Devlet
Hastanesi Başhekimliği tarafından başlatılan soruşturma neticesinde; 27.11.2023 tarihinde alınan
30.01.2025 miadlı malzemelerin uygunsuz ürün bildirimi olmadığı halde hiç kullanılmadan başvurucu
tarafından iade talebinin verildiği iddiası ile 17.09.2024 tarihinde Uyarma cezası verildiği görülmektedir.
21.11.2023 tarihinde diğer diş hekimleriyle birlikle başvuranın da imzasının olduğu ve kanal tedavisinde
kullanılacak malzemeler için talepte bulundukları, ancak son kullanma tarihinin dolmasına yakın bu malzemeleri neden kullanmadıklarına dair hiçbir gerekçe olmadan resmi tutanak ile iade talebinde bulunmaları üzerine yürütülen disiplin soruşturmasının, mevzuata uygun olarak, 07.08.2024 tarihinde
Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisinin tutmuş olduğu tutanağa istinaden Başhekimlikçe 09.08.2024 tarihinde muhakkik görevlendirildiği, 09.09.2024 tarihinde soruşturmanın tamamlandığı, disiplin cezasının onayına dair tebliğ yazısının 17.09.2024 tarihinde başvurana tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
9. Başvurucu tarafından 20.09.2024 tarihinde Bursa Valiliği İl Disiplin Kuruluna itiraz edilmiş olup; Bursa
Valiliği İl Disiplin Kurulunun 24.10.2024 tarihli kararı ile başvuran hakkında “kanal tedavisi yapan diğer hekimlerin hastanede mevcut bulunan diğer görüntüleme tekniklerinden yararlandığı ancak adı geçen bahse
konu malzemeleri 2016 yılından beri kullanım dışı olduğunun bilindiği halde tamiri konusunda kişinin hiçbir talebinin olmadığının belirtildiği, fiilin ağırlığı sebebiyle geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmalarının olumlu değerlendirilmediği” gerekçesiyle Uyarma cezası onanmıştır.
10. Başvuru konusuna ilişkin olarak İdare tarafından yapılan açıklamada; soruşturmaya konu olan malzemelerin başvurucu hekimin de altında imzası olarak talep ettikleri kanal tedavisinde kullanılacak malzemelerin son kullanma tarihlerinin çok yakın olması nedeni ile bunun bir kamu zararı olacağı açık olduğundan ve Cumhurbaşkanlığı tasarruf tedbirleri kapsamı da düşünülecek olursa disiplin cezasının yerinde olduğu, kanal tedavisi yapmayı düşünmüyorlarsa bu malzemeyi hiç talep etmemeleri ya da son kullanma tarihi yaklaşmadan iade etmeleri gerektiği ifade edilmiştir. Bunun yanı sıra, soruşturulan başvurucu hekim ve yine aynı kapsamda soruşturulan diğer hekimin hastaneye başladıkları günden itibaren hiç bir kanal tedavisi yapmadıkları ve hastalarının hepsinin bu amaçla Bursa Diş Hastanesine sevk edildiği, bu durumun çok ciddi hasta mağduriyeti oluşturduğu gibi sevk edilen ilgili hastanede de ciddi hasta yoğunluğu meydana geldiği, kendileri ile hastane Başhekimi ve Başhekim Yardımcısının olduğu ortamda sorunun nedenlerine yönelik çok defa toplantı yapıldığı ve her defasında ilgili hekimlerin malzemelerin yetersizliğinden yakındığı, talep ettikleri malzemelerin Başhekimlikçe alımının yapıldığı, buna rağmen ilgili hekimler tarafından kanal tedavisi uygulanmadığı, daha sonra soruşturmaya konu olan malzemeleri hiç bir neden göstermeden son kullanma tarihi yaklaşırken tutanak ile iade ettikleri açıklamasında bulunulmuştur.
11. Disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır.
Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.
12. Başvuruya konu disiplin cezasına ilişkin sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; söz konusu disiplin soruşturma süreçlerinde yürütülen iş ve işlemlerin, zamanaşımı süreleri, usulüne uygun savunma alınması, itiraz süreci, ceza vermeye yetkili makam gibi usulü işlemler açısından ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir.
13. Başvuru konusu somut olayımızda; İdare tarafından sunulan belgelerden, diş hekimi başvuranın, satın alma talebine istinaden 27.11.2023 tarihinde doğrudan temin yöntemi ile alınan diş ünitesinde kullanılan
30.01.2025 miadli malzemelerin uygunsuz ürün bildirimleri olmadığı halde hiç kullanmadan iade talebi
olduğundan oluşabilecek kamu zararı, yasal ve mali sorumluluk kapsamında 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 125/A-a maddesinin “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak.” fiilinin işlendiği; söz konusu fiilin karşılığı cezanın, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin (A) bendi gereği “Uyarma” cezası olduğu açıkça görülmektedir. Dolayısıyla görevle ilgili resmi araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak fiilini işlediği anlaşılan başvuranın, söz konusu fiil nedeniyle verilen disiplin cezasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir.
14. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinde yer alan “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif
olan uygulanabilir.” hükmü hususunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22.05.2024 tarih ve E:
2023/1099, K: 2024/1133 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; “Anayasanın 125 inci maddesinin dördüncü
fıkrasının son cümlesinde, “takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” kuralına ve yine
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında da, “İdari yargı yetkisi,
idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler, yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.” kuralına yer verilerek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinde idareye kendilerine disiplin cezası verilenlerden geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alanlara bir derece hafif olan disiplin cezasını uygulamak konusunda takdir hakkı tanındığı, anılan anayasal ve yasal düzenlemeler karşısında söz konusu yetkinin kullanılması açısından idarenin yönlendirilmesine veya takdir hakkına müdahale edilmesine hukuken olanak bulunmadığı; bu kapsamda kullanılan takdir yetkisinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu yönünde herhangi bir emare oluşmadığı değerlendirilmektedir.
15. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında yürütülen soruşturma sonucunda verilen disiplin cezasının usul ve esas açısından hukuken yerinde olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; yetkili ve görevli mahkemelerde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi