ÖZET: Başvuran, İstanbul Valiliği’ne can güvenliği gerekçesiyle silah taşıma ruhsatı talebinde bulunmuş, ancak başvurusu olumsuz sonuçlanmıştır. 25 Mart 2020 tarihinde gerekli belgelerle (sağlık raporu vb.) İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne başvuran kişi, 1 Haziran 2020’de Valilik tarafından başvurusunun reddedildiğine dair bir mesaj almıştır. Başvuran, silah ruhsatı alabilmek için gerekli tüm şartları yerine getirdiğini, ancak Valilik makamının kararının kendisini mağdur ettiğini ifade ederek, silah taşıma ruhsatının verilmesini talep etmiştir.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, başvuranın can güvenliği ile ilgili herhangi bir tehdit altında olmadığını tespit etmiştir. Ayrıca, başvuranın geçmişteki adli kayıtları incelendiğinde, can güvenliğini tehdit eden somut bir durumun bulunmadığı ortaya çıkmıştır. 6136 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, silah taşıma ruhsatı verilmesi konusunda Valiliklerin takdir yetkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda, başvuranın talebinin reddedilmesi, mevzuat hükümlerine uygun olarak değerlendirilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını inceleyerek, başvurunun reddi yönünde karar vermiştir. İdarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararını gözettiği ve hukuka uygun hareket ettiği sonucuna varılmıştır. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/3488-S.21.5637

BAŞVURU NO : 2020/97308

KARAR TARİHİ : 03/03/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL VALİLİĞİ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, can güvenliği nedeniyle tarafına silah taşıma ruhsatı verilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 25/09/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvuruda özetle; İstanbul Emniyet Müdürlüğüne 25/03/2020 tarihinde gerekli evraklarla (Sağlık Kurulu Heyet Raporu vb.) silah taşıma ruhsatı için gerekli evraklarla başvuruda bulunduğunu, 01/06/2020 tarihinde cep telefonuna “Can güvenliğinden silah taşıma ruhsatı için yapmış olduğunuz müracaat dosyanızın Valilik makamı tarafından olumsuz olarak imzalanmamıştır.” mesaj olarak tarafına bildirildiğini, SMMM mesleğini icra ettiğini, silahlara meraklı bir vatandaş olduğunu, poligonda ateş etmeyi sevdiğini, silah almak istediğini, silah almak istemesinin sebebi hem işi hem de kişisel zevki olduğunu, hukuki olarak silah ruhsatı alabilmesi için gerekli sağlık raporları ve emniyet onayı varken, Valilik makamının bu ret sebebiyle tarafını mağdur ettiğini düşündüğünü belirterek; silah taşıma ruhsatının tarafına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünden 07/10/2020 tarih ve S sayılı, 16/11/2020 tarih ve S sayılı yazılarımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazılarımıza cevaben İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün 23/11/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. ‘ın 19/03/2020 tarihinde Can Güvenliğinden Silah Taşıma müracaatında bulunduğu, dosya ile ilgili tahkikatlar tamamlandıktan sonra dosyanın Valiliğe onaya sunulduğu, 2.2. 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanunun

Uygulamasına İlişkin 91/1779 Sayılı Yönetmeliğin 7. maddesinin (a), (b) ve (c) bentlerinde; “İl

Valileri; Yaptıkları iş, sosyal, ekonomik, kültürel ve mesleki faaliyetleri ya da bulundukları yer ve zaman itibarıyla can güvenliklerinin ciddi ve harici tehdit ve tehlikelere maruz kalacağı kuvvetle muhtemel olduğu anlaşılan Türk vatandaşları ile karşılıklılık esasına göre ülkemizde çalışma ve ikamet izni sahibi yabancı uyruklu şahıslara, talepleri halinde silah taşıma ruhsatı verebilir. Ancak, (a) bendinde geçen şahısların can güvenliklerinin ciddi ve harici tehditlere maruz kalacağının kuvvetle muhtemel olup olmadığı hususu Valiler tarafından takdir edilir.” hükmü amir olduğu, 2.3. Valilik Makamının 28/05/2020 tarihli olurları ile başvurunun “olumsuz” olarak onaylandığının anlaşıldığı, şeklinde belirtilmiştir.

3. Diğer yandan, İdarenin söz konusu cevabi yazısında; 21/03/1991 tarih ve 91/1779 Karar

Numaralı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’in “Can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilmesi” verilmesini düzenleyen 7’nci maddesinin birinci fıkrasının, 28/07/2017 tarih ve 30137 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2017/10643 Karar

Sayılı Yönetmeliğin 4. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinden bahsedilerek, anılan

Yönetmeliğin 7’nci maddesi uyarınca can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilmesinin

Valilerin takdirinde olduğu belirtildiği, ancak Kurumumuzca yapılan mevzuat araştırmasında,

2017 yılında yapılan değişiklikten sonra “Can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı

verilmesi” noktasında İçişleri Bakanının yetkili kılındığı, fakat gerek gördüğü takdirde, İçişleri

Bakanının bu yetkisini yazılı olarak Bakan Yardımcıları veya il valilerine tamamen veya kısmen devredebileceğinin düzenlendiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede, can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilmesiyle ilgili olarak İstanbul İl Valiliğine yetki devri yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak; 18/12/2020 tarih ve S. . sayılı yazımız ile İçişleri

Bakanlığından, 11/01/2020 tarih ve S. . sayılı yazımız ile de İstanbul İl Emniyet

Müdürlüğünden bilgi ve belge talep edilmiş olup, anılan yazımıza cevaben İçişleri Bakanlığı

Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 12/02/2021 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve ekinde özetle; 3.1. 91/1779 sayılı Yönetmelik’in 7’nci maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden İçişleri

Bakanının silah taşıma ruhsatı verme yetkisini, 02/08/2017 tarihli ve 127141/1057 sayılı yazı ile 81 İl Valiliğine yetkilendirildiği, bu kapsamda İstanbul Valiliğinin 02/08/2017 tarihli olurunun dayanağı olan 6136 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 91/1779 sayılı Yönetmeliğin 7’nci maddesine göre işlem yapıldığı ve mevzuata aykırılık bulunmadığının değerlendirildiği, şeklinde denilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7’nci maddesi: “Ateşli silahları ancak; (…) 5. Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanlar, (…) taşıyabilirler veya mesken ya da işyerinde bulundurabilirler.

(…) Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri

Bakanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir.”, 7. 21/03/1991 tarih ve 91/1779 Karar Numaralı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler

Hakkında Yönetmelik’in “Can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilmesi” başlıklı 7’nci maddesi: “İçişleri Bakanı; a) Yaptıkları iş, sosyal, ekonomik, kültürel ve mesleki faaliyetleri ya da bulundukları yer ve zaman itibarıyla can güvenliklerinin ciddi ve harici tehdit ve tehlikelere maruz kalacağı kuvvetle muhtemel olduğu anlaşılan Türk vatandaşları ile karşılıklılık esasına göre ülkemizde çalışma ve ikamet izni sahibi yabancı uyruklu şahıslara,…..

talepleri halinde silah taşıma ruhsatı verebilir.

……

(Ek fıkra: 17/7/2017 – 2017/10643 K.) İçişleri Bakanı gerekli gördüğü takdirde, birinci fıkrada belirtilen yetkisini yazılı olarak Bakan Yardımcıları veya il valilerine tamamen veya kısmen devredebilir.(2)”, hükümlerini ihtiva etmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; İstanbul Emniyet Müdürlüğüne 25/03/2020 tarihinde gerekli evraklarla (Sağlık Kurulu Heyet Raporu vb.) silah taşıma ruhsatı için gerekli evraklarla başvuruda bulunduğunu, 01/06/2020 tarihinde cep telefonuna “Can güvenliğinden silah taşıma ruhsatı için yapmış olduğunuz müracaat dosyanızın Valilik makamı tarafından olumsuz olarak imzalanmamıştır.” mesaj olarak tarafına bildirildiğini, SMMM mesleğini icra ettiğini, silahlara meraklı bir vatandaş olduğunu, poligonda ateş etmeyi sevdiğini, silah almak istediğini, silah almak istemesinin sebebi hem işi hem de kişisel zevki olduğunu, hukuki olarak silah ruhsatı alabilmesi için gerekli sağlık raporları ve emniyet onayı varken, Valilik makamının bu ret sebebiyle tarafını mağdur ettiğini düşündüğünü belirterek; silah taşıma ruhsatının tarafına verilmesini talep etmektedir.

10. Somut olayda; başvuranın, can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilmesi talebiyle

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne başvurusu sonrasında, ikametgahının bulunduğu Güngören

İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı polis merkezi tarafından yapılan incelemede, başvuranın can güvenliği yönünden emniyete herhangi bir müracaatının bulunmadığı, başvuran hakkında 2019 yılında “Yankesicilik” konusu ile alakalı “Müşteki” olarak işlem yapıldığı, bunun yanında, UYAP, GBT ve Adli Sicil kayıtlarında herhangi bir kaydının bulunmadığı tespitlerinde bulunulmuştur. İdare tarafından yapılan bu tespitlerden sonra, 91/1779 Karar Sayılı

Yönetmeliğin 16’ncı maddesi kapsamında, başvuranın silah ruhsatı almasını engelleyen bir durumunun bulunmadığı değerlendirmesiyle, can güvenliğinden dolayı gözlük kullanmak şartı ile 5 yıl süreyle geçerli silah taşıma ruhsatı verilip verilmeyeceği hususunun Valilik makamının onayına sunulduğu, Valilik makamının 28/05/2020 tarihli kararıyla da başvurana silah taşıma ruhsatı verilmemesine karar verildiği incelenen belgelerden anlaşılmıştır. Diğer taraftan, bahse konu “Yankesicilik” adli vakasıyla ilgili olarak başvuranın “Müşteki” sıfatıyla Ankara

Yenimahalle Çiftlik Şehit Turgay Can Kızılırmak Polis Merkezi Amirliği’nin 08/03/2019 tarih ve 2019/ Suç numarası ile ifadesinin alındığı, düzenlenen evrakın ikmalen Ankara

Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği, bunun dışında emniyet kayıtlarında başvuranın başka bir kaydının olmadığı mevcut belgelerin incelenmesinden tespit edilmiştir.

11. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Ateşli Silahlar ve

Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’in “Can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilmesi” başlıklı 7’nci maddesi uyarınca; yaptıkları iş, sosyal, ekonomik, kültürel ve mesleki faaliyetleri ya da bulundukları yer ve zaman itibarıyla can güvenliklerinin ciddi ve harici tehdit ve tehlikelere maruz kalacağı kuvvetle muhtemel olduğu anlaşılan Türk vatandaşlarına, talepleri halinde İçişleri Bakanı tarafından silah taşıma ruhsatı verebilmektedir.

Ancak İçişleri Bakanının, gerekli gördüğü takdirde, bu yetkisini yazılı olarak Bakan

Yardımcıları veya il valilerine tamamen veya kısmen devredebilmesi mümkündür.

12. Öte yandan takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı Ve

Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997).

13. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Prof. Dr. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204).

14. Can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilmesi noktasında İdarenin bir takdir hakkı bulunduğu mevzuatın açık bir hükmü olup, başvuran açısından can güvenliği nedeniyle silah taşıma ruhsatı verilmesi talebinin mutlak anlamda kabul edilmesi gerektiği bir sonucu ortaya çıkarmamaktadır. Nitekim bu hususla ilgili Danıştay bir kararında “Kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının korunması amacıyla temel hak ve hürriyetlerin, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak Yasayla sınırlanabileceği Anayasa kuralıyla benimsenmiş olup, bir temel hak ve özgürlük olarak tanımlanamayacak olan silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı almanın herkese tanınmış bir hak olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.(Danıştay 15.Daire, E:2016/4546, K: 2018/1954, K.T.: 20/02/2018)” şeklinde değerlendirmede bulunarak, silah taşıma veya bulundurma ruhsatı almanın herkese tanınmış bir hak olmadığına vurgu yapmıştır.

15. Diğer yandan, can güvenliğini tehdit eden hususların somutlaştırılması gereklidir.

Başvuruya konu olayda ise başvuranın can güvenliğinin tehlike olduğuna ilişkin somut bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Can güvenliğinin tehlikede olduğuna ilişkin somut delil aranması hususu Danıştay’ın farklı kararlarında da yer almıştır. Şöyle ki; Danıştay bir kararında “ …

Olayda; davacı tarafından Kilis İli, Elbeyli İlçesi, Aşağıbeyler Köyü’nde yürüttüğü çiftçilik faaliyeti ve Gaziantep İli’nde yürüttüğü ticari faaliyet nedeniyle can güvenliği gerekçesiyle silah taşıma ruhsatı verilmesi istenilmişse de; dosyada mevcut bilgi ve belgelerden davacının iddialarını destekler biçimde can güvenliğinin ciddi ve harici tehdit ve tehlikelere maruz kaldığına dair herhangi bir somut bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, Yönetmeliğin 7. maddesinde düzenlenen takdir yetkisine istinaden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. (Danıştay 15.Daire, E:2015/7817, K: 2016/2931, K.T.: 26/04/2016).” şeklinde değerlendirmede bulunarak can güvenliğinin tehlikede olduğuna ilişkin somut delil aramıştır. Yine başka bir kararında ise “ …Bu çerçevede, Bakanlar Kurulu tarafından çıkartılan dava konusu Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile Valilere, 6136 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrasının (1)., (2)., (3). ve (4). bentlerinde sayılanlar dışında, görevi, sosyal konumu ve ticari ilişkileri nedeniyle can güvenliği ciddi ve haricen tehdit altında bulunduğundan bahisle ruhsat talebinde bulunan kişilerin kamu düzeni ve güvenliği açısından ruhsat almasına engel bir durumu bulunup bulunmadığı yönünden, fiziksel ve ruhsal durumları ile suç işleme konusundaki sicilleri ve eğilimlerini inceleme ve değerlendirme, sonrasında da Yönetmelikte öngörülen koşulları taşıdığı kanaatine varılan kişilerin can güvenliğinin ciddi ve haricen tehdit altında bulunup bulunmadığını takdir etme yetkisi tanındığı, bu şekilde kamu yararı ve güvenliği açısından sakınca oluşturmayacak kişilerin silah taşıma ve bulundurma ruhsatı alması suretiyle, bireyin güvenliğinin yanısıra, kamu düzeni ve güvenliğinin de sağlanmasının amaçlandığında kuşku bulunmamaktadır. (Danıştay 15.Daire, E:2015/7817, K: 2016/2931, K.T.: 26/04/2016).” şeklinde yorum yaparak, can güvenliğinin ciddi ve haricen tehdit altında bulunup bulunmadığını takdir etme yetkisinin mevzuatla idareye tanındığını açıkça belirtmiştir.

16. Bu kapsamda, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Danıştay İçtihatları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın, can güvenliği nedeniyle tarafına silah taşıma ruhsatı verilmesi talebinin reddi yönündeki idarenin işleminde, takdir yetkisinin keyfi ve kamu yararı dışında kullanıldığına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, dolayısıyla somut olayda herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idareden bundan böyle bu ilkeye uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve İSTANBUL VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi