ÖZET: Başvuran, mahkeme kararının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından uygulanmadığını belirterek, bu kararın yerine getirilmesi için tavsiye kararı talep etmiştir. Başvuru, müvekkil şirketin İstanbul’da faaliyet gösteren Özel Avcılar Hospital ile İstanbul Haliç Üniversitesi arasında imzalanan afiliasyon protokolü çerçevesinde sağlık hizmetleri protokolü yapılması isteği üzerine yapılmıştır. Ancak, başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine, Ankara 7. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın uygulanmadığı ifade edilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuruya ilişkin açıklamalarında, afiliasyon protokolünün geçerliliğinin sona erdiğini ve yeni bir sözleşme modeline geçildiğini belirtmiştir. Ayrıca, sağlık hizmetlerinin sağlanmasında yasal çerçeveye uygun hareket edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. İdare, mevcut sağlık hizmeti sunucularının sözleşmeli olduğunu ve bu nedenle başvuranın talebinin karşılanmadığını ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan incelemeler sonucunda mahkeme kararının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na bu kararın yerine getirilmesi için tavsiyede bulunmuştur. İdare, bu tavsiyeye 30 gün içinde yanıt vermekle yükümlüdür.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/15989-S.23.25152

BAŞVURU NO : 2023/13217

KARAR TARİHİ : 15.12.2023

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16.08.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza A.Ş. adına Av. tarafından yapılan başvuruda özetle; müvekkil şirketin işlettiği ve İstanbul’da faaliyet gösteren Özel Avcılar Hospital ile

İstanbul Haliç Üniversitesi arasında Vakıf Üniversiteleri ile Özel Hastanelerin İş Birliğine İlişkin Usul ve

Esaslar uyarınca imzalanan afiliasyon protokolünden sonra sağlık hizmetleri protokolü yapılması istemiyle 12/01/2022 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin, daha önce tespit edilen eksikliklerin giderildiği, üniversite hastanesi olma şartlarını yerine getirdiği ve hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle iptaline karar verilmesi talebiyle açılan davada, Ankara 7. İdare Mahkemesinin / E., / K. sayılı ve 20/02/2023 tarihli kararıyla lehlerine karar verildiği, ancak söz konusu mahkeme kararının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından uygulanmadığı belirtilerek; şikayete konu mahkeme kararının uygulanmasına yönelik tavsiye kararı alınması talep edilmektedir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından 06/09/2023 tarih ve – / -S. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, /

yazımıza cevaben anılan İdarenin 20/10/2023 tarih ve E- – – sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. “(…) Gelinen süreçte afiliye sağlık hizmeti sunucuları için “Afiliye Hastane Sağlık Hizmetleri

Protokolü” modelinden çıkıldığı ve “2023 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti

Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi” kapsamına alınarak yeni bir sözleşme modeline geçildiği ve bahse konu sağlık hizmeti sunucusu tarafından da söz konusu sözleşme imzalandığı, 2.2. Bilindiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Sağlık hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi” başlıklı 73 üncü maddesinde; “Bu

Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır.” hükmü çerçevesinde sağlık hizmetleri, Sağlık Hizmet

Sunucuları ile Kurum arasında imzalanan sözleşmeler/ protokoller yoluyla satın alındığı ve “ Sosyal

Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/Protokollerinin Hazırlanması ve

Akdedilmesine İlişkin Yönetmelik” in “Genel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesinin 2 nci fıkrasındaki; “Sözleşmeler/protokoller yoluyla satın alınacak sağlık hizmetleri, bu hizmetlerin “Sosyal Güvenlik Kurumu

Sağlık Uygulama Tebliğinde” tanımlanan sağlık hizmeti sunucularının hangilerinden karşılanacağı ile sağlık hizmetlerinin satın alımına ilişkin kurallar Kurum tarafından belirlenir.” düzenlemesi gereğince de her bir SHS grubu için (Sağlık Bakanlığı, Devlet Üniversiteleri, Vakıf Üniversiteleri, özel SHS’ ler, Belediyelere bağlı ikinci basamak SHS’ler gibi) farklı tip sözleşmeler hazırlanmakta ve tarafların karşılıklı rızası ile de imzalandığı, 2.3. Buna karşılık; Vakıf üniversiteleri ile özel hastane iş birliğinin dayanağını oluşturan 6745 sayılı

“Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde

Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun” 40. maddesiyle 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun

Ek 15 inci maddesi uyarınca Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 17.05.2017 tarih ve sayılı yazısı ekinde düzenlenen “Vakıf Üniversiteleri İle Özel Hastanelerin İşbirliği Usul Ve Esasları” nın “İşbirliği esasları” başlıklı 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yer verilen; “Tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayan veya sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim alt yapısını sağlayamayan vakıf üniversiteleri; tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı olan ve fakülteyle aynı ilde bulunan özel hastane ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilir.” düzenlemesi çerçevesinde hazırlanan işbirliği “Protokol”leri ise ilgili üniversite ve özel hastanenin yetkili makamları tarafından imzalanarak YÖK’ün ve Sağlık Bakanlığı’nın onayıyla uygulamaya konulmakta olup, işbirliği protokollerinde Kurumun imzası olmadığı gibi bu işbirliği protokollerinin tarafı da olmadığı, 2.4. Nihayetinde söz konusu hastanenin halihazırda Kurumumuz ile özel sağlık hizmet sunucusu olarak sözleşmeli olduğu ve dolayısı ile kendilerine başvuran genel sağlık sigortası kapsamındaki sigortalılara sağlık hizmeti sunmalarında bir aksaklık yaşanmadığı, üniversite hastanelerinde yapılmasına izin verilen özellikli sağlık hizmetlerinin Kurum ile sözleşmesi/protokolü olan Devlet/Vakıf üniversitelerinde verilmeye devam ettiği ve dolayısı ile bu alanda sağlık hizmeti sunumu açısından bir ihtiyaç alanı olmadığı, /

şeklinde belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî

dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”

3.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.3 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve

hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.4 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.5 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı

ödemekle yükümlüdür.”,

3.6 “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme

organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge İdare

Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez. Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır.

Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

6. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; Müvekkili lehine verilen Ankara 7. İdare

Mahkemesinin / E., / K. sayılı ve 20/02/2023 tarihli kararının Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığı tarafından uygulanmadığını belirterek; söz konusu mahkeme kararının uygulanmasına yönelik tavsiye kararı alınmasını talep etmektedir.

8. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi

E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)

9. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.

maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın

Dağıtım Ağustos 2017, s.28)

10. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.

11. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.

12. Hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir. Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur. Hizmet kusuru uygulamada üç şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir. Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu olduğu kabul edilmektedir. (Zehra Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail

Ercan, “Anayasa Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15. Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s.

412- 417)

13. Öte yandan, Kurumumuzun mahkeme kararlarının uygulanmasına yönelik emsal niteliğindeki birçok kararlarında mahkeme kararının idareler tarafından uygulanmamasının hizmet kusuru oluşturduğu ve bu durumun hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirmesi yapılarak idarelere tavsiyede bulunulmuştur. (Bkz. 2023/16447, 2023/1254, 2023/7279, 2023/6238, 2021/3491 numaralı başvurular.

https://kararlar.ombudsman.gov.tr/)

14. Diğer taraftan, Kurumumuza başvuru konusu edilen Ankara 7. İdare Mahkemesinin / E., / K. sayılı ve 20/02/2023 tarihli kararında; “- (…) Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin işlettiği ve İstanbul’da faaliyet gösteren Özel

Avcılar Hospital ile İstanbul Haliç Üniversitesi arasında Vakıf Üniversiteleri ile Özel Hastanelerin İş

Birliğine İlişkin Usul ve Esaslar uyarınca afiliasyon protokolü imzalandığı, söz konusu protokolün YÖK

Genel Kurulunun 28/10/2020 tarih ve sayılı kararıyla onaylandığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından da bu protokolün uygun bulunarak onaylandığı, akabinde davalı idareyle sağlık hizmetleri protokolü yapılması istemiyle 26/01/2021 tarihinde başvuru yapıldığı, ancak söz konusu başvurunun afiliasyonun geçerli olduğu bir yıllık süre içerisinde alınması gerekli tedbirlerin, iyileştirilmesi ve geliştirilmesi istenen hususların gereğinin yapılması ve yeni YÖK Genel Kurulu kararının iletilmesi halinde talebin değerlendirileceği gerekçesiyle 18/08/2021 tarihinde reddedildiği, bunun üzerine davacı şirket tarafından söz konusu iyileştirmelerin yapıldığı ve bu durumun YÖK Genel Kurulunun 30/12/2021 tarih ve sayılı kararıyla uygun bulunduğu belirtilerek başvurunun yeniden değerlendirilmesi istemiyle 12/01/2022 tarihinde davalı idareye başvuru yapıldığı, anılan başvuruya herhangi bir cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine, bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

– Uyuşmazlıkta, Mahkememizin 29/04/2022 tarihli ara kararıyla davalı idareden dava konusu olayla ilgili savunma yapabilmesi ve söz konusu işlemin maddi ve hukuki sebeplerinin açıklanarak işlem dosyasının gönderilmesinin istenildiği, söz konusu yazımızın davalı idareye tebliğinden sonra davalı idare vekili tarafından 16/06/2022 tarihinde kayıtlara giren savunma dilekçesiyle birlikte dava konusu işleme ilişkin işlem dosyasının gönderilmediği gibi, söz konusu dilekçede dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak da herhangi bir açıklamanın yapılmadığının görüldüğü, bunun üzerine Mahkememizin 30/06/2022 tarihli ara kararıyla davalı idareden 2.kez aynı hususların istenildiği, anılan ara kararımız üzerine davalı idarece yine dava konusu uyuşmazlıkla ilgili herhangi bir savunma veya açıklamada bulunmadan davacıya ait başvuru dilekçesi ile dava konusu işlemin tesis edilmesinden sonra tesis edildiği anlaşılan 07/06/2022 tarih ve sayılı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü yazısının gönderildiği, söz konusu yazıda özetle; ” 10.02.2022 tarihli ve 31746 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Sağlık Hizmet

Sunucularının Basamaklandırılmasına Dair Yönetmelik”in “İşbirliği protokolü bulunan özel hastaneler” başlıklı Geçici Madde 1’de yer alan; – “(1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü bulunan özel hastaneler, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeleri bitiminde bu Yönetmelik hükümlerine tabi olur.” hükmü nedeniyle vakıf üniversiteleri ile işbirliği protokolü bulunan özel sağlık hizmeti sunucuları, Kurumumuz ile sözleşmelerinin bittiği tarihten sonra yönetmelikte yer alan şartlara göre yönetmeliğin 6.

maddesi kapsamında “ikinci basamak sağlık hizmeti sunucuları” başlığı altında ya da 7. maddesinde yer alan “üçüncü basamak sağlık hizmeti sunucuları” başlığı altında yer alan özel hastane olarak basamaklandırılacağından ve halihazırda Kurumumuz ile afiliye sağlık hizmeti alım protokolü bulunan ve

vakıf üniversiteleri ile işbirliği protokolü bulunan özel sağlık hizmet sunucularının statüleri de bu şekilde değişmiş olacağından ve de söz konusu hastanelerin talep etmeleri halinde Kurumumuz ile özel sağlık hizmeti sunucuları (ikinci ve üçüncü basamak için geçerli olacak) ile yapılan tip sözleşme metnini imzalanabilecekleri düşünüldüğünden, “Sosyal Güvenlik Kurumu / Vakıf Üniversitesi ile Afiliye Hastane

Sağlık Hizmetleri Protokolü” nün “6. Protokolün Feshi” başlıklı maddesinde yer alan; “ Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla protokolü her zaman feshedebilir.” hükmü gereği Kurum ile afiliye sağlık hizmeti sunucusu olarak imzaladıkları protokollerin fesih edilmesi hususunda 08.04.2022 tarihli ve sayılı Başkanlık Makam Oluru alındığı; – Buna istinaden İl Müdürlüklerimize; görev alanlarında yer alan ve Kurumumuzla “Sosyal Güvenlik

Kurumu/ Vakıf Üniversitesi ile Afiliye Hastane Sağlık Hizmetleri Protokolü” imzalanmış bulunan tüm sağlık hizmeti sunucularına, ivedilikle “6. Protokolün Feshi” başlıklı maddesi hükmünde yer alan süre dikkate alınarak fesih bildirimi yapılması ve talep etmeleri halinde, 27.05.2022 tarihinde yayımlanan

“2022 Yılı Sosyal Güvenli Kurumu Özel Sağlık Hizmet Sunucularından Sağlık Hizmeti Alım Sözleşmesi” ni imzalayabilecekleri yönünde yazılı bildirimde bulunulması hususunda 07.06.2022 tarihli ve sayılı yazımız ile talimat verilmiştir. ” şeklinde beyanda bulunulduğu, ancak söz konusu yazının içeriği incelendiğinde, dava konusu uyuşmazlıkla bir ilgisinin bulunmadığı, zira söz konusu yazıda protokol imzalayan özel hastanelerin Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeleri bitiminde bu Yönetmelik hükümlerine tabi olacaklarının düzenlendiği, kaldı ki söz konusu Geçici 1.Maddenin Danıştay 10. Dairesi’nin 05/07/2022 tarih ve E: / kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, öte yandan söz konusu ara karar cevabında davacının başvurusuyla ilgili herhangi bir açıklamada bulunulmadığı gibi, davacının başvurusunun neden reddedildiği hususu da açıklığa kavuşturulmadığının görülmesi üzerine, nihayet 22/08/2022 tarihli ara kararımızla üçüncü defa dava konusu işlemle ilgili açıklama yapılması istenilerek işlem dosyasının gönderilmesinin istenildiği ancak davalı idarece yine bir açıklama yapılmadığı ve daha önceki ara kararda gönderilen yazının gönderildiği görülmektedir.

– Bu durumda, dava konusu uyuşmazlıkta, davacı tarafından sağlık hizmetleri protokolü yapılması istemiyle davalı idareye yapılan birinci başvuru üzerine davalı idarece, başvuruyla ilgili bazı eksiklerin olduğu, bu eksikliklerin tamamlandıktan sonra yeniden başvurulabileceği gerekçesiyle reddedildikten sonra, davacı tarafından belirtilen eksikliklerin yerine getirildiği ileri sürerek ikinci defa başvuru yapıldığı ancak bu başvurusunun zımnen reddedildiği ve davalı idarece dava dosyasına uyuşmazlıkla ilgili herhangi bir açıklamada bulunulmadığı için işlemin gerekçesinin anlaşılamadığı, söz konusu uyuşmazlığın hukuki denetiminin yapılabilmesi için başvurunun ret gerekçesinin ortaya konulması gerektiği, ancak

Mahkememizce yapılan ara kararlara rağmen davacının başvurusunun neden reddedildiği hususunda davalı idarece herhangi bir açıklama yapılmadığı görüldüğünden, davacının birinci başvurusu üzerine eksik olduğu ileri sürülen hususları tamamladığını belirterek yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin dava konusu zımnen ret işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” şeklinde denildiği görülmüştür.

15. Bu kapsamda, tüm dosya değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, söz konusu yargı kararının gecikmeli

yapılmasının hizmet kusuru oluşturması hususları gözetildiğinde, mahkeme kararının ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde iyi yönetim ilkelerine uygun davranıldığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için SOSYAL

GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE bulunulmasına,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/