|
ÖZET: Başvuran, Millî Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı biriminde görev yaparken aldığı kınama disiplin cezasının iptalini talep etmiştir. Başvurusunda, 04/04/2023 tarihinde yaşanan bir tartışma sonrası kendisine uygulanan disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu, savunma haklarının ihlal edildiğini ve itirazının incelenmeden reddedildiğini belirtmiştir. İtirazı, 25/05/2023 tarihinde reddedilmiş ve bu karar kendisine 04/08/2023 tarihinde tebliğ edilmeye çalışılmıştır. Ancak, başvuran Irak’ta görevde olduğu için tebliğden imtina etmiştir.
İdare, başvuranın “küfürlü konuşmak” disiplinsizliği nedeniyle kınama cezası aldığını ve bu cezanın 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’na uygun olarak verildiğini ifade etmiştir. Başvuranın itirazı, disiplin amirinin yetkisi dahilinde incelenmiş ve cezanın uygun bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca, disiplin cezasının verilmesinde, başvuranın geçmiş disiplin durumu ve olayın ciddiyeti göz önünde bulundurulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın disiplin cezasının iptali talebi, hukuka ve mevzuata uygun bulunarak reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin işlemlerinin gerekçeli olması ve zamanında bildirilmesi ilkelerine uyulması gerektiğini vurgulamıştır. Başvuran, bu karara karşı idari yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/1592-S.24.2569
BAŞVURU NO : 2023/13687
KARAR TARİHİ : 13.02.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
Başvurana verilen kınama disiplin cezasının iptali talebi hakkındadır
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 25.08.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığına bağlı Kara Kuvvetleri Komutanlığı
Malatya ili 2.Ordu Hava Savunma Tabur Komutanlığı bünyesinde Alaca Kapı Çadırkent bölgesinde görevli iken 04/04/2023 tarihinde Hv. Svn.Uzm.Çvş. . . ile arasında geçen tartışma sonucunda hakkında tutanak tutularak disiplin cezası verme yoluna gidildiğini, bu disiplin ceza kararına itiraz ettiğini, itirazının 25/05/2023 tarihli yazı ile reddine karar verildiğini, ancak bu yazı tarafına 04/08/2023 tarihinde Irak’ın kuzeyinde Bayraktepe üs bölgesinde tebliğ edilmek istenmesi üzerine imzadan imtina ettiğini, imzadan imtina etme sebebinin ise Irak’ın kuzeyinde Bayraktepe üs bölgesinden yazışma yapma imkânının olmaması sebebiyle idari yargı yoluna başvuru hakkının kullanılmasına engel olunacağını, bu haliyle 6 aylık sürecek görevinden dolayı mahkemeye başvuru haklarını kullanamayacağını, tarafına verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu, savunma haklarının usulünce kullandırılmadığını, itirazının incelenmeden reddedildiğini, ayrıca itirazında hakkında şikayette bulunduğu hususlar ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadığını belirtmektedir.. Başvuran, disiplin ceza kararının iptalini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 04/09/2023 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden Milli
Savunma Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 07/12/2023 tarih ve sayılı yazı ve eklerinde özetle;
2.1) Başvuranın Hv. Svn. Uzman Çavuş olarak 6. derecenin 2. kademesinde görev yaptığı, işlemiş olduğu
“küfürlü konuşmak” disiplinsizliğine ilişkin cezai işlemin 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin
Kanunu madde 16, 1 (c) (Küfürlü konuşmak, aynı rütbe ve kıdemdeki arkadaşlarına veya astlarına karşı, terbiye ve adaba uygun olmayan sözlerle konuşmak) esaslarına göre tesis edildiği,
2.2) Başvuruya konu disiplin soruşturmasına ilişkin Olay Tespit Tutanağı, Hv. Svn. Asb. Açvş. . ’ye ait
bilgi alma tutanağı, savunma istem yazısı, savunma istem yazısı tebliğ tebellüğ belgesi, Hv. Svn. Uzm. Çvş.
. .’nin savunması, disiplin ceza kararı, disiplin ceza kararı tebliğ tebellüğ belgesi, personelin cezaya itiraz dilekçesi, disiplin ceza kararına itirazın kabul edilmediğine ve cezanın onandığına dair Hv. Svn.
Tb.K.lığının yazısı, disiplin ceza kararına itiraz hakkında tebellüğ belgesi, disiplin ceza kararına itiraz hakkında tebellüğ belgesini imzalamak istemediğine dair tutanak, içeren belgelerin Ek’te sunulduğu,
2.3) 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu (1) Sayılı Disiplin Amirlerinin Ceza Yetkilerini Gösteren Çizelge’nin
(uzman çavuş rütbesindeki personele kınama cezası vermeye yetkili personelin Asb, Açvş., Asb. Çvş.ve
Asb.Kd.Çvş. hariç astsubaylar ile üsteğmen ve yüzbaşı, olarak belirtilmiştir) koyu renk ve işaretli bölümleri gereğince Hv. Svn. Uzm. Çvş. . .’nin disiplin amiri olan Kh.ve Hiz. Bl.K. Hv.Svn.Ütğm. . .
tarafından yetkisi dahilinde ‘kınama’ cezası uygulandığı,
2.4) Söz konusu disiplin cezasına ilişkin olarak ceza alan personel sıralı amirlerine silsile yolu ile başvuru
yapma imkanına sahip olduğu, 211 sayılı İç Hizmet Kanunu madde 31’de TSK personelinin başvuru şeklinin “Bir şikayet üzerine karar vermek selahiyeti, şikayetin müstenit olduğu vaka hakkında şikayet olunana disiplin cezası vermek salahiyetini haiz olan ilk disiplin amirine verildiği, o amirin vereceği karar aleyhine gerek şikayet eden ve gerekse şikayet olunan, mertebeler silsilesi yoluyla ile daha yüksek amirlere itiraz edebilir” şeklinde belirtildiği, TSK personelinin müracaat şeklinin 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu madde 25’de; “Her asker resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaatını söz veya yazı ile en yakın amirden başlayarak silsile yoluyla yapar” şeklinde belirtildiği, tüm TSK personelinin 211 sayılı TSK İç Hizmet
Kanunu bilmekle ve kanuna uymakla yükümlü olduğu, ayrıca disiplin cezalarına ilişkin olarak başvuru şeklinin başvurana Hv.Svn.Ütğm. . . tarafından 06/04/2023 tarihinde icra edilen Lider Danışmanlığı esnasında tebliğ edildiği,
2.5) Başvuru sahibinin 23/10/2023 tarihine ait disiplinsizliğine ve yazılı olarak ikaz edilmesine ilişkin
tanzim edilen belgeler; Olay tespit tutanağı, savunma istem yazısı, savunma istem yazısı tebliğ tebellüğ belgesi, başvuranın savunması, disiplin ceza kararı, disiplin ceza kararı tebliğ tebellüğ belgesi, başvuranın 22/07/2017 tarihine ait disiplinsizliğine ve uyarı cezasına ilişkin tanzim edilen belgeleri olay tespit tutanağı, savunma istem yazısı, savunma istem yazısı tebliğ tebellüğ belgesi, başvuranın savunması, disiplin ceza kararı, disiplin ceza kararı tebliğ tebellüğ belgesinin Ek’te sunulduğu,
2.6) Başvuru sahibinin 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu madde 16.1(c) ‘de geçen “küfürlü konuşmak”
disiplinsizliğini işlediğinden; dostane çözüm kapsamında başvuranın talebinin karşılanması durumunda, birlik içerisinde askeri disiplinin uygulanması aşamasında zafiyet yaşanacağı, birlikte görevli diğer personel açısından olumsuz örnek teşkil edileceği, cezanın yetkili disiplin amiri tarafından verilmiş olması yapılan itirazın yetkili ikinci amir tarafından incelenerek verilen cezanın uygun bulunmuş olması hususları dikkate alındığında dostane çözüm kapsamında başvuranın talebinin karşılanmasının uygun olmayacağının değerlendirildiği, söz konusu disiplinsizliğe ilişkin disiplin cezası uygulanmadan önce 2’nci Or.
Huk.Hiz.Bşk.lığı ile sözlü koordinasyon kurularak alınan bilgi ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda işlem tesis edildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Anayasamızın;
3.1) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak
suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,
3.2) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 211 sayılı İç Hizmet Kanunu’nun;
5.1) “Disiplin” üst başlıklı 13 üncü maddesinde; “Disiplin: Kanunlara, nizamlara ve amirlere mutlak bir
itaat ve astının ve üstünün hukukuna riayet demektir.
Askerliğin temeli disiplindir.
Disiplinin muhafazası ve idamesi için hususi kanunlarla cezai ve hususi kanun ve nizamlarla idari tedbirler alınır.”,
5.2) “Astın Vazifeleri” üst başlıklı 14 üncü maddesinde; “Ast; amir ve üstüne umumi adap ve askeri
usullere uygun tam bir hürmet göstermeye, amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur.
Ast muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştiremez, haddini aşamaz. İcradan doğacak mesuliyetler emri verene aittir.
İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur.”
5.3) “Amirin Vazifeleri” üst başlıklı 15 inci maddesinde; “Amir; emirlerini maiyetindeki her şahsa
verebilir. Vazifelerin zamanında ve tam olarak yapılıp yapılmadığı takip ve yapılmasını temin eder”,
5.4) 17 nci maddesinde; “Amir; maiyetine hürmet ve itimat hisleri verir. Maiyetin ahlaki, ruhi ve bedeni
hallerini daima nezaret ve himayesi altında bulundurur. Amirin maiyetine karşı daima bitaraflık ve hakkaniyeti muhafazası esastır.”
5.5) 18 inci maddesinde; “Amir; maiyetine disiplini bozan fiil ve hareketlerinden dolayı disiplin cezaları
verir.
Disiplin cezalarının mahiyeti ve verilmesi usulü hususi kanundaki hallere göre tayin ve tespit olunur.”
5.6) “C)UMUMİ VAZİFELER” üst başlıklı 39’uncu maddesinde; “ Silahlı Kuvvetlerde askeri eğitim
ile beraber ahlak ve maneviyatın yükseltilmesine ve milli duyguların kuvvetlendirilmesine bilhassa itina olunur.
Cumhuriyete sadakat, vatanını sevmek, iyi ahlaklı olmak, üste itaat, hizmetin yapılmasında sebat ve gayret, cesaret ve atılganlık, icabında hayatını hiçe saymak, bütün silah arkadaşları ile iyi geçinmek, birbirlerine yardım, intizam severlik, yapılması men edilen şeylerden kaçınmak, sıhhatini korumak, sır saklamak her askerin esas vazifesidir
6) 18/03/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun,
6.1) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Kanunda geçen deyimlerden;
a) Uzman Çavuş: En az lise veya dengi okul mezunu çavuşlar veya en az ilköğretim okulu mezunu olup, muvazzaflık hizmetini çavuş rütbesi ile tamamlayanlardan, muvazzaflık hizmetini müteakip Türk Silâhlı
Kuvvetlerinin devamlılık arz eden teknik ve kritik görev yerlerinde veya çavuş kadro görev yerlerinde, bu
Kanun esaslarına göre istihdam edilenler ile yönetmelikte belirtilen esaslara göre uzman onbaşılıktan uzman çavuşluğa geçirilenleri
…
ifade eder.”
7) 16/02/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun,
7.1) “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “(1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Amir: Kadro ve kuruluş yönünden bağlı olunan kimse ile amir olarak yetkilendirilmiş olan diğer kişileri, b) Disiplinsizlik: Bu Kanuna göre disiplin cezası ile cezalandırılan fiil ve hâlleri, c) Disiplin amiri: Bu Kanunla disiplin cezası vermeye yetkili kılınmış ilk amiri, ç) Disiplin amirleri: Disiplin amiri ile üst disiplin amirlerini, d) Disiplin cezası: Disiplinsizlik nedeniyle yetkili kişi veya kurullar tarafından verilen ve bu Kanunda gösterilmiş olan yaptırımları, e) Disiplin soruşturması: Disiplinsizlik yapan personel hakkında karar vermek amacıyla disiplin amirleri tarafından yapılan veya yaptırılan araştırma ve incelemeyi, f) Tahkikat: Disiplin cezasının belirlenmesi de dâhil olmak üzere, disiplin kuruluna sevk edilen personel hakkında yapılan tüm faaliyetleri, g) Üst disiplin amirleri: Disiplin amirinin kadro ve kuruluş yönünden bağlı bulunduğu ve disiplin cezası vermeye yetkili sıralı amirleri, ifade eder.
(2) Bu Kanunda tanımlanmamış kavram ve terimler için, 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı
Kuvvetleri İç Hizmet Kanunundaki tanımlar esas alınır.”
7.2) “Disiplinsizliğin oluşması ve disiplin cezalarının niteliği” başlıklı 4 üncü maddesinde, “(1)
Disiplinsizlik; bu Kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde, kasten veya taksirle işlenebilir…”,
7.3) “Takdir hakkının kullanımı” başlıklı 6 ncı maddesinde; “– (1) Bu Kanunla disiplin cezası vermeye
yetkilendirilmiş kişi ve kurullar, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar.
(2) Takdir hakkı mutlaka gerekçeli olarak kullanılır.
(3) Takdir hakkı kullanılırken; a) Disiplinsizliğin işleniş biçimi, b) Disiplinsizliğin işlendiği zaman ve yer, c) Disiplinsizliğin askeri hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, ç) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, d) Disiplinsizlik yapan personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, e) Disiplinsizlik yapan personelin daha önceki disiplin durumu, f) Disiplinsizlik yapan personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık, gibi hususlar göz önüne alınır.”,
7.4) “Disiplin soruşturması ve yetkiler” başlıklı 7 nci maddesinde; “(1) Maiyetinden birinin disiplinsizlik
teşkil edebilecek bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin
amirleri, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse, yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla ya da şahsen disiplin soruşturması yapar.
(2) Disiplin soruşturmacısı olarak tek bir kişi görevlendirilebileceği gibi en az üç kişiden oluşan bir heyet de görevlendirilebilir.”,
7.5) “Disiplin amirinin disiplin cezası verme yetkisi” başlıklı 8’inci maddesinde; “(1) Disiplinsizliği
tespit edilen personele disiplin amiri tarafından bu Kanundaki esaslara uygun olarak disiplin cezası verilir.
(2) Bu Kanunda belirlenmiş olan disiplinsizliklere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara, eylemleri adli veya askeri suç teşkil etse dahi aynı neviden disiplin cezaları verilebilir.
(3) Disiplin amiri olabilmek için; a) Amir konumunda olunması, b) Disiplin cezası verilecek personelden rütbe veya kıdemce büyük olunması, c) Disiplin cezası verilecek kişinin subay, astsubay (…)ve uzman erbaş statüsünde olması hâlinde, ilgili mevzuata göre bu personele sicil verme yetkisinin bulunması gerekir.”
7.6) “Üst Disiplin amirlerinin disiplin cezası verebileceği haller” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1) Bu
Kanunda belirlenmiş istisnalar hariç, aşağıdaki hâllerde disiplin soruşturması yapma ve disiplin cezası
verme görev ve yetkisi üst disiplin amirleri tarafından da kullanılabilir:
a) Disiplinsizlik, daha ağır bir disiplin cezası verilmesi amacıyla kendisine iletilmiş veya kendisi tarafından buna gerek görülmüşse b) Disiplinsizliğe bizzat şahit olmuşsa c) Disiplinsizlik, resmî saygınlığına ve makamına karşı işlenmişse ç) Disiplinsizlik, emri altında bulunan çeşitli kıta, karargâh ve kurumlara bağlı birden fazla kişi tarafından işlenmişse
…
disiplin cezası verme görev ve yetkisi disiplin amiri tarafından kullanılır.”
7.7) “Disiplin Cezaları” başlıklı 11 inci maddesinde; “ (1) Subay, astsubay (…) (1) ve uzman erbaşlar ile
sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda
belirtilmiştir:
a) Uyarma b) Kınama c) Hizmete kısmi süreli devam ç) Aylıktan kesme d) Hizmet yerini terk etmeme e) Oda hapsi f) Silahlı Kuvvetlerden ayırma (2) Uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezaları disiplin kurulları ve disiplin amirleri tarafından; Silahlı
Kuvvetlerden ayırma cezası yüksek disiplin kurulları tarafından verilir.”,
7.8) “Disiplin cezalarının yerine getirilme şekilleri” başlıklı 12 inci maddesinde; “ (1) Uyarma cezası;
personele, görevinin icrasında veya hâl ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
(2) Kınama cezası; personele, görevinin icrasında veya hâl ve hareketlerinde kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
….”
7.9) “Cezanın ağırlaştırılması ve disiplin amirlerinin takdir hakkı” başlıklı 14 üncü maddesinde; “…(2)
Disiplin amirleri, personelin; olumlu hizmet, sicil ve disiplin safahatı ile eylemin niteliğini göz önüne alarak bir derece hafif ceza uygulayabilir.
(3) Disiplin amirleri, uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezalarını gerektiren disiplinsizliklerinden dolayı personeline disiplin cezası vermeyebilir …”,
7.10) “Uyarma cezasını gerektiren disiplinsizlikler” başlıklı 15 inci maddesinde; “(1) Uyarma cezasını
gerektiren disiplinsizlikler şunlardır:
a) Emri mütalaa etmek: Usulüne uygun olarak kendisine verilmiş olan bir emir üzerine; emrin uygun olmadığı, yanlış verildiği, yapılamayacağı ve benzeri şekillerde amirini alenen eleştirmek veya amire karşı itirazda bulunmaktır. Amir tarafından karar verilene kadar astın fikrini savunması veya emrin kanunsuz olduğu hususundaki kanaatini belirtmek için amire yaptığı itiraz, bunları yaparken oluşabilecek diğer disiplinsizlikler saklı kalmak kaydıyla bu kapsamda disiplinsizlik teşkil etmez.
b) Görevde kayıtsızlık: Görevdeyken, yetkili makamlar tarafından izin verilen durumlar haricinde görevle veya askeri hizmetle ilgisi olmayan işlerle uğraşmaktır.
c) Hizmet dışındayken amir veya üste saygısızlık: Hizmet dışında, bilinen ve tanınan amir veya üstlere karşı saygısızlık teşkil edebilecek fiillerde bulunmaktır.
ç) Mesai çizelgesine uymamak: Özürsüz veya izinsiz olarak, mesaiye geç gelmek veya erken ayrılmak veya günlük mesai çizelgesine riayet etmemektir.
d) Kılık ve kıyafeti bozuk olmak: Kılık ve kıyafet ile ilgili olarak nizamlarda ve önceden belirlenmiş kurallara riayet etmemektir.
e) Usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak: Türkiye Büyük Millet Meclisine yapılan müracaatlar hariç olmak üzere, kanun ve nizamlarla belirlenmiş usul ve kurallara riayet etmeden yazılı, sözlü veya elektronik olarak müracaat veya şikayette bulunmaktır.
f) İsraf etmek: Yetkili makamlarca belirlenmiş tasarruf tedbirlerine riayet etmemek veya kullanımına sunulan kamu kaynağının harcanmasında gösterilmesi gereken makul seviyedeki özeni göstermemektir.
g) Saygısız davranmak: Aynı rütbe veya kıdemde bulunulan ya da amir veya maiyet ilişkisi içinde olunmayan kişilere söz ve hareketlerle sataşmak veya kötü muamelede bulunmaktır.
ğ) Başkalarını kötülemek: Amirleri, üstleri veya çalışma arkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda, onların işlem, eylem ve kişilikleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba yaratacak tarzda olumsuz sözler söylemektir.
h) Askeri nezaket kurallarına uymamak: Nizamlarla belirlenmiş olan askeri görgü, protokol ve davranış kurallarına aykırı bir biçimde tavır ve davranışlarda bulunmaktır.
ı) Hizmet haricinde yalan söylemek: Amir veya üstü tarafından denetim ve gözetim sorumluluğu kapsamında sorulan sorulara kasten doğru yanıt vermemektir.
i) Selamlama yapmamak: Selamlama ile ilgili olarak nizamlarla belirlenmiş kurallara riayet etmemektir.
j) Zamana riayet etmemek: Belirli zamanda yapılması gereken faaliyetlerde özürsüz olarak geç kalmaktır.
k) Mesai dışında aşırı alkol kullanımı: Mesai dışında sivil veya üniformalı olarak aşırı alkol alarak kişisel veya kurumsal imaj kaybı oluşturacak olumsuz davranışlarda bulunmaktır.
l) Görev dönüşü tekmil vermemek: Verilmiş bir emrin icrası veya sonuçları hakkında emri verene bilgi vererek müteakip emirlerini almamaktır.
m) Kişisel ve çevre temizliğine dikkat etmemek: Askeri hizmet esnasında belirlenmiş olan kişisel veya çevre temizliği ile ilgili kurallara riayet etmemektir.
n) Kendini geliştirmede yetersiz kalmak: Görevini etkin olarak yapabilmesini sağlayacak bilgi ve görgünün kazanılmasında göstermesi gereken gayreti göstermemektir.”
7.11) “Kınama cezasını gerektiren disiplinsizler” başlıklı 16 ncı maddesinde; “(1) Kınama cezasını
gerektiren disiplinsizlikler şunlardır:
a) Amir veya üste nezaketsizlik: Hizmette veya hizmete ilişkin hâllerde amir veya üste karşı saygısızlık teşkil edecek nitelikte olmayan ancak askeri nezaket, protokol ve terbiye kurallarına aykırılık teşkil eden fiillerde bulunmaktır. Askeri nezaket, protokol ve terbiye kurallarının astlara veya maiyete önceden ilan veya tebliğ olunması veya bu disiplinsizliği yapan kişinin makam ve rütbesi itibarıyla bu kuralları biliyor olması gerektiğinin objektif olarak kabul görmesi hâlinde disiplin cezası verilebilir.
b) Meslek etiğine aykırı davranışta bulunmak: Önceden ilan veya tebliğ edilmiş olan mesleki etik davranış kurallarına aykırı şekilde tavır ve davranışlarda bulunmaktır.
c) Küfürlü konuşmak: Aynı rütbe veya kıdemdeki arkadaşlarına veya astlarına karşı, terbiye ve adaba uygun olmayan sözlerle konuşmaktır.
ç) Askeri silsileyi bozarak hareket etmek: Müsaade edilmediği hâlde veya durumun gerektirdiği hâller haricinde, herhangi bir talebini askeri silsileye riayet etmeyerek doğrudan daha üst amirlerine iletmektir.
d) Uygun olmayan hitaplarda bulunmak: Çevresindekilere; nizamlar, emirler ve askeri teamüller ile belirlenmiş olan hitap şekilleri haricinde hitaplarda bulunmaktır.
e) Sorumluluktan kaçmak: Kanun ve nizamlar ile kendisine tevdi edilmiş görevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecek tavır ve davranışlarda bulunmaktır.
f) Askeri eşyayı uygun kullanmamak: Hizmete tahsisli bir askeri eşyayı düzgün ve talimatlara uygun kullanmayarak onun zarar görmesine veya aşırı yıpranmasına sebebiyet vermektir.
g) Sağlığın korunması kurallarına uymamak: Sağlığın korunması veya salgın ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için yetkili makamlarca yürürlüğe konulmuş tedbirlere uymamak veya hizmet verdiği ortamdaki kişilerin sağlığını tehlikeye düşürecek fiillerde bulunmaktır.”
7.12) “Disiplin amirlerince cezalandırılabilecek disiplinsizlikler ve disiplin amirlerinin takdir hakkı”
başlıklı 27’nci maddesinde; “…(2) Birinci fıkra uyarınca verilecek disiplin cezalarının türü ve miktarı; erbaş ve erin hizmet ve disiplin safahatı ile eylemin niteliği göz önüne alınarak disiplin amirleri tarafından takdir edilir. Disiplin amirleri, erbaş ve erin olumlu hizmet safahatını dikkate alarak disiplin cezası vermeyebilir…”
7.13) “Disiplin cezalarının idari işleme etkisi” başlıklı 30’uncu maddesinde; “(1) Disiplin cezaları ve
diğer idari yaptırımlara ilişkin bilgi ve belgeler, ilgililerin şahsi dosyalarına konularak muhafaza edilir ve kayıt altına alınır.
…
(3) Disiplin cezaları ve diğer idari yaptırımlar, nitelik ve niceliklerine uygun olarak; personel hakkında yapılacak sicil, terfi, atama, ayırma, ilişik kesme, sözleşme feshi, özellikli görevlere seçim ve benzeri idari işlemlerde göz önünde bulundurulur.”
7.14) “Zamanaşımı” başlıklı 39’uncu maddesinde; “(1) Disiplin amirleri tarafından, disiplinsizliğin
kendileri tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay ve her hâlde disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez. Fiil, inceleme ve araştırma yapmayı gerektirmiş ise, bir ay içerisinde inceleme ve araştırmaya başlanmış olmak ve altı ayı geçmemek kaydıyla, inceleme ve araştırma için geçen süre bir aylık süreye dâhil edilmez.”,
7.15) “Savunma hakkı” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “(1) Bu Kanunun 13 üncü maddesinin altıncı
fıkrasında düzenlenen istisna haricinde disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.
(2) (Değişik: 22/1/2015-6586/105 md.) İsnat olunan hususlar ile savunma için verilen süre açıkça ve yazılı olarak ilgiliye bildirilir. Yüksek disiplin kurulunun görevine giren disiplinsizliklerde verilecek savunma süresi üç iş gününden, diğer disiplinsizliklerde ise iki iş gününden az ve her hâlde beş iş gününden fazla olamaz. Savunması istenen kişinin talebi hâlinde ilave savunma süresi verilebilir. Ancak, ilk verilen savunma süresi ile ilave verilen savunma süresinin toplamı beş iş gününü geçemez. Verilen süre içinde savunmasını yapmayan personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,
7.16) “Disiplin amirleri tarafından verilen cezalara itiraz ve cezanın kesinleşmesi” başlıklı 41’inci
maddesinde; “1) Disiplin amirleri tarafından verilen disiplin cezalarına karşı, cezanın tebliğ edilmesinden itibaren iki iş günü içinde itiraz edilebilir. İtiraz, bir üst disiplin amirine yazılı olarak yapılır. Süresi içinde itiraz edilmez ise ceza kesinleşir.
…
(3) İtiraz, yetkili üst disiplin amiri tarafından üç iş günü içinde karara bağlanır. İlave inceleme yapılmasının gerekli olduğu durumlarda bu süre bir katına kadar uzatılabilir.
(4) İtiraz haklı görülürse, itirazı inceleyen üst disiplin amiri verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir. İtiraz haklı görülmez ise ret olunur. Karar itiraz edene tebliğ edilerek kesinleşir.”,
7.17) (2) Disiplin Ceza Puanlarını Gösteren Çizelge’nin;
CEZANIN CİNSİ CEZA PUANI
Uyarma 1
Kınama 1,5
Hizmete kısmi süreli devam 2
Aylıktan kesme 3
Hizmet yerini terk etmeme (Disiplin amiri 3,5 tarafından verilen)
Hizmet yerini terk etmeme (Disiplin kurulu 4,5 tarafından verilen)
Oda hapsi (Disiplin amiri tarafından verilen) 4
Oda hapsi (Disiplin kurulu tarafından verilen) 4,5
8) 06/09/1961 tarihli ve 10899 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet
Yönetmeliği’nin,
8.1) “Disiplin” üst başlıklı 2 nci maddesinde; “Tam ve sağlam bir disiplin için, âmir ile maiyetin karşılıklı
sevgi ve saygı ile birbirlerine itimat beslemeleri şarttır. Böyle olmayan disiplin tehlikeli olur ve sıkışık zamanlarda çabuk gevşer, bu da muvaffakiyetsizliği ve felaketi doğurur.”,
8.2) “Ast’ ın vazifeleri” üst başlıklı 4 üncü maddesinde; “Mesleğin istediği mutlak itaati her ast’ ın gönül
isteği ile yapması şarttır.
İtaatin; âmir veya üstün kanuni selâhiyetinden korkmaktan ziyade onun bilgisine, rütbe ve makamına ve şahsına karşı duyulan ve beslenen saygı ve sevgiden ileri geldiği, astın bütün hal ve hareketlerinde, her yer ve zamanda göze çarpmalı ve bakışlarında parlamalıdır. Bu saygı ve sevgi hislerini telkin eylemek de
âmirin ve üstün esas vazifelerindendir.”,
8.3) “Ast’ ın vazifeleri” üst başlıklı 6 ncı maddesinde; “Resmî veya hususi bir iş sebebiyle bir âmir veya
üst ile münasebette bulunacak her ast, her zaman askerî usullere ve askerî terbiyeye tamamıyla uymağa ve onlara karşı yüksek bir saygı göstermeğe mecburdur.”,
8.4) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 13 üncü maddesinde; “Amir maiyetinden mutlak bir itaat beklemeğe
ve istemeğe haklıdır. Amir de maiyetinin şeref ve haysiyetlerini, sağlığını ve özlük haklarını gözetmeğe mecburdur.”,
8.5) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 14 üncü maddesinde; “Amir, maiyetine eşit muamele yapmağa ve
haklarında âdil hareket etmeğe mecburdur. Fakat iyilik ve koruma düşüncesi âmirin kanun ve nizamlardan ayrılmasına sebep olamaz. Amir, göreve bağlılık ve gayret, kanun ve nizamlara uyarlık, çalışkanlık, hal ve tavrı ile maiyetine örnek olacaktır.”,
8.6) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 16 ıncı maddesinde; “Vazife esnasında âmirlerin maiyetleri ile
münasebetleri daima ciddi olmalı, vazife dışındaki münasebet ve görüşmeleri de samimi ve candan olmalı, bununla beraber itaat ve itimat hislerini bozacak derecede senli benli olmamalıdır.”,
8.7) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 20 nci maddesinde; “Amirler, maiyetlerinin ruhlarına hâkim
olmalıdır. Onların resmî veya hususi işlerinde muvaffak olmalarını temin için mümkün olan yardımları yapmalı, onların haklarını korumalı, onlara candan bir baba ve büyük kardeş duygusu ile her türlü yardımda bulunmalıdır…”
8.8) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 23 üncü maddesinde; “Amirler icabında hükmedecekleri cezanın
cins ve miktarını yalnız yapılan yolsuzluğun ve kabahatin derecesi ile ölçmemeli, astın itaate nizam ve intizama itiyadını göz önüne koyarak onun istidat, ruhi haletini de hesaba katarak tâyin etmelidir. Bu iş
âmirlerden maharet ve cesaret ister.”,
8.9) “Amirin vazifeleri” üst başlıklı 24 üncü maddesinde; “Gerek cezanın ve gerekse mükâfatın tesirli
olabilmesi için daima haklı olarak ve tam zamanında verilmesi şarttır.”,
8.10) “Müracaatlar” üst başlıklı 41 inci maddesinde; “ Her asker, resmi ve şahsi işlerinden dolayı
müracaatını söz veya yazı ile en yakın âmirinden başlayarak silsile yolu ile yapabilir. Yazılı müracaatlar dilekçe ile yapılır. Dilekçeler iyi düşünülerek ve açık dille, maksadı en iyi ifade edecek surette kanun ve nizamlara uygun olarak yazılmalıdır.
Ağızdan yapılan müracaatlarda da aynı kaidelere uyulur. Silâhlı Kuvvetlerde görevli sivil personelin de müracaatları aynı usul ve kaidelere uyularak yapılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran tarafından, yukarıda ifade edilen gerekçelerle
hukuka aykırı olduğu iddia edilen “kınama” disiplin cezasının geri alınması talep edilmektedir. Bu talebe istinaden yapılan, şikâyete konu disiplin cezasının incelenme ve araştırılması neticesinde;
11) Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin
mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, kamu görevlilerinin özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle disiplin cezalarının sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olduğu; bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurulların mevzuatla belirlendiği, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkelerinin oluşturulduğu bilinmektedir.
12) Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi
hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturmada olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir.
13) İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke
genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar. İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.
14) Disiplin cezası niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklı olduğundan; disiplin cezaları, disiplin
cezasını vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir.
15) Milli Savunma Bakanlığı’ndan istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan idare tarafından
Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.
15.1) 04/04/2023 tarihinde başvuran Hv. Svn. Uzm. Çvş. . .’nin, Hv. Svn.Uzm.Çvş. . .’e “Yavşak”
diyerek küfür ettiği gerekçesiyle Disiplinsizlik Olay Tespit Tutanağına istinaden birinci sicil amiri Hv.
Svn.Üst. . . tarafından tespit edildiği, akabinde bilgi alma/ifade tutanağı düzenlenerek başvurandan 08/04/2023 tarihinde savunma istendiği, 27/04/2023 tarihinde Alaçatı Çadırkent bölgesinde 04/04/2023 tarihinde vatandaşların önünde silah arkadaşı Hv. Svn.Uzm.Çvş. . . ile arasındaki kişisel sebeplerden dolayı çıkan sözlü tartışmada bir anlık sinir ile “yavşak” dediği, ilgili tutanak incelendiğinde ise “yavşak” kelimesini kullandığının sabit olduğu, tüm silah arkadaşları ile iyi geçinmesinin gerektiğinin hem mevcut kanunlarla (211 sayılı İç Hizmet Kanunu madde 39) hem de teamüllerle belli olduğu, disiplin safahatı kontrol edildiğinde 27/07/2017 tarihinde “Kendini Geliştirmekte Yetersiz Kalmak” disiplinsizliğinden
“Uyarma” cezası ile tecziye edildiğinin tespit edildiği, benzer davranışları tekrar etmeyeceği hususunda tereddüt oluştuğu, tüm bu nedenlerle savunmaya itibar edilmediği, soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerde göz önüne alınarak isnat olunan fiilleri işlediği ve bu fiillerin 6413 sayılı TSK Disiplin
Kanunu’nun 16/1-c bendinde belirtilmiş olan “küfürlü konuşmak” disiplinsizliğine nitelik ve ağırlık
itibariyle benzediği, 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu 16/1-c bendi için öngörülmüş ceza nevi olan
“Kınama” cezası ile tecziye edildiği görülmektedir.
15.2) Başvuran tarafından bahse konu disiplinsizlik cezasına 28/04/2023 tarihinde itiraz edildiği, itiraz
dilekçesinde disiplin soruşturma dosyasını görmediği, sadece savunma yazısıyla savunma yaptığı, soruşturma dosyasının bir suretinin teslimini, ceza kararının iptalini, savunmada ismi geçen kişinin şahsına karşı işlemiş olduğu küfürden dolayı cezalandırılmasını istediği, buna karşılık ilgili Kanun maddesinde görüleceği üzere disiplin soruşturmasını bölük komutanının yürüttüğü, ilgili dosyada olayla ilgili tutanak, savunma istem yazısı ve tebliğ tebellüğ belgesi, disiplin ceza kararı olduğunun tespit edildiği, ilgili dosya içinde görmediği herhangi bir evrak olmadığı, Svn.Uzm.Çvş. . .’in başvurana karşı küfürlü davranışına dair tutanak olmadığı, ayrıca 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu 16/1-c maadesi “Küfürlü konuşmak: Aynı rütbe veya kıdemdeki arkadaşlarına veya astlarına karşı, terbiye ve adaba uygun olmayan sözlerle konuşmak” incelendiğinde söylemiş olduğu “yavşak” fiili ile örtüştüğünün müşahede edildiği, itirazının reddedildiği dolayısıyla söz konusu disiplin cezasının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
16) 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 6’ncı maddesinde, idarenin disiplin cezası
uygulamasında takdir hakkı ile ilgili temel ilkelere yer verilmiştir. Buna göre; disiplin cezası vermeye yetkilendirilmiş kişi ve kurulların disiplin cezası uygulanması ile takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanacakları, takdir hakkının mutlaka gerekçeli olacağı, yine bu hakkı kullanırken disiplinsizliğin işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, askeri hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve personelin daha önceki disiplin durumu gibi hususların göz önüne alınacağı gerekmektedir.
17) İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına
da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Prof. Dr.
Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204).
18) Kamu görevlilerinin kamu hizmetini etkin ve verimli olarak yürütmeleri için mevzuatla belirlenen
tutum ve davranışları sergilemeleri gerekirken, yasaklanan tutum ve davranışları işlemeleri halinde disiplin cezalarıyla tecziye edilmeleri gerektiği, uygulanacak disiplin cezası ile kamu görevlisinin eylemi arasında bir denge bulunmasının zorunluluk olduğu, fiilin işleniş biçimi, kamu görevlisinin mevzuatı ihlal eden davranışının bulunup bulunmadığı hususunda her türlü şüpheden uzak bir kanaate varılması gerektiği, disiplin cezasının ise tamamen tarafsız ve objektif esaslara göre verilerek adalet ve hakkaniyete uygun hareket edilmesi disiplin hukukunun ilkelerindendir.
19) Hangi tür eylemlerin “küfürlü konuşma” oluşturacağının belirlenmesinde herkes tarafından kabul gören
genel ve objektif nitelikte kriterlerin belirlenmesine ihtiyaç olduğu açıktır. Aksi takdirde küfürlü konuşma oluşturmayan bir eylemin küfürlü konuşma olarak görülmesini ve personelin disiplin yaptırımı ile cezalandırılmasını mümkün kılmaktadır.
20) Öncelikle “yavşak” kelimesinin anlamının ortaya konulması gereklidir. Türk Dil Kurumunun Türkçe
sözlüğünde “Yavşak: bit yavrusu veya geveze, yılışık kimse” şeklindedir. Ancak günümüzde “yavşak” kelimesi muhatabın şeref ve saygınlığına zarar vermek amacıyla kullanılan bir hakaret ifadesi olarak değerlendirilmektedir. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin E.2020/15317 ve K.2022/15453 kararında; “ Sanık …’nın oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık …’a göndermiş olduğu “nerdesin yavşak” şeklindeki mesajının hakaret suçunu oluşturması karşısında, sanık …’a yönelik “aç lan telefonu” şeklindeki mesajların, onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, somut olayda zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle TCK’nın 43/1. maddesinin
uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, kanuna aykırı…” şeklindeki açıklamaları ile halk arasında
“yavşak” tanımlamasının hakaret amacıyla kullanıldığı anlaşılmaktadır.
21) Bununla birlikte Türk Dil Kurumunun Türkçe sözlüğünde “Küfür: sövmek için söylenen söz; kalay,
sövgü” olarak açıklanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde “hakaret” suçu düzenlenmiştir. Buna göre; “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” Hükmü yer almaktadır.
22) Anayasa’nın “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesinin asıl işlevi ifade
özgürlüğünü korumaktır. Askerlerin dahil olduğu kamu görevlileri de toplumun diğer bütün bireyleri gibi ifade özgürlüğünden yararlanır. Anayasa Mahkemesi Kararlarında da belirtildiği üzere, bu sebeple yapılacak değerlendirmede somut olayın kendi şartları içinde hangi amaç ile beyanda bulunduğu, beyanın hukuki ve fiili esası, beyan tarzı, beyanın muhtemel yorumları, kamu kurumuna etkileri ve başvuranın maruz kaldığı yaptırım göz önünde bulundurulmalıdır. Diğer taraftan, başvuranın kamu görevinin niteliği, bağlı bulunduğu kurumun ulusal güvenlik alanıyla doğrudan ilgili özel konumu, TSK’nın iç düzeni ve hiyerarşik yapısını düzenleyen özel kurallarının varlığı da dikkate alınmalıdır.
23) 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’ nun, 14 üncü maddesinde; personelin olumlu
hizmet, sicil ve disiplin safahatı ile eylemin niteliği göz önüne alınarak verilecek cezalarda bir derece hafif olanın uygulanabileceği hüküm altına alınmış, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 22/02/2007 tarihli ve E. 2005/374, K. 2007/103 sayılı kararında da “… maddesinde; geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlara bir derece hafif olan cezanın uygulanabileceği konusunda takdir yetkisi tanınmış, ancak bu yetkinin fiilin niteliği ve ağırlık derecesine göre kullanılacağına dair bir hükme yer verilmemiştir. Bu duruma göre, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların öncelikle; ilgililerin geçmiş hizmetleri ile sicil durumlarına göre bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmaları ve bu değerlendirmenin sonucuna göre ceza vermeleri gerektiğinden, bu durum göz ardı edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, İdare Mahkemesinin davanın reddi yolundaki ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.” şeklinde karar verilerek, ilgilinin geçmiş hizmetlerine göre bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapılmamış olmasını, verilen cezanın iptaline gerekçe saydığı görülmüştür. Bu kapsamda somut olayda, İdarenin göndermiş olduğu bilgi ve belgelerin incelenmesinden özlük dosyasında 2017 yılında verilen disiplin cezasına ilişkin bilgilerin bulunduğu, şikâyetçiye uygulanan disiplin cezasıyla ilgili olarak düzenlenen kararda bu hususun dikkate alındığı görülmüştür.
24) Yukarıda açıklanan gerekçelerle her ne kadar başvurana isnat edilen fiil için disiplin soruşturması
yapılarak sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekmekte ise de, başvurana verilen disiplin cezası işleminde takdir hakkının kullanılmasında eylemin ağırlığı, işleniş biçimi ve öneminin de etkili olduğu, anılan yetkinin münhasıran disiplin amiri tarafından kullanılması gerektiği hususu da değerlendirildiğinde, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunun 16/1/c maddesinde “Küfürlü konuşmak: Aynı rütbe veya kıdemdeki arkadaşlarına veya astlarına karşı, terbiye ve adaba uygun olmayan sözlerle konuşmak” hukuki nitelendirmesi uyarınca başvuranın “Kınama” ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
25) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili
mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle hakkında verilen “kınama” disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin işlemin kaldırılması talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
26) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza göndermediği, bu anlamda “Kararların gerekçeli olması” ve “Kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili Malatya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA, MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA ve KARA KUVVETLERİ
KOMUTANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi