ÖZET: Kahramanmaraş merkezli deprem sonrası, bir kurumdan firar eden bir kişi hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır. Soruşturma sonucunda, Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu tarafından disiplin cezası verilmiştir. Ancak, bu kişi karara itiraz ederek infaz hâkimliğine başvurmuş ve Antalya 2. İnfaz Hâkimliği, 23.05.2023 tarihinde disiplin cezasının kaldırılmasına karar vermiştir. İyi halli olması ve disiplin cezasının bulunmaması nedeniyle, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından başka bir kuruma nakil işleminin değerlendirileceği bildirilmiştir.

Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu, bu konuda bir karar almış ve bu karar Genel Müdürlüğe iletilmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı, 5275 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, başvuranın tehlikeli hükümlü statüsünden çıkarılmasına yönelik talebi uygun görmemiştir. İlgili mevzuat, tehlikeli hükümlü olarak kabul edilenlerin, tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Sonuç olarak, başvuranın tehlikeli hükümlü statüsünden çıkarılmaması yönünde alınan kararın hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir. İdarenin işlemlerinin şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerine uygun olduğu, ancak başvuru yollarının belirtilmemesi nedeniyle bir eksiklik bulunduğu vurgulanmıştır. Başvurunun reddedilmesine dair karar, başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğ edilmiştir.

Kahramanmaraş merkezli deprem sonrasında, anılan Kurumdan firar etmesinden dolayı disiplin soruşturması başlatıldığı, soruşturma sonucunda Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin

Kurulunun 09.05.2023 tarihli ve sayılı kararı ile eylemine uyan disiplin cezası verildiği, adı geçenin karara karşı infaz hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunduğu, Antalya 2. İnfaz Hâkimliğinin

23.05.2023 tarihli, dosya ve karar sayılı kararı ile söz konusu disiplin cezasının

kaldırılmasına karar verildiği, adı geçenin herhangi bir disiplin cezasının bulunmaması ve iyi halli olması nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerinin kaldırılmasına ve başka kuruma nakillerine dair değerlendirmenin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından karar verileceğinden bu hususta Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem

Kurulunca karar alındığı ve kararın Genel Müdürlüğe ulaştığı, Genel Müdürlük tarafından ise 5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile

05.06.2015 tarihli 167 No.lu Genelge’nin “5275 Sayılı Kanunun 9 uncu Maddesinde Belirtilenler İle 3713

Sayılı Kanuna Muhalefet Suçlarından Hükümlü ve Tutukluların Nakilleri” başlıklı 13’üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında adı geçen hakkında alınan 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün kaldırılmasına ilişkin talebin uygun görülmediği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

4. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un

“Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında: “(3)

Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.”

6. 29.03.2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olan Ceza İnfaz Kurumlarının

Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in;

6.1. “Hapis cezalarının infaz edileceği kurumlar” başlıklı 5’inci maddesinin dördüncü fıkrasında:

“(4) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar, idare ve gözlem kurulunun kararı ve Bakanlık onayı ile yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler…”

6.2. “Tehlikeli hükümlü” başlıklı 64’üncü maddesinde: “(1) Suçun nitelik ve işleniş şekline göre, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan veya kurumun güvenlik ve düzenini ihlâl edebileceği konusunda delil veya ciddi emareler olan hükümlüler tehlikeli hükümlü sayılır.”

7. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan, 167 sayılı, Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgesi’nin “5275 Sayılı

Kanun’un 9’ncu Maddesinde Belirtilenler ile 3713 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçlarından Hükümlü ve Tutuklu Nakilleri” başlıklı 13’üncü maddesinin beşinci fıkrasında: “(5) 5275 Sayılı Ceza ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 9’ncu maddesinin 3’ncü fıkrası gereğince yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilen hükümlüler geriye kalan toplam cezalarının 1/3’ünü iyi halli olarak infaz etmedikçe diğer kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmeyecektir. Ancak, tutum ve davranışları ile disiplin durumlarına bakılmak suretiyle bu kişilerin 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 9’ncu maddesinin 3’ncü fıkrası kapsamından çıkartılmasının uygun olup olmayacağına Bakanlık tarafından karar verilebilir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Tehlikeli hükümlü kararı alınarak Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilen başvuran, 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamından çıkartılmayı talep etmektedir.

10. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremler sırasında ve sonrasında deprem bölgesinde bulunan bazı ceza infaz kurumlarında, yaşanan korku ve panik nedeniyle bir takım kargaşalar meydana gelmiştir. Deprem sırasında başvuranın bulunduğu Kahramanmaraş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda da çeşitli olaylar yaşanmış, bazı tutuklu ve hükümlüler firar etmiştir.

11. Yaşanan olaylar sonrasında hakkında ceza infaz kurumundan firar ettiği tespiti yapılması üzerine başvuran, 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 5’inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenmiş olan; eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanların, idare ve gözlem kurulunun kararı ve Bakanlık onayı ile yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına gönderileceği hükmü kapsamında tehlikeli hükümlü kararı alınarak Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir.

12. Anılan düzenlemelerden; tutuklu veya hükümlünün tehlikeli olduğuna ve 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına alınmasına karar verilmesinin, idare ve gözlem kurulunun kararı ve

Bakanlık onayı ile gerçekleştiği görülmektedir. Bu kapsamdan çıkartılma konusunda ise Adalet

Bakanlığının 167 sayılı, Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu

Genelgesi’nin 13’üncü maddesinin beşinci fıkrasında, tehlikeli tutuklu/hükümlü kapsamındaki kişilerin

5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamından çıkartılmasının uygun olup

olmayacağına tutum ve davranışları ile disiplin durumlarına bakılmak suretiyle Bakanlık tarafından karar verilebileceği belirtilmiştir.

13. Bu bağlamda, başvuranın 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamından çıkartılıp çıkartılmaması konusunda Bakanlığın takdir yetkisinin bulunduğu ve anılan kapsamdan çıkartılmanın uygun olup olmayacağına yönelik takdir yetkisi kullanılırken başvuranın tutum ve davranışları ile disiplin durumuna bakılarak karar verilebileceği anlaşılmaktadır.

14. Bilindiği üzere, idarelerin idari işlem tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilmektedir. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda

Takdir Yetkisi Kavramı Ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Dergisi Cilt 1, Sayı 2,Aralık 1997).

15. Yukarıda yer verilen açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; Ceza İnfaz Kurumlarının

Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 64’üncü maddesi uyarınca, suçun nitelik ve işleniş şekline göre, toplum için ciddi bir tehlike oluşturan veya kurumun güvenlik ve düzenini ihlâl edebileceği konusunda delil veya ciddi emareler olan hükümlülerin tehlikeli hükümlü sayılacağı, buradan hareketle; ceza infaz kurumlarında disiplini bozan tutum ve davranışlar sergileyen, kendilerini veya başkalarını tehlikeye atan, firar girişiminde bulunan ya da kurumdan firar eden, özel gözetim ve denetim altında bulundurulması gereken kişilerin tehlikeli tutuklu/hükümlüye örnek verilebileceği, dolayısıyla tehlikelilik tespiti yapılırken ya da bu kapsamdan çıkarmaya karar verilirken bunun gibi birçok hususun dikkate alınması gerektiği, başvuran hakkında düzenlenmiş olan bilgi fişlerinde başvuranın nakil esnasında firar ettiği bilgisine yer verildiği, başvuran tarafından da firar düşüncesi olmaksızın ailesinin yanına gittiği hususunun belirtildiği, bu durumda başvuranın ceza infaz kurumu dışına izinsiz çıktığına dair şüphe bulunmadığı, yanı sıra başvurana ait hükümlü ve tutuklu bilgi formundan başvuranın daha önce iki defa “firar etmek ve tünel kazmak” fiilinden disiplin cezası aldığının görüldüğü, dolayısıyla başvuranın tutum ve davranışlarının tehlikelilik arz ettiği anlaşılmış olup bu çerçevede takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanıldığı yönünde herhangi bir tespit yapılamadığından başvuranın 5275 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamından çıkartılmaması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi