ÖZET: Başvuran, İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Genel Komutanlığı’nda uzman çavuş olarak görev yapmaktadır ve stresli ortamlardan uzak kalması gerektiğine dair bir doktor raporu bulunmaktadır. Haftalık içtima faaliyetlerinden muafiyet talep eden başvuran, bu faaliyetlerin psikolojik rahatsızlıklarını tetiklediğini ve çalışma performansını olumsuz etkilediğini ifade etmiştir. Ancak, talebi idare tarafından reddedilmiştir. İdare, başvuranın sağlık raporunun usulüne uygun olarak alınmadığını ve muafiyet taleplerinin yasal düzenlemelere aykırı olduğunu belirtmiştir.

İdarenin açıklamalarına göre, Jandarma Genel Komutanlığı’nın içtima uygulamaları, disiplin ve eğitim açısından zorunludur. İçtima, personelin bir araya gelerek kılık kıyafet, malzeme ve teçhizat kontrolü gibi amaçlarla yapılan bir uygulamadır. Başvuranın, içtima faaliyetlerine katılmama talebinin kabul edilmesi durumunda, diğer personel için de emsal teşkil edeceği ve bu durumun suiistimale yol açabileceği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın içtima faaliyetlerinden muaf tutulma talebi, ilgili mevzuat ve idarenin takdir yetkisi çerçevesinde hukuka uygun bulunmuş ve başvurusu reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin işlemlerinin yasalara uygun olduğunu ve başvuranın iddialarının somut delillerle desteklenmediğini değerlendirmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/3813-S.24.6011

BAŞVURU NO : 2023/17347

KARAR TARİHİ : 04.04.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI

Başvuranın içtima faaliyetinden muafiyet talebi hakkındadır

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 31.10.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Genel Komutanlığı Karaman

İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde uzman çavuş olarak görev yaptığını, stresli ortamlardan uzak kalması yönünde doktor raporunun bulunduğunu, gergin, sinir stresli bir havada geçen ve haftalık olarak icra edilen içtima faaliyetlerinden muaf tutulmayı talep ettiğini, bu durumun psikolojik rahatsızlıklarını tetiklediğini ve çalışma performansını düşürdüğünü beyan ederek idareye başvurduğu ancak talebinin reddedildiğini, tekrar muayeneye giderek durumunu bir kez daha doktoruna anlattığını ancak doktorun çalışma düzeniyle alâkalı, ruh sağlığını sinir ve strese sokan durumlara ilişkin tedbirlerin idare tarafından alınması gerektiğini söylediğini, idarenin ise emekli olmasını tavsiye ettiğini belirtmektedir. Başvuran, ruh sağlığını tehdit eden içtima faaliyetlerinden muafiyet talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 06/11/2023 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden

İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 29/11/2023 tarih ve sayılı cevabi yazı eklerinde özetle;

2.1) Uzm.J.VI.Kad.Çvş. ‘in “stresli ortamlardan uzak durması” yönünde düzenlenen

raporunun Ek’te gönderildiği, söz konusu raporun 06/01/2023 tarihinde alınmasına ve alındığı tarihten itibaren Jandarma Bilgi Sistemine işlenmek üzere personel işlerinden sorumlu birime gönderilmesi gerekmesine rağmen, ilk defa dilekçe ekine eklenerek 27/10/ 2023 tarihinde 1’inci sicil amirine yazıyla gönderildiği, bahse konu dilekçeye 1’inci sicil amiri tarafından 30/10/2023 tarihinde usulüne uygun olarak cevap verildiği ve cevabi yazının Ek’te gönderildiği,

2.2) Milli Savunma Bakanlığının Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik

Komutanlığı Personelinin Sağlık Muayene Yönergesinin sevk ve müracaatlar başlıklı 16’ncı maddesinin

“Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personelinin

Müracaat ve Sevk Usülleri” başlıklı c fıkrasının 1’inci bendinde; personelin mesai saatleri içinde ve dışında sağlık kuruluşlarına müracaat esaslarının açıkça belirtildiği, personel hakkında atamasını etkileyecek rapor düzenlenecek olması durumunda, birlik veya kurumdan sevk alması gerektiği, sevk almadan sağlık kuruluşuna başvuran personele Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre işlem yapılmayacağı ve rapor tanzim edilmeyeceğinin aynı fıkranın 4’üncü bendi ile 4-a alt bendinde açıklandığı,

2.3) Aynı yönergenin “Muafiyet Raporları” başlıklı 12’nci maddesinin 1’inci fıkrasında, Türk Silahlı

Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline; “Uzun Koşu, Yürüyüş ve Sportif Faaliyetlerden Muafiyeti Uygundur”, “Sportif Faaliyetlerden veya Yaya İntikali

Görevlerinden Muafiyeti Uygundur”, “Ağır Sportif ve Eğitim Faaliyetlerinden Muafiyeti Uygundur”, “Nöbetten Muafiyeti Uygundur” gibi genel anlam ifade eden raporlar verilemez. Verilecek muafiyet raporlarında hangi tür spor, eğitim ve nöbetlerden ne kadar süre ile muaf tutulacağı belirtilmelidir” hükmünün amir olduğu,

2.4) Başvuran hakkında, Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, tek hekim imzalı, “nöbetlerden muaf

tutulması ve strese yol açabilecek durumlardan uzak tutulması uygundur” kararlı raporun düzenlendiği, 6’ncı maddede açıklanan amir hüküm gereği Jandarma personeli hakkında genel anlam ifade eden raporların düzenlenemeyeceği, rapor karar içeriğinin yasal mevzuat ile tamamen çeliştiği, adı geçen personelin, mesai saatleri içerisinde muayene istem belgesi almadan başvurduğu sağlık kuruluşundan aldığı ve genel anlam ifade eden hekim kararının yazıldığı raporu Karaman İl J.K. lığına ibraz etmeyerek kurumun rapora itiraz etme hakkını elinden aldığı,

2.5) Jandarma ve Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları Hakkında Yönetmeliğin Yoklamalar başlıklı

25’inci maddesinin 2’nci fıkrasında “rütbeli personel ve erlerin kılık, kıyafet, malzeme ve teçhizatının kontrolü, eğitim ve disiplin düzeylerinin tespiti, müşterek emirlerin tebliği gibi amaçlarla, amir tarafından belirlenecek yer ve zamanlarda toplu takdim alınabilir veya içtima edilebilir” şeklinde içtima tanımının yapıldığı ve hukuki zemine bağlandığı,

2.6) Başvuranın görev tanımı, TMK bilgisinin ve önceden almış olduğu sağlık raporları Ek’de gönderildiği,

bu doğrultusunda nöbet tutmayacağı ve silah kullanmayacağı bir kadroya atamasının yapıldığı,

2.7) Jandarma ve Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7’nci maddesinin

1’inci fıkrası “Disiplini” hüküm altına aldığı, buna göre disiplin, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil

Güvenlik Komutanlığı ve Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin temeli olduğu ve hiç bir suretle disiplinden taviz verilemeyeceği, aynı Yönetmeliğin 25’inci maddesinin 2’nci fıkrasında hukuki zemini oluşturulan içtimaların bir amacının da personelin disiplin düzeyinin tespiti olduğu, devletin halka açılan kapısı olan Jandarma Teşkilatında görev yapan personelinin kılık kıyafetini, silah teçhizatını eğitim ve disiplin düzeylerinin tespiti yapılan içtimaların kurumun vazgeçilemez yapı taşlarından olduğu, haftada 1 kez icra edilen bu faaliyette personelin motivasyonunu ve psikolojisini olumsuz yönde etkileyecek bir amaç güdülmesinin düşünülemeyeceği,

2.8) Başvurucunun almış olduğu ve kuruma ibraz etmeyerek sırf belirli faaliyetlere katılmamak üzere

kullandığı raporların Kurumca kabul edilmesi durumunda diğer personele de emsal teşkil edeceği göz önüne alındığında personelin talebinin kabul edilmesi mümkün görülmediği, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı

74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanunu’nun;

5.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, Jandarma Genel Komutanlığınca

belirlenen kadro görev yerlerinde devamlı personel istihdam ederek hizmetteki verimi artırmak maksadıyla; Uzman Jandarma temini, bunların hizmet şartları, görev ve sorumlulukları, hak ve yükümlülükleri ile ilgili esas ve usulleri düzenlemektir.”

5.2) “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Bu Kanunda yer alan deyimlerden;

…

b) Uzman Jandarma: Bu Kanuna göre Uzman Jandarma Okulunu başarı ile bitiren Uzman Jandarma çavuştan Uzman Jandarma sekizinci kademeli çavuşa kadar rütbeleri haiz asker kişileri, İfade eder.”

5.3) “Meslek İçi Eğitim ve İhtisas Kolları” başlıklı 6’ncı maddesinde; “…Uzman jandarmalar, jandarma

branşı mensubudur. Ancak, sağlık durumlarının jandarma branşı hizmetine elverişli olmadığına dair haklarında sağlık kurulu raporu düzenlenen uzman jandarmalar, branş belirleme kurullarınca uygun görülen branşlara geçirilirler.”

5.4) “Görev ve Yetki” başlıklı 8’inci maddesinde; “Uzman Jandarmalar:

a) Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliğinde erbaşlar için belirtilen görevlerle istihdam edildikleri kadroların açıklamalarında belirtilen görevleri, b) Zabıta memuru olarak, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun verdiği görevleri yapar ve yetkileri kullanırlar.”

5.5) “Sorumluluk” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Uzman jandarmalar, çavuş rütbesi taşıyan asker kişi

sayılırlar. Bunlar muvazzaflık hizmetinde ve yedeklik döneminde iken hizmete çağrıldıklarında uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erlerin üstü olup, (…)5 cezaî müeyyideler ile yargılama usulü bakımından erbaşlarla aynı hükümlere tâbi tutulurlar. Askerî öğrencilerle astlık ve üstlük münasebetleri yoktur….”

5.6) “Rütbeler” başlıklı 10’uncu maddesinde; “Uzman Jandarma rütbeleri aşağıda gösterilmiştir.

a) Uzman Jandarma Çavuş, b) Uzman Jandarma Birinci Kademeli Çavuş, c) Uzman Jandarma İkinci Kademeli Çavuş, d) Uzman Jandarma Üçüncü Kademeli Çavuş, e) Uzman Jandarma Dördüncü Kademeli Çavuş, f) Uzman Jandarma Beşinci Kademeli Çavuş, g) Uzman Jandarma Altıncı Kademeli Çavuş,

h) Uzman Jandarma Yedinci Kademeli Çavuş, ı) Uzman Jandarma Sekizinci Kademeli Çavuş,”

6) 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun;

6.1) 2’nci maddesinde: “…Asker: Askerlik mükellefiyeti altına giren şahıslarla (Erbaş ve erler) özel

kanunlarla Silahlı Kuvvetlere intisabeden ve resmi bir kıyafet taşıyan şahsa denir.”

6.2) “F) YOKLAMALAR” başlıklı 55’inci maddesinde: “İnsan ve hayvan mevcutlarını anlamak,

bunlardan ve silah, malzeme ve eşyada bir vukuat olup olmadığı haberini almak maksadı ile kıta, karargâh ve kurumlarda biri sabah, diğeri akşam, üçüncüsü de gece olmak üzere günde üç defa yoklama yapılır.

Yoklamaların şekli ve yapılış tarzı talimatnamede gösterilir”.

7) 06/09/1961 tarihli ve 10899 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet

Yönetmeliğinin “F- YOKLAMALAR” başlıklı bölümünün 263’üncü maddesinde; “Yoklamalar, aşağıda yazıldığı gibi yapılır.

1 – Sabah yoklaması : Kalk borusundan sonra manga kumandanları tarafından manga erbaş ve erlerinin

kılık kıyafet ve temizlik muayeneleri yapılır. Aynı zamanda her erde kendilerine verilmiş silâh ve vasıtalarla teferruatından, eşya, teçhizat ve malzemeden bir noksanları ve sıhhatlerinde bir bozukluk olup olmadığı sorulur ve görülür. Bundan sonra erbaş ve erler toplanarak bölük nöbetçi astsubayının nezaretinde kıta kadrosunda bulunanların isimleri okunmak, hayvanlar, araçlar, silâh ve teçhizat sayılmak suretiyle koğuşlarda, ahırlarda ve garajlarda yapılır; mevcut olanlar olmıyanlar sebepleriyle bir kâğıda işaret olunur. Manga kumandanları, bu malûmatı topladıktan sonra nöbetçi çavuşuna, nöbetçi çavuşu da nöbetçi astsubayına, nöbetçi astsubayları da bölük nöbetçi subayına haber verirler. Bölük nöbetçi subayı ayrıca vukuat raporunu bölük kumandanına da söz veya yazı ile bildirir. Bölük nöbetçi subayı tabur veya alay nöbetçi subayına ve o da nöbetçi âmirine bildirir. Bu suretle yapılacak sabah yoklaması neticesine göre bölüğün insan ve hayvan mevcudu, birliğin levazım heyetince tanzim edilecek günlük tabelaya esas olmak üzere bölük yoklamasına geçirilir ve sabah talimine çıkmazdan evvel bölük kumandanına tasdik ettirilir ve ilgili şubeye gönderilir. Bölük kumandanına verilecek vukuat raporuna yazı ile yapılan her türlü müracaat ve şikâyetler bağlanır, ağızdan yapılan müracaatlar dahi rapor sunulurken söylenir. Karargâh, birlik ve kurumlarda vazifeye başlamadan evvel subay, astsubay ve sivil personelin yoklamaları yapılıp ilgili âmire bildirilir

2 – Akşam yoklaması : Güneş batmadan evvel nizam karakolundan verilen boru işareti üzerine borazanlar

ve varsa mızıka tarafından yoklama havası çalınır, birlikler toplanma yerine silâhlı olarak gelirler ve merasim duruşu dururlar. Nizam karakolu ile hazır kıta ayrı olarak sağ başta bulunur. Kıtalar selâm vaziyeti alırlar. İstiklâl marşı okunur, sonra yoklama başlar yoklama neticesini bölük nöbetçi astsubayları, bölük nöbetçi subayına, bölük nöbetçi subayı da tabur veya alay nöbetçi subayına, o da nöbetçi âmirine gelip sözle veya yazı ile arz ederler. Nöbetçi âmiri tarafından günlük emirler muhteviyatında kıtaya tebliğ edilecek varsa bildirilir. Bundan sonra bir geçit resmi yapılarak yoklamaya nihayet verilir.

3 – Gece yoklaması : Yat borusundan evvel koğuşlar, ahırlar ve garajlar içinde bölük nöbetçi astsubayları

tarafından yapılır. Netice silsile yolu ile nöbetçi âmirine bildirilir.”

8) Jandarma ve Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları Hakkında Yönetmeliği’nin,

8.1) “Disiplin” başlıklı 7’nci maddesinde; “(1) Disiplin, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik

Komutanlığı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin temelidir ve hiçbir suretle disiplinden taviz verilemez.

(2) Personel görevini yerine getirirken ast-üst ve amir-maiyet ilişkisi içerisinde hareket etmekten, görev, nöbet, selamlama, kılık ve kıyafet gibi disiplinin ayrılmaz unsurlarına ilişkin mevzuat hükümlerine, disiplin kurallarına ve emirlere uymak zorundadır.

(3) Disiplinin muhafazası, mevzuatın ve emirlerin tam ve doğru olarak bilinmesi ve uygulanması ile mümkündür. Bu husus, her kademedeki âmir tarafından hassasiyetle takip edilir.

(4) Üst, disipline aykırı gördüğü her duruma müdahaleye, mevzuatta tanımlanan yetkilerini kullanmaya ve disiplinin yeniden tesisi için emir vermeye yetkili ve sorumludur.

(5) Herhangi bir karargâh, birlik veya kurumda birden fazla personel, bir üst veya âmire hep birlikte itaatsizlik veya mukavemet ederse veya bu eylemlerden biri veya birkaçını yapmak için ittifak ederse; düzeni temin etmek ve disiplinsizliğin önünü almak için bu halleri gören her üst emir ve komuta işini üzerine almak ile yükümlüdür.

(6) Tam ve sağlam bir disiplin için, âmir ile maiyetin karşılıklı sevgi ve saygı ile birbirlerine itimat beslemeleri ve mevzuat çerçevesinde mutlak itaat anlayışı içinde hareket etmeleri şarttır.

(7) Disiplin, en zor zamanlarda bile uygulanacak şekilde tesis edilmelidir.

(8) Disiplinin bozulduğunu veya gevşediğini sezen her âmir, bunun maddi ve manevi sebeplerini araştırarak gidermeye ve disiplinin korunması için gerektiğinde mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaya ve yetkilerini kullanarak disiplini yeniden tesis ve idameye mecburdur.

(9) Personelin moral ve motivasyonunu olumsuz yönde etkileyen ve kanunen yasak olan davranışların önlenmesi ile personelin hak ve hukukunun korunmasından her kademedeki âmir sorumludur.

(10) Sevk ve idarede otoritenin, öncelikle bilgi, yetenek ve yüksek bir karakter ile sağlanması esastır.”

8.2) “Astın görevleri” başlıklı 8’inci maddesinde; “(1) Ast, âmir ve üstlerine genel görgü ve disiplin

kurallarına uygun tam bir saygı göstermekle, resmî kıyafetli olsun veya olmasın âmirlerinin, usulüne uygun emirlerini tam, zamanında, değiştirmeden ve eksiksiz olarak yerine getirmekle, görevini kusursuz icra etmekle ve yapılması kendisince de malum olan görevleri yerine getirmekle, doğru insiyatif kullanmakla ve emrin icrası veya sonuçları ile ilgili olarak görevlendirme yapan âmirine bilgi vermekle yükümlüdür…”

8.3) “Amirin görevleri” başlıklı 9’uncu maddesinde; “(1) Tüm görevleri mevzuata uygun, zamanında ve

eksiksiz yapar veya yaptırır, disiplini tesis ve idame eder, maiyetini yetiştirir, hal ve hareketlerini takip ve kontrol eder. (2) Maiyetinin sağlık, özlük ve sosyal haklarını sürekli gözetir. Moral ve motivasyonunu yüksek tutar…”

8.4) “Yoklamalar” başlıklı 25’inci maddesinde; “(1) Karargâh, birlik ve kurumlarda mesai

başlangıcında rütbeli personel ve erlerin yoklamaları yapılır.

(2) Rütbeli personel ve erlerin kılık, kıyafet, malzeme ve teçhizatının kontrolü, eğitim ve disiplin düzeylerinin tespiti, müşterek emirlerin tebliği gibi amaçlarla, âmir tarafından belirlenecek yer ve zamanlarda toplu takdim alınabilir veya içtima edilebilir. Toplu takdimin icrası ilgili mevzuat esaslarına göre yürütülür.

(3) Kışlada kalan rütbeli personel ve erlerin yoklamaları, nöbetçi heyeti tarafından günlük görev cetveline göre alınır.

(4) Gereken hâllerde birlik komutanı, karargâh ve kurum âmirleri ile nöbetçi âmirinin emri ile de yoklama alınabilir.

(5) Devlet memurları amirlerinin katılmalarını emrettikleri tüm tören, toplantı ve yoklamalara katılırlar.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin

konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; uzman çavuş olarak görev yaptığını, stresli

ortamlardan uzak kalması yönünde doktor raporunun bulunduğunu, gergin, sinir stresli bir havada geçen ve haftalık olarak icra edilen içtima faaliyetlerinden muaf tutulmayı talep etmektedir.

11) Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik” tir. Bu

ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.

12) Konuyla ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde; 3466 sayılı Kanun ile uzman jandarma temini,

bunların hizmet şartları, görev ve sorumlulukları, hak ve yükümlülükleri ile ilgili esas ve usuller düzenlenmiştir. Anılan Kanunda uzman jandarmaların, çavuş rütbesi taşıyan “asker kişi” sayıldıkları ve

Kanunda Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinde erbaşlar için belirtilen görevlerle istihdam edildikleri kadroların açıklamalarında belirtilen görevleri yerine getirdikleri belirtilmektedir.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin hizmete ilişkin kurallarını belirleyen 211 sayılı İç Hizmet Kanunu’nun 2’nci maddesinde ise; “asker”in tanımı yapılmış olup, söz konusu tanım açısından temel kriterin; özel biçime sahip, ayırıcı özelliklere sahip, yasalarla belirlenen rütbe, işaret gibi semboller taşıyan, asker kişiyi diğer kişilerden ayıran resmi bir kıyafet taşıma olarak belirlenmiştir.

13) Bununla birlikte “içtima” kelimesinin Türk Dil Kurumunun Türkçe sözlüğünde; “askerlerin silahlı ve

donatılmış olarak toplanmaları, kavuşum, toplantı” olarak tanımlanmaktadır. İçtima konusu, Jandarma ve

Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları Hakkında Yönetmeliğinde “yoklamalar” başlığı altında 25’inci maddede yer almaktadır. Buna göre, âmir tarafından belirlenecek yer ve zamanlarda toplu takdim alınabileceği veya içtima edilebileceği şeklinde düzenlenerek askerlerin belirli bir düzende toplanması ve komutanları tarafından kılık, kıyafet, malzeme ve teçhizatının açısından muayene edilmeleri, talimatların verilmesi ya da önemli duyuruların yapılması amacıyla gerçekleştirilmektedir. Yoklama konusu, Türk

Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 263’üncü maddesinde ise daha da ayrıntılı şekilde düzenlenerek, sabah yoklamasında; karargâh, birlik ve kurumlarda vazifeye başlamadan evvel subay, astsubay ve sivil personelin yoklamalarının yapılıp ilgili âmire bildirilmesi gerektiği kurala bağlanmıştır.

Dolayısıyla içtima faaliyeti disiplin ve birliğin sağlanması açısından personelin bir araya gelmesini, güncel bilgilerin paylaşılmasını ve koordineli bir şekilde hareket etmeyi sağlamaktadır. Görüleceği üzere mevzuatta, yoklama yapılması hususunda hiçbir personele ayrıcalık yapılmadığı anlaşılmaktadır.

14) Başvuranın iddiaları ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde idareden gelen bilgi ve belgelerden;

başvuran hakkında, Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde “nöbetlerden muaf tutulması ve strese yol açabilecek durumlardan uzak tutulması uygundur” kararlı raporun düzenlendiği, Jandarma Genel

Komutanlığı mensubu personelin sağlık muayenelerine esas teşkil eden Sağlık Muayene Yönergesinde

personel hakkında atamasını etkileyecek rapor düzenlenecek olması durumunda, birlik veya kurumdan sevk alması gerektiği, sevk almadan sağlık kuruluşuna başvuran personele Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre işlem yapılmayacağının belirtildiği, öte yandan başvuranın kadro ve görev tanım formunda şahıs koruma ve yol emniyet işlem astsubayı olarak nöbet tutmayacağı ve silah kullanmayacağı bir kadroda görev yaptığı, idare tarafından içtima eyleminin personelinin kılık kıyafetini, silah teçhizatını eğitim ve disiplin düzeylerinin tespiti kapsamında da zaruri olması, sonraki süreçte raporların kabul edilmesi durumunda diğer personele de emsal teşkil edileceği ve konunun suiistimal edilebilmesi nedenleri ile reddedildiği görülmektedir.

15) Diğer taraftan, başvuranın kamu görevinin niteliği, bağlı bulunduğu kurumun ulusal güvenlik alanıyla

doğrudan ilgili özel konumu, TSK’nın iç düzeni ve hiyerarşik yapısını düzenleyen özel kurallarının varlığı, içtimanın askeri sistemden tamamen bağımsız olmadığını göstermektedir. Bu nedenle, idarenin kendi işleyişi ve yaptığı hizmet bir bütün olarak ele alındığında, başvuranın içtima faaliyetinin dışında tutulma isteğinin yerinde olmadığı değerlendirilmektedir. İçtima uygulamasının yapılış amacının dışına çıkarılarak farklı (kamu yararı ve hizmet gereği dışında) amaçta kullanılması, yani başvuranın üzerinde bir baskı aracı olarak hissettirilmesi hatta daha ileri boyutta mobbinge varması şüphesiz hukuk düzeninin koruyacağı bir durum değildir. Bu bağlamda somut olayda, içtima uygulamasının gergin, sinir stresli bir ortamda yapıldığı, sonrasında psikolojik rahatsızlıklarını tetiklediği ve çalışma performansını düşürdüğü iddialarının olduğu görülmekle birlikte; ilgili idare tarafından kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterlerini dikkate alınmaksızın tesis edildiğini gösterir somut bilgi ve belgelerin başvuran tarafından Kurumumuza ibraz edilemediği hususları dikkate alındığında içtima uygulamasıyla sinir ve strese sokan durumların ilişkilendirilmeye çalışıldığı kanaati oluşmuştur.

16) Başvuranın şikayet konusu yaptığı içtimaya katılmama talebiyle ilgili olarak; İdarenin haftada bir gün

hizmet gereği personeli toplama yönünde takdir yetkisini kullandığı, anlaşılmıştır. Bilindiği üzere idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez.

Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Prof. Dr. Şeref

Gözübüyük, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204). Bu çerçevede içtimaya ilişkin mevzuat hükümleri, içtima uygulamasının yapılış amacı (kamu yararı ve hizmet gereği) ve İdarenin öne sürdüğü gerekçeler dikkate alındığında, söz konusu içtima uygulaması için kullanılan takdir yetkisinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

17) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili

mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanununda yoklama hususunun düzenlediği, ayrıca Jandarma ve Sahil Güvenlik Personelinin Hizmet Esasları

Hakkında Yönetmeliğinde yoklama kısmında içtima uygulamasına yer verildiği, söz konusu başvuranın içtimaya katılmayacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, somut olayda İdarenin haftada bir gün hizmet gereği personeli toplama yönünde takdir yetkisini kullandığı, bu durumun başvurana yönelik baskı, psikolojik rahatsızlıklarını tetiklediğine ve çalışma performansını düşürdüğüne ilişkin Kurumumuza somut bilgi veya belge sunulamadığı hususları dikkate alındığında, İdarenin işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve

gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili Konya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA ve JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi