|
ÖZET: Başvuran, sağlık durumu nedeniyle Marmara L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talep ederek, sağlığa erişim hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür. Başvuruda, %91 oranında engelli olduğunu belirten kişi, çeşitli kronik hastalıkları nedeniyle Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun hijyenik koşullarının yetersiz olduğunu ve tedavi taleplerinin dikkate alınmadığını ifade etmiştir. İdare, başvuranın sevk taleplerinin çoğunun kendi isteğiyle reddedildiğini ve sağlık hizmetlerinin mevzuata uygun olarak sunulduğunu savunmuştur.
İdarenin açıklamaları doğrultusunda, başvuranın sağlık hizmetlerine erişimi konusunda herhangi bir engel bulunmadığı ve tedavi süreçlerinin uygun şekilde yürütüldüğü tespit edilmiştir. Ancak, başvuranın yaşadığı kurumun fiziki koşullarının yetersiz olduğu yönündeki iddiaları dikkate alınmış, bu konunun kurum hekimi tarafından incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın disiplin cezası nedeniyle başka bir kuruma naklinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, sağlık nedenleriyle nakil talebinin değerlendirilmesi için Adalet Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir. Bu kararın, ilgili taraflara tebliğ edilmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/4733-S.24.7481
BAŞVURU NO : 2023/18219
KARAR TARİHİ : 03.05.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Başvuran, sağlığa erişim hakkının engellendiğini iddia ve ifadeyle,
BAŞVURUNUN KONUSU :
sağlık durumu gözetilerek Marmara L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna naklini talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 15.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Engelli Sağlık Kurulu Raporunda ve Sağlık Durumu Bildirir raporunda kayıtlı kronik hastalıkları sebebiyle %91 oranında engelli olduğunu, epilepsi sebebiyle krizler geçirdiğini; skolyoz sebebiyle eğilmede kalkmada güçlük çektiğini, uzun mesafe yürüyemediğini ve kemik ağrıları çektiğini; koah, amfizem, çocukken geçirilmiş TBC (tüberküloz), akciğerde atelektazi ve volüm kaybı bulunduğunu, sağ göğüs ön axiller hatta açıklık, fistül ağzı bulunduğunu, bu yaradan sürekli iltihap akıntısı geldiğini, enfeksiyon ve mikrop kapma riski altında olduğunu, Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunun fiziki yapısı ve yaşam koşullarının temizlik ve hijyenik açıdan barınması için uygun olmadığını, hastalıklarının nüksettiğini, nakil konulu dilekçelerinin işleme alınmadığını, ilgili mercilere gönderilmediğini, taraflarına dilekçe çıkış numarası ve çıkış tarihlerinin verilmediğini, raporlu ve reçeteli ilaçlarının verilmediğini, hastane sevklerinin yapılmadığını, tedavi-muayene ve tetkiklerinin Kartal Şehir
Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ve Pendik Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma
Hastanesinde devam etmekte olmasına rağmen ceza infaz kurumu tabipliği tarafından sürekli Ümraniye
Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini, gün aşırı sağ göğüs ön duvarındaki açık fistülden iltihap gelmesine rağmen pansumanlarının aksatıldığını, kurum doktoru ve sağlık personeli tarafından durumu bilinmesine rağmen revir taleplerinin reddedildiğini, şikayetlerini dile getirdiğinde dikkate alınmadığını, aksine tehditkar bir tutum alındığını iddia ve ifadeyle, kampüsü içerisinde hastanesi bulunan Marmara 1
No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklini, sağlık hakkını ihlal eden kurum yönetici ve çalışanları hakkında disiplin soruşturması açılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden 08/12/2023 tarih ve sayılı yazımızla konu hakkında bilgi ve belgeler talep edilmiştir. Anılan
Genel Müdürlüğün 28/03/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. Adı geçenin, anılan Kuruma 14.09.2023 tarihinde ilk kabul muayenesinin yapıldığı, muayenesi neticesinde “skolyoz” ve “epilepsi” hastalığının bulunduğu, akciğer enfeksiyonları açısından daha önce tedavi olduğunu, daha önce herhangi bir ilaç kullanmadığını beyan ettiği, kurum doktoru tarafından e-nabız üzerinden yapılan sorgulamada kullandığı ilacın bulunmadığı, 2.2. 19.09.2023 tarihinde dilekçesine istinaden kurum revirinde muayenesinin yapılarak Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahi Polikliniğine sevk edildiği, muayenesi neticesinde BT istendiği ve randevusunun alındığı, daha önce sağlık işlemleri takiplerinin yapıldığı Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir
Hastanesi görüşünün de alınmasının uygun görüldüğü, 2.3. 27.09.2023 tarihinde “Neurontin” isimli ilacı kullandığını iddia ettiği, bu nedenle Ümraniye Eğitim ve
Araştırma Hastanesi Polikliniğine sevk edildiği, ziyaretçi görüşmesi olduğunu belirterek, kendi isteği ile dilekçe vererek hastane sevkine gitmek istemediği ancak, ziyaret kabul biriminden alınan bilgiye istinaden 27.09.2023 tarihinde herhangi bir ziyaretinin bulunmadığının tespit edildiği, 2.4. 02.10.2023 tarihinde Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahi Polikliniğine sevk edildiği, muayenesi neticesinde pansuman uygun görüldüğü, günlük pansuman listesine eklendiği, Kartal Dr. Lütfi
Kırdar Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahi Polikliniğinde tekrar kontrole çağırılmadığı, 2.5. 04.10.2023 tarihine tekrar randevu alındığı, adı geçenin dilekçe vererek hastane sevkine gitmek istemediği, 2.6. 09.10.2023 tarihinde pansuman için çağrıldığı ancak, kendi isteği ile dilekçe vererek pansuman yaptırmak istemediği, 2.7. 11.10.2023 tarihlerinde hastane sevkinin bulunduğu ancak, kendi isteği ile dilekçe vererek hastane sevkine gitmek istemediği, 2.8. 20.11.2023 tarihinde BT çekilmesi için Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahi
Polikliniğine sevk edildiği ancak, hükümlü dilekçe vererek kendi isteği ile hastane sevkine gitmek istemediği, 2.9. Diğer taraftan, adı geçenin anılan Kuruma 30.10.2023 tarihinde tekrardan kabul edildiği, ilk muayenesinin yapıldığı, muayenesi neticesinde skolyoz hastalığının bulunduğu, akciğer enfeksiyonları açısından daha önce tedavi olduğunu ve herhangi bir ilaç kullanmadığını beyan ettiği, ayrıca kurum doktoru tarafından e-nabız üzerinden yapılan sorgulamada kullandığı ilacın bulunmadığının tespit edildiği, 2.10. 14.11.2023 tarihli dilekçesine istinaden kurum revirinde muayenesinin yapıldığı, muayenesi neticesinde “depakin, mucovit-c, sinecod, parol” isimli ilaç reçete edildiği, bu tarihten sonra herhangi bir talep dilekçesinin bulunmadığı, sağlık dosyasına ilişkin bilgi ve belgelerin bir örneğinin ekte gönderildiği, 2.11. Adı geçenin, göğüs sağ ön duvarında daha öncesinde olan operasyon sonrası toraks tüpüne bağlı oluşan 2*1 cm deri ile bütünleşmiş yara olmayan açıklık bulunduğu, akıntı ya da açık yara kapsamında olmadığı, deri bütünlüğü bozulmadığı için pansuman ihtiyacının bulunmadığı, akıntısı olması halinde
dilekçe yazması gerektiği ve pansuman için çağırılacağı bilgisi verildiği, herhangi bir dilekçesinin olmadığı, hastane sevklerine gitmemesi nedeniyle tedavilerinin takibinin yapılamadığı, 2.12. 10.07.2015 tarihinden itibaren adli suçlardan hükümlü ve hükümözlülerin istek üzerine nakil işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirilmekte ve “Hükümlü Nakil Sistemi (HÜNSİS) Programı” çerçevesinde sistem tarafından otomatik olarak değerlendirildiği, 2.13. Ayrıca, adı geçenin şu an itibarıyla kaldırılmamış disiplin cezasının bulunması nedeniyle 5275 sayılı
Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, isteği üzerine başka kuruma naklinin mevzuata aykırı olduğu, 2.14. Hükümlü ve tutukluların mahkemelere, resmi kurum veya kuruluşlara ve diğer makamlara gönderdikleri dilekçelerin aynı gün işleme alındığı, herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı, kurum idaresine yazmış oldukları istek, talep ve öneri içerikli dilekçelerine “3071 sayılı Dilekçe Hakkının
Kullanılmasına Dair Kanunda” belirtilen süreleri aşmayacak şekilde cevap verildiği, 2.15. Bu kapsamda, adı geçenin anılan Kurumda 7 adet dilekçesinin bulunduğu, söz konusu dilekçelerinin ilgili makamlara ivedilikle gönderildiğinin tespit edildiği, 2.16. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması için azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, 2.17. Mevzuata göre; hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa aile sağlığı merkezi veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı, 2.18. İnfaz kurumlarında yaşayan hükümlü ve tutukluların, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık hak ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, hususları bildirilmiş konuya ilişkin belge örnekleri Kurumumuza gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesi “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” 3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” 3.3. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları “Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde
gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.” 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam Hakkı” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrası
“Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur…” “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8.
maddesinin birinci fıkrası “(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.” 5. BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz.” 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 6.1. İnfazda temel ilke başlıklı 2 nci maddesi “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır. (2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.” 6.2. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrası “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.” 6.3. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı maddesinin ilgili fıkraları “(1)
Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir: … b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir. c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında
kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. … e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir. f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur…” 6.4. “Nakiller” başlıklı 53 üncü maddesi “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”;
6.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54 üncü maddesi, “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.” 6.6. “Hastalık nedeniyle nakil” başlıklı 57 nci maddesinin beşinci fıkrası “(1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, bulunduğu yere en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır. (2) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması hâlinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir. (3) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi hâlde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir. (4) Hükümlü, acil hâller dışında özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilemez. Acil hâllerin varlığı hâlinde Adalet Bakanlığına bilgi verilir. (5) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebilir.” 6.7. “Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” başlıklı 63 üncü maddesinin dördüncü fıkrası “(4)
Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.” 6.8. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 71 inci maddesinin birinci fıkrası “Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.” 6.9. Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 78 inci maddesinin birinci fıkrası “Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.” 6.10. “Hastaneye sevk” başlıklı 80 inci maddesi “Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir.”
7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesi
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 8. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi
İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; 8.1. “Sağlık servisi” başlıklı 13 üncü maddesi “(1) Sağlık servisi; kurumda koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerini cezaevi tabibinin başkanlığında yerine getiren servistir…” (2) Cezaevi tabibi; a)
Kurumun sağlık koşullarını düzenleyerek, hükümlülerin ve kurum personelinin muayene ve tedavilerini yapar. … c) Kurumda ortaya çıkan hastalıklar ve bu hastalıkların önlenmesi için alınacak tedbirler ile ayrıca iaşenin kalitesine, miktarına ve dağıtım şekillerine, hükümlülerle personelin temizliğine, kurumun sıhhi tesisat, ısıtma, aydınlatma ve havalandırma tesislerinin sağlık şartlarına elverişli bir şekilde işleyip işlemediğine, beden eğitimi ve spor faaliyetlerinin sağlık şartlarına uygun bir şekilde yürütülüp yürütülmediğine ilişkin hususları tespit etmek maksadıyla, kurumu ayda en az bir kez denetleyerek hazırlayacağı raporu kurum en üst amirine sunar ve sağlık istatistiklerini düzenler…. (4) Cezaevi tabibi ve diş tabibi, sağlık servisinde çalışan diğer personel ile birlikte, aşağıda belirtilen işleri yapmak amacıyla, ortak görev anlayışı içinde hareket eder: a) Tabipler, kurumu sık sık denetler ve kurumun mevcuduna göre ayda bir veya iki kez olmak üzere kurumun tamamını gezerek, kurumun genel sağlık durumunu kontrol eder, acele önlem alınmasını gerektiren bir hastalığın bulunması hâlinde durumu derhal kurum en üst amirine bildirir….” 8.2. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 98 inci maddesinin birinci fıkrası “(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi cezaevi tabibi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.” 8.3. “Hükümlülerin hastaneye sevki ile hastanelerde muayene ve tedavileri” başlıklı 99 uncu maddesinin ilk iki fıkrası “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle bir hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, cezaevi tabibi tarafından bir raporla derhal kurum en üst amirine bildirilir. (2) Kurumda tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan hükümlülerin muayene ve tedavileri devlet ve üniversite hastanelerinde gerçekleştirilir. Hükümlülerin yatarak tedavileri bunlar için ayrılan hükümlü koğuşlarında yapılır.
Hükümlü koğuşu yoksa tedavileri dış güvenlikten sorumlu güvenlik görevlileri tarafından gerekli önlemler alınarak hastanelerin diğer birimlerinde yapılır.” 8.4. “Hükümlülerin nakillerinde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 127 nci maddesinin birinci fıkrasının alt bentlerinde “(1) Hükümlülerin nakilleri 5275 sayılı Kanunun 53 ilâ 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir. Bu nakiller sırasında; … e) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, cezaevi tabibinin önerisi ve kurum en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebilir.” 9. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri İle
Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokolün “Ceza infaz Kurumlarının Sağlık
Denetimi” başlıklı 44 üncü maddesi “(1) Ceza infaz kurumlarının sağlık şartları bakımından gözetim ve denetimi İl Sağlık Müdürlüklerince periyodik olarak yapılır ve hazırlanan raporun bir örneği ilgili
Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.”
/
Hükümlerini amirdir.
10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararı Ekinin ilgili kısımları şöyledir:
“Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 18.1. sayılı maddesi “18.1 Mahpuslara sağlanan barınma yerleri ve özellikle bütün yatakhane bölümleri, insan onuruna ve mümkün olabildiğince özel yaşama saygı gösterecek biçimde olmalı, iklim koşulları ve özellikle zemin alanı, havanın metreküp miktarı, aydınlatma, ısıtma ve havalandırma dikkate alınarak, sağlık ve temizlik gereklerini karşılamalıdır.” 3. Bölüm “Sağlık” başlığı altında yer alan ilgili maddeleri “39. Cezaevi yetkilileri sorumlulukları altında bulunan tüm mahpusların sağlığını korumalıdır “40.1 Cezaevindeki sağlık hizmetleri ulusal veya toplumsal genel sağlık idaresiyle yakın ilişki içerisinde düzenlenmelidir. 40.2 Cezaevlerindeki sağlık politikası, ulusal sağlık politikasıyla bütünlük içinde ve uyumlu olmalıdır. 40.3 Mahpusların, hukukî durumları nedeniyle ayrımcılığa tâbi tutulmaksızın ülkede mevcut olan sağlık hizmetlerine erişmeleri sağlanmalıdır. 40.4
Cezaevlerindeki sağlık servisleri, mahpusların yakalanmış olabileceği herhangi bir bedensel veya ruhsal hastalık ya da rahatsızlığı ortaya çıkarmak ve tedavi etmek için çaba göstermelidir. 40.5 Bu amaçla mahpuslara, kurum dışında sunulanlar da dâhil olmak üzere gerekli tüm tıbbî, cerrahî ve psikiyatrik hizmetler sağlanmalıdır. “ “46.1 Uzman tedavisine ihtiyaç duyan hasta mahpuslar, bu hastalığın tedavisinin cezaevinde yapılmasının mümkün olmaması hâlinde, uzman kurumlara veya sivil hastanelere
nakledilmelidir.” “42.3. Hekim veya ona bağlı nitelikli bir hemşire bir mahpusu muayene ettiği sırada:
…b. Bedensel veya ruhsal bir hastalığın teşhis edilmesine, bunun tedavisi için ve mevcut tedavinin devamının sağlanması için gerekli tüm tedbirlerin alınmasına … özel dikkat göstermelidir.”; “43.1 Hekim, mahpusların bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunmasına ve toplumdaki tıbbî bakım standartlarıyla uyumlu koşullar altında ve sıklıkta, hasta olan, rahatsız olduğunu ya da yaralandığını rapor eden ve özel dikkat gösterilmesi gereken tüm mahpusların tıbbî bakımına nezaret etmelidir. 43.3 Hekim, süregelen özgürlükten yoksunluk yüzünden veya hücre cezası da dâhil olmak üzere alıkonulma koşullarından herhangi biri nedeniyle bir mahpusun bedensel veya ruhsal sağlığının ciddî bir biçimde risk altında bulunduğunu değerlendirirse, bu durumu kurum müdürüne bildirmelidir. 44. Hekim veya diğer bir yetkili, düzenli olarak denetim yapmalı, gerekirse başka şekilde bilgi edinmeli ve kurum müdürüne aşağıdaki konularda tavsiyelerde bulunmalıdır: … b. Kurumun ve mahpusların hijyen ve temizliği; c. Kurumun sıhhî tesisatı, ısıtılması, aydınlatılması ve havalandırılması;…” “45.1 Kurum müdürü, hekimin veya diğer bir yetkili makamın 43. ve 44. Kurallara göre sunduğu rapor ve tavsiyeleri dikkate almalı ve bu tavsiyeleri yerinde görüyor ise onları uygulamak için derhal gerekli adımları atmalıdır.” “45.2 Hekimin tavsiyelerinin kurum müdürünün yetkisini aşması veya kurum müdürü tarafından uygun görülmemesi hâlinde, bu tavsiyeler derhal, kurum müdürünün kişisel görüşü ile birlikte, daha üst düzey bir yetkiliye sunulmalıdır.”
46.1 Uzman tedavisine ihtiyaç duyan hasta mahpuslar, bu hastalığın tedavisinin cezaevinde yapılmasının
mümkün olmaması hâlinde, uzman kurumlara veya sivil hastanelere nakledilmelidir.” “46.2 Cezaevi sisteminin kendisine ait hastaneleri olması hâlinde bu hastaneler, mahpusların uygun bakım ve tedavilerini sağlamak için yeterli personele ve yeterli donanıma sahip olmalıdır.” 11. 1955’te Cenevre’de toplanan Suçların Önlenmesi ve Suçluların Islahı üzerine Birinci Birleşmiş
Milletler Konferansı tarafından kabul edilen ve 17 Aralık 2015 tarihli ve 70/175 sayılı Genel Kurul kararıyla revize edilen Birleşmiş Milletler Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kuralların
(Nelson Mandela Kuralları) “Sağlık Hizmetleri” başlığı altında yer alan ilgili kurallar şöyledir:
Kural 24 “1. Mahpuslara sağlık hizmeti sağlanması devletin bir sorumluluğudur. Mahpuslar, toplumda mevcut olan sağlık hizmet standartlarına sahip olmalıdır ve yasal statüleri nedeniyle ayrımcılığa maruz kalmaksızın ücretsiz olarak gerekli sağlık hizmetlerine erişebilmelidir…” Kural 25 “1. Her ceza infaz kurumu, rehabilitasyonunu engelleyen sağlık sorunları veya özel sağlık ihtiyaçları bulunan mahpusları özellikle dikkate alarak, mahpusların fiziksel ve zihinsel sağlıklarını değerlendirmek, geliştirmek, korumak ve iyileştirmekle görevli bir sağlık hizmeti bulunduracaktır…” Kural 33 “Doktor, bir mahpusun bedensel veya zihinsel sağlığının devam eden hapis veya hapis şartlarından olumsuz olarak etkilendiğini veya etkileneceğini düşündüğü zaman durumu ceza infaz kurumu müdürüne bildirecektir. Kural 35 “1. Hekim veya yetkili kamu sağlığı birimi düzenli olarak aşağıdaki konularda teftiş yapacak ve ceza infaz kurumu müdürüne tavsiyelerde bulunacaktır: a) Yiyeceklerin miktarı, kalitesi, hazırlanması ve servisi; b) Kurumun ve mahpusların hijyen ve temizliği; c) Ceza infaz kurumunun sıhhi tesisatı, sıcaklığı, aydınlatması ve havalandırması; d) Mahpusların giysilerinin ve yatak takımlarının uygunluğu ve temizliği; e) Bu faaliyetlerden sorumlu herhangi bir teknik personelin bulunmadığı durumlarda beden eğitimi ve spor ile ilgili kuralların gözlenmesi. 2. Ceza infaz kurumu müdürü, bu kuralın 1. paragrafı ve 33. kural uyarınca verilen tavsiye ve raporları dikkate alacak ve raporlarda yer alan tavsiyeleri ve önerileri uygulamak için gerekli adımları atacaktır. Tavsiye ya da öneriler ceza infaz kurumu müdürünün yetkisi dahilinde olmazsa ya da müdür bunlarla aynı görüşte olmazsa, kendi raporunu ve doktor ya da yetkili kamu sağlığı biriminin tavsiyesini daha üst bir merciye derhal iletecektir.”
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 4. Başvuran tarafından (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvuruda özetle, Engelli Sağlık
Kurulu Raporunda ve Sağlık Durumu Bildirir raporunda kayıtlı kronik hastalıkları sebebiyle %91 oranında engelli olduğu, Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun fiziki yapısı ve yaşam koşullarının temizlik ve hijyenik açıdan barınması için uygun olmaması sebebiyle hastalıklarının nüksettiği, gün aşırı yapılması gereken pansumanlarının aksatıldığı, raporlu ve reçeteli ilaçlarının verilmediği, hastane sevklerinin yapılmadığı, tedavi-muayene ve tetkikleri Kartal Şehir Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ve
Pendik Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde devam etmekte olmasına rağmen ceza infaz kurumu tabipliği tarafından sürekli Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, kurum doktoru ve sağlık personeli tarafından durumu bilinmesine rağmen revir taleplerinin reddedildiği, şikayetlerini dile getirdiğinde dikkate alınmadığı, aksine tehditkar bir tutum alındığı, nakil konulu dilekçelerinin işleme alınmadığı, ilgili mercilere gönderilmediği, tarafına dilekçe çıkış numarası ve çıkış tarihlerinin verilmediği iddia ve ifadeyle, kampüsü içerisinde hastanesi bulunan Marmara 1 No’lu L Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin sağlanması, sağlık hakkını ihlal eden kurum yönetici ve çalışanları hakkında disiplin soruşturması açılması talep edilmektedir.
13. Anayasa’nın 17 nci, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2 inci ve Medeni ve Siyasi Haklar
Sözleşmesi 6 ncı maddesi ile koruma altına alınan, en temel ve vazgeçilmez haklardan olan yaşama hakkı; yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını da içermektedir.
/
14. Yaşama hakkının tamamlayıcısı ve ön koşulu ise sağlığa erişim hakkıdır. Anayasamız uyarınca herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir ve Devlet herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür.
15. Nelson Mandela Kuralları olarak bilinen Birleşmiş Milletler Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart
Kurallarda mahpuslara sağlık hizmeti sağlanması, devletin sorumluluğunda sayılmış, Avrupa Konseyi
Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye
Kararında ceza infaz kurumlarındaki yetkililerin sorumlulukları altında bulunan tüm mahpusların sağlığını korumakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Kararda, mahpusların topluma sağlanan mevcut sağlık standartlarından aynı şekilde yararlanacağı ve hukuki statülerine dayalı ayrımcılık olmaksızın, gerekli sağlık hizmetlerine ücretsiz erişime sahip olacakları belirtilmiştir.
16. Bahse konu uluslararası düzenlemelerde, infaz kurumu hekimlerinin bir mahpusun bedensel veya zihinsel sağlığının devam eden hapis veya hapis şartlarından olumsuz olarak etkilendiğini veya etkileneceğini düşündüğü zaman durumu ceza infaz kurumu müdürüne bildireceği, hekim veya diğer bir yetkilinin infaz kurumunda düzenli olarak denetim yaparak Kurumun ve mahpusların hijyen ve temizliği, sıhhî tesisatı, ısıtılması, aydınlatılması ve havalandırılması gibi konularda kurum müdürüne tavsiyelerde bulunacağı, hekim tarafından sunulan rapor ve tavsiyelerin kurum müdürünce dikkate alarak yerinde görüyor ise uygulamak için derhal adım atılacağı, hekimin tavsiyelerinin kurum müdürünün yetkisini aşması veya kurum müdürü tarafından uygun görülmemesi hâlinde, bu tavsiyelerin derhal daha üst düzey bir yetkiliye sunulması gerektiği belirtilmiştir. (bkz. prg. 10-11)
17. Ulusal mevzuatımızda tutuklu ve hükümlülerin yaşam ve sağlık haklarının korunmasına yönelik ilke ve kurallar ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda düzenlenmiştir. Anılan
Kanun uyarınca ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunması, teşhis ve tedavilerinin yapılması, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunması ülkemizdeki infaz anlayışının temel unsurlarındandır.
18. Anılan Kanunun 71 inci maddesinde hükümlülerin, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahip olduğu, bunun için hükümlülerin öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirileceği hüküm altına alınmıştır. Kanunun78 inci maddesinde ise tutuklu ve hükümlülerin acil veya olağan muayene ve tedavisi kurum hekimi tarafından yapılacağı, genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçlarının, sağlık izleme kartına işleneceği ve dosyasında saklanacağı belirtilmiştir. Kanunun 57 inci maddesinde de hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlülerin, bulundukları yere en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesine sevk edileceği hüküm altına alınmış, ayrıca farklı bir hastaneye sevkleri gerekli görülenler için bu sevkin yapılma şekli düzenlenmiştir.
19. Benzer düzenlemelere Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Yönetmelikte de yer verilmiş, ayrıca Yönetmeliğin “Sağlık servisi” başlıklı 13 üncü maddesinde cezaevi tabibinin, kurumun sağlık koşullarını düzenleyerek, hükümlülerin ve kurum personelinin muayene ve tedavilerini yapacağı, tabiplerin, kurumu sık sık denetleyerek mevcuduna göre genel sağlık durumunu kontrol edeceği düzenlenmiştir.
20. Somut dosyada % 91 oranında engelli olduğuna dair Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi
Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi 29/01/2019 tarihli ve 5 yıl süreli (29/01/2024 tarihine kadar geçerli)
Sağlık Kurulu Raporunu ve 09/08/2018 tarihli Marmara Üniversitesi İstanbul Pendik Eğitim ve Araştırma
Hastanesi Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunu ibraz eden başvuranın Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunun fiziki yapısı ve yaşam koşullarının temizlik ve hijyenik açıdan barınması için uygun olmaması ve kurum sağlık personelinin pansuman yapmama, revir ve hastane sevk taleplerini reddetme ya da sürekli tedavisinin devam ettiği hastaneden farklı hastanelere sevk etme, şikayetlerini dikkate almama gibi eylem, işlem, tutum ve davranışlarının bulunduğunu, sonucu itibariyle sağlığa erişim hakkının engellenmesi sebebiyle hastalıklarının nüksettiğini iddia ederek, farklı bir kuruma naklini talep ettiği anlaşılmaktadır.
21. Konuyla ilgili olarak (2) numaralı paragrafta idare tarafından yapılan ayrıntılı açıklamada özetle, başvuranın sevk talepli dilekçeleri üzerine Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesine veya gerekli görülmesi halinde daha önce sağlık işlemleri takiplerinin yapıldığı Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir
Hastanesine sevklerinin yapıldığı, pek çok kez talebi üzerine yapılan sevklerine kendi isteği ile gitmediği,
02.10.2023 tarihinde Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahi Polikliniğinde yapılan
muayenesi neticesinde pansuman uygun görülmesi üzerine günlük pansuman listesine eklendiği, göğüs sağ ön duvarında daha öncesinde olan operasyon sonrası toraks tüpüne bağlı oluşan 2*1 cm deri ile bütünleşmiş yara olmayan açıklık bulunduğu, akıntı ya da açık yara kapsamında olmadığı, deri bütünlüğü bozulmadığı için pansuman ihtiyacının bulunmadığı, akıntısı olması halinde dilekçe yazması gerektiği ve pansuman için çağırılacağı bilgisi verildiği, herhangi bir dilekçesinin olmadığı, hastane sevklerine gitmemesi nedeniyle tedavilerinin takibinin yapılamadığı bildirilmiştir.
22. Yapılan açıklama kapsamında, başvuranın sağlık işlemleri için infaz kurumunun bulunduğu Ümraniye ilçesinde yer alan ve bu sebeple kuruma yakın olan Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmesinin 5275 sayılı Kanunun 57 inci maddesinin birinci fıkra hükmüyle uyumlu olduğu, gerekli görülmesi halinde daha önce sağlık işlemleri takiplerinin yapıldığı Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir
Hastanesine de anılan Kanun maddesinin ikinci fıkra hükmü kapsamında sevklerinin yapıldığı anlaşıldığından sevklere dair iş ve işlemlerin hukuka uygun olarak yürütüldüğü, başvuranın sevklerine kendi isteği ile gitmediği, günlük pansuman listesinde olduğu ve akıntısı olması halinde dilekçe yazması durumunda çağırılacağı bilgisi verilmesine rağmen bu yönde herhangi bir dilekçesinin olmadığı, hastane sevklerine gitmemesi nedeniyle tedavilerinin takibinin yapılamadığı anlaşılmış olup, dosyasına sunulan bilgi-belgelerden idarenin iş ve işlemleri sebebiyle başvuranın hastalıklarının nüksettiği ya da ağırlaştığı yönünde herhangi bir bulguya da rastlanmadığı dikkate alındığında, idarenin sağlık hizmetlerine yönelik iş ve işlemlerinin ilgili mevzuata uygun olarak yürütüldüğü, başvuranın sağlık hizmetlerine erişiminin engellendiği yönündeki iddialarının yerinde olmadığı ve reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
23. Öte yandan, başvuran Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun fiziki yapısı ve yaşam koşullarının temizlik ve hijyenik açıdan barınması için uygun olmadığını da iddia etmekte olup, idare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda bu hususta herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği görülmüştür. Bununla birlikte, yazı ekinde yer alan İstanbul Anadolu Ceza İnfaz ve Tutukevleri 4. İzleme
Kurulunun 07.08.2023 tarihli raporunda Kurumun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1459 olarak belirtildiği, yaşam şartları ve fiziki yapıya ilişkin incelemeler sonucunda “önceki raporlarda belirtilen fiziki şartlar ve yetersizliklerin aynı şekilde devam ettiği, kurumun fiziki şartlarının yetersiz olduğu, bu yetersizliğin kurumun eski olmasından kaynaklandığı, mekânların dar ve havasız olduğu, gün ışığı ve temiz havanın tutuklu ve hükümlülerin erişime hakkı bulunan temel unsurlar olduğu, ranza sayısının az olması sebebiyle yere yatak sererek yerde yatan hükümlüler olduğu, hükümlülerin gece-gündüz olarak dönüşümlü
uyuduklarının gözlemlendiği, odalarda kapasite aşımı olduğundan eşyaları için yeterli dolap olmadığı ve eşyalarının merdiven kenarlarında ve üst üste durduğunun görüldüğünün” tespitlerine yer verilmiştir.
24. Anılan raporda “Sağlık hizmetleri konusundaki incelemeler” sonucunda ise “revirde ilk derece sağlık hizmetlerinin uygun koşullarda hükümlü ve tutuklulara sağlandığının gözlemlendiği, fiziki yapı olarak özellikle revirlerin giriş katında olmasının hasta hükümlü ve tutukluların erişimi açısından ve yardımcı personelin çalışma kolaylığı açısından daha uygun olacağının gözlemlendiği, yapılan görüşmelerde ileri sağlık kuruluşlarına yapılan sevklerde önemli randevu sorunları yaşandığı, bunun kurum revirini olumsuz etkilediğinin görüldüğü, hükümlü ve tutukluların Sağlık Bakanlığına bağlı kuruluşlarda uzun süreli beklemelerini önleyecek mekanizmaların oluşturulmasının tavsiyeye değer bulunduğu” hususlarının belirtildiği görülmüştür.
25. Ulusal mevzuat ve uluslararası standartlarda mahkumların kaldıkları oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanması gerekliliğine vurgu yapılmış olup, bahse konu rapordan Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun bahse konu standartları karşılamakta yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır.
26. Bu kapsamda, başvuranın “kurumun fiziki yapısı ve yaşam koşullarının temizlik ve hijyenik açıdan barınması için uygun olmadığı” yönündeki iddialarının yerinde olabileceği, ancak bu husustaki değerlendirmenin kurum hekimi tarafından yapılabileceği değerlendirilmiştir. Nitekim gerek ulusal mevzuatta gerekse uluslararası düzenlemelerde ceza infaz kurumlarında verilen sağlık hizmetleri ile kurumun ve mahpusların hijyen ve temizliği; kurumun sıhhî tesisatı, ısıtılması, aydınlatılması ve havalandırılması gibi hususların denetiminden kurum hekimleri sorumlu kılınmıştır (bkz. prg. 8.1, 10, 11).
5275 sayılı Kanunun “hastalık nedeniyle nakil” başlıklı 57 nci maddesinin beşinci fıkrasında ise
“hükümlünün, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebileceği” düzenlenmiştir. İdare tarafından dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden başvuranın hastalıkları sebebiyle kurumun fiziki imkanları ile yaşam koşullarının burada barındırılmasına uygun olduğu ya da olmadığı yönünde kurum hekimi tarafından hazırlanmış herhangi bir raporun ya da önerinin Kurumumuzla paylaşılmadığı görülmüş, bu hususta hazırlanmış bir rapor ya da öneri bulunmadığı anlaşılmıştır.
27. Başvuranın Marmara L Tipi Ceza İnfaz Kurumuna naklinin 5275 sayılı Kanunun “kendi istekleri ile nakil” başlığı altında yer alan 54 üncü maddesi kapsamında incelenmesinden ise, anılan maddenin (d)
fıkrasında “İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması” hükmüne yer verildiği ve idare tarafından başvuranın hali hazırda kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğunun bildirildiği dikkate alındığında, başvuranın isteği üzerine başka kuruma naklinin yapılmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
28. Öte yandan, başvuran tarafından dilekçelerinin dikkate alınmadığı, ilgili makam ve mercilere gönderilmediği yönünde iddialarda bulunulmuştur. İdare tarafından, bu hususta hükümlü ve tutukluların mahkemelere, resmi kurum veya kuruluşlara ve diğer makamlara gönderdikleri dilekçelerin aynı gün işleme alındığı, herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı, kurum idaresine yazmış oldukları istek, talep ve öneri içerikli dilekçelerine “3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunda” belirtilen süreleri aşmayacak şekilde cevap verildiği bu kapsamda, adı geçenin anılan Kurumda 7 adet dilekçesinin bulunduğu, söz konusu dilekçelerinin ilgili makamlara ivedilikle gönderildiğinin tespit edildiği bildirilmiş olup, başvuran tarafından dosyasına idarenin açıklamalarının aksini ispat edebilecek, somut, ya da
Kurumumuzca somutlaştırılabilecek herhangi bir bilgi, belge veya bulguya yer verilmediğinden, iddianın sübuta ermediği sonucuna varılmıştır.
29. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları ve ilgili mevzuat kapsamında yapılan inceleme sonucunda; 29.1. Başvurana sunulan sağlık hizmetlerinin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü dosyasından tespit edilmiş olup, başvuranın sağlığa erişim hakkının engellendiği yönündeki iddialarının yerinde olmadığı ve reddi gerektiği; ayrıca kaldırılmamış disiplin cezası olduğu anlaşıldığından 5275 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde yer alan “kendi isteği ile nakil” hükümleri kapsamında başka bir kuruma naklinin mümkün olmaması sebebiyle nakil talebinin reddine dair idari işlemin hukuka uyarlı olduğu ve talebin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
29.2. Bununla birlikte, başvuranın sunduğu % 91 oranında engelli olduğuna ilişkin 2019 tarihli sağlık kurulu raporu ile 2018 tarihli durum bildirir sağlık kurulu raporunun başvuranın sürekli takip ve tedavi gerektiren sağlık sorunları olduğuna işaret ettiği, İstanbul Anadolu Ceza İnfaz ve Tutukevleri 4. İzleme
Kurulunun 07.08.2023 tarihli raporu uyarınca bulunduğu Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun fiziki şartları ile yaşam koşullarının başvuranın iddia ettiği üzere sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceği dikkate alındığında; başvuranın nakil talebinin, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkin olarak 5275 sayılı Kanunun “hastalık nedeniyle nakil” başlıklı 57 nci maddesinde öngörülen sürecin işletilmesi akabinde değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 30. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, ilkelerine uygun hareket edildiği anlaşılmıştır. Buna karşılık, cevabi yazının süresinde Kurumumuza gönderilmediği anlaşıldığından “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idareye bu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
31. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı görevli ve yetkili mahkeme nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
Başvuranın idarenin işlem, eylem, tutum ve davranışları sebebiyle sağlığa erişim hakkının engellendiği yönündeki iddiaları ile kaldırılmamış disiplin cezası olduğu anlaşıldığından 5275 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde yer alan “kendi isteği ile nakil” hükümleri kapsamında yaptığı nakil talebinin reddine ilişkin idari işleme karşı itirazının REDDİNE, Başvuranın nakil talebinin, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkin olarak 5275 sayılı Kanunun “hastalık nedeniyle nakil” başlıklı 57 nci maddesinde öngörülen sürecin işletilmesi akabinde değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi