|
ÖZET: Başvuran, Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğu süre zarfında, infaz koruma memurlarının tutumlarından şikayetçi olduğunu ve tek kişilik hücrede tutulmanın psikolojisini olumsuz etkilediğini belirtmiştir. Başvuru kapsamında, fens telinin kaldırılması, mahpuslarla iletişimin artırılması, gün ışığı ve havalandırma haklarının kesintisiz sağlanması, telefon görüşme sürelerinin artırılması, bilgisayar ve internet kullanımının sağlanması gibi talepler yer almıştır. İdare, başvuranın taleplerinin mevzuata uygun olarak değerlendirildiğini ve bazı taleplerin yerine getirildiğini, diğerlerinin ise güvenlik gerekçeleriyle reddedildiğini açıklamıştır.
İdarenin açıklamalarına göre, başvuranın tek kişilik hücrede kalma talebi kendisine ait bir tercih olup, bu durumun psikolojik etkileriyle ilgili iddiaları yargı yolu ile itiraz edilebilecek bir konudur. Ayrıca, başvuranın bulunduğu kurumda sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin artırılması yönünde çalışmaların devam ettiği, ancak yüksek güvenlikli bir kurum olmasının bazı kısıtlamalara neden olduğu belirtilmiştir. Başvuranın talepleri arasında yer alan kitap kotası ve yayınlardan yararlanma hakları da ilgili mevzuat çerçevesinde düzenlenmiştir. Sonuç olarak, başvuranın ilave telefon görüşme süresi talebi, yargı organlarınca karara bağlanmış bir uyuşmazlık olduğundan incelenememiştir. TV yayın kalitesi ve kanal sayısının artırılması talepleri ise idarenin gerekli çalışmaları sürdürdüğü göz önünde bulundurularak dostane çözüm kararı ile değerlendirilmektedir. Diğer talepler ise reddedilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5451-S.24.8606
BAŞVURU NO : 2023/19488
KARAR TARİHİ : 21.05.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Başvuranın bulunduğu ceza infaz kurumundaki uygulamalara yönelik
BAŞVURUNUN KONUSU :
talep ve şikayetleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 28.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu, infaz koruma memurlarının tutum ve davranışlarından şikâyetçi olduğunu, tek kişilik hücrede izolasyon altında tutulmasının psikolojisini bozduğunu, bu anlamda fens telinin kaldırılması, farklı odalardaki mahpuslarla temasın artırılması, gün ışığı ve havalandırma hakkından kesintisiz olarak ve istediği şartlarda yararlandırılması, ziyaretçi gelmediği takdirde ve bayramlarda ilave 30 veya 10 dakika telefon hakkının ve ilave görüşme süresinin verilmesi, bilgisayar ve internet kullanımının ayrıca yazışmalarda, kişisel gelişimi artırmada, elektronik mektup hizmetinde sağlanması, sportif etkinlik imkânının ve araçlarının artırılması, spor alanlarından her hafta yararlanılmasının sağlanması, spor matının temin edilmesi, kitap kotasının kaldırılması, süreli/süresiz yayınlardan yararlanmasının engellenmemesi, televizyon kalitesinin ve kanal sayısının artırılması, kültür sanat etkinlikleri kapsamında sinema, tiyatro, bale, opera, sergi, seminer ve konser gibi faaliyetlerin düzenlenmesi ve kendisinin de bu etkinliklerden kısıtlamasız yararlandırılması gerektiğini belirterek bu hususta gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 08/02/2024 tarih ve sayılı yazısı ile Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, Genel Müdürlüğün 18/04/2024 tarihli ve
sayılı cevabi yazısında özetle:
2.1. Başvuranın 23.07.2016 tarihinde “Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme” suçundan
Gölbaşı (Ankara) Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.07.2016 tarihli ve Sorgu numaralı tutuklama
müzekkeresi ile tutuklandığı, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve Esas, Karar sayılı kararıyla “Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Bir Suçu Gizlemek veya Başka Bir Suçun Delillerini Gizlemek ya da Yakalanmamak Amacıyla Öldürme, Kişiyi Yerine
Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Bir Suçu veya Başka Bir Suç Delilini Gizlemek ya da Yakalanmamak
Amacıyla Öldürme, Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçlarından, anılan karar gereğince 11 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 16 yıl + 9 yıl hapis cezası kararına hükümözlü olarak barındırıldığı, henüz cezasının kesinleşmediği, 2.2. Başvuranın, tek kişilik hücrede izolasyon altında tutulmasının psikolojisini bozduğu iddialarına ilişkin olarak; Ceza infaz kurumlarında oda ve koğuş yerleştirme işlemlerinin, 5275 sayılı Kanun’un 5 inci bölümünde yer alan ‘Hükümlülerin Gözlem ve Sınıflandırılması’ başlığı altındaki maddeler ile Gözlem ve
Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, risk, kurum güvenliği gibi kriterlere göre kurum idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirilerek yapıldığı, verilen karara karşı yargı yolunun açık olduğu, adı geçenin, Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 17.05.2023 tarihli ve
Karar sayılı kararı ile Blok Kat Koridor No’lu tek kişilik oda/koğuşta barındırıldığı, hükümözlünün üç kişilik odada barındırılmasının mümkün olduğu, ancak 06.10.2023 tarihli dilekçesi ile tek kişilik odada barındırılmak istediği, 2.3. Başvuranın bulunduğu tek kişilik odanın penceresine parmaklık dışında takılan fens telinin kaldırılması talebiyle ilgili olarak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un
8 inci maddesinde ve aynı Kanun’un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında kapalı ceza infaz kurumları ile
yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının fiziki ve teknik özelliklerinin düzenlendiği, belirtilen mevzuat hükümlerine dayalı olarak pencerelere fens teli çekildiği, fens tellerinin koğuş havalandırma sirkülasyonunu veya gün ışığını engelleyici bir etkisinin bulunmadığı, ülke genelinde yer alan ceza infaz kurumlarında anılan hükümler gereğince işlem yapılmakta olduğu, bu kapsamda adı geçenin barındırıldığı oda/koğuşun fiziki durumunu gösterir fotoğrafların ve tespit tutanağının ekte sunulduğu, 2.4. Başvuranın ziyaretçi gelmediği takdirde ve bayramlarda ilave 30 veya 10 dakika telefon hakkının ve ilave görüşme süresinin verilmesi talebiyle ilgili olarak; Ceza infaz kurumlarında telefon görüşmelerinin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66 ncı maddesi ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde gerçekleştirildiği, adı geçen hakkında da söz konusu hükümler uyarınca işlem tesis edildiği, Diğer yandan, başvuranın ziyaret gün ve saatlerinin 5275 sayılı Kanun’un
“Hükümlüyü ziyaret” başlıklı 83 üncü maddesi ile Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında
Yönetmelik’in ilgili maddeleri uyarınca kurum idaresi tarafından belirlendiği, 2.5. Kitap kotasının kaldırılması, süreli/süresiz yayınlardan yararlanmasının engellenmemesi iddia ve talebiyle ilgili olarak, hükümlü ve tutukluların süreli ve süresiz yayınlardan yararlanma haklarının 5275 sayılı Kanun’un 61, 62 ve 69 uncu maddeleri; Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 77 nci maddesi, Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek
Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 8 inci maddesi ve Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 30 uncu maddesi hükümleri kapsamında düzenlendiği, 2.5.1. Ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulduğu, kütüphanelerde veya kitaplıklarda derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıra olanaklar ölçüsünde
hükümlü ve tutukluların boş zamanlarını değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitaplar bulundurulduğu, hükümlü ve tutuklulara kurum kütüphanesinden yararlanma imkânı verildiği, 2.5.2. Bunun yanı sıra, Bakanlık ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü ve tutukluların okuma alışkanlığı kazanmaları ve bağlı bulundukları il ve ilçe kütüphanelerini etkin olarak kullanabilmeleri için 24 Ekim 2019 tarihinde iş birliği protokolü imzalandığı, söz konusu protokole göre hükümlü ve tutukluların il, ilçe halk kütüphanelerindeki yayınlardan faydalanmalarının sağlandığı, 2.5.3. Bu kapsamda Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulunun 03.04.2023 tarihli ve Karar sayılı kararı gereğince, Kurumda uygulanacak eğitim ve iyileştirme hizmetlerinin esasının belirlendiği, hükümözlü ‘in son bir yıl içerisinde Kurum kütüphanesinden 3 adet kitap aldığı, Çorlu İlçe Halk Kütüphanesinden ise herhangi bir kitap talebinin bulunmadığı, 2.6. Başvuranın, TV kalitesinin ve kanal sayısının artırılması talebine yönelik olarak; 5275 sayılı
Kanun’un 67 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hükümlü, ceza infaz kurumlarında merkezi yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir”, Dördüncü fıkrasında ise “bu haklar, tehlikeli halde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir” hükümlerinin yer aldığı, Bu minvalde, ceza infaz kurumunda 24.08.2023 tarihli ve 2023/34 sayılı Eğitim Kurulu Kararı ile TRT1, TRT HABER, TRT SPOR, TRT MÜZİK, SHOW TV, NOW TV,
STAR TV, KANAL7, KANAL D, HABERTÜRK, TRT DİYANET, ATV, CNN, DİGİTÜRK
(BEİNSPORT), TV8,5, A SPOR, TLC, D-MAX, NTV, TRT BELGESEL, KRAL TV, A HABER,
DREAM TV, DVD FİLM olmak üzere 25 adet kanalın yayınlanmasına karar verildiği ancak, teknik altyapının uygun hale getirilerek tutuklu hükümlüler arasında yapılacak anket sonucunda göre kanal sayısının 35’e çıkarılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği, 2.7. Başvuranın bulunduğu kurumda sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif etkinliklerin artırılması, ve kendisinin de bu etkinliklerden kısıtlamasız yararlandırılması talebine yönelik olarak; 2.7.1. Kurumda ortak etkinliklerin, Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler
Hakkında 45/1 No.lu Genelge’nin ”Ortak Etkinlikler” başlıklı 3 üncü bölümünün ilgili maddeleri uyarınca yaptırıldığı, bu kapsamda, hükümlü ve tutuklulara yönelik yapılması plânlanan etkinlik ve faaliyetlerde, kurumun kapasitesi, mahkum profilleri, personel durumu, güvenlik durumu, fiziki yapı birlikte ele alınarak bir program oluşturulduğu ve program dahilinde işlemlerin yürütüldüğü, hükümlü ve tutukluların eğitim ve öğretimlerine yönelik kursların açılabildiği, söz konusu kursların açılmasında Milli Eğitim Bakanlığı ve
İlçe Halk Eğitim Merkezi ile birlikte gerekli plânlamaların yapılarak ihtiyaç duyulan ve talep edilen kursların açıldığı, hükümlü ve tutukluların bu kurslardan faydalandırıldığı, 2.7.2. Ayrıca 5275 sayılı Kanun’un 87 nci maddesi, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “İdare ve Gözlem Kurulunun Görev Yetkileri” başlıklı 28 inci maddesi ve 45/1 No.lu Genelgenin “Ortak Etkinlikler” başlıklı bölümünün 13 üncü maddesi uyarınca Kurumda sosyal, kültürel, spor, sohbet, hobi faaliyetleri ile eğitim ve iyileştirme amaçlı kursların güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü/tutuklu suç profili gibi hususlar göz önünde bulundurularak kurum idare ve gözlem kurulunca alınan kararlar doğrultusunda düzenlendiği, Kurumda son bir yıl içerisinde kara kalem, okuma-yazma, elifba kursları açıldığı, büyüklere hürmet, bulaşıcı hastalıklar, mevlid-i nebi kutlamaları, ramazan ayı mukabele programı, kandil ve dini günlere ilişkin konferansların düzenlendiği,
2.7.3. Adı geçenin Kuran-ı Kerim ve karakalem kurslarına katılım talebi olduğu yeterli katılımcı sayısına ulaşıldığında anılan kursun açılacağı, halihazırda okuma-yazma ve manevi rehberlik birimi tarafından yürütülen Elif-Ba kursunun devam ettiği, tüm hükümlü ve tutukluların Kurum idaresince belirlenen program dahilinde ayda 2 defa açık veya kapalı spor faaliyetlerinden yararlandığı, ayrıca satranç ve bağlama kursları açılması amacıyla planlama yapıldığı, satranç kursu için Gençlik ve Spor Bakanlığı Tekirdağ İl
Müdürlüğü ile yazışma yapıldığı, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün sayılı yazıları ile “Satranç” Kursu verebilecek şartları taşıyan eğitmen bulunmadığının bildirildiği, 2.7.4. Ayrıca, anılan Kurumun Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu statüsünde bulunması nedeniyle spor salonu, kütüphane ve yemekhane gibi mahallerin sinema, konferans ve seminer etkinlikleri amacıyla kullanılmasının uygun olmadığı, hükümlü ve tutukluların suç profili, asayiş ve güvenlik gibi hususlar dikkate alınarak belirlenen kişi sayısına göre konferans ve seminer gibi etkinliklerin kütüphane, kurum derslikleri gibi salonlarda yapıldığı, 2.8. Başvuranın, infaz ve koruma memurlarının tutum ve davranışlarına yönelik iddialarına ilişkin olarak; 2.8.1. Adı geçenin, üst aramasını yapan personelin manevi varlığını, şeref ve itibarını aşağılama ve itibarsızlaştırma eyleminde bulunması nedeniyle hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, Kurum
Disiplin Kurulunun 04.07.2023 tarihli ve Karar sayılı kararı ile eylemine uygun disiplin cezası verildiği, söz konusu karara karşı infaz hâkimliğine hitaben şikâyette bulunduğu, Çorlu İnfaz Hâkimliğinin
25.07.2023 tarihli ve Dosya, Karar sayılı kararı ile “İtirazın Reddine” dair karar
verildiği, anılan karara karşı itirazı neticesinde Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve
D.İş sayılı kararı ile “İtirazın Reddine” dair karar verildiği, 2.8.2. Diğer yandan, hükümözlü ‘in 09.11.2023 tarihinde yapılan kısmi arama sonrasında dağıtılmış odasını toplamaya çalışırken camın önüne gelen görevli infaz ve koruma memurunun kendisine gülerek tahrik edici hareketlerde bulunduğu iddiası nedeniyle Kurum personeli hakkında idari soruşturma başlatıldığı, sonuç olarak “İlgili personelin görev ve yetkilerini kötüye kullandığı yönünde bir eylem tespit edilemediğinden adı geçen personel hakkında idari yönden disiplin soruşturması başlatılmasına yer olmadığına” dair karar verildiği, Bu kapsamda, başlatılan adli soruşturma neticesinde Çorlu Cumhuriyet
Başsavcılığının 08.01.2024 tarihli ve Soruşturma, Karar sayılı kararı ile
“Kovuşturmaya Yer Olmadığına” dair karar verildiği, Hususları bildirilmiş, konuya ilişkin bilgi ve belge örnekleri gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrası
“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “(1)
Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun
4.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 4.2. “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi “(3) Yapılan başvurulardan … (b) Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin olanlar, incelenemez.” 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 5.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde;
“Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar.
b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.
Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.
e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.
g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.
h) Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Cezalara, Kanunda belirtilen merciler, sürelerine uygun olarak hükmederler. Cezalara karşı savunma ve itirazlar da Kanunun gösterdiği mercilere yapılır.
5.3. “Kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrası “Kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasın olanaklı bulunduğu, yeterli düzeyde güvenlik
sağlanmış ve hükümlünün gereksinimine göre bireysel, grup hâlinde veya toplu olarak iyileştirme yöntemlerinin uygulanabileceği tesislerdir.” 5.4. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9 uncu maddesinin ilgili fıkraları “(1)
Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır. (2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; … d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.” 5.5. “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi “(1) Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır: a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır. Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler.” 5.6. “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24 üncü maddesi “Hükümlüler; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular gibi gruplara ayrılırlar. (2) Hükümlüler ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılırlar.” 5.7. “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı” başlıklı 25 inci maddesi “(1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda gösterilmiştir: a) Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır. b) Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır. c) Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir. d) Hükümlü, yaşadığı yerin olanak verdiği ve idare kurulunun uygun göreceği bir sanat veya meslek etkinliğini yürütebilir. e) Hükümlü, kurum idare kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve onbeş günde bir kez olmak üzere (f) bendinde gösterilen kişilere, süresi on dakikayı geçmemek üzere telefon edebilir. f) Hükümlüyü; eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi, belirlenen gün, saat ve koşullar içerisinde onbeş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilirler. g)
Hükümlü hiçbir suretle ceza infaz kurumu dışında çalıştırılamaz ve kendisine izin verilmez. h) Hükümlü, kurum iç yönetmeliğinde belirtilenlerin dışında herhangi bir spor ve iyileştirme faaliyetine katılamaz. ı)
Hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez. Hükümlü hakkında uygulanacak tüm sağlık tedbirleri, tıbbî tetkik ve zorunluluklar hariç ceza infaz kurumlarında, mümkün olmadığı takdirde tam
teşekküllü Devlet ya da üniversite hastanelerinin tek kişilik ve yüksek güvenlikli mahkûm koğuşlarında uygulanır.” 5.8. “Kütüphaneden yararlanma” başlıklı 61 inci maddesi “(1) Ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulur. Kütüphanelerde veya kitaplıklarda verilen derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıra olanaklar ölçüsünde hükümlülerin boş zamanlarını değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitaplar da bulundurulur. (2) Hükümlüye kurum kütüphanesinden yararlanma imkânı verilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/31 md.) Ayrıca, hükümlüler kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı kütüphanelerde bulunan ve 62 nci maddedeki şartları taşıyan yayınlardan yararlandırılabilir. (3) Bu hizmet, gezici kitaplıklarla da yerine getirilebilir.” 5.9. “Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” başlıklı 62 nci maddesi “(1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir. (2) Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz. (3) (Değişik:14/4/2020-7242/32 md.) Kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez. (4) (Ek:14/4/20207242/32 md.) Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmî ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazeteler, ceza infaz kurumuna kabul edilmez. Ancak ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli, bu hükmün dışındadır. Yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet
Bakanlığı yetkilidir.” 5.10. “Hükümlüye dışarıdan gönderilen hediyeyi kabul etme hakkı” başlıklı 69 uncu maddesi (Değişik:14/4/2020-7242/34 md.) “(1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlü, iki ayda bir kez, ayrıca dinî bayram, yılbaşı veya kendi doğum günlerinde dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan bir hediyeyi kabul etme hakkına sahiptir…” 5.11. “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrası “Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.” 5.12. “Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı” başlıklı 67 nci maddesi “(1) Hükümlü, ceza infaz kurumlarında merkezî yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahiptir. (2) Merkezî yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verilir. Bu cihazlar, bedeli kendisi tarafından ödenmek koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınır. Her ne biçimde olursa olsun dışardan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarlar kuruma alınmaz. (3) Kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebilir.
Eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabilir.
Hükümlü, odasında bilgisayar bulunduramaz. Ancak, Adalet Bakanlığının uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın ceza infaz kurumuna alınmasına izin verilebilir. (4) Bu haklar, tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.” 5.13. “Hükümlüyü ziyaret” başlıklı 83 üncü maddesinin birinci fıkrası “Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir.” 5.14. “Beden Eğitimi” başlıklı 87 nci maddesi “(1) Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunur ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanır. (2) Açık havada çalışmayan veya kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinmek olanağı verilir. Bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabilir…” 5.15. “Kütüphane ve kurslardan yararlanma” başlıklı 88 inci maddesi “(1) Hükümlü, çalışma saatleri dışında ve belirlenecek düzene göre idarece tertiplenen kurslara katılabilir ve kütüphaneden yararlanabilir. Bu konudaki programlar uzmanların önerileri ve hükümlünün istekleri dikkate alınarak kurum yönetimince belirlenir.” 6. 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 29.03.2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Yönetmelik’in; 6.1. “İdare ve gözlem kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı 28 inci maddesi “(1) İdare ve gözlem kurulu aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir: a) Hükümlülerin suç türlerini belirleyerek, durumlarına uygun kurumlara ayrılmalarını sağlamak ve bunlara uygun olacak infaz ve iyileştirme rejimini saptamak. b) Hükümlülerin kurumlara kabullerinden sonra kalacakları odaları belirlemek. c) Kurumlarda kalmakta olan hükümlüleri gruplandırmak. ç) Hükümlülerin kalmakta oldukları odaları değiştirmek. d)
Hükümlülerin bireysel olarak, psiko-sosyal yardım servisince hazırlanan iyileştirme programlarına uyumunu ve sonuçlarını değerlendirmek. e) İyileştirme programları kapsamında spor alanları, çok amaçlı salon, kütüphane ve iş atölyelerinden yararlanma gibi faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler …
ile ilgili karar almak. f) Tehlikeli hâli bulunan ya da örgüt mensubu olan hükümlülerle ilgili olarak, telefon görüşmeleri ile radyo, televizyon yayınları ve internet olanaklarından yararlanma hakkının kısıtlanmasına karar vermek. … h) Koşullu salıvermeye ve uygulanacak infaz rejimine esas teşkil edecek iyi hâl kararını almak.… (2) İdare ve gözlem kurulu, birinci fıkrada sayılan görevleri yerine getirirken diğer kurulların önerilerini de dikkate alır. (3) İdare ve gözlem kurulunun, birinci fıkranın (b) ilâ (ğ) bentlerinde sayılan görevleriyle ilgili olarak aldığı kararlarla, diğer kurulların kararları arasında uyumsuzluk bulunması durumunda, psiko-sosyal yardım servisinde çalışan personelin görüşü de alındıktan sonra, idare ve gözlem kurulu tarafından verilecek karar uygulanır.” 6.2. “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin ilgili kısımlarında “(1) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve
vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir. (2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır:
a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun
yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır. e) Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir. f) Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısı artırılabilir. g) Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkan sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresi otuz dakika olarak uygulanır. Bu sistem oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabilir. Haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlülerin bir sonraki haftalık telefon görüşme süresine ayrıca otuz dakika ilave edilir ve bu süre devredilemez. Bu kapsamdaki görüşmeler aynı hafta içerisinde toplam üç görüşmeyi aşmamak koşuluyla bölünmek suretiyle de yapılabilir. İlave edilen otuz dakika için üç görüşme hakkı daha verilir. Bu görüşmeler görüntülü ve sesli olarak yapılabileceği gibi sadece sesli olarak da yapılabilir. … Hükümlülere mensubu bulundukları dinin bayramlarında kullanılmak üzere otuz dakika ilave görüşme hakkı verilir. ğ) Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin bu haktan kurumdaki tutum, davranış, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma gibi durumları göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilir. h) Tehlikeli hükümlü oldukları idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen hükümlüler on beş günde bir kez olmak ve on dakikayı geçmemek üzere sadece eşi, çocukları, annesi ve babası ile sadece sesli olarak görüşebilir. i)
Terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkûm olanlar, konuşma süresi haftada on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşme yapabilir. Suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülere idare ve gözlem kurulu kararıyla telefon görüşmesi hiçbir şekilde yaptırılmaz. j) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler, idare ve gözlem kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve on beş günde bir olmak üzere eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi ile on dakikayı geçmemek üzere sadece sesli görüşebilir.” 7. Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler Hakkında 45/1 No.lu
Genelge’nin ”Ortak Etkinlikler” başlıklı Üçüncü Bölümünün; 7.1. 1 inci maddesinde “Hükümlü ve tutuklular işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, kendileri için hazırlanmış iyileştirme programları çerçevesinde eğitim, spor, meslek kazandırma ve çalışma ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılırlar. Bu faaliyetler yüksek güvenlikli kurumlar ile diğer kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde on kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde yürütülür. Programların süresi ve katılacak hükümlü tutuklu sayısı her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak idare ve gözlem kurulunca belirlenir. İyileştirme programlarının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden bu uygulamaya son verilebilir veya gerekli değişiklikler yapılabilir.” 7.2. 3 üncü maddesinde “Ortak etkinliklere katılacak hükümlü ve tutukluların gruplandırılması, programların amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlü ve tutuklular yönünden uygulamaya son verilmesi veya gerekli değişikliklerin yapılması hususlarında idare ve gözlem kurulunca karar alınır.” 7.3. 9 uncu maddesinde “Programlara katılım hususunda alınan kararlar, hükümlü hakkında alınacak iyi hâl kararlarında değerlendirmeye alınır.”
7.4. 13 üncü maddesinde “Güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutuklular, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebilir. Bu faaliyet hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılır.” 8. 27/07/2007 tarihli Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve
Diğer Hükümler konulu 46/1 Nolu Genelgenin Üçüncü Bölümde yer alan Eğitim-Öğretim
Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetler başlığı altında; 8.1. A-Genel Esaslar alt başlığı altındaki ilgili maddelerde “(4) Eğitim-öğretim çalışmaları ile sosyalkültürel ve sportif faaliyetlere katılacak hükümlü tutukluların seçimi: Çalışmalara kimlerin katılabileceği, kime, nasıl, ne zaman ve hangi yolla başvurulabileceği, çalışmalar ve faaliyetlerde uyulması gereken kurallar idare ve gözlem kurulunca belirlenecek talimatname ve onaylanan program sureti ile birlikte tüm koğuş ve odalara asılacaktır. Talimatnamede belirlenmiş kurallar çerçevesinde hükümlü ve tutuklu başvuruları, yazılı olarak alınacaktır…(6)Hükümlü ve tutukluların boş zamanlarını eğitim-öğretim, sosyalkültürel ve sportif faaliyetlerle değerlendirmeleri sağlanarak, toplumca kabul edilebilir düşünce ve davranışları benimsemelerine, kendilerini topluma yararlı insanlar olarak yetiştirmelerine yardımcı olunacaktır. (7) Hükümlülerin iyi hâllî olup olmadığına, diğer hususların yanı sıra uygulanan eğitim çalışmaları sonucunda elde edilen verilere göre karar verilecektir. Bu nedenle, gözlem ve sınıflandırma çalışmaları kapsamında, her altı ayda bir ortaya çıkan sonuç hükümlülerin gözlem ve sınıflandırma formuna işlenecektir. (8) Tutuklular için de, uygulanan eğitim programlarından sonra elde edilen veriler, her altı ayda bir değerlendirilerek gözlem ve sınıflandırma formuna kaydedilecek ve ileride hükümlü konumuna geçmeleri durumunda iyi hâlliliğin tespitinde dikkate alınacaktır.” 8.2. “B- Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumlarındaki Eğitim-Öğretim Çalışmaları, Sosyal
Kültürel ve Sportif Faaliyetlere İlişkin Esaslar” başlığı altında; (1) Üçüncü Bölümde düzenlenen
“Genel Esaslar” çerçevesinde; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutuklular, bireysel veya 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif çalışmalardan yararlandırılacaktır.
(2) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutuklulardan; a)Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış hükümlüler, öncelikle bireyselleştirilmiş eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif programlardan faydalandırılacaktır.
Uygulanan programlar sonucunda gösterdiği gayret ve iyi hâle göre, idare ve gözlem kurulu kararıyla sadece kendileriyle aynı ünitede kalan hükümlülerle birlikte grup hâlinde eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlerden yararlandırılacaklardır. (b) Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumları ile kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde bulunan diğer hükümlü ve tutuklular, eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlere, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde bir araya getirilerek yararlandırılacaklardır. (3) Ceza infaz kurumu idaresi tarafından, “standartlar sistemi” çerçevesinde
“eğitim haritası”nda belirlenen programlara hükümlü ve tutukluların katılmaları teşvik edilecektir.
Kurumların bu çalışmaları; gerçekleştirilen eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif faaliyetlerin sayısına, niteliğine ve katılım sayısına göre Genel Müdürlük tarafından not verilerek takip edilecektir.” 9. 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin;
9.1. “Kurumca incelenmeyecek şikâyet başvuruları” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası “Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklar hakkında Kuruma yapılan şikâyetler incelenmez.” 9.2. “Ön incelemenin yapılması” başlıklı 19 uncu maddesinde, şikâyet başvurusunun, inceleme ve araştırmaya geçilmeden önce ön incelemeye tabi tutulacağı ve ön incelemede şikâyet başvurusunun menfaat ihlalini içerip içermediğinin inceleneceği; 9.3. “Ön inceleme üzerine yapılacak işlemler ve verilecek kararlar” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasında şikâyet başvurusunun ‘idari başvuru yollarının tüketilmesi’ koşulu hariç 19 uncu maddede yer alan şartlardan herhangi birini taşımaması hâlinde incelenemezlik kararı verileceği, 9.4. “Şikâyete konu talebin idarece yerine getirilmesi” başlıklı 27 nci maddesinin birinci fıkrasında inceleme ve araştırma devam ederken Kamu Denetçiliği Kurumunun tarafları dostane çözüme davet edebileceği, 2 nci fıkrasında şikâyete konu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı vererek inceleme ve araştırmasını sonlandıracağı, 9.5. “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesinde şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verileceği, hüküm altına alınmıştır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 11. Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu, infaz koruma memurlarının tutum ve davranışlarından şikâyetçi olduğunu, tek kişilik hücrede izolasyon altında tutulmasının psikolojisini bozduğunu, bu anlamda fens telinin kaldırılması, farklı odalardaki mahpuslarla temasın artırılması, gün ışığı ve havalandırma hakkından kesintisiz olarak ve istediği şartlarda yararlandırılması, ziyaretçi gelmediği takdirde ve bayramlarda ilave 30 veya 10 dakika telefon hakkının ve ilave görüşme süresinin verilmesi, bilgisayar ve internet kullanımının ayrıca yazışmalarda, kişisel gelişimi artırmada, elektronik mektup hizmetinde sağlanması, sportif etkinlik imkânının ve araçlarının artırılması, spor alanlarından her hafta yararlanılmasının sağlanması, spor matının temin edilmesi, kitap kotasının kaldırılması, süreli/süresiz yayınlardan yararlanmasının engellenmemesi, televizyon kalitesinin ve kanal sayısının artırılması, kültür sanat etkinlikleri kapsamında sinema, tiyatro, bale, opera, sergi, seminer ve konser gibi faaliyetlerin düzenlenmesi ve kendisinin de bu etkinliklerden kısıtlamasız yararlandırılması gerektiğini belirterek bu hususta gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
12. Bilindiği üzere, hükümlü veya tutuklular, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun olarak “bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutma” olarak değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında Anayasa’nın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler Bununla birlikte cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda sahip oldukları haklar sınırlanabilir.
(AYM, Turan Günana, B. No:2013/3550, 19/11/2014, §35; Aynı yönde benzer bir karar için bkz.
AİHM Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B.No. 74025/01, 6/10/2005, § 69).
12.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise “…Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.” denmektedir.
12.2. Söz konusu mevzuat ve içtihatla, hükümlülerin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında sahip oldukları diğer hak ve hürriyetlerinin Kanun ve ilgili mevzuatında belirtilen sınırlar çerçevesinde kısıtlanabileceği belirtilmiş olup, başvuranın iddia ve talepleri bu doğrultuda aşağıda yer alan maddelerde incelenmiştir.
13. Başvuranın, tek kişilik hücrede izolasyon altında tutulmasının psikolojisini bozduğu iddialarına
ilişkin olarak yapılan inceleme:
13.1. Ceza infaz kurumlarında oda ve koğuş yerleştirme işlemleri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 5 inci bölümünde yer alan ‘Hükümlülerin Gözlem ve
Sınıflandırılması’ başlığı altındaki maddeler ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin
Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılmaktadır.
13.2. Anılan Kanunun 23 üncü maddesinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türlerine göre durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılacağı ve uygulanacak infaz ve iyileştirme rejiminin bu kriterlere göre gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı belirtilmiştir. Anılan Kanun maddesi uyarınca, hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler.
13.3. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin
28 inci maddesinin birinci fıkrasında ise hükümlülerin suç türlerini belirleyerek, durumlarına uygun
kurumlara ayrılmalarını sağlamak ve bunlara uygun olacak infaz ve iyileştirme rejimini saptamak, hükümlülerin kurumlara kabullerinden sonra kalacakları odaları belirlemek, kurumlarda kalmakta olan hükümlüleri gruplandırmak ve hükümlülerin kalmakta oldukları odaları değiştirmek İdare ve gözlem kurulunun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
13.4. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri İle Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde de hükümlülerin sınıflandırılması, gruplandırılması, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılması, uygulanacak infaz ve iyileştirme rejiminin saptanmasına yönelik görevleri İdare ve gözlem kurulunun yürüteceği belirtilmiştir.
13.5. Anılan mevzuatın birlikte incelenmesinden, Ceza infaz kurumlarında oda ve koğuş yerleştirme işlemlerinin, hükümlülerin suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, hüküm alıp almadığı, risk, kurum güvenliği gibi kriterlere göre kurum idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirilerek yapıldığı anlaşılmaktadır. İdare ve gözlem kurulları tarafından verilen kararlara karşı yargı yolu açıktır.
13.6. Başvuranın iddialarına karşılık olarak idare tarafından, başvuranın Kurum İdare ve Gözlem
Kurulunun 17.05.2023 tarihli ve Karar sayılı kararı ile Blok Kat Koridor No’lu tek
kişilik oda/koğuşta barındırıldığı, üç kişilik odada barındırılmasının mümkün olduğu, ancak 06.10.2023 tarihli dilekçesi ile “tek kişilik odada barındırılmak istediğini ve üç kişilik koğuşta kalmak istemediğini” idareye bildirdiği belirtilmiş olup, idarenin iş ve işlemlerinin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü, bulunduğu tek kişilik odayı kendisi tercih ettiğinden izolasyon altında tutulduğu iddiasının yerinde olmadığı ve iddianın reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
14. Başvuranın bulunduğu tek kişilik odanın penceresine parmaklık dışında takılan fens telinin
kaldırılması talebiyle ilgili olarak yapılan inceleme:
14.1. Başvuran; hükümlüözlü olduğu suç grubu nedeniyle Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda barındırılmaktadır. 5275 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin barındırıldıkları tesisler olduğu düzenlenmiştir.
14.2. Anılan Kanunun 3 üncü maddesinde ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaçlar arasında, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek ve toplumu suça karşı korumak sayılmıştır.
14.3. Yüksek güvenlikli bir ceza infaz kurumunda cezanın infazındaki amaç ise, hükümlülerin birbirleri ile irtibatına ve haberleşmesine engel olmaktır. Bu kurumlarda hükümlülerin birbirleriyle ilişkilerine ve diğer hükümlülerle haberleşmelerine engel olunacağı da belirtilmektedir. İnfaz kurumlarında ilişkilerin sınırlandırılması yoluyla cezaevi yönetimine karşı ayaklanmaların, hükümlü ve tutukluların birbirlerini kötü yolda etkilemelerinin önlenmesine çalışılmıştır. Bununla birlikte, güvenliği sağlama, tutulan kişiyi diğer tutulanlardan koruma, devam eden yargılamada sanıkların hileli iş birliği yapmalarını veya tutulan kişinin dışarıdakilerle suç için iş birliği yapmalarını önleme de yüksek güvenlikli kurumlarda alınan tedbirlerin nedenlerindendir. Cezalandırmanın temelinde toplumun kendini savunma hakkı bulunmaktadır.
Bu önlemler alınmakla bir yandan tutuklu ve hükümlülerin kaçmaları, ayaklanmaları, dışarıdaki yandaşlarıyla ilişki kurmaları, ileriye dönük suç planları yapmaları önlenmek istenmiş, diğer yandan, uygulamanın katılığı karşısında suç işlemeyi düşünenlerin bundan caymaları sağlanmaya çalışılmıştır.
(Kamu Denetçiliği Kurumu, B. No: 2019/14833, 12/02/2020, § 25)
14.4. 5275 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin alt bentlerinde hükümlülerin ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulacakları, ancak hürriyeti bağlayıcı cezanın, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirileceği, hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.
14.5. Aynı Kanun maddesi hükmünde cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilmesi gerektiği, bu maksatla ceza infaz kurumlarının nitelikli elemanlarca denetleneceği de düzenlenmiş olup, söz konusu denetim çok yönlü bir inceleme gerektirmektedir. Cezaevlerindeki yaşam, mahkûmlara sunulan aktivitelerin genişliğinden, mahkûmlar ve ceza infaz görevlileri arasındaki ilişkilerin genel durumuna kadar geniş bir alanda değerlendirilmelidir (Avrupa İşkence ve İnsanlık dışı veya Onur Kırıcı Ceza veya
Muamelenin Önlenmesi Komitesinin (CPT) Standartları, 2002).
14.6. Mahpusların sağlığa erişim, sağlıklı ve yeterli beslenme, hijyen, dış dünya ile temas, spor ve egzersiz, eğitim ve benzeri hakları ulusal hukukumuzda başta Anayasa olmak üzere yasa, yönetmelik ve diğer mevzuatla düzenlenmiştir. Tutuklu ve hükümlülerin bu haklarını usulüne uygun olarak kullanabilmeleri için tüm ceza infaz kurumlarında uygulanması önerilen asgari standartlar ve kurallar uluslararası düzlemde
de belirlenmiş olup, bu kural ve standartlar yüksek güvenlikli ceza infaz kurumları için de geçerlidir.
Bunlardan havalandırma ve aydınlatmayla ilgili olarak Mandela Kurallarının 14 üncü maddesinde ve
Avrupa Cezaevi Kurallarının 18.2 sayılı maddesinde “Mahpusların yaşamaları ve çalışmaları istenen yerlerde pencerelerin, mahpusun gün ışığında okuyabilmesine veya çalışabilmesine imkân verecek yeterli büyüklükte ve havalandırma tertibatı yapılmış olsa da temiz havanın girebileceği bir biçimde tertip edilmesinin, mahpusun okuma veya çalışması için, görme yeteneğine zarar vermeyecek ölçüde yeterli aydınlatma sağlanmasının” gerekliliğine işaret edilmektedir.
14.7. CPT standartlarında da benzer şekilde mahpusların kaldığı bütün yerlerin (hem tek kişilik hem de çok kişilik odaların) okumak için yeterli aydınlatmanın yanı sıra doğal ışığa erişiminin olması gerektiği, odaların içindeki havanın sürekli temizlenmesi için yeterli havalandırma olması gerektiği ifade edilmiştir.
14.8. İlgili ulusal ve uluslararası mevzuat birlikte değerlendirildiğinde, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin tekrar suç işlemelerini önleyecek ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınırken idarenin insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşulları sağlaması gerektiği, bu amaçla tutulan kişiyi diğer tutulanlardan korumak da dahil olmak üzere, tüm tutuklu ve hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini koruyarak güvenli bir biçimde barındırılmasını sağlamakla yükümlü olduğu, bu çerçevede tutuklu ve hükümlülerin barındırıldığı oda ve koğuşların yeterli aydınlatma, gün ışığına erişim ve havalandırma imkanlarına sahip olması gerektiği anlaşılmaktadır.
14.9. Dosyasına temin edilen, başvuranın bulunduğu odaya ait fotoğraflar ile kurumun fiziki yapısına ilişkin bilgi ve belgelerin belirtilen çerçevede incelenmesinden, bahse konu ceza infaz kurumunun 3 katlı olduğu, hükümlü/tutuklu odalarının ortak üniteye bakan pencereleri bulunduğu, üst ve alt katlar ile haberleşme ve her türlü alışverişi engellemek amacıyla oda pencerelerinde fens teli bulunduğu, başvuranın bulunduğu tek kişilik oda penceresine takılan fens tellerinin gün ışığını ya da odanın havalandırmasını engellemediği tespit edilebilmekte olup, kurumda bulunan tutuklu ve hükümlülerin suç grupları dikkate alındığında alınan önlemin mer’i mevzuat ve kurallarla çizilen cezanın infazında dikkat edilmesi gereken temel amaç ve unsurlarla uyumlu olduğu, idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ve talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
15. Başvuranın gün ışığı ve havalandırma hakkından kesintisiz olarak ve istediği şartlarda
yararlandırılması talebi hakkında yapılan inceleme:
15.1. Başvuranın suç grubu nedeniyle Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarının özellikleri, burada tutulan kişilere uygulanan infaz rejiminin genel çerçevesi ve idarenin yükümlülüklerine üst paragrafta yer verilmiştir.
15.2. Somut talep bağlamında, 5275 sayılı Kanunun “beden eğitimi” başlıklı 87 nci maddesinin de incelenmesi gerekmektedir. Anılan maddede “Hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunacağı, olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanacağı; kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülere hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinmek olanağı verileceği, bu süre içerisinde bireysel spor da yapabileceği” hüküm altına alınmıştır.
15.3. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin
92 nci maddesinde de benzer düzenlemelere yer verilmiş, 33 üncü maddesinde ise kural olarak kapalı
kurumlarda oda ve koridor kapılarının kapalı tutulacağı, ancak hastane ve duruşmaya gönderme veya başka
kuruma nakil hâli gibi Yönetmelikte tahdidi olarak sayılan hallerde açılacağı, hükümlülerin birinci fıkrada sayılan hâller dışında, diğer odalardaki hükümlüler ve kurum görevlileri ile temasta bulunamayacakları belirtilmiştir.
15.4. Tutuklu ve hükümlülerin ceza infaz kurumlarındaki haklarını mevzuatla çizilen sınırlar içerisinde kullanabilecekleri, 5275 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin (g) bendi uyarınca Hükümlülerin infazın amacına uygun olarak kanun ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uymasının zorunlu olduğu açıktır. Bu kapsamda, başvuran da gün ışığı ve havalandırma hakkını belirtilen kurallar çerçevesinde idarece belirlenen şartlarda kullanabilecektir.
15.5. Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun başvuranın havalandırma saatinin değiştirilmesi talebine yönelik 31/05/2023 tarihli ve sayılı kararında
“Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 21/10/2016 tarih ve sayılı
Hükümlünün veya Tutuklunun Tek Kişilik Odada Barındırılması konulu yazından “havalandırma bahçesi ortak olan tek kişilik odalarda kalan hükümlü/tutukluların gerekli güvenlik önlemleri alınarak bir saatten az olmamak ve hep aynı kişilerle olmak kaydıyla havalandırmaya çıkarılmaları” hususunun yer aldığı, Kurumda 350 tek kişilik, 45 adet 3 kişilik olmak üzere 485 hükümlü/tutuklu barındırılma kapasitesinin bulunduğu, hükümlü/tutukluların açık havalandırmaya çıkması için 25 adet avlu bulunduğu, kurumda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlüsü, çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi ve üyesi olmak, terör örgütü üyesi olmak ve tehlikeli hükümlü statüsünde bulunmak suçlarından hükümlülerin barındırıldığı, tüm hükümlü/tutukluların havalandırmadan faydalanması gerektiği, havalandırmanın ise orta katta bulunduğu, kurumda havalandırmaya çıkarılacak hükümlü/tutukluların gün ışığından faydalanmaları için 18 hükümlü/tutukluya bir havalandırma kullanılması ve kurumun 3 katlı olması sebebiyle üst ve alt katta bulunan hükümlü/tutukluların merdivenleri kullanarak havalandırmalara gidip geldiği, aynı zaman diliminde revir, avukat görüşü, eğitim ve psiko-sosyal faaliyetlerin yürütüldüğü, dolayısıyla hükümlü/tutuklu sirkülasyonunun fazla olduğu, farklı suç örgütü grubundan hükümlü/tutukluların karşılaşmalarının güvenlik zafiyetine sebebiyet vereceği göz önünde bulundurularak” başvuranın havalandırma saati değişikliği talebinin uygun olmadığına karar verildiği görülmüştür.
15.6. Talebin ilgili mevzuat ve idarenin açıklamaları çerçevesinde incelenmesinden, başvuranın bulunduğu kurumun sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin barındırıldıkları yüksek güvenlikli bir kurum olduğu, kurumda düzenin korunması ve güvenlik zafiyetine sebebiyet verilmemesi için tutuklu ve hükümlülerin oda dışında geçirdikleri zamanlara yönelik idare tarafından yapılacak düzenlemelerin sıkı kurallara bağlı olduğu, idarelerin bu kurallar çerçevesinde ve kurumun fiziki yapısı, barındırılan tutuklu/hükümlülerin suç türleri, personel sayısı gibi unsurları dikkate alarak tutuklu/hükümlülerin haklarının yerine getirilmesini sağlamakla yükümlü olduğu, Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem
Kurulunun 31/05/2023 tarihli ve sayılı kararından idarenin tutuklu/hükümlülerin gün ışığından faydalanma ve havalandırma haklarını kullanmasına yönelik düzenlemeleri ilgili mevzuatına uygun olarak gerçekleştirdiğinin tespit edilebildiği, başvuranın da söz konusu hakkını ilgili mevzuatı kapsamında idarece belirlenen şartlara uygun olarak kullanmakla yükümlü olduğu, ceza infaz kurumunda olmanın doğal bir sonucu olarak tutuklu/hükümlülere tanınan hakların başvuran tarafından talep edildiği üzere sınırsız veya kendi istediği şekilde kullanılmasının mümkün olmadığının açık olduğu hususları birlikte dikkate alındığında, talebin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
16. Başvuranın ziyaretçi gelmediği takdirde ve bayramlarda ilave telefonla görüşme süresi verilmesi
talebiyle ilgili olarak yapılan inceleme:
16.1. Ceza infaz kurumlarında telefon görüşmeleri, 5275 sayılı Kanunun “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66 ncı maddesi ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi hükümlerine göre yaptırılmaktadır.
16.2. Anılan Kanunun 66 ncı maddesi uyarınca kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler.
16.3. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı
74 üncü maddesinin ilgili kısımlarında ise kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin belgelendirmeleri
koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabileceği, 2/f bendi uyarınca hükümlülerin görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabileceği, konuşma süresinin görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
16.4. Anılan yönetmeliğin 2/g maddesinde yer alan “Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkân sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, haftalık görüşme süresi otuz dakika olarak uygulanır. Bu sistem oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabilir. Haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlülerin bir sonraki haftalık telefon görüşme süresine ayrıca otuz dakika ilave edilir ve bu süre devredilemez…” hükmü yer almaktadır. Başvuranın bahse konu Yönetmelik hükmünden faydalandırılmayı talep ettiği anlaşılmaktadır.
16.5. Konuyla ilgili olarak dosyasında yapılan inceleme ve araştırmada, başvuranın 05/06/2023 tarihli dilekçesiyle “Türkiye’de ACEP görüntülü görüşme sistemi olan cezaevlerinde telefon hakkının 30 dakika ve görüntülü şekilde aynı zamanda ziyaretçi gelmediğinde ve dini bayramlarda ilave 30 dakika sağlanmak suretiyle uygulanmakta olduğunu, bu cezaevinde bu yasal hakların hiçbirinin uygulanmadığını, telafi edici en azından yakınlaştırıcı bir imkan da sağlanmadığını, ailevi ihtiyaçlar dolayısıyla hayati olan telefon hakkına ilave süre sağlanmasını istediğini belirterek” Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
İdare ve Gözlem Kurulunun 25/05/2023 tarih ve sayılı kararına itirazla mağduriyetinin giderilmesini talep ettiği, 16.6. Çorlu İnfaz Hakimliğinin 07/06/2023 tarihli İnfaz Hakimliği, Karar sayılı kararında özetle “bahse konu İdare ve Gözlem Kurulu kararının usul ve yasaya uygun olduğu takdir edilerek hükümlünün talebinin reddine” karar verildiği, 16.7. Çorlu İnfaz Hakimliğinin söz konusu kararına karşı yapılan itiraz sonucunda Çorlu 1. Ağır Ceza
Hakimliğinin 21/07/2023 tarihli ve D.İş sayılı Kararında ise “Çorlu İnfaz Hakimliğinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından itirazın reddine karar verildiği”, 16.8. Başvuranın bilahare 31/10/2023 tarihli dilekçesi ile yuvasının dağılmak ve bozulmak üzere olduğunu, maddi ve manevi kişiliğinin korunmasını, bundan dolayı ilave süre telefon görüşü veya ilave süre açık görüş istediğini belirterek Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 20/10/2023 tarih ve karar sayılı kararına karşı Çorlu İnfaz Hâkimliğine itirazda bulunduğu, 16.9. Çorlu İnfaz Hâkimliğinin 03/11/2023 tarihli İnfaz Hakimliği Dosyası, Karar sayılı kararında “Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 20/10/2023 tarih ve karar sayılı kararı ile “Adıgeçenin talebinin Hükümlü ve Tutukluların
Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında olduğu, ödüllendirmenin hükümlü ve tutukluların
talepleri üzerine değil, Kurulun resen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine, yukarıda açıklanan tutum ve davranışlara göre ödüllendirilmesine karar verileceği, mezkur yönetmeliğin 5.
Maddesinin 1. Fıkrasının c) bendinde belirtildiği üzere ödüllerin hak değil teşvik esaslı ayrıcalık olduğu, hususları hep birlikte değerlendirildiğinde hükümözlü ’in talebinin uygun olmadığına karar verilmiştir.” Değerlendirmesine atıfla, bahsekou İdare ve Gözlem Kurulunun kararının usül ve yasaya uygun olduğu takdir edilerek hükümlünün talebinin reddine karar verildiği, bahsekonu karara karşı itirazın
Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin tarihli ve D.İş sayılı kararıyla reddine karar verilerek, talebin reddine yönelik yargısal sürecin kesinleştiği tespit edilmiştir.
16.10. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenemeyeceği, hüküm altına alınmıştır.
16.11. Talebin incelenmesi sonucunda, başvuranın ziyaretçi gelmediği takdirde ve bayramlarda kendisine ilave telefonla görüşme süresi tanınmasını talebini farklı tarihlerde idareye ilettiği, idare tarafından talebin gerek Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 74 üncü maddesinin 2/g bendi uyarınca ACEP sistemi kapsamında gerekse anılan Yönetmeliğin 2/f bendinde başvurana tanınan telefonla görüşme hakkı sınırlarında mümkün olmadığından Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında
Yönetmelik kapsamında değerlendirilerek reddine karar verildiği, idarenin kararlarına karşı yaptığı itirazlar sonucunda talep hakkında yargı organlarınca verilmiş kararlar bulunduğu anlaşılmış olup, 6328 sayılı
Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince yargı organlarında karar bağlanmış uyuşmazlığa ilişkin şikayet başvurusunun Kurumumuzca incelenmesine imkan bulunmamaktadır.
17. Kitap kotasının kaldırılması, süreli/süresiz yayınlardan yararlanmasının engellenmemesi iddia
ve talebiyle ilgili olarak yapılan inceleme:
17.1. 5275 sayılı Kanun’un ‘Kütüphaneden yararlanma’ başlıklı, 61 inci maddesinde “ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulacağı, hükümlüye kurum kütüphanesinden yararlanma ve ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı kütüphanelerde bulunan ve 62 nci maddedeki şartları taşıyan yayınlardan yararlanma imkânı verileceği, bu hizmetin gezici kitaplıklarla da yerine getirilebileceği” düzenlenmiştir.
17.2. Anılan Kanunun ‘Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı’ başlıklı 62 nci maddesinde ise
“Hükümlülerin, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu, ayrıca resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Cumhurbaşkanlığınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği, ancak kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği” hüküm altına alınmıştır.
17.3. Kanunun 69 uncu maddesinde ise kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin, iki ayda bir kez, ayrıca dinî bayram, yılbaşı veya kendi doğum günlerinde dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan bir hediyeyi kabul etme hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Bahse konu hüküm kapsamında, tutuklu ve hükümlülerin 62 nci maddede sayılan koşulları sağlayan kitapları hediye olarak kabul etmeleri mümkündür.
17.4. Anılan Kanunun 116 ncı maddesinde ise, hükümlülere yönelik söz konusu Kanun maddelerinin tutuklular hakkında da uygulanabileceği belirtilmiştir.
17.5. Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 15 inci maddesinde; ”Ceza infaz kurumu işyurdu yönetim kurulunca kantinde satışına karar verilen, bu
Yönetmelikte sayılmayan ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin verilebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
17.6. Ayrıca, Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin Altıncı Bölüm Kütüphane ve Kitaplardan Yararlanma
Başlıklı 30 uncu maddesinde “Oda veya koğuşta okunmak üzere, kütüphane ve kitaplıklarda bulunan süreli ve süresiz yayınlar, hükümlü ve tutuklulara zimmetle verilir. Verilecek yayın sayısı, kütüphane ve kitaplık hizmetini aksatmayacak, oda veya koğuş düzenini bozmayacak şekilde, oda veya koğuştaki hükümlü ve tutuklu mevcudu ile kütüphane veya kitaplıkta bulunan yayın sayısı dikkate alınarak Eğitim Kurulu kararıyla belirlenir. Verilen yayınlar, en çok onbeşinci günün sonunda kütüphane veya kitaplığa iade edilir.
Bu sürenin bitiminde, sürenin uzatılmasını isteyenlere; yayın adedine, yayına gösterilen ilgiye ve faydalanma maksadına göre kütüphane veya kitaplık sorumlusu tarafından ek süre verilebilir.”
Düzenlemeleri yer almaktadır.
17.7. İlgili mevzuat maddelerinin birlikte incelenmesinden, tutuklu ve hükümlülerin süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkının yayın içerikleri, kurumda bulunan mahkum sayısı, oda ve koğuş düzeninin korunması gibi koşullar çerçevesinde gerçekleştirileceği ve kurum kütüphanelerinde derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıra olanaklar ölçüsünde hükümlü ve tutukluların boş zamanlarını değerlendirmelerini sağlayacak kitaplar bulundurulacağı anlaşılmaktadır.
17.8. Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumunda genel olarak bilgiye ulaşma özgürlüğüyle ilgili uygulamalara ilişkin şikâyetler içeren başvuruları Anayasa’nın 26 ncı maddesinde öngörülen ifade özgürlüğü kapsamında incelemekte; ifade özgürlüğünün mutlak bir hak olmadığını, ceza infaz kurumunda bulunmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi kurumda güvenliğin ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda bu hakkın sınırlanabileceğini belirtmektedir. ((AYM, Murat Karayel (5), B. No: 2013/6223, 7/1/2016, § 29).
17.9. Uyuşmazlık hakkında idare tarafından, hükümlü ve tutuklulara kurum kütüphanesinden yararlanma imkânı verildiği, bunun yanı sıra, Bakanlık ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında ceza infaz kurumlarında kalan hükümlü ve tutukluların okuma alışkanlığı kazanmaları ve bağlı bulundukları il ve ilçe kütüphanelerini etkin olarak kullanabilmeleri için 24 Ekim 2019 tarihinde iş birliği protokolü imzalandığı, söz konusu protokole göre hükümlü ve tutukluların il, ilçe halk kütüphanelerindeki yayınlardan faydalanmalarının sağlandığı bildirilmiştir.
17.10. Bu kapsamda kurumda uygulanacak eğitim ve iyileştirme hizmetlerinin esasının belirlendiği, oda ve koğuşların temizlenmesini zorlaştırarak hijyen sorunu oluşturması, oda- koğuş içinde hareket alanını daraltması, görevlilerin çalışmasını güçleştirmesi, olası yangın durumunda tehlikeyi artırması gerekçeleriyle, Çorlu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulunun 03.04.2023 tarihli ve Karar sayılı kararı ile kurumun tekli odalarında barındırılan tutuklu/hükümlülerin kurum kütüphanesinden ödünç alınan kitaplar hariç en fazla 10 dergi ve kitabı; kurum kütüphanesinden en fazla 3 kitabı yanlarında bulundurabileceğine, belirtilen sayıdan fazla kitabın (ders kitapları hariç) aynı anda odada bulundurulmamasına, fazla kitaplarının depoya kaldırılmasına veya kütüphaneye iadesine karar verildiği görülmüştür.
17.11. İdare tarafından sunulan bilgi-belgelerin incelenmesinden ayrıca; başvuranın son bir yıl içerisinde
Kurum kütüphanesinden 3 adet kitap aldığı, Çorlu İlçe Halk Kütüphanesinden ise herhangi bir kitap talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
17.12. Başvuranın talebinin ilgili mevzuat ve içtihat kapsamında incelenmesinden, Karatepe Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulunun 03.04.2023 tarihli ve Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık saptanmamış, başvuranın faydalandığı süreli-süresiz yayınların sayısının kitap kotasının kaldırılması talebini destekler nitelikte olmadığı gibi başvuranın kotanın kaldırılmaması sebebiyle menfaatinin ihlal edildiğine yönelik başkaca herhangi bir somut sebep sunmadığı hususları birlikte ele alındığında, oda ve koğuşlarda bulundurulabilecek kitap sayısına kota konmasına ilişkin idari işlemle başvuranın bilgiye ulaşmasının ve dolayısıyla ifade özgürlüğünün adil olmayan bir şekilde kısıtlandığından bahsedilemeyeceği değerlendirilmiş olup, itirazın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
18. Başvuranın, TV kalitesinin ve kanal sayısının artırılması talebine yönelik olarak; 18.1. 5275 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinde birinci fıkrasında hükümlülerin ceza infaz kurumlarında merkezi yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahip olduğu, dördüncü fıkrasında da “bu hakların, tehlikeli halde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği” düzenlenmiştir. Benzer bir düzenleme Kanunun Uygulama
Yönetmeliğinin 75 inci maddesinde de yer almaktadır.
18.2. Avrupa Cezaevi Kurallarına Dair Üye Devletlere Rec (2006)2-rev Sayılı Tavsiye Kararının 24.10 sayılı maddesinde ise “Belirli bir dava kapsamında, adlî bir merci tarafından, belirli bir süre için konulan özel bir yasaklama olmadıkça mahpusların gazete, dergi ve diğer yayınları okumalarına ve bunlara abone olmalarına, radyo ve televizyon yayınlarından yararlanmalarına ve böylece toplum hayatındaki gelişmeler konusunda düzenli olarak bilgi edinmelerine izin verilmelidir.” denmektedir.
18.3. BM Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kuralların (Nelson Mandela Kuralları) Mahpusların 63 üncü maddesinde de “mahpusların gazete, dergi veya kurumların özel yayınlarını okumaları, radyo dinlemeleri, konferansları veya kurum idaresinin çıkardığı veya denetlediği benzeri araçları izlemeleri sağlanarak, önemli haberler hakkında düzenli olarak bilgi sahibi olmalarının sağlanması” gerektiği belirtilmektedir.
18.4. Açıklanan düzenlemeler doğrultusunda, ceza infaz kurumlarında TV kanallarından faydalanmaya ilişkin olarak güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi, ziyaretçi sayısı ve hükümlü/tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak alınan kararlar doğrultusunda düzenleme yapılmakta, kontrol ve denetimden geçtiği bilinen televizyon kanalları kurum idaresince oluşturulan merkezi yayın sistemi üzerinden hükümlü ve tutuklulara izlettirilmektedir.
18.5. İdare tarafından, kurumda merkezi yayın sistemi üzerinden televizyon yayını sağlandığı, kuruma tutuklu hükümlülerin kabul edilmeye başlandığı 13.02.2023 tarihinden itibaren merkezi yayın sisteminde kullanılan mevcut antenin karasal yayın üzerinden yayın sağladığı, karasal yayınlarda görüntü kalitesinin yüksek çözünürlüğe çıkamadığı, bu sebeple 4K ve HD yayın sağlayan kanallarda piksel kayması yaşanabildiği, kurum tarafından yapılan çalışmalar neticesinde 02.02.2024 tarihinden itibaren dijital TV yayınına geçildiği, bu sayede yayınların HD yayın kalitesinde izlenmeye başladığı bildirilmiş, bu duruma ilişkin teknik birim tarafından hazırlanan Durum Tespit Raporu Kurumumuza gönderilmiştir.
18.6. Mevcut kanal sayısına ilişkin olarak ise, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca TV kanallarının güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun teknik alt yapısı, kapasitesi ve hükümlü/tutuklu suç profili gibi hususlar dikkate alınarak sunulduğu, bu doğrultuda alınan 24.08.2023 tarihli ve 2023/34 sayılı
Eğitim Kurulu Kararı ile TRT1, TRT HABER, TRT SPOR, TRT MÜZİK, SHOW TV, NOW TV, STAR
TV, KANAL7, KANAL D, HABERTÜRK, TRT DİYANET, ATV, CNN, DİGİTÜRK (BEİNSPORT),
TV8,5, A SPOR, TLC, D-MAX, NTV, TRT BELGESEL, KRAL TV, A HABER, DREAM TV, DVD
FİLM olmak üzere 25 adet kanalın yayınlanmasına karar verildiği ancak, teknik altyapının uygun hale getirilerek tutuklu hükümlüler arasında yapılacak anket sonucunda göre kanal sayısının 35’e çıkarılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirilmiştir.
18.7. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Şikâyete konu talebin idarece yerine getirilmesi” başlıklı 27 nci maddesinin birinci fıkrasında inceleme ve araştırma devam ederken
Kamu Denetçiliği Kurumunun tarafları dostane çözüme davet edebileceği, ikinci fıkrasında şikâyete konu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı vererek inceleme ve araştırmasını sonlandıracağı, “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesinde şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verileceği hükmüne yer verilmiştir.
18.8. Yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, başvuranın TV yayın kalitesinin artırılması talebinin yapılan teknik çalışmalar sonucunda karşılandığı; kanal sayısının artırılmasına yönelik talebi kapsamında ise teknik alt yapının uygun hale getirilmesi üzerine tutuklu hükümlüler arasında yapılacak anket sonucunda göre kanal sayısının 35’e çıkarılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu hakkında dostane çözüm kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
19. Başvuranın bulunduğu kurumda sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif etkinliklerin artırılması ve kendisinin de bu etkinliklerden kısıtlamasız yararlandırılması ve farklı odalardaki mahpuslarla
temasın artırılması talebine yönelik olarak yapılan inceleme:
19.1. Anayasanın 17 nci maddesinde herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun temel ilkelerini belirleyen 6 ncı maddesinde ise hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluğun, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirileceği, ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınacağı düzenlenmiştir.
19.2. Bu kapsamda, Kanunun 87 nci maddesinde hükümlülerin toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade olunacağı, olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanacağı ve hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinmek olanağı verileceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanunun 74 üncü maddesinde ise iyileştirme programları uygulanan grupların özelliklerine göre değişik güvenlik tedbirlerine yer verileceği, tehlikeli hâlde oldukları saptanan hükümlülerin, bireyselleştirilmeleri için yapılacak çalışmalarda on kişiyi aşacak biçimde gruplandırılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
19.3. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Yönetmelik’in 86 ncı maddesinin birinci fıkrasında hükümlünün eğitim-öğretim, sağlık, psiko-sosyal hizmetler ile meslek edindirme, bireyselleştirilme, toplum yaşamıyla uyumlaşmasını ve geliştirilmesini
sağlayacak programların tümü “iyileştirme” faaliyetleri kapsamında sayılmıştır. Maddenin devam hükümlerinde, hükümlüler hakkında hazırlanacak “iyileştirme programlarında” hükümlünün geçmişi, suçluluk nedenleri, suç sicili, fiziki ve mesleki yeteneği ve ruhsal yapısı, kişisel doğası, sebep olabileceği tehlike hâlleri, hapis cezasının süresi, salıverildikten sonraki beklentisi gibi unsurların dikkate alınacağı, buna uygun kurumlara ve bölümlere yerleştirme yapılacağı ve iyileştirme programları uygulanan grupların özelliklerine göre, kurumda değişik güvenlik tedbirleri alınacağı belirtilmiştir.
19.4. Anılan Yönetmelik’in 28/e maddesi uyarınca, iyileştirme programları kapsamında yapılacak faaliyetlere katılabilecek durumdaki hükümlüler ile ilgili karar almak, idare ve gözlem kurullarının görevleri arasında sayılmıştır.
19.5. İnfazın temel amacının “iyileştirme” olması nedeniyle Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü’nün 45/1 ve 46/1 sayılı Genelgelerinde “iyileştirme” faaliyetleri hakkında ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır.
19.6. 22/01/2007 tarihli Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 45/1
Nolu Genelgenin Ortak Etkinlikler başlıklı üçüncü bölümünde yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümleri detaylandırılmış, aynı başlık altındaki 13 üncü maddede güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutukluların, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebileceği belirtilmiştir.
19.7. Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 46/1 No’lu Genelgenin Üçüncü Bölümde düzenlenen B-Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz
Kurumlarındaki Eğitim ve Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetlere İlişkin Esaslar” altında da “yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde kalan hükümlü ve tutukluların, bireysel veya 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde bir araya getirilerek eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif çalışmalardan yararlandırılacağı” belirtilmiştir.
19.8. Anılan Genelgenin 2 numaralı maddesinde ayrıca, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış hükümlülerin, öncelikle bireyselleştirilmiş eğitim-öğretim, sosyal-kültürel ve sportif programlardan faydalandırılacağı, uygulanan programlar sonucunda gösterdiği gayret ve iyi hâle göre, idare ve gözlem kurulu kararıyla sadece kendileriyle aynı ünitede kalan hükümlülerle birlikte grup hâlinde faaliyetlerden yararlandırılacağı” düzenlenmiştir.
19.9. Başvuranın bulunduğu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, 5275 sayılı Kanunun
9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca kurulmuş bir yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumudur.
5275 sayılı Kanunun 116 ncı maddesi uyarınca anılan mevzuat maddeleri tutuklular için de geçerli olup,
başvuran hali hazırda hakkında hükmedilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını hükümözlü (tutuklu)
olarak anılan kurum şartlarına uygun olarak infaz etmekle yükümlüdür.
19.10. Dosya kapsamında idareden temin edilen bilgi-belgelerden, başvuranın bulunduğu infaz
Kurumunda son 1 sene içerisinde kara kalem, okuma-yazma ve elif-ba kurlarının açıldığı, çeşitli konularda (büyüklere hürmet, bulaşıcı hastalıklar, mevlid-i nebi) kurum dersliklerinde konferansların düzenlendiği, ramazan ayında mukabele programlarının düzenlendiği, kandillerde dini konferanslar düzenlendiği, başvuranın da bunlardan kara kalem ve Kuran kursuna katılım talebinde bulunduğu, kurum İdare ve
Gözlem Kurulu tarafından 46/1 No’lu Genelgenin B-Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumlarındaki Eğitim
ve Öğretim Çalışmaları, Sosyal-Kültürel ve Sportif Faaliyetlere İlişkin Esaslar maddesi altında yer alan hükümler çerçevesinde talebinin uygun görülmediği, ancak bu talebin gelişim değerlendirme raporunda kullanılmak üzere olumlu davranış olarak kaydedildiği bildirilmiştir.
19.11. Kurumda sosyal-kültürel faaliyetlerden faydalanma konusunda, güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun teknik alt yapısı, kapasitesi ve hükümlü/tutuklu suç profili, asayiş ve güvenlik gibi hususlar dikkate alınarak kurumdaki sosyal ve kültürel faaliyetlerin yeterli seviyeye çekilmeye çalışıldığı, mevcut kurslarla beraber bağlama ve satranç kurslarının açılması için planlamaların yapıldığı, satranç kursu için Gençlik ve Spor Bakanlığı İl Müdürlüğü ile resmi temasa geçildiği, ancak eğitici temin edilemediği için kursun açılamadığı, hükümlü tutukluların televizyondaki film kanallarından sinema filmlerine ulaşabildiği, ayrıca merkezi yayın sistemi aracılığıyla dini, resmi ve önemli olan günlerde belgesel ve sinema filmleri yayınlandığı, aynı sistem aracılığıyla Türkiye Süper Ligi maçlarının da verildiği, Bein Sport kanalının yayınlandığı, genelgede yazan kişi sayısını aşmayacak şekilde konferans, seminer gibi etkinliklerin kütüphane, kurum derslikleri vb. salonlarda yapıldığı, ancak kurumun yüksek güvenlikli ceza infaz kurumu olması sebebiyle teknik alt yapı kaynaklı spor salonunun ya da kütüphane, yemekhane vb. herhangi bir salonun başvuranın talep ettiği üzere sinema faaliyeti için kullanılamayacağı bildirilmiştir.
19.12. Yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, mer’i mevzuat kapsamında yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif faaliyetlere katılımlarının sıkı şartlara bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını tutuklu olarak infaz etmekte olan başvuranın bu faaliyetlerden “herhangi bir kısıtlama olmaksızın faydalandırılmasının” mümkün olmadığı, söz konusu faaliyetlerden belirtilen kurallar dahilinde alınacak kararlar doğrultusunda faydalanabileceği açıktır. Söz konusu idari kararlara karşı yargı yolu açıktır.
Bununla birlikte söz konusu faaliyetlere katılımın hükümlülerin iyi hâllîliğin belirlenmesinde önemli unsur olduğu dikkate alındığında, başvuranın talep ettiği kurslara katılması uygun görülmemekle birlikte talebin gelişim değerlendirme raporunda kullanılmak üzere olumlu davranış olarak kaydedildiği görüldüğünden, idare tarafından mevzuata uygun hareket edildiği, başvuranın haklarını ortadan kaldıracak şekilde bir davranış içerisinde bulunulmadığı, yine idare tarafından yüksek güvenlikli bir kurumun şartlarına uygun olarak tutuklu ve hükümlülere uygun faaliyetlerin sayısının artırılmasına yönelik çalışmaların yapılmakta olduğu, bulunulan ildeki imkânlar doğrultusunda gereğine tevessül edildiği değerlendirilerek, talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
20. Bilgisayar ve internet kullanımının yazışmalarda, kişisel gelişimi artırmada kullanılması;
elektronik mektup hizmeti sağlanması talebinin incelenmesine yönelik yapılan inceleme:
20.1. Anayasanın 22 nci maddesinde herkesin, haberleşme hürriyetine sahip olduğu ve haberleşmenin gizliliğinin esas olduğu, Anayasanın 26 ncı maddesinde ise herkesin, düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğu, hiçbir sebep veya amaçla kimsenin, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamayacağı ve suçlanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan maddelerin devamında ise bu özgürlüklerin istisnaları düzenlenmiş, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması gibi amaçlarla hakkın kullanımının sınırlanabileceği, belirtilmiştir. 22 nci maddede hakkın kullanımının istisnalarının uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşlarının kanunla belirtileceği düzenlenmiştir.
20.2. Anayasa Mahkemesinin muhtelif kararlarında cezaevleri haberleşme hürriyetinin kısıtlanabileceği istisnai kamu kurumları olarak kabul edilmiş, ayrıca ifade özgürlüğünün mutlak bir hak olmadığı, Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen sebeplerle sınırlanabileceği ifade edilmiştir.
(Mehmet Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, Murat Karayel (5), B. No: 2013/6223, 7/1/2016)
20.3. Kurumumuzca verilen kararlarda, hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesinin, özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunmasının, bu kişilerin rehabilitasyonu ile yakından ilgili olduğu, hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu, bu kişilerin idarenin kolaylaştırıcı rolüne daha fazla muhtaç oldukları sıklıkla ifade edilmiştir.
20.4. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi de mahpusların dış dünyayla temasının devam ettirilmesinin gerekliliğini belirtmiştir. BM Mahpuslar için Asgari Standartların (Nelson Mandela Kurallarının) 58.1 sayılı maddesinde mahpuslara aileleri ve arkadaşları ile gerekli denetim altında, düzenli aralıklarla iletişim kurmalarına izin verilmesi gerektiği ifade edilmiş; iletişimin, mektup, telekomünikasyon, elektronik, dijital ve diğer araçların yanı sıra ziyaret kabul etmesiyle gerçekleşeceği ifade edilmiştir. Benzer bir düzenleme
Avrupa Cezaevi Kurallarının 24.4 maddesinde de yer almış, 24.5 sayılı maddesinde ise Mandela
Kurallarının ötesine geçilerek “Cezaevi yetkililerinin dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmeleri ve bunun için onlara uygun destek ve yardımı sağlamaları gerektiği” belirtilerek, dış dünya ile yeterli bir iletişim sürdürmeleri konusunda cezaevi yetkililerine pozitif bir yükümlülük yüklenmiştir.
20.5. Hukukumuzda tutuklu ve hükümlülerin dış dünya ile temasları temel olarak 5275 sayılı Kanunun
“Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkına” dair 66 ncı maddesinde, “Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkına” dair 67 nci maddesinde, “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkına” dair 68 inci maddesinde ve “Hükümlüyü ziyarete” dair 83 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Somut talep, bunlardan 67 ve 68 inci maddeleri ele almayı gerektirmektedir.
20.6. 5275 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin üçüncü fıkrasında hükümlülerin internet olanaklarından yararlanma usulü düzenlenmiştir. Anılan fıkra uyarınca, “kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebileceği, eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabileceği, hükümlünün, odasında bilgisayar bulunduramayacağı” hüküm altına alınmıştır.
20.7. Bilgisayar kullanma talebi ceza infaz kurumunca reddedilen bir hükümlü tarafından yapılan başvuruda Anayasa Mahkemesi “İnfaz Kurumunda terör suçundan hükümlü olarak bulunan başvurucunun edebî bir eser yazmak için İnfaz Kurumunda bulunan bilgisayarlardan birini kullanmayı talep etmesinin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. Bununla birlikte devletin, egemenlik alanındaki bir ceza infaz kurumuna kapattığı mahpusların bilgisayar veya bu gibi bazı araçlara erişimi konusunda geniş bir takdir yetkisi vardır. Bu bağlamda ceza infaz kurumu idaresinin, mahpusların kendi araçlarını bulundurmaları ve kullanmaları da dâhil olmak üzere teknik bazı araçlara ilişkin düzenlemeler yapması, bunları organize etmesi ve kurum koşullarına göre denetlenmesi mümkündür. Bu takdir yetkisi işin teknik boyutu, devletin olanakları, kurumların imkân ve kapasitesi ile infaz hukukunun gereklilikleri gibi koşullarla da bağlantılıdır. Nitekim bu takdir yetkisinin bir sonucu olarak 5275 sayılı Kanun’un 67.
maddesinde, bilgisayara erişimin yalnızca eğitim ve iyileştirme programları yönünden mümkün kılındığı anlaşılmaktadır.” demek suretiyle tutuklu ve hükümlülerin bilgisayar ve internet kullanımlarının düzenlenmesinde idarenin geniş takdir yetkisine sahip olduğuna işaret ettiği görülmektedir. (Abdulmenaf
Osman, B. No: 2015/5483, 10/5/2018, § 3)
20.8. Başvuran tarafından dosyasına sunulan belgelerin incelenmesinden, başvurana Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu tarafından CD içerisinde gönderilen belgelerin incelenmesi amacıyla alınan İdare ve
Gözlem Kurulunun 25.07.2023 tarihli ve sayılı kararıyla bilgisayar kullanımından faydalandırıldığı görülmüştür. Bununla birlikte, başvuran eğitim hakkını kullanmak amacıyla bilgisayar ve internet kullanımına ihtiyaç duyduğunu gösterir herhangi bir bilgi-belge sunmamıştır.
20.9. 5275 sayılı Kanunun “Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı” başlıklı 68 inci maddesinde ise hükümlülerin, anılan maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendilerine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, göndermek hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasında Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların denetleneceği, beşinci fıkrasında ise “Kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülere gelen veya bu hükümlüler tarafından gönderilen mektup, faks ve telgrafların dijital olarak kaydedilebileceği veya fiziki olarak saklanabileceği” hüküm altına alınmıştır. Ceza infaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Yönetmelik’in 76 ncı maddesinde de benzer düzenlemelere yer verilmiş, hakkın kullanımının koşulsuz olmadığının altı çizilmiştir.
20.10. Anılan madde hükmü 2021 yılında 7328 sayılı Kanunla genişletilmiş, yapılan değişiklikle; hükümlülerin, usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilecekleri; resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükme bağlanmıştır.
20.11. İdare tarafından bu amaca yönelik olarak özetle, Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına
Entegrasyonu Projesi (ACEP) geliştirildiği, proje kapsamında içerik itibariyle geliştirilebilir bir tasarım tercih edildiği, şu anda sesli ve görüntülü görüşme, sayım, dilekçe, kantin sipariş ve online ödeme, kütüphane kitap talebi, e-mektup, e-doktor ve Bakanlık iletişim uygulamaları olduğu, yapılan pilot denemelerin akabinde gerekli revizeler yapılarak Ülkemiz genelinde bulunan tüm ceza infaz kurumlarına yaygınlaştırma çalışmalarının başlatıldığı bildirilmiştir.
20.12. İlgili mevzuat, başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, hükümlülerin bilgisayar ve internet kullanımının çerçevesinin 5275 sayılı Kanunla açıkça çizildiği, buna göre “eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde” ve denetim altında internetten yararlanılabileceği, hükümlünün odasında bilgisayar bulunduramayacağı anlaşılmakta olup, dosyasına herhangi bir eğitim belgesi sunmayan başvuranın “kişisel gelişimi için” internet ve bilgisayar kullanmasının mümkün olmadığı; bununla birlikte resmi kurumlardan gelen evrakları incelemek gibi sebeplerle yaptığı kullanım talepleri idarece olumlu değerlendirildiğinden ihtiyaç halinde gerekli denetim altında bilgisayara
erişiminin bulunduğu, idarece mevzuat dışı bir engellemenin yapılmadığı, bu çerçevede idarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olduğu ve talebin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
20.13. Öte yandan, hükümlülerin mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme haklarını Kanunda belirtilen sınırlamalar dâhilinde kullanabilecekleri, e-mektup imkânından faydalanabilmeleri için idarece
ACEP sistemi üzerinden gerekli çalışmaların yapılmakta olduğu anlaşıldığından, bu yönüyle dostane çözüm kararı verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
21. Başvuranın, infaz ve koruma memurlarının tutum ve davranışlarına yönelik iddialarına ilişkin
olarak yapılan inceleme:
21.1. Başvuranın Kurumumuzu muhatap 27/11/2023 tarihli dilekçesinde, “bulunduğu ceza infaz kurumunda en üst düzeyli yöneticiden en alttaki memura kadar herkesin kurumun ceza infaz sistemine yönelik Kanun ve diğer mevzuattan farklı kurallarla yönetildiğine inandığını, herkesin kendi kafasınakeyfine göre koyduğu kural ve ihdas ettikleri işlemlerle yasal mevzuatın koyduğu kuralları sınırlandırarak daha da ağırlaştırdıklarını, zorba ve gaddar davranış biçiminin infaz koruma memurlarının temel prensibi olduğunu, memur formasyonu eksikliği ve yasaları bilmemekten kaynaklı yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerinin mümkün olmadığını, idarecilerin ve memurların kendi kurallarını koyarak yasamanın yetkilerini icra ettiklerini” iddia etmekte, kararın üst maddelerinde yer verilen hususlarda şikayetlerinin somutlaştığını ileri sürmektedir.
21.2. Dilekçede yer alan şikayet konularında idareden gerekli bilgi ve belgeler temin edilerek, ilgili mevzuat ve içtihat ışığında şikayete konu ceza infaz kurumunun karar ve uygulamalarına yönelik üst maddelerde gerekli açıklamalarda bulunulmuştur. Dilekçede infaz koruma memurlarının tutum ve davranışlarına yönelik iddiaların soyut olması sebebiyle, idareden bu hususta ayrıntılı bilgi talep edilmiş, infaz koruma memurlarının başvurana yönelik adli veya idari inceleme ve araştırma konusu olmuş olay veya olgular varsa Kurumumuza iletilmesi talep edilmiştir.
21.3. Bilgi-belge talebimize istinaden, başvuranın infaz koruma memurlarına yönelik iddia ve ithamları sonucunda yapılan inceleme ve araştırmaya konu olmuş iki vakaya ilişkin disiplin soruşturma evrakları ve yargı kararları Kurumumuza iletilmiştir.
21.4. Söz konusu evrakın incelenmesinden, başvuranın, “üst aramasını yapan personelin kendisine yaptığı üst aramasında aşırıya kaçtığını, arama esnasında kişisel hudutlara tecavüz ettiğini” iddia ederek personelin manevi varlığını, şeref ve itibarını aşağılama ve itibarsızlaştırma eyleminde bulunması nedeniyle hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, Kurum Disiplin Kurulunun 04.07.2023 tarihli ve Karar sayılı kararı ile eylemine uygun disiplin cezası verildiği, söz konusu karara karşı infaz hâkimliğine hitaben şikâyette bulunduğu, Çorlu İnfaz Hâkimliğinin 25.07.2023 tarihli ve Dosya, Karar sayılı kararı ile “İtirazın Reddine” dair karar verildiği, anılan karara karşı itirazı neticesinde Çorlu 1. Ağır
Ceza Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve D.İş sayılı kararı ile “İtirazın Reddine” dair karar verildiği tespit edilmiştir.
21.5. Başvuranın 09.11.2023 tarihinde yapılan kısmi arama sonrasında “dağıtılmış odasını toplamaya çalışırken camın önüne gelen görevli infaz ve koruma memurunun kendisine gülerek tahrik edici hareketlerde bulunduğu” iddiası nedeniyle Kurum personeli hakkında idari soruşturma başlatıldığı, sonuç olarak “İlgili personelin görev ve yetkilerini kötüye kullandığı yönünde bir eylem tespit edilemediğinden adı geçen personel hakkında idari yönden disiplin soruşturması başlatılmasına yer olmadığına” dair karar verildiği, bu kapsamda, başlatılan adli soruşturma neticesinde Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının
08.01.2024 tarihli ve 2023/27400 Soruşturma, Karar sayılı kararı ile “Kovuşturmaya Yer
Olmadığına” dair karar verildiği görülmüştür.
21.6. Yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, başvuranın ceza infaz kurumu yönetiminin yasal çerçeve dışına çıkarak keyfi karar ve uygulamalarda bulunduğu yönündeki iddiaları hakkında üst paragraflarda ayrıntılı açıklamalarda bulunulduğu, infaz koruma memurlarınca da benzer şekilde yasalara uyulmadığı ve yükümlülüklerine aykırı davranıldığı yönündeki iddiaların adli ve idari incelemeye konu olmuş vakalar açısından yerinde olmadığının açık olduğu, dilekçesinde başvuran tarafından kendisine yönelik
Kurumumuzca incelenebilecek nitelikte somut başkaca herhangi bir olumsuz tutum ve davranışa işaret edilmediği dikkate alındığında şikayetin yerinde olmadığı, soyut iddiadan ibaret kaldığı değerlendirilmiş olup, yönetici ve memurlara yönelik itham ve iddialarının reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
22. Başvuranın iddialarına ilişkin olarak idareden temin edilen bilgi ve belgeler, ilgili mevzuat ve içtihat çerçevesinde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda; 22.1. Başvuranın ziyaretçi gelmediği takdirde ve bayramlarda ilave telefonla görüşme süresi verilmesi talebiyle ilgili olarak yargı organlarınca verilmiş kararlar bulunduğu anlaşıldığından 6328 sayılı Kanunun
17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince yargı organlarında karar bağlanmış uyuşmazlığa
ilişkin şikayet başvurusunun incelenmemesine; 22.2. Başvuranın, TV kalitesinin ve kanal sayısının artırılması ve e-mektup imkanından faydalanabilmeleri talebine yönelik olarak yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, başvuranın TV yayın kalitesinin artırılması talebinin yapılan teknik çalışmalar sonucunda karşılandığı; kanal sayısının artırılmasına yönelik talebi kapsamında ise teknik alt yapının uygun hale getirilmesi üzerine tutuklu hükümlüler arasında yapılacak anket sonucunda göre kanal sayısının 35’e çıkarılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği, ayrıca e-mektup imkanından faydalanabilmeleri için idarece ACEP sistemi üzerinden gerekli çalışmaların yapılmakta olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu hakkında dostane çözüm kararı verilmesi gerektiği, 22.3. Diğer tüm iddia ve taleplerinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “şeffaflık”, “makul sürede karar verme” ve
“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Çorlu İnfaz Hâkimliğinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvuranın ilave telefonla görüşme süresi verilmesi talebi yönünden “yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlığa ilişkin” başvurunun 6328 sayılı Kanunun 17 nci maddesi ve anılan Yönetmeliğin
20 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince İNCELENMEMESİNE
TV kalitesinin ve kanal sayısının artırılması ve e-mektup imkânından faydalanabilme talepleri açısından talebin karşılandığı ya da karşılanması için idarece gerekli çalışmaların yapılmakta olduğu anlaşıldığından, başvuru hakkında DOSTANE ÇÖZÜM KARARI verilmesine, Diğer tüm iddia ve taleplerinin REDDİNE, Kararın, BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi