|
ÖZET: Başvuran, Sakarya 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan kızıyla düzenli görüşme talep etmektedir. Başvuruda, kızıyla son 7 ayda yalnızca bir kez görüşebildiğini ve bu durumun her iki tarafın psikolojisini olumsuz etkilediğini ifade etmektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuranın talebine ilişkin gerekli bilgileri sağlamış ve çocuğun ebeveyniyle görüşme süreçlerinin düzenlendiğini belirtmiştir. Ancak, görüşlerin sıklığı ve düzenliliği konusunda yaşanan sorunlar, başvuranın taleplerinin karşılanmadığını göstermektedir.
İlgili idareler, çocukların ebeveynleriyle görüşmelerinin sağlanması için çeşitli düzenlemeler yapmış, ancak uygulamada bazı zorluklar yaşanmıştır. Çocuğun eğitim durumu ve ziyaret günlerinin planlanması gibi nedenlerle görüşmelerin düzenli hale getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, Adalet Bakanlığı’nın yürüttüğü ACEP E-Görüş Projesi ile görüntülü görüşme imkânlarının sağlanması, ebeveyn-çocuk ilişkilerinin sürdürülmesi açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Sonuç olarak, başvuranın çocuğuyla düzenli görüşme hakkının gözetilmesi ve bu süreçlerin etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli tedbirlerin alınması önerilmektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler ile Adalet Bakanlıkları’nın iş birliği içinde çalışarak, çocukların yüksek yararını gözeten bir yaklaşım benimsemesi önem arz etmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5921-S.24.9298
BAŞVURU NO : 2023/19877
KARAR TARİHİ : 03.06.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, çocuk evleri sitesinde kalmakta olan kızının görüşlerine düzenli olarak getirilmesini talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 06.12.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Sakarya 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığını, kızı
Sakarya Sitesinde kalmakta olduğunu, kurum yetkililerinin kızını bulunduğu ceza infaz kurumuna getirmek istemediklerini, bu sebeple son 7 ay içinde kızıyla sadece 1 kere görüşebildiklerini, bu durumun kızının ve kendisinin psikolojisini olumsuz etkilediğini iddia ve ifadeyle, kızıyla düzenli görüşmesinin sağlanmasını ve görevini yerine getirmeyenler hakkında soruşturma açılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 21.12.2023 tarihli ve S. sayılı, yazımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiştir. Çocuk Hizmetleri Genel
Müdürlüğünden alınan 22/01/2024 tarih ve E- – – sayılı cevabi yazıda; 2.1. Başvuranın kızı ilk kez 04.11.2022 tarihinde Bakım ve Korunma tedbiri kararı alınarak Sitesi Müdürlüğüne yerleştirildiği, 22.06.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2 aylık uyum çalışmaları başlatılarak koruyucu aile yanına yerleştirildiği, uyum çalışmaları olumsuz neticelendiği için çocuğun koruyucu aileden teslim alınarak 07.08.2023 tarihinde Sakarya Çocuk
Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğüne bağlı Çocuk Evine yerleştirildiği,
2.2. Çocuğun babası başvuranın bulunduğu Sakarya ( 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ziyaretlerine, 03.04.2023-05.05.2023 tarihlerinde 2 (iki) kez Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünce, 02.10.2023-25.12.2023 tarihlerinde 2 kez Sakarya Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü tarafından götürüldüğü, 2.3. Sakarya Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü tarafından ebeveynleri cezaevinde bulunan çocukların araç uygunluğu göz önünde bulundurularak 4 ayda bir cezaevi ziyaretine götürülmelerine dair karar alındığı ve planlanma yapıldığı, 2.4. Personel ve araç yetersizliği, çocuğun okula devam etmesi, görüş zamanlarının sınav tarihlerine denk gelmesi nedeniyle çocuğun kuruluşa kabulünün yapıldığı tarihten (07.08.2023) itibaren bahsi geçen çocuğun açık görüş gününde iki kez cezaevine görüşe götürüldüğü, İl Müdürlüğü ve bahse konu Ceza İnfaz
Kurumu ile ortak çalışma yapılarak uygun olan hafta sonlarında açık görüşe çocuğun götürülmesi adına planlama yapılacağı, 2.5. Çocuk evlerinin bulunduğu semtlerde yeterli teknik alt yapının bulunmaması nedeniyle ACEP görüntülü ve sesli görüşme yapılamadığı, 2.6. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 4/b maddesi ”Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi” gereğince, bahse konu olan çocuğun babası ile her görüşünden sonra çocukla ilgili meslek elemanı tarafından görüşme yapılması, yapılan görüşme sonucunun çocuk üzerindeki olumlu veya olumsuz etkileri tespit edilerek, sonraki açık görüşlerin olup olamayacağına karar verilmesi ve bu kararın ilgili mercilere iletilmesinin uygun olacağı kanaati oluştuğu hususlarında bilgi verilmiş, konuya ilişkin belge örnekleri
Kurumumuza gönderilmiştir.
3. 21/03/2024 tarihli ve S. sayılı ikinci bilgi-belge talep yazımız üzerine Çocuk Hizmetleri
Genel Müdürlüğü’nden alınan 01/04/2024 tarihli ve E- – – sayılı yazıda ise özetle; 3.1. İlgili kuruluş müdürlüğünce çocuk ve ebeveyni ile 04.03.2024 tarihinde ve 05.02.2024 tarihinde açık görüşmeler gerçekleştirildiği, 3.2. Son verilere göre 14.761 çocuğa kuruluşlarda hizmet verildiği, bunlardan 1.480 çocuğun ebeveyninin ceza infaz kurumlarında bulunduğu, ancak söz konusu rakamın sıklıkla değişebildiği, 3.3. Anayasanın 41 inci maddesi uyarınca Çocuk Koruma Hizmetleri Planlama ve Çocuk Bakım
Kuruluşlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte yer alan komisyonlar marifetiyle çocukların ebeveynleriyle görüşme durumları değerlendirilmekte, ilgili meslek personelince görüşmeler takip edildiği, 3.4. Bakanlık ile Adalet Bakanlığı arasında 26.07.2021 tarihinde imzalanan “Tutuklu, Hükümlü veya
Yükümlüler ile Çocuklarının Sosyal Hizmetlerden Yararlandırılması Hakkında İş Birliği Protokolü” kapsamında çocuklarla ebeveynlerinin görüşmelerini kolaylaştırmak amacıyla iş birliği bulunduğu, Adalet
Bakanlığının ACEP E-Görüş Projesine katkı sunulduğu, 3.5. Devlet koruması altındaki çocukların hassas grupta yer aldığı, ceza infaz kurumlarındaki açık/kapalı ziyaretçi kabul mekânlarının tamamının çocuk dostu alanlar olmadığı dikkate alındığında, yapılamayan açık/kapalı görüşleri telafi etmek amacıyla Bakanlıkça yapılan herhangi bir çalışma olup olmadığı hakkındaki sorumuza cevaben, Adalet Bakanlığının ACEP E-Görüş Projesinin yapılamayan açık/kapalı
görüşleri telafi edici nitelikte olduğu hususları bildirilmiş, konuyla ilgili belge örnekleri Kurumumuza iletilmiştir.
4. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 29.01.2024 tarihli ve / sayılı cevabi yazısında ise özetle; 4.1. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların ziyaret edilmelerine dair usul ve esasların
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlüyü ziyaret” başlıklı 83
üncü maddesinde ve Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte belirlendiği, 4.2. Genel Müdürlüğün 14.09.2018 tarihli ve / sayılı yazısıyla, “Çocukları örgün eğitimde okuyan hükümlü ve tutuklulara hafta sonu okula giden çocukları ile görüşebileceği belirtmiş ise de; kurumlarda kapasitesinin üzerinde hükümlü ve tutuklu barındırılması, tutukların savunma hakkı kapsamında yaptıkları avukat görüşleri, personel durumu, hükümlü/tutuklu profili ile kurumların mevcut düzen ve güvenlik durumu göz önüne alınmak suretiyle alınacak kurum İdare ve Gözlem Kurulu kararı ile kurumda bulunan tüm hükümlü ve tutukların görüşlerinin, hafta sonu ya da hafta içi olmak üzere sadece bir kez olacak şekilde düzenleme yapabileceğinin değerlendirildiği”, 4.3. Genel Müdürlüğün 06.02.2019 tarihli ve / sayılı yazısıyla “Örgün eğitim kurumlarında öğrenimlerine devam etmekte olan öğrencilerin ceza infaz kurumlarında hükümlü veya tutuklu olarak bulunan aile bireyleri ile yapacakları ziyaretlerin, pedagojik açıdan ve ailelerinden kopmadan yaşamlarını devam ettirmelerinde hafta sonlarında gerçekleştirmesinin daha yararlı olacağı”, 4.4. Genel Müdürlüğün 25.07.2019 tarihli ve / sayılı yazısı ile de “Örgün eğitim kurumlarında öğrenimlerine devam etmekte olan öğrencilerin ceza infaz kurumlarında hükümlü veya tutuklu olarak bulunan aile bireyleri ile yapacakları telefonla görüşmelerinin, pedagojik açıdan ve ailelerinden kopmadan yaşamlarını devam ettirmelerinde hafta sonlarında gerçekleştirmesinin daha yararlı olacağı” hususlarında genel yazıların tüm ceza infaz kurumlarına gönderildiği, 4.5. Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’in ‘Temel İlkeler’ başlıklı 5 inci maddesinin (p) bendinde, 14.09.2021 tarihinde yapılan bir değişiklikle, örgün eğitim kurumlarında öğrenim gören çocuğu bulunan hükümlü ve tutukluların ziyaretleri, personel durumu, kurum güvenliği ve kapasitesi göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kurulu kararıyla hafta sonu da yaptırılabilmesine imkân getirildiği, 4.6. Bu kapsamda, hükümlü/tutukluların ziyaret gün ve saatlerinin anılan mevzuat hükümleri uyarınca bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak kurum idaresi tarafından belirlendiği, ayrıca, hükümlü/tutukluların kurum idaresince planlanan ziyaret gün ve saatlerinin kurumun resmi internet sayfasında aylık olarak yayınlandığı, söz konusu ziyaret programının koğuşlara tebliğ edildiği ve ziyaret kabul biriminde ziyaretçilerin de görebileceği uygun yerlere asıldığı, 4.7. Buna göre, adı geçenin açık görüşlerinin her ayın ilk tam haftasının pazartesi günü saat 15.30-16.30 arasında, kapalı görüşlerinin ise her hafta pazartesi günü saat 15.30-16.30 arasında yaptırılmasının planlandığı, bunun yanında, adı geçenin kızı ile hafta sonları ziyaret gerçekleştirebilmesi talebiyle kurum idaresine herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, talep etmesi ve Sakarya Çocuk Evleri Sitesinde kalmakta olan kızı ait öğrenci belgesini kurum idaresine ibraz etmesi halinde hafta sonu uygun gün ve saatte yetişkin birinin refakatinde kızı ile görüş yapabileceğinin değerlendirildiği, /
4.8. Bakanlık ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında 27.06.2021 tarihinde “Tutuklu, Hükümlü veya Yükümlüler ile Çocuklarının Sosyal Hizmetlerden Yararlandırılması Hakkında İş Birliği Protokolü” imzalandığı, Protokol kapsamında, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü/tutuklu 12-18 yaş grubu çocukların, hükümlü/tutuklu annesinin yanında kalan 0- 6 yaş grubundaki çocukların, denetimli serbestlik altında bulunan yükümlü çocukların ve ebeveyni ceza infaz kurumunda bulunan ancak kendisi kurum dışında olan çocukların psikososyal açıdan gelişimlerinin desteklenmesinin, eğitim, barınma vb. ayni-nakdi ihtiyaçlarının giderilmesinin amaçlandığı, 4.9. Protokol kapsamında, hükümlü/tutuklular ile yapılan görüşmelerde, haklarında korunma/bakım tedbiri kararı alınan çocukları bulunduğu bilgisinin alınması halinde ilgili Bakanlığın kurum ve kuruluşları ile gerekli yazışmaların başlatılarak çocuk ve ebeveynin görüşmesinin sağlanmaya çalışıldığı, bu doğrultuda, ceza infaz kurumları tarafından resmi yazışmalar ile hükümlü/tutukluların çocukları ile görüşme talepleri iletilmekte ise de çocuğun korunma/bakım tedbiri altında bulunması ve çocuğun iyilik halinin gözetilmesi sorumluluğu nedeni ile çocuğun ebeveyni ile görüştürülmesi noktasında nihai kararın ilgili kurum/kuruluş tarafından verildiği, 4.10. Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında görüntülü görüşme ve e-doktor uygulaması gibi daha önce hiç yapılmamış uygulamaların da hayata geçirilmesinin yanı sıra içerik itibariyle geliştirilebilir bir tasarım tercih edildiği, an itibarıyla geliştirilen içeriklerin; sesli ve görüntülü görüşme, sayım, dilekçe, kantin sipariş ve online ödeme, kütüphane kitap talebi, e-mektup, edoktor ve Bakanlık iletişim uygulamaları olduğu, 4.11. ”Yargı Reformu Stratejisi” ile ”İnsan Hakları Eylem Planı”nda da yer alan ACEP Projesi kapsamında
Sincan ve Bakırköy Kadın ile Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında yapılan pilot denemelerin akabinde gerekli revizeler yapılarak Ülkemiz genelinde bulunan tüm ceza infaz kurumlarına yaygınlaştırma çalışmalarının başlatıldığı, bu kapsamda Sakarya 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda da kısmî olarak kurulumların yapıldığı, sistem kabulünün ise henüz Bakanlıkça tamamlanmadığı, 4.12. Söz konusu yaygınlaştırma çalışmaları esnasında zaman zaman çeşitli teknik sorunların yaşanabildiği, uygulamalardan edinilen tecrübeler ve alınan geri bildirimler doğrultusunda yazılımsal ve donanımsal geliştirmelerin devam ettiği, 4.13. Genel Müdürlük tarafından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel
Müdürlüğüne iletilen 08.03.2022 tarihli ve E- – – sayılı yazıyla Adalet
Bakanlığı tarafından ACEP E-Görüş Projesi’nin yürütülmekte olduğu belirtilerek Bakanlık ile Aile ve
Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında imzalanan İş Birliği Protokolü kapsamında, koruma/tedbir kararı alınan çocukların ceza infaz kurumunda bulunan ebeveyni ile görüntülü görüşme yapmasına yönelik, çocuğa bakım veren kişiye/kuruma ait akıllı telefona “E-Görüş” uygulamasının indirilmesi, ilgili telefon numarasının çocuğun ve ebeveynin ismiyle ebeveyninin bulunduğu ceza infaz kurumunun bağlı olduğu
Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi, görüşmenin kesintisiz yapılabilmesi için gerekli internet altyapısının sağlanması hususlarının bildirildiği, 4.14. Konu ile ilgili olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından cihazların temin edilmesi yönünde çalışmaların devam ettiği, bilgilerinin verildiği ve konuya ilişkin belgelerin yazı ekinde iletildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
/
5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 5.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında
“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” 5.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 5.3. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.”, 5.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8 inci maddesi; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”, 7. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin (BMÇHS); 7.1. 1 inci maddesinde; “Çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır” 7.2. 3 üncü maddesinde; “1. Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idarî makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.
2. Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idarî önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.”, 7.3. 4 üncü maddesinde; “Taraf Devletler, bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar.”, 7.4. 6 ncı maddesinde; “Taraf Devletler, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler.”,
7.5. 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında “Taraf Devletler, ana babasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen çocuğun, kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça, ana-babasının ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterirler.”, 7.6. 12 nci maddesinde; “1. Taraf Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar.
2. Bu amaçla, çocuğu etkileyen herhangi bir adli veya idari kovuşturmada çocuğun ya doğrudan doğruya veya bir temsilci ya da uygun bir makam yoluyla dinlenilmesi fırsatı, ulusal yasanın usule ilişkin kurallarına uygun olarak çocuğa, özellikle sağlanacaktır.”, 7.7. 18 nci maddesinde; “1. Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesinde ve gelişmesinin sağlanmasında ana-babanın birlikte sorumluluk taşıdıkları ilkesinin tanınması için her türlü çabayı gösterirler. Çocuğun yetiştirilmesi ve geliştirilmesi sorumluluğu ilk önce ana-babaya ya da durum gerektiriyorsa yasal vasilere düşer. Bu kişiler her şeyden önce çocuğun yüksek yararını göz önünde tutarak hareket ederler.
2. Bu Sözleşmede belirtilen hakların güvence altına alınması ve geliştirilmesi için Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmada ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardım yapar ve çocukların bakımı ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve hizmetlerin gelişmesini sağlarlar.”, 8. Avrupa Konseyi Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’nin (15.05.2003 – Avrupa Sözleşmeleri Külliyatı No: 192) ; 8.1. “Çocuk ile ana ve babası arasında kişisel ilişki” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1) Bir çocuk ile ana ve babası birbirleriyle düzenli şekilde kişisel ilişkiyi elde etmek ve sürdürmek hakkına sahiptirler.
2) Bu tür kişisel ilişki, çocuğun sadece yüksek yararları gerektirdiği takdirde, kısıtlanabilir veya engel
olunabilir.
3) Çocuğun, gözetim olmaksızın ana veya babasından birisiyle kişisel ilişkisinin sürdürülmesi, onun yüksek
yararına değilse, ana veya babasıyla gözetim altında kişisel ilişki kurma imkânı ya da diğer şekillerde ilişki kurma imkânı da öngörülecektir.”, 8.2. “Çocuğun bilgilendirilme, danışılma ve görüşlerini ifade etme hakkı” başlıklı 6 ncı maddesinde; “1) İç hukukuna göre yeterli ayırt edebilme yeteneğine sahip olduğu kabul edilen bir çocuk kendi yüksek
yararlarına açıkça aykırı olmadıkça aşağıdaki haklara sahip olacaktır:
-ilgili tüm bilgileri almak; -danışılmak; -görüşlerini ifade etmek.
2) Çocuğun, söz konusu görüşleri ile anlaşılabilir istek ve duygularına gereken önem verilecektir.”,
9. 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun; /
9.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi “Bu Kanunun amacı, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.” 9.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısımları “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi; bu kapsamda, 1. Korunma ihtiyacı olan çocuk: Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuğu, … d) Kurum: Bu Kanun kapsamındaki çocuğun bakılıp gözetildiği, hakkında verilen tedbir kararlarının yerine getirildiği resmî veya özel kurumları, … İfade eder.” 9.3. “Temel ilkeler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısımları “(1) Bu Kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması amacıyla; a) Çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması, b) Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi, … d) Çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması, e) Çocuğun, ailesinin, ilgililerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları, … İlkeleri gözetilir.” 9.4. “Koruyucu ve destekleyici tedbirler” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısımları
“(1) Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. Bunlardan; … c)
Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine, … Yönelik tedbirdir.” 10. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 10.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 10.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili
bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
… b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir. c) … Hükümlünün kanun ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.… f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”; 10.3. “Hükümlüyü ziyaret” başlıklı 83 üncü maddesinin ilgili fıkralarında “(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla
/
olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. … (3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet
Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır.” 11. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.
12. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; 12.1. “Hükümlünün bakıma muhtaç çocuklarının barındırılması” başlıklı 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası (Ek:RG-12/11/2021-31657-CK-4773/24 md.) Altı yaşını dolduran çocuğun dışarıda bırakılacak kimsesi bulunmadığı takdirde durum ceza infaz kurumu idaresince Aile ve Sosyal Hizmetler İl
Müdürlüğüne bildirilir. Bu çocukların görevliler aracılığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce belirlenen kuruluşa teslimi sağlanır.” 12.2. “Ziyaret ve ziyaret yeri” başlıklı 108 inci maddesi “Hükümlüyü, yabancı hükümlüleri ziyaret ile ziyaret ve görüşlerde, 5275 sayılı Kanunun 83, 84, 85 ve 86 ncı maddelerinde belirtilen hükümler ile 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri
Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır.” 13. 17.06.2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hükümlü Ve Tutukluların Ziyaret
Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin; 13.1. “Temel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bentlerinde “Hükümlü ve tutukluların görüşmeleri aşağıdaki esaslara göre gerçekleştirilir: … d) (Değişik: RG-13/9/2017-
30179) Kurum idaresinin uygun göreceği bir hafta açık görüş, ayın diğer haftaları kapalı görüş olmak
üzere, hükümlü ve tutuklular bu Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak şekilde görüşme yapabilir. … (p) (Ek: RG-14/9/2021-31598) Örgün eğitim kurumlarında öğrenim gören çocuğu bulunan hükümlü ve tutukluların ziyaretleri, personel durumu, kurum güvenliği ve kapasitesi göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kurulu kararıyla hafta sonu da yaptırılabilir.” 13.2. Birinci Bölüm “Kapalı Görüş” başlığı altında yer alan “Kapalı görüş” başlıklı 7 nci maddesi
“Kapalı görüş, hükümlü ve tutuklular ile ziyaretçilerinin her türlü maddi temasının önlendiği, konuşulanların hazır bulunan görevli tarafından işitilebilecek şekilde izlenebildiği ve ceza infaz kurumu idaresinin bu iş için tahsis ettiği özel bölümde yapılan görüşmelerdir.” “Ziyaret edebilecek kişiler” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrası “Hükümlü ve tutuklular; eşi, anne, babası, büyükanne ve büyükbabası, çocuğu, … ile görüşebilir.” “Ziyaret gün ve saatleri” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası “Ziyaret günleri ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir. (Değişik fıkra:RG-14/9/2021-
31598) Görüş süresi, yarım saatten az, bir buçuk saatten fazla olacak şekilde belirlenemez. Görüş süresi,
görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işletilir…” 13.3. İkinci Bölüm “Açık Görüş” başlığı altında yer alan “Açık görüş” başlıklı 13 üncü maddesi “Açık görüş, hükümlü ve tutuklular ile ziyaretçilerinin maddi temasına imkân verecek şekilde, konuşulanların hazır bulunan görevli tarafından işitilebildiği ve izlenebildiği, ceza infaz kurumunun bu iş için tahsis edilmiş özel bölümünde yapılan ziyaret ve görüşmelerdir.” “Ziyaret edebilecek kişiler” başlıklı 14 üncü
/
maddesi “(Değişik:RG-14/9/2021-31598) Hükümlü ve tutuklular; 9 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen kişiler ile açık görüş yapabilir. Ziyaret günleri ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, ceza infaz kurumu tarafından belirlenir.” “Bayramlarda ve özel günlerde açık görüş” başlıklı 15 inci maddesinin ilgili fıkraları “(Değişik fıkra: RG-14/9/2021-31598) Hükümlü ve tutuklular, Bakanlıkça uygun görülen; milli bayramlar ve mensubu bulundukları dinin bayramları ile özel günlere mahsus olmak üzere, 9 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen kişiler ile açık görüş yapabilir. … Bu ziyaretin, aynı haftada yapılacak kapalı görüş ile çakışması halinde açık görüş yaptırılır. “Görüş süresi ve saatleri” başlıklı 17 nci maddesi “(Değişik:RG-14/9/2021-31598) Açık ziyaretler, bir buçuk saatten fazla olmamak kaydıyla 09.00 – 17.00 saatleri arasında yaptırılır. Ziyaret süresi, görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işler. …” “Açık görüşe ilişkin diğer konular” başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrası
“Hükümlü ve tutuklu sayısının, verilen açık görüş günü sayısına bölünmesi suretiyle, görüş gününe kadar gruplar oluşturulur, her grubun görüş günü ve saatleri, ailelerine bildirilmek üzere, hükümlü ve tutuklulara tebliğ edilir ve hazırlanan program ayrıca koğuşlara ve ziyaretçilerin görebileceği uygun yerlere asılır.”
Hükümlerini amirdir.
14. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (Bakanlar Komitesi) tarafından 11/1/2006 tarihinde kabul edilen Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 numaralı
Tavsiye Kararı’nın ekinde yer alan Avrupa Cezaevi Kurallarının (Kurallar) ilgili bölümleri
şöyledir:
“1. Bölüm
Temel İlkeler 1. Özgürlüğünden yoksun bırakılan tüm kişilere insan haklarına saygılı bir şekilde davranılmalıdır.
2. Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişiler, kendileri hakkındaki mahkumiyet veya tutuklama kararı ile hukuken ellerinden alınmayan tüm haklarını muhafaza ederler.
Dış Dünya ile Temas
24.1 Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle,
başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.
24.4 Ziyaretler, mahpusların aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve
geliştirmelerine imkân sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.
24.5 Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli temaslarının sürdürülmesinde mahpuslara destek olmalı ve
bunun için gereken imkânı sağlamalıdırlar.” 15. 1955 tarihli Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2015 yılında gözden geçirilmiş ve Mahpuslara
Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kurallar (Nelson Mandela Kuralları) adı
verilmiştir. Nelson Mandela Kurallarının ilgili kısmı şöyledir:
“Dış Dünya İle İletişim
Kural 58
1. Mahpusların gerekli gözetim altında, düzenli aralıklarla aile ve arkadaşlarıyla :
/
a) Yazılı iletişim kurarak ve varsa telekomünikasyon, elektronik, dijital ve diğer araçları kullanarak ve b) Ziyaretlerle iletişim kurmalarına izin verilir.”
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
16. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 17. Başvuran (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle; Sakarya 2 No’lu
L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığını, Sakarya Sitesinde kalmakta olan kızı kurum yetkilileri tarafından görüşlerine düzenli olarak getirilmediğini, bu sebeple kızının ve kendisinin psikolojisinin olumsuz etkilendiğini iddia ve ifadeyle, kızıyla düzenli görüşmesinin sağlanmasını talep etmektedir.
18. Bilindiği üzere, hükümlü veya tutuklular, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun olarak “bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak tutma” olarak değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı dışında Anayasa’nın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler. Bununla birlikte cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda sahip oldukları haklar sınırlanabilir.
(AYM, Turan Günana, B. No:2013/3550, 19/11/2014, §35; AİHM Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B.No.
74025/01, 6/10/2005, § 69; Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72, 25/3/1983, §§ 99-105).
19. Bu kapsamda, kısıtlanmakla birlikte ebeveyn olmaya ilişkin haklar mahpuslar için de geçerlidir. Aile hayatına saygı hakkı altında yer alan anne-baba ile çocuk arasında ilişki kurma hakkı sadece yetişkinlere ait bir hak olmayıp, ebeveynleri ile ilişki kurmak çocukların da hakkıdır. Çocuğun yüksek yararının korunması ilkesi uyarınca, çocuğu ilgilendiren kamusal ve özel tüm faaliyetlerde çocuğun menfaatinin diğer menfaatlerden üstün tutulması gerekliliği karşısında, ceza infaz kurumundaki başvuranın Devlet koruması altındaki çocuğu ile görüşme talebine dair başvurunun aile hayatına saygı hakkına yönelik düzenlemeler doğrultusunda öncelikle çocuk hakları boyutuyla; ardından başvuranın konumu sebebiyle ceza infaz sistemine dair kurallar bağlamında incelenmesi gerekmektedir.
20. Anayasanın 20 nci maddesinde herkesin, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde ise “Devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması … için gerekli tedbirleri alıp, teşkilatı kuracağı; her çocuğun, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olduğu…” hüküm altına alınmıştır.
21. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8 inci maddesinde de herkesin özel ve aile hayatına, saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu belirtilerek; bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesinin şartları tahdidi olarak sayılmış, Sözleşmenin 5 inci maddesinde ise “Eşlerin … çocukları ile
/
ilişkilerinde medeni haklar ve sorumluluklardan eşit şekilde yararlanacakları, bu maddenin devletlerin çocuklar yararına gereken tedbirleri almalarını engellemeyeceği” düzenlenmiştir.
22. AİHM, Sözleşmenin 8 inci maddesinde düzenlenen “aile yaşamına saygı” hakkının kamu makamlarına, ebeveynler ve çocuklarını bir araya getirmek şeklinde bir görev yüklediğini ve bu durumun, ayrılığa devletin değil ebeveynin yol açtığı durumlarda dahi geçerli olduğunu, bu alandaki yükümlülüğün bireyler arasındaki ilişkiler alanında dahi aile yaşamına saygıyı güvence altına almak için tasarlanmış ve hem bireylerin haklarını koruyan düzenleyici yargısal bir çerçeve oluşturulmasını, hem de fiilen hayata geçirilecek uygun tedbirlerin alınmasını gerektirdiğini ifade etmektedir (Hokkanen/Finlandiya, B. No.
19823/92, 23/9/1994, – 58; Glaser/Birleşik Krallık, B. No. 32346/96, 19/9/2000, – 63; Bajramı/Arnavutluk, B. No. 35853/04, 12/12/2006, – 52).
23. “Çocuğun yüksek yararı” kavramı ülkemizin de taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesinde tanımlanmıştır. Sözleşmenin 3 üncü maddesinde “Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararının temel düşünce olduğu, taraf Devletlerin, çocuğun ana–babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstleneceği, bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alacakları” belirtilmiştir.
24. Sözleşmenin ilgili diğer maddelerinde de hiçbir çocuğun özel ve aile yaşantısına keyfi ya da haksız bir biçimde müdahale yapılamayacağı, taraf Devletlerin, ana–babasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen çocuğun, kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça, ana-babanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterecekleri, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğa kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkının tanınacağı ve çocuğun ana veya babasının, yasal vasisinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemlerin alınması gerektiği belirtilmiştir.
25. BM Çocuk Hakları Komitesinin Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin Uygulanmasına Yönelik Genel
Yorumlarına bakıldığında ise; a. 5 No lu Genel Yorumda; yargısal, idari ve yasama ile ilgili her organdan veya kurumdan, yüksek yarar ilkesini, alınan kararların veya başlatılan girişimlerin çocukların haklarını ve çıkarlarını nasıl etkilemekte olduğu veya etkileyebileceğini irdelemesi beklendiği, çocukları ister doğrudan ister dolaylı biçimde etkilesin, halen yürürlükte olan veya önerilen yasalar, politikalar, idari tasarruflar ve yargı kararlarında
Devletlerin, “gelişmeyi” çocuğun fiziksel, zihinsel, manevi, ahlaki, psikolojik ve sosyal gelişimini kapsayan en geniş anlamıyla, bütünlüklü bir kavram olarak yorumlamalarının beklendiği, b. Çocuğun Yüksek Yararı Hakkının Öncelikli Olarak Dikkate Alınmasına ilişkin 14 No lu Genel
Yorumunda; çocuğun yüksek yararı kavramının, hem Sözleşme’de öngörülen tüm hakların eksiksiz biçimde gerçekleşmesini hem de çocuğun bütünsel gelişimini amaçladığı, çocuğun yüksek yararının, herhangi bir kamu kurumu tarafından gerçekleştirilecek her girişimde gerektiği gibi içselleştirilmesini ve tutarlı olarak uygulanmasını sağlama yükümlülüğünün, çocuklar üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkisi olan tüm uygulama önlemleri, idari ve yargısal işlemler için özellikle geçerli olduğu, çocukları ilgilendiren tüm yargısal ve idari kararların, ayrıca politikaların ve yasal düzenlemelerin, çocuğun yüksek yararının birinci planda dikkate alınarak gerçekleştirildiğini gösterme yükümlülüğü olduğu belirtilmektedir.
26. Avrupa Konseyi Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesinin 4 üncü maddesinde de bir çocuk ile ana ve babasının birbirleriyle düzenli şekilde kişisel ilişkiyi elde etmek ve sürdürmek
hakkına sahip olduğu, bu tür kişisel ilişkinin, çocuğun sadece yüksek yararları gerektirdiği takdirde, kısıtlanabileceği veya engellenebileceği belirtilmiştir.
27. Anılan Sözleşme uyarınca, iç hukukuna göre yeterli ayırt edebilme yeteneğine sahip olduğu kabul edilen bir çocuk kendi yüksek yararlarına açıkça aykırı olmadıkça ilgili tüm bilgileri almak; danışılmak ve görüşlerini ifade etmek haklarına da sahip olup, ilgili merciler tarafından çocuk hakkında verilen kararlarda çocuğun, görüşleri ile anlaşılabilir istek ve duygularına gereken önemin verilmesi gerekmektedir.
28. Konuya ilişkin yargı kararlarına bakıldığında; Anayasa Mahkemesi tarafından çocuklar üzerinde etki doğuracak bir işlem yapılacağı zaman bu işlemin çocuğun yararına uygun olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmasının aile hayatına saygı hakkının öngördüğü pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından oldukça önemli olduğu (B. No: 2016/8660, 7/11/2019, § 33), Devletin pozitif tedbirler alma yükümlülüğü konusunda Anayasa’nın 20. ve 41. maddelerinin, ebeveynin çocuğuyla bütünleşmesinin sağlanması amacıyla tedbirler alınmasını isteme hakkını ve kamusal makamların bu tür tedbirleri alma yükümlülüğünü içerdiğinin belirtildiği görülmektedir (B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 41).
29. Somut dosya anılan mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, başvuruya konu çocuğun yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olduğu, ilgili idari makamların çocuğun esenlik halini ve babasının çocukla ilgili hak ve ödevlerini gözetmek suretiyle, tüm uygun yasal ve idari önlemleri alarak çocukla babasını bir araya getirmekle yükümlü olduğu, talebe yönelik iş ve işlemlerde çocuğa danışılması; görüşlerinin, istek ve duygularının dikkate alınması gerektiği, kişisel ilişkinin tesisine dair tüm iş ve işlemlerde idarenin, çocuğun yüksek yararının birinci planda dikkate alındığını gösterme yükümlülüğünün olduğu anlaşılmaktadır.
30. Ceza infaz kurumlarına yapılan ziyaretlerde, kurumun kendine has koşullarının, çoğu zaman çocuğun mahpus ebeveyniyle kurması gereken ilişkiyi güçleştirdiği bilinmektedir. Ancak çocuğun babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkını etkin bir şekilde gerçekleştirmesi ve böylece sağlıklı bir gelişim süreci geçirmesi adına, babasıyla anlamlı bir ilişki kurması gerektiği hususu açıktır. Bu noktada, başvuran ve 1 çocuğunun barındırıldıkları kurum ve kuruluşların kendine has koşullarının ve kurallarının kişiler üzerindeki etkilerine de kısaca bakmak gerekmektedir.
31. Ülkemizde son yıllarda insan hakları alanında önemli yasal reformlar gerçekleştirilmiş, bu kapsamda ceza adalet sisteminin de daha adil, etkili ve insan haklarına uygun hale getirilmesi hedeflenmiştir. Ceza infaz sistemi üzerinde yapılan değişiklikler, mahpusların iyileştirme alanına odaklanmış ve yeniden topluma kazandırılmaları için yapılan uygulamaların geliştirilmesi amaçlanmıştır. Adaletin onarıcı fonksiyonu kullanılarak, mahpus bireylerin desteklenmesi ve tekrar suça yönelmeleri önlenmeye çalışılmıştır.
32. Ceza adalet sisteminde yapılan en güncel reformlardan biri de ceza adalet sisteminin standart ve gerekliliklerinin çocuğun üstün yararı gözetilerek gözden geçirilmesi “çocukların adalete erişimlerinin
1 Çocuk Koruma Hizmetleri Planlama ve Çocuk Bakım Kuruluşlarının Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelikte,
korunma ihtiyacı olan çocukların bakım ve barınma ihtiyacının karşılandığı sosyal hizmet birimlerinin niteliklerine göre “çocuk bakım kuruluşları, çocuk evleri, çocuk evleri sitesi” olarak farklılaştığı bilinmekle birlikte, somut dosya açısından bu ayrımların önem arz etmediği dikkate alınarak, okuma kolaylığı ve kavramsal birlik sağlanması adına Kararda tüm hizmet birimlerinin
“kurum ya da kuruluş” olarak kullanılması tercih edilmiştir.
güçlendirilmesi ve ikincil örselenmelerinin önüne geçilmesi” amacıyla çocuk adalet sisteminin önleyici, onarıcı ve geliştirici mekanizmalar doğrultusunda yeniden yapılandırılması olmuştur.
33. Bununla birlikte, mahpus kişilerin ailesi ve özellikle çocuklarının karşılaştığı güç koşullar bugüne dek çok fazla araştırılmamış; yaşadıkları hak kaybı ve maruz kaldıkları travmatik süreçler oldukça ihmal edilmiş bir alan olarak kalmıştır. Mahpus çocukları, ceza adalet sistemi açısından şimdiye kadar göz ardı edilmiş ise de yapılan araştırmalar bu çocukların pek çok sorunla mücadele ettiklerini göstermektedir.
34. Anne ya da babası cezaevinde olan çocuklar korku, utanç, sosyal izolasyon ya da etiketlenme yaşayabilmekte, gelişimlerini riske atacak yoksulluk riski gibi bir dizi zorlukla baş etmek zorunda kalmaktadır. Anne ya da babanın hapsolma süreciyle birlikte çocuklar da hapishane ve adalet sistemiyle tanışmakta, yaşadıkları belirsizlik ve istikrarsızlık nedeniyle ebeveyn bağlanmasından yoksun kalmakta, çoğu durumda anne-babalarının tutuklanma sürecine şahit olmakta ve yaşadıkları bu hassas durumdan ötürü okulda ve toplumda zorbalığa/dışlanmaya maruz kalabilmektedir. Çocukla cezaevindeki anne ya da babasının ilişkisinin devam etmesi, çocuğun hem yaşadığı ebeveyn ayrılığının etkisini en az hasarla atlatması, hem de tahliye sonrası süreçte ilişkinin kaldığı yerden devam edebilmesi adına oldukça önemlidir. (Mahpus Anne-Babalar ve Çocukları Mahpus Anne-Babaların Çocuklarıyla İlişkisinde Yol
Gösterici El Kılavuzu, https://childrenofprisoners.eu/wp-content/uploads/2017/04/Mahpus-Anne-Babalarve-%C3%87ocuklari-Imprisoned-parents-and-children-good-practice-guide.pdf)
35. Ülkemizde anne ya da babası ceza infaz kurumlarında bulunan çocuklara dair güncel istatistiklere ulaşılamamakla birlikte, 31 Mart 2022 itibarıyla Türkiye’deki ceza infaz kurumlarında 314 bin 502 hükümlü veya tutuklu bulunduğu dikkate alındığında, konunun yüzbinlerce çocuğu ilgilendirdiği ve hassas gruptaki bu çocuklara özgü politika planlamaları ve mevzuat düzenlemeleri yapılmasının gerekliliği önemli bir husus olarak ortaya çıkmaktadır. (İstatistik: https://cte.adalet.gov.tr/Resimler/Dokuman/istatistik/istatistik-1.pdf) Nitekim, aşağıdaki paragraflarda görüleceği üzere, son birkaç yıl içerisinde yapılan mevzuat değişiklikleri ve Adalet
Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı gibi kurumların işbirlikleri ile bu alanda önemli adımlar atılmaya başlandığı görülmektedir.
36. Bununla birlikte, ebeveynlerinden bir veya ikisi ceza infaz kurumlarında bulunan çocukların her zaman aileleri veya yakınlarıyla birlikte yaşama imkânları olmamakta, dışarıda çocuğa bakım sağlayabilecek bir yetişkin olmaması durumunda, çocuğun devlet korumasına alınması gerekmektedir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine karar verilmektedir.
37. Hakkında bakım tedbiri kararı verilerek kurumlara yerleştirilen çocukların aileleri ile birlikte yaşayamamaları sebebiyle büyüme ve gelişme dönemlerinde pek çok zorluk ve stres kaynağı ile mücadele ettikleri bilinmektedir. Buna ilaveten, ebeveynlerinin cezalarının infazı sürecinde ve sonrasında yaşadıkları travmalar (bkz. prg. 33) devlet koruması altındaki çocuklar için de fazlasıyla geçerlidir ve yaşadıkları sorunları aşabilmeleri amacıyla her gruptaki çocuk için farklı yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır.
38. Devlet koruması altındaki çocukların ebeveynleriyle görüşmeleri Çocuk Koruma Hizmetleri Planlama ve Çocuk Bakım Kuruluşlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte yer alan esaslar doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Buna göre, çocuklara ilişkin kararlarda çocuğun yüksek yararının gözetilmesi ve haklarının güvence altına alınması, çocukların özel hayatının gizliliğine ve mahremiyetinin korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınması, çocuğun durumu, yaşı, cinsiyeti, gelişim özellikleri,
ihtiyaçları, ilgileri, istekleri, yetenekleri göz önünde bulundurularak aileleri ile olan ilişkilerinin korunması gerekmektedir. Çocukların kişisel ilişkilerinin düzenlenmesi gibi çocuğa özgü hukuki işlemlere yönelik değerlendirmeler, belirtilen genel esaslar çerçevesinde, Yönetmelik uyarınca kurulan komisyonlar marifetiyle yapılmaktadır.
39. Ailesi, yakınları veya diğer kişilerle görüşmesi uygun görülen çocukların ne kadar süre ile kimlerle görüştürüleceği konularında teklifte bulunmak, belirlenen mekânda görüşmelerini sağlamak, görüşmenin çocuk üzerindeki etkilerini izlemek, kayıt altına almak, ziyaretçisi gelmeyen ve izinli gitmeyen çocukların varsa ailesi, yoksa akrabaları ile iletişime geçmek, çocukların psiko-sosyal özelliklerini göz önünde tutarak aile bağlarını güçlendirici yönde çalışmalarda bulunmak çocuk bakım kuruluşlarının görev ve sorumluluğundadır.
40. Diğer taraftan, üst paragraflarda belirtildiği üzere, konuya ceza infaz kurumunda bulunan başvuran açısından bakıldığında, ebeveyn olmaya ilişkin haklar mahpuslar için de geçerlidir, ancak bu hakların cezanın infazına yönelik kurallar çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
41. Hapis cezasına mahkûmiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğurmaktadır. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. (Messina v. Italy, 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, 37862/02)
42. AİHM Ploski kararında, mahpusun ailesi ve yakınlarıyla ilişkisinin kısıtlanmasının neden olacağı sıkıntılara, yenilerinin eklenmemesi gerektiğini, mahpusların yalnızlığa mahkûm edilmemesi gerektiğini belirtmiştir. (AİHM, Ploski / Polonya Kararı, B. No: 26761/95, 12.11.2002, §35). Mahkeme “Messina kararında bir adım öteye gitmiş ve mahpusun ailesiyle ilişkini devam ettirmesinde devletin pozitif bir yükümlülüğünün olduğunu belirtmiştir (AİHM, Messina / İtalya Kararı, B. No: 25498/94, 28.09.2000, §61).
Bu ilişkinin devamı mahpusun, bir yandan hapsedilmenin kendisi ve ailesi üzerindeki olumsuz etkisiyle başa çıkmasına yardım ederken diğer yandan dışarıdaki hayatla bağlantısının kopmaması ve cezaevi sonrası yaşantıya hazırlanması bakımından büyük bir önem arz etmektedir.”(Bilal Osmanoğlu, Oğuzhan Emre
Parlak, “Mahpusların Ailesi ve Yakınlarıyla Görüşme Hakkı”, YÜHFD, C.XVIII, 2021/1, s.237-290)
43. Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgilidir. Aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir (Bu konuda bakınız; İngiltere ve Galler Bölgesi Ceza İnfaz Kurumları
Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların Rehabilitasyonu konulu Rapor, Eylül 2014).
44. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi de mahpusların dış dünyayla temasının devam ettirilmesinin gerekliliğini belirtmiştir. Mandela Kurallarının 58.1 sayılı maddesinde mahpuslara aileleri ve arkadaşları ile gerekli denetim altında, düzenli aralıklarla iletişim kurmalarına izin verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Benzer bir düzenleme Avrupa Cezaevi Kurallarının 24.4 maddesinde de yer almış, “Ziyaretler için yapılan düzenlemelerin, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olması gerektiği” ifade edilmiştir. Avrupa Cezaevi Kurallarının,
24.5 sayılı maddesinde ise Mandela Kurallarının ötesine geçilerek “Cezaevi yetkililerinin dış dünyayla
yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmeleri ve bunun için onlara uygun destek ve
yardım sağlamaları gerektiği” belirtilmiş, dış dünya ile yeterli bir iletişim sürdürmeleri konusunda cezaevi yetkililerine pozitif bir yükümlülük yüklenmiştir.
45. Ulusal hukukumuzda mahpusun ailesi ve yakınları tarafından ziyaret edilmesi, 5275 sayılı Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 83 üncü maddesi ile Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret
Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte düzenlenmiştir. Kanunun 83 üncü maddesinde “hükümlülerin, eşi ve üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile … haftada bir kez … yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebileceği; görüşlerin, koşul ve sürelerinin Adalet
Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılacağı” belirtilmiştir.
46. Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte ziyaretlere ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verildiği görülmektedir (bkz. prg. 13). Hükümlü/tutukluların ziyaret hakları anılan
Kanun ve Yönetmelik hükümleri kapsamında gerçekleştirilmekte, görüşebilecekleri ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak kurum idaresi tarafından belirlenmektedir.
47. Anılan Yönetmelikte çocuğun üstün yararının korunması ilkesi uyarınca çocuk mahpuslar, annesinin yanında kalan çocuklar ve mahpus yakını çocuklar için ayrıksı düzenlemelere gidildiği görülmektedir.
48. Somut dosya açısından da önemli olan bu kurallardan bir tanesi, Yönetmeliğin 5 inci maddesinin (p)
bendinde, 14.09.2021 tarihinde yapılan değişiklikle, örgün eğitim kurumlarında öğrenim gören çocuğu bulunan hükümlü ve tutukluların ziyaretlerinin, personel durumu, kurum güvenliği ve kapasitesi göz önünde bulundurularak idare ve gözlem kurulu kararıyla hafta sonu da yaptırılabilmesine imkân tanıyan düzenlemedir.
49. Yapılan bu düzenleme ile idarece çocukların üstün yararı gözetilerek aile hayatına saygı haklarının mevzuat düzleminde korunması hedeflenmiş, pedagojik açıdan ailelerinden kopmadan yaşamlarını devam ettirirken eğitimlerinin de aksamaması amacıyla, ceza infaz kurumunun olanakları çerçevesinde, mahpus olan ebeveynleri ile hafta sonlarında görüşmelerine imkân sağlanmıştır.
50. Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Bakanlığı arasında 27.06.2021 tarihinde imzalanan “Tutuklu, Hükümlü veya Yükümlüler ile Çocuklarının Sosyal Hizmetlerden Yararlandırılması Hakkında İş Birliği
Protokolünde” bahse konu mevzuat maddesinin uygulamasına yönelik düzenlemeler bulunmaktadır.
51. Söz konusu Protokol ile ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü/tutuklu 12-18 yaş grubu çocukların, hükümlü/tutuklu annesinin yanında kalan 0- 6 yaş grubundaki çocukların, denetimli serbestlik altında bulunan yükümlü çocukların ve ebeveyni ceza infaz kurumunda bulunan ancak kendisi kurum dışında olan çocukların psiko-sosyal açıdan gelişimlerinin desteklenmesinin, eğitim, barınma vb. ayni-nakdi ihtiyaçlarının giderilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
52. Protokol kapsamında, korunma ve bakım altında çocuğu bulunan hükümlü ve tutukluların sevk ve nakillerini çocuğun yüksek yararı çerçevesinde il müdürlüğünün de görüşü alınarak imkan dâhilinde çocuklarının hizmet aldığı kuruluşun bulunduğu yere yapmak Ceza ve Tevkifevleri Müdürlüğünün, ebeveynlerinin biri veya ikisi kurumda olup dışarıda bakımı sağlanan çocukların ihtiyaçlarını tespit etmek üzere yetişkin hükümlü ve tutuklular ile görüşme yapmak ve görüşmeye istinaden sosyal hizmet müdahalesinde bulunulması gereken çocuklar ve aileleri hakkında psiko-sosyal servis raporu hazırlamak ve uygun sosyal hizmet modellerinden yararlandırılmak üzere rapor ile birlikte ASHB il müdürlüğüne göndermek ceza infaz kurumlarının yükümlülükleri arasında sayılmıştır.
53. İş Birliği Protokolü uyarınca, anne ve/veya babası ile bakım veren yetişkinlerin tutuklanması ya da hakkındaki hükmün infazı için kuruma konulması durumunda, bakım verecek kimsesi kalmadığı yahut böyle birisi olmakla birlikte sosyo-ekonomik yönden ihtiyaç içerisine düşeceği değerlendirilen çocukların imkânlar ölçüsünde sosyal hizmet modellerinden yararlandırılmasını sağlamak, haklarında korunma/bakım tedbiri kararı alınmış olup koruyucu aile veya kurum bakımı modellerinden yararlandırılan çocukların plan doğrultusunda kurumda bulunan ebeveynini ziyaretinin ve telefon görüşmelerinin gerçekleşmesini sağlamak, ebeveynin ziyaretine giden çocuğa refakat etmek üzere personel görevlendirmek, gerek görülmesi halinde görevli personel eliyle çocuğa görüşme sırasında eşlik etmek, ceza infaz kurumunda görev yapan psiko-sosyal yardım servis görevlileri tarafından hükümlü ve tutuklu ebeveyni ile yapılan görüşme çerçevesinde ihtiyaçları belirlenen çocuklara yönelik gerekli değerlendirmeleri yapmak ve uygun sosyal hizmet modellerinden yararlandırılmasını sağlamak ASHB il müdürlüklerinin görevleri arasında sayılmıştır.
54. Protokolde, haklarında korunma veya bakım tedbiri kararı alınmış olup koruyucu aile veya kurum bakımı modellerinden yararlandırılan çocukların plan doğrultusunda kurumda bulunan ebeveynlerini ziyareti ile telefon görüşmelerinin kurum/kuruluş işleyişini ve çocuğun eğitimini aksatmayacak şekilde planlanması her iki Bakanlığın ve ilgili birimlerinin ortak yükümlülükleri arasında sayılmıştır.
55. Konu hakkında Adalet Bakanlığı tarafından başvuruya istinaden yapılan açıklamada, hükümlü/tutuklular ile yapılan görüşmelerde, haklarında korunma/bakım tedbiri kararı alınan çocukları bulunduğu bilgisinin alınması halinde ASHB’nin ilgili kurum ve kuruluşları ile gerekli yazışmaların başlatılarak çocuk ve ebeveynin görüşmesinin sağlanmaya çalışıldığı, ceza infaz kurumları tarafından resmi yazışmalar ile hükümlü/tutukluların çocukları ile görüşme talepleri iletilmekte ise de çocuğun korunma/bakım tedbiri altında bulunması ve çocuğun iyilik halinin gözetilmesi sorumluluğu nedeni ile çocuğun ebeveyni ile görüştürülmesi noktasında nihai kararın ilgili kurum/kuruluş tarafından verildiği belirtilmiştir.
56. Bakanlık tarafından ayrıca, ”Yargı Reformu Stratejisi” ile ”İnsan Hakları Eylem Planı”nda da yer alan
Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında görüntülü görüşme ve e-doktor uygulaması gibi daha önce hiç yapılmamış uygulamaların da hayata geçirilmesi için çalışmaların devam ettiği, ASHB ile imzalanan İş Birliği Protokolü kapsamında, koruma/tedbir kararı alınan çocukların ceza infaz kurumunda bulunan ebeveyni ile görüntülü görüşme yapmasına yönelik, çocuğa bakım veren kişiye/kuruma ait akıllı telefona “E-Görüş” uygulamasının indirilmesi, ilgili telefon numarasının çocuğun ve ebeveynin ismiyle ebeveyninin bulunduğu ceza infaz kurumunun bağlı olduğu
Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi, görüşmenin kesintisiz yapılabilmesi için gerekli internet altyapısının sağlanması hususunda bilgi verildiği, ASHB tarafından cihazların temin edilmesi yönünde çalışmaların devam ettiğinin belirtildiği ifade edilmiştir.
57. Somut dosyaya ASHB tarafından yapılan açıklamalarda ise, Sakarya Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi
Müdürlüğü tarafından ebeveynleri cezaevinde bulunan çocukların araç uygunluğu göz önünde bulundurularak 4 ayda bir cezaevi ziyaretine götürülmelerine dair karar alındığı ve planlanma yapıldığı, personel ve araç yetersizliği, çocuğun okula devam etmesi, görüş zamanlarının sınav tarihlerine denk gelmesi nedeniyle çocuğun kuruluşa kabulünün yapıldığı tarihten (07.08.2023) itibaren bahsi geçen çocuğun açık görüş gününde iki kez cezaevine görüşe götürüldüğü, İl Müdürlüğü ve bahse konu Ceza İnfaz Kurumu ile ortak çalışma yapılarak uygun olan hafta sonlarında açık görüşe çocuğun götürülmesi adına planlama yapılacağı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 4/b maddesi ”Çocuğun
yarar ve esenliğinin gözetilmesi” gereğince, bahse konu olan çocuğun babası ile her görüşünden sonra çocukla ilgili meslek elemanı tarafından görüşme yapılması, yapılan görüşme sonucunun çocuk üzerindeki olumlu veya olumsuz etkileri tespit edilerek, sonraki açık görüşlerin olup olamayacağına karar verilmesi ve bu kararın ilgili mercilere iletilmesinin uygun olacağı kanaati oluştuğu, çocuklarla ebeveynlerinin görüşmelerini kolaylaştırmak amacıyla Protokol kapsamında Adalet Bakanlığının ACEP E-Görüş Projesine katkı sunulduğu bildirilmiştir.
58. ASHB tarafından ayıca başvuranın çocuğunun;
04.11.2022 tarihinde Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğüne yerleştirildiği,
03.04.2023 ve 05.05.2023 tarihlerinde iki kere Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünce babasının
bulunduğu Sakarya ( 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ziyaretine götürüldüğü,
22.06.2023 – 07.08.2023 tarihleri arasında koruyucu aile yanına yerleştirildiği ve akabinde Sakarya Çocuk
Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğüne bağlı Çocuk Evine yerleştirildiği, Yaklaşık 2 ay sonra 02.10.2023 ve 25.12.2023 tarihlerinde Sakarya Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi
Müdürlüğü tarafından babasının ziyaretine götürüldüğü, bildirilmiştir.
59. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden temin edilen başvurana ait ziyaretçi kayıtlarından ise, çocuğun yukarıda belirtilen günlere ilave olarak 06.02.2023 ve 06.03.2023 tarihlerinde de babasının ziyaret ettiği görülmüş, buna göre bulunduğu kuruluş tarafından çocuğun 13 ayda toplam 6 kere babasının ziyaretine götürüldüğü anlaşılmıştır.
60. Dosyasına ASHB tarafından sunulan bilgi ve belgelerden, Sakarya Çocuk Evleri Koordinasyon
Merkezi Müdürlüğü tarafından ebeveynleri cezaevinde bulunan çocukların ebeveynleri ile ziyaretlerinin planlanmasında Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin 5/p maddesi uyarınca
Adalet Bakanlığının ilgili birimleri nezdinde girişimde bulunularak, her iki kurumun iş birliğinde planlama yapıldığına dair herhangi bir evrak bulunamamıştır.
61. Adalet Bakanlığı tarafından sunulan bilgi-belgelerde de bahse konu Protokol hükümleri kapsamında, Yönetmeliğin ilgili maddesinin başvuruya konu çocuk ve babanın görüşmelerinde işletilmesine yönelik herhangi bir idari iş ve işlemden bahsedilmemiş, başvuranın açık görüşlerinin her ayın ilk tam haftasının pazartesi günü saat 15.30-16.30 arasında, kapalı görüşlerinin ise her hafta pazartesi günü saat 15.30-16.30 arasında yaptırılmasının planlandığı bildirilmiş, “babasının çocuğu ile hafta sonlarında görüşmeye yönelik bir talebinin bulunmadığı” belirtilmiştir.
62. Dosyasına psiko-sosyal servisten temin edilen belgelerden, çocuğun 11 yaşında olduğu, örgün eğitimine devam ettiği görülmüş; ceza infaz kurumunda bulunan babasıyla görüşmelerinin çocuğun esenlik halini olumsuz yönde etkilediği yönünde herhangi bir bilgi veya bulguya (Çocuğun idare tarafından ayarlaması yapılan tüm görüşmelere katılmış olması, görüşme yapmak istemediğine dair dosyasında herhangi bir evrakın bulunmaması idarenin de bu yönde bir açıklamasının olmaması vb.) rastlanmaması karşısında babası ile düzenli görüşmesinin çocuğun yararına olduğu/olacağı sonucuna varılmıştır.
63. Yapılan inceleme kapsamında, haklarında korunma/bakım tedbiri kararı alınmış kurum bakımı modellerinden yararlandırılan çocukların ceza infaz kurumunda bulunan ebeveynlerini ziyaretlerinin çocuğun yarar ve esenliği gözetilerek üstün yararına uygun olacak şekilde planlanmasında asli sorumlu idarenin ASHB ve ilgili birimleri olduğu dikkate alındığında, Sakarya Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi
Müdürlüğü tarafından “personel ve araç uygunluğu” göz önünde bulundurularak ancak Hükümlü ve
Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin 5/p maddesi kapsamında ilgili ceza infaz kurumları ile herhangi bir girişimde bulunulmaksızın “çocukların 4 ayda bir cezaevi ziyaretine götürülmelerine” dair alınan kararın, örgün eğitimine devam eden çocuklar açısından “çocuğun yüksek yararının korunması” ilkesi ve aile hayatına saygı hakkını düzenleyen mevzuat hükümleri ile uyumlu olmadığı değerlendirilmiştir.
64. Belirtilen mevzuat uyarınca, söz konusu kararın uygulanmasına yönelik işlemlerde, “personel ve araç yetersizliği, çocuğun sınavlarına denk gelmesi” gibi gerekçelerle çocuğun babası ile görüştürülememesi gerekçeleri kabul edilebilir bulunmamıştır.
65. Başvurunun Kurumumuza intikali ile birlikte ivedi olarak gerçekleştirilen temaslar sonucunda, çocuğun babası ile düzenli olarak görüştürülmeye başlandığı yönünde şifahi bilgi edinilmiş ise de; gerek somut dosyaya konu çocuk ile babasının gerekse kurum bakımı modellerinden yararlandırılmakta olan örgün öğretim öğrencisi tüm çocukların ceza infaz kurumunda bulunan ebeveynlerini ziyaretlerinde
Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin 5/p maddesinin etkin bir şekilde işletilmesi için Adalet Bakanlığı ile işbirliği içerisinde gerekli tedbirlerin alınması yönünde ilgili idarelere tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
66. Bahse konu çocuğun “babası ile her görüşünden sonra çocukla ilgili meslek elemanı tarafından görüşme yapılması, yapılan görüşme sonucunun çocuk üzerindeki olumlu veya olumsuz etkileri tespit edilerek, sonraki açık görüşlerin olup olamayacağına karar verilmesi ve bu kararın ilgili mercilere iletilmesi” yönünde karar alındığı görülmüştür. Ceza infaz kurumlarının çocuk dostu mekanlar olmadığı, bu türlü ziyaretlerde tutuklu hükümlü olan ebeveynlerin psikolojilerinin hassas grupta yer alan bu çocukların üzerinde olumsuz etki bırakabileceği hususları dikkate alındığında, ziyaret sonuçlarının
Bakanlığın çocuk bakımından sorumlu tüm hizmet birimlerince etkin bir şekilde izlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
67. Adalet Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan ACEP E-Görüş Projesi’nin herhangi bir nedenle gerçekleştirilemeyen ziyaretler için çocukla ebeveynin ilişkisinin sürdürülmesi için kullanışlı bir yöntem olduğu, Adalet Bakanlığı ile imzalanan İş Birliği Protokolü kapsamında, koruma/tedbir kararı alınan çocukların ceza infaz kurumunda bulunan ebeveyni ile görüntülü görüşme yapmasına yönelik, çocuğa bakım veren kişiye/kuruma ait akıllı telefona “E-Görüş” uygulamasının indirilmesi, ilgili mercilere gerekli bildirimlerin yapılması ve gerekli internet altyapısının sağlanması halinde Devlet koruması altında bulunan yaklaşık 1400 çocuk ile ebeveynlerinin bu imkândan faydalanabileceği anlaşılmış olup, kurulan bu sistemden etkin bir şekilde yararlanılabilmesi için gerekli iş ve işlemlerin Bakanlık imkânları doğrultusunda mümkün olan en kısa sürede tamamlanması amacıyla ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 68. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından Adalet Bakanlığı tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
/
69. Kurumumuzca yapılan bilgi-belge taleplerine ASHB tarafından verilen yanıtların ise, 6328 sayılı
Kanunun 18 inci maddesine uyarlı olmadığı gibi iyi yönetim ilkeleri arasında sayılan “dürüstlük”, “nezaket” ve “şeffaflık” ilkelerine de uygun olmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle söz konusu ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
70. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Sakarya İdare Mahkemesi ile Sakarya
İnfaz Hakimliğinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle başvurunun KABULÜNE; Başvuranın çocuğunun görüşlerine düzenli götürülmesine özen gösterilmesi, Kurum bakımı modellerinden yararlandırılmakta olan çocukların ceza infaz kurumunda bulunan ebeveynlerini ziyaretlerinin çocuk bakımından sorumlu tüm hizmet birimlerince etkin bir şekilde izlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması, Adalet Bakanlığınca yürütülmekte olan ACEP E-Görüşme sisteminden kurumlarda etkin bir şekilde yararlanılabilmesi için gerekli iş ve işlemlerin mümkün olan en kısa sürede tamamlanması ve
Kurum bakımı modellerinden yararlandırılmakta olan örgün öğretim öğrencisi tüm çocukların ceza infaz kurumunda bulunan ebeveynlerini ziyaretlerinde Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında
Yönetmeliğin 5/p maddesinin etkin bir şekilde işletilmesi amacıyla bağlı birimleri nezdinde gerekli tedbirlerin alınması amacıyla AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kurum bakımı modellerinden yararlandırılmakta olan örgün öğretim öğrencisi tüm çocukların ceza infaz kurumunda bulunan ebeveynlerini ziyaretlerinde Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında
Yönetmeliğin 5/p maddesinin etkin bir şekilde işletilmesi amacıyla bağlı birimleri nezdinde gerekli tedbirlerin alınması hususunda ayrıca ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın; Başvurana, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi