ÖZET: Başvuran, cezaevi barınma koşullarına ilişkin şikayetlerde bulunarak, Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yaşadığı sorunların düzeltilmesini ve daha uygun bir kuruma nakil talep etmiştir. Şikayetleri arasında, koğuşta aşırı kalabalık nedeniyle yatacak yer bulamaması, hijyen eksiklikleri, yetersiz sıcak su temini ve can güvenliği endişeleri yer almaktadır. Adalet Bakanlığı, bu iddialara karşılık olarak, ceza infaz kurumlarının uluslararası standartlara uygun olarak inşa edildiğini ve yaşanan kalabalığın geçici olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın daha önceki başvurularına verilen yanıtların da doğru olduğunu savunmuştur.

İdarenin açıklamalarına göre, cezaevinde barındırılan hükümlülerin hijyen koşulları, sıcak su temini ve yatak sağlama konularında gerekli önlemler alınmaktadır. Başvuranın, kurum yetkilileriyle görüşme taleplerinin dikkate alındığı ve daha önceki başvurularında da gerekli görüşmelerin yapıldığı ifade edilmiştir. Ancak, başvuranın disiplin cezası nedeniyle nakil talebinin şu an için değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın şikayetleri, idarenin sunduğu bilgiler ışığında reddedilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/11858-S.24.18026

BAŞVURU NO : 2024/6210

KARAR TARİHİ : 31.10.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, cezaevi barınma koşullarına ilişkin şikayetleri ve nakil talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14.05.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 2024/3819 dosya numaralı başvurusu üzerine Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce gönderilen 02/05/2024 tarih ve – KDK– sayılı cevabi yazıda getirilen açıklamaların, gerçeği yansıtmadığını, fiili durumdan uzak şeylerin yazıldığını iddia ve ifade ederek; önceki başvurusunun yeniden işleme alınmasını talep etmektedir.

1.1. Söz konusu başvurusunda başvuran, Çorum Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 01/03/2024 tarihinde zorunlu nakille Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildiğini, şu an bulunduğu kurumda kapasite üstü hükümlü barındırılması nedeniyle yatacak yatak bulunmadığı için yerde yatmak zorunda kaldığını, bazı hükümlülerin sandalye üzerinde uyumak zorunda kaldığını, haftada iki kez sıcak su verildiğini ancak kalabalık nedeniyle sıra gelmeden suyun kesildiğini, koğuşların temiz olmadığını, gerekli hijyenin sağlanmadığını, dolayısıyla insanların sağlığının tehdit altında olduğunu, bu durumun psikolojik sorunlar ortaya çıkardığını, koğuş içinde ve bahçede kamera olmaması nedeniyle can güvenliği riski oluştuğunu, koğuşta kapasite üstü insan bulunması nedeniyle eşyalarını koyacak dolap bulamadığını, kendilerine gelen mektupların, muhatabı çağrılmadan herhangi bir mahkûma teslim edildiğini, dolayısıyla mahremiyetin ihlal edildiğini, kurum yetkilileriyle görüşme isteğine yönelik dilekçelerinin dikkate alınmadığını/görüşmenin çok geç sağlanabildiğini, diğer kurumda kullanımı uygun görülüp kendisine verilen giyim eşyalarının, mevcut kurumda kendisine verilmediğini, bulunduğu kurumun psikolojik rahatsızlıklarına uygun olmadığını ve şikâyet ettiği konular birlikte ele alındığında sağlıklı ve güvenli olarak cezasını infaz edebileceği R tipi ya da şartları uygun herhangi bir ceza infaz kurumuna naklini ve şikâyet konusu şartların düzeltilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 02.10.2024 tarihli ve – – – sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. Ceza infaz kurumları plânlanıp inşa edilirken ve sonrasında hükümlü ve tutuklu barındırılırken Avrupa

Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirttiği minimum ceza infaz kurumu standartlarının göz önünde bulundurulduğu, bazı illerde öngörülemeyen çok sayıda tutuklama olduğunda geçici olarak kalabalıklaşma yaşanabildiği, ancak bu sorunun sevk ve nakillerle kısa zamanda giderildiği, yanı sıra, Avrupa İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamelenin veya Cezanın

Önlenmesi Komitesi’nin (AIÖK) raporuna göre mahkum basına düsen asgari yasam alanının (yasam alanı+sıhhı alanlar) tek kişilik odalar için en az 6 m², çok kişilik odalar için en az 4 m² olarak hesaplandığı, 2.2. Bu kapsamda, adı geçen hükümlünün barındırıldığı koğuşun dubleks olduğu, üst kat yatakhane bölümlerinin 28 m², alt kat ortak yasam bölümünün 32.5 m², tuvaletin 2.5 m², banyonun 3 m² alana sahip olduğu, ayrıca koğuşa ait 30 m² büyüklüğünde bir havalandırma bahçesinin bulunduğu, koğuşta sabit 20 adet ranza bulunduğu, koğuşta barındırılan hükümlü/tutuklu sayısının 20’yi geçmesi durumunda hükümlü/tutuklulara mekan yatak temin edildiği ayrıca, hükümlü/tutukluların tamamına anılan Kuruma, kabul işlemlerinin yapılmasının ardından kurum idaresince birer adet yatak, yastık, nevresim takımı ve battaniye gibi temel ihtiyaç olan eşya ile kurum imkanları doğrultusunda giysi dolabının verildiği, 2.3. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında Yer Alan Üye

Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına ek olarak yayınladığı kararın Hijyen baslığı altındaki 19.4 üncü maddesinde belirtilen “Genel hijyenin sağlanması için her mahpusun, iklime uygun sıcaklıkta ve mümkünse her gün, değilse haftada en az 2 kez (veya gerekiyorsa daha sık olarak) banyo veya duş yapabilmesi için uygun tesisler sağlanmalıdır.” hükmü uyarınca bu imkânın ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklulara sağlandığı, bu doğrultuda, anılan Kurumda bulunan tüm oda/koğuşlara kesintisiz olarak her gün 24 saat süreyle soğuk su ve 1,5 saat süreyle sıcak su verildiği, bunun yanı sıra, haftanın iki günü sıcak su süresinin 8 saate çıkarıldığı, 2.4. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların, barındırıldıkları koğuş, oda ve ortak etkinlik alanlarının temizliğini kendilerinin yapmakla mükellef olduğu, ayrıca koğuş ve odaların temizliğinin sağlanmasının mevzuat gereği hükümlü ve tutuklularca yapılmasının gerektiği, hükümlü ve tutukluların kurum kantininden ihtiyaç duydukları temizlik malzemelerini her zaman temin edebildikleri, kurum idaresince ise koğuş ve oda dışında kalan alanların temizliğinin sağlandığı, bunun yanı sıra kurum idaresince ekonomik durumu bulunmayan, yaslı, engelli ve bakıma muhtaç hükümlü ve tutukluların temizlik malzemelerinin karşılandığı ve kişisel bakımlarının yaptırıldığı, ayrıca, hükümlü ve tutukluların ortak alanlarının, barındırıldıkları oda ve koğuşlarının rutin kontroller sonucunda gerekli boya, bakım ve tadilat işlemlerinin kurum idaresince yapıldığı, 2.5. Başvuranın, can güvenliği ile ilgili olarak Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna herhangi bir başvurusunun bulunmadığı tespit edilmiş olup adı geçenin Kuruma can güvenliği ile alakalı olarak başvuruda bulunması halinde durumunun değerlendirilerek Kurum Güvenlik ve Gözetim Servisi tarafından gerekli tedbirlerin alınacağı,

2.6. Hükümlü ve tutuklulara gelen veya hükümlü ve tutukluların göndermek istedikleri mektupların 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 68 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca incelendiği, inceleme sonucu sakıncalı görülmeyen mektupların herhangi bir gecikme olmaksızın ilgilisine teslim edildiği veya gönderildiği, tutukluların Kurumda yazdığı mektuplarını aracı bir kişi olmadan doğrudan görevli personele ilettiği, yine hükümlü ve tutuklulara gelen mektupların da barındırıldığı koğuşlarda bizzat kendilerine teslim edildiği, 2.7. Başvuranın, Kurumda barındırıldığı süre zarfında yazdığı dilekçelere istinaden 7 defa Kurum nöbetçi müdürü ile ve 11 defa Kurum psiko-sosyal servisi ile görüş gerçekleştirdiği, 2.8. Başvuranın bilgi formunun incelenmesi sonucunda, kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğu, dolayısıyla 5275 sayılı Kanun’un “Kendi İstekleri ile Nakil” başlıklı 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendin gereğince günümüz itibarıyla nakil talebinin değerlendirilemediği ancak, disiplin cezası kaldırılıp iyi halliliğini kazandıktan sonra isteğe bağlı nakil talebinde bulunması halinde talebinin değerlendirilebileceği, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir…

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” 3.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 3.3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesinde;

“1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”, 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 5.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

…

f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”, 5.3. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27 nci maddesi “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır. (2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”

5.4 “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve

güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”, 5.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde; “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. …”,

5.6. “Hükümlünün barındırılması ve yatırılması” başlıklı 63 üncü maddesi “(1) Tehlikeli hâli bulunan hükümlü ancak bir veya üç kişilik odalarda, diğer hükümlüler ise kurumun fizikî yapısı, kapasite durumu ve güvenlik gerekleri göz önüne alınarak cezaevi yönetimi tarafından belirlenecek sayıda mahkûmun kalabileceği odalarda barındırılırlar. (2) Her hükümlüye yöresel iklime uygun nitelikte tek tip yatak ve yeterli sayıda yatak takımı verilir. (3) Kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmez. (4) Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; 7.1. “Hükümlülerin giydirilmesi, barındırılması ve yatırılması” başlıklı 66 ncı maddesinde “(1)

Hükümlülerin giydirilmesi, barındırılması ve yatırılmasında 5275 sayılı Kanunun 63 ve 64 üncü maddeleri uygulanır. (2) Hükümlüler idare tarafından hazırlanan ve koridordaki oda kapılarının yanına asılan resimli yatma planına uygun olarak yerleştirilir.” 7.2. “Hükümlülerin nakillerinde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrasında;

“Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı Kanunun 53 ilâ 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir”, 8. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi

İstekleri ile Nakilleri” başlıklı 15. Maddesinin; birinci fıkrasının (d) bendinde; “İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması”, ikinci fıkrasında ise “1 inci fıkranın (e), (h), (ı)

bentlerinde belirtilenler dışında kalan koşullara uymayan nakil istemlerine ait dilekçeler, gereksiz yazışmaları önlemek amacıyla, Cumhuriyet başsavcılıklarınca değerlendirilerek uygun görülmediği takdirde reddedilecek ve ret kararı gerekçesi ile birlikte kendilerine tebliğ edilecektir.” 9. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesi; “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.”, 9.1. “Yerleştirme ve Barındırma” ile 17. ve 18. Maddeleri; “17.1 Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine ve sosyal rehabilitasyon çevrelerine yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.

17.2 Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara

uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.

17.3 İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün

olduğunca mahpusa danışılmalıdır.

…

18.1 Mahpuslara sağlanan barınma yerleri ve özellikle yatakhane bölümleri, insan onuruna ve mümkün

olabildiğince özel yaşama saygı gösterecek biçimde olmalı, iklim koşulları ve özellikle zemin alanı, havanın metreküp miktarı, aydınlatma, ısıtma ve havalandırma dikkate alınarak, sağlık ve temizlik gereklerini karşılamalıdır.

18.2 Mahpusların yaşadığı, çalıştığı veya bir araya geldiği tüm binalarda:

a. Pencereler mahpusların normal koşullarda gün ışığında okumalarını veya çalışmalarını mümkün kılmaya yeterli büyüklükte olmalı ve klima sistemiyle yeterli ölçüde bir havalandırmanın yapıldığı yerler hariç temiz havanın içeriye girmesi sağlanmalıdır.

…

18.4 Ulusal mevzuat, bu asgari gerekliliklerin cezaevlerinin kalabalık olması gerekçe gösterilerek ihlal

edilmemesinin temini için mekanizmalar sağlamalıdır.

18.5 Başkalarıyla aynı koğuşu paylaşmasının tercih edilebilir olması dışında, mahpuslar normal olarak

geceleri tek kişilik odalarda barındırmalıdır…” 9.2. Kurallar’ın hijyen ile giyim ve yatak malzemelerine ilişkin kriterleri düzenleyen 19. ve 21.

maddelerinin ilgili bölümleri şöyledir:

“19. 4 Genel hijyenin sağlanması için her mahpusun, iklime uygun sıcaklıkta ve mümkünse her gün, değilse haftada en az iki kez (ve gerekiyorsa daha sık olarak) banyo ve duş yapabilmesi için uygun tesisler sağlanmalıdır.

19. 5 Mahpuslar kendilerini, giysilerini ve kaldıkları yerleri temiz ve düzenli tutmalıdırlar.

…

21. Her mahpusa, düzenli biçimde muhafaza edilen ayrı bir yatak ile temiz tutulmasının sağlanması için gerekli sıklıkta değiştirilen ayrı ve uygun bir yatak takımı sağlanmalıdır.” 10. Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezayı Önleme Komitesi (CPT)

2015 yılında mahpus başına düşmesi gereken asgari yaşam alanına ilişkin görüşünü ve standartlarını

net bir şekilde açıklamaya karar vermiştir. Bu standartlar çok sayıda CPT ülke ziyareti raporunda sıkça kullanılmakla birlikte ilk defa “Cezaevlerinde Mahkûm Başına Düşen Yaşam Alanı: Cpt

Standartları” başlıklı belgede (CPT/Inf (2015) 44, 15 Aralık 2015) bir araya getirilmiştir. Bu belgenin

ilgili kısımları şöyledir:

“4. Bu belgede bahsedilen odalar disiplin, güvenlik tecrit veya tefrik odalarının yanı sıra mahpusların kalması için tasarlanan sıradan odalardır. Bununla birlikte çok kısa süreler için kullanılan bekleme odaları ya da benzer alanlar burada ele alınmamıştır. (İnsanların özgürlüklerinden mahrum bırakılabilecekleri diğer mekanlardaki (polis karakolları, psikiyatri kurumları, mülteci kampları vb.) yaşam alanı meselesi bu belgenin kapsamında değildir.)

9. CPT 1990’larda bir mahkuma bir odada sağlanması gereken asgari yaşam alanı için temel bir “pratik kural” standardı geliştirmiştir.

• tek kişilik oda için 6 m² yaşam alanı

• çok kişilik oda için mahkum başına 4 m² yaşam alanı 10. CPT’nin son yıllarda açıkça belirttiği gibi asgari yaşam alanı standardına oda içindeki banyo ve tuvalet alanı dahil değildir. Sonuç olarak tek kişilik bir oda 6 m² olmalı, ayrıca (genellikle 1 m² ila 2 m² tutarında)

bir banyo/tuvalet eklentisi bulunmalıdır. Aynı şekilde çok kişilik odalardaki banyo/tuvalet bölümü de kişi başına düşen 4 m² hesabından ayrı tutulmalıdır. Ayrıca bir mahkumdan fazlasını barındıran her odada banyo ve tuvaletler tamamen ayrılmış olmalıdır.

11. Ayrıca CPT mahkumları barındırmak amacıyla kullanılan her odanın duvarları arasında en az 2 m, zemini ile tavanı arasında da en az 2.5 m mesafe olması gerektiğini düşünmektedir.

16. Bu nedenlerle CPT, dört mahkuma kadar olan çok kişilik odalarda, tek kişilik oda için geçerli olan 6 m²’lik asgari yaşam alanına her ilave mahkum için 4 m² ekleyerek, arzulanan bir standardı teşvik etmeye

karar vermiştir:

• 2 mahkum: en az 10 m² (6m² + 4m²) yaşam alanı + banyo ve tuvalet

• 3 mahkum: en az 14 m² (6m² + 8m²) yaşam alanı + banyo ve tuvalet

• 4 mahkum: en az 18 m² (6m² + 12m²) yaşam alanı + banyo ve tuvalet 21. CPT hiçbir zaman oda boyutu standartlarının mutlak olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünmemiştir. Bir başka deyişle CPT, özellikle mahpusların her gün önemli miktarda bir vakti oda dışında geçirebilmeleri (atölyelerde, sınıflarda veya diğer aktivitelerde) gibi hafifletici faktörler bulunduğu sürece, asgari standartlarından küçük bir sapmanın otomatik olarak söz konusu mahkum(lar)ın insanlık dışı ve onur kırıcı muamele gördükleri anlamına gelebileceği görüşünü benimsememektedir. Bununla birlikte CPT böyle durumlarda bile hâlâ asgari standarda bağlı kalınmasını tavsiye etmektedir.

22. Diğer yandan Komite için alıkonma koşullarının insanlık dışı ve onur kırıcı muamele olarak sayılması için odaların aşırı kalabalık olması ya da birçok vakada olduğu gibi, bütün mahkumlar için yeterli sayıda yatak olmaması, yetersiz hijyen, parazit salgını, yetersiz havalandırma, ısıtma ya da aydınlatma, odada tuvalet/banyonun bulunmaması ve doğal ihtiyaçlar için kova ya da şişe kullanılması gibi birçok olumsuz unsuru bir arada bulundurması gerekmektedir. Aslında bir alıkoyma merkezinin hem aşırı kalabalık olma hem de iyi havalandırılma, temiz olma ve yeterli sayıda yatak bulundurma ihtimali oldukça düşüktür.

Dolayısıyla CPT’nin sadece yetersiz yaşam alanına atıfta bulunmak yerine sıklıkla ağır tutukluluk şartlarını oluşturan faktörleri sayması şaşırtıcı değildir. Ayrıca CPT –her vakada olmasa da- özel bir durumu değerlendirirken koşullarla doğrudan doğruya bağlantısı olmayan başka faktörleri de dikkate almaktadır. Bu faktörler oda dışında az zaman geçirilmesi ve genellikle kötü bir cezaevi rejimi; açık hava egzersizlerinin azaltılması; yakınlarla yıllarca görüşme mahrumiyeti vb. içerir.

23. Bu belgenin sonundaki Ek cezaevinde alıkoyma koşulları değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gereken faktörlerin (mahkum başına düşmesi gereken yaşam alanı miktarı dışında) kısmi bir listesini içermektedir.

24. Bu belge, CPT’nin belirli bir odada mahkûm(lar) açısında uyulması gereken asgari yaşam alanı standartlarını açıkça belirterek, uygulayıcılara ve diğer ilgili taraflara kılavuz ilkeler sağlamaya çalışmaktadır. Nihai olarak, belirli bir kişinin, o kişinin kişilik yapısı da dahil olmak üzere bütün faktörleri dikkate alarak AİHS’nin 3. maddesi çerçevesinde insanlık dışı ve onur kırıcı muamele eşiğine varacak kadar acı çekip çekmediğine karar vermek mahkemelerin işidir. Kişi başına düşen metrekare miktarı, çoğunlukla anlamlı ve belirleyici olmakla birlikte sadece bir faktördür.” 17. Söz konusu belgenin ekinde yer alan ceza infaz kurumundaki tutulma koşulları değerlendirilirken göz

önünde bulundurulması gereken diğer faktörlerin listesi ilgili olduğu ölçüde aşağıdaki gibidir:

“ Onarım ve temizlik durumu

– Hücreler, mobilyalar da dahil olmak üzere, iyi bir onarım durumunda olmalı ve yaşam alanlarının temiz ve hijyenik kalması için her türlü çaba gösterilmelidir.

– Herhangi bir haşere istilası şiddetle mücadele edilmelidir.

– Mahpuslara gerekli kişisel hijyen ürünleri ve temizlik malzemeleri sağlanmalıdır.

Doğal ışığa, havalandırmaya ve ısıtmaya erişim

– Mahpuslar için tüm yaşam mekânları (hem tek kişilik hem de çok kişilik hücreler), okuma amaçları için yeterli olan yapay aydınlatmanın yanı sıra doğal ışığa da erişebilmelidir.

– Aynı şekilde, hücrelerin içindeki havanın sürekli yenilenmesini sağlamak için yeterli havalandırma olması gerekir.

– Hücreler yeterince ısıtılmalıdır.

Sıhhi tesisler

– Her hücrede en az bir tuvalet ve lavabo bulunmalıdır. Birden fazla kişinin bulunduğu hücrelerde, sıhhi tesisler tamamen bölünmelidir (yani tavana kadar).

Açık hava egzersizi

– CPT, her mahpusa her gün en az bir saat açık havada egzersiz teklif edilmesi gerektiğini düşünmektedir.

Açık hava egzersiz alanları geniş olmalı ve mahkûmlara kendilerini fiziksel olarak efor sarf etmeleri (örneğin spor yapmaları) için gerçek bir fırsat verecek şekilde uygun şekilde donatılmalıdır; ayrıca dinlenme araçları (örneğin bir bank) ve sert hava koşullarına karşı bir barınak ile donatılmalıdır.

Belli bir amaca yönelik etkinlikler

– CPT uzun süredir mahkumlara çeşitli amaçlı faaliyetler (iş, meslek, eğitim, spor ve eğlence) sunulmasını tavsiye etmektedir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. Başvuran, bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; barındırıldığı ceza infaz kurumundaki barınma koşulları ve bazı uygulamalar hususunda şikayetlerini belirterek, şikayet konusu hususların düzeltilmesini ve durumuna uygun R tipi bir ceza infaz kurumuna naklini talep etmektedir.

13. Anayasanın 17 nci maddesinin ilgili fıkralarında, “herkesin, … maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu, kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı; insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı” hüküm altına alınmıştır. Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3 üncü maddesinde de hiç kimsenin işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağı belirtilmiştir. Bahse konu amir hükümler incelendiğinde, işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muamele ve cezaların yasaklanmasının mutlak mahiyette olduğu açıkça görülmektedir.

14. 5275 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında da “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz” ve aynı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir.” şeklindeki düzenlemelerle açıkça vurgulanmıştır. Dolayısıyla verilen bir mahkûmiyet veya tutuklama kararının infazında mahpuslar için sağlanacak şartlar insan onuruna saygıyı koruyacak nitelikte olmalıdır (AYM, Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 36).

15. AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, mahpusların Sözleşmede ve Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahip olduğu, bununla birlikte ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi kurumda güvenliğin sağlanmasına yönelik makul gerekliliklerin olması durumunda sahip olunan hakların sınırlanabileceği belirtilmiştir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2) [BD], B. No: 74025/01, 6/10/2005, § 69; AYM, Turan Günana,§ 35).

Bununla birlikte, infazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların mahpusları özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntılı veya eziyetli bir duruma sokmaması gerektiğinin altı çizilmektedir.

16. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (Bakanlar Komitesi) tarafından 11/1/2006 tarihinde kabul edilen

Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 numaralı Tavsiye Kararı’nın ekinde yer alan Avrupa Cezaevi Kuralları’nın (Kurallar) 18.1 inci maddesinde “mahpuslara sağlanan barınma yerleri ve özellikle yatakhane bölümlerinin, insan onuruna ve mümkün olabildiğince özel yaşama saygı gösterecek biçimde olması gerektiği, iklim koşulları ve özellikle zemin alanı, havanın metreküp miktarı, aydınlatma, ısıtma ve havalandırma dikkate alınarak, sağlık ve temizlik gereklerini karşılaması gerektiği” belirtilmiştir.

17. Bu kapsamda, yüksek yargı kararlarında koğuşların kalabalık olması sebebiyle yapılan başvuruların, kalabalık sorununun kendisinin tespit edilmesinin yanı sıra, barındırılma koşullarına yönelik uluslararası kabul görmüş asgari standartlar çerçevesinde (bkz. prg. 8-10) kalabalığın sebep olduğu yetersiz havalandırma, aydınlatmanın yetersiz olması, kişisel hijyenin sağlanması için yeterince sıcak su verilmemesi, tuvalet ve banyonun yetersiz, bakımsız ve mahremiyet sağlamayacak şekilde olması,

koğuşun genel hijyeninin sağlanamaması, herkese yatak sağlanamaması, ortak olarak kullanılan açık havalandırma alanının yetersiz olması, özel eşyalarının muhafazası için dolap sayısının yetersiz olması gibi unsurlarla birlikte ele alındığı ve incelemenin “kötü muamele yasağının ihlali” çerçevesinde yapıldığı anlaşılmaktadır.

18. Yüksek mahkeme kararlarında, yukarıda ifade edilen tüm hususlara ilave olarak bir muamelenin

Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi için asgari bir ağırlık derecesine ulaşmış olmasının gerektiğini ifade edilerek, her olayda asgari eşiğin aşılıp aşılmadığının somut olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirileceği, bu bağlamda muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi faktörler önem taşıdığı belirtilmektedir. (AYM, Tahir

Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 23).

19. Somut olayda başvuran, bulunduğu ceza infaz kurumunda bulunduğu koğuşun kalabalık olması nedeniyle yatacak yer sorunu olduğundan, gerekli hijyenin sağlanamadığından, sıcak su temininin yetersiz olduğundan, can güvenliği konusunda endişe yaşadığından, yetkililerle görüşme konusunda yaşadığı sorunlardan şikâyet etmektedir.

20. Avrupa İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezayı Önleme Komitesi (CPT)

ceza infaz kurumlarında kişisel yaşam alanına dair asgari standardı tek kişilik oda için 6m² yaşam alanı + sıhhi imkânlar [tuvalet/banyo]; çok kişilik odada mahkûm başına 4m² yaşam alanı + tamamen bölünmüş tuvalet/banyo olarak belirlemiştir. Hem tek hem de çok kişilik odalardaki banyo/tuvalet bölümünün tamamen ayrılmış olması gerektiği ve kişi başına düşen 4 m² ve 6m² hesabından ayrı tutulması gerektiği vurgulanmıştır.

2 21. CPT ayrıca cezaevlerinde çok kişilik odalarda kişi başına düşmesi gereken 4 m ’nin asgari bir standart

olduğunun altını çizerek, bu standardın sağlandığı durumlarda dahi sıkışık koşulların oluşabildiğini, kişi başına bundan daha fazla yaşam alanı sağlanarak CPT’nin “arzulanan” standartlarını karşılanması için en azından gayret göstermenin isabetli olacağını belirtmiştir.

22. Anayasa Mahkemesi de aynı doğrultuda Anayasa’nın 17. maddesine uymak için bir mahpusa sağlanması gereken net bir metrekare sayısının kesin olarak belirlenemeyeceğini, yukarıda belirtildiği gibi birçok faktör dikkate alınacağını, önceki içtihadı ve alan faktörünün önemi çerçevesinde dörtten fazla mahpusun barındırıldığı çok kişilik koğuşlarda bir mahpus için asgari yaşam alanının 4 m² olmaya devam edeceği açıklamış; genel tutulma koşullarına ilişkin genel ilkelere kararda yer vermiştir. (AYM, Cengiz

Yetgin [GK], §53-69)

23. Mahkeme çok kişilik koğuşlarda bir kişi için olması gereken asgari yaşam alanının 4 m²nin altına düştüğü hâllerde kişisel alan eksikliği nedeniyle 3. maddenin ihlal edilip edilmediğine karar verirken 3 unsuru dikkate alacağını belirtmiştir. Bunlar; (1) kısa süreli, küçük çaplı ve ara sıra olması, (2) bu tür azalmaların yeterli koğuş dışı dolaşım özgürlüğü ve koğuş dışı etkinliklerle desteklenmesi ve (3) mahpusun genel olarak uygun nitelikte olan ve tutulma koşullarını ağırlaştırıcı başka bir unsur taşımayan bir ceza infaz kurumunda tutuluyor olması olarak sayılmıştır. Mahkeme bu 3 unsurun bir arada bulunuyor olması halinde

Anayasa’nın 17. maddesinin ihlaline yönelik ortaya çıkacağı değerlendirilen güçlü karinenin ortadan kaldırılabileceğini belirtmektedir. (AYM, Cengiz Yetgin [GK], § 63)

24. Somut dosyada başvuran, koğuşun kalabalık oluşundan, sıcak su teminindeki yetersizlikten ve hijyen koşullarının sağlanamaması vb. hususlardan şikayetçi olduğu ifadeleriyle barındırılma koşullarının insan

haklarına aykırı olduğunu iddia etmektedir. Başvuranın koğuştaki havalandırma, aydınlatma ve ısıtmaya ilişkin herhangi bir şikâyette bulunmadığı, ayrıca koğuş dışında yeterince zaman geçiremediğine yönelik kurum tarafından yeterince faaliyet düzenlenmediği ya da spor alanlarından faydalandırılmadığı şeklinde bir yakınmasının bulunmadığı anlaşılmıştır.

25. Başvuranın iddialarına yönelik olarak idare cevabından, başvuranın bulunduğu iki katlı olduğu, üst kat yatakhane bölümlerinin 28 m², alt kat ortak yasam bölümünün 32.5 m², tuvaletin 2.5 m², banyonun 3 m² alana sahip olduğu, ayrıca koğuşa ait 30 m² büyüklüğünde bir havalandırma bahçesinin bulunduğu, koğuşta sabit 20 adet ranza bulunduğu, zaman zaman rutin dışı tutuklamalardan dolayı kalabalıklaşma olmakla beraber bu sorunun sevk ve nakillerle kısa zamanda giderildiği, söz konusu geçici durumlarda da hükümlü/tutuklulara mekân ve yatak teminin sağlandığı, yastık, nevresim takımı, battaniye vb. temel ihtiyaç eşyalarının verildiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, su temini konusunda da şikâyete konu kurumda bulunan tüm oda/koğuşlara kesintisiz olarak her gün 24 saat süreyle soğuk su ve 1,5 saat süreyle sıcak su verildiği, bunun yanı sıra, haftanın iki günü sıcak su süresinin 8 saate çıkarıldığı ifade edilmiştir.

26. Başvuranın, kurum yetkilileriyle görüşme taleplerinin dikkate alınmadığı hususunda ise idare cevabından, Kurumda barındırıldığı süre zarfında 7 defa kurum nöbetçi müdürü ile ve 11 defa da kurum psiko-sosyal servisi ile görüştüğü anlaşılmaktadır.

27. Somut dosyanın belirtilen kapsamda incelenmesinden; başvuranın barındırıldığı koğuşun aşırı kalabalık olmasını, gerekli yatma yerinin olmaması, sıcak su temini yetersizliği ve hijyenin sağlanamaması hususlarını şikâyet konusu ettiği, bu çerçevede durumuna uygun R tipi bir ceza infaz kurumuna naklini talep ettiği, dolayısıyla bulunduğu Kurumun fiziki koşullarına ilişkin birtakım iddialar öne sürdüğü, ancak bu iddiaların idareden edinilen bilgilere göre sübut bulamadığı, bu yönüyle kurumun fiziki koşullarının gerekli standartlara uygun olduğu, başvuran dışında herhangi bir kişi tarafından bu yönde şikâyet bulunulmaması ve bu hususa ilişkin olarak başvuran tarafından başkaca bir delile de yer verilmemesi karşısında, iddiaların dayanaktan yoksun kaldığı, ayrıca, koğuşların temizliğinin mahpusların sorumluluğunda olduğu dikkate alındığında bunda idarenin kasti bir eyleminden söz edilemeyeceği, öte yandan başvuranın koğuştan bağımsız olmayan havalandırma alanından faydalanabildiği, kurumdaki sportif, eğitsel, kültürel faaliyetlerden faydalanamadığı yönünde de herhangi bir şikâyetinin olmadığı hususları birlikte ele alındığında, başvuranın barınma koşullarının mevzuata aykırı olduğu yönündeki iddialarının reddi gerektiği, kaldırılmamış disiplin cezasının bulunması nedeniyle de günümüz itibarıyla nakil talebinin değerlendirilememesi konusunda hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; 28.1. Şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından İdare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edilmediği, dolayısıyla İdare tarafından “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranılmadığı, 28.2. Diğer yandan, İdare tarafından başvurana iletilen cevabi yazıda, ilgili karara karşı hangi sürelerde, hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının

gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup İdareye belirtilen ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

29. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi