|
ÖZET: Başvuran, avukatlık stajını tamamlayarak avukatlık ruhsatı almasına rağmen, Konya Barosu tarafından avukatlık kimlik kartı talebinin reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmuştur. Başvurusunda, baro kaydının yapılmamasının gerekçesi olarak, sağlık teknikeri olarak çalışmasının gösterildiğini belirtmiştir. Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı, avukatlıkla birleşemeyen bir işte çalışmanın avukatlık mesleğine kabulde engel olduğunu ifade ederek, başvuranın talebini reddetmiştir.
Avukatlık Kanunu’nun ilgili maddeleri, avukatlık ruhsatının verilmesinin, avukatlık mesleğini fiilen icra etmek için yeterli olmadığını ve baro levhasına kaydın gerekliliğini vurgulamaktadır. Başvuranın, sağlık teknikeri olarak çalışmasının avukatlıkla bağdaşmadığı ve bu nedenle baro kaydının yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, avukatlık ruhsatının verilmesi, kişinin avukatlık unvanını kullanabilmesi için baro levhasına kaydolmasını zorunlu kılmaktadır. Sonuç olarak, başvuranın baro levhasına kaydının yapılması ve avukatlık kimlik kartı verilmesi talebi, hukuka uygun olarak reddedilmiştir. Başvuran, bu karara itiraz edebilir ve yargı yoluna başvurabilir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/10814-S.24.16502
BAŞVURU NO : 2024/6647
KARAR TARİHİ : 07.10.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI
KONYA BAROSU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın; baro levhasına kaydının yapılması ve tarafına avukat kimlik kartı verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25.05.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran; avukatlık stajını tamamladığını ve Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun uygun bulması neticesinde / sicil numarası ile avukatlık ruhsatı aldığını ancak Konya Barosu Yönetim
Kurulunun 06/11/2023 tarihli ve / sayılı kararı ile avukatlık kimlik kartı başvurusunun reddedildiğini, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kuruluna itirazı neticesinde itirazın reddine karar verildiğini ve avukatlık kimliği ile ilgili hiçbir değerlendirmede bulunulmadığını, Adalet Bakanlığı Hukuk
İşleri Genel Müdürlüğü tarafından da Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun söz konusu kararının onaylandığını, kamuda sağlık teknikeri olarak çalışması nedeniyle baro kaydının yapılmadığını ve avukat kimliği alamadığını, avukatlıkla birleşemeyen işlerin düzenlendiği Avukatlık Kanunu’nun 11’inci maddesinin bu işlemlere gerekçe olarak gösterildiğini, bu maddede tahdidi olarak sayılan mesleklerin serbest avukatlık icrası için engel olduğunun hem madde metninden hem de maddenin gerekçesinden anlaşıldığını, madde gerekçesinde; serbest avukatlık yaparken ayrıca bir de memuriyet ya da esnaflık vb.
bir başka görevi ifa etmekle, avukatın rüçhanlı duruma düşmesi gibi bir durumla karşılaşabilmesi olasılığından yola çıkarak hakkın kötüye kullanılması gibi bir ihlale yol açmamak için bu maddenin ihdas edildiğinin belirtildiğini, dolayısıyla anılan maddenin baro kaydı ya da avukatlık kimlik kartı düzenlenmesiyle hiçbir ilgisi olmadığı gibi münhasıran serbest avukatlık yapma koşullarını düzenlediğinin aşikâr olduğunu, mevcut durumun daha önce de Türkiye Barolar Birliği nezdinde muhakeme edildiğini ve yargıya intikal eden olaylar neticesinde Türkiye Barolar Birliğinin bağlı barolara yönelik 02/07/2014 tarihli
/ no.lu duyurusunda; “Ancak ilgilinin baro levhasına yazılarak avukatlık ruhsatnamesi alması memuriyetle birlikte avukatlık mesleğini yürüteceği anlamına gelmemektedir. Diğer bir anlatımla davacı
/
avukatlıkla bağdaşmayan memuriyet görevinden ayrılmadıkça baroya kayıtlı olarak avukatlık yapamayacaktır…” açıklamasında bulunduğunu, Türkiye Barolar Birliğinin bu duyurusunda; baroya kayıtlı olmanın serbest avukatlık icrasından farklı bir şey olduğunu, baroya kayıtlı olmanın serbest avukatlığa cevaz vermediğini, memur ve avukat olmanın baro kaydı için bir engel olmadığını net bir şekilde ifade ettiğini, mezkûr durumla ilgili olarak yargıya intikal eden uyuşmazlıkta da memur olan ilgilinin baro kaydının yapılmasına yönelik idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığını(Danıştay
İDDK 2010/3468 E ve 2014/124 K sayılı kararı), diğer meslek örgütlerine bakıldığında da tamamen farklı uygulamaların olduğunun görüldüğünü, örneğin; en büyük meslek odalarından biri olan Türkiye Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin (TÜRMOB) uygulamasında serbest mali müşavir ruhsatı alan herkesin odaya kayıt olma zorunluluğu olduğunun ve akabinde de kimlik tahsis edildiğinin görüldüğünü, hatta odaya üye olunmazsa ruhsatın iptalinin bile gündeme gelebildiğini, bu sebeple odaya kayıtlı, üniversitelerin iktisat, işletme vb. bölümlerinde akademisyen olan ve ruhsat almış pek çok kamu çalışanının bulunduğunu, doğal olarak bu akademisyenlerin ruhsat almalarına rağmen kamu çalışanı oldukları için serbest mali müşavir olarak çalışmadığını, barodan başka hiçbir meslek odasının oda kaydı için o mesleği serbest olarak icra etme zorunluluğunun bulunmadığını, bu durumun avukatlık hakkını elde etmiş ama fiilen avukatlık yapmayan kişileri ziyadesiyle mağdur ettiğini, fiilen avukatlık yapmayacak olmanın avukatlara verilen hak ve yetkileri kullanamama anlamına gelmediğini belirterek avukatlara verilen hakları kullanabilmesi adına baro levhasına kaydının yapılmasını ve tarafına avukat kimlik kartı verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 14/06/2024 tarihli ve E- – – / sayılı yazısında özetle; 2.1. Avukatlık Kanunu’nun 3/1-f maddesinde avukatlığa kabul için bu Kanun’a göre avukatlığa engel bir halin bulunmaması gerektiğinin belirtildiği, 5/1-d maddesinde de avukatlık mesleği ile birleşemeyen bir işle uğraşmanın avukatlığa engel hallerden sayıldığı, Kanun’un 11’inci maddesinde; “Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü iş avukatlıkla birleşemez.” hükmüne yer verildiği, 12’nci maddesinde ise avukatlık mesleği ile birleşebilen işlerin sayıldığı, diğer taraftan, Kanun’un 8 ve 9’uncu maddelerinde, avukatlık mesleği ile birleşemeyen bir işle uğraşanların avukatlığa kabulünü engellemeye yönelik olarak ruhsat ve baro yazılma işlemlerinin birlikte yürütülmesinin öngörüldüğü, 2.2. Bir adayın baro levhasına yazılmasına ilişkin Baro Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının Bakanlıkça Avukatlık Kanunu’nun 11 ve 12’nci maddeleri uyarınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine Türkiye Barolar Birliği Yönetim
Kurulunca verilen ısrar kararının iptali istemi ile Ankara 14. İdari Mahkemesine / esas sayısı ile açılan iptal davası sonunda verilen davanın reddine dair 10/12/2007 tarihli ve / E., / K.
sayılı kararın Danıştay 8. Dairesinin 16/06/2008 tarihli ve / E., / K. sayılı kararı ile bozulmuş ise de Ankara 14. İdare Mahkemesince verilen / E., / K. sayılı ısrar kararının
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 30/01/2014 tarihli ve / E., / K. sayılı karar ile
“avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işte çalışmama şartının avukatlık mesleğini icra edebilmek için aranan bir şart olduğu, aksi düşüncenin kabulünün avukatlık ruhsatnamesi aldıktan sonra herhangi bir nedenle baro levhasından kaydını sildirmek suretiyle avukatlık mesleğinden ayrılan ve başka bir işte çalışmaya başlayan kişilerin avukatlık ruhsatnamelerinin iptali sonucunu doğuracağı, ilgilinin baro levhasına yazılarak avukatlık ruhsatnamesi almasının memuriyetle birlikte avukatlık mesleğini yürüteceği anlamına gelmediği” gerekçesiyle onandığı ve Bakanlığın karar düzeltme talebinin de 29/02/2016 tarihli ve / E., / K. sayılı karar ile reddine karar verilmesi üzerine de kesinleştiği, bu kapsamda, /
Kanun’un 8 ve 9’uncu maddelerinde, baro levhasına yazılma ile ruhsat işlemlerinin birlikte yürütülmesi öngörülmekte ise de anılan yargı kararlarında bu iki işlemin birbirinden bağımsız yapılabileceğinin kabul edildiği ve Kanun’un 11 ve 12’nci maddeleri kapsamında engel hali olan kişilerin avukatlık mesleğini icra edemeyeceklerinin açıkça belirtildiği, 2.3. Bilindiği üzere, Kanun’da kural olarak bir avukatın avukatlık görevini ifa edebilmesi için ilgili baro levhasına yazılmış olma şartı arandığı gibi avukatlıkla bağdaşmayan bir görevde bulunan adayların baro levhasına avukat olarak yazılmaları halinde avukatlık mesleği ile birlikte diğer görevlerini sürdürmelerinin
Kanun’un 72’nci maddesi gereğince baro levhasından ruhsatnamelerinin iptal edilmeksizin silinmelerini gerektirdiği, yine baro levhasına avukat olarak yazılan kişilerin Kanun’un 72’nci maddesi gereğince üç ay içinde baro bölgesinde bir büro açmaları gerektiği, belirtilen süre içerisinde büro açmayanların baro levhasından ruhsatnamelerinin iptal edilmeksizin silinmelerini gerektirdiği, dolayısıyla Kanun’un 12’nci maddesinde belirtilen bir özel hukuk tüzel kişisinin hukuk müşavirliği veya avukatlığı, bir avukatlık bürosunda ücret karşılığı avukatlık veya kamu kurumları bünyesinde avukat ve müşavirlik hariç olmak üzere, baro levhasına avukat olarak yazılan ve avukat kimliği sahibi olan kişilerin, avukatlık bürosu açma zorunluluğuna tabi olması, serbest meslek erbabı olarak gelir vergisi mükellefi olması ve yargı organları ile adalet daireleri huzurunda kişileri temsil edebilme yetkilerinin doğmasına neden olacağı, avukatlık ile bağdaşmayan bir işle iştigal eden bir kişinin, örnek olarak bir devlet memurunun bir avukatlık bürosu açması gibi belirtilen hakları elde etmesinin ve yükümlülüklere tabi olmasının hukuken mümkün olamayacağının açık olduğu, 2.4. Bakanlıklarınca ve Türkiye Barolar Birliğince mezkûr yasal hükümler ile Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulunun söz konusu kararı dikkate alınarak Kanun’da avukatlık mesleğine kabul edilmek için aranılan şartları taşıyan ancak aynı Kanun’un 11 ve 12’nci maddeleri uyarınca avukatlıkla bağdaşmayan işle uğraşması nedeniyle avukatlık görevini ifa edemeyecek durumda olan aday adına avukatlık ruhsatnamesi düzenlenmesine karar verilmesinin, baro levhasına yazılma işlemi ile avukat kimlik kartı verilmesi işlemlerinin ise yapılmamasının uygun olacağı, aksi uygulamanın ise anılan yargı kararının amacına aykırı olacağı gibi kişilerin avukatlık görevi ile birlikte diğer görevlerini de sürdürmelerine sebebiyet verebileceğinin değerlendirildiği ve baro levhasına yazılma ile ruhsat işlemlerinin birbirinden bağımsız olarak yapılabileceği kabul edilerek uygulamanın bu şekilde belirlendiği, 2.5. Başvuranın ilk olarak baro levhasına yazılmaksızın avukatlık ruhsatnamesi düzenlenmesine dair Konya
Barosu Yönetim Kurulunun 10/07/2023 tarihli ve / sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 14/07/2023 tarihli ve sayılı kararının Bakanlığın 01/08/2023 tarihli ve sayılı Olur’u ile onaylandığı ve ilgilinin avukatlık ruhsatnamesini aldığı, sonrasında ise sağlık teknikeri olarak görev yapmakta iken baro levhasına avukat olarak yazılma isteminin reddine dair Konya Barosu Yönetim Kurulunun 06/11/2023 tarihli ve / sayılı kararına karşı yaptığı itirazın Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca 27/12/2023 tarihli ve / E., /
K. sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın Bakanlığın 05/03/2024 tarihli ve sayılı
Olur’u ile onaylandığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müşavirliğinin başvuru konusuna ilişkin 03/07/2024 tarihli ve E-
1 sayılı yazısında özetle;
3.1. Avukatlık ruhsatnamesi ve yeminin 1136 sayılı avukatlık Kanunu’nun 9’uncu maddesinde düzenlendiği, aynı Kanun’un 11’inci maddesinde avukatlıkla birleşemeyen işlerin belirtildiği, 12’nci maddede ise avukatlıkla birleşebilen işlerin tahdidi olarak sayıldığı, Kanun’un 43’üncü maddesi uyarınca her avukatın levhaya yazıldığı tarihten itibaren üç ay içinde baro bölgesinde bir büro kurmak zorunda olduğu, /
3.2. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2024 tarihli, / E. ve / K. sayılı kararı ile usulüne uygun şekilde avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi aldıktan sonra avukatlıkla birleşmeyen bir işte çalışanların avukatlık ruhsatnamesi taleplerinin kabul edileceğine karar verildiği, kararda; avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işte çalışmama şartının avukatlık mesleğini icra edebilmek için aranan bir şart olduğu, aksi düşüncenin kabulünün avukatlık ruhsatnamesi aldıktan sonra herhangi bir nedenle baro levhasından kaydını sildirmek suretiyle avukatlık mesleğinden ayrılan ve başka bir işte çalışmaya başlayan kişilerin avukatlık ruhsatnamelerinin iptali sonucunu doğuracağı, ilgilinin baro levhasına yazılarak avukatlık ruhsatnamesi almasının memuriyetle birlikte avukatlık mesleğini yürüteceği anlamına gelmeyeceğinin açıklandığı, 3.3. Birliklerinin 08/04/2016 tarih ve / sayılı duyurusunda “Talep sahibinden, halen avukatlıkla birleşmeyen bir işte çalıştığını ve bu nedenle fiili olarak avukatlık yapmayacağını, sadece adına avukatlık ruhsatnamesi düzenlenmesini talep ettiğini, baro levhasına yazılma ve barokart talebi olmadığını, gerekli gördüğünde Avukatlık Kanunu 43 ve 66. maddelerinin gereklerini yerine getirerek ayrıca levhaya yazılma talebinde bulunacağını belirten bir başvuru dilekçesi alınmalıdır.” hususuna yer verildiği, 3.4. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 09/02/2024 tarihli ve – sayılı kararı ile levhaya yazılmaksızın avukatlık ruhsatnamesi alan başvurucuların avukatlık ünvanını kullanmaları hukuken mümkün bulunmadığından, avukatlık kimlik kartı verilmesinin uygun olmadığına oybirliği ile karar verildiği, ruhsatname verilmesi kararı neticesinde kişiye ruhsatname düzenlenerek verileceği ancak baro levhasına kaydının yapılmayacağı ve bu kişinin fiilen avukatlık yapmasının mümkün olmayacağı, ayrıca ilgili mevzuat uyarınca avukatlık ünvanını kullanmanın ön şartı levhaya yazılmak olduğundan baro levhasına kayıtlı olmayan ve avukatlık ünvanını taşımasına olanak bulunmayan bir kişiye avukat ünvanını içeren avukatlık kimlik kartının da verilmesinin mümkün olmadığının değerlendirildiği, İfade edilmiştir.
4. Konya Barosu Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin 12/07/2024 tarihli ve Esayılı yazısında özetle; başvuran tarafından avukatlık stajını ikmalini mukabil avukatlık ruhsatı talebinde bulunulduğu, Başkanlıklarının 10/07/2023 tarihli ve / sayılı kararıyla talebinin kabulüne karar verildiği, bu kararın Türkiye Barolar Birliği tarafından 01/08/2023 tarihli ve sayılı kararla onaylandığı, mevcut yasal durum bu şekilde iken başvuran tarafından baro levhasına yazılma ve kendisine avukatlık kimlik kartı verilmesi talebinde bulunulduğu, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun; 3/1-f, 5/1-d ve 11’inci maddeleri kapsamında ilgilinin hukuki durumu değerlendirildiğinde; hâlihazırda Konya Meram
Devlet Hastanesinde maaş karşılığı olarak sağlık teknikeri olarak çalıştığı, anılan mevzuata göre aylık, ücret mukabili çalışması bulunanların avukatlık mesleğine kabullerinin yasal olarak mümkün bulunmadığı, zira
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2024 tarihli, / E. ve / K. sayılı içtihadının işbu yasa hükümleri doğrultusunda ve aynı istikamette olduğu hususları göz önüne alınarak ilgilinin baro levhasına yazılma ve kendisine avukatlık kimliği verilmesi talebinin Baro Başkanlığının 06/11/2023 tarihli ve / sayılı kararıyla reddine karar verildiği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde,
hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun; 7.1. “Avukatlığa kabul şartları” başlıklı 3’üncü maddesinde: “Avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için: […] f) Bu Kanuna göre avukatlığa engel bir hali olmamak gerekir.” 7.2. “Avukatlığa kabulde engeller” başlıklı 5’inci maddesinde: “Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık mesleğine kabul istemi reddolunur: […] d) Avukatlık mesleği ile birleşemiyen bir işle uğraşmak, …” 7.3. “Avukatlıkla birleşemiyen işler” başlıklı 11’inci maddesinde: “Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmıyan her türlü iş avukatlıkla birleşemez.” 7.4. “Avukatlıkla birleşebilen işler” başlıklı 12’nci maddesinde: “Aşağıda, sayılan işler 11 inci madde
hükmü dışındadır:
a) Milletvekilliği, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği, b) Hukuk alanında profesör ve doçentlik, c) Özel hukuk tüzelkişilerinin hukuk müşavirliği ve sürekli avukatlığı ile bir avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık, d) Hakemlik, arabuluculuk, tasfiye memurluğu, yargı mercilerinin veya adli bir dairenin verdiği herhangi bir görev veya hizmet, e) Kamu iktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede başka iş veya hizmetle uğraşmaları yasaklanmamış bulunmak şartıyla; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamına giren
İktisadi Devlet Teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ve iktisadi Devlet Teşekkülleri ile Kamu İktisadi kuruluşları dışında kalıp sermayesi Devlete ve diğer kamu tüzelkişilerine ait bulunan kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği, denetçiliği, f) Anonim, limited, kooperatif şirketlerin ortaklığı, yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği ve komandit şirketlerde komanditer ortaklık, g) Hayri, ilmi ve siyasi kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği, h) Gazete ve dergi sahipliği veya bunların yayım müdürlüğü, Milletvekilleri hakkında, 3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında
Kanun hükümleri saklıdır.
(e) bendinde gösterilenlerin, Hazinenin, belediye ve özel idarelerin, il ve belediyelerin yönetimi ve denetimi altında bulunan daire ve kurumların, köy tüzel kişiliklerinin ve kamunun hissedar olduğu şirket ve kuruluşların aleyhinde; il genel meclisi ve belediye meclisi üyelerinin de bağlı bulundukları tüzel kişilerin ve yüksek öğretimde görevli profesör ve doçentlerin yüksek öğretim kurum ve kuruluşları aleyhindeki dava ve işleri takip etmeleri yasaktır.
Bu yasak, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsar.
Bir kadroya bağlı olarak aylık veya ücreti Devlet, il veya belediye bütçelerinden yahut Devlet, il veya belediyelerin yönetimi ve denetimi altındaki daire ve müessese yahut şirketlerden verilen müşavir ve avukatlar, yalnız bu daire, müessese ve şirketlere ait işlerde avukatlık yapabilirler.”
/
7.5. “Büro edinme zorunluluğu” başlıklı 43’üncü maddesinde: “Her avukat, levhaya yazıldığı tarihten itibaren üç ay içinde baro bölgesinde bir büro kurmak zorundadır…” 7.6. “Avukatlık yetkilerinin başkaları tarafından kullanılmaması” başlıklı 63’üncü maddesinin birinci fıkrasında: “Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar, şahıslarına ait olmıyan dava evrakını düzenliyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar. Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar avukatlık unvanını da taşıyamazlar. Şu kadar ki, baro levhasındaki kaydı yirmi yılı dolanlardan, bürosunu kapatarak vergi kaydını sildiren avukatlar durumları hakkında bilgi vermek ve baroya karşı görev ve yükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla sadece avukat unvanını kullanabilirler.” 7.7. “Levhaya yazılma yükümlülüğü” başlıklı 66’ncı maddesinde: “Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla, yükümlüdür…” 7.8. “Levhadan silinmeyi gerektiren haller” başlıklı 72’nci maddesinde: “Aşağıdaki hallerde avukatın adı levhadan silinir: […] c) Üç ay içinde baro bölgesinde bir büro açılmamış olması veya büronun kapatılmış yahut baro bölgesi dışına nakledilmiş bulunması, uyarıya rağmen kayıtlı olduğu baro dışında sürekli olarak avukatlık yapan avukatın çalışmasını sürdürdüğü baroya kaydını yaptırmaması,…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, baro levhasına kaydının yapılmasını ve tarafına avukat kimlik kartı verilmesini talep etmektedir.
10. Başvuranın avukatlık stajını tamamladıktan sonra ilk olarak baro levhasına yazılmaksızın avukatlık ruhsatnamesi talebinde bulunduğu ve bunun üzerine avukatlık ruhsatnamesini aldığı, sonrasında ise avukatlara verilen hakları kullanabilmesi adına baro levhasına kaydının yapılması ve tarafına avukat kimlik kartı verilmesi talebinde bulunduğu ancak bu talebinin Konya Meram Devlet Hastanesinde sağlık teknikeri olarak çalıştığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır.
11. Avukatlığa kabul şartları Avukatlık Kanunu’nun 3’üncü maddesinde belirlenmiş olup “bu Kanun’a göre avukatlığa engel bir hali olmamak” avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için aranan şartlar arasında sayılmıştır. Kanun’un 5’inci maddesinde ise “avukatlık mesleği ile birleşemeyen bir işle uğraşmak” avukatlığa kabulde engel haller arasında düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 11’inci maddesinde, aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü işin avukatlıkla birleşemeyeceği belirtilmiştir. Avukatlıkla birleşebilen işler ise Kanun’un 12’nci maddesinde sınırlı bir şekilde sayılmış olup Kanun’da yer alanların dışındaki tüm işlerin avukatlıkla birleşmeyen iş olduğu kabul edilmiştir.
12. Avukatlık mesleğine kabul için Avukatlık Kanunu’nda belirtilen avukatlığa kabule engel bir halin bulunmaması ve avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işle uğraşılmaması gerektiği açıktır. Avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işle çalışmama şartının getirilmesiyle baroya kayıtlı olarak avukatlık mesleğini icra eden avukatların avukatlık mesleği dışında bir işte çalışması yasaklanmıştır. Avukatlıkla birleşmeyen işten kastedilen ise; Avukatlık Kanunu’nun 11’inci maddesinde sayılan işlerin, avukatlık mesleği ile birlikte
fiilen sürdürülüyor olması halidir (Danıştay 8. Dairesinin 21/06/2017 tarihli ve 2013/5548 Esas, 2017/5750
Karar sayılı kararı).
13. Başvuran avukatlık ruhsatnamesi almış ise de ruhsatname, belli etkinliklerde bulunabilmek için kişilere, önceden belirlenmiş bazı şartlara uyma kaydıyla idarece verilen izin belgesi anlamında olup, ruhsatnamenin verilmesi, mesleğin fiilen yapılacağı anlamına gelmemektedir. Ruhsatname ayrı, bu ruhsatname ile izin verilen faaliyetin fiilen yapılabilir hale gelmesi ayrı hususlardır. Avukatlık ruhsatnamesi, kişinin avukatlık mesleğine kabul edildiğine, diğer koşuları yerine getirmek kaydıyla artık fiilen avukatlık yapabileceğine ilişkin bir belge niteliğindedir(KDK, 2021/21398 başvuru numaralı ve 14/03/2022 tarihli Ret Kararı).
14. İlgili mevzuata göre, avukatlık mesleğinin fiilen yapılabilmesi için, avukatlık ruhsatnamesi tek başına yeterli olmayıp, ruhsatnamenin yanında Kanun’un 43’üncü maddesi uyarınca kayıtlı olunan baro bölgesinde bir büro açılması da gerekmektedir. Büro açmak, mesleğin fiilen yapılabilecek hale gelmesi anlamındadır. Zaten, Kanun’un 72/c maddesinde de üç ay içinde baro bölgesinde bir büro açılmamış olması halinde levhadan adın silineceği düzenlenmesine yer verilmiştir. Baro levhasına yazılarak avukatlık ruhsatnamesi alınması memuriyetle birlikte avukatlık mesleğinin yürütüleceği anlamına gelmemektedir.
Diğer bir anlatımla kişi avukatlıkla bağdaşmayan memuriyet görevinden ayrılmadıkça baroya kayıtlı olarak fiilen avukatlık yapamayacaktır(Danıştay 8. Dairesinin 21/06/2017 tarihli ve 2013/5548 Esas, 2017/5750
Karar sayılı kararı).
15. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2024 tarihli, / E. ve / K. sayılı kararı ile 30/01/2024 tarihli, / E. ve / K. sayılı kararlarında da avukatlık mesleği ile birleşmeyen bir işte çalışmama şartının avukatlık mesleğini icra edebilmek için aranan bir şart olduğu, aksi düşüncenin kabulünün avukatlık ruhsatnamesi aldıktan sonra herhangi bir nedenle baro levhasından kaydını sildirmek suretiyle avukatlık mesleğinden ayrılan ve başka bir işte çalışmaya başlayan kişilerin avukatlık ruhsatnamelerinin iptali sonucunu doğuracağı, ilgilinin baro levhasına yazılarak avukatlık ruhsatnamesi almasının memuriyetle birlikte avukatlık mesleğini yürüteceği anlamına gelmeyeceği belirtilmiş olup verilen karardan baro levhasına yazılma ile ruhsat işlemlerinin birbirinden bağımsız yapılabileceği, ayrıca
Avukatlık Kanunu’nun 11 ve 12’nci maddeleri kapsamında engel hali olan kişilerin avukatlık mesleğini icra edemeyecekleri anlaşılmaktadır.
16. Bunların yanında, Avukatlık Kanunu’nun 63’üncü maddesinde; baro levhasında yazılı bulunmayanlar ve işten yasaklanmış olan avukatların, şahıslarına ait olmayan dava evrakını düzenleyemeyeceği, icra işlemlerini takip edemeyeceği ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamayacağı hatta baro levhasında yazılı bulunmayanların avukatlık ünvanını da taşıyamayacakları düzenlenmiştir. Kanun koyucu avukatlık ünvanının kullanımında baro levhasına yazılmayı şart olarak koşmuş ve bu durumun istisnasını da yine aynı madde de düzenleme altına almıştır. Kanun’un 66’ncı maddesi ile ancak bir baro levhasına yazılmış olan avukatın, avukatlık yapmaya yetkili olduğu hükme bağlanmış ve her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla yükümlü kılınmıştır. Ayrıca avukatlığa kabul için
Kanun’un aradığı şartların sonradan kaybedilmiş olması levhadan silinmeyi gerektiren hal olarak kabul edilmiş ve böyle bir durumda avukatın adının levhadan silineceği belirtilmiştir.
17. Kurumumuza daha önce Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmen olarak görev yapan bir kişi tarafından, Avukatlık Kanunu’nun 63’üncü maddedeki yetkileri kullanmamak üzere mesleği yapmadan sadece avukatlık ünvanını kullanabilmesi talebiyle yapılmış olan başvuru hakkında da Ret Kararı verilmiştir(KDK 2021/21398 başvuru numaralı ve 14/03/2022 tarihli Ret Kararı).
18. Yukarıda yer verilen açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın Konya
Hastanesinde sağlık teknikeri olarak görev yaptığı, bu görevin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 12’nci maddesinde sayılan ve avukatlık mesleği ile birleşebilen işler arasında yer almadığı gibi aynı Kanun’un
/
11’inci maddesi uyarınca da avukatlıkla bağdaşmadığı, avukatlık mesleğinin fiilen yapılabilmesi için, avukatlık ruhsatnamesinin tek başına yeterli olmadığı, ruhsatnamenin yanında bir baro levhasına yazılmanın gerektiği, baro levhasına avukat olarak yazılan ve avukat kimliği sahibi olan kişilerin ise avukatlık bürosu açma zorunluluğuna tabi olduğu, serbest meslek erbabı olarak gelir vergisi mükellefi olduğu ve yargı organları ile adalet daireleri huzurunda kişileri temsil edebilme yetkilerinin bulunduğu, avukatlık ile bağdaşmayan bir işle iştigal eden başvuranın ise bir avukatlık bürosu açması ve bahse konu hak ve yükümlülüklere tabi olmasının mümkün olmadığı, nitekim Kanun’un 11’inci maddesinde sayılan işlerin, avukatlık mesleği ile birlikte fiilen sürdürülüyor olmasının avukatlıkla birleşmeyen iş olarak kabul edildiği ve levhadan silinmeyi gerektirdiği anlaşılmış olup başvuranın baro levhasına kaydının yapılması ve tarafına avukat kimlik kartı verilmesi talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın; BAŞVURANA, ADALET BAKANLIĞINA, TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
BAŞKANLIĞINA ve KONYA BAROSU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi