ÖZET: Başvuran, 07.03.2024 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı başvuruda, isteğe bağlı nakil talebinin “kapasite doluluğu” gerekçesiyle reddedildiğini belirtmiştir. Ancak, doluluk gerekçesiyle reddedilen ceza infaz kurumlarının daha sonra “nakle açık kurumlar” listesinde yer aldığını ifade ederek, bu durumun çözülmesi için ilgili mercilere başvurmuştur. Kurum, 19.03.2024 tarihli kararında başvuranın taleplerini değerlendirmiş, ancak başvuran sonraki aylarda da aynı gerekçelerle nakil taleplerinin reddedildiğini iddia etmiştir.

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuranın nakil talebinin uygun görülmediğini, talep edilen kurumların mevcut doluluk oranlarının başvuranın bulunduğu kurumdan yüksek olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın talep ettiği bazı kurumların deprem nedeniyle kapatıldığını ve bu durumun nakil taleplerini etkilediğini vurgulamıştır. İdare, nakil taleplerinin incelenmesinde ceza infaz kurumlarının kapasitesinin yanı sıra güvenlik ve diğer ilgili hususların dikkate alındığını ifade etmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın nakil talebinin reddi, ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle hukuka uygun bulunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. Başvuran, gerekçeli ret kararını aldıktan sonra yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/11685-S.24.17762

BAŞVURU NO : 2024/9757

KARAR TARİHİ : 23.10.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, isteğe bağlı nakil talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 08.08.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 07.03.2024 tarihinde Kurumumuza başvuruda bulunduğunu, söz konusu başvurusunda; son altı ay içerisinde nakle açık ceza infaz kurumları listesinden tercih yaparak nakil talebinde bulunduğunu, taleplerinin “kapasite doluluğu” gerekçesiyle reddedildiğini, ancak doluluk gerekçesiyle nakil talebinin reddedildiği ceza infaz kurumlarının sonraki “nakle açık kurumlar” listesinde yer aldığını belirterek, idare ile arasındaki uyuşmazlığın ilgili mercilere iletilerek çözümünü talep ettiğini, başvurusu üzerine

Kurumumuzun 19.03.2024 tarih ve – sayılı kararının kendisine tebliğ edildiğini fakat o tarihten itibaren başvuru konusuna dair kendisine cevap verilmediğini ve sonraki aylardaki nakil taleplerinin de aynı gerekçelerle reddedildiğini iddia ve ifade ederek; Kurumumuza yaptığı ilk başvurusunun yeniden ele alınmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 16.09.2024 tarihli ve – – – sayılı cevabi yazı ve ekinde özetle; 2.1. Başvuranın, başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi ile ilgili son nakil talebinin Genel Müdürlüğün

27.08.2024 tarihli ve – – sayılı yazısıyla uygun görülmediği,

2.2. Başvuranın bilgi formunun incelenmesi sonucunda infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığının tespit edildiği, 2.3. Hükümlülerin ve tutukluların kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği, bu nedenle, birçok ceza infaz kurumunda kapasitelerinin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırılması nedeniyle, nakil taleplerinin incelenmesinde;

kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak da, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.4. Başvuranın, barındırılmakta olduğu Sincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1100, mevcudunun 1002, doluluk oranının %91 olduğu, Başvuranın 05.08.2024 tarihli dilekçesinde naklini talep ettiği; -Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1400, mevcudunun 1517, doluluk oranının %152, -Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1405, mevcudunun 1644, doluluk oranının %117, -Elazığ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1381, doluluk oranının %138, -Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1200, mevcudunun 1778, doluluk oranının %148, -Erzincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 400, mevcudunun 507, doluluk oranının %127, -Türkoğlu 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1322, mevcudunun 1094, doluluk oranının %83, -Türkoğlu 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1322, mevcudunun 1132, doluluk oranının %86, -Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 330, mevcudunun 469, doluluk oranının %142, -Ahlat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1315, doluluk oranının %132, -Midyat M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 348, mevcudunun 428, doluluk oranının %123, -Diyarbakır 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1459, doluluk oranının %146, -Diyarbakır 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1282, doluluk oranının %128, -Batman T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1705, doluluk oranının %171, -Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1272, doluluk oranının %127, -Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1199, doluluk oranının %120 olduğu, 2.5. Ayrıca, geçenin isteğe bağlı nakil talebinde bulunduğu Türkoğlu 1 ve 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumları Kahramanmaraş merkezli deprem nedeniyle hizmete kapatıldıktan sonra anılan kurumlardan diğer ceza infaz kurumlarına gönderilen 5275 Sayılı Kanunun 9 uncu Maddesinde Belirtilenler ile 3713

Sayılı Kanuna Muhalefet Suçlarından hükümlü ve tutuklulardan iyi halli olanların 2024 Şubat ayı itibariyle iade edilmeye başlandığı ve bu kurumlara kontrollü olarak nakil yapılmakta olduğu, 2.6. Belirtilen oranların ve sayıların kurumların genel doluluk oranlarını gösterdiği, başvuranın, 5275 sayılı

Kanun’un 9 uncu maddesinde barındırılması gereken hükümlü profili olduğundan yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli olan kurumlarda barındırılması gerektiği, talep ettiği kurumlarda terör suçundan bulunan hükümlü/tutuklulara ayrılan odaların kapasitelerinin dolu olması, ceza infaz

kurumlarında kapasite üstünde hükümlü ve tutuklu barındırılması durumunda kişi ve kurum güvenliğinin tehlikeye düşebileceği, radikalleşmenin artacağı dolayısıyla kamu düzenin bozulacağının değerlendirildiği, öte yandan, aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği, bu kapsamda, adı geçenin de kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi ve yukarıda açıklanan nedenlerle talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakil talebinin uygun görülmediği, 5275 sayılı Kanun’un 54 ile 05/06/2015 tarihli ve 167 No.lu

Genelgenin 15 inci maddesinin ilgili fıkraları gereğince, hükümlülerin gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten dilekçe vermeleri gerektiğinin hüküm altına alındığı, Genel

Müdürlüğün isteğe bağlı nakillerde hükümlülerin nakil gitmek istedikleri yer dışında re’sen kurum belirleme yetkisi bulunmadığı, 2.7. 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karsı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda oldukları, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil taleplerinin ceza miktarları ve örgütteki konumlarının dikkate alınarak değerlendirildiği, hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karsın yapılan işlemler ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının kapasitelerinin günaşırı değişmesine yol açtığı, bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri Genel

Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasiteleri o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, adı geçenin nakil dönemlerinde konumuna uygun en az üç yeri belirtir dilekçesi ile nakil talebinde bulunması halinde mevzuat çerçevesinde değerlendirilebileceği, açıklamalarına yer verilmiş olup İdare tarafından gönderilen 01.02.2024 – 28.08.2024 tarihleri arası ziyaretçi kayıtlarına göre 28 farklı tarihte aile bireyleri tarafından ziyaret edildiği anlaşılmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, 3.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

4. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 4.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin

İnfazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 4.2. “Hapis cezalarının İnfazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının İnfaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

c) Cezanın İnfazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın

İnfazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

…

f) Ceza İnfaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”, 4.3. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”, 4.4. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde; “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. …”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Hükümlülerin nakillerinde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrasında; “Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı

Kanunun 53 ilâ 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir”,

7. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi

İstekleri ile Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde; “Kanunun ve Yönetmeliğin “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; “h) Talep ettikleri ceza İnfaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”, 8. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesi; “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.”, 8.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde; “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.”, 8.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde; “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 10. Başvuran, bir numaralı paragrafta yer verilen başvurusunda; 07.03.2024 tarihinde Kurumumuza başvuruda bulunduğunu, söz konusu başvurusunda; son altı ay içerisinde nakle açık ceza infaz kurumları listesinden tercih yaparak nakil talebinde bulunduğunu, taleplerinin “kapasite doluluğu” gerekçesiyle reddedildiğini, ancak doluluk gerekçesiyle nakil talebinin reddedildiği ceza infaz kurumlarının sonraki

“nakle açık kurumlar” listesinde yer aldığını belirterek, idare ile arasındaki uyuşmazlığın ilgili mercilere iletilerek çözümünü talep ettiğini, başvurusu üzerine Kurumumuzun 19.03.2024 tarih ve – sayılı kararının kendisine tebliğ edildiğini fakat o tarihten itibaren başvuru konusuna dair

kendisine cevap verilmediğini ve sonraki aylardaki nakil taleplerinin de aynı gerekçelerle reddedildiğini iddia ve ifade ederek; Kurumumuza yaptığı ilk başvurusunun yeniden ele alınmasını talep etmektedir.

11. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin İnfazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla İnfazın özellikle hapis cezasının

İnfazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün İnfaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın İnfazından sonra yeniden topluma döneceğinden, İnfaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

12. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakle ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’, 55. maddede ‘Disiplin nedeniyle nakil’, 56.

maddede ‘Zorunlu nedenlerle nakil’, 57. maddede ‘Hastalık nedeniyle nakil’ şartları düzenlenmiştir.

13. 5275 sayılı Kanun, ilgili Yönetmelik ve 167 sayılı Genelge’de, hükümlülerle ilgili düzenlenen ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü ile disiplin cezası, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genel olarak ‘ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’ hükmü olarak değerlendirilip, nakil gerekçesinde bu hükme dayanmışlardır.

14. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının İnfazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin (b)

bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvuruya konu nakil talebinde ise, ilgili infaz kurumlarının kapasitesinin dolu olması gerekçesiyle ret işlemi tesis edilmiştir. İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir.

Çünkü “kurum kapasitesi”nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen İnfaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur. İdarenin cevabında yer verilen; başvuranın naklini talep ettiği cefa infaz kurumlarından Türkoğlu 1 ve 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları dışındakilerin tamamının doluluk oranının başvuranın bulunduğu ceza infaz kurumundan yüksek olduğu, Türkoğlu 1 ve 2 No.lu L Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarının ise Kahramanmaraş merkezli deprem nedeniyle hizmete kapatıldıktan sonra bu kurumlardan diğer ceza infaz kurumlarına gönderilen 5275 Sayılı Kanunun 9 uncu Maddesinde

Belirtilenler ile 3713 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçlarından hükümlü ve tutuklulardan iyi halli olanların

2024 Şubat ayı itibariyle iade edilmeye başlandığı ve bu kurumlara kontrollü olarak nakil yapılmakta

olduğu ve başvuranın da 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinde barındırılması gereken hükümlü profili olduğundan yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli olan kurumlarda barındırılması gerektiği açıklamalarından, başvuranın naklini talep ettiği kurumlarda yüksek güvenlikli kurumlarda kalması gereken hükümlü/tutuklulara ayrılan odaların kapasitelerinin dolu olduğu kanaatine ulaşılmıştır.

15. Yukarıda belirtilen hususlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hükümlülerin nakil taleplerinin incelenmesinde ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar göz önünde bulundurulduğundan her talebin uygun değerlendirilemediği, başvuranın da yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli olan kurumlarda barındırılması gereken hükümlü profili olduğu ve naklini talep ettiği ceza infaz kurumlarının doluluk oranının barındırılmakta olduğu kurumdan yüksek olduğu, bununla birlikte başvuranın, nakil talebini aile hayatının korunması ve eğitim-öğretim gibi başkaca meşru nedenlere dayandırmadığı, kaldı ki başvuranın

01.02.2024 – 28.08.2024 tarihleri arasında farklı tarihlerde 28 kez aile bireyleri tarafından ziyaret edildiği,

sonuç olarak belirtilen tüm bu hususlar ve ilgili mevzuat karşısında başvuranın nakil talebinin reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek başvurunun reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi