ÖZET: Başvuruda, avukatların noterler tarafından müvekkillerine gönderilen ihtarnamelerin tebligat parçalarını inceleme taleplerinin reddedilmesi üzerine Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı’na tavsiye kararı verilmesi talep edilmiştir. Başvuran, müvekkilleri adına vekaletname ibraz etmiş olmasına rağmen, Noterlik Kanunu’nun ilgili maddelerine aykırı olarak bu taleplerin reddedildiğini öne sürmüştür. Adalet Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği, avukatların yalnızca müvekkillerinin ilgilisi olduğu noterlik işlemlerini inceleyebileceğini, diğer belgeler üzerinde inceleme yapma yetkilerinin bulunmadığını belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru ve ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirmelerde, avukatların müvekkilleriyle ilgili belgeleri inceleme taleplerinin her birinin özel olarak ele alınması gerektiğine karar vermiştir. Noterlik Kanunu’nun 55 ve 94. maddeleri, avukatların belge inceleme yetkilerini sınırlamakta, ancak avukatların adil yargılanma hakkı kapsamında ihtiyaç duydukları belgeleri talep etme haklarını da göz önünde bulundurmaktadır. Bu nedenle, avukatların taleplerinin doğrudan reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı’na, avukatların belge inceleme taleplerinin her birinin özel olarak değerlendirilmesi ve doğrudan reddedilmemesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Ayrıca, bu tavsiye kararının uygulanması için ilgili idarenin otuz gün içinde gerekli işlemleri bildirmesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/11373-S.24.17306

BAŞVURU NO : 2024/10191

KARAR TARİHİ : 18.10.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Avukatların, noterler tarafından müvekkillerine gönderilen ihtarnamelerin tebligat parçalarını incelemelerine izin verilmesi talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 16.08.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza Başkanlığı tarafından yapılan başvuruda özetle; bağlı meslektaşları tarafından müvekkilleri adına vekâletname ibraz etmiş olmasına rağmen, müvekkillerine gönderilen ihtarnamenin tebligat parçalarının incelenmesi talebinin, Noterlik Kanununun 55, 94 ve Avukatlık Kanunun 2 nci maddelerine aykırı bir şekilde Noterliğince reddedilmesinin önüne geçilmesi için tavsiye kararı verilmesi talep edilmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 09/05/2024 tarihli ve

E. / / / sayılı yazısında;

2.1. Noterlerin de içerisinde bulunduğu kurum ve kuruluşların, avukatların gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemelerine sunmakla yükümlü olduklarına dair genel kuralın metinde yer alan, “kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla” şeklindeki ifadeyle istisna getirilerek sınırlandırıldığı,

2.2. 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 inci maddesinde düzenlenen noterlik evrak ve defterlerinin gizliliğine ilişkin özel hükümde, bu evrak ve defterleri inceleyebilecek sınırlı kimseler arasında avukatların sayılmadığı,

2.3. Ancak Noterlik Kanununun 94 üncü maddesi hükmü uyarınca avukatların sadece müvekkillerinin ilgilisi olduğu noterlik işlemlerini vekaletname ibraz etmek suretiyle inceleyebilecekleri, /

2.4. İncelenmek istenilen noterlik evrakının noterlik dairesi ile işlem tarih ve yevmiye numarasının belirli olması gerektiği,

2.5. Böyle bir evrakın da aslının veya örneğinin mahkemece her zaman istenebileceği,

2.6. Aksi takdirde avukatların noterlik dairelerinde cilbentler ya da yevmiye defteri üzerinde inceleme yapmalarının yasal olarak mümkün bulunmadığının düşünüldüğü

açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Türkiye Noterler Birliği’nin 11/06/2024 tarihli ve E- – – sayılı yazısında;

3.1. Konunun Kişisel Verileri Koruma Kanunu hükümleri ile ilgisi bulunmadığı, özel bir Yasa olan 1512 sayılı

Noterlik Kanununun 55 nci maddesinde düzenlendiği,

3.2. Avukatların sadece müvekkillerinin ilgilisi olduğu noterlik işlemlerini, vekaletname ibraz etmek suretiyle inceleyebileceği, vekaletname ibraz edemediği ilgililere ait evrakı inceleme yetkilerinin bulunmadığı,

3.3. İhtarnamenin muhatabı olan kişilerin işlem ilgilisi olmadığı,

3.4. Bu nedenle de muhatap vekilinin tebligat parçasını inceleyemeyeceğinin düşünüldüğü

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;

4.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”,

4.2. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.

Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

/

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”,

6. 1512 sayılı Noterlik Kanununun;

6.1. “Noterlik Mesleği” başlıklı 1. maddesinde; “Noterlik bir kamu hizmetidir. Noterler, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirir ve kanunlarla verilen başka görevleri yaparlar.”,

6.2. “Evrak ve defterlerin gizliliği” başlıklı 55. maddesinde; “Noterlik evrak ve defterleri mahkeme, sorgu hakimliği ve Cumhuriyet savcılıklarınca veya resmi daireler tarafından, konusu da belirtilmek suretiyle, noterlikte soruşturmaya yetkili kılınan kimselerce incelenebilir.

Noterlik evrak ve defterlerinin daire dışına çıkarılabilmesi, mahkemenin veya sorgu hakiminin karariyle mümkündür.”

6.3. “Hukuki işlemler ve ilgilileri” başlıklı 72. maddesinde; “Noterler, ilgililerin istemi üzerine, hukuki işlemleri belgelendirirler. Belgelendirme, bu kısım hükümleri ile diğer kanunlar ve yönetmelikte gösterilen şekilde yapılır.

İlgili, belgelendirme isteminde bulunan kişidir.”

6.4. “Kimlere Örnek verilebileceği” başlıklı 94. maddesinde; “Noterler tarafından yapılan işlemlerin örnekleri, ancak ilgililerine, kanuni mümessil veya vekillerine yahut da mirasçılarına verilir.

Bu örnek, masrafı verilmek suretiyle o yerdeki noter eliyle diğer bir şehirdeki noterlikten de getirtilebilir.

Ancak, Türk Kanunu Medenisi hükümlerine göre açılmadıkça, vasiyeti yapandan veya bu konuda özel yetkiyi kapsıyan, noterlikten onaylı vekaletnameyi taşıyan vekilinden başkasına, vasiyetnamelerin örneği verilemez.”

7. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlığın amacı” başlıklı 2. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekâletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir.”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Barosu Başkanlığı tarafından yapılan başvuruda özetle; Barosuna bağlı meslektaşları tarafından müvekkilleri adına vekâletname ibraz etmiş olmasına rağmen, müvekkillerine gönderilen ihtarnamenin tebligat parçalarının incelenmesi talebinin, Noterlik Kanununun 55, 94 ve Avukatlık Kanunun 2 nci maddelerine aykırı bir şekilde Noterliğince reddedilmesi üzerine söz konusu uygulamanın önüne geçilmesi için tavsiye kararı verilmesi talep edilmiştir.

10. Dosyada mübrez belgelerin incelenmesi neticesinde Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü ve

Türkiye Noterler Birliği tarafından; avukatların sadece müvekkillerinin ilgilisi olduğu noterlik işlemlerini, vekaletname ibraz etmek suretiyle inceleyebileceği, vekaletname ibraz edemediği ilgililere ait evrakı inceleme yetkilerinin bulunmadığı, işlem ilgilisi ile kastedilenin söz konusu işlemi düzenleyen kişi olarak değerlendirilmesi gerektiği, ihtarnamenin muhatabı olan kişilerin işlem ilgilisi olmadığı, böylelikle muhatap vekilinin tebligat parçasını inceleyemeyeceği açıklamalarına yer verildiği tespit edilmiştir.

11. Noterlik bir kamu hizmeti olup, noterler, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirir ve kanunlarla verilen başkaca görevleri yaparlar. Hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için Noterlik Kanununda yer alan düzenlemelere uyulması esastır.

12. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 2 nci maddesinde yargı organlarının, emniyet makamlarının, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinin, özel ve kamuya ait bankaların, noterlerin, sigorta şirketlerinin ve vakıfların avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.

Bununla birlikte Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan noterlerin de içerisinde bulunduğu kurum ve kuruluşların, avukatların gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemelerine sunmakla yükümlü olduklarına dair genel kural metinde yer alan, “kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla” şeklindeki ifadeyle sınırlandırılmıştır.

13. 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 inci maddesinde noterlik evrak ve defterlerinin gizliliğine ilişkin hükme, Noterlik Kanunu’nun 72. maddesinde “İlgili, belgelendirme isteminde bulunan kişidir.” ifadesine, 94. maddesinde ise “Noterler tarafından yapılan işlemlerin örnekleri, ancak ilgililerine, kanuni mümessil veya vekillerine yahut da mirasçılarına verilir.” ifadesine yer verildiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla ilk olarak anılan maddelerde yer alan

“ilgili” ifadesinin karşılığının tespiti son derece önem arz etmektedir.

14. Bu çerçevede başvuru konusu “ilgili” ifadesinin kapsamının belirlenmesinin başkaca uyuşmazlıklarda da gündeme gelmesi üzerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından Danıştay Kanunu’nun 41. ve 42. maddeleri uyarınca Danıştay Başkanlığı’ndan konuyla ilgili görüş alınmasına karar verilmiştir. Danıştay 1. Dairesi’nin / 1

Esas, / Karar sayılı ve 10.04.2002 tarihli kararında Avukatlık Kanununa göre avukatların kamu kurum ve kuruluşlarından isteyebileceği belgelerin sınırlarının ve içeriğinin ne olacağı konusunda düşülen duraksamanın giderilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

15. Danıştay 1. Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca maddede sayılan kurum ve kuruluşlara, avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak, kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmak yükümlülüğü

1

Erişim tarihi ve saati: 14.10.2024, 12.12.

getirildiği, incelemeye sunulan belgelerden örnek alınmasının vekalet ibrazına bağlandığı, ayrıca derdest davalarda müzekkerelerin duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabileceği belirtilmek suretiyle, adli makamlarca bir husus hakkında başka dairelere yazılan yazıların duruşma gününden önce avukatlar tarafından mahkemeden alınabilmesine, müzekkere ile istenilen hususların takip edilmesi, çabuklaştırılması ve ilgili kuruluşlardan bilgi ve belge toplanması sağlanarak yargılama sürecinin çabuklaştırılmasına ve uyuşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesine yardımcı olunmasına olanak sağlanmak istenildiği ifade edilmiştir.

16. Öte yandan Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “avukatın gerek duyduğu bilgi ve belge” ifadesinin anlam ve kapsamının genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmekle birlikte, bu ifadede geçen “gerek” sözcüğünün herhangi bir işin yapılabilmesinin bağlı bulunduğu şey anlamını içerdiği, gerekliliği açıklayan nedenlerin ise “gerekçe” sözcüğü ile ifade edildiği, gerek duymanın, keyfi, hiçbir nedene bağlı olmaksızın bir şeyi istemek iradesi anlamına gelmediği, aksine herhangi bir işin yapılabilmesine bağlı bir istemi anlattığı, böyle olunca, avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri hangi işin yapılabilmesine bağlı olarak incelemek istediğini, gerekliliği açıklayan nedenlerle birlikte belirtmesi ve bu belgelerin incelemesine sunulmasının yasa hükmü gereği olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte 1136 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan mercilerin, avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunma yükümlülüğünün istisnası olan bazı özel hükümler de bulunduğu ve Noterlik Kanununun 54 ve 55 inci maddelerinin de bu istisnalar arasında yer aldığına değinilmiştir. Söz konusu istisnai düzenlemelerle de karşılıklı hukuki ilişkilerde hak, yetki ve sorumluluklar arasında kamu yararı fikrine dayalı uygun dengenin sağlanmasının, sorumlulukların bu dengeye uygun şekilde yerine getirilmesinin amaçlandığı vurgulanmıştır.

17. Anılan Danıştay Kararında sonuç olarak; Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olma zorunluluğu kapsamında her bir talebin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, incelemeye sunmanın, bilgi ve belgenin bulunduğu kurum ve kuruluş bünyesinde, gerektiğinde bir görevli eşliğinde uygun bir yerde gerçekleştirilmesi gereken bir işlev olduğu, incelemeye sunma yükümlülüğünün, bilgi ve belgenin bulunduğu kurum ve kuruluş dışında bir yere gönderilmesi suretiyle yerine getirilmesinin istenmesinin, yasanın amacına uygun bir talep olarak değerlendirilemeyeceği, avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgelerin kapsamının, avukatların görevleriyle ve gerek duyma ifadesiyle ilgili açıklamalarda belirtilen sınırlar içinde anlaşılması ve değerlendirilmesi gerektiği, bununla birlikte belgelerden örnek alınmasının vekâletname ibrazına bağlı olduğu, avukatlarca incelenmesinden sonra bu belgelerin gerekli olanlarından konusu, tarih ve sayısı belirtilerek örnek alınabilmesinin yasa hükmü gereği olduğu, incelemeye sunma yükümlülüğünün istisnası olan kanunlardaki özel hükümlerin sınırları ve içeriğinin de her bir olay özelinde hukuki çerçeve içinde değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüş verilmiştir.

18. Görüldüğü üzere Danıştay’ın görüşünde de talebin doğrudan reddedilmesinin Avukatlık Kanunu hükümlerine aykırı olduğu vurgulanmış ve avukatların müvekkilleriyle ilgili olan, konusu, tarihi, sayısı belli işlemlerin bir örneğinin verilmesi talebinin somut olay bazında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

19. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurularak yapılan inceleme neticesinde; başvuruya konu olayda vekilin talep etmiş olduğu ihtarname tebligat parçasının dayanağı olan ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediği iddiasında olduğu, bununla birlikte keşideci tarafından da ihtarname gönderildiğinin iddia edildiği, konuyla ilgili olarak açılacak davada usulüne uygun bir tebligat olup olmadığının ve şayet tebligat işlemi yapılmış ise tebliğ tarihinin belirlenmesinin önem arz ettiği, bir diğer ifadeyle avukatın talep ettiği tebligat parçasının avukatın işini yapabilmesi için gerek duyduğu belgeler arasında değerlendirilebileceği, bu yönüyle söz konusu belgenin adil yargılanma hakkı bakımından da önem arz ettiği, hal

böyle olunca avukatın “ilgili” kapsamında yer almadığından bahisle talebinin reddedilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ve bu nedenle de talebin karşılanması gerektiği değerlendirilmiştir.

20. Bu kapsamda; avukatların belge inceleme taleplerinde her bir talep özelinde değerlendirme yapılması ve talebin doğrudan reddedilmemesi yönünde Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı’na tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında idareler tarafından süresi içerisinde başvuruya ayrıntılı bir şekilde cevap verildiği; böylece “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı, tavsiye kararına uygun olarak iş ve işlemlere başlanılması halinde “kanunilik” ilkesine de riayet edileceği değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede İdare

Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Avukatların belge inceleme taleplerinde her bir talep özelinde değerlendirme yapılması ve talebin doğrudan reddedilmemesi yönünde TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, TÜRKİYE

NOTERLER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi