ÖZET: Başvuru, Adalet Bakanlığı’nın müdafi ücreti ödemeleriyle ilgili uygulamalarına itiraz niteliğindedir. Başvuran, 19.07.2024 tarihinde gerekli belgelerle Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduğunu, ancak dosyasında savcılık soruşturma numarası bulunmadığı için başvurusunun iade edildiğini belirtmiştir. Başvuran, bu durumun Anayasa’nın 18. maddesini ihlal ettiğini ve Ceza Muhakemesi Kanunu Yönetmeliği’nin 11. maddesi gereği savcılık esas numarası aranmaksızın ödemelerin yapılması gerektiğini savunmuştur. Ayrıca, yeni uygulamanın genç avukatlar için zorluklar yarattığını ve hukuksuz bir durum oluşturduğunu ifade etmiştir.

Adalet Bakanlığı ise, müdafi ve vekillere yapılacak ödemelerin, soruşturma dosyası üzerinden yapılmasının zorunlu olduğunu, kolluk tahkikat numarası üzerinden ödeme yapılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Bakanlık, bu uygulamanın amacının, mükerrer ödemelerin önlenmesi ve kamu zararının engellenmesi olduğunu vurgulamıştır. Başvuru, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından incelenmiş ve mevcut uygulamanın hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak reddedilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talepleri, yürürlükteki mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde, Adalet Bakanlığı’nın uygulamalarının geçerliliği onaylanmış ve başvurunun reddine karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/562-S.25.911

BAŞVURU NO : 2024/12815

KARAR TARİHİ : 18.01.2025

RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Soruşturma numarası almayan dosyalarda müdafi ücreti ödenmesi talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 16.10.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle;19.07.2024 tarihinde CMK makbuzları, görevlendirme yazıları, ödeme talebi ve gerekli tüm evraklar müdafi olarak görevlendirildiğinden dolayı ödeme almak amacıyla Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunduğunu, ancak başvurunun, ifadelerde savcılık soruşturma numarası olmadığı için iade edildiğini, savcılık esas numarasının bir dosyaya atanmasının ortalama dört ayı bulabildiği gibi, çocuk teslimi gibi dosyalarda ise savcılık numarası alınmadığını, ödemelerin savcılık soruşturma numarası olmamasına dayanarak yapılmamasının Anayasa’nın 18 inci maddesinin ihlali niteliğinde olduğunu, CMK

Yönetmeliği’nin 11 inci maddesi gereği ödemelerde “savcılık esas numarası” aranmayacağını, bir üst yazı ile bu uygulamaya geçildiği sözlü olarak belirtilse de bunun normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu, bu uygulamanın hukuki dayanağının bildirilmesi ve hukuki bir dayanağı yoksa uygulamanın kaldırılmasını talep ederek 16.08.2024 tarihinde yaptığı başvurunun 15.10.2024 tarihinde idare tarafından cevaplanarak, esas numaralarının ivedilikle kaydedilmesinin savcılık ve kolluk birimlerinden istendiğini, ancak Ceza

İşleri Genel Müdürlüğü’nün “Soruşturma Numarası Almayan Dosyalarda Müdafi Ücreti Ödemesi” konulu

28.06.2024 tarihli ve sayılı duyuru yazısıyla başlayan bu

uygulamanın yerinde olmadığını, öncesinde esas numaraları olmadan ödemelerin yapılmakta olduğunu, yeni uygulamanın genç avukatlara bir külfet oluşturduğunu ayrıca idare lehine hukuksuz bir durum yarattığını ifade ederek Yönetmeliğe, Kanuna ve Anayasaya aykırı olan uygulamanın kaldırılması ve

Bakanlığın CMK ödemelerinde Kanuna ve Anayasaya riayet eden bir çalışma yapana dek eski uygulamanın devamına karar verilmesini talep etmektedir.

/

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 25.11.2024 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge talep yazısına cevaben Adalet

Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 11.10.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında ilgili hükümlere yer verildikten sonra özetle;

2.1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 149, 150 ve 234 üncü maddelerinde şüpheli, mağdur ve müştekinin müdafi ve vekil seçimi ve hangi hallerde müdafi ve vekil görevlendirileceği, 02.03.2007 tarihli ve 26450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince

Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin

Yönetmeliğin 5 inci maddesinde müdafi veya vekillerin görevlendirilmesi, 6 ncı maddesinde görevlendirme esasları ve 11 inci maddesinde ise hangi hâllerde avukatın tarifede belirlenen meblâğı almaya hak kazanacağı ve ödemenin ne şekilde yapılacağı ayrıntılı olarak belirtildiği, Yönetmeliğin 7 nci maddesinde; müdafi veya vekilin görevinin hangi hâllerde sona ereceği, 10 uncu maddesinde; soruşturma aşamasında birden fazla avukat görevlendirilmesi hâlinde ödemeye ilişkin esaslar ve 11 inci maddesinde ise; hangi hâllerde avukatın tarifede belirlenen meblâğı almaya hak kazanacağı ve ödemenin ne şekilde yapılacağı ayrıntılı olarak belirtildiği, 2.2.Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca görevlendirilen müdafilerin ücrete hak kazanabilmeleri açısından ceza muhakemesi, soruşturma ve kovuşturma işlemleri olmak üzere iki aşamaya ayrıldığı, görevlendirilen müdafilere soruşturma ve kovuşturma işlemleri bakımından ayrı ayrı ücretlendirme yapıldığı, bu kapsamda, soruşturma ve kovuşturmanın kendi içinde bir bütün olarak değerlendirildiği, yapılan işlemler bakımından ayrı bir ücretlendirilme öngörüldüğü, 2.3. Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinde soruşturma aşamasının; yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen hâllerde bu kararın kesinleşmesine, kamu davası açılan hâllerde ise iddianamenin kabulüne kadar geçen evre olarak tanımlandığı, 2.4. Yönetmeliğin 7 nci maddesinde zorunlu müdafin görevinin hangi hallerde sona ereceği gösterildiği, buna göre, soruşturma evresinde görevlendirilen müdafiin görevinin; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi, yetkisizlik veya görevsizlik kararı, kamu davası açılmasında ise iddianamenin kabulü kararı verilmesi, müdafi, vekil veya kendisine müdafi ya da vekil görevlendirilen kişinin ölmesi, kişinin kendisine bir müdafi veya vekil seçmesi hâllerinde sona ereceği, müdafi olarak görevlendirilen avukatın mesleği bırakması ya da kanuni engellerle davadan çekilmesi, duruşmada hazır bulunmama, vakitsiz olarak duruşmadan çekilme veya görevini yerine getirmekten kaçınma hâlinde, baro tarafından yeniden müdafi görevlendirileceği, Kanun ve Yönetmelikte sayılan hâller dışında müdafiinin görevinin sona ermeyeceği, hazır bulunması zorunlu olan soruşturma işlemlerine katılması gerekeceği, usulüne uygun olarak davet edilen müdafiinin, yasal mazereti olmadan, hazır bulunması zorunlu olan soruşturma işlemlerine katılmaması hâlinde yasal sorumluluğu doğabileceği, haklı mazeretin varlığı hâlinde ise müdafi, görevlendirilmesine ilişkin yazıya dayanarak başka bir avukata yetki verebileceği, 2.5. Yönetmeliğin 11 inci maddesi uyarınca, müdafi veya vekilin, soruşturma evresinde ifade alma ve sorguya katılmakla Tarifede belirlenen meblâğı almaya hak kazanacağı, ancak Yönetmeliğin 10 uncu maddesi uyarınca soruşturma evresinde kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısı ve hâkim huzurunda yapılan ifade alma veya sorgu için farklı müdafilerin görevlendirilmesi hâlinde de tek bir ücret ödeneceği ve bu

/

ücretin görevli müdafilere katkıları oranında paylaştırılacağı, bir soruşturma evresinde aynı kişi için birden fazla ücret ödemesi yapılamayacağının duraksamaya yol açmayacak şekilde açıkça düzenlendiği, dolayısıyla, kolluk görevlileri ve Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan ifade alma işlemi ile sulh ceza hakimliğince gerçekleştirilen sorgu işlemi için görevlendirilen müdafilere ayrı ayrı değil, katkıları oranında bir kez ödeme yapılmasının uygun olacağının değerlendirildiği, 2.6. Yine aynı soruşturma dosyasında, şüphelinin birden fazla suçu yönünden müdafi görevlendirilse bile suç sayısına göre değil dosya sayısı dikkate alınarak sadece bir müdafi ücreti ödenebileceği, buna karşın aynı soruşturma dosyasında, aralarında menfaat çatışması bulunmayan birden fazla şüpheli için görevlendirilen aynı müdafiiye bu kişilerin her biri için ücret ödenebileceği, şüpheli hakkında birden fazla suçtan dolayı farklı soruşturma dosyası açılmış ve soruşturmalar da ayrı ayrı yürütülüyor ise görevlendirilen müdafiye yine her dosya için ücret ödenmesi gerektiği,

2.7.5271 sayılı Kanunun 161 inci maddesi uyarınca adlî kolluk görevlileri, maddî gerçeğin araştırılması ve

adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, Cumhuriyet savcısının emirleri doğrultusunda şüphelinin lehine veya aleyhine olan tüm delilleri, kanunda öngörülen koşullara uyarak toplamak, muhafaza altına almak ve bunları bir fezleke ile Cumhuriyet savcısına sunmakla yükümlü bulunduğu, soruşturma evrakının

Cumhuriyet başsavcılığına sunulması zaman alabileceği değerlendirilen olayların gecikmeksizin

Cumhuriyet başsavcılığına intikal ettirilerek soruşturma evrakına kaydının yapılması ve böylece müdafi ve vekil ücreti ödemelerinde mağduriyetlerin yaşanmasının önüne geçilmesinin uygun olacağı, 2.8. Öte yandan, avukatların Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince zorunlu müdafii ya da vekil olarak kolluk aşamasında ifade alınma işlemine katılımları ile esasen soruşturma işlemlerinin de başlatılmış olması sebebiyle ücrete hak kazandıkları, soruşturma işlemleri başladıktan sonra evrakın kolluk tarafından

Cumhuriyet başsavcılığına intikal ettirilmemesi nedeniyle soruşturma numarası alınmamış olmasının, soruşturma aşamasının başlamadığı anlamına gelmeyeceği, 2.9.Emniyet ve jandarma birimleri tarafından başlatılan tahkikatların, Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda tamamlandıktan sonra geciktirilmeksizin oluşturulan kolluk fezlekesi ile Cumhuriyet başsavcılıklarına teslim edildiği, teslim edilen tahkikat evraklarının yapılan inceleme ve kontroller sonrasında kayda uygun görülmesi halinde, Cumhuriyet savcısının havalesi ile kaydedilerek soruşturma numarası aldığı, soruşturma numarası alınmadığı hallerde, UYAP sistemine erişim bulunmadığı, 2.10. Kurumumuzun evvelce yapılan (Genel Müdürlüğün 09.01.2023 tarihli ve Esayılı yazısı) ve (Genel Müdürlüğün

15.04.2022 tarihli ve E – sayılı yazısı) tarafından yapılan

başvurulara verilen yanıtlarda; müdafi veya vekile soruşturma numarası alınmadan ücret ödemesi yapılmasının muhasebe uygulamaları bakımından sorun oluşturacağı, mükerrer ödeme yapılmaması açısından soruşturma numarasının alınması gerektiği, tahkikat numaraları üzerinden ödeme yapılması durumunda UYAP sisteminden erişimin mümkün olmadığının açıklandığı, 2.11. Süreç içerisinde birçok Cumhuriyet başsavcılığına soruşturma numarası alınmadan ödeme yapılmasına ilişkin başvuru yapıldığı; bu başvuruların bir kısmının görüş verilmesi talebiyle Genel

Müdürlüğe intikal ettiği, bu başvurularda tahkikat sürelerinin uzadığı, dosyaların Cumhuriyet başsavcılıklarına geç intikal ettiği ve soruşturma numarası alınmasının uzun zaman aldığı, mağduriyetlerin yaşandığının vurgulandığı, yaşanan sorunların önüne geçilmesi, mağduriyetlerin engellenmesi ve uygulama

/

birliğinin sağlanması amacıyla tahkikat numarası üzerinden ödeme yapılıp yapılamayacağı hususunun

Bakanlık Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünden sorulduğu, 2.12.Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünün 15.02.2024 tarihli ve E- sayılı yazısında; Görevlendirmeye esas ödemenin eksik veya mükerrer yapılmaması için müdafi ve vekillerin sundukları makbuz ve talep yazısına binaen, ilgili soruşturma dosyası üzerinden yapıldığı ve kontrol mekanizmasının soruşturma dosyası üzerinden Cumhuriyet başsavcılıkları idari işler müdürlüklerince yürütüldüğü, CMK ödemelerinin, kolluk tarafından kaydedilen tahkikat dosya numarası üzerinden yapılması durumunda, kolluk tahkikat dosya numaralarına UYAP Bilişim Sistemi üzerinden erişilemeyeceği, sonuç olarak, Ceza

Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi ve vekillere, bu görevleri gereğince UYAP Bilişim

Sistemi üzerinden yapılacak ödemelerin, sistemsel olarak, kolluk tarafından kaydedilen tahkikat dosya numarası üzerinden yapılmasının uygun olmayacağının bildirildiği, ayrıca, yapılan ödeme sonrasında soruşturma ve kovuşturma numarası esas alınarak ödeme evraklarının dosyasına gönderilerek, kovuşturma sonrasında varılan sonuca göre yapılan bu giderin sanığa yüklenip yüklenmeyeceğine karar verildiği, 2.13. Bununla birlikte, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen ve kollukta ifade alma işlemine katılan müdafi veya vekillerin soruşturma numarası alınmadan ücret ödenmesi talebiyle yaptıkları başvuruların yanıtlanması, soruşturmaya kayıt işlemlerinde yaşanan gecikmelerin önlenmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla Genel Müdürlüklerinin 28.06.2024 tarihli ve Esayılı duyurusunun Ceza Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderildiği, bu duyuru ile müdafi ücreti için başvuru halinde evrakın derhal soruşturmaya kaydedilerek ödemelerin gecikmeksizin yapılmasını sağlamaya yönelik vurgu yapıldığı, somut olayda başvurucuya ait ödemelerin, soruşturma numarası alınmasını müteakip yapıldığı, 2.14. Meri mevzuat hükümleri ve açıklamalardan da görüleceği üzere, kolluk tarafından kaydedilen tahkikat dosya numaralarına UYAP üzerinden erişim imkanı bulunmadığı gözetilerek, mükerrer ödeme yapılmasının önlenmesi ve kamu zararına neden olunmaması açısından kolluk tahkikat numarası dikkate alınarak müdafi veya vekile ücret ödemesi yapılamayacağının değerlendirildiği, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, 5.1. “İfade ve sorgunun tarzı” kenar başlıklı 147 nci maddesinin birinci fıkrasının “c” bendinde; “(1)

Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:…

c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği, kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir…”, 5.2. “Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi” kenar başlıklı 149 uncu maddesinde; “(1) Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.

(2) Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir. (Ek cümle: 3/10/2016KHK-676/1 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/1 md.) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda, duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.

(3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.”, 5.3. “Müdafiin görevlendirilmesi” kenar başlıklı 150 nci maddesinde; “(Değişik: 6/12/2006-5560/21 md.) (1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.

(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.

(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.

(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” 5.4. “Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik görevinden yasaklanma” kenar başlıklı 151 inci maddesinin birinci fıkrasında; ”(1) 150 nci madde hükmüne göre görevlendirilen müdafi, duruşmada hazır bulunmaz veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa, hâkim veya mahkeme derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar. Bu durumda mahkeme oturuma ara verebileceği gibi oturumun ertelenmesine de karar verebilir.”,

5.5 “Müdafiin görevlendirilmesinde usul” kenar başlıklı 156 ncı maddesinde; “(1) 150 nci maddede

yazılı olan hâllerde, müdafi; a) Soruşturma evresinde, ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin istemi üzerine, b) Kovuşturma evresinde, mahkemenin istemi üzerine, Baro tarafından görevlendirilir.

(2)Yukarıda belirtilen hâllerde müdafi soruşturmanın veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosunca görevlendirilir.

(3)Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer.”,

5.6 “Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri” kenar başlıklı 161 inci maddesinin birinci ve ikinci

fıkralarında; “(1) Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adlî kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabilir; yukarıdaki maddede yazılı sonuçlara varmak için bütün kamu görevlilerinden her türlü bilgiyi isteyebilir. Cumhuriyet savcısı, adlî görevi gereğince nezdinde görev yaptığı mahkemenin yargı çevresi dışında bir işlem yapmak ihtiyacı ortaya çıkınca, bu hususta o yer

Cumhuriyet savcısından söz konusu işlemi yapmasını ister.

(2) Adlî kolluk görevlileri, elkoydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhâl bildirmek ve bu Cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür.”,

5.7 “Mağdur ile şikâyetçinin hakları” kenar başlıklı 234 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “(1)

Mağdur ile şikâyetçinin hakları şunlardır:

a) Soruşturma evresinde;…

3. (Değişik: 24/7/2008-5793/40 md.) Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,…”

İkinci fıkrasında; “(2)Mağdur, onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.”,

5.8 “Yargılama giderleri” kenar başlıklı 324 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “(1) Harçlar ve

tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.” 6. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un

“Müdafi ve vekil ücreti” kenar başlıklı 13 üncü maddesinde; “(1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır.

(2) Bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” 7. 02/03/2007 tarihli ve 26450 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza

Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin

Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in,

7.1 “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte yer alan;…

c) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi, ç) Soruşturma: Yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden; kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen hâllerde bu kararın kesinleşmesine, kamu davası açılan hâllerde ise iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,…

ifade eder.”

7.2 “Müdafi veya vekillerin görevlendirilmesi” kenar başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Şüpheli veya

sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, görevlendirilecek müdafie yapılacak ödemelerin yargılama giderlerinden sayılacağı ve mahkûmiyeti hâlinde kendisinden tahsil edileceği hususu hatırlatılarak talep ettiği takdirde barodan bir müdafi görevlendirmesi istenir.

/

(2) Şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malûl veya sağır ve dilsiz ise ya da hakkında alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı soruşturma ya da kovuşturma yapılıyorsa istemi aranmaksızın barodan bir müdafi görevlendirmesi istenir. Ancak bunun için şüpheli veya sanığın müdafiinin olmaması şarttır.

(3) İkinci fıkrada sayılan hâllerde kovuşturma aşamasında sanığa iddianamenin tebliği için çıkarılan çağrı kâğıdına ayrıca ‘tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde müdafii bulunup bulunmadığını bildirmesi, bildirimde bulunmadığı takdirde barodan bir müdafi görevlendirmesinin isteneceği, görevlendirilen müdafie ödenecek ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı ve mahkûmiyeti hâlinde kendisinden tahsil edileceği’ hususunu hatırlatan meşruhat verilir. Sanığın tutuklu olması hâlinde Ceza Muhakemesi

Kanununun 176 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince yapılan işlemler sırasında yukarıda belirtilen meşruhat hatırlatılır. Sanık tarafından bildirimde bulunulmadığı, tebligat yapılamadığı veya tutuklu sanığın müdafii olmadığını bildirmesi hâlinde duruşma günü beklenmeksizin barodan bir müdafi görevlendirmesi istenir.

(4) Vekili bulunmayan mağdur, şikâyetçi veya katılanın talep etmesi hâlinde, barodan bir vekil görevlendirmesi istenir.

(5) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince mağdur veya suçtan zarar gören için zorunlu olarak vekil görevlendirilmesi gereken hâllerde istemi aranmaksızın barodan bir vekil görevlendirmesi istenir. Ancak bunun için mağdur veya suçtan zarar görenin vekilinin olmaması şarttır.

(6) Müdafi veya vekil görevlendirilmesi; soruşturma evresinde ifadeyi alan merci veya sorguyu yapan hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından barodan talep edilir.

(7) (Ek:RG-7/11/2020-31297) Birden fazla baronun bulunduğu illerde, Avukatlık Kanununun 177 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca oluşturulan bürodan müdafi veya vekil görevlendirilmesi istenir. Büro, hangi baroya kayıtlı olduğuna bakılmaksızın o ildeki tüm avukatlar arasından eşitlik gözetilerek belirlediği müdafi veya vekilin kayıtlı olduğu baro tarafından görevlendirilmesini sağlar.”, 7.3“Görevlendirme esasları” kenar başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Soruşturma evresinde görev yapan müdafi veya vekil, engel bulunmadığı takdirde kovuşturma evresinde de öncelikle görevlendirilir.

(2) Soruşturma veya kovuşturma makamlarınca aralarında menfaat çatışması bulunduğu bildirilmediği takdirde birden fazla şüpheli, sanık, mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören veya katılan için aynı müdafi veya vekil görevlendirilebilir.

(3) Baro tarafından müdafi veya vekil olarak atanan avukat, haklı mazereti hâlinde görevlendirilmesine ilişkin yazıya dayanarak başka bir avukata yetki verebilir.

(4) Müdafi veya vekilin mesleği bırakması ya da kanunî engellerle davadan çekilmesi hâlinde, baro tarafından yeni bir müdafi veya vekil görevlendirilir.

(5) (Değişik:RG-7/11/2020-31297) Dosyada görevli müdafi veya vekilin, istinaf veya temyiz kanun yolu muhakemesinde yapılacak duruşmaya katılmayacağını bildirmesi durumunda, zorunlu müdafi veya vekil gerektiren hâllerde görevlendirme, kanun yolu incelemesini yapacak mahkeme tarafından birden fazla baronun bulunduğu illerde bürodan, diğer yerlerde doğrudan o yer barosundan istenir.

(6) Müdafi veya vekil, soruşturma evresinde ya da duruşmada hazır bulunmaz veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme derhal başka bir müdafi veya vekil görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar.”,

7.4 “Görevin sona ermesi” kenar başlıklı 7 nci maddesinde; “(1) Müdafi veya vekilin görevi;

/

a) Soruşturma evresinde; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi, yetkisizlik veya görevsizlik kararı, kamu davası açılması hâlinde ise iddianamenin kabulü kararı verilmesi, b) Kovuşturma evresinde; yargılamanın yapıldığı il veya ilçe dışında yargılamayı gerektirir görevsizlik veya yetkisizlik kararı, esasa ilişkin hükmün kesinleşmesi ya da davanın nakline karar verilmesi, c) Müdafi, vekil veya kendisine müdafi ya da vekil görevlendirilen kişinin ölmesi, ç) Kişinin kendisine bir müdafi veya vekil seçmesi, hâllerinde sona erer.

(2) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekil azledilemez.”,

7.5 “Ücret” kenar başlıklı 8 inci maddesinde; “(1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro tarafından

görevlendirilen müdafi veya vekile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak hazırlanacak ‘Ceza

Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife’ gereğince ödenecek meblâğ Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanır.

(2) (Değişik:RG-10/6/2011-27960) Müdafi veya vekilin görevi gereği yaptığı zorunlu yol giderleri ile kendisi tarafından karşılanması durumunda temyiz, istinaf ve itiraz harçları ayrıca ödenir.

(3) (Değişik:RG-10/6/2011-27960) Müdafi veya vekile Tarife gereğince ödenen meblâğ, zorunlu yol giderleri ve müdafi veya vekil tarafından ödenen temyiz, istinaf ve itiraz harçları yargılama giderlerinden sayılır.”,

7.6 “Tarife” kenar başlıklı 9 uncu maddesinde; “(1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince baro

tarafından görevlendirilen müdafi veya vekile ödenecek meblâğ, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından her yıl Aralık ayında hazırlanan ve 1 Ocak tarihinden geçerli olmak üzere düzenlenen Tarifede gösterilir. Tarife ayrıca Resmî Gazete’de yayımlanır.”,

7.7 “Ödemeye ilişkin esaslar” kenar başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) Ceza Muhakemesi Kanunu

gereğince görevlendirilen müdafi veya vekile soruşturma ve kovuşturma evreleri için ayrı ayrı olmak üzere

Tarifede belirlenen ücret ödenir.

(2) Soruşturma evresinde kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısı ve mahkeme huzurunda yapılan ifade alma veya sorgu için farklı avukatların görevlendirilmesi hâlinde tek bir ücret ödenir ve bu ücret görevli avukatlara katkıları oranında paylaştırılır.

(3) Aynı soruşturma veya kovuşturma evresinde bir kişi için aynı avukata birden fazla ücret ödenmez.

(4) Aralarında menfaat çatışması bulunmayan birden fazla şüpheli, sanık, mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören veya katılan için görevlendirilen aynı müdafi ya da vekile bu kişilerin her biri için ayrı ücret ödenir.

(5) Yetki belgesi ile görevlendirilen avukata ayrıca ücret ödenmez.

(6) Müdafi veya vekil olarak görevlendirilen avukatın mesleği bırakması ya da kanunî engellerle davadan çekilmesi hâlinde baro tarafından yeniden görevlendirilen müdafi veya vekile de Tarifede yazılı ücret ödenir. Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen görevsizlik ile yetkisizlik veya davanın nakli sebebiyle müdafilik ya da vekillik görevinin sona ermesi hâllerinde Tarifede yazılı ücret ödenir.

(7) Kovuşturma evresinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın yargılamanın yapıldığı il veya ilçe içindeki üst dereceli mahkemeye gönderilmesi hâlinde Tarifede yazılı ücretler arasındaki fark ilâveten ödenir.

(8) Kişinin kendisine bir müdafi veya vekil seçmesi nedeniyle görevi sona eren müdafi ya da vekile

Tarifede yazılı ücret ödenir.

(9) Cumhuriyet savcılığı veya mahkemenin talebi üzerine istinabe işlemi sırasında görevlendirilen müdafi veya vekile Tarifede yazılı ücretin yarısı ödenir.

(10) (Değişik:RG-21/05/2007-26528) Müdafi veya vekillik ücretinin belirlenmesinde ücrete hak kazanılan hukukî yardımın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Tarife esas alınır.”,

7.8 “Ücretin ödenme usulü” kenar başlıklı 11 inci maddesinde; “(Değişik:RG-21/05/2007-26528) (1)

Müdafi veya vekil; soruşturma evresinde ifade alma ve sorguya, kovuşturma evresinde ise bir oturuma katılmakla Tarifede belirlenen meblâğı almaya hak kazanır.

(2) Zorunlu yol giderlerine de buna ilişkin belge, gider pusulası veya avukatın rayice uygun yazılı beyanı üzerine hak kazanılır.

(3) (Değişik:RG-7/11/2020-31297) Müdafi veya vekilin; görevlendirme yazısı, katıldığı soruşturma veya kovuşturma evresine ilişkin tutanağın onaylı örneği, evrakın çok sayıda olması hâlinde ilk ve son sayfası ve varsa yapmış olduğu zorunlu yol giderlerine ilişkin belge, gider pusulası veya rayice uygun yazılı beyanı ile serbest meslek makbuzunu baroya, birden fazla baronun bulunduğu illerde ise büroya vermesi üzerine, baro veya büro tarafından, bu Yönetmelik ve Tarife hükümlerine göre gerekli incelemeler yapılıp hukukî yardımın yapıldığı Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelere göre gruplandırılmış ayrıntılı ödeme listeleri, geliş tarihi esas alınmak suretiyle en geç on gün içinde hazırlanır ve ekindeki dayanak belgeler ile birlikte soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir.

(4) Müdafi veya vekil sigortalı olarak çalışmakta ise yanında çalıştığı avukatın, avukatlık bürosu ya da avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmakta ise büro veya ortaklığın serbest meslek makbuzunu kullanır.

(5) (Değişik:RG-10/6/2011-27960) Cumhuriyet başsavcılığınca listeler ve ekindeki dayanak belgeler incelendikten sonra, müdafi veya vekile ödenmesi gereken Tarifede yazılı meblağ ile varsa zorunlu yol giderlerini de kapsayan toplam ücret, ödeme emri belgesiyle, serbest meslek makbuzunu düzenleyen müdafi veya vekilin bildireceği banka hesabına ödenir.

(6) (Ek:RG-10/6/2011-27960) Cumhuriyet başsavcılığınca, müdafi veya vekil tarafından karşılanması durumunda temyiz, istinaf ve itiraz harçlarına ilişkin dayanak belgeler incelendikten sonra ödenmesi gereken meblağ, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince herhangi bir kesintiye tabi olmaksızın müdafi veya vekilin bildireceği banka hesabına ödenir.

(7) (Ek:RG-10/6/2011-27960) Beşinci ve altıncı fıkra gereğince yapılan ödemeler, yargılama giderlerinin hesabında dikkate alınmak üzere soruşturma ya da kovuşturma dosyasına bildirilir (8) Ödeme emri belgeleri, soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca gecikmeksizin düzenlenir.”, Hükümleri yer almaktadır.

8. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 28.06.2024 tarihli ve ayılı “Soruşturma Numarası Almayan Dosyalarda Müdafi Ücreti Ödemesi” konulu duyurusu yazısında; “ …Bu itibarla; 1- Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince zorunlu müdafii ya da vekil olarak görevlendirilen avukatın kolluk aşamasında ifade alma işlemine katılmakla Tarifedeki “soruşturma evresinde takip edilen işler” kalemi üzerinden ücret almaya hak kazanacağı, /

2- Zorunlu müdafii ve vekillere, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ücrete hak kazandıktan sonra soruşturma ve kovuşturmanın yapıldığı yer Cumhuriyet basşavcılıkları tarafından mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi amacıyla soruşturma ve kovuşturma numarası almadan ücret ödemesi yapılmasının mümkün olmadığı, 3- Kolluk tarafından kaydedilen tahkikat dosya numaralarına UYAP üzerinden erişim imkanı olmadığı için kolluk tahkikat numarası üzerinden ücret ödemesi yapılmasının mümkün olmadığı, 4- Soruşturma evrakının Cumhuriyet başsavcılığına kolluk tarafından sunulmasının zaman alabileceği değerlendirilen olaylarda, evrakın gecikmeksizin Cumhuriyet başsavcılığına intikal ettirilerek soruşturma kaydının yapılması sağlanarak müdafi ve vekil ücreti ödemelerinde gecikmelere sebep olunmaması, Hususlarında bilgi edinilmesini, keyfiyetin merkezdeki Cumhuriyet savcıları ile yargı çevrenizdeki

Cumhuriyet başsavcılıklarına duyurulmasını rica ederim.” denilmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ERTUNÇ ERKAN BALTA’NIN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin hazırlanan

“Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle; 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen ve kollukta ifade alma işlemine katılan müdafi veya vekillere soruşturma numarası alınmadan ücret ödenmesini engellediği gerekçesiyle Ceza İşleri Genel

Müdürlüğünün “Soruşturma Numarası Almayan Dosyalarda Müdafi Ücreti Ödemesi” konulu 28.06.2024 tarihli ve sayılı duyuru yazısıyla başlayan bu uygulamanın yerinde olmadığını, öncesinde esas numaraları olmadan ödemelerin yapılmakta olduğunu, yeni uygulamanın genç avukatlara bir külfet oluşturduğunu ayrıca idare lehine hukuksuz bir durum yarattığını ifade ederek Bakanlığın CMK ödemelerinde Anayasa ve Kanuna riayet eden yeni bir çalışma yapıncaya dek eski uygulamanın devamına karar verilmesini talep etmektedir.

11. İdare ise özetle; görevlendirmeye esas ödemenin eksik veya mükerrer yapılmaması, kamu zararına neden olunmaması için müdafi ve vekillerin sundukları makbuz ve talep yazısına binaen, ilgili soruşturma dosyası üzerinden yapıldığı ve kontrol mekanizmasının soruşturma dosyası üzerinden Cumhuriyet başsavcılıkları idari işler müdürlüklerince yürütüldüğü, Kolluk tarafından kaydedilen tahkikat dosya numaralarına UYAP üzerinden erişim imkanı olmadığı için kolluk tahkikat numarası üzerinden de ücret ödemesi yapılmasının mümkün olmadığı, diğer bir ifadeyle, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi ve vekillere, bu görevleri gereğince UYAP Bilişim Sistemi üzerinden yapılacak ödemelerin, sistemsel olarak, kolluk tarafından kaydedilen tahkikat dosya numarası üzerinden yapılmasının uygun olmayacağı, ayrıca, yapılan ödeme sonrasında soruşturma ve kovuşturma numarası esas alınarak ödeme evraklarının dosyasına gönderilerek, kovuşturma sonrasında varılan sonuca göre yapılan bu giderin sanığa yüklenip yüklenmeyeceğine karar verildiği, bu nedenle de soruşturma numarasının önemli olduğu, duyurunun asıl amacının müdafi ücreti için başvuru halinde evrakın derhal soruşturmaya kaydedilerek ödemelerin gecikmeksizin yapılmasını sağlamak olduğu, soruşturma veya kovuşturma numarası olmadan

/

ödeme yapılmaması hususunun başvuruya konu Genel Müdürlükleri duyurusuyla başlatılmamış olup

Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren var olan bir uygulama olduğunu belirtmiştir.

12. Uyuşmazlığın çözümü için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen ve kollukta ifade alma işlemine katılan müdafi veya vekillere soruşturma numarası alınmadan ücret ödenmesinin mümkün olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

13. 02.03.2007 tarihli ve 26450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi

Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına

İlişkin Yönetmeliğin “Tanımlar” kenar başlıklı 4 üncü maddesinde soruşturma aşaması; yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen hâllerde bu kararın kesinleşmesine, kamu davası açılan hâllerde ise iddianamenin kabulüne kadar geçen evre olarak tanımlanmıştır.

14. Yönetmeliğin 11 inci maddesi uyarınca, müdafi veya vekil, soruşturma evresinde ifade alma ve sorguya katılmakla Tarifede belirlenen meblâğı almaya hak kazanır. Ancak Yönetmeliğin 10 uncu maddesi uyarınca soruşturma evresinde kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısı ve hâkim huzurunda yapılan ifade alma veya sorgu için farklı müdafilerin görevlendirilmesi hâlinde de tek bir ücret ödeneceği ve bu ücretin görevli müdafilere katkıları oranında paylaştırılacağı, bir soruşturma evresinde aynı kişi için birden fazla ücret ödemesi yapılamayacağı duraksamaya yol açmayacak şekilde açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla, kolluk görevlileri ve Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan ifade alma işlemi ile sulh ceza hakimliğince gerçekleştirilen sorgu işlemi için görevlendirilen müdafilere ayrı ayrı değil, katkıları oranında bir kez ödeme yapılacaktır. Yine aynı soruşturma dosyasında, şüphelinin birden fazla suçu yönünden müdafi görevlendirilse bile suç sayısına göre değil dosya sayısı dikkate alınarak sadece bir müdafi ücreti ödenebilecektir. Buna karşın aynı soruşturma dosyasında, aralarında menfaat çatışması bulunmayan birden fazla şüpheli için görevlendirilen aynı müdafiiye bu kişilerin her biri için ücret ödenebilecektir. Şüpheli hakkında birden fazla suçtan dolayı farklı soruşturma dosyası açılmış ve soruşturmalar da ayrı ayrı yürütülüyor ise görevlendirilen müdafiye yine her dosya için ücret ödenmesi gerekmektedir. Görüldüğü üzere ücret ödemesi her bir somut olayın özelliğine göre dikkatle yapılmalı, görevlendirmeye esas ödemenin eksik veya mükerrer yapılmamalı, kamu zararına neden olunmamalıdır.

15. Avukatların Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince zorunlu müdafii ya da vekil olarak kolluk aşamasında ifade alınma işlemine katılımları ile esasen soruşturma işlemlerine katılmış olması sebebiyle

Yönetmeliğin 11 inci maddesi uyarınca ücrete hak kazandıkları açık ise de soruşturma sürecinde işlemler devam ettiğinden Yönetmeliğin 10 uncu maddesi uyarınca Tarifede belirlenen meblâğın ne kadarına hak kazandığı hususu henüz tamamen açıklığa kavuşmamıştır. Örneğin soruşturma evresinde kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısı ve hâkim huzurunda yapılan ifade alma veya sorgu için farklı müdafilerin görevlendirilmesi hâlinde tek bir ücret görevli müdafilere katkıları oranında paylaştırılacaktır. Özetle soruşturma evresi tamamlanmadıkça görevlendirilen avukatlara ne kadar ücret ödeneceği kesinleşmemektedir.

16. İdare tarafından da belirtildiği üzere emniyet ve jandarma birimleri tarafından başlatılan tahkikatlar, Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda tamamlandıktan sonra geciktirilmeksizin oluşturulan kolluk fezlekesi ile Cumhuriyet başsavcılıklarına teslim edilmekte, teslim edilen tahkikat evrakları yapılan

inceleme ve kontroller sonrasında kayda uygun görülmesi halinde, Cumhuriyet savcısının havalesi ile kaydedilerek soruşturma numarası almakta, böylece UYAP sistemine erişim sağlanmış bulunmaktadır.

17. Ücreti almaya hak kazanan müdafi veya vekilin Yönetmeliğin 11 inci maddesi uyarınca; görevlendirme yazısı, katıldığı soruşturma veya kovuşturma evresine ilişkin tutanağın onaylı örneği, evrakın çok sayıda olması hâlinde ilk ve son sayfası ve varsa yapmış olduğu zorunlu yol giderlerine ilişkin belge, gider pusulası veya rayice uygun yazılı beyanı ile serbest meslek makbuzunu baroya, birden fazla baronun bulunduğu illerde ise büroya vermesi üzerine, baro veya büro tarafından, bu Yönetmelik ve Tarife hükümlerine göre gerekli incelemeler yapılıp hukukî yardımın yapıldığı Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelere göre gruplandırılmış ayrıntılı ödeme listeleri, geliş tarihi esas alınmak suretiyle en geç on gün içinde hazırlanır ve ekindeki dayanak belgeler ile birlikte soruşturma veya kovuşturmanın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir. Cumhuriyet başsavcılığınca listeler ve ekindeki dayanak belgeler incelendikten sonra, müdafi veya vekile ödenmesi gereken Tarifede yazılı meblağ ile varsa zorunlu yol giderlerini de kapsayan toplam ücret, ödeme emri belgesiyle, serbest meslek makbuzunu düzenleyen müdafi veya vekilin bildireceği banka hesabına ödenir. Burada Barolar için 10 günlük bir süre öngörülmüş ise de Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılacak işlemler (listeler ve ekindeki dayanak belgelerin incelenmesi) için bir süre sınırı getirilmemiştir. Özetle, ücreti almaya hak kazanmayla derhal ödeme yapılması mümkün olamamakta, Yönetmelikte öngörülen süreçlerin tamamlanması gerekmektedir.

18. İdare tarafından, kolluk tarafından kaydedilen tahkikat dosya numaralarına UYAP üzerinden erişim imkanı olmadığı için kolluk tahkikat numarası üzerinden de ücret ödemesi yapılmasının mümkün olmadığı açıkça ifade edilmiştir. İlaveten idare tarafından, soruşturma veya kovuşturma numarası olmadan ödeme yapılmaması hususunun, başvuruya konu Genel Müdürlükleri duyurusuyla başlatılmadığı, Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren var olan bir uygulama olduğu, duyurunun asıl amacının müdafi ücreti için başvuru halinde evrakın derhal soruşturmaya kaydedilerek ödemelerin gecikmeksizin yapılmasını sağlamak olduğu belirtilmiştir.

19. Yukarıdaki açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları ve ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda; Yönetmelikte öngörülen süreçlerin usulüne uygun olarak tamamlanabilmesi, görevlendirmeye esas ödemenin eksik veya mükerrer yapılmaması, kamu zararına neden olunmasının önüne geçilmesi, idarenin; kolluk tarafından kaydedilen tahkikat dosya numaralarına UYAP üzerinden erişim imkanı olmadığı için kolluk tahkikat numarası üzerinden ücret ödemesi yapılmasının mümkün olmaması, soruşturma veya kovuşturma numarası olmadan ödeme yapılmamasına yönelik uygulamanın, başvuruya konu Genel Müdürlükleri duyurusuyla başlatılmadığı, Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren var olan bir uygulama olduğu, duyurunun asıl amacının müdafi ücreti için başvuru halinde evrakın derhal soruşturmaya kaydedilerek ödemelerin gecikmeksizin yapılmasını sağlamak olduğu şeklindeki açıklamaları üzerine, mevcut uygulamanın hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirildiğinden, başvurunun reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme” ve

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

21. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI’NA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi