|
ÖZET: Başvuran, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans öğrencisi olarak, danışman hocasıyla olan e-posta yazışmaları nedeniyle verilen bir haftalık disiplin cezasının iptalini talep etmiştir. Başvurusunda, danışmanının kişisel taleplerini karşılamak zorunda kaldığını ve tezini başarıyla sunduğunu belirtmiştir. Disiplin cezasının uygulanmasının, intihal iddiasıyla ilgili karar kesinleşmeden önce gerçekleşemeyeceği ve disiplin soruşturmasının usulüne uygun yürütülmediği gibi gerekçelerle cezanın iptalini istemiştir.
ODTÜ Rektörlüğü, başvuran hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını ve verilen cezanın 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili maddelerine dayandığını savunmuştur. Ancak, disiplin cezasının verilme sürecinin, mevzuatta belirtilen sürelerin aşılması nedeniyle hukuka uygun olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, disiplin cezasının yetkili birim yerine Disiplin Kurulu tarafından verilmesi, yetki aşımı olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın disiplin cezasının iptal edilmesi yönünde ODTÜ Rektörlüğü’ne tavsiyede bulunmuş ve bu kararın otuz gün içinde uygulanması gerektiğini bildirmiştir. Bu durum, disiplin hukukunun temel ilkelerine ve hukuki güvenlik ilkesine uygun bir yaklaşım olarak değerlendirilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/8892-S.24.13843
BAŞVURU NO : 2024/3607
KARAR TARİHİ : 26.08.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Başvuranın, hakkında verilen disiplin cezasının iptal edilmesi
BAŞVURUNUN KONUSU :
talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 10.03.2024
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. ’ün kanuni temsilcisi tarafından Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda özetle; ODTÜ SBE İktisat Programında yüksek lisans yapmakta olan başvurana, danışman hocası . . arasındaki e-posta yazışmaları nedeniyle 1 hafta uzaklaştırma cezası verildiği, başvuranın tezini hazırladığı ve başarıyla sunduğu ve mezuniyeti için gerekli işlemlerin yapılabilmesi için danışman hocasıyla e-posta üzerinden haberleşmeye devam ettiği, bu süreçte danışman hocasının kişisel taleplerini karşılamak zorunda kaldığı, çalışmalarının danışman hoca tarafından izinsiz olarak kullanıldığı, başvuranın intihal iddiasıyla yaptığı başvuru hakkında verilecek karar kesinleşmeden bir disiplin cezasının uygulanamayacağı, başvuranın mezuniyet sürecinde danışmanıyla kurduğu iletişimde açık ve nazik bir dil kullandığı, danışmanın öğrencisinin eğitim sürecini yakından takip etme ve gerekli işlemleri süresi içinde yerine getirme görevini yapmayarak başvuranın süre sıkıntısı yaşamasına neden olduğu, başvuranın kurduğu iletişimde bir tehdit ya da tehditkâr üslubun olmadığı, bu nedenle disiplin cezası gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı, ayrıca disiplin cezası verilirken izlenmesi gereken yolun usule uymadığı, danışman tarafından enstitüye yapılan şikayet 06/10/2023 tarihinde olmasına rağmen, disiplin cezasının verildiği tarihin 18/01/2024 olduğu, dolayısıyla disiplin cezası verilmesi için kanunda belirtilen sürelerin aşıldığı, bu sebeple bile disiplin cezasının iptal edilmesi gerektiği belirtilerek söz konusu disiplin cezasının iptal edilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusu hakkında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğünden alınan 24/04/2024 tarihli ve
– – sayılı yazı eklerinde;
2.1. hakkında soruşturma açılmasına konu olan dilekçenin, 09/10/2023 tarihinde İktisat
Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. . . tarafından, aynı Bölümde bulunan Dr. Öğr. Üyesi . .’ın talebi üzerine Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne iletildiği, dilekçe kapsamında adı geçen Yüksek Lisans Programı öğrencisi hakkında 2547 sayılı Yasanın 54 üncü maddesi doğrultusunda bir disiplin soruşturması yürütüldüğü,
2.2. ’ün 11/09/2023 tarihinde gerçekleşen Tez Sınavında başarılı olarak değerlendirildiği, fakat jüri üyelerinin ortak kanaatiyle tezde yapması gereken içerik, değişiklikler ve düzenlemelerin kendisine belirtilmiş olmasına rağmen tezde sonuca giden araştırmaları tez danışmanıyla teyit etmediği ve paylaşmadığı, tez danışmanının yapılan değişiklikleri incelemek ve tezin son halinin intihal oranını Turnitin programı yoluyla saptamak amacıyla öğrenciden tezin son halinin bir kopyasını talep ettiğinde, ’ün “arz etmek” yerine “rica etmek” diliyle danışmanına bir e-posta ilettiği, ayrıca iptal edilen bir görüşme tarihinden sonra danışman hocasıyla yeni bir görüşme düzenlemek için iletişime geçmediği ve kendisini yanıtsız bıraktığı,
2.3. Verdiği yazılı ve sözlü savunmalarında ’ün öncelikle danışman hocasını kendisine randevu vermemekle suçladığı, ancak kendisine yöneltilen soruları takiben aslında iletişimi kendisinin kopardığını kabul ettiği, verdiği savunmada “arz ederim” ve “rica ederim” arasındaki farkı bildiğini ve ilkini kullanması gerekirken ikincisini kullanmayı tercih ettiğini ifade ettiği ve bu tavrının nedeninin danışman hocasının intihal yaptığını düşünmesi olduğunu belirttiği, tez danışmanı . .’ın ise ifadesinde öğrencinin kendisine whatsapp ve e-posta yoluyla gönderdiği mesajlardaki ifadeleri uygunsuz bulduğunu söylediği,
2.4. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 54 üncü maddesinde ifade edildiği üzere, Yükseköğretim Kurulu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü ve yazılı eylemlerde bulunmak fiilinin vuku bulduğu ve öğrencinin “bir hafta uzaklaştırma” cezası ile cezalandırılması gerektiği kanaatine varıldığı,
2.5. ’ün, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’ne 11/10/2023 tarihinde bir dilekçe ile başvurduğu ve tezi kapsamında yapılan bazı çalışmaların danışman tarafından izinsiz kullanıldığını iddia ettiği, bu iddiaya ilişkin olarak Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi uyarınca Sosyal ve Beşeri Bilimler alanında Yayın Etiği Kurulu’nda incelemenin devam etmekte olduğu, aynı şekilde Dr. Öğr. Üyesi . .’ın İktisat Ana Bilim Dalı Başkanlığı’na 06/10/2023 tarihinde verdiği dilekçeye istinaden yürütülen sürecin konusu itibariyle Yayın Etiği Kurulu’nda devam ettiği hususlarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın:
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2.“Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42’nci maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz…” 3.3. “Yükseköğretim kurumları” başlıklı 130’uncu maddesinde; “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur… Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır… Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, malî işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı malî kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun; 5.1.“Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde, “Bu kanunun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim-öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir.”, 5.2. “Yükseköğretim Kurumlarının görevleri” başlıklı 12 nci maddesinde, “Bu kanundaki amaç ve ana ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumlarının görevleri; a. Çağdaş uygarlık ve eğitim – öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde, toplumun ihtiyaçları ve kalkınma planları ilke ve hedeflerine uygun ve ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim – öğretim, bilimsel araştırma, yayım ve danışmanlık yapmak, b. Kendi ihtisas gücü ve maddi kaynaklarını rasyonel, verimli ve ekonomik şekilde kullanarak, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri ile Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan plan ve programlar doğrultusunda, ülkenin ihtiyacı olan dallarda ve sayıda insan gücü yetiştirmek, … d.
Örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim yoluyla toplumun özellikle sanayileşme ve tarımda modernleşme alanlarında eğitilmesini sağlamak, … f. Eğitim – öğretim ve seferberliği içinde, örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim hizmetini üstlenen kurumlara katkıda bulunacak önlemleri almak, …”, 5.3. “Öğretim üyelerinin görevleri” başlıklı 22 nci maddesinde; “a. Yükseköğretim kurumlarında ve bu kanundaki amaç ve ilkelere uygun biçimde önlisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim – öğretim ve uygulamalı çalışmalar yapmak ve yaptırmak, proje hazırlıklarını ve seminerleri yönetmek, b.
Yükseköğretim kurumlarında, bilimsel araştırmalar ve yayımlar yapmak, c. İlgili birim başkanlığınca düzenlenecek programa göre, belirli günlerde öğrencileri kabul ederek, onlara gerekli konularda yardım
etmek, bu kanundaki amaç ve ana ilkeler doğrultusunda yol göstermek ve rehberlik etmek, d. Yetkili organlarca verilecek görevleri yerine getirmek, e. Bu kanunla verilen diğer görevleri yapmaktır.”, 5.4. “Öğrencilerin disiplin işleri” başlıklı 54 üncü maddesinin; 5.4.1. “(Değişik:2/2/2023-7437/2 md.) Disiplin cezaları ve disiplin cezalarını gerektiren disiplin suçları” başlıklı birinci fıkrasında, “…b) Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma: Öğrenciye, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırıldığının ve bu süre içerisinde derslere ve sınavlara katılamayacağının yazı ile bildirilmesidir. Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektiren eylemler şunlardır: 1) Öğrenme ve öğretme hürriyetini engelleyici veya yükseköğretim kurumlarının işleyiş ve huzurunu bozucu eylemlerde bulunmak,
2) Disiplin soruşturmalarının usulüne uygun bir şekilde yürütülmesini engellemek, 3) Yükseköğretim
kurumundan aldığı kendine hak sağlayan bir belgeyi başkasına vererek kullandırmak veya başkasına ait bir belgeyi kullanmak, 4) Yükseköğretim kurumunda kişilerin şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak, 5) Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak, 6) Yükseköğretim kurumunda alkollü içki içmek, 7) (İptal alt bent: Anayasa Mahkemesinin 22/2/2024 tarihli ve E: 2023/78, K: 2024/55 sayılı Kararı ile) 8) Yükseköğretim kurumu personeli veya öğrencilerini tehdit etmek”.
5.4.2. “Disiplin amirleri” başlıklı üçüncü fıkrasında, “a) Bir fakülte, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu içinde öğrencilerin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı soruşturma açmaya ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürü yetkilidir…”, 5.4.3. “Soruşturmanın süresi ve zamanaşımı” başlıklı dördüncü fıkrasında, “a) Disiplin soruşturmasına, disipline konu olay öğrenilince derhal başlanılır ve soruşturma en geç otuz gün içinde sonuçlandırılır. Soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre talep edebilir. Disiplin amiri sunulan gerekçeyi ve zamanaşımı sürelerini dikkate alarak her defasında otuz günü geçmemek üzere altmış güne kadar, toplu olarak işlenen suçlarda ise doksan güne kadar ek süre verebilir…”, 5.4.4. “Savunma hakkı” başlıklı beşinci fıkrasında, “a) Hakkında disiplin soruşturması açılan öğrenciye isnat edilen suçun neden ibaret olduğu, savunmasını yapacağı tarihten en az yedi gün önce yazılı olarak bildirilir; ayrıca öğrenci bilgi sistemi üzerinden veya elektronik posta ya da kısa mesaj ile de bildirilebilir.
Bu yazıda; öğrenciden belirtilen gün, saat ve yerde savunmasını yapmak üzere hazır bulunması istenilir. b)
Savunma yapmak üzere gelen kişi, savunmasını sözlü olarak yapabileceği gibi yazılı olarak da sunabilir.
Yazılı savunma sunulduktan sonra soruşturmacı öğrenciye ek sorular yöneltebilir…”, 5.4.5. “Disiplin soruşturmasında uyulacak esaslar” başlıklı altıncı fıkrasında, “…g) Soruşturma sonuçlandığında bir rapor düzenlenir. Raporda soruşturma onayı, soruşturmaya başlama tarihi, soruşturulanın kimliği, isnat edilen suç konuları, soruşturmanın safhaları, deliller ve alınan savunma özetlenir. İsnat edilen suçun sabit olup olmadığı tartışılır ve sabit bulunması halinde eyleme uyan disiplin cezası teklif edilir. Soruşturmayla ilgili belgelerin asıl veya suretleri bir dizi pusulasına bağlanarak rapora eklenir. Soruşturma raporu, dosya ile birlikte soruşturmayı açan mercie tevdi edilir…”, 5.4.6. “Disiplin cezası verme yetkisi” başlıklı yedinci fıkrasında, “a) Kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezaları ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürünce verilir. b) Müşterek mekânlarda işlenen disiplin
suçlarından dolayı kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir aya kadar uzaklaştırma cezası verme yetkisi rektöre aittir. c) Yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası ile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları, yetkili disiplin kurulunca verilir. ç) Fakülte, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulunca yürütülen soruşturmalarda bu birimlerin yönetim kurulları, rektörlük tarafından yürütülen soruşturmalarda ise üniversite yönetim kurulu, disiplin kurulu görevini yerine getirir.”, 5.4.7. “Disiplin soruşturmasının sonucunun bildirilmesi, başvuru yolları ve cezaların uygulanması:” onuncu fıkrasında, “a) Disiplin soruşturmasının sonucu, hakkında disiplin soruşturması yürütülen öğrenci ile varsa mağdura bildirilir. b) Disiplin soruşturması sonunda verilen disiplin cezası, soruşturma açmaya yetkili amir tarafından yukarıda sayılanlara ilaveten; öğrenciye burs veya kredi veren kuruluşa ve yükseköğretim kurumuna bildirilir. c) Disiplin cezası vermeye yetkili amir veya kurul kararlarında hangi tarihten itibaren uygulanacağı belirtilmediği takdirde, disiplin cezaları verildikleri tarihten itibaren uygulanırlar. ç) Disiplin amirleri ve kurullarınca verilen disiplin cezalarına karşı on beş gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilir. Dosya kapsamında, disiplin suçunu oluşturan fiil sebebiyle doğrudan mağdur olan kişi de aynı usulle karara itiraz edebilir. Cezalar öğrencinin dosyasına işlenir. d)
İtiraz halinde, üniversite yönetim kurulu, on beş gün içinde itirazı kabul veya reddeder. İtirazın kabulü halinde yetkili disiplin amiri veya kurulu kabul gerekçesini dikkate alarak otuz gün içinde karar verir. e)
Öğrencilere verilen disiplin cezalarına karşı, itiraz hakkı kullanılmadan da idari yargı yoluna başvurulabilir.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü tarafından açılan disiplin soruşturması neticesinde kendisine verilen disiplin cezasının iptal edilmesini talep etmektedir.
8. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğü, hakkında Sosyal Bilimler Enstitüsü
Müdürlüğü tarafından açılan disiplin soruşturması neticesinde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 54 üncü maddesinin 1/b fıkrasının 5 inci bendinde yer alan, Yükseköğretim Kurulu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü ve yazılı eylemlerde bulunmak fiilinin vuku bulduğu kanaatine varılarak kendisine bir hafta uzaklaştırma cezası verildiğini ifade etmektedir.
9. İlgili mevzuat kısmında 5 numaralı paragraflarda yer verildiği üzere, Yükseköğretim Kanununun 54 üncü maddesinde, yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek disiplin cezaları ile soruşturmalara ilişkin usul ve esaslar düzenlemiş olup; maddenin 1/b-5 fıkrasında, yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmanın cezasının bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma olduğu, dördüncü fıkrasında, disiplin soruşturmasının en geç otuz gün içinde sonuçlandırılacağı, soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacının gerekçeli olarak ek süre talep edebileceği, altıncı fıkrasında, disiplin soruşturmasında uyulacak esasların neler olduğu, yedinci fıkrasında, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarının ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu
müdürünce; yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası ile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezalarının yetkili disiplin kurulunca verileceği belirtilmiştir.
10. Başvuru konusu olayda soruşturma dosyasının, ifade ve savunma tutanaklarının, yazışmaların ve disiplin kurulu kararının incelenmesinden; 10.1. Sosyal Bilimler Enstitüsü iktisat Anabilim Dalı yüksek lisans öğrencisi ’ün 11/09/2023 tarihinde tez sınavında başarılı bulunduğu, jüri üyelerinin ortak kanaati ile tez içeriğinde değişikler ve düzeltmeler yapılmasının istenildiği, ancak başvuranın tezin son halini danışmanı ile paylaşmadığı, tez danışmanının tezdeki verilerin işlenme biçimini görmeden ve Turnitin belgesini çıkartarak intihal olup olmadığını saptamadan imzalamayacağını belirttiği, 10.2. Tez danışmanının bu talebi üzerine başvuranın, 03/10/2023 tarihinde saat 13:03’te, “Merhaba
Hocam, Dün hoca ile görüştüm. Tezin onayı için sizden haber beklemelerini istemişsiniz.
1. Hoca ve hoca ile görüşüp teze onay verebileceklerini söylemenizi, 2. numaralı Tez danışmanı Atama programından tezimin mevcut başlığı ve özetine onay vermenizi, 3.Turnitin benzerlik raporunu hazırlayıp imzalamanızı, ve bu işleri bugün 15..’e kadar tamamlayıp bana haber vermenizi, sonrasında size getireceğim tez onay sayfalarını imzalamanızı rica ederim
Aksi halde hukuki yollara başvurmak zorunda kalacağımı üzülerek ifade etmek isterim.
Saygılarımla” şeklinde bir mail attığı, 10.3. Danışman . .’nın 03/10/2023 tarihinde saat 17:06’da başvurana cevaben, “Merhaba , Bir üniversite öğrencisine yakışmayan bir üslupla hocasına yazdığı e-postayı üzülerek okudum.
İddia etmiş olduğunuz şekilde benim Jüri Üyelerini herhangi bir şekilde etkilemem veya onlara karşı bir yaptırımım olamaz, bu durumu asla kabul etmiyorum.
Jüri üyeleri olarak Hocalarımız bağımsız bir şekilde kendileri değerlendirmelerini yaparlar. İlaveten, her ne kadar danışmanınız olarak sizden istenilen düzeltmeleri tamamlayıp tamamlamadığınız konusunda görüşümün alınması doğal oIsa da Jüri üyelerinin benden onay beklemeden de tezinizin içeriğine dair talep edilen değişiklikleri incelemek, onay vermek ve/veya sizden tekrar düzenleme/düzeltme talebinde bulunabilirler.
Bildiğiniz üzere 11 Eylül tarihinde tezinizi Jüri üyelerine sundunuz. Bu sunum sonrası Jüri üyelerinin ortak kanaati ile tezde yapmanız gereken içerik değişikliği ve düzenlemesi sizinle ve danışmanınız olarak benimle paylaşıldı. Bu değişiklikleri tekrar hatırlatmak istiyorum ve sizden talep edilenleri şu başlıklar altında
toplayabiliriz:
Establishing the following:
– Scatter Plot and a Correlation Matrix Between the derived Indices mentioned in the thesis and GDP
Growth
– Scatter Plot and a Correlation Matrix Between the derived Indices mentioned in the thesis and BIST
Change
– A thorough discussion of the scatter plot and correlation matrix results from an economic perspective
– Explanation of changes in the economy concerning the derived Indices mentioned in the thesis, mainly what has happened in the economy (i.e..year 1998- 99)
– A thorough discussion of the results from an economic perspective.
Ayrıca, tezinizde kullanmış olduğunuz veriler halka açık verilerdir. Bu verilerden sonuca giden aşamaları tez danışmanınız ile paylaşıyor olmanız da doğal bir süreçtir. Tezinizden sonuca ulaşmanıza sebep olan aşamaları benim teyit etmemin de sürecin bir parçası olduğunu hatırlatmak isterim. Israrlarıma rağmen bunları benimle paylaşmadınız, paylaşmıyorsunuz ve bu şüpheli bir durum ortaya çıkarıyor.
Bu şartlar altında danışmanınız olarak size önerim tezinizde son aşamaya gelindiği, sürecin de aksamaması açısından acilen iş birliği yapmanızda fayda olduğudur. Eğer süre konusunda yetiştiremedikleriniz var ise, ve önemli olan sizin görevinizi yerine getirmeniz olduğu için, 1 ay uzatma talebinde bulunmanız için destek olmaya çalışabilirim.
Not: Tezinin teslim edilecek son halini ulaştırmadığınız için Turnitin raporunu su aşamada paylaşamıyorum.
Kolaylıklar dilerim.” şeklinde bir mail attığı, 10.4. Danışman . .’nın talebi üzerine başvuran hakkında, 2547 sayılı Yasanın 54 üncü maddesi doğrultusunda bir disiplin soruşturması başlatıldığı, 23/10/2023 tarihinde Dr. Öğretim Üyesi . .’nin soruşturmacı olarak atandığı, soruşturmacı tarafından 07/11/2023 tarihinde tez danışmanı . .’nın, 08/11/2023 tarihinde başvuranın ifade ve savunmalarının alındığı, 10.5. Başvuranın ifadesinde, tez danışmanını cevapsız bıraktığını ve iletişimi kendisinin kopardığını kabul ettiğini, “arz ederim” ile “rica ederim” arasındaki farkı bildiğini ve ikincisini kullanmayı tercih ettiğini, bu tavrının tez danışmanının intihal yaptığını düşünmesinden kaynaklandığını belirttiği, 10.6. Düzenlenen Soruşturma Raporunda, başvuranın, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 54 üncü maddesinin 1/b fıkrasının 5 inci bendinde yer alan, yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü ve yazılı eylemlerde bulunmak fiilini işlediği kanaatine varılarak kendisine bir hafta uzaklaştırma cezası verilmesi gerektiğinin ifade edildiği ve 19/12/2023 tarihinde Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğüne gönderildiği, 10.7. Disiplin Kurulu tarafından 18/01/2024 tarihinde yapılan toplantıda, soruşturma dosyasının incelenmesi neticesinde, yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü ve yazılı eylemlerde bulunmak fiilinin vuku bulduğu kanaatine varılarak
’e 29/01/2024 tarihinden itibaren uygulanmak üzere bir hafta uzaklaştırma cezası verildiği, 10.8. Öte yandan, başvuranın Rektörlüğe 11/10/2023 tarihinde verdiği dilekçede, tezi kapsamında yapılan bazı çalışmaların danışmanı tarafından izinsiz kullanıldığını iddia ettiği ve bu iddiaya ilişkin olarak
Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi uyarınca Yayın Etiği Kurulu’nda hali hazırda bir incelemenin devam etmekte olduğu görülmüştür.
11. Başvuranın, kendisi hakkındaki şikayetin 06/10/2023 tarihinde yapılmasına rağmen, disiplin cezasının verildiği tarihin 18/01/2024 olduğu, dolayısıyla disiplin cezası verilmesi için Kanunda belirtilen sürelerin aşıldığı yönündeki iddiasına bakıldığında; disiplin soruşturmasının, Dr. Öğr. Üyesi . .’ın dilekçesinin, 09/10/2023 tarihinde İktisat Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. . . tarafından Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne iletilmesi üzerine başladığı, 23/10/2023 tarihinde Dr. Öğr. Üyesi . .’nin soruşturmacı olarak atandığı, Dr.
Öğr. Üyesi . .’nin, soruşturma devam ederken 29/11/2023 tarihinde, soruşturmayı tamamlamak için ek süre talep ettiği, ek süre talebinin uygun bulunduğu, tamamlanan soruşturmaya ilişkin raporun 19/12/2023 tarihinde Enstitüye sunulduğu görülmüş olup; disiplin soruşturması sürecinde gerçekleştirilen işlemlerin süre yönünden 2547 sayılı Kanunun “Öğrencilerin disiplin işleri” başlıklı 54 üncü maddesinde yer alan hükümlere uygun olarak yürütüldüğü anlaşılmıştır.
12. Ancak, 2547 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin yedinci fıkrasında, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarının ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürünce verileceği belirtilmesine rağmen olayda, başvuran hakkında verilen bir hafta uzaklaştırma cezasının Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü tarafından verilmesi gerekirken Disiplin Kurulu tarafından verildiği görülmüştür.
13. İdare olarak üniversitenin hizmet sunduğu bireylere, yani öğrencilerine, üniversite içinde kabul edilmiş olan düzen kurallarına uymamaları halinde yaptırım uygulama yetkisine sahip olduğu açıktır. Ancak disiplin hukukunun kaynağını oluşturan bu yetkinin, Anayasa çerçevesinde, yasalarla belirlenen koşullarda kullanılacağının ve idarenin, yasal belirleme ve dayanak olmadan herhangi bir davranışın yaptırım gerektirdiğini takdir edip kendi yetkisiyle bu konuda kural koyamayacağının göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Ayrıca disiplin soruşturması yapılırken ve disiplin cezası verilirken de disiplin hukukuna hâkim olan temel ilkelerin gözden kaçırılmaması gerekmektedir. Bu kapsamda Yükseköğretim Kanunun ilgili hükümlerinde, soruşturmanın ne şekilde yapılacağına ilişin usul ve esaslara ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir.
14. Bu bağlamda, bir öğrenci hakkında verilecek disiplin cezasının ilgili mevzuatında belirtilen usul ve esaslara uygun şekilde verilmesi gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de bir gereğidir.
15. Tıp fakültesinde öğretim üyesi olan davacıya uyarma cezasının disiplin amiri olan dekan tarafından verilmesi gerekirken rektör tarafından verilmesinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı iddiasıyla açılan bir davada, Danıştay 8. Dairesinin 2004/2984 Esas ve 2005/4086 Karar sayılı ilamında; “Yetki kurallarının dar ve özel anlamda kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle idarenin yetki kurallarına sıkı bir şekilde uymak zorunda bulunduğu, dar anlamda yetki unsurunun konu yer ve zaman itibarıyla, Anayasa ve yasalarla belli organ, makam ve kamu görevlilerine tanınmış bir güç olduğu, yetki konusunda açık düzenleme yapılmayan hallerde, yetkinin hangi amaçla ve ne şekilde kullanılacağından hareketle bu yetkiyi kullanacak makamın belirlenebileceği…, bu nedenle maddede; uyarma, kınama, aylıktan kesme cezalarını vermeye yetkili olduğu belirlenen disiplin amirleri tanımından birinci sırada yer alan disiplin amirinin anlaşılması gerektiği, sayılan bu cezaların verilmesinde üst disiplin amirlerinin de yetkili olduğundan söz etmenin olanaksız olduğu, bütün bu değerlendirmelerin ilgiliyi en yakın tanıyan disiplin amirince yapılmasının amaçlandığı, öte yandan, disiplin cezasına ilişkin yetkinin doğru kullanılmamasında itiraz edilecek mercii konusunda mevzuatta öngörülen sıralamanın da bozulmasına neden olacağı belirtilerek uyarma cezasının disiplin amiri olan dekan tarafından verilmesi gerekirken rektör tarafından
verilmiş olmasında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” denildiği görülmüştür.
16. Bu çerçevede, disiplin cezası verme yetkisinin, mevzuatla kime tanınmış ise ancak onun tarafından kullanılabileceği açık olduğundan, başvuran hakkında usulüne uygun olarak verilmemiş olan disiplin cezasının yetki yönünden iptali gerekmektedir.
17. Yukarıda yer alan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, başvuran hakkında usulüne uygun olarak verilmeyen disiplin cezasında hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, idarenin
Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak şikâyetçiye verilen cevapta işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle
“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuran hakkında verilen disiplin cezasının geri alınması hususunda ORTA DOĞU TEKNİK
ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; Orta
Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın BAŞVURANA ve ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi