ÖZET: Başvuran, özel öğretim kurumlarında yöneticilik yapma izni talep ederek, 1987 yılında mezun olduğu eğitim yüksekokulundan sonra 32 yıl öğretmenlik yapmış ve emekli olduktan sonra çeşitli özel eğitim kurumlarında müdürlük yapmıştır. Ancak, son başvurusu, Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 30. maddesi gereği lisans mezunu olmadığı için reddedilmiştir. Başvuran, daha önceki deneyimlerinin dikkate alınarak yönetmeliğin değiştirilmesini talep etmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı, başvurana verdiği yanıtta, özel öğretim kurumlarında müdürlük için lisans mezuniyeti şartının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Yönetmelik, 2012 yılında yürürlüğe girdiği tarihte bu kurumlarda çalışanların mevcut şartlarla devam edebileceğini, ancak yeni bir kuruma geçişte lisans mezuniyeti şartının aranacağını ifade etmiştir. Bu durum, başvuranın daha önceki görevlerinin “kazanılmış hak” olarak değerlendirilmediği anlamına gelmektedir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, Milli Eğitim Bakanlığı’na, özel öğretim kurumları yönetmeliğinin ilgili maddesinin yeniden gözden geçirilmesi ve başvuranın mağduriyetinin giderilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu öneri, eğitimde kaliteyi artırma amacına yönelik düzenlemelerin, geçmişteki hakları göz ardı etmeden yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/10264-S.24.15782

BAŞVURU NO : 2024/6988

KARAR TARİHİ : 26.09.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Özel öğretim kurumlarında yöneticilik yapma izni verilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 31.05.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; 18.09.1987 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Denizli Eğitim

Yüksekokulundan mezun olduğunu, 02.12.1987 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ilkokulda öğretmen olarak göreve başladığını, 16.11.2020 tarihinde emekli olduğunu, emekli olduktan sonra Akhisar

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün olurlarıyla 3 ayrı özel öğretim kursunda ve bir özel fen lisesinde kurum müdürü/müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, son olarak Manisa/Akhisar ilçesinde faaliyet gösteren

Özel Vadi Özel Öğretim Kursu kurucu temsilcisi tarafından müdür olarak atanması için yapılan başvurunun

Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 30. maddesi ve geçici 1. maddesi gereği lisans mezunu olmadığı için kurum müdürü olarak atanamayacağının belirtildiğini, oysaki yukarıda da belirttiği gibi ilk defa görev talebinde bulunmadığını, Akhisar İlçesinde dört farklı özel öğretim kurumunda müdür olarak görev yaptığını iddia ve ifade ederek daha önce özel öğretim kurumlarında görev yapmasının kendisi açısından haklı beklenti olarak değerlendirilerek Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin kendilerini de kapsayacak şekilde değiştirilmesi talebiyle Kurumumuza başvurmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 09.07.2024 tarihli ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Milli Eğitim

Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 08.08.2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın 1987 yılında 2 yıllık eğitim yüksekokulundan mezun olmuş ve 32 yıl öğretmenlik yaparak

2020 yılında kendi isteğiyle emekli olmuş, 2021 ve 2022 yıllarında aldığı izinlerle üç ayrı özel öğretim

kursunda ve bir özel lisede kurum müdürü/müdür yardımcısı olarak görev yapmış olduğu anlaşılmıştır.

2.2. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Çalışan personel” başlıklı Geçici 1’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Yönetmelikte belirtilen nitelik ve şartları taşımayan ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte kurumlarda eğitim personeli olarak çalışmakta olanlardan bu

Yönetmelikteki şartlar aranmaz.” hükmü gereği bu Yönetmeliğin 28239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı tarih olan 20.03.2012 tarihinde özel öğretim kurumlarında çalışan personelden çalışma izninin verildiği tarihteki şartlar dışında Yönetmelik değişikliği ile getirilen yeni şartlar aranmayacağı, ancak kurumunu değiştirip başka bir kurumda çalışmak istemesi durumunda Yönetmelik değişikliği ile getirilen yeni şartlar isteneceği, bu nedenle Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte çalıştığı kurumda çalışmaya devam etmesi halinde “kazanılmış hak” oluşacağından , yüksekokul mezunu olsa bile müdürlük yapmaya devam edebilecek; aksi takdirde Yönetmelik değişikliği ile getirilen yeni şartlar isteneceği, 2.3. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 30. maddesinin birinci fıkrasının (ç)

bendinde yer alan “Sosyal etkinlik ve gelişim merkezleri ile okullar dışındaki kurumlarda lisans mezunu olmak” hükmü gereği ilgilinin özel öğretim kursuna müdür olarak atanabilmesi için lisans (4 yıllık fakülte)

mezunu olma şartını taşıması gerektiği, 2.4. Konuyla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 30. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki hüküm gayet açık olması nedeniyle bu hükme muhalif talepler çok az bulunduğu, Bakanlığın özel öğretim kurslarındaki eğitim ve idari hizmetlerin kalitesini artırmak amacıyla yüksekokul (2 yıllık) mezunlarının müdür olamaması yönünde düzenleme yapma hakkının kullanıldığı, belirtildiği üzere Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 28239 sayılı Resmî

Gazete’de yayımlandığı 20.3.2012 tarihinde bir kurumda çalışıyor olanlardan görevli bulunduğu kurumda çalışmaya devam ettiği sürece yeni getirilen şartların istenmeyeceğine yönelik düzenleme dışında başka bir mevzuat düzenlemesi bulunmadığı, 2.5. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 28239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı 20.3.2012 tarihinde resmi kurumlarda çalışan eğitim personelinin Millî Eğitim Bakanlığı

Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesi kapsamına alınmasına yönelik sonuçlanmış bir çalışma bulunmadığı, zira bu madde hükmü, Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte bir özel öğretim kurumunda çalışmakta olanları kapsamakta olup sonradan başka bir kuruma geçerek çalışmaya başlayanlar için bu hakkın iptal olduğu, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasa’nın; 3.1. “Eşitlik” başlıklı 10. maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir(…)Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar”, 3.2. “Çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 48. maddesinde; “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.” 3.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49. maddesinde; “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “…Herkes,

bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 3.5. “Yönetmelikler” başlıklı 124. maddesinde; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler…” 4. Birleşmiş Milletler İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal

Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensiplerinde; “…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler. Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar.” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir….” 6. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun; 6.1. “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Kanunda geçen; b) Kurum: Okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, özel öğretim kurslarını, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, (…) motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, (…) özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, sosyal etkinlik merkezleri, mesleki eğitim merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumlarını, c) Okul: Özel eğitim, okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim ile Bakanlıkça dönüşüm programına alınan kurumlardan 2018-2019 eğitim öğretim yılının sonuna kadar faaliyetleri devam eden ortaöğretim özel okulları, ö) Özel öğretim kursu: Kişilerin, Bakanlıkça belirlenmiş bilim gruplarına uygun eğitim ortamlarında, öğrenim seviyelerine, ilgi ve isteklerine uygun öğretim programları doğrultusunda, bilgi, beceri, yetenek ve deneyimlerini geliştirdiği, serbest zamanlarını değerlendirdiği bir bilim grubunda eğitim veren kurumları, p) Sosyal etkinlik merkezi: İl milli eğitim müdürlükleri ile belediyeler arasında yapılan ve Bakanlıkça onaylanan ortak işbirliği protokolleri çerçevesinde, Bakanlığın verdiği işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile belediyelerce açılan ve işletilen, ilköğretim ve/veya ortaöğretim öğrencilerinin ödev ve projelerine ilişkin araştırmalar yaptığı, öğrencilerin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerin yürütüldüğü özel öğretim kurumlarını, ifade eder.” 6.2. “Kurumlarda çalıştırılacak personel” başlıklı 8. maddesi; “…Kurumların yöneticilik ve eğitimöğretim hizmetlerinde, en az dengi resmi öğretim kurumlarına atanabilmek için gerekli nitelik ve şartları taşıyanlar, resmi dengi bulunmayan kurumların yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde ise yönetmelikle belirtilen nitelik ve şartları taşıyanlar görevlendirilir(…)Kurumların müdürleri, kurucu/kurucu temsilcisi tarafından; diğer yönetici ve öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticileri ise müdürlerince seçilir ve çalışma izinleri valiliğin iznine sunulur. Valiliğin izni alınmadan müdür ile diğer yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler işe başlatılamaz…”,

7. 20.03.2012 tarihli ve 28239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Özel

Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin, 7.1. “Yöneticilerin nitelikleri” 30. maddesinde; “Kurumlara müdür ve müdür yardımcısı olarak

atanacaklarda aşağıdaki şartlar aranır:

a)Milletlerarası kurumlar ile yabancı okullarda görevlendirilecekler hariç Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.

b) Özel okullarda; resmî veya özel öğretim kurumlarında en az iki yıl asıl görevli olarak öğretmenlik yapmış olmak veya öğretmenlik yapma koşullarını taşıyıp en az iki yıl asıl görevli uzman öğretici olarak görev yapmış olmak.

ç) Sosyal etkinlik ve gelişim merkezleri ile okullar dışındaki kurumlarda lisans mezunu olmak.

d) Sosyal etkinlik ve gelişim merkezlerinde; öğretmen olarak atama şartlarını taşımak veya sosyal etkinlik ve gelişim merkezlerine en az lisans düzeyinde uzman öğretici olarak atanma şartlarını taşımak.

(2) Öğretmenlik yapma koşullarını taşıyanlardan kurumlara müdür/müdür yardımcısı olarak atananların bu görevlerde geçirdikleri süre öğretmenlikte geçirilen süre olarak kabul edilir.“ 7.2. “Çalışan personel” başlıklı geçici 1. maddesinde; “Bu Yönetmelikte belirtilen nitelik ve şartları taşımayan ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte kurumlarda eğitim personeli olarak çalışmakta olanlardan bu Yönetmelikteki şartlar aranmaz.” düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. 1 numaralı paragrafta ayrıntılı açıklandığı üzere başvuran; özel öğretim kurslarında yöneticilik yapma izninin verilip verilemeyeceği yönünde inceleme yapılmasını ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

10. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Başvuranın, 1987 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmenlik mesleğine başladığı, 2000 ila 2014 yılları arasında ilkokul müdürlüğü yaptığı ve 2020 yılında kendi isteğiyle emekli olduğu, akabinde İlçe Milli Eğitim

Müdürlüğünden 2021 ve 2022 yıllarında aldığı izinlerle üç ayrı özel öğretim kursunda ve bir özel lisede kurum müdürü/müdür yardımcısı olarak görev yaptığı, son olarak bir başka özel öğretim kursuna müdür olarak görev yapma talebi 20.02.2024 tarihinde iletildiği ve talebin onaylandığı ancak MEBBİS üzerinden onay verilmediği, sonradan bu talebin 03.04.2024 tarihinde alınan Özel Öğretim Kurumları Genel

Müdürlüğü görüş yazısıyla ilgili yönetmelikte yazan şartları (lisans mezuniyeti) taşımadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır.

11. Başvuran bunun üzerine 07.03.2024 tarihinde Yönetmeliğin geçici 1. maddesi uyarınca lisans mezunu olma şartından muaf olduğunu ileri sürerek Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurmuş ancak itirazı reddedilmiştir.

12. Ülkemizde eğitim ve öğretim, 1982 Anayasası’nın 42. maddesi üçüncü fıkrasına göre devletin denetim ve gözetimi altında gerçekleştirilmektedir. Aynı maddenin altıncı fıkrası gereğince, özel okulların uyması gereken kurallar, devlet okullarının hedeflediği seviyeye uygun olarak yasalarla belirlenmektedir. Bu

hükümlerle, özel öğretim kurumlarının varlığı anayasal olarak tanınmıştır. Belirtilen anayasal düzenlemeler doğrultusunda, özel öğretim kurumlarına ilişkin esasları belirlemek amacıyla 14 Şubat 2007 tarihinde çıkarılan ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile yeniden düzenlenmiştir. Kanunla özel öğretim kurumu açabilecek kişiler, bu kurumların açılma şartları, kurum açma izninin verilmesi, personel durumu, kurumların eğitim-öğretim faaliyetleri, yönetimi ve denetimi ile ilgili konular düzenlenmiştir.

13. 5580 sayılı Kanunun 8. maddesinde, madde kapsamına giren özel öğretim kurumlarında yöneticilik ve eğitim hizmetlerinde asgari olarak resmi dengi bulunan kurumlarda görev yapma şartlarını taşımaları gerektiği belirtilirken resmi dengi bulunmayan kurumlarda ise bu görevleri yapabilmek için gerekli şartların çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu doğrultuda 20.03.2012 tarihli ve 28239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 30. maddesinde özel okullarda yönetici olacaklar için en az iki yıl öğretmenlik yapma şartı aranmışken özel okullar dışındaki kurumlarda müdür ve müdür yardımcısı olacaklarda özel öğretim kursları bakımından lisans mezuniyeti şartının sağlanması gerektiği düzenlenmiştir. Yukarda belirtildiği üzere İdare bu şartın getirilme amacının eğitim ve yönetim hizmetlerinde kalitenin artırılması olduğunu belirtmiştir.

14. Ayrıca mezkûr Yönetmeliğin geçici 1. maddesinde, geçiş sürecinin olağan şekilde yürütülmesi bakımından Yönetmeliğin çıktığı tarihte hâlihazırda özel öğretim kurumlarında çalışıyor olan eğitim personelinden Yönetmelikte yer alan şartların aranmayacağı hüküm altına alınmıştır.

15. Kişilerin mesleki hayatlarının çalışma hakkı ile ilişkisinin olduğu ve meslek hayatına yönelik tedbirlerin ya da müdahalelerin söz konusu olduğu idari iş ve eylemler bakımından çalışma hakkının gündeme geldiği görülmektedir. Anayasa’nın 48. maddesi, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme özgürlüğüne sahip olduğunu belirtmekte, aynı zamanda 49. madde, devletin çalışma hakkını koruyarak, işsizliği önleme ve çalışanların yaşam seviyelerini yükseltme yükümlülüğünü vurgulamaktadır. Bu ilkeler doğrultusunda, kişinin eğitimine, deneyimine ve becerilerine uygun bir şekilde çalışma hayatına devam etme hakkı anayasal güvence altına alınmıştır.

16. Ölçülülük ilkesi, hukuki sınırlamaların meşru bir amaç doğrultusunda gereklilik, elverişlilik ve orantılılık testlerinden geçmesi gerektiğini ifade etmektedir. Yani, bir düzenlemenin toplum yararına hizmet ederken bireylerin haklarına asgari müdahale edecek şekilde tasarlanması ve bireyin temel haklarına orantısız bir müdahale oluşturmaması esastır. Evleviyet ilkesi ise, daha geniş veya daha önemli bir hakkın tanındığı durumda, daha dar veya daha az önemli olan bir hakkın da doğal olarak tanınması gerektiğini ifade eder. Hukuki düzenlemelerde, daha geniş veya karmaşık bir durumu kapsayan bir hükmün, aynı gerekçelerle daha dar bir durumu da kapsaması gerektiği kabul edilir. Anayasamızın 10. ve 13.

maddeleriyle doğrudan ilişkili olan bu iki ilke, hukuki düzenlemelerin adil, tutarlı ve dengeli bir şekilde uygulanmasını sağlamak için kritik öneme sahiptir.

17. Başvurana, emekli olduğu 2020 yılından bu yana üç ayrı özel öğretim kursunda müdür/müdür yardımcılığı yapmasına izin verildiğini ancak 2024 yılında kurum değişikliği nedeniyle lisans mezunu olma koşulunu karşılamadığı gerekçesiyle izin verilmediği görülmektedir. Özel Öğretim Kurumları

Yönetmeliğinin 30. maddesinin birinci fıkrasının b bendi gereği, müdür veya müdür yardımcısı olabilmek için, az iki yıl asıl görevli olarak öğretmenlik yapmış olmak veya öğretmenlik yapma koşullarını taşıyıp en az iki yıl asıl görevli uzman öğretici olarak görev yapmış olmak şartı aranırken ç bendinde ise özel öğretim kursları bakımından lisans mezuniyeti şartının sağlanması gerektiği belirtilmiştir. İdare, özel öğretim kurslarında yöneticilik yapabilmek için lisans mezuniyeti şartı getirmesindeki temel amacın kamu yararı olduğunu belirtmektedir. Kamu yararı, toplumun genel refahını kamu hizmetlerinin kalitesini ve etkinliğini artırmak amacıyla bireysel haklara belirli sınırlamalar getirilmesini meşru kılabilir. Ancak, bu tür sınırlamaların ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Kamu yararı, eğitim kalitesinin yükseltilmesi ve özel öğretim kurumlarında sunulan hizmetlerin standardının artırılması amacıyla lisans mezuniyeti şartını meşru kılabilir ve bu perspektiften bakıldığında, idarenin böyle bir

düzenleme yapma amacı anlaşılır ve makul görülebilir.

18. Ancak, lisans mezuniyeti şartının aranmasının kamu yararını sağlama amacına uygun, gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir. Özel okullarda yönetici olacaklar için en az iki yıl öğretmenlik yapma şartı aranmışken özel öğretim kursları bakımından ise lisans mezuniyeti şartının aranmasının evleviyet ilkesi ile ölçülülük ilkesine ters düştüğü görülmektedir. Zira daha geniş veya daha önemli bir hakkın tanındığı durumda, daha dar veya daha az önemli olan bir hakkın da doğal olarak tanınması gerektiği gerçeğinden yola çıkıldığında yönetmeliğin özel öğretim kursları için müdür ve müdür yardımcısı olma şartına ek koşul koyarak zorlaştırmasının hukukun temel ilkelerine ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, idare tarafından orantılı bir düzenleme yapılması adına kamu ile özel eğitim kurumlarında yöneticilik için yeterli görülen şartların, tecrübenin, özel öğretim kursları kapsamında da kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.

19. Ayrıca lisans mezuniyeti şartının getirilmesi, eğitimde kaliteyi artırmayı hedeflese de, geçmişteki eğitim politikaları çerçevesinde mezun olmuş ve yıllarca eğitici ve yönetici olarak görev yapmış bireylerin haklı beklentilerinin göz ardı edilmemesi gerektiği de değerlendirilmektedir. Bu durumda, kamu yararını sağlamak adına yapılan düzenleme ile bireylerin hakları yok sayılmamalı kamu yararına uyumlu olacak şekilde korunmalıdır.

20. Sonuç olarak; İdare, hukuk devletinin temeli olan hukukun üstünlüğü ilkesi gereğince hukuk kuralları kadar hukuk ilkeleriyle de bağlıdır ve idari düzenlemelerin buna uygun olması beklenmektedir. Bu bağlılık, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması, idarenin keyfi uygulamalarının önlenmesi ve toplumda adaletin sağlanması açısından büyük bir önem taşımaktadır. İdarenin kararında başvuranın öğretim kurumlarında yöneticilik yapmak için gerekli vasıfları taşımadığına dair saptamada bulunulmadığı, yalnızca eğitimde kalitenin yükseltilmesi amacıyla bu hükmün tesis edildiğinin ifade edildiği ve başvuranın bahse konu şartı taşımadığının belirtildiği görülmüştür. İdare makamları, konuyu olgusal olarak ele almış ve salt ikincil mevzuat hükümlerini göz önünde bulundurarak sonuca ulaşmıştır. Bu hâle göre İdare tarafından ilgili mevzuat ve somut koşullar değerlendirilmek suretiyle verilen iznin iptal edilmesinin hukuk ilkelerine ve hakkaniyete uygun olduğu tespit edilememiştir.

21. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar, başvuranın iddiaları, ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının ç bendinin yeniden ele alınarak mağduriyetleri giderici surette bir çözüm bulunması gerektiği yönünde Milli Eğitim Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak İdarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17. maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği

Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini

durdurmakta olup, anılan Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 30. maddesinin birinci fıkrasının ç bendinin yeniden ele alınarak hak kayıplarının önüne geçilecek şekilde değerlendirilmesi ve bu kapsamda ortaya çıkan irade doğrultusunda düzenleme yapılması yönünde MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare tarafından bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi tarafından karar verilmiştir.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi