ÖZET: Başvuru, doçentlik sürecine ilişkin bir talep üzerine yapılmıştır. Başvuran, 2021 Mayıs döneminde doçentlik başvurusu yapmış, ancak KHK ile kamu görevinden ihraç edilmesi nedeniyle başvurusu iptal edilmiştir. İdare Mahkemesi, başvuranın kamu görevine iade edilmesine karar vermiştir. Ancak, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının geriye yürümeyeceği gerekçesiyle başvuranın yeniden başvuru yapmasını istemiştir. Başvuran, bu durumu hukuka aykırı bulmakta ve başvurusunun kaldığı yerden devam ettirilmesini talep etmektedir.

İdare, başvurunun ön incelemesini tamamladıktan sonra, başvuranın 2021 Mayıs doçentlik başvurusuna ilişkin belgeleri göndermiş, ancak konuya dair ek bir açıklama yapmamıştır. Anayasa’nın ilgili maddeleri gereği, idare mahkemesi kararlarına uymak zorundadır. Başvuranın durumu, 7085 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiş, iptal edilen başvurunun hukuki durumu netleştirilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin tekrar değerlendirilmesi ve gerekli işlemlerin yapılması hususunda Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. İlgili kurumun, bu karar doğrultusunda otuz gün içinde işlem yapması gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/12173-S.24.18448

BAŞVURU NO : 2024/7609

KARAR TARİHİ : 07.11.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÜNİVERSİTELERARASI KURUL BAŞKANLIĞI

Doçentlik sürecine ilişkin talepler hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 13.06.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; 2021 Mayıs döneminde doçentlik başvurusunda bulunduğunu ancak KHK kararı ile ihraç edilmesi nedeniyle başvurusunun iptal edildiğini; Ankara 27. İdare Mahkemesinin E: / ve

K: / sayılı kararı ile kamu görevine iade edildiğini; Avukatı tarafından ÜAK’a iletilen 28/05/2024 tarihli yazıya verilen 11/06/2024 tarihli ve – – sayılı yazıda özetle, doçentlik başvurusunun iptaline sebep olan düzenlemenin AYM kararıyla iptal edildiği ancak bu kararların geriye yürümeyeceğinden bahisle yeniden başvuru yapması gerektiğinin ifade edildiğini ancak vekili aracılığıyla yaptığı 28/05/2024 tarihli müracaatın 7085 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin iptaline dayalı olmadığını; müracaatının “göreve iade kararı” karşısında sürecin devam ettirilmesi hakkında olduğunu keza, Ankara 12. İdare Mahkemesinin E: / sayılı dosyasında görülen davada İdare tarafından sunulan savunma yazısında “Şu hususu da ifade etmek gerekir ki; davacının görevine iade edilmesi ve 685 Sayılı KHK kapsamında herhangi bir soruşturma veya yargılamasının bulunmaması halinde veya yargılanması neticesinde beraat etmesi durumlarında, ilgili kurumlarla yazışma yapılarak, davacının başvurusuna dahi ihtiyaç duyulmadan, müvekkil kurumun genel işleyişi kapsamında davacının dosyadaki süreci devam ettirilecektir” şeklindeki açıklamaya yer verildiğini; ayrıca Doçentlik Bilgi Sisteminde halen müracaat edebileceğine ilişkin bir ibare veya yer görememekte olduğunu belirtmiş ve doçentlik başvurusunun kaldığı yerden devam ettirilmesini şayet bu mümkün olmaz ise yeni başvuru yapabilmesinin sağlanmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvurunun ön inceleme şartlarını taşıdığının tespiti üzerine inceleme ve araştırma aşamasına geçilmiş ve İdareden başvuru konusu hakkındaki açıklamaları ile birlikte ilgili bilgi ve belgeleri Kurumumuza iletmesi istenmiştir.

3. İdarenin 05.07.2024 tarihli ve sayılı cevap yazısı ekinde,- başvuranın 2021 Mayıs döneminde yapmış olduğu doçentlik başvurusuna ilişkin belgeler Kurumumuza iletilmiş olup başvuru konusuna ilişkin ayrıca bir açıklamaya yer verilmemiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Anayasa’nın ilgili hükümleri uyarınca:

II. Cumhuriyetin nitelikleri

Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

[…]

VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı

Madde 74 – […] Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

[…]

Madde 138 – […]

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.

[…] 8. Anayasa Mahkemesinin kararları

Madde 153 – Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.

Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.

Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde

Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın

Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.

İptal kararları geriye yürümez.

Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 5’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca:

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.

6. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Doçentlik ve atama” başlıklı 24’üncü maddesinin ilgili

hükümleri uyarınca:

Madde 24 – a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır.

Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:

[…] (3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.

b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.

Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.

c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.

ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında

Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.

e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar.

7. 7085 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 4’üncü maddesi uyarınca (Anayasa Mahkemesinin

9.11.2022 tarihli ve E: 2018/80, K: 2022/136 sayılı kararı ile iptal edilmiştir):

Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma

ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulur. Bunlardan haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkumiyet kararı verilenlerin doçentlik başvuruları iptal edilir.

8. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Kararların uygulanması” başlıklı 10’uncu

maddesinin ilgili hükümleri uyarınca:

Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır.

[…]. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. […]

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi”

Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşıldığı üzere; 10. Başvuran, 21.05.2021 tarihli dilekçesi ile 2021 Mayıs dönemi kapsamında doçentlik başvurusunda bulunmuştur.

11. Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının (ÜAK) başvurana muhatap 20.12.2021 tarihli ve sayılı yazısında “[…] hakkınızda kamu görevinden çıkarılma kararı verildiği anlaşıldığından, 7085 sayılı kanunun 4. maddesi gereğince Mayıs 2021 dönemi doçentlik başvurunuz iptal edilmiştir. […]” şeklindeki ifadeye yer verilerek durum başvuruna bildirilmiştir.

12. Başvuran, söz konusu işlemin iptali istemiyle açmış olduğu ve Ankara 12. İdare Mahkemesinin

E: / sayılı dosyasında görülen dava neticesinde talebin reddine karar verildiğini ve yargı süreci tamamlanarak anılan kararın kesinleştiğini ifade etmiştir.

13. Başvuran, vekili aracılığıyla ÜAK’a iletmiş olduğu 28.05.2024 tarihli dilekçesinde ise “Müvekkil KHK ile kamu hizmetinden çıkarılması işlemine karşı Komisyonun ret kararının Eylül 2022’de tebliğinden sonra

Ankara 27. İdare Mahkemesi / E dava ikame etmiş ve ilgili mahkeme ise T: 24/05/2024, E:

/ ve K: / göreve iade/iptal kararı vermiştir. Ekte mahkeme kararının ve önceki CİMER başvurusunun birer nüshası bulunmaktadır.” şeklindeki açıklamalara yer vererek anılan mahkeme kararı karşısında 2021 Mayıs Doçentlik başvurusunun kabul edilmesini ve değerlendirmek üzere jüriye gönderilmesini talep etmiştir.

14. 28.05.2024 tarihli söz konusu dilekçe ilgi tutularak ÜAK tarafından başvuran vekiline iletilen

11.06.2024 tarihli ve sayılı cevap yazısında “[…] Anayasa Mahkemesinin 2018/80 E. 2022/136 K.

sayılı iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından önce 7085 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı nedeniyle doçentlik başvuruları iptal edilen doçent adayları hakkında Anayasa’nın 153. maddesinin 5. fıkrasında ‘İptal kararları geriye

yürümez.’ hükmü uyarınca yapılacak bir işlem bulunmadığına karar verildiğinden ilgi dilekçeniz hakkında yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. […]” yönündeki açıklamaya yer verilmiştir.

15. Başvuran, 28.05.2024 tarihli dilekçesi hakkında verilen söz konusu yanıtın hukuka uygun olmadığını keza müracaatının “göreve iade kararı” karşısında doçentlik sürecinin devam ettirilmesi istemine dair olduğunu belirterek doçentlik başvurusunun kaldığı yerden devam ettirilmesinin; şayet bu mümkün olmaz ise yeni başvuru yapabilmesinin sağlanmasını talep etmiştir.

Değerlendirme 16. 7085 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde, hüküm kapsamında yürütülecek işlemler açısından ikili bir ayrıma gidildiği görülmektedir. Anılan madde hükmünün birinci cümlesi uyarınca, belirli sebeplerle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulmaktadır. Dolayısıyla bu durumda doçentlik işlemleri askıya alınmakta ve sebep unsurunda gösterilen görevde uzaklaştırma işlemenin veya adli soruşturma ya da kovuşturma işleminin sonucuna göre tekrar işlem tesis edilmesi gerekmektedir. Madde hükmünün ikinci cümlesinde ise haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilen doçent adaylarının doçentlik başvurularının iptal edileceği düzenlenmiştir. Bu durumda doçentlik başvurusu ortadan kalkmak suretiyle süreç nihayete ermektedir.

17. Başvuranın Mayıs 2021 döneminde yapmış olduğu doçentlik başvurusu, aday hakkında kamu görevinden çıkarılma kararı verildiğinin anlaşılmış olduğu cihetiyle, 7085 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesine dayanılarak iptal edilmiştir (bkz. §11). Diğer yandan, başvuran hakkında anılan madde kapsamında belirtildiği şekilde mahkûmiyet kararı bulunup bulunmadığına yönelik bir bilgi Kurumumuza sunulmamıştır.

18. Başvuran tarafından, Ankara 27. İdare Mahkemesinin 26.04.2024 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararının bir örneği Kurumumuza iletilmiş olup söz konusu karara bakıldığında, Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin 17/08/2022 tarih ve sayılı işlemin hukuka aykırı olduğu iddiası ile iptalinin istendiği, sonuç itibarıyla da davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka uygunluk görülmediği bahsi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, Ankara 27. İdare Mahkemesinin E: / ve K: / sayılı kararına ilişkin yargı sürecinin hangi aşamada olduğu ve bu bağlamda anılan kararın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin bir bilgiye dosya kapsamında rastlanmamıştır.

19. Söz konusu açıklamalar ile birlikte 7075 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinde yer verilen “[i]lgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. […].” yönündeki düzenleme göz önüne alındığında; başvuranın 28.05.2024 tarihli dilekçesi üzerine – mezkûr Mahkeme kararının kapsam ve sonucu ile anılan yargılama sürecinin akıbeti; başvuranın talebinin sağlanmasına ilişkin başkaca bir engel bulunup bulunmadığı hususları başta olmak üzere gerekli araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın – yalnızca “Anayasa’nın 153. maddesinin 5. fıkrasında ‘İptal kararları geriye yürümez.’ hükmü uyarınca yapılacak bir işlem bulunmadığı” yönünde cevap verilmesinin hukuka uyarlı olmadığı kanaatine varılmıştır.

20. Diğer yandan, Anayasa Mahkemesinin 9.11.2022 tarihli ve E: 2018/80, K: 2022/136 sayılı kararı uyarınca, 7085 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 4’üncü maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olup anılan karar 20.07.2023 tarihli ve 32254 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Bu bağlamda, geçerli başkaca bir engel bulunmaması halinde başvuranın yeni bir doçentlik başvurusunda bulunabilmesine yönelik gerekli işlemlerin de İdarece tesis edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

21. Bu çerçevede yapılan değerlendirme neticesinde, İdare tarafından başvuru konusu kapsamında yürütülen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Anılan madde hükmü uyarınca, inceleme ve araştırma kapsamında ilgili idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığı hususları da Kurum tarafından gözetilmektedir.

23. Bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana verilen cevaplarda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uyulmadığı tespit edildiğinden bundan sonraki işlemlerde söz konusu ilkelere uyulması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre, Kamu

Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup anılan Kanun’un 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.

25. Buna göre ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede

Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvurunun KABULÜNE, Gerekçede belirtilen açıklamalar gözetilerek başvuran taleplerinin tekrar değerlendirilmesi ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi hususunda ÜNİVERSİTELERARASI KURUL BAŞKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

ÜNİVERSİTELERARASI KURUL BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve ÜNİVERSİTELERARASI KURUL BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi