|
ÖZET: Başvuru, Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi tarafından, kendisine verilen kınama disiplin cezasının iptali talebiyle yapılmıştır. Öğrenci, 13.11.2023 tarihinde gerçekleşen bir ders sırasında öğretim üyesinin kendisine yönelik sarf ettiği onur kırıcı sözler nedeniyle sınıfı terk ettiğini ve bu durumun ardından disiplin cezası aldığını iddia etmektedir. Disiplin soruşturması sonucunda, öğrencinin “Sınıfın düzenini bozmak ve öğretim üyesine hakaret etmek” suçlamasıyla kınama cezasına çarptırıldığı belirtilmiştir.
Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yürütülmediğini ve öğrencinin daha önce herhangi bir disiplin cezası almamış olmasını dikkate alarak cezanın verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, disiplin cezasının iptal edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu bağlamda, öğrencinin ifade özgürlüğünün korunması gerektiği vurgulanmış ve disiplin cezasının süre yönünden de geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü’ne, verilen disiplin cezasının geri alınması hususunda tavsiyede bulunmuş ve bu kararın uygulanması için 30 gün süre tanımıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12040-S.24.18268
BAŞVURU NO : 2024/9202
KARAR TARİHİ : 05.11.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Kınama disiplin cezasının iptal edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 27.07.2024
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. tarafından Kurumumuza yapılan tarihli ve 2024/9209 sayılı başvuruda, özetle; başvuranın Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3. Sınıf öğrencisi olduğu, 13.11.2023 tarihinde
Doç. Dr. . . tarafından gerçekleştirilen Borçlar Hukuku Özel Hükümleri dersinde başvuranın bir önceki derste bahsi geçen konu hakkında soru sorması sonucunda Doç. Dr. . . tarafından kendisine “Sen yine soru sormaya başladın”, “Bu konuyu işlemeyeceğim”, “Dersimi sabote ediyorsun” ve “Bana gelmiş arabanın stepnesini soruyor, bana ne arabanın stepnesinden” , “Avukatçılık yapma” şeklinde onur kırıcı sözler sarf edildiğinin iddia edildiği, bunun neticesinde sınıfı terk etmek zorunda kaldığını, sınıfı terk ederken Doç. Dr. . .’ye hitaben “Sen hoca değilsin” şeklindeki cevap vermesi neticesinde başvuran hakkında “Sınıfın Düzenini Bozmak ve İlgili Dersin Öğretim Üyesine Hakaret Etmek” eylemi nedeniyle yapılan disiplin soruşturması sonucu kınama cezası verildiği, ancak başvuran tarafından; söz konusu disiplin soruşturmasında, adı geçen öğretim üyesi tarafından kendisine hitaben sarf edilen onur kırıcı, alaycı ve hakaret niteliğindeki sözlerin dikkate alınmadığı, kendisinin bu sözler karşısında istemsizce sarf edilen sözleri nedeniyle ceza verildiği, bu nedenle söz konusu cezanın hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı hususlarına yer verilerek, kınama cezasının iptal edilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusu hakkında Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğünün 29.08.2024 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinden;
2.1. Başvuran tarafından 14.11.2023 tarihli ve sayılı dilekçe ile; 13.11.2023 tarihinde Borçlar
Hukuk Özel Hükümler dersinde Doç. Dr. . . ile başvuran arasında yaşanan olaya ilişkin olarak, Doç. Dr.
. . tarafından derste kendisine yönelik “Sen yine soru sormaya başladın”, “Bu konuyu işlemeyeceğim”, “Dersimi sabote ediyorsun” ve “Bana gelmiş arabanın stepnesini soruyor, bana ne arabanın stepnesinden”,
“Avukatçılık yapma” şeklinde ifadeler kullanıldığı iddiasıyla Hukuk Fakültesi Dekanlığına başvuruda bulunulduğu,
2.2. Bunun üzerine Hukuk Fakültesi Dekanlığı tarafından Doç. Dr. . .’den görüş talep edilerek Hukuk
Fakültesi Dekanlığının 14.12.2023 tarihli ve sayılı yazısına istinaden incelemeci görevlendirilmek suretiyle inceleme başlatıldığı ve sonraki aşamada Hukuk Fakültesi Dekanlığının
05.01.2024 tarihli ve sayılı yazısı ile soruşturmacı görevlendirilerek başvuran hakkında
disiplin soruşturması açıldığı,
2.3. 17.01.2023 tarihinde soruşturmacı tarafından tamamlanan ve Hukuk Fakültesi Dekanlığına sunulan disiplin soruşturması raporunun “SONUÇ VE KANAAT” başlıklı bölümünde, “…Bu bağlamda incelendiğinde öğrencinin eylemine uyan davranışların 2547 sayılı Kanunun madde 54/1 Disiplin cezaları ve disiplin cezalarını gerektiren disiplin suçları başlıklı maddesi a) Kınama cezasını gerektiren eylemler arasında sayılan 2 no.lu bendinde düzenlenen ‘Ders, seminer, sınav, uygulama, laboratuvar, atölye çalışması, bilimsel toplantı ve konferans gibi çalışmaların düzenini bozmak’ kapsamında olduğu ancak bugüne kadar herhangi bir disiplin cezası almaması nedeniyle de öğrenciye disiplin cezası verilip verilmemesinin takdirleri makamlarına ait olmak üzere kanaatini takdirlerinize sunarım.” hususlarına yer verilmek suretiyle teklifte bulunulduğu,
2.4. Öte yandan, Doç. Dr. . .’nin de 25.01.2024 tarihli ve sayılı dilekçesi ile Hukuk Fakültesi
Dekanlığına başvuruda bulunulması üzerine disiplin soruşturması dosyası; Hukuk Fakültesi
Dekanlığının 09.02.2024 tarihli ve sayılı yazısında; “…soruşturma dosyasının 25.01.2024 tarih ve sayılı evrak dikkate alınarak, olay mahalli tanık/lar dinlenerek ve alt cezanın uygulanmasına ilişkin atıf ilgili mevzuat düzenlemesi dikkate alınarak değerlendirilmesi…” hususlarına yer verildiğinden soruşturmacıya iade edildiği,
2.5. Söz konusu dosyanın iadesi üzerine soruşturmacı tarafından 30 gün ek süre talebinde bulunularak
12.03.2024 tarihinde tekrar Hukuk Fakültesi Dekanlığına sunulan disiplin soruşturması raporunun
“SONUÇ VE KANAAT” başlıklı bölümünde “…Yapılan incelemeler neticesinde öğrenci ’in sınıfı terk ederken kullandığı ‘siz hoca değilsiniz’ ifadesinin ‘5) Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak,’ suç tipini oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
2547 sayılı Kanunun öğrencilerin disiplin işlerini düzenleyen madde 54/9 da; ‘(9)Oylama, karar ve
süreleri:’ başlığı altında ‘d) Disiplin cezalarını vermeye yetkili amirler ile disiplin kurulları, disiplin suçunu oluşturan eylemlerin ağırlığını, soruşturulan öğrencinin daha önce bir disiplin cezası alıp almadığını, işlediği fiil dolayısıyla pişmanlık duyup duymadığını, yükseköğretim kurumundaki geçmiş davranış, çalışma ve başarılarını dikkate alarak bir derce alt ceza verebilir. Bir derece alt cezayı, asıl cezayı vermeye yetkili makam verir.’ düzenlemesi yer almaktadır. İş bu düzenlemeler uyarınca öğrenci
’in eylemine uyan davranışın, Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektirdiği ancak bugüne kadar herhangi bir disiplin cezası almaması nedeniyle öğrenciye bir alt disiplin cezasının verilip verilmemesinin takdirleri makamınıza ait olmak üzere kanaatimi takdirlerinize sunarım.” denilmek suretiyle teklifte bulunulduğu,
2.6. Ancak, söz konusu disiplin soruşturması dosyasının, Hukuk Fakültesi Dekanlığının 17.03.2024 tarihli ve sayılı yazısında “… ’e ilişkin soruşturma dosyasının karar bölümünde önerilen cezanın tarafınızca netleştirilmesi…” hususlarına yer verilmesi üzerine tekrar soruşturmacıya iade edildiği,
2.7. Bunun üzerine, soruşturmacı tarafından 30 gün ek süre talebinde bulunduğu,
2.8. Disiplin soruşturması dosyasındaki eksiklikler giderilerek Hukuk Fakültesi Dekanlığına sunulan
22.03.2024 tarihli disiplin soruşturması raporunun “SONUÇ VE KANAAT” başlıklı bölümünde
“…Yapılan incelemeler neticesinde öğrenci ’in sınıfı terk ederken kullandığı ‘siz hoca değilsiniz’ ifadesinin ‘5) Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak,’ suç tipini oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
2547 sayılı Kanunun öğrencilerin disiplin işlerini düzenleyen madde 54/9 da; ‘(9) Oylama, karar ve
süreleri:’ başlığı altında ‘d) Disiplin cezalarını vermeye yetkili amirler ile disiplin kurulları, disiplin suçunu oluşturan eylemlerin ağırlığını, soruşturulan öğrencinin daha önce bir disiplin cezası alıp almadığını, işlediği fiil dolayısıyla pişmanlık duyup duymadığını, yükseköğretim kurumundaki geçmiş davranış, çalışma ve başarılarını dikkate alarak bir derece alt ceza verebilir. Bir derece alt cezayı, asıl cezayı vermeye yetkili makam verir.” düzenlemesi yer almaktadır. İşbu düzenlemeler uyarınca öğrenci
’in eylemine uyan davranışın, Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektirdiği, yapmış olduğu fiile ilişkin olarak ciddi bir pişmanlık içerisinde olmadığı gözlemlendiğinden ancak bugüne kadar herhangi bir disiplin cezası almaması nedeniyle de bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasının alt sınırı olan bir hafta okuldan uzaklaştırma cezası verilmesi bir alt disiplin cezasının verilip verilmemesinin takdirleri makamlarınıza ait olmak üzere kanaatimi takdirlerinize sunarım.” denilmek suretiyle teklifte bulunulduğu,
2.9. Bunun üzerine, Hukuk Fakültesi Dekanlığınca, bir alt ceza uygulanmak suretiyle başvuranın kınama disiplin cezası ile tecziyesine karar verildiği,
2.10. Başvuruna 04.04.2024 tarihli ve sayılı yazı ile kınama disiplin cezası ile tecziyesine karar verildiğine dair bildirimde bulunulduğu ve bahse konu yazı 04.04.2024 tarihinde tebliğ edildiği,
2.11. Başvuran tarafından, hakkında verilen disiplin cezasına karşı 05.04.2024 evrak kayıt tarihli ve sayılı dilekçe ile itirazda bulunulduğu,
2.12. Başvuranın itirazı Üniversite Disiplin Kurulunca karara bağlandığı ve Üniversite Disiplin
Kurulunun 17.05.2024 tarihli ve nolu kararında; “…1-) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 54/5 maddesinde hakkında disiplin soruşturması açılan öğrenciye isnat edilen suçun neden ibaret olduğu, savunmasını yapacağı tarihten en az yedi gün önce yazılı olarak bildirileceği ayrıca öğrenci bilgi sistemi üzerinden veya elektronik posta ya da kısa mesaj ile de bildirilebileceği, soruşturma öğrencinin kendini gereği gibi savunmasına imkan verecek şekilde yürütüleceği belirtilmiştir. Bu durumda öğrenci hakkında açılan disiplin soruşturması sırasında soruşturmacı tarafından hakkındaki iddialar nedeniyle öğrenciden 15.01.2024 tarihinde alınan beyanın ifade niteliğinde olduğu, öğrencinin anılan fiilleri işlediği yönünde saptama ve öğrenciye disiplin cezası verilmesi gerektiği yönünde teklif içeren soruşturma raporunun düzenlenmesinden sonra ve yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri kapsamında sübuta erdiği belirtilen fiil belirtilmek suretiyle süre verilerek disiplin amiri tarafından savunma hakkının kullandırılması gerekmekte iken, yapılan soruşturma kapsamında alınan ifade/yazılı beyanla yetinilmek suretiyle tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
2-) Disiplin hukuku cezalandırma ilkeleri açısından ceza hukuku ile benzer özellikler taşımaktadır. Bu bağlamda ceza hukukunda geçerli olan suçun ‘tipiklik’ unsuru; suç sayılan fiilin ceza normundaki soyut tasviri şeklinde tanımlanmaktadır. Disiplin hukuku yönünden ise ceza hukukunda geçerli olan tipiklik ilkesinin yansıması, kişilerin disiplin cezası ile cezalandırılabilmeleri için işlenmiş bulunan bir fiilin
Kanunda düzenlenen suç tanımına birebir uygun olması gerektiği şeklinde olmaktadır. Eğer verilecek
cezayı gerektiren eylemlerin gerek ‘tipiklik’ açısından gerekse maddi açıdan o cezaya uyar nitelikte olmaması halinde ‘o ceza için’ suçun oluşmadığının kabul edilmesi gerekmektedir. Yerleşik yargı kararlarında ve doktrinde kaba ve nezaketsiz söz ve davranışlar hakaret suçunu oluşturmayacağı ifade edilmektedir. Örneğin ‘Terbiyesiz, saygısız, yalancı, lan, ulan’ v.b. kaba ve nezaketsiz sözler hakaret suçu oluşturmaz. Bu itibarla; Öğrencinin dersin hocasına sarf ettiği “Siz hoca değilsiniz” sözlerinin kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu, onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunu oluşturmadığından öğrenci ’in ceza almasına sebep olan “Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak” fiilini işlemediği anlaşılmaktadır…” hususlarına yer verilerek itirazın kabulüne,
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 54/(10)-d) maddesindeki düzenleme uyarınca kabul gerekçeleri
dikkate alınarak yeniden işlem tesis edilmek üzere disiplin soruşturması dosyasının Hukuk Fakültesi
Dekanlığına iadesine karar verildiği,
2.13. Disiplin soruşturması dosyasının Hukuk Fakültesi Dekanlığına iadesinin akabinde 24.06.2024 tarihli son savunmaya davet yazısı ile başvurandan son savunmasının istenildiği ve buna ilişkin yazının
24.06.2024 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, başvuran tarafından da 02.07.2024 tarihinde yazılı
savunmanın sunulduğu,
2.14. 03.07.2024 tarihinde tamamlanan disiplin soruşturması raporunun “SONUÇ VE KANAAT” başlıklı bölümünde, “…Yapılan incelemeler neticesinde öğrenci ’in ‘sınıf düzenini bozmak’ fiilini işlediği kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan öğrenci işleri daire başkanlığından gelen yazıda öğrencinin bu güne kadar bir disiplin cezası almadığı da görülmektedir. 2547 sayılı Kanunun öğrencilerin disiplin işlerini düzenleyen madde 54/9 da; ‘(9) Oylama, karar ve süreleri:’ başlığı altında ‘d) Disiplin cezalarını vermeye yetkili amirler ile disiplin kurulları, disiplin suçunu oluşturan eylemlerin ağırlığını, soruşturulan öğrencinin daha önce bir disiplin cezası alıp almadığını, işlediği fiil dolayısıyla pişmanlık duyup duymadığını, yükseköğretim kurumundaki geçmiş davranış, çalışma ve başarılarını dikkate alarak bir derece alt ceza verebilir. Bir derece alt cezayı, asıl cezayı vermeye yetkili makam verir.’ düzenlemesi yer almaktadır. İşbu düzenlemeler uyarınca öğrenci ’in eylemine uyan davranışın, kınama cezasını gerektirdiği, yapmış olduğu fiile ilişkin olarak ciddi bir pişmanlık içeresinde olmadığının gözlemlendiği, bugüne kadar herhangi bir disiplin cezası almamış olduğu bir alt disiplin cezasının verilip verilmemesinin takdirleri makamlarınıza ait olmak üzere öğrenci ’in sınıf düzenini bozmak fiili nedeniyle kınama cezası ile cezalandırılması gerektiği kanaatimi takdirlerinize sunarım.” denilmek suretiyle teklifte bulunulduğu,
2.15. Başvuran hakkında “Sınıfın düzenini bozmak ve ilgili dersin öğretim üyesine hakaret etmek” isnadıyla yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, Hukuk Fakültesi Dekanlığınca, 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanununun 54/(1)-a) -2) maddesindeki “Ders, seminer, sınav, uygulama, laboratuvar, atölye çalışması, bilimsel toplantı ve konferans gibi çalışmaların düzenini bozmak” fiili nedeniyle kınama disiplin cezası ile tecziyesine karar verildiği,
2.16. Başvuruna 19.07.2024 tarihli ve sayılı yazı ile kınama disiplin cezası ile tecziyesine karar verildiğine dair bildirimde bulunulduğu ve bahse konu yazının da 22.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği,
2.17. Öte yandan, başvuranın 14.11.2023 evrak kayıt tarihli ve sayılı dilekçesi ile Doç. Dr. . .’nin derste kendisine yönelik “Sen yine soru sormaya başladın”, “Bu konuyu işlemeyeceğim”, “Dersimi sabote ediyorsun” ve “Bana gelmiş arabanın stepnesini soruyor, bana ne arabanın stepnesinden” , “Avukatçılık yapma” şeklindeki sözleri sarf ettiği iddiasına ilişkin olarak, bahse konu ifadelerin hakaret, tehdit ve onur
kırıcı herhangi bir anlam taşımadıkları ve soruşturma dosyası kapsamında söz konusu diyaloğun karşılıklı geliştiği anlaşıldığından ilgili öğretim üyesi hakkında herhangi bir işlem tesis edilmediğinin bildirildiği,
hususlarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın:
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2.“Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42’nci maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz…”
3.3. “Yükseköğretim kurumları” başlıklı 130’uncu maddesinde; “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur… Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır… Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, malî işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı malî kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”,
5. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun;
5.1.“Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde, “Bu kanunun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim-öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir.”,
5.2. “Yükseköğretim Kurumlarının görevleri” başlıklı 12 nci maddesinde, “Bu kanundaki amaç ve ana ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumlarının görevleri;
a. Çağdaş uygarlık ve eğitim – öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde, toplumun ihtiyaçları ve kalkınma planları ilke ve hedeflerine uygun ve ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim – öğretim, bilimsel araştırma, yayım ve danışmanlık yapmak,
b. Kendi ihtisas gücü ve maddi kaynaklarını rasyonel, verimli ve ekonomik şekilde kullanarak, milli eğitim politikası ve kalkınma planları ilke ve hedefleri ile Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan plan ve programlar doğrultusunda, ülkenin ihtiyacı olan dallarda ve sayıda insan gücü yetiştirmek,
…
d. Örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim yoluyla toplumun özellikle sanayileşme ve tarımda modernleşme alanlarında eğitilmesini sağlamak,
…
f. Eğitim – öğretim ve seferberliği içinde, örgün, yaygın, sürekli ve açık eğitim hizmetini üstlenen kurumlara katkıda bulunacak önlemleri almak, …”,
5.3. “Öğretim üyelerinin görevleri” başlıklı 22 nci maddesinde; “a. Yükseköğretim kurumlarında ve bu kanundaki amaç ve ilkelere uygun biçimde önlisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim – öğretim ve uygulamalı çalışmalar yapmak ve yaptırmak, proje hazırlıklarını ve seminerleri yönetmek,
b. Yükseköğretim kurumlarında, bilimsel araştırmalar ve yayımlar yapmak,
c. İlgili birim başkanlığınca düzenlenecek programa göre, belirli günlerde öğrencileri kabul ederek, onlara gerekli konularda yardım etmek, bu kanundaki amaç ve ana ilkeler doğrultusunda yol göstermek ve rehberlik etmek,
d. Yetkili organlarca verilecek görevleri yerine getirmek,
e. Bu kanunla verilen diğer görevleri yapmaktır.”,
5.4. “Öğrencilerin disiplin işleri” başlıklı 54 üncü maddesinin;
5.4.1. “(Değişik:2/2/2023-7437/2 md.) Disiplin cezaları ve disiplin cezalarını gerektiren disiplin
suçları” başlıklı birinci fıkrasında, “(1) Disiplin cezaları ve disiplin cezalarını gerektiren disiplin suçları:
a) Kınama: Öğrenciye öğrencilikle ilgili kusurlu davranışlarından dolayı kınandığının yazılı olarak bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren eylemler şunlardır: 1) Yükseköğretim kurumu yetkililerince istenilen bilgileri yanıltmak amacıyla eksik veya yanlış bildirmek, 2) Ders, seminer, sınav, uygulama, laboratuvar, atölye çalışması, bilimsel toplantı ve konferans gibi çalışmaların düzenini bozmak, 3) (İptal alt bent: Anayasa Mahkemesinin 22/2/2024 tarihli ve E: 2023/78, K: 2024/55 sayılı Kararı ile), 4)
Yükseköğretim kurumunca veya yükseköğretim kurumunun izniyle asılmış güncel duyuruları, program ve benzerlerini koparmak, yırtmak, değiştirmek, karalamak veya kirletmek, 5) Sınavlarda kopyaya teşebbüs etmek, 6) Üniversite kampüsünde üniversite senatosu tarafından belirlenen alanlar dışında, sigara ve diğer tütün ürünleri ile elektronik sigara kullanmak,
b) Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma: Öğrenciye, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırıldığının ve bu süre içerisinde derslere ve sınavlara katılamayacağının yazı ile bildirilmesidir. Yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasını gerektiren eylemler şunlardır: 1) Öğrenme ve öğretme hürriyetini engelleyici veya yükseköğretim kurumlarının işleyiş ve huzurunu bozucu eylemlerde bulunmak, 2) Disiplin soruşturmalarının usulüne uygun bir şekilde yürütülmesini engellemek, 3) Yükseköğretim kurumundan aldığı kendine hak sağlayan bir belgeyi başkasına vererek kullandırmak veya başkasına ait bir belgeyi kullanmak, 4) Yükseköğretim kurumunda kişilerin şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak, 5) Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak, 6) Yükseköğretim kurumunda alkollü içki içmek, 7) (İptal alt bent: Anayasa Mahkemesinin 22/2/2024 tarihli ve E: 2023/78, K: 2024/55 sayılı Kararı ile) 8) Yükseköğretim kurumu personeli veya öğrencilerini tehdit etmek”.
5.4.2. “Disiplin amirleri” başlıklı üçüncü fıkrasında, “a) Bir fakülte, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu içinde öğrencilerin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayı soruşturma açmaya ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürü yetkilidir…”,
5.4.3. “Soruşturmanın süresi ve zamanaşımı” başlıklı dördüncü fıkrasında, “a) Disiplin soruşturmasına, disipline konu olay öğrenilince derhal başlanılır ve soruşturma en geç otuz gün içinde sonuçlandırılır. Soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre talep edebilir. Disiplin amiri sunulan gerekçeyi ve zamanaşımı sürelerini dikkate alarak her defasında otuz günü geçmemek üzere altmış güne kadar, toplu olarak işlenen suçlarda ise doksan güne kadar ek süre verebilir.
b) Bu maddede sayılan disiplin suçu niteliğindeki eylemleri işleyen öğrenciler hakkında, bu eylemlerin işlendiğinin soruşturma açmaya yetkili amirlerce öğrenildiği tarihten itibaren;
1) Kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarında bir ay
içinde,…disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,
5.4.4. “Savunma hakkı” başlıklı beşinci fıkrasında, “a) Hakkında disiplin soruşturması açılan öğrenciye isnat edilen suçun neden ibaret olduğu, savunmasını yapacağı tarihten en az yedi gün önce yazılı olarak bildirilir; ayrıca öğrenci bilgi sistemi üzerinden veya elektronik posta ya da kısa mesaj ile de bildirilebilir.
Bu yazıda; öğrenciden belirtilen gün, saat ve yerde savunmasını yapmak üzere hazır bulunması istenilir.
b) Savunma yapmak üzere gelen kişi, savunmasını sözlü olarak yapabileceği gibi yazılı olarak da sunabilir.
Yazılı savunma sunulduktan sonra soruşturmacı öğrenciye ek sorular yöneltebilir…”,
5.4.5. “Disiplin soruşturmasında uyulacak esaslar” başlıklı altıncı fıkrasında, “…b) Soruşturmacı tanık dinleyebilir, keşif yapabilir ve bilirkişiye başvurabilir. Soruşturma işlemleri bir tutanakla tespit olunur. Tutanak; işlemin nerede ve ne zaman yapıldığı, işlemin mahiyeti, kimlerin katıldığı, ifade alınmış ise soruları ve cevapları belirtecek şekilde düzenlenir ve soruşturmacı, katip, ifade sahibi ve varsa keşif sırasında hazır bulunanlarca imzalanır. İfade alınırken tanığa ve bilirkişi tayini durumunda bilirkişiye yemin ettirilir; tanığın kimliği, adresi ve benzeri açıklayıcı bilgileri belirtilir.
…
g) Soruşturma sonuçlandığında bir rapor düzenlenir. Raporda soruşturma onayı, soruşturmaya başlama tarihi, soruşturulanın kimliği, isnat edilen suç konuları, soruşturmanın safhaları, deliller ve alınan savunma özetlenir. İsnat edilen suçun sabit olup olmadığı tartışılır ve sabit bulunması halinde eyleme uyan disiplin cezası teklif edilir. Soruşturmayla ilgili belgelerin asıl veya suretleri bir dizi pusulasına bağlanarak rapora eklenir. Soruşturma raporu, dosya ile birlikte soruşturmayı açan mercie tevdi edilir…”,
5.4.6. “Disiplin cezası verme yetkisi” başlıklı yedinci fıkrasında, “a) Kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezaları ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürünce verilir.
b) Müşterek mekânlarda işlenen disiplin suçlarından dolayı kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir aya kadar uzaklaştırma cezası verme yetkisi rektöre aittir.
c) Yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası ile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları, yetkili disiplin kurulunca verilir.
ç) Fakülte, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulunca yürütülen soruşturmalarda bu birimlerin yönetim kurulları, rektörlük tarafından yürütülen soruşturmalarda ise üniversite yönetim kurulu, disiplin kurulu görevini yerine getirir.”,
5.4.7. “Oylama, karar ve karar süreleri” başlıklı dokuzuncu fıkrasında, “…ç) Disiplin cezası vermeye yetkili amirler kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarına soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren en geç on gün içinde karar vermek zorundadır. Diğer disiplin cezalarının verilmesini gerektiren hallerde, dosya derhal disiplin kuruluna havale edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren en geç on gün içinde karar verir.”,
5.4.8. “Disiplin soruşturmasının sonucunun bildirilmesi, başvuru yolları ve cezaların uygulanması:” onuncu fıkrasında, “a) Disiplin soruşturmasının sonucu, hakkında disiplin soruşturması yürütülen öğrenci ile varsa mağdura bildirilir.
b) Disiplin soruşturması sonunda verilen disiplin cezası, soruşturma açmaya yetkili amir tarafından yukarıda sayılanlara ilaveten; öğrenciye burs veya kredi veren kuruluşa ve yükseköğretim kurumuna bildirilir.
c) Disiplin cezası vermeye yetkili amir veya kurul kararlarında hangi tarihten itibaren uygulanacağı belirtilmediği takdirde, disiplin cezaları verildikleri tarihten itibaren uygulanırlar.
ç) Disiplin amirleri ve kurullarınca verilen disiplin cezalarına karşı on beş gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilir. Dosya kapsamında, disiplin suçunu oluşturan fiil sebebiyle doğrudan mağdur olan kişi de aynı usulle karara itiraz edebilir. Cezalar öğrencinin dosyasına işlenir.
d) İtiraz halinde, üniversite yönetim kurulu, on beş gün içinde itirazı kabul veya reddeder. İtirazın kabulü halinde yetkili disiplin amiri veya kurulu kabul gerekçesini dikkate alarak otuz gün içinde karar verir.
e) Öğrencilere verilen disiplin cezalarına karşı, itiraz hakkı kullanılmadan da idari yargı yoluna başvurulabilir.”
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Başvuran, Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı tarafından açılan disiplin soruşturması neticesinde kendisine verilen kınama disiplin cezasının iptal edilmesini talep etmektedir.
8. Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı tarafından açılan disiplin soruşturması dosyasının
Kurumumuza iletilmesi neticesinde söz konusu dosyanın incelenmesinden, olayda başvuran hakkında,
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 54 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı
alt bendinde yer alan, “Ders, seminer, sınav, uygulama, laboratuvar, atölye çalışması, bilimsel toplantı ve konferans gibi çalışmaların düzenini bozmak” fiilinin vuku bulduğu kanaatine varıldığı, ancak başvuranın daha önce herhangi bir disiplin cezası almadığı göz önüne alınarak daha hafif olan kınama cezasının verildiği görülmüştür
9. İlgili mevzuat kısmında 5 numaralı paragraflarda yer verildiği üzere, Yükseköğretim Kanununun 54 üncü maddesinde, yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek disiplin cezaları ile soruşturmalara ilişkin usul ve esaslar düzenlemiş olup; maddenin dördüncü fıkrasında, disiplin soruşturmasının en geç otuz gün içinde sonuçlandırılacağı, soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacının gerekçeli olarak ek süre talep edebileceği, altıncı fıkrasında, disiplin soruşturmasında uyulacak esasların neler olduğu, yedinci fıkrasında, kınama ve yükseköğretim kurumlarından bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarının ilgili fakülte dekanı, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürünce; yükseköğretim kurumundan bir veya iki yarıyıl için uzaklaştırma cezası ile yükseköğretim kurumundan çıkarma cezalarının yetkili disiplin kurulunca verileceği, dokuzuncu fıkrasında, disiplin cezası vermeye yetkili amirlerin kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarına soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren en geç on gün içinde karar vermek zorunda oldukları belirtilmiştir.
10. Başvuru konusu olayda soruşturma dosyasının incelenmesinden; 13.11.2023 tarihinde; Borçlar
Hukuk Özel Hükümler dersinde Doç. Dr. . . ile başvuran arasında yaşanan tartışma sonrası tarafların şikayeti üzerine Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığı tarafından disiplin soruşturması açıldığı, Dr. . . .’nin 05.01.2024 tarihinde soruşturmacı olarak görevlendirildiği, soruşturmacı tarafından düzenlenen soruşturma raporunun önce 17.01.2024 tarihinde Dekanlığa sunulduğu, Doç. Dr. .
. tarafından da 25.01.2024 tarihinde dilekçe verilmesi üzerine Dekanlık tarafından mezkur dilekçenin de dikkate alınması belirtilerek 09.02.2024 tarihinde dosyanın soruşturmacıya iade edildiği, bunun üzerine soruşturmacı tarafından 10.02.2024 tarihinde ek süre talep edildiği, eksikliklerin giderilmesi neticesinde
12.03.2024 tarihinde dosyanın soruşturmacı tarafından tekrar Dekanlığa sunulduğu, ancak Dekanlık
tarafından 17.03.2024 tarihinde soruşturma dosyasının, önerilen cezanın netleştirilmesi amacıyla tekrar soruşturmacıya iade edildiği, soruşturmacı tarafından tekrar ek süre talep edildiği ve 22.03.2024 tarihli disiplin soruşturması raporuna istinaden başvurana Hukuk Fakültesi Dekanlığı tarafından başvuran hakkında kınama cezası verilerek 04.04.2024 tarihli ve sayılı yazı ile başvuranın kınama cezası ile tecziyesine karar verildiğine dair bildirimde bulunularak 04.04.2024 tarihinde başvurana tebliğ edildiği,
başvuran tarafından yapılan itiraz neticesinde başvuranın savunması, Üniversite Disiplin Kurulunun
17.05.2024 tarihli ve no.lu kararı ve tanık ifadeleri neticesinde hazırlanan soruşturma raporunun
03.07.2024 tarihinde Dekanlığa sunulduğu ve başvurana verilen kınama cezasının 22.07.2024 tarihli yazı
ile başvurana bildirildiği anlaşılmıştır.
11. İdare olarak üniversitenin hizmet sunduğu bireylere, yani öğrencilerine, üniversite içinde kabul edilmiş olan düzen kurallarına uymamaları halinde yaptırım uygulama yetkisine sahip olduğu açıktır. Ancak disiplin hukukunun kaynağını oluşturan bu yetkinin, Anayasa çerçevesinde, yasalarla belirlenen koşullarda kullanılacağının ve idarenin, yasal belirleme ve dayanak olmadan herhangi bir davranışın yaptırım gerektirdiğini takdir edip kendi yetkisiyle bu konuda kural koyamayacağının göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Ayrıca disiplin soruşturması yapılırken ve disiplin cezası verilirken de disiplin hukukuna hâkim olan temel ilkelerin gözden kaçırılmaması gerekmektedir. Bu kapsamda Yükseköğretim Kanunun ilgili hükümlerinde, soruşturmanın ne şekilde yapılacağına ilişin usul ve esaslara ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir.
12. Bir öğrenci hakkında verilecek disiplin cezasının ilgili mevzuatında belirtilen usul ve esaslara uygun şekilde verilmesi gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de bir gereğidir.
13. 13.11.2023 tarihinde gerçekleşen disiplin cezasına konu olayda;
13.1. Başvuranın 14.11.2023 tarihli dilekçesi ile, olayın, Hukuk Fakültesi Dekanlığınca öğrenildiği, bu doğrultuda 2547 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “1) Kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezalarında bir ay içinde, … disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” hükmü gereği en geç bir ay içinde (14.12.2023 tarihine kadar) soruşturmaya başlanılması gerekirken 14.12.2023 tarihinde olayın incelenmesine başlanıldığı, ancak; soruşturmaya ise
Hukuk Fakültesi Dekanlığının 05.01.2024 tarihli ve sayılı görevlendirme yazısı ile başlanıldığı,
13.2. Soruşturmacı tarafından 2547 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrasının (a)
bendinde yer alan “a) Disiplin soruşturmasına, disipline konu olay öğrenilince derhal başlanılır ve soruşturma en geç otuz gün içinde sonuçlandırılır. Soruşturma bu süre içinde tamamlanamaz ise soruşturmacı gerekçeli olarak ek süre talep edebilir. Disiplin amiri sunulan gerekçeyi ve zamanaşımı sürelerini dikkate alarak her defasında otuz günü geçmemek üzere altmış güne kadar, toplu olarak işlenen suçlarda ise doksan güne kadar ek süre verebilir.” hükmü gereği; soruşturmanın geç otuz gün içinde,
05.02.2024 tarihinde, sonlandırılması ya da bu süreye kadar ek süre talep edilmesi gerekmekteyken,
soruşturma dosyasının 17.01.2023 tarihinde Hukuk Fakültesi Dekanlığına sunulduğu ancak söz konusu dosyanın 09.02.2024 tarihinde soruşturmacıya iade edildiği, bunun üzerine soruşturmacının
10.02.2024 tarihinde ek süre talebinde bulunduğu
görülmüştür.
14. Bu bağlamda, başvuran hakkında verilen kınama cezasına ilişkin soruşturma dosyasının; 2547 sayılı
Kanunun 54 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince zamanaşımına uğradığı, öte yandan; anılan maddesinin (4) numaralı fıkrasının (a) bendi gereğince de belirlenen süre içerisinde sonuçlandırılmadığı ve ek süre talebinin mezkur hüküm çerçevesinde belirlenen
süreler içerisinde talep edilmediği görüldüğünden başvuran hakkında usulüne uygun olarak verilmemiş olan disiplin cezasının süre yönünden iptali gerekmektedir.
15. Öte yandan, eğitim çok özel bir kamu hizmeti olarak sadece doğrudan faydaları olan bir hizmet değil geniş sosyal fonksiyonları da olan bir hizmettir. Demokratik bir toplumda insan haklarının sağlamlaşması ve devamı için eğitim hakkı vazgeçilmezdir.
16. Öğrencilerin ifade özgürlüğüne yönelik olarak getirilen düzenlemeler yönünden eğitimin derecesi de büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda disiplinel kısıtlamaya maruz kalan bireyin hangi derecede eğitim aldığı ehemmiyet taşır. Eğitimin derecesi arttıkça öğrencinin ifade özgürlüğüne yönelik müdahaleler azalmalıdır. Somut olayda, başvurucunun yükseköğretim öğrencisi olduğu, bu bağlamda ifade özgürlüğüyle bağlantılı eğitim hakkına yönelik müdahale alanının ilk ve orta öğretim seviyelerine göre daha dar olması gerektiği açıktır. Bu bağlamda özgür düşüncenin ve eleştirel aklın beşiği olarak görülen üniversitelerde farklı düşüncelere sahip üniversite öğrencilerine daha fazla hoşgörü gösterilmesi gerekmektedir. Söz konusu görüş ve fikirler tartışmalı olsa veya rağbet görmese dahi ifade etme özgürlüğünün sıkı korumasından yararlanmalıdır.
17. Olayda Hukuk Fakültesi Dekanlığının 14.12.2023 tarihli ve sayılı yazısına istinaden olayın incelenmesi amacıyla görevlendirilen incelemeci Dr. . . tarafından Dekanlığa hitaben yazılan
20.12.2023 tarihli ve sayılı yazısında; “Sonuç olarak, bu olay disiplin soruşturması yapılabilecek
yönleri olmakla birlikte, esas itibarıyla bu olay disiplin soruşturmasına konu edilebilecek bir olay değildir. Bu olay, öğretim üyesinin dersini ve sınıfı gerektiği gibi idare edip edememesiyle ilgili basit bir olaydır. Bir öğrenci sık sık soru sorabilir. Soru konuyla ilgili karşılaşılan (stepnenin verilmemesi ayıplı mal teslimi sayılır mı gibi) güncel bir sorunla da ilgili olabilir. Öğretim üyesinin derste sorulan soruları önemine göre detaylı cevaplandırarak veya basit, iş olsun diye ya da dersi kaynatmak için sorulan soruları da kısaca ve uygun bir şekilde cevaplayarak olayı ve dersi idare etmesi gerekir. Bu olaydan hem öğrencinin hem de öğretim üyesinin kendine ders çıkarması gerekir. Dolayısı idarenin bu olayı soruşturma konusu yapmadan tarafları çağırıp karşılıklı özür dilemelerini sağlayarak uzlaşmayla çözmesi daha uygun olacaktır.” hususlarına dikkat çekilmiştir.
18. Ayrıca; “İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI” kısmında 2 nci paragraflarda detayına yer verilen Üniversite Disiplin Kurulunun 17.05.2024 tarihli ve nolu kararında da, başvuranın sarf ettiği “Siz hoca değilsiniz” sözlerinin kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu, onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunu oluşturmadığı, bu nedenle başvuranın ceza almasına sebep olan “Yükseköğretim kurumu personelinin, kurum içinde ya da dışında, şeref ve haysiyetini zedeleyen sözlü veya yazılı eylemlerde bulunmak” fiilini işlemediğinin anlaşıldığı tespit edilmiştir.
19. Kaldı ki, soruşturma dosyasının oluşturulmasında alınan tanık ifadeleri incelendiğinde ise, Doç. Dr. .
. tarafından tanık olarak dinlenilmesi istenilen Arş. Gör. . .’nün olay anında sınıfta bile olmadığı, bu nedenle olay anında, olay yerinde olmayan kişinin tanık olarak dinlenilmesinin de genel hukuk kurallarına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerçeği de göz ardı edilmemesi gerekmektedir.
20. Yukarıda yer alan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, başvuran hakkında usulüne uygun olarak verilmeyen disiplin cezasında hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21. 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, idarenin
Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre işlemeye devam edecek olup Gaziantep İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuran hakkında verilen disiplin cezasının geri alınması hususunda GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ
REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Bu kararın BAŞVURANA ve GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi