|
ÖZET: Başvuru, Menemen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na yönelik sosyal yardım talebinin reddine ilişkindir. Başvuran, yeşilkart sahibi olduğunu ve gelir testinin asgari ücretin altında çıktığını belirtmiş, vakfın kendisine kasıtlı olarak yardım yapmadığını iddia etmiştir. Ancak yapılan incelemelerde, başvuranın sosyal yardım taleplerinin daha önceki başvurularla benzerlik gösterdiği ve bu taleplerin ilgili kurumlarca değerlendirilerek gerekli yardımların yapıldığı tespit edilmiştir.
Menemen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, başvuranın pandemi yardımlarından faydalandığını ve hane ziyaretleri sonucunda muhtaçlık kriterlerinin karşılanmadığını bildirmiştir. Ayrıca, başvuranın iş bulma çabalarının da sonuçsuz kaldığı, ancak daha önce çeşitli yardımlardan yararlandığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın sosyal yardım talebinin, gelir durumunun muhtaçlık sınırının üzerinde olması nedeniyle uygun görülmediği belirtilmiştir. Bu süreçte, başvuranın çeşitli şikayet başvuruları yapmış olması ve tüm başvurularının sonuçlandırıldığı kaydedilmiştir. İlgili mevzuat gereği, sosyal yardımların belirli kriterlere göre verildiği ve başvuranın durumunun bu kriterleri karşılamadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11306-S.24.17214
BAŞVURU NO : 2024/7572
KARAR TARİHİ : 16.10.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MENEMEN SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI
BAŞKANLIĞI
3294 sayılı Kanun kapsamında sosyal yardım talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 13.06.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, yeşilkartlı olduğunu, gelir testinin asgari ücretin altında çıktığını, SYD Vakfı tarafından son yıllarda kendisine kasıtlı olarak yardım yapılmadığını, ihtiyacı olmayan insanlara yardım yapılırken kendisi muhtaç olmasına rağmen yardım başvurularının reddedildiğini, ayrıca Çiğli İŞKUR’dan gelen mesajlar üzerine gittiği kurumların kendisini işe almadığını iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
2. Somut başvuru ile ilgili olarak yapılan inceleme neticesinde; adı geçenin sosyal yardım talepleri hakkında 18/05/2020 ve 14/05/2021 tarihlerinde Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğu, başvuruları hakkında 26/05/2020 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına, 17/05/2021 tarihinde ise Menemen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına “Gönderme Kararı” verildiği, akabinde adı geçenin aynı talepleri içerir şikayet dilekçeleri ile yeniden Kurumumuza başvurmaya devam ettiği anlaşılmıştır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3. Başvurucunun aynı talepleri içerir yeni şikâyet başvuruları üzerine ilgili kurumlarla tekrar iletişime geçilmiş olup, konu hakkında gerekli tüm bilgi ve belgeler temin edilmiştir. Bu kapsamda, Menemen
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının ve sayılı cevabi yazılarında; Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan sorgulamalarda müracaatçının pandemi yardım programı kapsamında 28/04/2020 tarihinde 1.000 TL “Diğer Kuruluş Yardımı” adı altında nakdi yardımdan faydalandığı, söz konusu yardımın vakıf bünyesinde olmadığı, vakıf tarafından yardım yapılabilmesi için hane ziyaretinin gerçekleştirilmiş olması ve şahsın resmi ikametgah
adresinde yaşadığının tespit edilmiş olması gerektiği, bu sebeple şahsa adresiyle ilgili gerekli düzenlemeyi yapması gerektiği bilgisi verilmiş olmasına rağmen şahsın 2015 yılından 2020 yılının
Haziran ayına kadar adres bilgisini düzeltmediği, bu sebeple o süreçteki başvuruları için herhangi bir yardımın yapılamadığı, ayrıca 1.100 TL’lik Tam Kapanma Yardım Başvurusunun e-devlet sistemi üzerinden ve Vakıf üzerinden yapılmadığı, bu durumla ilgili olarak hem CİMER üzerinden hem de 06-09-10 ve 14/05/2021 tarihli açık kapı müracaatlarının cevabı olarak şahsa bilgi verildiği, Sosyal
Yardımlar Genel Müdürlüğünün 03.05.2021 tarihli ve 71844 sayılı yazısında da belirtildiği üzere bahse konu pandemi yardım ödemelerinin anılan Genel Müdürlük tarafından hane sahiplerinin hesaplarına otomatik olarak yatırıldığı belirtilmiştir.
4. Bununla birlikte, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Sosyal Hizmetler Dairesi
Başkanlığının – sayılı cevabi yazısında ise özetle; adı geçenin 01/05/2020 tarihinden itibaren sosyal yardım sisteminde yardım kaydının bulunduğu, 26/07/2020 tarihinde 400,00TL, 10/05/2021 ve 16/07/2021 tarihlerinde toplam 500,00 TL nakdi yardım; 04/12/2020, 04/01/2021, 11/01/2021, 03/03/2021, 13/03/2021, 06/04/2021 tarihlerinde gıda paketi yardımları; ayrıca 08/07/2021 tarihinde gıda yardımından faydalandığının tespit edildiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi
Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Sosyal Yardımlar Şube Müdürlüğü uzman ekiplerince sosyal inceleme raporu ile sistemde e-belediye sorgusu yapılarak sosyal yardım sistemine işlenen başvuru evraklarının değerlendirildiği ve söz konusu yardımlardan faydalanmaya devam edebileceği bildirilmiş olduğundan sosyal yardım başvurusu hakkında anılan Yönetmeliğin 33/A maddesi gereğince başvuru hakkında 20/10/2021 tarihinde “Dostane Çözüm Kararı” verilmiştir.
5. Akabinde, adı geçen 07.11.2021 tarihinde tekrar Kurumumuza başvurmuş ve sadece şikayet başvurusunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına iletilmesini talep etmiş, ardından muhtaç olduğu, iş bulamadığı ve sosyal yardıma ihtiyacı olduğu gerekçesiyle yeniden Kurumumuza başvurmuştur.
Buna istinaden başvurucunun son durumu hakkında bilgi almak için ilgili idarelerle tekrar iletişime geçilmiş olup, bu kapsamda Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün cevabi yazısında özetle, adı geçenin “Tam Kapanma Sosyal Yardım Programı” kapsamında olmadığı, Menemen SYD Vakfının cevabi yazı ve eklerinde ise özetle; adı geçenin İş-Kur’dan yazısının geldiği, iki kez davet edildiği, ancak bahse konu işlere gitmediği, bununla birlikte kişiye en son 08.10.2021 tarihinde 200,00 TL (Diğer Eğitim Yardımı), 07.10.2021 tarihinde 350,00 TL (Diğer Aile Yardımı) ve 23.08.2021 tarihinde 545,55 TL (TKİ Kömür Yardımı) yardım yapıldığı belirtilmiştir.
6. Aynı şekilde adı geçenin 17.05.2023 tarihli şikayet başvurusu üzerine; 6.1. Menemen Kaymakamlığının sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; yapılan incelemede şahsın başvuruları üzerine hanesine defaatle ziyaret yapılarak çeşitli tarihlerde Vakıf tarafından ayni (kömür, eğitim, gıda, bayram) ve nakdi yardımların yapıldığı, en son 23.05.2023 tarihinde şahsın adresinde yapılan hane ziyaretinde, hanede tek başına yaşadığı, başkasına ait berber dükkanında ortak olarak erkek kuaförlüğü yaptığı, oturduğu evin müstakil olduğu, miraslı olması sebebiyle yakınlarına kira ödediği, ancak Karşıyaka Şemikler deki hisselerindeki yerler için yakınlarından kira almadığını beyan ettiği, sonuç olarak kişinin hane geliri tek başına değerlendirildiğinden yasal muhtaçlık sınırının üzerinde (2.835,60 TL) geliri olduğu ve kendisi için yardım talebinin uygun olmadığı, bununla birlikte 16.02.2022 tarihli ve sayılı ve 08.06.2022 tarihli ve sayılı heyet
kararlarında şahsın İŞKUR’a ikişer kez davet edildiği ve şahsın söz konusu işlere gitmediği açıklamalarına yer verildiği, 6.2. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İstihdam Hizmetleri Dairesi Başkanlığının
01.08.2023 tarihli cevabi yazısında ise özetle; ilgili vatandaşın 2023 yılında Kuruma fiziken iki kez,
çevrimiçi ortamda ise bir kez ziyarette bulunduğu ve 18.05.2023 tarihinde yönlendirildiği iş başvurusunun sonuçsuz kaldığının faaliyet geçmişi kayıtlarından anlaşıldığı, bunun üzerine başvurucuya imkanlar dahilinde en uygun yönlendirmenin yapılması için İl Müdürlüğüne bilgi verildiği belirtildiğinden adı geçenin sosyal yardım başvurusu hakkında anılan Yönetmeliğin 33/A maddesi gereğince 22/09/2023 tarihinde “Dostane Çözüm Kararı” verilmiştir.
7. Son olarak adı geçenin tarihli başvurusu hakkında da ilgili idarelerle iletişime geçilerek gerekli tüm bilgi ve belgeler temin edilmiş olup, bu kapsamda, Menemen Kaymakamlığının
01.08.2024 tarihli cevabi yazısı ve eklerinde özetle; şahsın en son yapılan hane ziyaretinde
başkasına ait dükkanda erkek kuaförü olarak çalıştığını beyan ettiği, Nisan 2024 tarihinden itibaren zorunlu sigortalı olarak asgari ücretle çalışmaya başladığı, hanede tek başına yaşadığı 3294 sayılı
Kanun kapsamında belirtilen yasal muhtaçlık sınırının üzerinde geliri olduğu anlaşıldığından yardım talebinin uygun görülmediği belirtilmiştir. Ayrıca, adı geçen tarafından Kurumumuza çeşitli konularda 39 adet şikâyet başvurusu yapıldığı ve tüm başvurularının sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
8. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 8.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 8.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 8.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 9. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 9.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği
Kurumunu oluşturmaktır.”,
9.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 10. 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun; 10.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.”, 10.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (…)(1) vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkanı sağlanması halinde topluma faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir.
Ancak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 5510 sayılı Kanun gereği ödedikleri katılım payları bu Kanun kapsamındadır. Ancak yıl içinde ödenen tutarlar, takip eden yılda Hazine tarafından Fona geri ödenir.
Ayrıca, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bu kuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmakla birlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır.
Her türlü acil durum ve afetten zarar görenler ve şehit yakınları ile gaziler ise, Fon Kurulu ile Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca belirlenecek kriter ve süreler çerçevesinde bu Kanun ile sağlanacak haklardan yararlandırılır.”, 10.3. “Vakıflar” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulur.
Mülkî idare amirleri vakfın tabii başkanı olup, illerde belediye başkanı, defterdar, il millî eğitim müdürü, il sağlık müdürü, il tarım müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve il müftüsü; ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe millî eğitim müdürü, Sağlık
Bakanlığının ilçe üst görevlisi, varsa ilçe tarım müdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur. Ayrıca her faaliyet dönemi için, il dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının valinin çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla kendi aralarından seçecekleri birer muhtar üye ile ilde kurulan ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri iki temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi; ilçe dahilindeki köy ve mahalle muhtarlarının kaymakamın çağrısı üzerine yapacağı toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile kendi aralarından seçecekleri birer üye ile ilçede kurulu ve bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan
sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin kendi aralarından seçecekleri bir temsilci ve hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği iki kişi mütevelli heyetinde görev alırlar. İl veya ilçede bu Kanunda belirtilen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu olmaması halinde, hayırsever vatandaşlar arasından il genel meclisinin seçeceği üçüncü bir kişi daha mütevelli heyetinde görev yapar.
Büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarında, ikinci fıkrada hayırsever vatandaşlar arasından seçileceği belirtilen iki üye; il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından belirlenir. Ayrıca, il veya ilçede bu Kanunda belirlenen amaçlara yönelik faaliyette bulunan sivil toplum kuruluşu bulunmaması hâlinde il sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için doğrudan vali tarafından, ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları için ise kaymakamın teklifi üzerine vali tarafından üçüncü bir kişi daha belirlenir. İl veya ilçe sınırları içerisinde köy bulunmaması hâlinde, köy muhtarı yerine bir mahalle muhtarı daha mütevelli heyetinde görev yapar. İlde vali, bir vali yardımcısını başkan vekili olarak; büyükşehir belediye başkanı, genel sekreteri veya genel sekreter yardımcısını; il belediye başkanı da bir belediye başkan yardımcısını toplantılarda kendisini temsil etmek üzere görevlendirebilir…”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, yeşilkartlı olduğunu, gelir testinin asgari ücretin altında çıktığını, SYD Vakfı tarafından son yıllarda kendisine kasıtlı olarak yardım yapılmadığını, ihtiyacı olmayan insanlara yardım yapılırken kendisi muhtaç olmasına rağmen yardım başvurularının reddedildiğini, ayrıca Çiğli İŞKUR’dan gelen mesajlar üzerine gittiği kurumların kendisini işe almadığını iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
13. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de “belirlilik”tir.
Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan “belirlilik ilkesine” göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların
öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
14. Ayrıca; Anayasanın 87’nci maddesine göre “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” Türkiye
Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkisindedir. Yasa koyucu Anayasada belirtilen istisnalar dışında istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarmakta özgürdür. Anayasa’ya aykırı olmamak şartıyla her konunun kanunla düzenlenebileceği ifade edilmektedir. Bu konuda geniş bir takdir alanına sahiptir. Bununla birlikte, idarenin bütün işlemlerinin önceden öngörülerek bütün unsurlarıyla kurallara bağlanması da mümkün değildir. Bu sebeple, çok çeşitli görevler üstlenmiş olan idarenin, durumun icabına göre harekette bulunma konusunda serbest olması gerekmektedir ve görevlerinin niteliği açısından idarelere belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda da idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku” Güncelleştirilmiş 14 üncü Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)
15. Buna göre takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek, çeşitli çözümlerden birini seçmek, işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir (Turan Yıldırım, İdare Hukuku, 5. baskı, İstanbul: On İki Levha, 2013, s.699). Bir başka tanıma göre de takdir yetkisi, belli olguların varlığı halinde, idarenin serbestçe ya da mevcut seçeneklerden birini uygun gördüğünce tercih ederek karar alabilme imkânıdır (Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, 2.
baskı, Beta Yayınları, s.190).
16. Somut başvuru hakkında yapılan inceleme neticesinde; adı geçenin sosyal yardım talepleri hakkında 18/05/2020 ve 14/05/2021 tarihlerinde Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğu, başvuruları hakkında 26/05/2020 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına, 17/05/2021 tarihinde ise Menemen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına “Gönderme Kararı” verildiği, akabinde adı geçenin aynı talepleri içerir dilekçeleri ile yeniden Kurumumuza başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.
17. Başvurucunun aynı talepleri içerir yeni şikâyet başvuruları üzerine ilgili kurumlarla tekrar iletişime geçilmiş olup, konu hakkında gerekli tüm bilgi ve belgeler temin edilmiştir. Bu kapsamda, Menemen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının cevabi yazılarında; Bütünleşik Sosyal
Yardım Bilgi Sistemi üzerinden yapılan sorgulamalarda müracaatçının pandemi yardım programı kapsamında 28/04/2020 tarihinde 1.000 TL “Diğer Kuruluş Yardımı” adı altında nakdi yardımdan faydalandığı, söz konusu yardımın vakıf bünyesinde olmadığı, vakıf tarafından yardım yapılabilmesi için hane ziyaretinin gerçekleştirilmiş olması ve şahsın resmi ikametgah adresinde yaşadığının tespit edilmiş olması gerektiği, bu sebeple şahsa adresiyle ilgili gerekli düzenlemeyi yapması gerektiği bilgisi verilmiş olmasına rağmen şahsın 2015 yılından 2020 yılının Haziran ayına kadar adres bilgisini düzeltmediği, bu sebeple o süreçteki başvuruları için herhangi bir yardımın yapılamadığı, ayrıca 1.100 TL’lik Tam Kapanma Yardım Başvurusunun e-devlet sistemi üzerinden ve Vakıf üzerinden yapılmadığı, bu durumla ilgili olarak hem CİMER üzerinden hem de 06-09-10 ve 14/05/2021 tarihli açık kapı müracaatlarının cevabı olarak şahsa bilgi verildiği, Sosyal Yardımlar
Genel Müdürlüğünün 03.05.2021 tarihli ve 71844 sayılı yazısında da belirtildiği üzere bahse konu
pandemi yardım ödemelerinin anılan Genel Müdürlük tarafından hane sahiplerinin hesaplarına otomatik olarak yatırıldığı belirtilmiştir.
18. Bununla birlikte, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Sosyal Hizmetler Dairesi
Başkanlığının cevabi yazısında ise özetle; adı geçenin 01/05/2020 tarihinden itibaren sosyal yardım sisteminde yardım kaydının bulunduğu, 26/07/2020 tarihinde 400,00TL, 10/05/2021 ve 16/07/2021 tarihlerinde toplam 500,00 TL nakdi yardım; 04/12/2020, 04/01/2021, 11/01/2021, 03/03/2021, 13/03/2021, 06/04/2021 tarihlerinde gıda paketi yardımları; ayrıca 08/07/2021 tarihinde gıda yardımından faydalandığının tespit edildiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi
Başkanlığına bağlı Sosyal Yardımlar Şube Müdürlüğü uzman ekiplerince sosyal inceleme raporu ile sistemde e-belediye sorgusu yapılarak sosyal yardım sistemine işlenen başvuru evraklarının değerlendirildiği ve söz konusu yardımlardan faydalanmaya devam edebileceği bildirilmiş olduğundan sosyal yardım başvurusu hakkında anılan Yönetmeliğin 33/A maddesi gereğince başvuru hakkında 20/10/2021 tarihinde “Dostane Çözüm Kararı” verilmiştir.
19. Akabinde, adı geçen 07.11.2021 tarihinde tekrar Kurumumuza başvurmuş ve sadece şikayet başvurusunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına iletilmesini talep etmiş, ardından muhtaç olduğu, iş bulamadığı ve sosyal yardıma ihtiyacı olduğu gerekçesiyle yeniden Kurumumuza başvurmuştur.
Buna istinaden başvurucunun son durumu hakkında bilgi almak için ilgili idarelerle tekrar iletişime geçilmiş olup, bu kapsamda Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün cevabi yazısında özetle, adı geçenin “Tam Kapanma Sosyal Yardım Programı” kapsamında olmadığı, Menemen SYD Vakfının cevabi yazı ve eklerinde ise özetle; adı geçenin İş-Kur’dan yazısının geldiği, iki kez davet edildiği, ancak bahse konu işlere gitmediği, bununla birlikte kişiye en son 08.10.2021 tarihinde 200,00 TL (Diğer Eğitim Yardımı), 07.10.2021 tarihinde 350,00 TL (Diğer Aile Yardımı) ve 23.08.2021 tarihinde 545,55 TL (TKİ Kömür Yardımı) yardım yapıldığı belirtilmiştir.
20. Aynı şekilde adı geçenin 17.05.2023 tarihli şikayet başvurusu üzerine; 20.1. Menemen Kaymakamlığının cevabi yazısı ve eklerinde özetle; yapılan incelemede şahsın başvuruları üzerine hanesine defaatle ziyaret yapılarak çeşitli tarihlerde Vakıf tarafından ayni (kömür, eğitim, gıda, bayram) ve nakdi yardımların yapıldığı, en son 23.05.2023 tarihinde şahsın adresinde yapılan hane ziyaretinde, hanede tek başına yaşadığı, başkasına ait berber dükkanında ortak olarak erkek kuaförlüğü yaptığı, oturduğu evin müstakil olduğu, miraslı olması sebebiyle yakınlarına kira ödediği, ancak Karşıyaka Şemikler deki hisselerindeki yerler için yakınlarından kira almadığını beyan ettiği, sonuç olarak kişinin hane geliri tek başına değerlendirildiğinden yasal muhtaçlık sınırının üzerinde (2.835,60 TL) geliri olduğu ve kendisi için yardım talebinin uygun olmadığı, bununla birlikte 16.02.2022 tarihli ve sayılı ve 08.06.2022 tarihli ve sayılı heyet kararlarında şahsın İŞKUR’a ikişer kez davet edildiği ve şahsın söz konusu işlere gitmediği açıklamalarına yer verildiği, 20.2. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İstihdam Hizmetleri Dairesi Başkanlığının cevabi yazısında ise özetle; ilgili vatandaşın 2023 yılında Kuruma fiziken iki kez, çevrimiçi ortamda ise bir kez ziyarette bulunduğu ve 18.05.2023 tarihinde yönlendirildiği iş başvurusunun sonuçsuz kaldığının faaliyet geçmişi kayıtlarından anlaşıldığı, bunun üzerine başvurucuya imkanlar dahilinde en uygun yönlendirmenin yapılması için İl Müdürlüğüne bilgi verildiği belirtildiğinden adı
geçenin sosyal yardım başvurusu hakkında anılan Yönetmeliğin 33/A maddesi gereğince 22/09/2023 tarihinde “Dostane Çözüm Kararı” verilmiştir.
21. Son olarak adı geçenin tarihli başvurusu hakkında da ilgili idarelerle iletişime geçilerek gerekli tüm bilgi ve belgeler temin edilmiş olup, bu kapsamda, Menemen
Kaymakamlığının cevabi yazısı ve eklerinde özetle; şahsın en son yapılan hane ziyaretinde başkasına ait dükkanda erkek kuaförü olarak çalıştığını beyan ettiği, Nisan 2024 tarihinden itibaren zorunlu sigortalı olarak asgari ücretle çalışmaya başladığı, hanede tek başına yaşadığı 3294 sayılı
Kanun kapsamında belirtilen yasal muhtaçlık sınırının üzerinde geliri olduğu anlaşıldığından yardım talebinin uygun görülmediği belirtilmiştir. Ayrıca, adı geçen tarafından Kurumumuza çeşitli konularda 39 adet şikâyet başvurusu yapıldığı ve tüm başvurularının sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır.
22. Bilindiği üzere, ilgili mevzuat hükümlerinde SYD Vakıflarının özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve yetkili karar organının mütevelli heyeti olduğu, yardımların düzenli aylık niteliğinde olmayıp muhtaç vatandaşların ihtiyaçlarının önem derecesi göz önünde bulundurularak yapıldığı, sosyal inceleme sonrasında muhtaçlık kararının alınması ve ayni-nakdi yardımların yapılmasına ilişkin tüm iş ve işlemlerin vakıflar tarafından yerine getirilmesi gerektiği, vakıflarının yönetim ve temsile yetkili organı olan mütevelli heyetinin atanmış ve seçilmiş üyelerden oluştuğu, mülkî idare amirlerinin vakfın doğal başkanı olduğu, vakıfların Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının idari yapılanması içerisinde yer aldığı, denetimlerinin ise Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri
Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılacağı hususları ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.
23. Ayrıca, ilgili mevzuat hükümlerinde “muhtaçlığın”; gelir, servet ve harcamalar esas alınarak nasıl belirleneceğine ilişkin ayrıntılı hükümlere yer verilmiş olup, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışmayı Teşvik Kanununun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise “… Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar…” hükmü ile geliri muhtaçlık sınırının altında olanlara “Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre” yardım yapılacağı düzenlenmiştir.
24. Bu itibarla, her ne kadar adı geçen, yaptığı sosyal yardım başvurularının ilgili idare tarafından usulsüz bir şekilde reddedildiğini iddia etmiş ise de; ilgili mevzuat hükümleri, yapılan incelemeler, çevre araştırmaları ve Bütünleşik Sosyal Yardım Hizmetleri Bilgi Sisteminde yer alan “Hane Özeti” bilgileri ile yukarıda yer alan tüm açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idarelerin hal ve duruma uygun şekilde başvurucuya gerekli sosyal yardımları yaptığı, somut başvuruda yer alan sosyal yardım talebinin idarece kabul edilmemesine dair işlemin ise ilgili mevzuatın sosyal yardım başvurusu yapan kişilerde aradığı maddi kriterlerin (kişi başına düşen hane geliri kriteri)
karşılanmamasından kaynaklandığı, kişinin yaşı ve çalışabilir durumda olması da nazara alındığında ilgili idareye hukuk ve hakkaniyet yönüyle izafe edilebilecek kusurlu bir iş ve işlemin bulunmadığı anlaşılmıştır.
25. Ayrıca, daha önce benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar da (2020/99745 nolu Ret Kararı, 2020/91884 nolu Ret Kararı, 2021/13524 nolu Ret Kararı, 2021/12805 nolu Ret Kararı, 2022/16113 nolu Ret Kararı, 2022/9998 nolu Ret
Kararı, 2023/220 nolu Ret Kararı, 2023/2305 nolu Ret Kararı, 2023/5845 nolu Ret Kararı, 2023/15609 nolu Ret Kararı, 2023/15352 nolu Ret Kararı, vb.) bulunmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURANA ve MENEMEN KAYMAKAMLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi