ÖZET: Başvuru, Manisa Çocuk Destek Merkez Müdürlüğü’nde yurt yönetim memuru olarak görev yapan ve %75 engelli olan bir bireyin, ulaşım zorlukları nedeniyle Turgutlu Huzurevi’ne il içi nakil talebini içermektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, başvurunun reddedilmesine gerekçe olarak, ilgili mevzuat çerçevesinde başvuranın yeni görev yerinde en az üç yıl kalması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, başvuranın engelli durumu ve ulaşım zorlukları göz önünde bulundurulmamıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın engellilik mazeretine dayalı yer değiştirme talebinin, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Yönetmeliği’nde belirtilen düzenlemelere uygun olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca, engelli bireylerin haklarına ilişkin devletin yükümlülükleri ve sosyal hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda, bu tür taleplerin öncelikli olarak ele alınması gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na, başvuranın engellilik durumu nedeniyle karşılaşabileceği zorlukları ortadan kaldıracak önlemler alması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bakanlığın bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve gerekli işlemleri 30 gün içinde bildirmesi beklenmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/648-S.24.1047

BAŞVURU NO : 2023/17518

KARAR TARİHİ : 19.01.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI

İl içi nakil talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 02.11.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle, Manisa Çocuk Destek

Merkez Müdürlüğünde yurt yönetim memuru olarak çalıştığını ve %75 engelli olduğunu ulaşım imkanları açısından Turgutlu Huzurevine il içi nakil talebinde bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Aile ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı tarafından gönderilen 07/12/2023 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. 25/06/1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren “Devlet

Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik” in “Engellilik Durumuna Bağlı

Yer Değişikliği” başlıklı değişik Ek Madde 3 ncü maddesi uyarınca, ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği, Diğer taraftan, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ nin “Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı sonucu atama” başlıklı 18 inci maddesinde; “Görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavı sonucu ataması yapılan personel, atandıkları yerde en az üç yıl görev yapmak zorundadır. Ancak, personelin atandığı yerde göreve başladıktan sonra ortaya çıkacak mazeret durumlarına dayalı olarak yapacağı yer değiştirme talepleri bu Yönetmeliğin ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. hükmünün yer aldığı,

Başvuranın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavına katılmış olup atanılacak il ve kuruluşlar ilan edildiği ve başvuranın PYS sisteminden yapmış olduğu tercihlerinden ikinci sırada bulunan Manisa Çocuk Destek Müdürlüğü emrine atamasının yapıldığı, başvuranın yeni görev yerine 18/08/2023 tarihinde görevine başladığı, Diğer taraftan, Yer Değiştirme Yönetmeliğimizin 18 inci maddesinin iptali istemi ile açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nun 10/03/2021 tarihli ve Esas No: 2020/3133, Karar No: 2021/462 sayılı kararında dava konusu işlemin Bakanlıkları lehine sonuçlandığı ve başvuranın var olan yasal haklarının ise 3 yılın dolumundan sonra geçerli bulunacağı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz…

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” 3.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49’uncu maddesinde, “Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.” 3.4. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65’inci maddesinde, “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye

Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

4. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin; 4.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.

4.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.

Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.” 4.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5’inci maddesinin; 4’üncü fıkrası “Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.4. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19’uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye

Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat

edilmelidir:

(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”, 4.5. Çalışma ve İstihdam başlıklı 27’nci maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Bu hak, engellilerin, açık, bütünleştirici ve erişilebilir bir iş piyasası ve çalışma ortamında serbestçe seçtikleri bir işle hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf Devletler çalışırken engelli olanlar dahil olmak üzere tüm engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesini yasama çalışmalarını da içeren uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alır. Taraf Devletler bunların yanısıra; (a) İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi ve sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dahil olmak üzere, istihdama ilişkin her hususta, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar; (b) Fırsat eşitliği, eşit değerde işe eşit ücret ilkesi, tacizden korunma ve mağduriyetin giderilmesi, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları dahil olmak üzere diğer bireylerle eşit koşullar altında adil ve uygun çalışma koşullarının sağlanmasına ilişkin olarak engellilerin haklarını korur; (c) Engellilerin iş ve sendikal haklarını diğer bireylerle eşit koşullar altında kullana bilmelerini sağlar; (d) Engellilerin genel teknik ve mesleki rehberlik programlarına, yerleştirme hizmetlerine, mesleki ve sürekli eğitime diğer bireylerle eşit koşullar altında etkin bir şekilde erişimini sağlar; (e) İş piyasasında engellilerin istihdam olanaklarının ve kariyer gelişiminin desteklenmesine ve engellilerin iş aramasına

veya işe başlamasına, çalışmaya devam etmesine ve işe geri dönmelerine yardım eder; (f) Serbest çalışma, girişimcilik, kooperatif kurma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatları geliştirir; (g) Engellileri kamu sektöründe istihdam eder; (h) Olumlu eylem programları, teşvikler ve diğer tedbirleri de içerebilecek uygun politika ve önlemlerle, engellilerin özel sektörde istihdam edilmelerini destekler; (i) Engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin yapılmasını sağlar; (j) Engellilerin açık iş piyasasında iş deneyimi kazanmasını temin eder; (k) Engelliler için mesleki rehabilitasyon, işte kalma ve işe dönüş programları yürütür. 2. Taraf Devletler engellilerin kölelik altında tutulmalarını engeller ve engellileri zorla veya mecburi çalışmaya karşı diğer bireylerle eşit koşullar altında korur” 4.6. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28’inci maddesinin; 1’inci fıkrasında

“Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar…” 5. BM Genel Kurulunca 16 Aralık 1966 tarih ve 2200 A (XXI) sayılı Kararıyla kabul edilen

Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 6’ncı maddesinde; “1. Bu

Sözleşmeye Taraf Devletler, herkesin özgürce seçtiği ya da benimsediği bir işte çalışarak yaşamını kazanma fırsatına sahip olma hakkını içeren çalışma hakkını tanır ve bu hakkı korumak için uygun girişimlerde bulunur. 2. Bu Sözleşmeye Taraf bir Devletin bu hakkın tam olarak gerçekleşmesi amacıyla yapacağı girişimler; bireye temel siyasal ve ekonomik özgürlükleri sağlayacak koşullar altında kararlı ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeyi ve tam ve verimli bir çalışmayı gerçekleştirmek üzere, politikalar ve tekniklerle mesleki ve teknik yönlendirme ve yetiştirme programları uygulamasını da içerir.” 6. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 6.2. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını, c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı,

e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları, ifade eder.” 6.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4’üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.” 6.4. İstihdam başlıklı 14’üncü maddesinde; “(Değişik:6/2/2014-6518/72 md.) Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz. Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur. …” 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Kurumun görevi başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72’ inci maddesinin altıncı fıkrasında; “İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.”, 9. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin, “Engellilik

Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3’üncü maddesinde; “İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz. (Danıştay 2. Dairesinin 21/03/2018 tarihli ve E:2016/9697,

K:2018/1891 sayılı kararıyla, maddede yer alan “bir defadan fazla” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.)

…”, 10. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’ nin “Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı sonucu atama” başlıklı 18 inci maddesi; “Görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavı sonucu ataması yapılan personel, atandıkları yerde en az üç yıl görev yapmak zorundadır. Ancak, personelin atandığı yerde göreve başladıktan sonra ortaya çıkacak mazeret durumlarına dayalı olarak yapacağı yer değiştirme talepleri bu Yönetmeliğin ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

Görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavı sonucunda, aynı unvana atanmaya hak kazanan personel; gerekli diğer şartları taşımaları ve eski görev yerlerinden ayrılmamaları kaydıyla sonuçların açıklandığı tarihten itibaren en geç 30 gün içerisinde karşılıklı becayiş talebinde bulunabilir. Personelin bu yöndeki talepleri Bakanlıkça değerlendirilir.”

11. 26/06/2015 tarihli ve 15574 sayılı 2015/1 No’lu Bakanlık Genelgesinin birinci maddesinde; “Engellilik durumuna dayanarak personelin yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; a)En az yüzde kırk oranında engelli olduğuna veya eşi ya da bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımlarının ağır engelli olduğuna ilişkin ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunun, b)Engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebini içerir dilekçenin, … Bakanlığa (Personel Genel Müdürlüğüne) gönderilmesi gerekmektedir.”,

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran özetle; Manisa Çocuk Destek Merkez Müdürlüğünde yurt yönetim memuru olarak çalıştığını ve %75 engelli olduğunu ulaşım imkanları açısından Turgutlu Huzurevine il içi nakil talebinde bulunmaktadır.

14. Başvuranın Manisa Celal Bayar Üniversitesi tarafından düzenlenmiş %75 oranında, ağır engelli olarak tespit edilmiş sürekli engelli sağlık kurulu raporu mevcuttur.

15. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde ise, yurt memuru ihtiyacı nedeniyle ve ilgili mevzuat çerçevesinde başvuranın talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

16. Başvuranın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavına katılmış olup atanılacak il ve kuruluşlar ilan edildiği ve başvuranın PYS sisteminden yapmış olduğu

tercihlerinden ikinci sırada bulunan Manisa Çocuk Destek Müdürlüğü emrine atamasının yapıldığı, başvuranın yeni görev yerine 18/08/2023 tarihinde başladığı tespit edilmiştir.

17. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasa’da sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dâhil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasa’da devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenleme yapılması gerektiği açıktır.

18. Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hak arama hürriyeti doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir.

19. Bilindiği üzere; engelli bireyler, engellerinden kaynaklanan çeşitli sebeplere ilave ekonomik külfetlerle, fiziksel ya da psiko-sosyal güçlüklerle karşılaşmakta, toplumdaki diğer bireylerin katlanmadığı medikal malzeme giderleri, kişisel öz bakım giderleri, bakım hizmeti giderleri, fiziksel engelleri yüzünden toplu taşıma hizmetlerinden yararlanamamalarına bağlı olarak katlandıkları ulaşım giderleri gibi pek çok durum bu güçlük ve külfetlerin sebepleri arasında sayılmaktadır. Bu sebeple bu sorunların yaşattığı olumsuzlukların giderilebilmesi için birçok uluslararası metinde devlet tarafından özel tedbirler alınması gerektiği ortaya konulmuştur.

20. İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında “İnsan hakları alanında farkındalığın üst düzeyde tutulmasıyla, idarede ve toplumda hak ve özgürlüklere ilişkin duyarlılığın sadece kuvvetlenmesi değil, aynı zamanda kalıcı olması amaçlanmaktadır.” hususları belirtilerek engelli haklarını da kapsayıcı şekilde insan haklarına yaklaşım konusunda idarenin farkındalığının üst düzeyde tutulması ve bu farkındalığın kalıcılığı esas alınmıştır. Bu doğrultuda Plan’da insan hakları odaklı yönetim ve uygulama örnekleri teşvik edileceği belirtilmiştir.

21. Tarafı olduğumuz BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin “Giriş” bölümünde “engellilik durumunun, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı; çeşitli araç ve yükümlülüklerin varlığına rağmen engelli kişilerin topluma eşit bireyler olarak katılmaları önündeki manilerin halen var olmaya devam ettiği ifade edilmiş, daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm

engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiği; fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel çevreye, sağlık ve eğitim hizmetlerine, bilgiye ve iletişime erişimin engellilerin tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam yararlanmasını sağlamadaki önemi kabul edilmiştir. Bu kapsamda, Sözleşmede “engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak için alınacak özel tedbirlerin ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği” hükme bağlanmıştır.

22. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ile engellilere yönelik hizmetlerin yerine getirilmesinde, engellilere yönelik alınacak kararlarda sosyal politikalar geliştirilmesi ve engellilere yönelik ayrımcılık yapılmaması temel amaç olarak belirlenmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72 inci maddesinde ise; kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı hükmü yer almaktadır.

23. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Engellilik

Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3’üncü maddesinde; “İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu

Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz. (Danıştay İkinci Dairesinin 21/3/2018 tarihli ve E.: 2016/9697, K.: 2018/1891 sayılı Kararı ile, bu maddede yer alan “bir defadan fazla” ibaresi iptal edilmiştir.)” hükmüne yer verilmiştir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Atama ve Yer

Değiştirme Yönetmeliğinde de çerçeve yönetmelik ile benzer düzenlemeye yer verildiği görülmektedir.

24. Somut olay kapsamında başvuru ve eklerinde yapılan inceleme neticesinde; başvuranın başvuru dosyasına sunduğu Sağlık Kurulu Raporunda %75 engelinin bulunduğu, ulaşım imkanları açısından

Turgutlu Huzurevine il içi nakil talebinde bulunduğu ve söz konusu talebinin idarece üç yıllık süreyi tamamlamadığı gerekçesiyle kabul edilmediği anlaşılmaktadır.

25. İdarenin başvuranın kendi engellilik ve sağlık durumu nedeniyle yaptığı yer değişikliği başvurusunda, ilgili mevzuat hükümlerini dikkate alarak Avrupa İstihdam Stratejisine uyum sağlama kapsamında hazırlanan 2014-2023 yıllarını kapsayan Ulusal İstihdam Stratejisindeki özel politika gerektiren gruplar olarak tanımlanan dezavantajlı grupların istihdamının önündeki engellerin kaldırılması öncelikli hedef kabul edilerek değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla idarenin engelli personeline yönelik politikalarını gözden geçirmesi de beklenmektedir.

26. Başvuranın görevini yerine getirirken engel durumundan dolayı karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerine dair önlemleri alması için başvuranın engellilik mazeretine bağlı yer değişikliği talebinin kişinin engel durumu dikkate alınarak öncelikli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

27. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde; başvuranın engellilik mazeretine bağlı yer değişikliği talebinin, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına

İlişkin Yönetmeliğin “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı Ek 3’üncü maddesinde yer alan

ve bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak engelli bireylerin yer değişikliği taleplerinin karşılanacağına ilişkin düzenleme kapsamında kabul edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

29. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Başvuranın görevini yerine getirirken engel durumundan ötürü karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerine dair önlemlerin alınması için başvuranın engellilik mazeretine bağlı yer değişikliği talebinin değerlendirilmesi hususunda AİLE VE SOSYAL HİZMETLER

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, AİLE VE

SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi