|
ÖZET: Başvuran, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden aldığı %91 engel oranlı sağlık raporunun ÖTV muafiyeti için yeterli olmadığını, raporda “ÖTV istisnalı araç kullanabilir” ifadesinin yer almadığını belirterek, 09.08.2023 tarihinde tekrar başvurdu. Ancak yeni raporda göğüs hastalıkları engel oranının %20’ye düştüğünü ve bu durumun tıbbi gerekçelerle açıklanmadığını ifade etti. Başvuran, ikinci rapora itiraz etmesi gerektiği söylendiğinde, Elazığ Şehir Hastanesi’ne gitmek zorunda kalacağını ve bu sürecin kendisi için oldukça zorlayıcı olduğunu vurguladı. İkinci raporun iptal edilmesini ve ilk raporun ÖTV raporuna dönüştürülmesini talep etti.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini inceledi. İlk raporun geçerliliği ve ikinci raporun hukuki durumu hakkında yapılan değerlendirmelerde, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldı. İkinci raporun iptali ve ilk raporun dönüştürülmesi talebinin reddedilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca, başvuranın yatırdığı ücretin iadesi talebinin de mevzuata uygun olmadığı ifade edildi. İdarenin başvuru süreçlerinde iyi yönetim ilkelerine tam olarak uymadığı, başvuranın itiraz yollarının belirtilmediği tespit edildi. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi gerektiği karara bağlandı. Başvuran, bu karara karşı idare mahkemesinde dava açma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5606-S.24.8864
BAŞVURU NO : 2023/19621
KARAR TARİHİ : 24.05.2024
RET KARARI
SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Engelli Sağlık Kurulu Raporuna itirazı ve diğer talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 30.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde T.C. Kimlik Numaralı tarafından yapılan başvuruda, başvuran özetle; ÖTV muafiyetli araç alma hakkı elde etmek amacıyla 04.07.2023 tarihinde Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine (MEAH) başvuru yaptığını, yapılan tetkikler sonucunda Göğüs Hastalıklarından %80 ve Kardiyolojiden %55 olmak üzere 2 yıl geçerli olmak suretiyle tarafına %91 engel oranı tayin edildiğini, böylelikle ÖTV’siz araç alma hakkını 4760 sayılı Kanun’un 7.
maddesinin 2. fıkrasının (a) bendince kazanmış olduğunu, %91 oranlı Sağlık Kurulu raporunun açıklama kısmında “ÖTV istisnalı araç kullanabilir.” ve benzeri bir ibarenin olmaması sebebiyle ÖTV’siz araç alımlarında sorun yaşadığını ve hastane tarafından düzeltmenin yapılamayacağını, tekrar başvuru yapılması gerektiğinin sözlü olarak belirtilmesi nedeniyle 09.08.2023 tarihinde sağlık kuruluna tekrar başvuruda bulunarak ÖTV ibaresinin yazılmasını talep ettiğini ve 860,00TL ödediğini, yeni raporda; tıpkı eski raporda olduğu gibi Kardiyoloji engel oranının %55 olduğunun saptandığını ancak göğüs hastalıkları engel oranının tıp bilimi ve hayatın olağan akışına oldukça aykırı bir şekilde %20’ye düştüğünü, sağlık kurulu ile görüşmeye gittiğini, rapora itiraz etmesi gerektiğinin söylendiğini, ayrıca ikinci sağlık kurulu raporunda, kötü çıkan nefes testi sonucunun yazılmadığını, ilaçlı olarak girdiği sonucun yazıldığını, ilk sağlık kurulunda böyle bir uygulama yapılmadığını, ikinci sağlık kurulunda nefes testi kötü olduğu görülünce ilaçlı bir şekilde teste sokulduğunu, rapora itiraz ettiği takdirde Elazığ Şehir Hastanesine gitmesi gerekeceğini, hastane tarafından yapılan hata nedeniyle hayatını riske atıp farklı bir şehre gitmesi, orada kalması ve yine çok yorucu olan sağlık kurulu sürecine yeniden girmesinin kabul edilebilir olmadığını, sağlık kurulu raporu alındıktan sonra 6 ay geçmeden yeni bir sağlık kurulu raporu alınması mümkün olmadığından, birinci ve ikinci rapor arasında 1,5 aylık süre bulunduğu göz önünde bulundurulursa, ikinci sağlık kurulu raporunun usul yönünden sakat olduğunu, talebinin tekrar muayene olup bu yorucu süreçle baş başa kalmak olmayıp ikinci sağlık kurulu raporunun iptal edilmesi ve ilk sağlık kurulu raporunun ÖTV
raporuna dönüştürülmesi ile sorumlu doktorlar ve hastane hakkında idari soruşturma açılması olduğunu belirterek MEAH’den alınan ve engel oranı %91 olarak tayin edilen sağlık kurulu raporunun ÖTV
Raporuna dönüştürülmesini, MEAH’den alınan ve engel oranının %68 olarak tayin edilen sağlık kurulu raporunun iptalini ve bu rapor için yatırdığı 860,00 TL’nin yasal faiziyle iadesini, MEAH sağlık kurulu uygulamalarının, ilgili doktorların ve verilen raporların denetlenmesiyle idari soruşturma başlatılmasına karar verilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.
1.1. Kurum kayıtlarının incelenmesi neticesinde; başvuranın aynı konu ve taleplerle 09/10/2023 tarihinde
Kurumumuza başvuruda bulunduğu, idari başvuru yolları tüketilmediğinden başvuru hakkında 23/10/2023 tarihinde Gönderme Kararı verildiği, Malatya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 02/01/2024 tarih ve E– – sayılı cevabi yazısı eki olan İnceleme Raporunda; “Malatya İl Sağlık
Müdürlüğü’nün göndermiş olduğu 13/11/2023 tarih ve yazısı gereği tarafımca yapılan inceleme gereği; incelemeye konu olan sağlık kurulu raporlarında Göğüs Hastalıklarından 04/07/2023 tarihinde alınan oranın %80 olması, 09/08/2023 tarihinde alınan oranın %20 ye düştüğü, bu nedenle verilen raporlardaki oran farkının neden olduğuna dair oranları veren hekimlerden yazılı ifadeler alınmıştır. Yazılı ifadelerin değerlendirilmesi neticesinde konu ile ilgili uzman görüşüne ihtiyaç duyulmuştur. Uzman görüşünde; dosya ve ifadeler üzerinde yapılan değerlendirmede; SFT tetkiki test öncesi sigara içilmesi, aşırı yemek yenmesi, yakın zamanda akciğer enfeksiyonu geçirmesi, kişinin efor sonrası testi yaptırması gibi nedenlerle değişkenlik gösterdiği, ayrıca hastanın düzenli ve etkin şekilde inhaler ilaçlarını kullanmasına bağlı olarak test sonuçlarında akciğer fonksiyonlarında düzelmenin beklenen bir durum olduğu, bu nedenle farklı zamanlarda yapılan SFT değerlendirmelerinde değişkenlik olmasının olağan olduğu, puanlamalardaki farklılıkların bu nedenle olduğu belirtilmiştir.
Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın Erişkinler İçin Engellilik
Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (20 Şubat 2019)’in Göğüs Hastalıkları Ve Göğüs Cerrahisi ile ilgili başlığının 1. fıkrasında geçen “doğuştan veya kazanılmış akciğer plevra ve göğüs kafesi hastalıkları veya akciğeri tutan diğer bütün hastalıklarda, solunum ve dolaşım fonksiyonda bozukluk yapmışsa Solunum fonksiyon testlerine göre değerlendirme yapılır,” ibaresine göre ilgili hekimler tarafından mevcut hasta değerlendirilmiş olup, hastanın 2 farklı heyetinde 2 farklı solunum fonksiyon testi sonucu çıkmasına müteakiben SFT değerlerine göre puanlamalarında farklı olduğu izlenmiştir. Bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere bir hastada farklı zamanlarda yapılan SFT değerlerinin mevcut koşullara göre değişebileceği ve bu SFT değerlerine göre puanlamalarda farklı olabileceği görülmektedir. Bundan dolayı ilgili hekimlerin herhangi bir ihmali veya kusuru bulunmadığı kanaatinde olduğumu bildirir inceleme raporudur.” belirtildiği tespit edilmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik Sağlık Bakanlığından alınan 30/01/2024 tarihli ve E– – sayılı cevabi yazı ve eklerinde; 2.1. Vergi muafiyetine ilişkin iş ve işlemlere esas olmak üzere Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan mevzuatlar incelendiğinde; adı geçenin ilk raporunun yüzde doksan üstünde olması Özel
Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nin “C” Diğer İstisnalar başlığının 1.2. başlıklı maddesi gereğince araç alımında tek başına yeterli olduğu, raporu kabul etmeyen vergi müdürlüklerinden kişilerin özelge başvurusu yaparak ÖTV muafiyetine ilişkin kurum görüşü talep etmesi gerektiği bu nedenle sağlık hizmet sunucularında kusur olduğunu ileri süren başvurunun mevzuat dayanağından yoksun kaldığı, 2.2. Bakanlıklarınca yayımlanan Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi eki Ek-1 Usul ve Esasların 11.
maddesi hükümleri kapsamında ÖTV amacıyla başvuru yapan engelli bireylerden sağlık kurulu rapor ücreti tahsil edileceği, bu amaçla başvuru yapanların ortopedik veya zihinsel bir engeli var ise Bakanlıklarınca
yayımlanan Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge’nin yedinci maddesi üçüncü fıkrası kapsamında raporun açıklama kısmına tertibata ve vasi tayinine esas özel ibarelerin mutlaka yazıldığı, 2.3. Sağlık hizmeti sunucusu tarafından raporun başvurusu nedenleri arasına engellilik tespiti, yenileme, itiraz veya ÖTV başvurusu şeklinde açıklama yapılarak raporda yer verildiği, bu kapsamda adı geçenin ilk raporunun incelendiği ve “engelli raporu” almak amacıyla başvuru yaptığı Malatya Eğitim ve Araştırma
Hastanesinden iki yıl süreyle geçerli yüzde doksanbir oran ile rapor alındığının görüldüğü, bu sağlık kurulu raporunun ÖTV istinasında kullanılmasına esas bir engel olmadığının görüldüğü, 2.4. İkinci raporu incelendiğinde ise ÖTV amacıyla başvuru yaptığı aynı hastane tarafından yüzde 68 oranıyla altı ay geçerli rapor verildiğinin görüldüğü, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in eki Alan Kılavuzuna göre son düzenlenen raporun tanıları ile verilen oranın uyumlu olduğunun görüldüğü, 2.5. Meri mevzuatın uygulanmasında yürütülen usuller incelendiğinde başvuranın geçmiş tarihli raporunun devreye alınarak üzerine yeniden ÖTV istisnasına dair ibareler yazılmasını emreden bir mevzuat hükmü olmadığından ve idari teamüller gereğince aynı amaçla verilmiş resmi belgelerden sonuncusunun kendinden önce düzenlenen belgeleri yok hükmüne düşüreceğinden başvurusunun reddedilerek son raporunun nihai sayılacağı, 2.6. Ancak konunun Bakanlıkları ve saha uygulamaları kapsamında iç işleyiş yönüyle incelenmesi gerektiği değerlendirilerek; İl Sağlık Müdürlüğünce birinci rapor ile ikinci rapor arasında itiraz süreci işletilip işletilmediği ve raporu düzenleyen hastane tarafından her raporun başvurusu için kişinin ÖTV’ye esas başvuru yaptığını beyan edip etmediği ve sağlık kurulu raporu ücretlendirilmesine esas bilgi ve belgelerin istenmesi; aynı hastane tarafından engel oranlarındaki farklılığa esas ilk oranı veren göğüs hastalıkları uzmanı ile son rapordaki oranı veren göğüs hastalıkları uzman hekimlerinin alan kılavuzunu gerekçe ederek görüşlerinin istenmesi, gelen görüşlerin İl Sağlık Müdürlüğünce muhakkik atanarak incelenmesi ve sonucundan Bakanlıklarına ivedilikle bilgi verilmesi talebiyle Malatya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne gönderildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik Malatya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 15/05/2024 tarihli ve – – sayılı yazı ve eklerinde; 3.1. Bakanlıkları Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 30.01.2024 tarih ve sayılı yazısında açıklanarak muhakkik atanarak incelenmesi ve sonucundan bilgi verilmesi talebiyle Müdürlüklerine gönderilmesi üzerine Müdürlükleri Sağlık Hizmetleri Başkanlığınca konu incelemesi talep edildiği, Sağlık
Hizmetleri Başkanlığının 26.02.2024 tarih ve sayılı yazısında dosyanın muhakkik atanarak incelenmesinin talep edilmesi sonucu Müdürlük Makamının 01.03.2024 tarih ve sayılı onayı ile inceleme yapıldığı, yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen inceleme raporu ve ekleri ilişikte sunulduğu, açıklamalarına yer verilmiştir.
3.2. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 26.04.2024 tarihli ve – – sayılı Soruşturma Sonucu Karar konulu yazıda; “KARAR: Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Makamı’nın 04/03/2024 tarih ve sayılı yazısı ekinde sunulan Müdürlük Makamının 01/03/2024 tarih ve sayılı olur emri gereğince soruşturma başlatılmış olup, Soruşturma Raporunun ve ilgili evrakların incelenmesi, yapılan inceleme ve elde edilen bilgiler neticesinde; Uzm.Dr. . . ve Uzm. Dr. . . hakkında herhangi bir ihmal ve kusurlarının olmadığı kanaati hasıl olduğundan Disiplin, İdari, Adli ve Mali
Yönden; herhangi bir işlem yapılmaması kanaatleri belirtilmiştir. Düzenlenen soruşturma dosyası tarafımca da incelenmiş olup; Uzm. Dr. . . ve Uzm. Dr. . . hakkındaki herhangi bir ihmal ve
kusurlarının olmadığı kanaati hasıl olduğundan disiplin, İdari, Adli ve Mali Yönden; herhangi bir işlem yapılmamasına karar verilmiştir.” ifade edildiği, 3.3. İnceleme Raporunda ise; “…Alınan ifadeler ve bilgi belgeler neticesinde; Göğüs Hastalıkları
Uzmanları hastaya yapmış oldukları tahlil, tetkik ve muayene bulgularına istinaden kanaatlerini bildirmiş olup son kararı heyetin verdiği, verilen sonuçların Uzman hekimlerin sorumluluğunda olmadığı, heyetin doktorların verdiği puanı yasal olarak düşürüp yükseltme yetkisinin olduğu, heyetin ortak karar aldığı ve heyette tüm hekimlerin eşit söz hakkına sahip olduğu sadece tek bir hekimin karar vermediği anlaşılmıştır.
Tarafıma İnceleme/soruşturma yapmak için gönderilen dosyada da Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr.
. .’nun Uzman Görüşü ve Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. . .’nin İnceleme Raporlarında da; hastanın
SFT testi öncesi sigara içilmesi, aşırı yemek yenmesi, yakın zamanda akciğer enfeksiyonu geçirmesi, kişinin efor testi yaptırması gibi nedenlerle değişkenlik gösterebildiği, ayrıca hastanın düzenli ve etkin şekilde inhaler ilaçlarını kullanmasına bağlı olarak test sonuçlarında akciğer fonksiyonlarında düzelmenin beklenen bir durum olduğu, bir hastada farklı zamanlarda yapılan SET değerlerinin mevcut koşullara göre değişebileceği ve bu SET değerlerine göre puanlamalarda farklı olabileceği belirtilmiş olup, hakkında İnceleme/Soruşturma yapılan doktorların herhangi bir ihmal ve kusurlarının olmadığı kanaati hasıl olmuştur” ifade edildiği tespit edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 4.2. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.”, 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.4. “Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında
Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 5. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”,
5.2. “Tanımlar” başlıklı2nci maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin amaçları açısından;…“Makul düzenleme”, engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve düzenlemeleri ifade eder…”, 5.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde;”1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı … (b)Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; … taahhüt eder.”, 5.4. “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır. Erişim önündeki engellerin tespitini ve ortadan kaldırılmasını da içeren bu tedbirler diğerlerinin yanında, aşağıda belirtilenlere de uygulanır: …”, 5.5. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye
Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir…”, 6. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun;
6.1 “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden
faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 6.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın j bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”, 6.3. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 6.4.“Topluma dâhil olma” başlıklı 4/B maddesinde; “Engellilerin toplumdan tecrit edilmeleri ve ayrı tutulmaları önlenir. Engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda bağımsız olarak toplum içinde yaşamaları esas olup, özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar. Engellilerin topluma dâhil olmaları ve toplum içinde yaşamaları amacıyla bireysel destek hizmetleri de dâhil olmak üzere ihtiyaç duydukları toplum temelli destek hizmetlerine erişimleri sağlanır.”, 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun;
7.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 7.2.“Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 6/6/2002 tarihli ve 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun, 8.1. “Diğer istisnalar” başlıklı 7 inci maddesinin 2. fıkrasında;“(II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan; a) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000
TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P.
numaralarında yer alanların, engellilik oranı % 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından, b) 87.03 G.T.I.P. numarasında yer alan (motor silindir hacmi 2.800 cm3 ’ü aşanlar, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, sürücü dâhil 8 kişiye kadar oturma yeri olan binek otomobilleri, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç), yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin % 50’sinin altında olanlar ile sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olanların engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu ilgili mevzuat çerçevesinde alınan engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi %90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından, c) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından, d) Bu bendin (a), (b) ve (c) alt bentleri kapsamındaki araçların aynı alt bentlerde belirtilen malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hâle gelmesi nedeniyle hurdaya çıkarılmasında, bu alt bentler kapsamındaki araçları hurdaya çıkaran malûl ve engelliler tarafından, beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı,…vergiden müstesnadır…Birinci fıkranın; (2)
numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentleri ile (6) numaralı bendinde yer alan tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Hesaplanan tutarın 100 lirayı aşmayan kesirleri dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu şekilde tespit edilen tutarı %50’sine kadar artırmaya yetkilidir.”, 8.2. “İstisnaların sınırı ve yetki” başlıklı10’uncu maddesinde; “1. Özel tüketim vergisine ilişkin istisna ve muafiyetler ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir. Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümleri bu vergi bakımından geçersizdir.
Uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır. 2. Maliye Bakanlığı, bu Kanunda yer alan istisna ve muafiyetlerin uygulanması ile verginin tecilinde alınacak teminatların türü ve miktarları ile tecil edilen verginin terkinine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”, 9. 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik
Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin,
9.1. Amaç başlıklı 1 inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı, Erişkinler İçin Engellilik Sağlık
Kurulu Raporu ile Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu
Raporunun alınışı, geçerliliği, değerlendirilmesi ve bu raporu verebilecek yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek; engellilerle ilgili derecelendirmelere, sınıflandırmalara ve tanımlamalara gereksinim duyulan alanlarda ortak bir uygulama geliştirmek ve uluslararası sınıflandırma ve ölçütlerin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamaktır.” 9.2. Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu ve Erişkinler İçin Terör, Kaza ve
Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun düzenleme esasları başlıklı 10uncu maddesinde; “(1) Bireyin elde edeceği sosyal haklar, hizmetler veya kazanımlar raporlar dikkate alınarak ilgili kurumlarca ayrıca belirlenir. Raporlar, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez. İlgili mevzuata göre diğer şartların da ayrıca sağlanması zorunludur. (2) Engel durumunu belirleme, sınıflandırma, derecelendirme, belgeleme, uygulama ve diğer süreçlerde sözlü, yazılı, davranış ya da tutum olarak herhangi bir ayrımcılık yapılmaz ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması
Kanunu ile 20/10/2016 tarihli ve 29863 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kişisel Sağlık Verilerinin
İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmeliğe uygun hareket edilir. (3) Bireyin engel durumu, sağlık kurulunca Ek-2’de yer alan engel alanları kılavuzunda bulunan engel oranlarına göre yüzde (%) olarak belirlenerek raporun ilgili bölümünde belirtilir. (4) Birden fazla hastalığı veya fonksiyon kaybı bulunanların engellilik durumu Ek-2’de yer alan engel alanları kılavuzu esas alınarak
Ek-3’teki Balthazard yöntemi ile hesaplanır. 65 yaş ve üzeri bireylerin engellilik oranına Balthazard formülü ile %10 eklenerek engel oranı belirlenir. (5) Bireyin engellilik durumu, Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirlenir.” 9.3. Raporların geçerlilik süresi başlıklı 11inci maddesinde; “(1) Rapor sürekli veya süreli olarak düzenlenir, raporda geçerlilik süresi mutlaka belirtilir. (2) Bireyin engel durumunun ilaç tedavisi, cerrahi tedavi ve/veya rehabilitasyon uygulamaları ile zaman içinde azalma ihtimali olduğu ve hastalık bulgularının tam olarak görülemediği hâllerde süreli rapor düzenlenir. (3) Bireyin engel durumunun sabit kalması veya artması söz konusu olan hastalıklar için sürekli rapor düzenlenir. (4) Yeni bir engel durumunun ortaya çıkması veya mevcut engellilik durumunda bir değişiklik meydana gelmesi hâlinde, bireyin talebi ve ilgili branş hekiminin sağlık kuruluna sevki uygun görmesi üzerine süre aranmaksızın engellilik durumu yeniden değerlendirilir ve yeni rapor düzenlenir. (5) Kurumların ilgili mevzuatları gereğince, gerekçesi belirtilerek yazılı kontrol muayenesi talebinde bulunulması durumunda sağlık kuruluşunca yeniden rapor düzenlenir. (6) Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu Hakkında
Yönetmelik hükümleri çerçevesinde 18 yaşını doldurmaları sebebiyle raporları geçersiz hâle gelenler,
18 yaşını doldurdukları tarihten itibaren üç ay içerisinde yeniden engellilik durumunun tespiti için
başvuruda bulunur. Başvuruda bulunanlar için bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlenecek engelli sağlık kurulu raporları, Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu
Raporları hariç ilgililerin 18 yaşını doldurdukları tarihten itibaren geçerli sayılır. (7) Süreli olarak düzenlenen raporlarda, sürenin bitmesine altı aydan kısa bir süre kalması durumunda, engelli bireye talebi üzerine tekrar rapor verilebilir.” 9.4. Raporlara itiraz başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Raporlara, engelli birey, vasisi veya raporu talep eden kurum tarafından müdürlüğe itiraz edilir. Bireysel rapor itirazları, ilgilisine teslim tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yapılır. Süresinde yapılmayan itirazlar değerlendirilmez. Kurum itirazları gerekçe belirtilerek yazılı olarak yapılır. Kurum itirazlarında süre aranmaz. (2) Rapora itiraz edilmesi hâlinde birey, müdürlük tarafından yetkili en yakın farklı bir sağlık kuruluşuna ya da önceki raporu farklı sağlık kuruluşundan alınmış ise sürekli izleminin yapıldığı sağlık kuruluşuna gönderilir. İtiraz edilen rapor ile itiraz üzerine verilen rapordaki kararlar aynı yönde ise rapor kesinleşir. Rapor sonuçlarının farklı olması ve itirazın devam etmesi hâlinde, müdürlük tarafından en yakın hakem hastaneye yönlendirilir. Hakem hastane tarafından verilen karar kesindir. (3) İlk veya itiraza istinaden
alınan ikinci rapor hakem hastaneden alınmış olsa dahi hakem hastane raporu olarak kabul edilmez. (4)
Süreli/sürekli verilen raporlar ile ilgili olarak kontrol muayeneleri dışında herhangi bir sebeple kurum tarafından yeni bir rapor istenmesi durumunda, ilgili kurumun gerekçeli yazısına istinaden müdürlük tarafından, birinci ve ikinci fıkralara göre işlem yürütülür. (5) Hakem hastane kararı ile süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşen rapor hakkında aynı gereksinim alanı ile ilgili yeni rapor başvurusu en erken altı ay sonra kabul edilir. …” 10. 18/04/2015 tarih ve 29330 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Tüketim
Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin, II- İstisnalar, Vergi İndirimi ve Verginin İadesi
C- Diğer İstisnalar “1. Malul veya Engellilerin Taşıt Alımlarında İstisna Özel Tüketim Vergisi Kanununun
7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde düzenlenen, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki kayıt
ve tescile tabi malların malul veya engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabında uygulanan istisnaya ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir. 1.2. Engellilik Derecesi %90 veya Üzerinde Olanların Taşıt Alımlarında İstisna 1.2.1. Taşıtta Tadilat Aranmayan İstisna Uygulaması
“Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca, Kanuna ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, Türk Gümrük Tarife Cetvelinin,
87.03 tarife pozisyonunda yer alan, (Değişik ibare: RG -27/12/2017-30283 Yürürlük:1/1/2018) motor
silindir hacmine bakılmaksızın, hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dâhil bedeli [Değişik ibare: RG 30.12.2022-32059 Yürürlük:1/1/2023] 1.004.200 TL TL’nin altında olan binek otomobil, panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep, steyşın vagon, vb. taşıtların, • 87.04 tarife pozisyonunda yer alan, eşya taşımaya mahsus, 2800 cm³ veya altında motor silindir hacmine sahip van, panelvan, kamyonet, pick-up, vb. taşıtların, • 87.11 tarife pozisyonunda yer alan, motor silindir hacmine bakılmaksızın, motosikletlerin engellilik derecesi %90 veya daha fazla olan malul veya engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV’den müstesnadır. Bu istisnadan yararlanmak için, taşıtın özel tertibatlı olması ve malul veya engellinin taşıtı bizzat kullanması şartı aranmaz. (Ek paragraf. RG-10/8/2019-30858) 18 yaşını doldurmuş malul veya engellilerin bu uygulamadan yararlanabilmesi için engellilik derecesinin %90 veya daha fazla olduğuna dair engellilik sağlık kurulu raporunu haiz olması gerekir. …
11. 30.09.2019 tarih ve 23642684-010.04-1618 sayılı Makam Olur’u ile aynı tarihte yürürlüğe konulan; Sağlık Raporları Usul Ve Esasları Hakkında Yönerge’nin Engelli Sağlık Kurulu Raporları başlıklı Dördüncü Bölümünün Raporların düzenlenmesine ilişkin açıklamalar başlıklı 7nci maddesinde; “(1) Engelli raporları, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Çocuklar İçin Özel
Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenir. …. (3) ÖTV istisnasından yararlanarak araç alımına yönelik Engellilik Sağlık Kurulu Raporlarında aşağıdaki hususlara dikkat edilir. a) Hem alt, hem üst ekstremitede veya her iki alt veya her iki üst ekstremitede aynı veya farklı tür engelin bulunduğu durumlarda, ekstremitenin türü (alt/üst) ve yönü (sağ/sol) itibarıyla, her bir engel durumu ve buna karşılık gelen engel oranları ayrı ayrı belirtilir. b) Raporun açıklama kısmına manuel vitesli bir taşıtın hareket ettirici aksamında (gaz, fren, debriyaj pedalı ve vites kolu) özel tertibat yaptırmadan taşıt kullanamayacak durumda olan engelliler için “Sadece hareket ettirici aksamda özel tertibatlı taşıt kullanması gerekir.”, özel tertibat yaptırmadan kullanabilecek durumda olan engelliler için ise “özel tertibatlı araç kullanmasına ihtiyaç yoktur” ibarelerinden biri mutlaka yazılır. Bu iki ibare dışında, “özel tertibatlı araç kullanabilir”, “otomatik vitesli araç kullanabilir”, “otomatik vitesli araç kullanması uygundur” gibi bir zorunluluğu değil, tercihi veya olasılığı ifade eden değerlendirmelere raporda yer verilmez. c) Engellinin sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmasının gerektiği durumlarda raporun açıklama kısmına, “Sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanması gerekir” açıklaması yazılır. ç) Raporun Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar bölümünde engelli puanı verilen kişilerde konulan tanılara açıklama olarak “vasi tayininin gerekip gerekmediği” ayrıca belirtilir. d)
Engelli raporlarına sürücü belge sınıfı, özel tertibat kodu, sürücü olunup olunamayacağına dair bir hüküm
kesinlikle yazılmaz. e) Terör, kaza, maluliyet raporları hariç olmak üzere 3 (üç) aydan kısa süreli hastanede yatarak tedavisi devam eden kişiler ile yoğun bakımda tedavisi devam eden kişiler için engelli sağlık raporu düzenlenmez. Ancak yatarak tedavisi sonrası taburculuğu planlanan hastalara taburculuk öncesinde talep halinde engelli sağlık kurulu raporu düzenlenir.” 12. Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi eki Ek-1 Fiyat Tarifeleri Usul ve Esasların Sağlık
Raporlarının Fiyatlandırılması başlıklı 11nci maddesinin ğ fıkrasında; “ğ) 08.02.2002 tarihli ve 24665 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 28.01.2002 tarihli ve 2002/3654 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince; Gaziler, şehit ve gazi dul ve yetimleri, engelliler, öğrenciler ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş
Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki kişilerden sağlık kurulu rapor bedeli alınmayacağı kararlaştırıldığından, bu kişilerden ücret talep edilmeyecektir. Ancak bu hizmetler ilgili nazım hesaplarda takip edilmek üzere muhasebeleştirilecektir. …
ğ.3- Engelliler tarafından talep edilen silah ruhsatı, ehliyet raporları ve ÖTV indirimli araç için gerekli raporlardan ücret talep edilecektir. …”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran özetle; ÖTV muafiyetli araç alma hakkı elde etmek amacıyla 04.07.2023 tarihinde Malatya
Eğitim ve Araştırma Hastanesine (MEAH) başvuru yaptığını, yapılan tetkikler sonucunda Göğüs
Hastalıklarından %80 ve Kardiyolojiden %55 olmak üzere 2 yıl geçerli olmak suretiyle tarafına %91 engel oranı tayin edildiğini, böylelikle ÖTV’siz araç alma hakkını 4760 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 2.
fıkrasının (a) bendince kazanmış olduğunu, %91 oranlı Sağlık Kurulu raporunun açıklama kısmında “ÖTV istisnalı araç kullanabilir.” ve benzeri bir ibarenin olmaması sebebiyle ÖTV’siz araç alımlarında sorun yaşadığını ve hastane tarafından düzeltmenin yapılamayacağını, tekrar başvuru yapılması gerektiğinin sözlü olarak belirtilmesi nedeniyle 09.08.2023 tarihinde sağlık kuruluna tekrar başvuruda bulunarak ÖTV ibaresinin yazılmasını talep ettiğini ve 860,00TL ödediğini, yeni raporda; tıpkı eski raporda olduğu gibi
Kardiyoloji engel oranının %55 olduğunun saptandığını ancak göğüs hastalıkları engel oranının tıp bilimi ve hayatın olağan akışına oldukça aykırı bir şekilde %20’ye düştüğünü, sağlık kurulu ile görüşmeye gittiğini, rapora itiraz etmesi gerektiğinin söylendiğini, ayrıca ikinci sağlık kurulu raporunda, kötü çıkan nefes testi sonucunun yazılmadığını, ilaçlı olarak girdiği sonucun yazıldığını, ilk sağlık kurulunda böyle bir uygulama yapılmadığını, ikinci sağlık kurulunda nefes testi kötü olduğu görülünce ilaçlı bir şekilde teste sokulduğunu, rapora itiraz ettiği takdirde Elazığ Şehir Hastanesine gitmesi gerekeceğini, hastane tarafından yapılan hata nedeniyle hayatını riske atıp farklı bir şehre gitmesi, orada kalması ve yine çok yorucu olan sağlık kurulu sürecine yeniden girmesinin kabul edilebilir olmadığını, sağlık kurulu raporu alındıktan sonra
6 ay geçmeden yeni bir sağlık kurulu raporu alınması mümkün olmadığından, birinci ve ikinci rapor
arasında 1,5 aylık süre bulunduğu göz önünde bulundurulursa, ikinci sağlık kurulu raporunun usul yönünden sakat olduğunu, talebinin tekrar muayene olup bu yorucu süreçle baş başa kalmak olmayıp ikinci sağlık kurulu raporunun iptal edilmesi ve ilk sağlık kurulu raporunun ÖTV raporuna dönüştürülmesi ile sorumlu doktorlar ve hastane hakkında idari soruşturma açılması olduğunu belirterek MEAH’den alınan ve engel oranı %91 olarak tayin edilen sağlık kurulu raporunun ÖTV Raporuna dönüştürülmesini, MEAH’den
alınan ve engel oranının %68 olarak tayin edilen sağlık kurulu raporunun iptalini ve bu rapor için yatırdığı 860,00 TL’nin yasal faiziyle iadesini, MEAH sağlık kurulu uygulamalarının, ilgili doktorların ve verilen raporların denetlenmesiyle idari soruşturma başlatılmasına karar verilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.
15. İdare tarafından gönderilen bilgi belgelerde özetle; başvuranın ilk raporunun incelendiği ve
“engelli raporu” almak amacıyla hastaneye başvuru yaptığı, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden iki yıl süreyle geçerli %91 oran ile rapor aldığı ve bu sağlık kurulu raporunun ÖTV istinasında kullanılmasına esas bir engel olmadığı, ikinci raporu incelendiğinde ÖTV istisnası amacıyla hastaneye başvuru yaptığı aynı hastane tarafından %68 oranıyla altı ay geçerli rapor verildiği, Erişkinler İçin
Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in eki Alan Kılavuzuna göre son düzenlenen raporun tanıları ile verilen oranın uyumlu olduğu, başvuranın geçmiş tarihli raporunun devreye alınarak üzerine yeniden ÖTV istisnasına dair ibareler yazılmasını emreden bir mevzuat hükmü olmadığından ve idari teamüller gereğince aynı amaçla verilmiş resmi belgelerden sonuncusunun kendinden önce düzenlenen belgeleri yok hükmüne düşüreceğinden başvurusunun reddedilerek son raporunun nihai sayılacağı belirtilmiştir.
16. İdare tarafından gönderilen ek evrakların tetkiki neticesinde Sağlık Hizmetleri Başkanlığının
26.02.2024 tarih ve sayılı yazısında dosyanın muhakkik atanarak incelenmesinin talep
edilmesi sonucu Müdürlük Makamının 01.03.2024 tarih ve sayılı onayı ile konu hakkında inceleme yapıldığı, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 26.04.2024 tarihli ve – – sayılı Soruşturma Sonucu Karar konulu yazısında; yapılan inceleme ve elde edilen bilgiler neticesinde;Uzm. Dr. . . ve Uzm. Dr. . . hakkında herhangi bir ihmal ve kusurlarının olmadığı kanaati hasıl olduğundan disiplin, İdari, Adli ve Mali Yönden; herhangi bir işlem yapılmamasına karar verildiği, İnceleme Raporunda ise; hastanın SFT testi öncesi sigara içilmesi, aşırı yemek yenmesi, yakın zamanda akciğer enfeksiyonu geçirmesi, kişinin efor testi yaptırması gibi nedenlerle değişkenlik gösterebildiği, ayrıca hastanın düzenli ve etkin şekilde inhaler ilaçlarını kullanmasına bağlı olarak test sonuçlarında akciğer fonksiyonlarında düzelmenin beklenen bir durum olduğu, bir hastada farklı zamanlarda yapılan
SET değerlerinin mevcut koşullara göre değişebileceği ve bu SET değerlerine göre puanlamalarda farklı olabileceğinin belirtildiği tespit edilmiştir.
17. Bilindiği üzere, toplumun bedensel ve zihinsel yönden güçsüz ve başkalarına bağımlı şekilde hayatını devam ettirebilen engelli bireyleri hukukun öncelikli konusu olup, özel olarak korunmaları Anayasa ve yasalarda açıkça güvence altına alınmaktadır. Nitekim T.C. Anayasasının 5, 10, 41 ve 61. maddeleri ile
5378 sayılı Engelli Hakları Kanunu, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ve bu Kanunların
uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” gözetilerek düzenlemeler yapılmıştır.
18. Bununla birlikte, “engellilere” yönelik uluslararası metinlerde her geçen gün artmakta olup, bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı ve bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğindeki metinler, bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ve o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normlarıdır. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesinin “Giriş” bölümünde “engellilik durumunun”, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı; çeşitli araç ve yükümlülüklerin varlığına rağmen engelli kişilerin topluma eşit bireyler olarak katılmaları önündeki manilerin halen var olmaya devam ettiği ifade edilmiş, daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiği; fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel çevreye, sağlık ve eğitim hizmetlerine, bilgiye ve iletişime erişimin engellilerin tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam yararlanmasını sağlamadaki önemi kabul edilmiştir.
19. Her ne kadar hem ulusal hem de uluslararası mevzuatta engelli bireylerin topluma adapte olabilmesi için pozitif düzenlemelere yer verilmiş ise de, idarelerin varlık amacının kamu hizmetinin sürekli ve sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi olduğu düşünüldüğünde somut olay bazında başvuranın mevcut durumu üzerinden özel bir değerlendirme yapmanın daha uygun olacağı düşünülmektedir.
20. Başvuruya konu olay kapsamında yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; 20.1. Başvuranın sorumlu doktorlar hakkında idari soruşturma açılması talebine ilişkin olarak yapılan incelemede; İdare tarafından Kurumumuzun bilgi ve belge talebine istinaden soruşturma açıldığı ve bu soruşturma sonucunda bahse konu hekimlere Disiplin, İdari, Adli ve Mali Yönden; herhangi bir işlem yapılmamasına karar verildiği zira hastanın SFT testi öncesi sigara içilmesi, aşırı yemek yenmesi, yakın zamanda akciğer enfeksiyonu geçirmesi, kişinin efor testi yaptırması gibi nedenlerle (raporlardaki oranların) değişkenlik gösterebildiği, ayrıca hastanın düzenli ve etkin şekilde inhaler ilaçlarını kullanmasına bağlı olarak test sonuçlarında akciğer fonksiyonlarında düzelmenin beklenen bir durum olduğu, bir hastada farklı zamanlarda yapılan SET değerlerinin mevcut koşullara göre değişebileceği ve bu SFT değerlerine göre puanlamaların da farklı olabileceği anlaşılmıştır.
20.2. Başvuranın ikinci sağlık kurulu raporunun iptal edilmesi ve ilk sağlık kurulu raporunun ÖTV raporuna dönüştürülmesi talebine ilişkin olarak yapılan incelemede; İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde başvuranın geçmiş tarihli raporunun devreye alınarak üzerine yeniden ÖTV istisnasına dair ibareler yazılmasını emreden bir mevzuat hükmü olmadığından ve idari teamüller gereğince aynı amaçla verilmiş resmi belgelerden sonuncusunun kendinden önce düzenlenen belgeleri yok hükmüne düşüreceğinden talebinin reddedilerek son raporunun nihai sayılacağı belirtilmiştir.
20.3. Başvuranın rapor için yatırdığı 860,00 TL’nin yasal faiziyle iadesi talebine ilişkin olarak yapılan incelemede; Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi eki Ek-1 Fiyat Tarifeleri Usul ve Esasların Sağlık
Raporlarının Fiyatlandırılması başlıklı 11nci maddesinin ğ-3 fıkrasında; “Engelliler tarafından talep edilen silah ruhsatı, ehliyet raporları ve ÖTV indirimli araç için gerekli raporlardan ücret talep edilecektir.” hükmü uyarınca işlem tesis edildiği anlaşılmaktadır.
21. Bununla birlikte başvuranın talep ettiği hususların 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile hâlihazırda düzenlenmiş olduğu; Yönetmeliğin Raporlara itiraz başlıklı 12 nci maddesinin birinci fıkrada; Bireysel rapor itirazlarının, ilgilisine teslim tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yapılacağı, 2nci fıkrada ise; Rapora itiraz edilmesi hâlinde bireyin, müdürlük tarafından yetkili en yakın farklı bir sağlık kuruluşuna ya da önceki raporu farklı sağlık kuruluşundan alınmış ise sürekli izleminin yapıldığı sağlık kuruluşuna gönderileceği, …Rapor sonuçlarının farklı olması ve itirazın devam etmesi hâlinde, müdürlük tarafından en yakın hakem hastaneye yönlendirileceği, hakem hastane tarafından verilen kararın kesin olduğu hükümleri uyarınca başvuranın hareket edebileceği ancak başvurusunda belirttiği üzere bu hakkını kullanmayı tercih etmediği anlaşılmaktadır.
22. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın ikinci sağlık kurulu raporunun iptal edilmesi ve ilk sağlık kurulu raporunun ÖTV raporuna dönüştürülmesi, %68 engel oranlı ikinci sağlık kurulu raporu için yatırdığı 860,00 TL’nin yasal faiziyle iadesi taleplerinin reddi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiş olup, başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
23. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.
24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi