ÖZET: Başvurucu, özel gereksinimi olan çocuğunun eğitim ve gelişim hakkının güvence altına alınması amacıyla Kastamonu E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na tayin talebinde bulunmuştur. Başvurunun gerekçesi, çocuğunun %90 engelli olması ve işitme kaybı nedeniyle rehabilitasyon eğitimi alması gerekliliğidir. Başvurucu, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği çerçevesinde tayin talebinin reddedilmesini eleştirmiştir. İdare, başvurucunun görev yaptığı kurumda personel eksikliği olduğunu ve tayin talebinin karşılanamayacağını belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirirken, çocuğun yüksek yararının gözetilmesi gerektiğini vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde, engelli çocukların eğitim haklarının güvence altına alınması için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucunun talebinin, çocuğunun eğitim ve rehabilitasyon hakkı ile bağlantılı olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Adalet Bakanlığı’na, başvurucunun tayin talebinin yeniden gözden geçirilmesi ve çocuğunun eğitim hakkının güvence altına alınması için gerekli önlemlerin alınması tavsiye edilmiştir. İlgili idarenin bu karar doğrultusunda 30 gün içinde işlem yapması gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/5452-S.24.8607

BAŞVURU NO : 2023/19944

KARAR TARİHİ : 21.05.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurucunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu amir hükmü gereği, özel gereksinimi olan çocuğunun eğitim ve gelişim hakkının güvence altına alınması için Kastamonu E Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu’na tayin talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 07.12.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvurucu başvurucu, Kastamonu Adli Yargı İlk Derece

Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı’na bağlı Araç Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nde

Bilgisayar İşletmeni olarak görev yaptığını, oğlu ‘in Bilateral Sensorinöral işitme kaybı olması nedeniyle 18.03.2021 tarihinde sol kulağından, 28.07.2023 tarihinde sağ kulağından koklear implant ameliyatı geçirdiğini, mevcut durumda 4 yaşında ve %90 engeli olduğunu, işitme kaybı, dil ve konuşma terapisi için özel gereksiniminden dolayı Kastamonu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon

Merkezi’nde rehabilitasyon eğitimi aldığını; ayrıca, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil

Yönetmeliği’nin engellilik durumu nedeniyle atama hükmü gereği, Kastamonu E Tipi Kapalı ve Açık Ceza

İnfaz Kurumu’na asil olarak atamasının yapılması, eğer mümkün değil ise geçici olarak görevlendirilmesinin yapılması talebinde bulunduğunu, ancak talebinin reddedildiğini; halbuki, Araç Açık

Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğu kadro ve unvanda kendisi haricinde 7 personelin görev yaptığını, kendi başvurusu sonrasında görev yaptığı kurumda infaz ve koruma memuru kadrosunda bulunan ve ceza infaz kurumunun ve hükümlü-tutukluların güvenlik ve gözetiminden sorumlu olan ve herhangi bir mazereti olmayan bir personelin Kastamonu E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na naklen atamasının gerçekleştirildiğini ifade ve iddia ederek mevzuat hükmü gereğince %90 engelli olan oğlunun kendisine

ihtiyacı olması hususları göz önünde bulundurularak Kastamonu E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz

Kurumu’na atamasının yapılması talebinde bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nden alınan 27/03/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde; 2.1. Başvurucunun, Araç Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda Bilgisayar İşletmeni ( kadrosunda görev yaptığı, 2.2. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 114 üncü maddesi ile Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin 45 inci maddesine göre yargı çevresi içerisindeki ceza infaz kurumlarına komisyon içi atama/yerleştirme ve görevlendirme işlemlerinin Adlî Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet

Komisyonu Başkanlıkları’nın yetkisinde bulunduğu, 2.3. Araç Açık Ceza İnfaz Kurumumuzda bilgisayar işletmeni olarak görev yapan ’in (

12.09.2019 tarihinde göreve başladığı, Kurumda Bilgisayar İşletmeni kadrosunda görev yapan personel

sayısının bir kişi olduğu, Kurumda genel olarak personel eksikliği bulunduğu ve bu eksikliğin hat safhada hissedildiği, söz konusu durumun Komisyon Başkanlığı aracılığıyla Genel Müdürlüğe resmi yazı yazılarak dile getirildiği; ayrıca Bilgisayar İşletmeni ‘in Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda fiilen göreve başladığı tarihten itibaren İşyurdu Müdürlüğünde çalışarak yeterli tecrübeyi kazandığı, iş ve işleyişe de zamanla hakim olduğu; Kurumumuzda sayman kadrosunda bir personelin bulunmaması ve yetkili sayman yetkilisi olarak görev yapan infaz ve koruma memurunun ise askerlik görevini ifa etmek üzere görevinden ayrılması nedeniyle Araç Açık Ceza İnfaz Kurumumuz ve İşyurdu Müdürlüğü bünyesi adı altında süreli ve günlü işlerin takibinin yapılması ve tamamlanmasında Bilgisayar İşletmeni ‘in hizmetine hat safhada ihtiyaç duyulduğu, 2.4. Bu doğrultuda, Kastamonu Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının

29.02.2024 tarihli ve Muh sayılı yazısında ise “Adı geçenin, kadrosunda görev yapan bir kişinin

bulunduğu, talep de yine infaz ve koruma memurlarının mazeretsiz olarak Kastamonu E Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumuna atandığından bahsettiği ancak, şu ana kadar mazereti olmayan hiçbir infaz ve koruma memurunun Kastamonu iline atamasının yapılmadığı, ayrıca Araç Açık Ceza İnfaz Kurumunda görev yapan infaz ve koruma memuru sayısı şu anda bile yeterlidir. İlgilinin özel gereksinime sahip çocuğunun olduğu raporla sabit olmakla ilgilinin eşinin ev hanımı olması, eşinin çocuğu ile ilgilenebileceği, özel gereksinime sahip eğitim veren özel eğitim kurumlarına eğitim alması için çocuğunun annesi eşliğinde götürülebileceği gibi ilgilinin ikametgahının Kastamonu il merkezi olması karşısında bu faaliyetlerden eşinin gözetimi altında yararlanabileceği” ifadelerine yer verildiği, Açıklaması yapılmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41’inci maddesinde, “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. 18 Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. […].” 3.2.“Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49’uncu maddesinde, “Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi; “[…

]Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler[…]”, 3.3. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90’ıncı maddesinde, “[…] Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004- 5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 1995 yılında 22184 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak Tarafı Olduğumuz Birleşmiş Milletler

Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin,

5.1. 3’üncü maddesinde; Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.

5.2. 6’ncı maddesinde; Taraf Devletler, her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler.Taraf Devletler, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı gösterirler.

5.3. 23’üncü maddesinde, Taraf Devletler zihinsel ya da bedensel özürlü çocukların saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşama sahip olmalarını kabul ederler.

6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun,

6.1.“Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72’ inci maddesinin altıncı fıkrasında; “İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü

olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.”,

6.2.Ek 39’uncu Maddesinde (Ek: 1/7/2005 – 5378/21 md.) “Devlet memurlarının, hayatını başkasının yardım veya bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede engelli olduğu sağlık kurulu raporu ile tespit edilen eşi, çocukları ile kardeşlerinin, memuriyet mahalli dışında resmî veya özel eğitim ve öğretim kuruluşlarında eğitim ve öğretim yapacaklarının özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından belgelendirilmesi hâlinde, ilgilinin talebi üzerine eğitim ve öğretim kuruluşlarının bulunduğu il veya ilçe sınırları dahilinde kurumunda bulunan durumuna uygun boş bir kadroya ataması yapılır.”

7. Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin “Engellilik Durumu Nedeniyle

Atama” başlıklı Ek 1’inci maddesinde, (Ek:RG-21/11/2015-29539) “İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak naklen atanma talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kadro imkanları ve teşkilat yapısı dikkate alınarak karşılanır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvurucunun iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. 1 no.lu paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvuruda başvurucu, özetle; özel gereksinimi olan oğlunun kendisine ihtiyacı olması hususları göz önünde bulundurularak Kastamonu E Tipi Kapalı ve Açık Ceza

İnfaz Kurumu’na tayinininyapılması talebinde bulunmaktadır 10. Başvuru sahibinin oğlunun işitme kaybı, dil ve konuşma terapisi için özel gereksiniminden dolayı

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi”nde rehabilitasyon eğitimi aldığı, özel gereksinimi bulunduğu gerekçesiyle Kastamonu E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu’na tayininin yapılması talebi hakkında, idare tarafından Araç Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda bilgisayar işletmeni kadrosunda görev yapan personel sayısının bir kişi olduğu, Kurum’da genel olarak personel eksikliği bulunduğu; ayrıca, Kurum’da sayman kadrosunda bir personelin bulunmaması ve yetkili sayman yetkilisi olarak görev yapan infaz ve koruma memurunun ise askerlik görevini ifa etmek üzere görevinden ayrılması nedeniyle Araç Açık Ceza İnfaz Kurumu ve İşyurdu Müdürlüğü bünyesi adı altında süreli ve günlü işlerin takibinin yapılması ve tamamlanmasında Bilgisayar İşletmeni ‘in hizmetine hat safhada ihtiyaç duyulduğu, açıklamalarının yapıldığı anlaşılmaktadır.

11. Başvurucunun talebinin özel gereksiniminden dolayı Özel Eğitim ve

Rehabilitasyon Merkezi’nde rehabilitasyon eğitimi alması gereken çocuğunun gelişimi ve eğitim hakkının güvence altına alınması için Devletin mümkün olan azami çabayı göstermesi taahhütü ile bağlantılı olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısıyla ilk aşamada çocukların yaşama ve gelişme hakkı ile bağlantılı olarak çocuğun yüksek yararı kavramının, tarafı olduğumuz uluslararası metinler çerçevesinde ne anlam ifade ettiğini ve kavramın nasıl uygulanması gerektiğini incelemek gerekmektedir. Tarafı Olduğumuz Birleşmiş

Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’de, çocuğun yüksek yararının herhangi bir kamu kurumu tarafından gerçekleştirilecek ve çocuklar üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkisi olan tüm idari ve yargısal işlemlerde gerektiği gibi içselleştirilmesi ve tutarlı olarak uygulanması yükümlülüğünü Taraf

Devletlere vermiştir.

12. Dolayısıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki düzenlemeler ile yasa koyucunun yukarıda yer verilen Anayasal hüküm ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’da yer verilen çocuklar üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkisi olan tüm idari ve yargısal işlemlerde çocuğun yüksek yararının içselleştirilmesi ve tutarlı olarak uygulanması gerektiği hükmü ile uyumlu olunmasının amaçlanarak somutlaştırıldığı anlaşılmaktadır. İlgi mevzuat bu bağlamda incelendiğinde, aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı; Devlet memurlarının, hayatını başkasının yardım veya bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede engelli olduğu sağlık kurulu raporu ile tespit edilen çocuklarının, memuriyet mahalli dışında resmî veya özel eğitim ve öğretim kuruluşlarında eğitim ve öğretim yapacaklarının özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından belgelendirilmesi hâlinde, ilgilinin talebi üzerine eğitim ve öğretim kuruluşlarının bulunduğu il veya ilçe sınırları dahilinde kurumunda bulunan durumuna uygun boş bir kadroya ataması yapılacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.

13. Diğer taraftan, kişilerin çocuklarının engel durumu, eğitim haklarının güvence altına alınması gibi bir takım gerekçeler ile başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur. (Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı Kararı)

14. Bu bağlamda öncelikle, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 23’üncü maddesinde düzenlenen özel gereksinimi olan çocukların topluma tümüyle katılımının sağlanması amacı doğrultusunda eğitim haklarının güvence altına alınması için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer verilen düzenlemeler kapsamında, ilgili idare tarafından çocuğun üstün yararının somutlaştırılarak göz önünde bulundurulup bulundurulmadığı, diğer bir ifadeyle, başvuruya konu talep kapsamında, kamu yararı ile başvuruya konu çocuğun hakları arasında denge gözetilerek özel gereksinimi olan çocuğun yüksek yararının değerlendirilip değerlendirilmediği hususlarının incelenmesi gerekmektedir.

15.Nitekim, 30/04/2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 2021/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Genelgesi ile yürürlüğe giren İnsan Hakları Eylem Planı dikkate alındığında, Devletin pozitif

ayrımcılık yapmasını ve özel politikalar geliştirmesini gerektiren alanlardan biri olarak engelli alanının vurgulandığı ve ülkemizde bu konuda gerçekleştirilen mevzuat değişiklikleri ne kadar güçlü olursa olsun, reformların başarısında belirleyici unsurun iyi ve doğru uygulama olduğu; dolayısıyla, İnsan Hakları

Eylem Planı’nda ortaya konulan ilke ve yaklaşımların uygulamacılara yönelik yol haritası olduğu hususunun önemle vurgulandığı görülmektedir.

16. Yukarıda izah edilen açıklamalar ve mevzuat çerçevesinde, somut olay açısından yapılan incelemede, bilgisayar işletmeni olarak görev yapan başvurucunun 12.09.2019 tarihinde Araç Açık Ceza İnfaz

Kurumu’nda göreve başladığı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında istihdam edildiği tespit edilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun konuya ilişkin amir hükümleri ve ilgi Kanun uyarınca yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin Engellilik Durumu

Nedeniyle Atama” başlıklı Ek 1’inci maddesi incelendiğinde, bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak naklen atanma talebinde bulunabileceği, bu kapsamda, hayatını başkasının yardım veya bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede engelli olduğu sağlık kurulu raporu ile tespit edilen çocuğunun memuriyet mahalli dışında resmî veya özel eğitim ve öğretim kuruluşlarında eğitim ve öğretim yapması gerektiği hususunun özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından belgelendirilmesi hâlinde, ilgilinin talebi üzerine eğitim ve öğretim kuruluşlarının bulunduğu il veya ilçe sınırları dahilinde kurumunda bulunan durumuna uygun boş bir kadroya atama işlemlerinin yerine getirilmesinin bekleneceği anlaşılmaktadır.

17. Bu bağlamda; dosya kapsamandaki bilgi ve belgelerin tetkiki sonucunda; T.C. Sağlık Bakanlığı

Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen 26/01/2023 tarihli çocuklar için özel gereksinim raporuna (ÇÖZGER) göre başvurucunun çocuğu hakkında “özel koşul gereksinimi bulunduğu” tanısı konulduğu ve Kastamonu Valiliği Merkez Kaymakamlığı Kastamonu Rehberlik ve

Araştırma Merkezi Müdürlüğü Özel Eğitim ve Değerlendirme Kurulu Raporu’nda önerilen destek eğitimi programları incelendiğinde, “Yapılan Eğitsel Değerlendirme ve tanılama sonucuna göre:21/04/2021 tarih ve 10 sayılı TTKB Kararı ile Dil ve Konuşma Bozukluğu Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programı doğrultusunda; Dil, Konuşma Sesi ;21/04/2021 tarih ve 10 sayılı TTKB Kararı ile İşitme Yetersizliği Olan

Bireyler İçin Destek Eğitim Programı doğrultusunda, Dil Eğitimi, İşitme Eğitimi, Öğrenmeye Destek modüllerini içeren destek eğitimi programı(ları)ndan yararlanması” gerektiği hususlarının belirtildiği ve mevcut durumda başvurucunun çocuğunun Eğitim ve Rehabilitasyon

Merkezinde rehabilitasyon eğitimi aldığı hususunu belgelendirdiği, bununla birlikte, başvurucunun görev yaptığı Araç ilçesinde ilgi raporda belirtilen destek eğitimini verebilecek herhangi bir resmî veya özel eğitim ve öğretim kuruluşu bulunmadığı tespit edilmiştir.

18. Bununla birlikte, 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete ’de yayınlanan Çocuklar İçin Özel

Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile çocukluk dönemi gelişim sürecinin yetişkin dönemden farklılık göstermesi nedeniyle özel gereksinimleri (engelleri) olan çocukların gereksinimlerinin erişkinlerden farklı şekilde belgelenerek sağlık, eğitim, rehabilitasyon, diğer sosyal ve ekonomik haklara, hizmetlere erişimlerinin sağlanmasına çalışılmıştır. Bu bağlamda, özel gereksinimi olan çocuklara yönelik engelli sağlık kurulu rapor süreçleri ve raporun içeriği değişmiştir. Yönetmelik incelendiğinde, “sağlık kurulu raporları”nın yerine “çocuklar için özel gereksinim raporu”nun (ÇÖZGER) düzenleneceği, özel

gereksinimli çocuklar için engel oranlarının kaldırıldığı ve ÇÖZGER sisteminin yüzde engel oranı içeren diğer mevzuatlara uyumu arandığında Yönetmeliğin Ek-3’de yer alan tablosununun kullanılması gerektiği anlaşılmaktadır.

19. Buna göre, başvurucunun çocuğu hakkında ÇÖZGER sistemi üzerinden koyulan “özel koşul gereksinimi bulunduğu” tanısınının yüzde engel oranı içeren diğer mevzuatlara uyumu açısından Çocuklar

İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin Ek-3’de yer alan tablosu incelendiğinde, çocuğun özel koşul gereksinimi bulunduğu tanısının mevzuattaki yüzdesel karşılığının %90-99 aralığında olduğu anlaşılmaktadır.

20. Diğer taraftan elbette ki ifa edilen kamu hizmeti gereği, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörlerin kamu yararı gözetilerek dikkate alınması oldukça önemli olmakla birlikte, kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almanın ilgili idarenin görev ve sorumluluğunda olduğu; bu bağlamda, Kurum’da genel olarak personel eksikliği bulunduğu ve bu eksikliğin hat safhada hissedildiği, bilgisayar işletmeni personel sayısının 1 kişi olduğu; hatta başvurucunun bilgisayar işletmenliği görevinin yanı sıra saymanlık görevini de icra ettiği idare açıklaması karşısında, Kurum’da başvurucunun engellilik mazeretine bağlı yer değişikliği talebinin başvurucunun çocuğunun üstün yararı gözetilerek mevzuat gereği yerine getirilebilmesi için istihdam süreçlerine dair gerekli önlemlerin alınması gerektiği hususunun öncelikli olarak idare tarafından göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirilmektedir.

21. Yukarıda yapılan açıklamalar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvurucunun “özel koşul gereksinimi bulunduğu” tanısı konulan çocuğuna, Kastamonu Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Özel Eğitim ve

Değerlendirme Kurulu Raporu’nda önerilen destek eğitimi programlarının mevcut durumda Kastamonu

Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde uygulandığı, bununla birlikte, başvurucunun görev yaptığı Araç ilçesinde ilgi raporda belirtilen destek eğitimini verebilecek herhangi bir resmî veya özel eğitim ve öğretim kuruluşu bulunmadığı tespit edildiğinden, başvuruya konu talep kapsamında, kamu yararı ile başvuruya konu çocuğun hakları arasında denge gözetilerek 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu Ek 39’uncu madde amir hükmü gereği, özel gereksinimi olan çocuğun yüksek yararı göz önünde bulundurularak istihdam süreçlerine dair gerekli önlemlerin alınması, akabinde başvurucunun çocuğunun eğitim ve rehabilitasyon hakkı ile bağlantılı olarak gelişme hakkının güvence altına alınması için başvurucununn Kastamonu iline tayin talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.

23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği ayrıca idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini gösterdiği ve bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkelerine uygun davranıldığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

24. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iş bu tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı ilgili Mahkemelerde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Ek 39’uncu maddesi amir hükmü gereği, özel gereksinimi olan

çocuğun yüksek yararı göz önünde bulundurularak istihdam süreçlerine dair gerekli önlemlerin alınması, akabinde başvurucunun çocuğunun eğitim ve rehabilitasyon hakkı ile bağlantılı olarak gelişme hakkının güvence altına alınması için başvurucununn Kastamonu iline tayin talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği hususunda ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURUCUYA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi