ÖZET: Başvuran, Süreyyapaşa Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinde tabip olarak görev yaparken, ailesinin engellilik durumu ve babasının sağlık sorunları nedeniyle Şehit Erol Olçak Sosyal Güvenlik Merkezindeki Maluliyet Sağlık Kurulu Birimine atanma talebinde bulunmuş, ancak bu talep idare tarafından reddedilmiştir. Başvuran, bu durumun kendisini mağdur ettiğini belirterek, engellilik durumu ve ailevi yükümlülükleri nedeniyle atanma talebinin yeniden değerlendirilmesini istemektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın talebinin reddedilme gerekçesini, ilgili merkezlerdeki personel ihtiyacı ve başvuranın ikametinin her iki merkeze de eşit mesafede olmasına dayandırmıştır. Ancak, başvuranın %49 engel oranına sahip olduğu ve ailesinin sağlık durumunun göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talebinin, ilgili mevzuat çerçevesinde öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yeniden ele alınmasını ve engellilik durumunun dikkate alınarak gerekli düzenlemelerin yapılmasını tavsiye etmiştir. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/8322-S.24.13032

BAŞVURU NO : 2024/4087

KARAR TARİHİ : 09.08.2024

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Tayin talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 21.03.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran özetle; Süreyyapaşa Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinde tabip kadrosuyla görev yaptığını, engellilik durumu ile anne ve babasının yaşlı, bakıma muhtaç ve engelli olmaları nedeniyle ailesine yakın çalışmasının gerektiği ayrıca tek kardeşinin İngiltere’de ikamet etmesi ve babasının hayati tehlike arz eden hastalıkları sebebiyle hakem hastane tarafından verilen refakatçi raporu kullandığını, mezkûr nedenlerden dolayı Şehit Erol Olçak Sosyal Güvenlik Merkezindeki Maluliyet Sağlık

Kurulu Birimine yapılmasını talep ettiğini ancak talebinin 19.03.2024 tarih ve sayılı cevabi yazı ile reddedildiğini ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini ve görevlendirilmesinin Şehit Erol Olçak

Sosyal Güvenlik Merkezindeki Sağlık Kurulu birimine yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 16.05.2024 tarih ve sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben alınan

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından 07.06.2024 tarih ve sayılı yazısında:

2.1. Sosyal Güvenlik Kurumu Taşra Teşkilatı Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin

35 inci Maddesinin (e) bendinde ”İl Müdürlüğünün ve bağlı diğer birimlerin çalışmalarının etkin ve verimli

bir şekilde yürütülebilmesi için ihtiyaç planlaması yapmak ve ihtiyaçların karşılanmasını sağlamak” hükmü doğrultusunda insan kaynakları planlaması ile personel görevlendirmelerinin İl Müdürünün görev, yetki ve sorumluluğunda olduğu,

2.2. Başvuruya konu Şehit Erol Olçak Sosyal Güvenlik Merkezi ‘Sağlık Kurulu Büro İş ve İşlemleri

Servisi”nde görev yapan sekretarya ve uzman hekimlerin oluşum ve koordinasyonunun, ”Sosyal Güvenlik

Kurumu Kurum Sağlık Kurullarının Görev, Yetki, Çalışma, Usul ve Esasları” kapsamında İl Müdürünün

teklifi ve Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün onayı ile belirlendiği ve anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda adı geçenin görev yerinin, şikâyet konusu Şehit Erol Olçak Sosyal Güvenlik Merkezi Meslek

Hastalıklarından sorumlu Kurum Sağlık Kurulu’nda yeterli sayıda Uzman Tabip bulunması, Süreyyapaşa

Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi bünyesindeki Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine ait iş ve işlemlerin yoğunluğu, ilgili merkezin personel ihtiyacı ve Tabip ‘in ikametgahının her iki

Merkeze de aynı mesafede bulunuyor olması nedeniyle talebinin uygun görülmediği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesi “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz…

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”

3.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49’uncu maddesinde, “Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.”

3.4. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65’inci maddesinde, “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”

3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye

Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

4. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin;

4.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.

4.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.

Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…) taahhüt eder.”

4.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin; 4 üncü fıkrası “Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”

4.4. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye

Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat

edilmelidir:

(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”,

4.5. Çalışma ve İstihdam başlıklı 27nci maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Bu hak, engellilerin, açık, bütünleştirici ve erişilebilir bir iş piyasası ve çalışma ortamında serbestçe seçtikleri bir işle hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf Devletler çalışırken engelli olanlar dahil olmak üzere tüm engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesini yasama çalışmalarını da içeren uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alır. Taraf

Devletler bunların yanısıra; (a) İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi ve sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dahil olmak üzere, istihdama ilişkin her hususta, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar; (b) Fırsat eşitliği, eşit değerde işe eşit ücret ilkesi, tacizden korunma ve mağduriyetin giderilmesi, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları dahil olmak üzere diğer bireylerle eşit koşullar altında adil ve uygun çalışma koşullarının sağlanmasına ilişkin olarak engellilerin haklarını korur; (c) Engellilerin iş ve sendikal haklarını diğer bireylerle eşit koşullar altında kullana bilmelerini sağlar; (d) Engellilerin genel teknik ve mesleki rehberlik programlarına, yerleştirme hizmetlerine, mesleki ve sürekli eğitime diğer bireylerle eşit koşullar altında etkin bir şekilde erişimini sağlar; (e) İş piyasasında engellilerin istihdam olanaklarının ve kariyer gelişiminin desteklenmesine ve engellilerin iş aramasına veya işe başlamasına, çalışmaya devam etmesine ve işe geri dönmelerine yardım eder; (f) Serbest çalışma, girişimcilik, kooperatif kurma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatları geliştirir; (g) Engellileri kamu sektöründe istihdam eder; (h) Olumlu eylem programları, teşvikler ve diğer tedbirleri de içerebilecek uygun politika ve önlemlerle, engellilerin özel sektörde istihdam edilmelerini destekler; (i) Engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin yapılmasını sağlar; (j) Engellilerin açık iş piyasasında iş deneyimi kazanmasını temin eder; (k) Engelliler için mesleki rehabilitasyon, işte kalma ve işe dönüş programları yürütür. 2. Taraf Devletler engellilerin kölelik altında tutulmalarını engeller ve engellileri zorla veya mecburi çalışmaya karşı diğer bireylerle eşit koşullar altında korur”

4.6. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28 inci maddesinin; 1 inci fıkrasında “Taraf

Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar…”

5. BM Genel Kurulunca 16 Aralık 1966 tarih ve 2200 A (XXI) sayılı Kararıyla kabul edilen Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde; “1. Bu Sözleşmeye Taraf

Devletler, herkesin özgürce seçtiği ya da benimsediği bir işte çalışarak yaşamını kazanma fırsatına sahip olma hakkını içeren çalışma hakkını tanır ve bu hakkı korumak için uygun girişimlerde bulunur. 2. Bu

Sözleşmeye Taraf bir Devletin bu hakkın tam olarak gerçekleşmesi amacıyla yapacağı girişimler; bireye temel siyasal ve ekonomik özgürlükleri sağlayacak koşullar altında kararlı ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeyi ve tam ve verimli bir çalışmayı gerçekleştirmek üzere, politikalar ve tekniklerle mesleki ve teknik yönlendirme ve yetiştirme programları uygulamasını da içerir.”

6. 2000 yılında ilan edilen ve Lizbon Antlaşmasının 2009 yılında yürürlüğe girmesiyle diğer Avrupa Birliği anlaşmalarıyla aynı yasal değeri kazanan Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesinin,

6.1. Ayrımcılık yasağı başlıklı 21nci maddesinde; “1. Cinsiyet, ırk, renk, etnik veya sosyal köken, kalıtımsal özellikler, dil, din veya inanç, siyasi veya başka herhangi bir görüş, bir ulusal azınlığın üyesi olma, hususiyet, doğum, maluliyet, yaş veya cinsel eğilim gibi herhangi bir nedenle ayrımcılık yapılması yasaktır. …”

6.2. Engellilerin toplumla bütünleştirilmesi başlıklı 26ncı maddesinde; “Birlik, engelli kişilerin, bağımsızlıklarını, toplumsal ve mesleki yaşamla bütünleştirilmelerini ve toplum yaşamına katılmalarını sağlamaya yönelik önlemlerden yararlanma hakkını tanımakta ve saygı göstermektedir.”

7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun;

7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”,

7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını, c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı, e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları

f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları, ifade eder.”

7.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.”

7.4. İstihdam başlıklı 14 üncü maddesinde; “(Değişik:6/2/2014-6518/72 md.) Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz. Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur. …”

8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Kurumun görevi başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

9. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

9.1. Engelli personel çalıştırma yükümlülüğü başlıklı 53üncü maddesinde; “(Değişik: 13/2/2011 – 6111/99 md.) Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında engelli çalıştırmak zorundadır. % 3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır. …”

9.2. Yer değiştirme suretiyle atanma başlıklı 72nci maddesinde; “(Değişik: 12/5/1982 – 2670/25 md.)

Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır. …(Ek fıkra: 6/2/2014 – 6518/10 md.) İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır. …”

9.3. Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri başlıklı 74üncü maddesinde; “(Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.) Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar

çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. …”

10. 25/6/1983 tarih ve 18088 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme

Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği başlıklı Ek

Madde 3’de, “(Ek: 30/6/2014-2014/6578 K.) İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır…” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12. Başvuran özetle, Süreyyapaşa Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinde tabip kadrosuyla görev yaptığını, engellilik durumu ile anne ve babasının yaşlı, bakıma muhtaç ve engelli olmaları nedeniyle ailesine yakın çalışmasının gerektiğini babasının hayati tehlike arz eden hastalıkları sebebiyle hakem hastane tarafından verilen refakatçi raporu kullandığını, mezkûr nedenlerden dolayı Şehit Erol Olçak Sosyal Güvenlik

Merkezindeki Maluliyet Sağlık Kurulu Birimine yapılmasını talep ettiğini ancak talebinin reddedildiğini ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini ve görevlendirilmesinin Şehit Erol Olçak Sosyal Güvenlik

Merkezindeki Sağlık Kurulu birimine yapılmasını talep etmektedir

13. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden özetle; Başvuruya konu Şehit Erol Olçak Sosyal

Güvenlik Merkezi ‘Sağlık Kurulu Büro İş ve İşlemleri Servisi”nde görev yapan sekretarya ve uzman hekimlerin oluşum ve koordinasyonunun, ”Sosyal Güvenlik Kurumu Kurum Sağlık Kurullarının Görev, Yetki, Çalışma, Usul ve Esasları” kapsamında İl Müdürünün teklifi ve Emeklilik Hizmetleri Genel

Müdürlüğü’nün onayı ile belirlendiği ve anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda adı geçenin görev yerinin, şikâyet konusu Şehit Erol Olçak Sosyal Güvenlik Merkezi Meslek Hastalıklarından sorumlu

Kurum Sağlık Kurulu’nda yeterli sayıda Uzman Tabip bulunması, Süreyyapaşa Sağlık Sosyal Güvenlik

Merkezi bünyesindeki Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine ait iş ve işlemlerin yoğunluğu, ilgili merkezin personel ihtiyacı ve Tabip ‘in ikametgâhının her iki Merkeze de aynı mesafede bulunuyor olması nedeniyle talebinin uygun görülmediği, belirtilmektedir.

14. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dahil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların

çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır. Bu doğrultuda

Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenlemelerin yapılması gerektiği bildirilmektedir.

15. Bu bağlamda devletin engelli bireylerin haklarına ilişkin yükümlülükleri sosyal bir hukuk devleti niteliğini haiz olmasıyla bağlantılı olup engelli hakları alanında idarenin işlemlerinin ve mevcut uygulamalarının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hak arama hürriyeti doğrultusunda yasal düzenlemelerle uyumlu olması gerekmektedir.

16. Diğer yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesinde, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atamaların, hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı öngörülmüş olup beşinci fıkrası ise, ilgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı hükmünü taşımaktadır.

17. 25.06.1983 tarih ve 18088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurlarının

Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğin Ek 3 üncü maddesinde; ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği, bu kapsamdaki taleplerin Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı, memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olmasının esas olduğu, engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yerinin değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Mezkûr

Yönetmelik ile engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunulduğunda bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olunmayacağını belirtmekle toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer vererek engelli bireylere yönelik makul düzenlemeler yapmakta, bu iradesini ülkemizin engellilik alanındaki ulusal vizyonu ve yol haritasını ortaya koyan 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi, engelliliğin bir insan hakları meselesi olduğu küresel olarak kabul edilen bir yaklaşım haline geldiği belirtilen 2023-2025 Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı gibi belgelerle de vurgulamaktadır.

18. Ayrıca; mülga Devlet Personel Başkanlığının “Engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin şartları ile bu şartları yerine getiren memurun başka gerekçelerle talebinin reddedilmesinin mümkün bulunmadığı (08/03/2016-1424)” hakkındaki görüşünde; “Genel Yönetmeliğin ek 3 üncü maddesinde yer alan şartlara sahip Devlet memurunun engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talebinin kamu kurum ve kuruluşlarınca yerine getirilmesi için talep edilen yerde kurumun teşkilatının bulunması, söz konusu teşkilat bünyesinde bahsi geçen memurun atanabileceği bir kadronun bulunması ve yer değişikliği talebinin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması gerektiği, – Engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin talep edildiği yerde kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatının bulunması, söz konusu teşkilatta memurun atanabileceği bir kadronun bulunması ve talebin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması halinde kamu kurum ve kuruluşlarınca yer değişikliği talebinin yerine getirilmesi

gerektiği, bu üç husus dışındaki gerekçelerle yer değişikliği talebinin reddedilemeyeceği… mütalaa edilmektedir.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.

19. Yukarıda ayrıntılarına yer verilen düzenlemeler ile engelli bireylere pozitif ayrımcılık tanınarak nakillerine ilişkin imkân sağlanırken aynı düzenlemeler doğrultusunda belirlenen kıstaslara (kurumun teşkilatının bulunması, söz konusu teşkilat bünyesinde bahsi geçen memurun atanabileceği bir kadronun bulunması ve yer değişikliği talebinin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması)

uygun olarak hareket edilmesi gerektiği açıktır. Bununla birlikte somut olaya bakıldığında başvuranın mevcut durumu üzerinden özel bir değerlendirme yapmanın daha uygun olacağı düşünülmektedir. Nitekim başvuranın yüzde kırk dokuz oranında engelli olduğu, babasının rahatsızlığının hayati risk teşkil ettiğinden dolayı sürekli ve yakın bakıma ihtiyaç duyduğu ve başvuranın 09.01.2024 -09.04.2024 tarihleri arasında üç ay babasına refakat ettiği, bu kapsamda başvuranın babasının sağlık durumunun da göz önünde bulundurularak Şehit Erol Olçak Sosyal Güvenlik Merkezindeki Sağlık Kurulu birimine yapılması talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

20. Başvuruya konu olay kapsamında yapılan değerlendirmede, konuyu düzenleyen 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri başlıklı 74üncü maddesinde; kurumların muvafakati ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkün olduğu belirtilmektedir.

20.1. Bununla birlikte Mülga Devlet Personel Başkanlığının “Engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin şartları ile bu şartları yerine getiren memurun başka gerekçelerle talebinin reddedilmesinin mümkün bulunmadığı (08/03/2016-1424)” hakkındaki görüşüne uygun şekilde başvuranın nakil talebinin engellilik mazeretinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ancak başvuranın nakil talebinin; Süreyyapaşa Sağlık Sosyal

Güvenlik Merkezi bünyesindeki Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine ait iş ve işlemlerin yoğunluğu, ilgili merkezin personel ihtiyacı ve başvuranın ikametgâhının her iki Merkeze de aynı mesafede bulunuyor olması nedeniyle uygun görülmediği belirtilmiştir.

20.2. Ancak başvuranın görevini yerine getirirken engel durumundan dolayı karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerine dair önlemlerin alınması ve bakmakla yükümlü olduğu anne-babasının engel durumları da dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

21. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde; başvuranın engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin sağlanmasına yönelik olarak getirilmiş düzenlemelerin getiriliş amacına, sistematiğine ve hakkaniyete uygun olarak; başvuranın görevini yerine getirirken engel durumundan dolayı karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerine dair önlemlerin alınması için başvuranın engellilik mazeretine bağlı yer değişikliği talebinin başvuranın %49 engel oranlı engelli sağlık kurulu raporu göz önüne alınarak ve öncelikli şekilde idarece değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.

22. Bununla birlikte Kurumumuz tarafından 2022/10413 numaralı benzer bir şikâyet başvuru için 23/01/2023 tarih ve 2023/933- sayılı Tavsiye Kararı ile 2023/7173 numaralı benzer bir şikâyet başvurusu için 10/08/2023 tarih ve 2023/10041- sayılı Tavsiye Kararı bulunmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de beklenmektedir.

24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Başvuranın engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin sağlanmasına yönelik getirilmiş olan düzenlemelerin getiriliş amacına, sistematiğine ve hakkaniyete uygun olarak; başvuranın görevini yerine getirirken engel durumundan ötürü karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerine dair önlemlerin alınması için başvuranın engellilik mazeretine bağlı yer değişikliği talebinin başvuranın %49 engel oranlı engelli sağlık kurulu raporu göz önüne alınarak ve öncelikli şekilde idarece değerlendirilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi