ÖZET: Başvuran, Karaman Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde İklimlendirme Personeli olarak çalışmakta ve %42 engel oranına sahip olduğunu belirtmiştir. Vardiyalı çalışma sisteminin kendisi için zorluk oluşturduğunu ifade ederek, engel durumuna uygun bir görevde vardiyasız çalışmayı talep etmiştir. Ancak, idare, başvuranın mevcut görevinde ağır şartlar olmadığını, engel durumunun vardiyalı çalışmasına engel teşkil etmediğini ve talebinin kadro imkanları ile teşkilat yapısı gereği yerine getirilemeyeceğini açıklamıştır.

İdarenin değerlendirmeleri, başvuranın sağlık raporunda çalıştırılamayacağı işlerin belirtilmediğini ve vardiyalı çalışmasının engel durumu açısından sorun teşkil etmediğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, başvuranın daha önce vardiyalı çalışmayı kabul ettiğine dair dilekçesi de mevcuttur. İdare, kamu hizmetinin aksamaması ve personel durumunu göz önünde bulundurarak başvuranın talebini reddetmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın engel durumu gerekçesiyle vardiyasız çalışma talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. İdare, başvuranın talebine ilişkin kararında iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmiş, ancak kararın itiraz yollarını belirtmemesi nedeniyle bu ilkeye tam olarak uymamıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/11796-S.24.17923

BAŞVURU NO : 2024/11094

KARAR TARİHİ : 25.10.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KARAMAN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ

İşçi Başvuranın, engel durumuna uygun bir görevde vardiyasız bir

BAŞVURUNUN KONUSU :

şekilde çalışma talebi hk

BAŞVURU TARİHİ : 06.09.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran; Karaman Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı Pirireis

Yurt Müdürlüğünde İklimlendirme Personeli olarak görev yaptığını, %42 oranında engeli bulunduğunu, engel durumu nedeniyle halihazırdaki görevini yerine getirmekte ve vardiyalı bir şekilde çalışmakta sıkıntı yaşadığını, bu duruma istinaden yapmış olduğu görev yeri değişikliklerinin ise reddedildiğini belirterek engel durumuna uygun bir görevde vardiyasız bir şekilde çalışmayı talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 03/10/2024 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Karaman Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 14/10/2024 tarihli ve

sayılı yazı ve eklerinde ilgili idare tarafından, özetle:

2.1. Başvuranın sürekli işçi statüsünde “İklimlendirme Görevlisi-Kaloriferci” olarak İl Müdürlüklerine bağlı Piri Reis Erkek Öğrenci Yurdu Müdürlüğünde çalıştığı, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kadrolu işçilerin unvan değişikliği yapabileceğine yönelik bir düzenleme bulunmadığı, 2.2. Söz konusu talebin bağlı bulunduğu iş kolunun değiştirilmesini zorunlu kıldığı ve Genel

Müdürlüklerince iş kolu değişikliğinin uygun görülmediği, iş kolunu değiştirmedikçe öğrenci yurtları dışında herhangi bir tesiste çalışmasının da yasal olarak mümkün olmadığı,

2.3. İklimlendirme personeli olarak görev yaptığı birimde engellilik durumunu olumsuz etkileyecek kömürlü iklimlendirme çalışması gibi ağır şartlar, ağır taşıma – kaldırma vb. faaliyetlerin bulunmaması; çalışmanın doğalgazlı mekanik sistemler üzerine olması, tuşlu bir pano yardımıyla kolaylıkla yönetilebilen bir sistem olması ve bu yönüyle engellilik durumuna uygun olması sebepleriyle başka yerde görevlendirilmesi talebinin uygun görülmediği, 2.4. Başvuranın 15/03/2023 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunun

“Çalıştırılamayacağı İşlerin Niteliği” bölümünde herhangi bir ibare bulunmadığı, 2.5. Kurumlarında iklimlendirme personellerinin 3 vardiya (00:00-08:00, 08:00–16:00 ve 16:00 – 24:00)

şeklinde 8 saatlik olmak üzere ya da talep etmesi halinde 2 vardiya (08:00–20:00, 20:00–08:00) şeklinde

12 saatlik vardiyalar şeklinde çalıştığı, başvuranın vardiyalı ya da vardiyasız çalışması arasında yapacağı

iş bakımından bir farklılık bulunmadığı, bu nedenle iş yerleri ve işin gereğinden dolayı vardiyalı olarak çalışmasının kendi sağlığı ve kamu yararı için daha doğru olacağı, 2.6. 5620 sayılı Kanunun; ‘’EK MADDE 2 – (4/4/2015-6645/79 md.) … (2) Bu kapsamdaki talepler kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır. …” şeklinde düzenlendiği, söz konusu düzenleme emredici nitelikte olmamakla birlikte talebin kabulünün, kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkanları ve teşkilat yapıları doğrultusunda mümkün olabileceğinin belirtildiği ve bu çerçevede Kurumlarının kadro yapısı ve teşkilat yapısı gereği başvuranın talebinin yerine getirilemediği, 2.7. Bu noktada başvuranın, Kurumlarına daha önce 12/08/2024 tarihinde başvuruda bulunduğu ve sadece yer değişikliği talep ettiği, vardiyalı çalışmasının engel durumuna bir sakıncası olduğundan bahsetmediği, nitekim 15/03/2023 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporundan 7 ay sonra bizzat kendisinin vardiyalı çalışmayı talep ve kabul ettiğine dair dilekçe verdiği ve bu dilekçesine istinaden çalışmasının şikayet dilekçesinde de talep ettiği şekilde vardiyalı olarak düzenlendiği, 2.8. Talep edilen kadroların Maliye Bakanlığınca belirlenmekte olduğu ve Personel Genel

Müdürlüklerinin uhdesinde takibinin yapıldığı, Personel Genel Müdürlüklerince takibi yapılan Personel

Planlama Norm Kadro Sistemine göre açık bulunmadığı, 2.9. Başvuru sahibinin halen görev yaptığı yerin 2 bloktan oluşan, 1622 öğrenci kapasiteli bir öğrenci yurdu olduğu ve bu iki blokta başvurucu dahil iklimlendirme personeli olarak 9 kişinin çalıştığı, personelin az sayıda olması nedeniyle herhangi bir personelin izinli ya da raporlu olması halinde başka birimlerden de iklimlendirme personelinin geçici olarak bu yurtta görevlendirilmesinin söz konusu olduğu, 2.10. Başvuranın görev yerinin dışında talep ettiği yerlerde iklimlendirme personeli ihtiyacı bulunmadığı, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması yönünden de başvuru sahibinin talebinin kabulünün mümkün görülemediği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49’uncu maddesinde, “Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.” 3.2. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61’inci maddesinde;“…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.”, 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” , 3.4. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90’ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında

Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7.5.2004-5170/7 md.)

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 4. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 4.1. “Genel İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinde;“(c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması (e) Fırsat eşitliği;…(f) Erişilebilirlik Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.”, 4.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (…) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (…)

taahhüt eder.” 4.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5’inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”, 4.4. “Erişebilirlik” başlıklı 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dâhil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır. Erişim önündeki engellerin tespitini ve

ortadan kaldırılmasını da içeren bu tedbirler diğerlerinin yanında, aşağıda belirtilenlere de uygulanır:

(a) Binalar, yollar, ulaşım araçları ve okullar, evler, sağlık tesisleri ve işyerleri dâhil diğer kapalı ve açık tesisler; (b) Elektronik hizmetler ve acil hizmetler de dâhil olmak üzere bilgi ve iletişim araçları ile diğer hizmetler.” 4.5. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19’uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye

Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat

edilmelidir:

(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar; (b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir; (c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”, 5. Yine İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 16’ncı ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin

Uluslararası Sözleşmenin 10’uncu maddelerinde ailenin, toplumun doğal ve temel unsuru olduğu ve devlet tarafından korunmasının gerektiği belirtilmiş; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8’inci maddesinde de herkesin, aile hayatına saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu kabul edilmiştir.

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.” 7. 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına Veya

Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması İle Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un Ek Madde 2’nci maddesi “(1) Kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen işçiler ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan işçiler, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabilir. (2) Bu kapsamdaki talepler kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır. (3) İşçinin kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle kurum içinde yer değişikliği talep etmesi hâlinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, işçinin ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun

olması esastır. (4) Engellilik durumu devam ettiği sürece kurum ve kuruluşlarca isteği dışında işçinin görev yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan işçiler hakkında genel hükümler çerçevesinde işlem yapılır.” 8. 4857 sayılı İş Kanunun; 8.1. “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde, “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.” 8.2. “Tanım ve şekil” başlıklı 8’inci maddesinde; “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.” 9. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 393’üncü maddesinde; “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” 10. T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığının üyesi bulunduğu Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü

Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) ile Türkiye Otel, Lokanta ve Dinlenme Yerleri İşçileri

Sendikası (TOLEYİS) arasında 02/06/2024 tarihinde imzalanan ve 01/01/2023-31/12/2024 yürürlük süreli İşletme Toplu İş Sözleşmesi’nin; 10.1. “İş ve işyeri değişikliği” başlıklı 43’üncü maddesinde; “1- İşçiler gerektiği takdirde işyeri içinde unvanı veya niteliği benzer yahut birbirine yakın başka işlerde veya yerlerde ya da işçinin sahip olduğu ehliyet veya belgeye uygun diğer işlerde muvafakat aranmaksızın geçici veya devamlı olarak işveren tarafından görevlendirilebilirler.

2- Görülen işin niteliğinde benzerlik veya işçinin sahip olduğu ehliyet veya belgeye uygun diğer işlerden olmak şartı ile işçilerin aynı işverene bağlı ilçe hudutları içindeki bir başka işyerine, işverence geçici veya daimi olarak nakledilmeleri mümkündür. Bu nakil ve yapacağı işle ilgili hususlar, yazı ile işçiye tebliğ edilir.

3-İşçilerin aynı işverene bağlı il veya ilçe hudutları dışındaki işyerlerine daimi olarak nakledilebilmeleri yazılı rızaya bağlıdır. Daimi nakle rıza göstermeyenlerin iş sözleşmeleri işveren tarafından bildirimli olarak feshedilebilir.

Geçici süreli nakillerde işçinin rızası aranmaz. Ancak bu süre (3) ayı geçemez.

Şu kadar ki, işverenin kapsama giren işyerlerinde işçinin sahip olduğu ehliyet veya belgeye uygun işlerde işçi ihtiyacı olması halinde bu işlere; öncelikle istekli olanlar nakledilirler. İstekli olmaması halinde ihtiyaç fazlası olan veya kapanan işyerlerinden işverence rıza aranmaksızın işçi nakli yapılabilir.

…

İşçilerin Nakli:

1- Sağlık ve eş durumu öncelikli olmak kaydıyla işçinin isteği, çalıştığı yer işveren vekilinin uygun bulması ve talebin Bakanlıkça onaylanması halinde işçinin başka bir işyerine nakli yapılabilir.

2-Bu sözleşme kapsamındaki işçiler, aynı şartlarda olmak kaydıyla karşılıklı yer değiştirme talebinde bulunabilir.

…” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

“Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. 1 no.lu paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda, başvuran; engel durumu nedeniyle halihazırdaki görevini yerine getirmekte ve vardiyalı bir şekilde çalışmakta sıkıntı yaşadığını belirterek engel durumuna uygun bir görevde vardiyasız olarak çalışmayı talep etmektedir.

13. Başvuranın bu talebi karşısında, ilgili idarenin; 13.1. İklimlendirme Personeli olarak görev yapan başvuranın mevcut görevinde kömürlü iklimlendirme çalışması gibi ağır şartlar, ağır taşıma – kaldırma vb. faaliyetlerin yer almadığını; çalışmanın doğalgazlı mekanik sistemler üzerine olması, tuşlu bir pano yardımıyla kolaylıkla yönetilebilen bir sistem olması ve bu yönüyle engellilik durumuna uygun olduğunu, 15/03/2023 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık

Kurulu Raporunun “Çalıştırılamayacağı İşlerin Niteliği” bölümünde herhangi bir ibare bulunmadığını, 13.2. Engel durumunun vardiyalı çalışmasına engel olduğu iddiası açısından; başvuranın Kurumlarına daha önce 12/08/2024 tarihinde başvuruda bulunduğu ve sadece yer değişikliği talep ettiği, vardiyalı çalışmasının engel durumuna bir sakıncası olduğundan bahsetmediği ayrıca 15/03/2023 tarihli Erişkinler

İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporundan 7 ay sonra bizzat kendisinin vardiyalı çalışmayı talep ve kabul ettiğine dair dilekçe verdiği ve bu dilekçesine istinaden çalışmasının şikayet dilekçesinde de talep ettiği şekilde vardiyalı olarak düzenlendiğini ve başvuranın vardiyalı ya da vardiyasız çalışması arasında yapacağı iş bakımından bir farklılık bulunmadığını, 13.3. Her iki talep açısından değerlendirme yaparken, kadro imkanları ve teşkilat yapıları doğrultusunda hareket ettiklerini ve başvuranın talebini yerine getiremediklerini, İfade ettiği görülmektedir.

14. Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen başvurana ait 15/03/2023 tarihli Erişkinler

İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu incelendiğinde, başvuranın; Ortopedi ve Travmatoloji, Üroloji ve

Beyin ve Sinir Cerrahisi alanlarından toplamda %42 oranında engeli bulunduğu, engel grubunun ortopedik olduğu, bağımlılık açısından bağımsız olarak değerlendirilen engel durumuna ilişkin başvuranın çalıştırılamayacağı işlerin niteliği kısmında ise herhangi bir ibare bulunmadığı görülmektedir.

15. Burada belirtmek gerekir ki, her ne kadar hem ulusal hem de uluslararası mevzuatta engelli bireylerin iş hayatına adapte olabilmesi için pozitif düzenlemelere yer verilmiş ise de, somut olayda başvuranın mevcut durumu üzerinden özel bir değerlendirme yapmanın daha sağlıklı olacağı düşünülmektedir. Zira başvuranın engel durumu nedeniyle mevcut görevini yapamayacağı iddiasına karşın sağlık raporunda çalıştırılmasında engel bulunan herhangi bir işin belirtilmediği görülmektedir.

16. Bu açıdan başvuranın mevcut sağlık durumuna ilişkin yukarıda yer verilen rapor ile yaptığı işin başvuranın engel durumu açısından sorun teşkil edip etmediğine bakmak gerekmektedir. Bu noktada, İklimlendirme Personeli olarak çalışan başvuranın, görev yaptığı birimde engellilik durumunu olumsuz şekilde etkileyecek kömürlü iklimlendirme çalışması gibi ağır şartlar altında çalışmadığı, ağır taşıma – kaldırma vb. faaliyetlerde bulunmadığı; çalışmasının doğalgazlı mekanik sistemler üzerine olduğu, tuşlu bir pano yardımıyla kolaylıkla yönetilebilen bir sistem olduğu ve bu yönüyle engellilik durumuna uygun olduğu ve ayrıca daha önce de vurgulandığı üzere engellilik durumuna ilişkin raporun ilgili kısmında çalıştırılamayacağı herhangi bir iş de belirtilmediğinden mevcut sağlık durumuyla mevcut görevini devam ettiremeyeceğine ilişkin somut bir gerekçe sunulamadığı görülmüştür.

17. Mevcut başvurunun, başvuranın engel durumu nedeniyle vardiyalı olarak çalışmak istememesi açısından değerlendirildiğinde ise; başvuran tarafından 12/08/2024 tarihinde çalıştığı Kuruma verdiği dilekçesinde engel durumu nedeniyle görev yerinin değiştirilmesini talep ettiği ancak vardiyalı çalışmasına ilişkin herhangi bir talebinin olmadığı, ayrıca 15/03/2023 tarihli Erişkinler İçin Engellilik

Sağlık Kurulu Raporundan 7 ay sonra 25/10/2023 tarihinde bizzat kendisinin vardiyalı çalışmayı talep ve kabul ettiğine dair dilekçe verdiği düşünüldüğünde ve mevcut düzende çalışma sistemi açısından günde 3 veya 2 vardiya halinde yürütülen söz konusu çalışma şeklinde başvuranın engellilik durumu açısından mevcut görevini vardiyalı çalışma şeklinde devam ettiremeyeceğine ilişkin somut bir gerekçe sunulamadığı görülmüştür.

18. Öte yandan, ilgili idarenin; başvuranın engel durumundan kaynaklı görev yeri değişikliği ile vardiyasız çalışma talebinin reddine ilişkin işlemde, mevcut kadro imkanları ve teşkilat yapıları doğrultusunda yaptığı değerlendirme sonrasında söz konusu talebi reddettiği görülmektedir. Nitekim ilgili idarenin konuya ilişkin yaptığı açıklamada; başvuru sahibinin halen görev yaptığı yerin 2 bloktan oluşan,

1622 öğrenci kapasiteli bir öğrenci yurdu olduğu ve bu iki blokta başvurucu dahil iklimlendirme

personeli olarak 9 kişinin çalıştığı, personelin az sayıda olması nedeniyle herhangi bir personelin izinli ya da raporlu olması halinde başka birimlerden de iklimlendirme personelinin geçici olarak bu yurtta görevlendirilmesinin söz konusu olduğu ifadelerine yer verdiği görülmektedir.

19. Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı Kararında; “Kişilerin ailevi ve sosyoekonomik sebepler gibi bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” ifade edilmektedir.

19.1. İdari işlemlerin hukuk kuralları ile baştan emredici bir biçimde saptanmadığı durumlarda, takdir yetkisinin varlığı kabul edilmektedir. (Gözübüyük, Şeref ve Turgut Tan, İdari Yargılama Hukuku, 6.

baskı, C. 2, Ankara: Turhan Kitabevi, 2013.) Takdir yetkisi, idareye, yapacağı işlem hakkında seçim yapmak imkânı vermekle birlikte işlem yapmak ya da yapmamak konusunda da hareket serbestisi kazandırmaktadır. Bu doğrultuda idari görevlere atama yapmak veya görevden almak da idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmektedir. Bununla birlikte idare takdir yetkisini kullanırken hukuk kurallarına uygun olarak işlem tesis etmek durumundadır. İdareye tanınan bu takdir yetkisi, mutlak ve sınırsız olmayıp, objektif olarak eşit bir şekilde, aynı durumda olan personel arasında ayrım gözetilmeksizin kullanılması gereken bir yetkidir.

19.2. Bu noktada, ilgili idarenin takdir yetkisi ve kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda kadro imkanları ve teşkilat yapısını dikkate alarak kamu hizmetinin aksamaması adına ve mevcut düzenlemelerin imkan verdiği ölçüde başvuranın talebini reddettiği görülmektedir. Nitekim hem 5620 sayılı Kanunun; hem de ilgili toplu iş sözleşmesinde kişilerin engellilik durumundan kaynaklı olarak görev ve yer değişikliği talebinde bulunabileceği ancak bu taleplerin 5620 sayılı Kanunun ilgili maddesinde de ‘’EK MADDE 2 – (4/4/2015-6645/79 md.) … (2) Bu kapsamdaki talepler kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır. …” şeklinde düzenlendiği göz önüne alındığında, ilgili idareler tarafından bu taleplerin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda ve takdir yetkisinin sınırları çerçevesinde değerlendirilebileceği açıktır.

20. Yukarıdan bu yana yapılan tüm açıklamalar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Başvuran tarafından Kurumumuza sunulan Sağlık Raporunda; başvuran hakkında çalıştırılmasında sakınca bulunan herhangi bir işin belirtilmediği, dolayısıyla engel durumunun iklimlendirme personeli olarak görev yapması açısından mevcut çalışma koşulları ve engel durumunun niteliği açısından da değerlendirildiğinde, başvuran açısından mevcut görevini yürütmesine engel teşkil etmediği; aynı gerekçelerle ve vardiyalı çalışma açısından, engel raporu alındıktan 7 ay sonra başvuran tarafından gönüllü olarak vardiyalı çalışmak istediği yönündeki dilekçesi değerlendirildiğinde ve ilgili idare tarafından her iki talebin değerlendirilmesi noktasında ilgili idarenin personel durumu, mevcut kadro yapısı ve hizmet gereksinimlerini göz önüne alarak hizmetin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu ve bu noktada idarenin işleminin ilgili mevzuat çerçevesinde hukuken geçerli ve kabul edilebilir bir sebep dışında başka bir sebebe dayanmadığı görüldüğünden; başvuranın engel durumu gerekçesiyle engeline uygun bir görevde vardiyasız şekilde çalışma talebinin reddine ilişkin işleminde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin ilgili idare tarafından zamanında ve gerekçeli olarak iletildiği, dolayısıyla

“kararların gerekçeli olması” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak başvuranın talebine ilişkin verilen ret kararına karşı hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği, bu yüzden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idareye bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili Mahkemelerde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve KARAMAN GENÇLİK ve SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi