ÖZET: Başvuru, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 20/02/2023 tarihinde üniversiteye girişine izin verilmemesi ve manevi tazminat talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran, Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Tezli Yüksek Lisans öğrencisi olarak, üniversiteye girişinin engellendiğini, bunun gerekçesinin ise pasif öğrenci olarak görünmesi olduğunu iddia etmiştir. Ayrıca, aynı tarihte başka öğrencilerin yerleşkeye alındığını belirterek, bu durumun ifade özgürlüğü ve toplantı hakkının ihlali olduğunu ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, idarenin açıklamalarını ve ilgili mevzuatı inceledi. Rektörlük, güvenlik tedbirleri gereği bazı girişlerin kısıtlandığını, ancak başvuranın öğrenci kaydının pasif görünmesinin bu durumu etkileyen bir sebep olmadığını belirtmiştir. Başvurunun manevi tazminat talebi, idarenin herhangi bir hukuka aykırı eylemde bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ancak, pasif öğrenci durumundaki öğrencilerin üniversiteye girişlerinde karşılaşabilecekleri benzer sorunların önlenmesi için güvenlik personelinin bilgilendirilmesi gerektiği tavsiye edilmiştir.

Sonuç olarak, başvuru kısmen kabul edilip kısmen reddedilmiş, manevi tazminat talebi ise uygun bulunmamıştır. İlgili idarenin, bu karar doğrultusunda gerekli işlemleri otuz gün içinde bildirmesi zorunludur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/6971-S.24.10910

BAŞVURU NO : 2024/145

KARAR TARİHİ : 04.07.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

Başvuranın 20/02/2023 tarihinde üniversitenin kapalı olduğu ve

BAŞVURUNUN KONUSU :

öğrencilik durumunun pasif öğrenci olarak gözüktüğü gerekçesiyle üniversite yerleşkesine girişine müsaade edilmediği iddiası ve tarafına manevi tazminat ödenmesi talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 04.01.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran tarafından 28/08/2023 tarihinde Kurumumuza sunulan ilk başvuru dilekçesinde kayıtlı

hususlarda özetle;

Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde 05/02/2023 kayıt tarihli kamu hukuku bölümünde tezli yüksek lisans öğrencisi ve Ankara Barosunda kayıtlı avukat olduğu, Ankara Üniversitesi Tandoğan yerleşkesine girmek istediğinde özel güvenliklerin çeşitli bahanelerle yerleşkeye girişine izin vermediği, özel güvenliklerin üniversitenin kapalı olduğu gerekçesini öne sürdüğü fakat Yüksek Öğretim Genel

Kurulunun 07/02/2023 tarihinde, 2022-2023 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminin yükseköğretim kurumlarının yetkili kurullarınca alınacak kararıyla 20/02/2023 tarihinde itibaren başlatılmasına ve akabinde Ankara Üniversitesi Senatosunun 19/02/2023 tarihinde 2023-2023 Bahar Yarıyılının 20/02/2023 tarihinde başlatılmasına ve lisansüstü programlardaki derslerin 20/02/2023 tarihi itibari ile eğitim ve öğretimin uzaktan öğretim yöntemi ile çevrimiçi şekilde yürütülmesine karar verildiği, nitekim aynı saat ve tarihte başka öğrencilerin yerleşkeye alındığı, özel güvenlik görevlilerinin öne sürdüğü bir başka gerekçenin ise üniversitenin Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden ders kaydının onaylanmış durumda olmasına rağmen e-devlet üzerinden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı öğrenci belgesi sorgu kaydında öğrencilik durumunun pasif öğrenci (kayıt yenilememiş) olarak gözükmesi olduğu, pasif öğrencilerin üniversite yerleşkesine alınamaması gibi bir durumun söz konusu olmayacağı, özel güvenliklerin “bu gün yardımcı

olmayacağız” ifadesini kullandığı, dolayısıyla 19/02/2023 tarihi veya 21/02/2023 tarihinde yerleşkeye alınacağının açık olduğu, 20/02/2023 tarihi saat 13.00’da Ankara Üniversitesi öğrencileri tarafından, Ankara Üniversitesi Senatosunun 19/02/2023 tarihli kararına karşı yapılacak olan “Uzaktan Eğitim

İstemiyoruz!” başlıklı basın açıklamasına katılımının engellendiği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) m. 10 ile Anayasa m. 26 uyarınca ifade özgürlüğü ve AİHS m. 11 ile Anayasa m. 34 uyarınca toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının güvence altına alınmış olduğu, bunların bir gereğinin de barışçıl nitelikteki gösteri yürüyüşlerine katılımı hukuka aykırı bir biçimde engellememek ve düşüncelerin açıklanmasına müsamaha göstermek olduğu, özel güvenlik görevlilerinin yerleşkeye girişin engellemesinin yasal dayanaktan yoksun bir idari eylem olduğu, Anayasa m.42 uyarınca güvence altına alınan eğitim hakkının ve basın açıklamasına katılımın engellemesi nedeniyle ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılım hakkının ihlal edildiği iddia ve ifade edilerek idari eylemden dolayı ihlal edilen hakları nedeniyle çektiği acı, elem ve ıstırabın bir nebze azaltılması için 10.500 TL manevi zararın idari eylem tarihi olan 20.02.2023’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile tazmin edilmesi ve bildirdiği IBAN adresine yatırılması talep edilmiştir.

1.1) Başvurunun incelenmesi neticesinde Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun ilgili hükümleri

gereği; “…Başvuranın iddia ve talebinin incelenerek yasal mevzuat uyarınca başvurana ve Kurumumuza bilgi verilmesini teminen …” Ankara Üniversitesi Rektörlüğüne muhatap 12/10/2023 tarih ve sayılı Gönderme Kararı verilmiştir.

1.2) Gönderme Kararımız üzerine Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Müşavirliğinin 13/11/2023 tarih

ve sayılı yazı ekinde İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının 02/11/2023 tarih ve sayılı cevabi yazısı alınmıştır.

1.3) Başvuran tarafından tarihinde Kurumumuza sunulan dilekçesinde kayıtlı

hususlarda özetle; Ankara Üniversitesi Rektörlüğünün tarafına verdiği cevapta olay günü üniversiteye girişlerin “geçici olarak kısıtlandığı ve giriş yapmak isteyenlerin yerleşkenin diğer noktasına yönlendirildiği” belirtilmişse de tarafına herhangi bir yönlendirme yapılmadığı ve kampüse girişinin engellendiği, “öğrencimiz tarafından Rektörlüğümüze herhangi bir şikayet bildirimi yapılmamış olup, geçerli bir kimlik ibrazında da bulunulmamıştır.” denmişse de rektörlük binasının bulunduğu kampüse girişi engellenirken rektörlüğe nasıl şikayette bulunacağının açıklanmadığı, geçerli bir kimlik ibrazına ilişkin hususun olayla ilgisinin bulunmadığı, kampüse alınmama gerekçesi olarak pasif öğrenci kaydının gösterildiği, basın açıklamasında yer alanların, basın açıklamasına alınmayan biri hakkında tutanağa imza atmalarının olağan bir durum olduğu, üniversite personeli veya kolluk kuvvetlerinin söz konusu tutanağı imzalamalarının ise olağan dışı bir durum olacağı, Rektörlüğün aktif öğrencilerin kampüse alındığı, şahsının da aktif öğrenci olması nedeniyle giriş çıkışlarda problem yaşamayacağı ifadeleriyle kampüse alınması gerektiğini beyan ettiği, “görevli arkadaşların taşkınlık çıkmaması için hassas ve temkinli davranışlarının öğrencimiz tarafından yanlış anlaşılmış olabileceği” ifadeleri ile görevli personelin hukuka aykırı davranışlarının “hassas ve temkinli davranışa” indirgendiği ve kampüse alınmamasının kabahatinin şahsına yüklendiği iddia ve ifadelerinde bulunularak talebini yinelemiş ve ihlal edilen hakları nedeniyle çektiği acı, elem ve ıstırabı bir nebze azaltmak için 10.500 TL manevi zararının, idari eylem tarihi olan 20/02/2023’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşılanması talebinde bulunulmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvurunun incelenmesi kapsamında Ankara Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının

alınan 02/11/2023 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

“… İlgili birimlerle görüşmelerimiz neticesinde şikayete konu tarihte sosyal medya üzerinden, “Ankara

Üniversitesi Tandoğan Yerleşkesi Rektörlük Binası” önünde yapılması planlanan, Ankara Üniversitesi öğrencileri imzalı “Uzaktan Eğitim İstemiyoruz, Depremzedeler İçin Yurtlar Çözüm Değildir” başlıklı basın açıklamasına davet çağrısı yapılmış olduğu, sosyal medya üzerinden yapılan bu çağrı ile ilgili olarak

Rektörlüğe herhangi bir yazılı izin ya da bildirim talebi olmadığı, sosyal medya alıntıları baz alınarak İl

Emniyet Müdürlüğüne tedbir talebinde bulunulduğu, kolluk kuvvetleri nezaretinde özel güvenlik marifetiyle basın açıklaması esnasında herhangi bir arbede yaşanmaması için hassasiyetle davranılarak gerekli güvenlik tedbirleri alındığı, alınan tedbirler kapsamında basın açıklaması yapılan üniversitenin

Rektörlük giriş kontrol noktasından; üniversitenin öğrencileri ve paydaşları dışında ikinci ve üçüncü şahısların girişi basın açıklaması sona erene kadar geçici olarak kısıtlandığı ve giriş yapmak isteyenlerin yerleşkenin diğer giriş noktasına yönlendirildiği, akabinde basın açıklamasının son bulması ve öğrencilerin dağılmasından sonra Rektörlük giriş kontrol noktasında girişlerin olağan akışında devam ettiğini beyan etmişlerdir.

Şikayete konu olay hakkında kayıtların tetkiki ile ilgi öğrenci tarafından Rektörlüğe herhangi bir şikayet bildirimi yapılmamış olup, geçerli bir kimlik ibrazında da bulunulmadığı, olay günü tutanakta şahit olarak gösterilen kişilerin ise basın açıklaması yapan grubun içerisinde yer aldığının anlaşıldığı, İşbu sebeple; tedbir amaçlı yapılan bu uygulamada aktif kayıtlı öğrencilerin yerleşkeye alınmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, olayla ilgili görevli arkadaşların taşkınlık çıkmaması için hassas ve temkinli davranışlarının ilgi öğrenci tarafından yanlış anlaşılmış olabileceği, ek olarak kayıtlarımızda yapılan inceleme sonucunda üniversitede aktif öğrenci olması sebebi ile giriş çıkışlarının herhangi problem teşkil etmeyeceğinin açık olduğu, şikayete konu olayla ilgili talep edilen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, oluşsa dahi yargılama gerektirdiği ve mahkeme ilamına bağlı olmayan taleplere ilişkin ödeme yapılmasının söz konusu olamayacağı…” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1) “Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı” başlıklı 34’üncü maddesi; “Herkes, önceden izin

almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.”

3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi:

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin

birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun;

5.1) “Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrası; “Herkes,

önceden izin almaksızın, bu Kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.”

5.2) “Bildirim verilmesi” başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrası; “Toplantı yapılabilmesi için,

düzenleme kurulu üyelerinin tamamının imzalayacakları bir bildirim, toplantının yapılmasından en az kırksekiz saat önce ve çalışma saatleri içinde, toplantının yapılacağı yerin bağlı bulunduğu valilik veya kaymakamlığa verilir.”

5.3) “Yasak yerler” başlıklı 22’nci maddesi; “(…) ile parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina

ve tesislerde ve bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisine bir kilometre uzaklıktaki alan içinde toplantı yapılamaz.

Genel meydanlardaki toplantılarda, halkın ve ulaşım araçlarının gelip geçmesini sağlamak üzere valilik ve kaymakamlıklarca yapılacak düzenlemelere uyulması zorunludur.”

5.4) “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri” başlıklı 23’üncü maddesi; “a) 9 ve 10 uncu madde

hükümlerine uygun biçimde bildirim verilmeden veya toplantı veya yürüyüş için belirtilen gün ve saatten önce veya sonra; … Yapılan toplantılar veya gösteri yürüyüşleri Kanuna aykırı sayılır.”

6) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Rektör” başlıklı 13’üncü maddesi; “… Üniversitenin ve

bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde, öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanmasında, gerektiği zaman güvenlik önlemlerinin alınmasında, eğitim – öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesinde, bilimsel ve idari gözetim ve denetimin yapılmasında ve bu görevlerin alt birimlere aktarılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorumludur.”

7) 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 20’nci maddesi; “… aşağıda yazılı hallerde

üniversite, bağımsız fakülte veya üniversiteye bağlı kurumların binalarına veya bunların eklerine girebilir.

A) Üniversite binaları veya ekleri içinde, kurumun imkanlarıyla önlenmesi mümkün görülmeyen olayların çıkması ihtimali karşısında rektör, acele hallerde de dekan veya bağlı kuruluş yetkililerinin … yardım talep etmeleri halinde, …

… Fıkranın (A) bendinde gösterilen hallerde talep derhal yerine getirilir…”

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8) Başvuranın iddia ve talepleri, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran, 1 numaralı paragrafta detaylarına yer verilen başvurusunda özetle; 20/02/2023 tarihinde

Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden ders kaydının onaylanmış durumda olmasına rağmen e-devlet üzerinden

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı öğrenci belgesi sorgu kaydında öğrencilik durumunun pasif öğrenci olarak gözüktüğü ve okulun kapalı olduğu gerekçesi ile Ankara Üniversitesi kampüsüne girişine müsaade edilmediği, kampüse alınmamasının asıl gerekçesinin Ankara Üniversitesi Senatosunun 19/02/2023 tarihli kararına karşı 20/02/2023 tarihinde yapılacak olan “Uzaktan Eğitim İstemiyoruz!” başlıklı basın açıklamasına katılımını engellemek olduğu, bu suretle eğitim hakkının ve basın açıklamasına katılımın engellenmesi nedeniyle ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılım hakkının ihlal edildiğini iddia ve ifade ederek tarafına manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur.

10) Başvuru dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden;

10.1) Ülkemizin pek çok yerinde 06 Şubat 2023 tarihinde şiddetle hissedilen, 11 ilde gerçekleşen on

binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği, yüz binlercesinin evine giremediği, yüzlerce artçı deprem ile yıkıcı etkileri devam eden “Asrın Depremi” olarak nitelendirilen deprem nedeniyle; Yükseköğretim

Kurulu Başkanlığının 17 Şubat 2023 tarihli yazısı ile 19 Şubat 2023 tarihinde yaptığı “Yükseköğretim

Kurumlarımızda 2022-2023 Bahar Yarıyılı Eğitim ve Öğretime İlişkin Sorular ve Cevaplar” açıklaması kapsamında Ankara Üniversitesi Senatosunun 2022-2023 Bahar Yarıyılı ile ilgili 19/02/2023 tarihli kararları aldığı,

10.2) Bu kapsamda, uygulamalı eğitim veren tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hemşirelik gibi bazı lisans

programlarının son sınıfları dışında, 20/02/2023 tarihinde başlayacak olan bahar yarıyılı derslerinin önlisans, lisans ve lisansüstü bölümlerinin tamamı için uzaktan öğretim yolu ile yapılmasına karar verildiği,

10.3) Bu karara karşı sosyal medya üzerinden “Ankara Üniversitesi Tandoğan Yerleşkesi Rektörlük Binası”

önünde yapılması planlanan, Ankara Üniversitesi öğrencileri imzalı “Uzaktan Eğitim İstemiyoruz, Depremzedeler İçin Yurtlar Çözüm Değildir” başlıklı basın açıklamasına davet çağrısı yapıldığı,

10.4) Rektörlüğe herhangi bir bildirim yapılmamakla birlikte sosyal medya alıntıları dikkate alınarak İl

Emniyet Müdürlüğüne yapılan talep üzerine gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığı, alınan tedbirler kapsamında üniversite öğrencisi olmayan kişilerin kampüse girişine müsaade edilmediği, basın açıklamasının yapılmasından sonra üniversiteye giriş çıkışların olağan seyrinde devam ettiği anlaşılmıştır.

11) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı” başlıklı 34’üncü

maddesi ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine göre herkes, önceden izin

almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olup, bu hakkın kullanımında kamu düzeninin sağlanabilmesi için düzenleme kurulu oluşturulması, usulüne uygun olarak bildirim verilmesi, önceden belirlenen yerlerde faaliyetin yürütülmesi ve Kanunda ifade edilen diğer hususlara uygun olarak hareket edilmesi gerekmektedir.

12) Üniversite teşkilatının üst yöneticisi olan rektörlerin, üniversitenin öğretim kapasitesinin rasyonel bir

şekilde kullanılması ve geliştirilmesi, öğrencilere gerekli sosyal hizmetlerin sağlanması, eğitim – öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerinin devlet kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanıp yürütülmesi, bilimsel ve idari gözetim ve denetimin yapılması, takip ve kontrol edilmesi ve sonuçlarının alınması konularında birinci derecede yetki ve sorumlukları bulunmakta olup, bu sorumluluklardan bir tanesi de gerektiği zaman güvenlik önlemlerinin alınmasının sağlanmasıdır. Bu çerçevede rektörler, gerekli güvenliğin sağlanabilmesi için 2559 sayılı Kanunun 20’nci maddesi gereğince emniyet birimlerinden yardım talep edebilmektedir.

13) Bu açıklamalar doğrultusunda başvuru konusu, “Ankara Üniversitesi Tandoğan Yerleşkesi Rektörlük

Binası” önünde 20/02/2023 tarihinde yapılması planlanan, Ankara Üniversitesi öğrencileri imzalı

“Uzaktan Eğitim İstemiyoruz, Depremzedeler İçin Yurtlar Çözüm Değildir” başlıklı basın açıklamasına,

2911 sayılı Kanun’da öngörülen şartların yerine getirilmemesine rağmen İl Emniyet Müdürlüğünün

güvenlik tedbirlerinin alınmasına sağladığı destek ile engel olunmadığı, basın açıklamasının sorunsuz bir şekilde gerçekleştirildiği ve basın açıklamasına katılan kişiler bakımından toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenmesi hakkına yönelik bir müdahalede bulunulmadığı anlaşılmaktadır.

14) Ancak ilgi basın açıklaması kapsamında alınan güvenlik tedbirlerinden bir tanesi, basın açıklaması

yapılan Rektörlük giriş kontrol noktasından; üniversite öğrencileri ve paydaşları dışında ikinci ve üçüncü şahısların girişinin basın açıklaması sona erene kadar geçici olarak kısıtlanması ve giriş yapmak isteyenlerin yerleşkenin diğer giriş noktasına yönlendirilmesidir. Başvuran bu tedbirin tarafına uygulanarak kayıt yaptırmadığından e-devlet sisteminde pasif öğrenci göründüğü ve üniversitenin kapalı olduğu gerekçesiyle üniversite yerleşkesine alınmadığını ve diğer giriş noktasına yönlendirilmediğini iddia etmektedir.

15) Başvuru dilekçesi ekinde; üniversite tarafından basın açıklamasına katıldığı belirtilen 3 kişi tarafından

imzalanmış bir tutanak sunulmuş olup bu tutanakta “20/02/2023 tarihi saat 12.35 civarında Ankara

Üniversitesi Tandoğan Yerleşkesine giriş yapmak istememe rağmen e-devlet sisteminde öğrenci kaydımın

“pasif” gözüktüğü gerekçesiyle kampüse alınmadım. Kampüse alınmamamın hukuki bir dayanağı bulunmamakta olup asıl amaç saat 13.00’te “Online Eğitim İstemiyoruz” şeklindeki basın açıklamasına katılımı engellemektir.” şeklinde ifadelere yer verildiği anlaşılmıştır.

16) Başvuran tarafından da beyan edilen bilgilere göre Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu

Hukuku Tezli Yüksek Lisans bölümü öğrencisi olup, bu bölüme 05/02/2023 tarihinde kayıt yaptırmıştır.

Basın açıklamasının kayıt işleminden sonraki 2 haftalık bir süre içerisinde yapılmış olması dikkate alındığında, başvuranın henüz bir öğrenci kimlik kartına sahip olmaması ve e-devlet üzerinden YÖK kayıtlarında aktif öğrenci olarak gözükmemesinin olağan bir durum olarak karşılanması gerekmektedir.

Ancak başvuranın kayıt durumu pasif olarak görünse bile, kayıt durumu pasif olarak görünen öğrencilerin üniversite yerleşkelerine alınmayacağına ilişkin herhangi bir düzenleme tespit edilemediği gibi üniversite tarafından da bu durumun bir güvenlik tedbiri olarak uygulandığına ilişkin bir bildirim yapılmamıştır.

17) Başvuran, 20/02/2023 tarihinde üniversite yerleşkesine alınmamasından ötürü ihlal edilen hakları

nedeniyle çektiği acı, elem ve ıstırabın bir nebze azaltılması için tarafına 10.500 TL tutarında manevi zararın yasal faizi ile ödenmesini talep etmektedir.

18) Manevi zarar, bir kişinin şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme demektir. Şahıs varlığı

ise bir kişinin kişi olarak haiz olduğu hukukça korunan hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, hürriyet, isim, şeref, haysiyet gibi kişilik değerlerinin tümünü ifade eder. Bu değerlere yapılan bir saldırı kişide manevi zarar ortaya çıkarır ve bu saldırıdan dolayı söz konusu kişinin ruhsal acı ve ıstırap duyduğunu kanıtlaması gerekmez. Manevi zararlar parayla ölçülebilir nitelikte zararlar olarak kabul edilmekte olup bu tür zararlara uğrayanların tazminat talep edebilecekleri kabul edilmektedir. Şan, şeref ve kişilik haklarına verilen

“manevi” zararlar, yüzde veya vücutta kalan kalıcı yaralar gibi “estetik” zararlar, belirli bir ağılıktaki

“fiziksel acılar”, kişinin annesi, babası, çocukları, eşi gibi çok sevdiği bir kişiyi kaybetmesinden kaynaklanan “manevi acılar” tazminata yol açar nitelikte manevi zararlardır.

19) İdarenin bir işlemi veya eylemi nedeniyle yaşanan her mağduriyet, bir zarar ortaya çıkarmamaktadır.

Hukuken korunan bir menfaate yönelik gerçekleşmiş ve kesin bir zarardan söz edilebilmesi için bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında bir eksilmenin meydana gelmesi gerekmektedir. Ayrıca sosyal yaşam içerisinde toplum halinde yaşamanın bir sonucu olarak bazı sıkıntı ve sorunlarla karşılaşılması ise belirli bir ağırlığın üzerine çıkmadıkça zarar kapsamında değerlendirilmemektedir. (Bakınız: Kemal Gözler, İdare

Hukuku, Cilt 2, İkinci Baskı, Ekin Yayınları, 2009, s. 1275-1327)

20) Bu açıklamalar doğrultusunda başvuranın manevi tazminat talebi değerlendirildiğinde, başvuran

tarafından ilgi tarihte öğrencilik kaydı pasif görüldüğü gerekçesiyle okula alınmamış olması nedeniyle çekilen acı, elem ve ıstırabın bir nebze azaltılması için talepte bulunulduğu ifade edilmişse de başvuruda şikayetçinin doğrudan şahıs varlığına yönelik idare tarafından bir saldırı veya müdahalede bulunulduğuna ve manevi zarar oluştuğuna yönelik bir tespit yapılamamıştır. Üniversite, basın açıklamasının sorunsuz bir şekilde gerçekleştirildiğini bildirdiğinden başvuranın üniversite yerleşkesine alınmama şeklindeki uygulamaya yeni kayıt tarihli öğrenci olması nedeniyle muhatap olduğu anlaşılmış olup öğrencileri yerleşkeye almama gibi bir yaklaşımın söz konusu olmaması, başvuran bakımından aktif öğrenci olduğunun ve üniversiteye serbest bir şekilde giriş çıkış yapabileceğinin ifade edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde idarenin gerek toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanımında gerekse de tüm öğrencilerin üniversite yerleşkelerini kullanmasında olumsuz bir yaklaşımda bulunma durumu tespit edilmemiştir.

21) Başvurunun incelenmesinden, manevi tazminat talebinin reddi yönünde değerlendirme yapılmakla

birlikte Kamu Denetçiliği Kurumu, şikayetlerde tespit ettiği sorunların giderilmesi noktasında genel olarak aynı sorunla tekrar karşılaşılmasının önüne geçecek ve gelecekteki muhtemel sorunları giderecek şekilde genel nitelikte tavsiye ve önerilerde bulunma imkanına sahiptir. Somut başvuru kapsamında, kayıtları pasif durumda görünen öğrencilerin üniversite yerleşkelerine girişlerinde benzer durumlarla karşılaşmaması için gerekli tedbirlerin alınması ve bu doğrultuda güvenlik personelinin bilgilendirilmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

22) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak başvuru konusu ile ilgili yürütülen işlemlerde “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, idarenin bu ilkelere uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından

reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa)

dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN

KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE;

Başvuranın 20/02/2023 tarihinde yapılan basın açıklaması esnasında pasif öğrenci kaydının olduğu gerekçesiyle üniversite yerleşkesine alınmamasından ötürü ihlal edilen hakları nedeniyle çektiği acı, elem ve ıstırabın bir nebze azaltılması için tarafına 10.500 TL tutarında manevi zararın yasal faizi ile ödenmesi talebinin REDDİNE, Öğrenci kayıt durumunun pasif göründüğü hallerde, öğrencilerin üniversite yerleşkelerine girişlerine müsaade edilmesi ve bu doğrultuda güvenlik personelinin bilgilendirilmesini teminen ANKARA

ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve ANKARA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğ edilmesine,

6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare tarafından bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi