ÖZET: Başvuru, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait LPG Otogaz İkmal İstasyonu’na akaryakıt ilavesi talebine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği üzerine yapılmıştır. Şikayetçi, 2004 yılından beri faaliyet gösterdiği istasyonun gelirlerinin giderlerini karşılayamaz hale gelmesi nedeniyle akaryakıt satış izni talep ettiğini belirtmiştir. Başvurusu, ilgili yargı mercilerince onaylanmasına rağmen, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından uygulanmamıştır. Bu durum, şikayetçiyi mağdur etmiş ve yargıya başvurmasına neden olmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek, şikayetçinin iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirmiştir. İdare, mahkeme kararlarının gereğinin yerine getirileceğini belirtmiş, ancak süreçte yaşanan gecikmeler ve belirsizlikler nedeniyle şikayetçinin talebinin henüz sonuçlandırılmadığını ifade etmiştir. İdarenin, yargı kararlarını uygulama yükümlülüğü olduğu vurgulanmış ve hukuki belirlilik ilkesine uygun olarak başvuru sahibine bilgi verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne, başvuruya ilişkin yargı kararlarının gereğinin yerine getirilmesi ve sürecin makul bir süre içinde tamamlanması tavsiye edilmiştir. Bu tavsiye, başvurunun kabulüyle birlikte, ilgili idarenin bu karar doğrultusunda işlem yapması gerektiğini ortaya koymaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/15868-S.23.24969

BAŞVURU NO : 2023/9985

KARAR TARİHİ : 12.12.2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

Ltd.Şti.’nin LPG Otogaz İkmal İstasyonu

BAŞVURUNUN KONUSU :

faaliyetine akaryakıt ilave talebine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği talebi hakkında ilgili yargı mercilerince verilen kararların uygulanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 13.07.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi tarafından Kurumumuza sunulan başvuru dilekçesinde özetle, Cad.No: da faaliyet gösteren .Ltd.Şti. sahibi olduğunu, bu adreste 2004 yılından bu yana ruhsatlı 2006 yılından bu yana lisanslı olarak LPG Oto gaz Bayilik faaliyeti yürüttüklerini, akaryakıt istasyonlarına LPG satış izni verilmesi sonrası zaman içerisinde elde edilen gelirin giderleri karşılayamaz hale gelmesi üzerine LPG’nin yanında benzin ve türevlerinin de satışının yapılmasını zorunlu hale getirdiğini, gerek mahalli lokasyonun gerekse üzerinde hizmet verdikleri arsalarının fiziki şartının

Ankara İmar Yönetmeliğinin akaryakıt istasyonu için aradığı şartlara haiz olduğundan 5393 sayılı Belediye

Kanunun 80. maddesi gereğince 1/5000’lik Nazım İmar Planında mevcut LPG Otogaz İşli alana akaryakıt ilavesi talebi ile Ankara Büyükşehir Belediyesine (ABB) 10.03.2016 gün ve sayılı dilekçe ile başvurduklarını ABB’nin başvuruyu cevapsız bırakması üzerine yargıya başvurduklarını, ayrıntıların dilekçesinde yer verdiği yargı süreci sonucunda ABB’nin temyiz talebi üzerine Danıştay 6. Dairesinin

06.03.2023 gün ve sayılı kararı ile temyizin reddine 5.İdari Dava Dairesinin

kararının kesin olarak onanmasına kararı verildiğini, konuya ilişkin sonuçlanan tüm davaların ABB tarafından uygulanmaması üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, Cumhuriyet Başsavcılığının sayılı hazırlık dosyası ile soruşturma başlattığını ve gerekli izin için İçişleri Bakanlığına müracaat edildiğini, mahkeme ve Danıştay kararlarının Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan ve Meclisince uygulanmamasının kendisi için büyük bir

mağduriyet yarattığını ifade ve iddia ederek, konuyla ilgili mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 14/08/2023 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınan 23.08.2023 ve sayılı cevabi yazıda özetle;

“…Yapılan incelemede;

2

Öncelikle, toplamı 2109 m olan; Mahallesi ada ve sayılı parsellerin (yenisi ada sayılı parsel) mülkiyetinin, . Ltd. Şti.’ ne ve şirket sahibi şahsa ait olduğu, söz konusu parsellerin kullanımının LPG Otogaz Dolum İstasyonu olarak belirlenmesi ve ve sayılı adaların yol probleminin çözümüne ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin

Belediye Meclisimizin 11.03.2014 gün ve sayılı kararı ile, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin ise Sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 7/b maddesi gereğince Belediye

Meclisimizin 10.09.2015 gün ve sayılı kararı ile onaylandığı,

Ltd.Şti.’nin sahibi tarafından TBMM Kamu Denetçiliği

Kurumuna sunulan şikayet dilekçesinde; 10.03.2016 gün ve evrak kayıt numaralı dilekçe ile başvuruda bulundukları, Belediye Başkanlığımızca şirketin başvurusunun cevapsız bırakıldığı, bu zımni ret kararına karşı açılan davada Ankara 7. İdare Mahkemesinin 25.10.2017 gün ve sayılı davanın reddine kararı verdiği, bu karara karşı istinaf mahkemesine başvurulduğu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 31.05.2018 gün ve sayılı kararı ile Ankara 7. İdare Mahkemesinin ret kararının kaldırıldığı, daha sonra Danıştay 6. Dairesinin

18.04.2022 gün ve sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava

Dairesinin kararının onandığı ancak söz konusu mahkeme kararlarının uygulanmadığının iddia edildiği,

Tic.Ltd.Şti. tarafından verilen 10.03.2016 ve 16.02.2017 tarihli dilekçeler ile (Ek-1); Mahallesi ada ve sayılı parsellerde LPG Otogaz İkmal İstasyonu faaliyetine Akaryakıt ilave talebinde bulundukları, söz konusu teklifinin değerlendirilme aşamasında mesafe tahdidine ilişkin; Yenimahalle Belediyesi ve Harita Şube Müdürlüğümüzle ilgili yazışmalar yapılırken (Ek-2) konunun, teklifi yapan şirketçe yargıya taşındığı ve yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle Ankara 7. İdare Mahkemesinde dava açıldığı, Mahkemenin 25.10.2017 gün ve sayılı kararı (Ek-3) ile “…ancak Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 45.

maddesinde ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 37. maddesinde yer alan iki istasyon arasında öngörülen 1 km mesafe şartının da sağlanması gerektiği, Karayolları Trafik

Kanunu’na göre ülkemizde trafik sağdan aktığından Alınteri Bulvarından gelen taşıtların

Caddesine (dava konusu tesise) dönmesinin aynı yön kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Bulvarı üzerindeki tesis ile davacı Şirkete ait tesis arasında yaklaşık 600 metre mesafe bulunduğundan mevzuattaki mesafe şartı sağlanmadığı, bu nedenle teklif edilen 1/5000 ölçekli imar planı değişikliğinin onanması ve mevcut LPG Otogaz İkmal İstasyonuna Akaryakıt İkmal İstasyonu faaliyetinin ilave edilmesinin mümkün olmadığı…” denilerek davanın reddedildiği,

ve sayılı ada/parsellerle aynı yönde 1 km öncesinde ve 1 km sonrasında Akaryakıt İstasyonu bulunup bulunmadığına ilişkin yerinde ölçüm yapan Harita Şube Müdürlüğümüzün 07.04.2017 gün ve sayılı yazısı (Ek-4) ile; “…zeminde yapılan ölçümde, Mahallesi ada ve sayılı parsellerde şehir içindeki yolun aynı yönünde olmak üzere kendisinden önceki 1000 metrelik mesafe içerisinde 170. metrede Ersoy Caddesi üzerinde ada ve sayılı parsellerde ve 500. metrede Bulvarı üzerinde ada sayılı parselde Akaryakıt ve Lpg İstasyonunun zeminde mevcut olduğu, kendisinden sonraki 1000 metrelik mesafe içerisinde ise herhangi bir Akaryakıt ve Lpg

İstasyonunun zeminde mevcut olmadığı…” denildiği, ada sayılı parsel üzerindeki akaryakıt istasyonunun, Mahkeme kararında belirtilen 600 metre mesafede bulunan akaryakıt istasyonu olduğu, onaylı imar planlarında ada sayılı parselin kullanımının Akaryakıt ve Satış İstasyonu olduğu, ancak sayılı parselin kullanımının Belediye Hizmet Alanı olduğu, halihazırda söz konusu akaryakıt tesisinin sayılı parselden giriş- çıkışının sağlandığı ancak 3 sayılı parselin Caddesine cephesinin olmadığı tam kavşak noktasında olduğu, söz konusu akaryakıt tesisinin girişinin zeminde

Caddesinden olmakla beraber yasal olmadığı, söz konusu durumun 11.05.2017 gün ve sayılı yazımız ile Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına da iletildiği,

Bu sırada davacı şirketçe Mahkeme kararının istinaf yoluna gidildiği ve Ankara Bölge İdari Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 31.05.2018 gün ve sayılı karan (Ek-5) ile “…Trafik mevzuatında öngörülen taşıtların akış yönünden hareketle, imar mevzuatındaki yol istikametinin yorumlanması mümkün değildir. Zira, aynı yol istikameti terimiyle yolun devamlılığının ifade edildiği; kavşakta kesiştiği diğer yolun istikametiyle trafik akış yönünde hareketle devam edildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, trafik mevzuatı kapsamında trafik yönünün her zaman için farklı şekilde belirlenebileceği dikkate alındığında, sadece trafik mevzuatı uyarınca trafiğin sağdan aktığından bahisle kavşaklarda sağa dönen araçların yolun aynı yönünde kaldığının kabulü imar mevzuatı açısından teknik olarak mümkün değildir. Uyuşmazlık konusu olayda, Alınteri Bulvarı üzerinde bulunan akaryakıt tesisinin dava konusu tesise yaklaşık mesafesinin 600 metre olmakla birlikte, bu tesisin Alınteri Bulvarından gelip kavşaktan sağa dönerek uyuşmazlık konusu taşınmazın üzerinde yer aldığı Caddesine gidecek araçlar için imar mevzuatı açısından aynı istikamet olarak kabulünün mümkün olmaması nedeniyle

Bulvarı üzerinde yer alan akaryakıt tesisi ile davacı şirkete ait tesisin arasında Sıvılaştırılmış Petrol

Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliğinde öngörülen 1 km.lik mesafe şartını sağlamadığından bahisle davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir…’’” denilerek Ankara 7.

İdare Mahkemesinin red kararının kaldırıldığı,

.Ltd. Şti.’ne ait 27.07.2018 gün ve evrak kayıt numaralı dilekçe (Ek-6)

ile, Mahallesi sayılı ada/parsellerde ruhsatlı ve lisanslı olarak yürüttükleri LPG Otogaz İkmal İstasyonu faaliyetine akaryakıt ilave talebine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin, Ankara Bölge İdari Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 31.05.2018 gün ve sayılı kararında yer alan mesafe şartına ilişkin hükümler esas alınarak onaylanmasının talep edildiği, ancak Belediye Meclisimizin 14.09.2018 gün ve sayılı kararı (Ek-7)

ile, “…Ancak söz konusu nazım imar planı teklifinde 2014/408 sayılı Belediye Meclisimiz kararı ile onaylı nazım imar planı ve sayılı Belediye Meclisimiz kararı ile onaylı uygulama imar planında yer alan, adanın kuzeyindeki parsellerin cephe aldığı 10 metrelik taşıt yolunun işlenmediği, ayrıca teklif plan notlarının 2008 onaylı imar planındaki plan notları ile aynı olduğu, teklifin onaylanması durumunda

10 metrelik taşıt yolunun plana işlenmesi ve plan notlarının onaylı imar planındaki plan

notlarına benzer şekilde düzenlenmediği” denilerek nazım imar planı değişikliği teklifinin reddedildiği, dolayısıyla Ankara Bölge İdari Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 31.05.2018 gün ve sayılı kararı da dikkate alınarak teklifin Büyükşehir Belediye

Meclisinde görüşüldüğü ve Belediye Meclisimizin 14.09.2018 gün ve sayılı kararı ile

yukarıda gerekçesi de zikredildiği üzere 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin reddedildiği,

Bu esnada .Ltd. Şti.’ne ait 25.10.2018 gün ve evrak kayıt numaralı dilekçe (Ek-8) ile, söz konusu ada/parsellerde LPG Otogaz İkmal İstasyonu faaliyetine akaryakıt ilave talebine ilişkin yeni hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği, Ankara Bölge İdari Mahkemesi 5.

İdari Dava Dairesinin 31.05.2018 gün ve sayılı kararında yer alan mesafe şartına ilişkin hükümler esas alınarak Belediye Meclisimizin 13.02.2019 gün ve sayılı kararı (Ek-9) ile “planı teklifinde yine sayılı Belediye Meclisimiz kararı ile onaylı nazım imar planı ve sayılı

Belediye Meclisimiz kararı ile onaylı uygulama imar planında yer alan, adanın kuzeyindeki parsellerin cephe aldığı 10 metrelik taşıt yolu ve parsellere giriş çıkış plana işlenmediğinden, akaryakıt istasyonu kullanım kararı bu alan için uygun olmadığından…” denilerek nazım imar planı değişikliği teklifinin reddedildiği, dolayısıyla Ankara Bölge İdari Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin

31.05.2018 gün ve sayılı kararı da dikkate alınarak teklifin Büyükşehir

Belediye Meclisinde görüşüldüğü ve Belediye Meclisimizin 13.02.2019 gün ve sayılı kararı ile yukarıda gerekçesi de zikredildiği üzere 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin reddedildiği,

Dolayısıyla tüm bu süreçte 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin değerlendirme aşamasında; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 31.05.2018 gün ve sayılı kararı gereğinin yerine getirildiği ve konuya ilişkin Belediye Meclisimizce kararlar alındığı, Mahkeme kararında yer alan ifadelerin Belediye Meclis kararlarımızda da aynen geçtiği, zaten söz konusu kararın içeriğinin Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 45. maddesinde ve

Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 37. maddesinde yer alan iki istasyon arasında öngörülen 1 km mesafe şartının sağlanmasına ilişkin olduğunun görülebileceği, ayrıca 26.05.2022 gün ve sayılı yazımız ile de, bu durumun son derece açıklayıcı şekilde ilgilisine iletildiği,

Yine şikayet dilekçesinde belirtilen; Danıştay 6. Dairesinin 18.04.2022 gün ve sayılı dava kesinleşme kararının uygulanmadığı ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisine sunulmadığı iddiasıyla ilgili olarak ise; yukarıda da açık bir şekilde özetlendiği üzere; Danıştay 6. Dairesinin 18.04.2022 gün ve sayılı kararının; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin

31.05.2018 gün ve sayılı kararının onanmasına ilişkin olduğu, zaten Ankara

Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin kararı gereği konunun Büyükşehir Belediye

Meclisimize iletildiği ve konuya ilişkin Belediye Meclisimizin ve sayılı kararlarının alındığı, hatta bundan sonraki; konuya ilişkin tüm meclis kararlarımızda da Ankara

Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 31.05.2018 gün ve sayılı kararının esas alındığının zikredildiği, bununla beraber; Danıştay 6. Dairesinin 18.04.2022 gün ve sayılı kararının gereğinin yerine getirildiği ibaresinin aynen Belediye

Meclisimizin 13.12.2022 gün ve sayılı kararında da yer aldığı (Ek-18),

Ltd.Şti.’nin sahibi tarafından TBMM Kamu Denetçiliği

Kurumuna sunulan şikayet dilekçesinde; Ankara 14. İdare Mahkemesinde sayılı dosya ile açılan iptal davasında Mahkemenin 13.04.2021 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar verdiği, Büyükşehir Belediye Başkanlığımızca bu karara karşı istinaf mahkemesine başvurulduğu, Ankara Bölge

İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 03.06.2021 gün ve İtiraz sayılı itirazın reddi kararı alındığı, Ankara 14. İdare Mahkemesinin 29.11.2021 gün ve sayılı dava konusu işlemin iptali kararı alındığı, söz konusu kararın da istinafa götürüldüğü ancak Ankara Bölge İdare

Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 23.06.2022 gün ve sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine İdaremizce bu kez temyiz yoluna başvurulduğu ve Danıştay 6.

Dairesinin 06.03.2023 gün ve sayılı temyiz isteminin reddi ile kararın onanması kararının alındığı, söz konusu mahkeme kararlarının uygulanmadığının iddia edildiği,

Tic.Ltd. Şti.’ ne ait 22.09.2020 gün ve evrak kayıt numaralı dilekçe (Ek-10)

ile, Mahallesi (eski ) sayılı ada/parselde ruhsatlı ve lisanslı olarak yürüttükleri LPG Otogaz İkmal İstasyonu faaliyetine akaryakıt ilave talebine ilişkin yeni hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin, Ankara Bölge İdari Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi kararında yer alan mesafe şartına ilişkin hükümler esas alınarak onaylanmasının talep edilmesi üzerine teklifin

Büyükşehir Belediye Meclisimize iletildiği, ancak bu sefer söz konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin Belediye Meclisimizin 12.01.2021 gün ve sayılı kararı (Ek-11) ile reddedildiği,

Ltd.Şti. tarafından Belediyemiz aleyhine, Belediye Meclisimizin 12.01.2021 gün ve sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada Ankara 14. İdare Mahkemesinin 13.04.2021 gün ve sayılı (Ek- 12) yürütmeyi durdurma kararı verdiği, bu esnada, Ltd.Şti.’nin avukatı

’na ait 09.07.2021 gün ve evrak kayıt numaralı ve 29.07.2021 gün ve kayıt numaralı dilekçeler ( ) ile, Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28.

maddesi uyarınca Ankara 14. İdare Mahkemesinin 13.04.2021 gün ve sayılı yürütmeyi durdurma kararının gereğinin yerine getirilmesi ve Başkanlığımıza sunmuş oldukları ve dosyada mevcut plan değişikliği teklifi doğrultusunda; Mahallesi sayılı ada/parsellerde (yenisi ) ruhsatlı ve lisanslı olarak yürütülen LPG Otogaz İkmal İstasyonu faaliyetine akaryakıt ilavesine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin onaylanmasının talep edildiği,

Konuyla ilgili Belediye Meclisimizin 10.09.2021 gün ve sayılı (Ek-14) “… İlçesi

Mahallesi (eski ) ada/parsellerde 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin, yargı süreci tamamlandıktan sonra değerlendirilmek üzere İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığına iadesine…” kararı alındığı, söz konusu kararın; konuyla ilgili yargı süreci devam ettiğinden dolayı alınmış olduğu,

Bu esnada Ltd.Şti. tarafından Belediyemiz aleyhine Belediye Meclisimizin 12.01.2021 gün ve sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada Ankara 14. İdare Mahkemesinin 29.11.2021 gün ve sayılı iptal kararı (Ek-15) verdiği,

Ltd.Şti.’nin avukatı Av. ’na ait 09.12.2021 gün ve evrak kayıt numaralı dilekçe (Ek-16) ile, Ltd.Şti. tarafından Belediyemiz aleyhine, Mahallesi ada sayılı parsellerde (yenisi ada sayılı parsel) LPG Dolum İstasyonu olarak faaliyet gösteren şirket tarafından, 1/5000 ölçekli nazım imar planında LPG Dolum İstasyonu olarak işli alana Akaryakıt fonksiyonunun ilave edilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin 12.01.2021 tarih ve sayılı Belediye Meclisimiz kararının iptali talebiyle Ankara 14. İdare Mahkemesinde açılan davada, Mahkemenin 29.11.2021 gün ve sayılı iptal kararı verdiği, söz konusu kararın; Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca, Başkanlığımıza sunmuş oldukları ve dosyada mevcut plan değişikliği teklifi doğrultusunda gecikmeksizin uygulanmasının ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin onaylanmasını talep etmesi üzerine; 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifi hakkında bir karar alınmak üzere konunun Büyükşehir Belediye Meclisimize iletildiği ve söz konusu taleple ilgili; Belediye Meclisimizin 09.02.2022 gün ve sayılı (Ek-17)

“…Yenimahalle İlçesi Macun Mahallesi 43325/21 (eski 4, 5, 6, 7) ada/parsellerde 1/5000 ölçekli nazım

/

imar planı değişikliğinin, yargı süreci tamamlandıktan sonra değerlendirilmek üzere İmar ve Şehircilik

Dairesi Başkanlığına iadesine…” kararının alındığı,

Av. na ait 31.03.2023 gün ve evrak kayıt numaralı ve

31.03.2023 gün ve evrak kayıt numaralı dilekçeler ile, Ltd.Şti. tarafından

Belediyemiz aleyhine, Mahallesi ada sayılı parsellerde (yenisi ada sayılı parsel) LPG Dolum İstasyonu olarak faaliyet gösteren şirket tarafından, 1/5000 ölçekli nazım imar planında

LPG Dolum İstasyonu olarak işli alana Akaryakıt fonksiyonunun ilave edilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin 12.01.2021 tarih ve 70 sayılı Belediye Meclisimiz kararının iptali talebiyle Ankara 14. İdare

Mahkemesinde açılan davada, Mahkemenin 29.11.2021 gün ve sayılı iptal kararı hakkında Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince 23.06.2022 tarihinde sayı ile verilen kararın Danıştay 6. Dairesinin 06.03.2023 gün ve sayılı kararı ile onaylandığı, yine Ankara 14. İdare Mahkemesinin 13.04.2021 gün ve sayılı yürütmeyi durdurma kararının uygulanması isteminin reddine dair Belediye Meclisimizce alınan

10.09.2021 gün ve sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle Ankara 14. İdare

Mahkemesinde açılan davada Ankara 14. İdare Mahkemesinin 16.05.2022 gün ve sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Ankara Bölge İdare

Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince verilen 06.10.2022 gün ve sayılı kararının temyizi üzerine Danıştay 6. Dairesinin 06.03.2023 gün ve sayılı onama kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca, Başkanlığımıza sunmuş oldukları ve dosyada mevcut plan değişikliği teklifi doğrultusunda gecikmeksizin uygulanması ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin onaylanmasını talep etmesi üzerine; 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifi hakkında bir karar alınmak üzere konunun Büyükşehir Belediye Meclisimize iletildiği ve söz konusu taleple ilgili; Belediye Meclisimizin 11.07.2023 gün ve sayılı (Ek-19)

“…Hususları birlikte değerlendirildiğinde, Danıştay 6. Dairesinin 14.02.2022 gün ve sayılı kararı ile iptal edilen 1/1000 ölçekli imar planı sorunu çözüldükten sonra, 3194 sayılı

İmar Kanunu çerçevesinde yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanacak tüm güncel izinlerle plan açıklama raporu, kentsel teknik altyapı etki değerlendirme raporu ve ihtiyaç analizi raporunun sunulmasından sonra mahkeme kararları doğrultusunda yapılabilecek işlemler ile ilgili karar verilebileceğinden teklifin İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığına iadesine…” kararının alındığı,

Dolayısıyla Ankara 14. İdare Mahkemesinin 13.04.2021 gün ve sayılı yürütmeyi durdurma kararı dikkate alınarak teklifin Büyükşehir Belediye Meclisinde görüşüldüğü ve Belediye

Meclisimizin 10.09.2021 gün ve sayılı kararı alındığı, Ankara 14. İdare Mahkemesinin 29.11.2021 gün ve sayılı iptal kararı dikkate alınarak teklifin Büyükşehir Belediye

Meclisinde görüşüldüğü ve Belediye Meclisimizin 09.02.2022 gün ve sayılı kararının alındığı, Danıştay 6. Dairesinin 06.03.2023 gün ve sayılı kararı dikkate alınarak teklifin Büyükşehir Belediye Meclisinde görüşüldüğü ve Belediye Meclisimizin 11.07.2023 gün ve sayılı kararının alındığı, yukarıda gerekçeleri de zikredildiği üzere 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin yargı süreci tamamlandıktan sonra ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanacak tüm güncel izinlerle plan açıklama raporu, kentsel teknik altyapı etki değerlendirme raporu ve ihtiyaç analizi raporunun sunulmasından sonra değerlendirilmek üzere

İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığına iadesine kararlarının alındığı,

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin ikinci bendinde “İdari yargı yetkisi, idari

eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini

kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.” denildiği, yukarıda daha önce bahsedildiği üzere gerek

İdare Mahkemelerinin yürütmeyi durdurma-iptal kararlarının, gerek Bölge İdare Mahkemesi İdari

Dava Dairesinin kararlarının ve gerekse Danıştay 6. Dairesinin kararlarının gereği konunun

Büyükşehir Belediye Meclisimize iletildiği ve konuya ilişkin Belediye Meclisimizin ve sayılı kararlarının alındığı,

3194, 5216, 5393 sayılı Kanunlar ve ilgili Yönetmeliklerde belirlenen esaslar gereği bir alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği onaylanmasının yetkisinin Büyükşehir Belediye Meclisimizde olduğu, yargı kararı gereği de olsa herhangi bir alanda Daire Başkanlığımız tarafından bir plan değişikliği onaylanmasının söz konusu olamayacağı, zaten konunun gelişim süreci incelendiğinde; yargı kararları gereği konunun bir karar alınmak üzere daima Meclisimize havale edildiğinin ve Meclis kararları doğrultusunda hareket edildiğinin görülebileceği,

Ancak şikayetçi şirket Ltd.Şti.’nin avukatı tarafından konuya ilişkin alınan her meclis kararımıza, hatta bu meclis kararlarımızı taraflarına bildiren yazılarımıza dahi dava açıldığı ve İdaremizi mahkeme kararlarını uygulamamakla itham ettikleri, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesindeki teşkilatımızı, çalışanlarını ve Ankara

Büyükşehir Belediye Meclis üyelerini mahkeme kararlarına karşı yetki aşarak görevi kötüye kullanmakla itham etmekle suç sayılabilecek, nezaket kurallarını ihlal eden bir tavır içerisinde bulundukları, Belediyemizce yapılan tüm işlemlerin hukuk çerçevesinde yapıldığı, hiçbir eksik ya da ihmal bulunmadığı…”

yönündeki açıklamalara yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

3.1. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36. maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

6. 3194 sayılı İmar Kanununun,

6.1 “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan,

fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”;

6.2. “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde, “Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda tanımlanmıştır.

Nazım İmar Planı; (Değişik tanım: 29.11.2018 – 7153 S.K/Madde 10) varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.

Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır…”,

6.3. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.

b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.”,

6.4. “İfraz ve tevhid” başlıklı 15’inci maddesinde, “(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, uygulama imar planına uygun olarak öncelikle parselasyon planının yapılması esastır.

(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, ifraz ve tevhit işlemleri, parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabilir.

(Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) Parselasyon planı tescil edilmiş yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin imar planlarına ve imar mevzuatına uygun olması şarttır.

(Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol

Kanununda belirtilen merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin yetkisi içindeki kamu yatırımlarında veya kamu mülkiyetine ait alanlarda, parselasyon planının tatbiki mümkün olmayan meskûn alanlar ile koruma amaçlı imar planı bulunan alanlarda ve büyük bir kısmı uygulama imar planına uygun şekilde oluşan imar adalarının geri kalan kısımlarında bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan hükümlerde belirtilen şartlar aranmaz.

(Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) Mevcut hâliyle yapılaşmaya elverişli olmayan imar parsellerinde; maliklerden birinin talebi üzerine veya doğrudan, parsel maliklerine kendi aralarında anlaşmaları için yapacağı tebliğden itibaren üç ay içerisinde maliklerce anlaşma sağlanamaması hâlinde, resen tevhit ve fiilî duruma göre ifraz yoluyla işlem yapmaya ilgili idare yetkilidir.

İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir.

İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez.”, Be

6.5. “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. …”,

6.6. “Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili” başlıklı 19’uncu maddesinde, “İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. …”, 7. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir belediye meclisi” başlıklı 12’nci maddesinde; “ Büyükşehir belediye meclisi, büyükşehir belediyesinin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre seçilen üyelerden oluşur. Büyükşehir belediye başkanı büyükşehir belediye meclisinin başkanı olup, büyükşehir içindeki diğer belediyelerin başkanları, büyükşehir belediye meclisinin doğal üyesidir. Büyükşehir ilçe belediye meclisleri ile bunların çalışma usul ve esaslarına ilişkin diğer

” hususlarda Belediye Kanunu hükümleri uygulanır.

8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararların sonuçları” başlıklı 28’inci maddesinde; “1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.

…” hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

10. Şikayetçi, iş bu Kararın 1 No.lu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verilen gerekçelere istinaden özetle, Cad.No: da faaliyet gösteren Tic.Ltd.Şti.’nin LPG Otogaz İkmal İstasyonu faaliyetine akaryakıt ilave talebine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği talebi hakkında ilgili yargı mercilerince verilen kararların idare tarafından uygulanmadığını bu durumun büyük bir mağduriyet yarattığını ifade ve iddia edilerek, konuyla ilgili hakkının aranmasını talep etmektedir.

11. Şikayetçi dilekçesinde söz konusu uyuşmazlık konusu hakkındaki yargı süreci hakkında özetle;

5393 sayılı Belediye Kanununun 80’inci maddesi gereğince 1/5000’lik Nazım İmar Planında mevcut LPG

Otogaz İşli alana akaryakıt ilavesi talebi ile Ankara Büyükşehir Belediyesine (ABB) 10.03.2016 gün ve

sayılı dilekçe ile başvurduklarını, ABB’nin başvuruyu cevapsız bırakması üzerine yargıya başvurduklarını, Ankara 7. İdare Mahkemesinin E.no ile davanın reddine karar verdiğini, bu kararın gerekçesinin kanunda belirlenen iki istasyon arası 1000 m. şartının taşınmaması şeklinde olduğunu, ancak istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin

. sayılı kararı ile istasyonlarının mesafe şartını taşıdığı gerekçesi ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verildiğini, 5. İdari Dava Dairesinin söz konusu kararının uygulanması talebi ile Ankara Büyükşehir Belediyesine başvurduklarını, ABB’nin kararı uygulamayarak temyiz ettiğini, ABB’nin temyizini Danıştay 6. Daire Başkanlığının sayılı kararla kesin olarak reddettiğini, Bölge İdare Mahkemesi 5.İdari Dava Dairesinin kararının onanmasına kararı verdiğini,

11.1. ABB’nin mahkeme kararlarının uygulanması için yaptığı başvurularına İmar Daire Başkanı imzalı

“kararın belediye meclisine sunulduğu, dolayısı ile uygulandığı” şeklinde cevap verildiğini, ABB

Meclisinin gerekçe göstermeksizin mahkeme kararının reddine kararı verdiğini, yukarıda belirtilen Bölge

İdare Mahkemesi ve Danıştay 6. Daire Başkanlığı kararlarının uygulanmaması üzerine yürütmenin durdurulması talebi ile yeniden yargıya başvurduklarını, Ankara 14. İdare Mahkemesinin 22.02.2021 tarih ve sayı ile yürütmeyi durdurma kararı verdiğini, ABB’nin itirazı üzerine adı geçen mahkemenin itirazı reddettiğini ve 29.11.2021 tarihli sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verdiğini, ABB’nin Ankara 14. İdare Mahkemesinin söz konusu kararını istinafı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 23.06.2022 gün ve sayılı kararla ABB’nin talebinin reddedildiğini, ABB’nin temyizi üzerine Danıştay 6. Dairesinin

06.03.2023 gün ve sayılı kararı ile temyizin reddine, 5. İdari Dava Dairesinin

kararının kesin olarak onanmasına kararı verildiğini ifade ederek,

11.2. Ancak mahkeme ve Danıştay kararlarının Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Meclisince uygulanmamasının kendisi için büyük bir mağduriyet yarattığı iddiasıyla, konuyla ilgili mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

12. Uyuşmazlık konusu hakkında şikâyetçi ile idare arasındaki yargı süreci, idarenin Kurumumuza ilettiği cevabi yazıda özetle; “… na ait 31.03.2023 gün ve evrak kayıt numaralı ve 31.03.2023 gün ve evrak kayıt numaralı dilekçeler ile, Ltd.Şti. tarafından Belediyemiz aleyhine, ada sayılı parsellerde (yenisi ada sayılı parsel) LPG Dolum İstasyonu olarak faaliyet gösteren şirket tarafından, 1/5000 ölçekli nazım imar planında LPG Dolum İstasyonu olarak işli alana Akaryakıt fonksiyonunun ilave edilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin 12.01.2021 tarih ve sayılı Belediye Meclisimiz kararının iptali talebiyle Ankara 14. İdare Mahkemesinde açılan davada, Mahkemenin 29.11.2021 gün ve sayılı iptal kararı hakkında Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince

23.06.2022 tarihinde sayı ile verilen kararın Danıştay 6. Dairesinin 06.03.2023

gün ve sayılı kararı ile onaylandığı, yine Ankara 14. İdare Mahkemesinin

13.04.2021 gün ve sayılı yürütmeyi durdurma kararının uygulanması isteminin reddine dair

Belediye Meclisimizce alınan 10.09.2021 gün ve 1841 sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle Ankara 14. İdare Mahkemesinde açılan davada Ankara 14. İdare Mahkemesinin 16.05.2022 gün ve sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Ankara Bölge

İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince verilen 06.10.2022 gün ve sayılı kararının temyizi üzerine Danıştay 6. Dairesinin 06.03.2023 gün ve sayılı onama kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca, Başkanlığımıza sunmuş oldukları ve dosyada mevcut plan değişikliği teklifi doğrultusunda gecikmeksizin uygulanması ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin onaylanmasını talep etmesi üzerine; 1/5000 ölçekli

nazım imar planı değişikliği teklifi hakkında bir karar alınmak üzere konunun Büyükşehir Belediye

Meclisimize iletildiği ve söz konusu taleple ilgili; Belediye Meclisimizin 11.07.2023 gün ve sayılı

“…Hususları birlikte değerlendirildiğinde, Danıştay 6. Dairesinin 14.02.2022 gün ve sayılı kararı ile iptal edilen 1/1000 ölçekli imar planı sorunu çözüldükten sonra, 3194 sayılı

İmar Kanunu çerçevesinde yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanacak tüm güncel izinlerle plan açıklama raporu, kentsel teknik altyapı etki değerlendirme raporu ve ihtiyaç analizi raporunun sunulmasından sonra mahkeme kararları doğrultusunda yapılabilecek işlemler ile ilgili karar verilebileceğinden teklifin İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığına iadesine…” kararının alındığı …” şeklinde açıklanmıştır.

13. Uyuşmazlık konusu hakkında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınan cevabi yazıda uyuşmazlık konusu hakkında verilen yargı kararları ve bu kapsamda tesis edilen işlemelere ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verilerek, “ … Yukarıda daha önce bahsedildiği üzere gerek İdare Mahkemelerinin yürütmeyi durdurma-iptal kararlarının, gerek Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin kararlarının ve gerekse Danıştay 6. Dairesinin kararlarının gereği konunun Büyükşehir Belediye Meclisimize iletildiği ve konuya ilişkin Belediye Meclisimizin e sayılı kararlarının alındığı,” yönünde açıklamalara yer verildiği tespit edilmiştir.

14. Bununla birlikte Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazı ekinde bulunan

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 11.07.2023 tarihli sayılı kararında özetle,

“… Mahallesi. ada ve sayılı parseller (tevhit edilerek oldu) onaylı 1/5000 ölçekli planında LPG İstasyonu olarak görülmekte olup, LPG istasyonu kullanımına akaryakıt ilavesine ilişkin

mahkeme kararlarına uygun karar alınabilmesi için:

– Söz konusu istasyonun kuzeyinde yer alan 10 metre genişliğindeki yolun mülkiyet içeren tescilli parsel olduğu ve bu yolu da içeren Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 10.09.2015 tarihli ve sayılı

Kararı’yla onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Danıştay 6. Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve sayılı Kararı ile iptal edildiği, parselin giriş/çıkışına ilişkin cephe aldığı yolun (eski rekreasyon alanı) plan kapsamında iptal olması nedeniyle bu sorun çözülmeden parsele ilişkin her hangi bir plan yapılmasının fiziken ve hukuken mümkün olmadığı,

– Söz konusu parselde lisanslı olarak LPG faaliyetlerine devanı eden işletmenin güncel Mesafe Tahdit

Belgesi ile, güncel Geçiş Yolu Ön İzin Belgesinin dosyasında bulunmadığı, dosyasında bulunan belgelerin yaklaşık 10 yıl öncesine ait olduğu ve mahkeme kararlarının dayanağında bu eski belgelere atıfta bulunulduğu,

– Yeni sunulacak belgeler ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı iptalinin (yolu da kapsayan eski rekreasyon alanının) birlikte değerlendirilmesi gerektiği,

Hususları birlikte değerlendirildiğinde, Danıştay 6. Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve sayılı Kararı ile iptal edilen 1/1000 ölçekli imar planı sorunu çözüldükten sonra, 3194 sayılı

İmar Kanunu çerçevesinde yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanacak tüm güncel izinlerle plan açıklama raporu, kentsel teknik altyapı etki değerlendirme raporu ve ihtiyaç analizi raporunun sunulmasından sonra mahkeme kararları doğrultusunda yapılabilecek işlemler ile ilgili karar verilebileceğinden teklifin İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’na “iadesi”ne ilişkin İmar ve Bayındırlık

Komisyonu Raporu oylanarak oybirliği ile kabul edildi.” şeklinde tespitlere ve açıklamalara yer verildiği görülmüştür.

15. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa

Mahkemesi E. 2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)

16. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8’inci maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler, Gürsel Kaplan, İdare Hukukuna Giriş, Ekin Basın Yayın

Dağıtım, Ağustos, 2017, s. 28)

17. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.

18. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138’inci ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28’inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. (Bkz: Kamu Denetçiliği Kurumunun 2017/5018 Başvuru Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye

Kararı)

19. Somut olayda; şikayetçi tarafından, Tic.Ltd.Şti.’nin LPG Otogaz İkmal İstasyonu faaliyetine akaryakıt ilave talebine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği talebi hakkında ilgili yargı mercilerince lehine verilen kararların idare tarafından uygulanmamasının büyük bir mağduriyete neden olduğu iddiası ve konuyla ilgili hakkının aranması talepli başvurusu hakkında, ilgili idare tarafından yargı mercilerince verilen kararların gereği olarak konunun Ankara Büyükşehir Belediye Meclisine iletildiği ve konuya ilişkin ve sayılı Belediye Meclisi kararlarının alındığının belirtildiği, bununla birlikte uyuşmazlık konusuyla ilgili gelinen aşamada Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 11.07.2023 tarihli sayılı kararında (özetle), “Söz konusu istasyonun kuzeyinde yer alan 10 metre genişliğindeki yolun mülkiyet içeren tescilli parsel olduğu ve bu yolu da içeren Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin

10.09.2015 tarihli ve sayılı Kararı’yla onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Danıştay 6.

Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve sayılı Kararı ile iptal edildiği, parselin giriş/çıkışına ilişkin cephe aldığı yolun (eski rekreasyon alanı) plan kapsamında iptal olması nedeniyle bu sorun çözülmeden parsele ilişkin her hangi bir plan yapılmasının fiziken ve hukuken mümkün olmadığı,” hususlarının ifade edildiği tespit edilmiştir.

20. Bu kapsamda, Ltd.Şti.’nin LPG Otogaz İkmal İstasyonu faaliyetine akaryakıt ilave talebine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği talebi hakkında uyuşmazlık konusu hakkında idarenin cevabi yazısında yer verdiği “…,1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin yargı süreci tamamlandıktan sonra ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanacak tüm güncel izinlerle plan açıklama raporu, kentsel teknik altyapı etki değerlendirme raporu ve ihtiyaç analizi raporunun sunulmasından sonra değerlendirilmek üzere İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığına iadesine kararlarının alındığı,” yönündeki açıklamaları ile birlikte, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin

/

11.07.2023 tarihli 935 sayılı yukarıda özetlenen kararında yer verilen gerekçeler dikkate alındığında,

idarenin başvuru konusu talep hakkında henüz kesin ve yürütülebilir bir işlem tesis etmediği, bununla birlikte söz konusu işlemin ne zaman sonuçlandırılacağı konusunda herhangi bir süre öngörülmediği tespit edilmiştir. Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri

“belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması gerekmektedir.

Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (Anayasa Mahkemesi’nin 18/01/2018 tarihli ve E.2017/129, K.2018/6 sayılı

Kararı). Dolayısıyla hukuk güvenliğinin sağlanması açısından idari süreçler hakkında belli bir süre öngörülmesi ve idari işlemlerin belirlenen süre zarfında tamamlanması gerektiği değerlendirilmiştir.

21. Bu maddi olaylar ve hukuki durum karşısında; şikayetçinin mezkur talebiyle ilgili Ankara Büyükşehir

Belediye Meclisince alınan kararlar hakkında, şikayetçi lehine verilen Danıştay 6. Dairesinin 06.03.2023 gün ve sayılı kararı ile yine Danıştay 6. Dairesinin 06.03.2023 gün ve sayılı kararı karşısında idarenin cevabi yazısında yer verdiği “ Söz konusu istasyonun kuzeyinde yer alan 10 metre genişliğindeki yolun mülkiyet içeren tescilli parsel olduğu ve bu yolu da içeren Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 10.09.2015 tarihli ve 1807 sayılı Kararı’yla onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Danıştay 6. Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve sayılı Kararı ile iptal edildiği, parselin giriş/çıkışına ilişkin cephe aldığı yolun (eski rekreasyon alanı) plan kapsamında iptal olması nedeniyle bu sorun çözülmeden parsele ilişkin her hangi bir plan yapılmasının fiziken ve hukuken mümkün olmadığı,” açıklaması birlikte dikkate alındığında; uyuşmazlık konusu planda değişiklik yapılması istemini içeren şikayetçi başvurusunun yetkili organ olan belediye meclisince incelenmesi sırasında şikayetçi lehine verilen Danıştay kararları ile birlikte

Danıştay 6. Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve sayılı iptal kararının birlikte değerlendirilmesi ve bu kapsamda bütüncül bir çözümünün sağlanması amacı ile, uyuşmazlık konusu imar planının iptali istemiyle açılmış başkaca bir dava bulunup bulunmadığı veya anılan imar planının idarece iptal edilip edilmediğinin araştırılması, gelinen aşamada Danıştay 6. Dairesinin

14.02.2022 tarihli ve sayılı iptal kararı sonrası, şikayetçinin mezkur

talebinin imar planlarına uygunluğunun incelenmesi ve diğer hususlarla ilgili kanunlar çerçevesinde karar alınması gerektiği değerlendirilmiştir.

22. Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, idare tarafından şikayetçinin mezkur talebi hakkında ilgili yargı mercilerince verilen kararların gereği olarak yürütülen iş ve işlemlerin, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında makul süre içerisinde tamamlaması ve başvuru sahibine bilgi verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup idarenin işlem veya eylemine karşı Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN

KABULÜNE;

Uyuşmazlık konusu ve buna bağlı talep hakkında, ilgili yargı mercilerince verilen kararların gereği olarak idare tarafından yürütülen iş ve işlemlerin, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında makul süre içerisinde tamamlaması ve başvuru sahibine bilgi verilmesi için ANKARA BÜYÜKŞEHİR

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın Başvurana ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Ankara Büyükşehir Belediye

Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi