|
ÖZET: Başvuru, Edremit Belediye Başkanlığı’na yönelik olarak, İmar Kanunu’nun 18. maddesi çerçevesinde komşu taşınmazda kesilen ağaçların bedelinin ödenmesi talebini içermektedir. Başvuran, kendisine ait bahçeden 165 m²’lik bir alanın imar uygulaması sonucu başkasına geçtiğini ve bu alanda bulunan ağaçların bedelinin ödenmesini istemektedir. Ayrıca, idarenin elinde bulunan benzer bir bahçenin kendisine verilmesini veya bahçe yapabileceği bir arsanın tahsis edilmesini talep etmektedir.
Edremit Belediye Başkanlığı, başvuruya verdiği yanıtta, İmar Kanunu’nun 18. maddesi gereği kesilen ağaçların bedelinin ödenemeyeceğini, çünkü bu ağaçların başka bir mülkiyete geçtiğini belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın talep ettiği bahçe veya arsa verilmesi konusunda da ilgili mevzuatta bir düzenleme bulunmadığını ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, idarenin açıklamalarının hukuka uygun olduğunu ve başvuranın taleplerinin reddedilmesinde bir hukuka aykırılık tespit edilmediğini karara bağlamıştır. Sonuç olarak, başvuranın talepleri, İmar Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuranın dava açma süresi, bu ret kararının tebliğ tarihinden itibaren işlemeye devam edecektir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2336-S.24.3722
BAŞVURU NO : 2023/14485
KARAR TARİHİ : 28.02.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : EDREMİT BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, İmar Kanunu 18’inci madde uygulaması çerçevesinde komşusunda kalan taşınmazındaki kesilen ağaçlara yönelik bedel ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 08.09.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi Kurumumuza yapılan başvuru dilekçesinde kayıtlı olan hususlarda özetle; İmar Kanunu
18’inci madde uygulaması kapsamında yeni Camii Mah. İnönü Caddesi üzerinde bulunan arsa vasıflı 2 bahçesinin 165 m ’ lik kısmının komşusunda kaldığını, ilgili kısım üzerinde bitki örtüsü, duvar, tel örgü 2 bulunduğunu, komşusundan kendisine verilen yerin 35-40 m ’sinde de yol bulunduğunu iddia ve ifade ederek; başkasına geçen arsanın üzerinde bulunan ağaçların bedelinin ödenmesini ve idarenin ukdesinde bulunan emsal bir bahçenin tarafına bila bedel veya uygun bir bedel ile bahçe verilmesini veya bahçe yapabileceği bir arsanın sağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan talebin
karşılanabilmesi ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Edremit Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1) Edremit Belediye Başkanlığının 14.12.2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde
özetle;
2.1.1) Söz konusu itiraz konusu alanı kapsayan bölgede 3194 sayılı İmar Kanunun 18’nci maddesi uyarınca
imar uygulaması yapıldığı,
2.1.2) 3194 sayılı İmar Kanunun 18’inci maddesinde “Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan
yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür 2 ve yıkılır” hükmü çerçevesinde, itiraz konusu 165 m lik kısmının 3194 sayılı İmar Kanunun 18’inci maddesi kapsamında kesilen DOP miktarı sonucunda ağaç, duvar, tel örgüsünün komşu parselde kalmış olması nedeniyle herhangi bir işlemin kanunen yapılmadığı,
2.1.3) 3194 sayılı İmar Kanunun 18’inci maddesinde belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere
rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır ifadesi bulunduğundan söz konusu ağaçların başka bir mülkiyette kaldığından taraflarınca herhangi bir ödeme yapılamadığı,
2.1.4) Başvuranın “idarenin ukdesinde bulunan emsal bir bahçenin tarafına bila bedel veya uygun bir bedel
ile bahçe verilmesini veya bahçe yapabileceği bir arsanın sağlanması” talebine yönelik 3194 sayılı İmar
Kanunun ve arazi ve arsa düzenleme yönetmelikleri kapsamında ilgili madde bulunmadığından talebin karşılanamadığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18.10.1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
3.1) “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinin birinci fıkrasında;
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”
4) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,
6) 03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları”
başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Belediye, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafi ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikah, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır. Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerini değerlendirerek kadınlar ve
çocuklar için konukevleri açabilirler.”
7) 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanun,
yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”
7.1) “Genel esas” başlıklı 3’üncü maddesinde; “Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına,
bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.”
7.2) “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ İmar
hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.”, ikinci fıkrasında; “Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.”, onüçüncü fıkrasında; “Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir.”, ondokuzuncu fıkrasında; “Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır.”
8) 22.02.2020 tarihli ve 31047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Arazi ve Arsa Düzenlemeleri
Hakkında Yönetmelik”in “Düzenleme ortaklık payına ait esaslar” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan umumi ve kamu hizmet alanları için, İmar Kanununun 18 inci maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45) geçemez.”
8.1) “Parselasyon planlarının yapımı ve dağıtım esasları” başlıklı 17’nci maddesinin birinci
fıkrasında; “İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır:
a) Düzenlemeye giren parsellerin tahsisi, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılır. Düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde ise, diğer parsellerin bulunduğu yerden tahsisinin yapılmasından sonra, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek imar parsellerine tahsisi sağlanır.
b) Parselasyon planıyla; imar planına, imar planında aksine bir hüküm yoksa, imar mevzuatında belirtilen minimum parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, imar uygulaması sonucu başkasına geçen
arsanın üzerinde bulunan ağaçların bedelinin ödenmesini ve idarenin ukdesinde bulunan emsal bir bahçenin tarafına bila bedel veya uygun bir bedel ile bahçe verilmesini veya bahçe yapabileceği bir arsanın sağlanmasını talep etmektedir.
11) Anayasanın 56’ncı maddesinde; herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu,
İmar Kanunun 1’inci ve 2’nci maddesinde ise; İmar Kanunun yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıların bu Kanun hükümlerine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Belediye Kanunun 14’üncü maddesinde de Belediyenin, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla; imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; çevre ve çevre sağlığı, ağaçlandırma, park ve yeşil alan hizmetlerini yapacağı veya yaptıracağı belirtilmiştir.
12) Bilindiği üzere sağlıklı kentleşmenin önündeki en önemli sorun plansız ve aşırı hızlı kentleşme
olgusudur. Kentsel gelişmenin yönlendirilmesini sağlayan imar planları ise kentsel gelişme ile ilgili tespit ve kıstasları belirlemekte olup kamu yararının gerçekleştirilmesi, plan bölgesinde yaşayanların sağlığı ve çevrenin korunması ile düzenli bir kentleşmenin sağlanması amacıyla imar planları hazırlanarak uygulanmaktadır. Dolayısıyla imar planlarının hazırlanması ve uygulanması sürecinin kentsel büyümenin öncesinde düzenlenmesi önemlidir.
13) Nitekim 3194 sayılı İmar Kanunun Genel gerekçesinde de “Süratli nüfus artışı, köyden şehire akımın
kontrol edilmemesi sonucu olarak ortaya çıkan düzensiz şehirleşme, gecekondulaşma ve bunların yarattığı sorunlar ile bu sorunların temelde çözümü için gerekli her türlü tedbirin alınması ihtiyacının İmar
Kanununda bugünün ve hatta yarının ihtiyaçlarına cevap verebilecek köklü değişiklikler yapılmasını gerektirdiği, bu köklü değişikliklerle; hızla artan nüfusumuza süratli gelişme hareketleri ve gelişen günümüz teknolojisine ayak uyduracak tarzda sağlıklı bir hizmet vermiş olacağı, ülkemizde planlamanın bir sisteme bağlandığı ve planlamanın gelişmeyi önceden yönlendirmesi ilkesinin getirildiği” belirtilmektedir.
14) Bu kapsamda dosyada yapılan incelemede;
14.1) Edremit Belediye Encümeninin 19.03.2021 tarih ve sayılı kararı ile Van İli Edremit İlçesi
Yenicami Mahallesi ada , , , , … ada …, ada… ile ada … nolu parsellerde 3194 sayılı İmar Kanunun 18.maddesi gereğince imar uygulaması yapıldığı,
14.2) Yapılmış olan imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları, özet cetvelleri ve dağıtım cetvellerinin
Van Büyükşehir Belediyesi Encümeninin 14.04.2021 tarih ve sayılı kararı ile kabul edildiği,
14.3) Van Büyükşehir Belediye Encümeninin 14.04.201 tarih ve sayılı kararına istinaden 22.04.2021
tarihinden itibaren 1 ay süreyle askıya çıkarıldığı, 10.06.2021 tarihinde askından indirildiği, askı süresi boyunca imar uygulamasına ilgililerine 15 adet itiraz yapıldığı,
14.4) Encümen Kararının incelenmesinden ada nolu parsele ilişkin itiraz sahibi
tarafından; anılan parsel üzerinde yapılacak imar uygulamasının, komşuları, mahallesi ve ilçesine zararının söz konusu olduğu, müteahhitlerin bu bölgeye bina yapmak için geldiği, arsa ve arazilerin el değiştirdiği, dikey mimari yapıldığı, bu yüzden ifade edilen hususlar ışığında yeninden değerlendirilerek hukukunun korunmasını talep ettiği,
14.5) 16.07.2021 tarihli ve sayılı Edremit Belediye Encümeni kararı ile ada nolu parsel sahibinin
askı süresinde yaptığı itirazın reddine karar verildiği,
14.6) 22.09.2021 tarihli ve sayılı Van Büyükşehir Belediyesi Encümen kararıyla da Edremit Belediye
Encümenince değerlendirilen imar uygulamasının değiştirilerek onaylanmasının kabulüne ( ada nolu parsel sahibinin itirazının reddine) karar verildiği,
14.7) Van Büyükşehir Belediye Encümeninin kararının akabinde 01.10.2021 tarihinde uygulamanın askıya
çıkarıldığı, askı süresi boyunca imar uygulamasın ilgililerince 4 adet itiraz yapıldığı, ada parsel sahibi tarafından anılan parsel üzerinde yapılacak imar uygulamasının komşuları, mahallesi ve ilçesine zararının söz konusu olduğu, müteahhitlerin bu bölgeye bina yapmak için geldiğini, arsa ve arazilerin el değiştirdiğini, dikey mimari yapıldığını, bu yüzden ifade edilen huşular ışığında yeniden değerlendirilerek hukukunun korunmasını istediği (Edremit belediye encümeni ve Van Büyükşehir
Belediyesi encümenince talebi ilk askıda reddedilmiştir.) Edremit Belediye Encümeninin 12.11.2021 tarihli ve sayılı kararıyla ada no.lu parselin askı süresinde yaptığı itirazın İmar ve Şehircilik
Müdürlüğünce hazırlanan teknik rapor doğrultusunda reddine karar verildiği,
14.8) Van Büyükşehir Belediye Encümeninin 22.12.2021 tarihli ve sayılı kararıyla da ada no.lu
parsele ilişkin itirazın teknik görüş doğrultusunda reddine, parselasyon planına ilişkin ilgili uygulama, cetvel ve paftalarının kabulüne karar verildiği, 2
14.9) Toplam 110107,84 m kadastro parsel alanının düzenlemeye girdiği, düzenleme ortaklık
2 payının 0.1596576 olarak hesaplandığı, başvurana ait taşınmazdan da 164,62 m DOP kesintisi
yapıldığı, plan açıklama raporuna göre de; taşınmazların DOP kesintisi sonrası kalan tahsisleri kendi yerinden verilmiş olduğu, artan tahsis durumunda ise en yakın ve uygun alandan tahsis verildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
15) Bu çerçevede incelemeye konu edilen uyuşmazlığın; imar uygulaması kapsamında komşu parselde
kalan ağaçlar, duvar, tel örgü göz önünde bulundurularak ağaçların bedelinin ödenmesi ve idarenin ukdesinde bulunan emsal bir bahçenin bila bedel veya uygun bir bedel ile bahçe verilmesi veya başvurana bahçe yapabileceği bir arsanın sağlanmasını taleplerine ilişkin olduğu görülmektedir.
16) Yukarıda da ifade edildiği üzere uyuşmazlığa konu olayda başvuranın maliki olduğu ada no.lu
parselin ( ada no.lu parsel) de içinde bulunduğu alanda İmar Kanunun 18’inci maddesi kapsamında imar uygulamasının yapıldığı anlaşılmakta olup Kanunun 18’inci maddesinin birinci fıkrasında “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili” olduğu hüküm altına alınmıştır.
17) Bu çerçevede başvuru konusu hakkında Edremit Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen
2 cevabi yazıda özetle; itiraz konusu 165 m lik kısmının 3194 sayılı İmar Kanunun 18’inci maddesi
kapsamında kesilen DOP miktarı sonucunda ağaç, duvar, tel örgüsünün komşu parselde kaldığı, İmar
Kanunun 18’inci maddesinde belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır ifadesi bulunduğundan söz konusu ağaçların başka bir mülkiyette kaldığından taraflarınca herhangi bir ödeme yapılamadığı, “idarenin ukdesinde bulunan emsal bir bahçenin tarafına bila bedel veya uygun bir bedel ile bahçe verilmesini veya bahçe yapabileceği bir arsanın sağlanması” taleplerine yönelik olarak da 3194 sayılı
İmar Kanunun ve arazi ve arsa düzenleme yönetmelikleri kapsamında ilgili madde bulunmadığından talebin karşılanamadığı açıklamalarına yer verilmiştir.
18) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci
maddesinde; “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.
(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli
Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. …
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere
Hazine adına tescil edilir. …” hükümlerine yer verilmiştir.
2
19) 11.0107,84 m kadastro parsel alanının düzenlemeye girdiği, düzenleme ortaklık payının
0.1596576 (%15,96576) olarak hesaplandığı, bahçe iken arsa haline getirilen ve değer artışı sağlanan
2 başvurana ait taşınmazdan da 164,62 m DOP kesintisi yapıldığı, İmar Kanunu’nun 18’inci
maddesinde “düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir” ifadesi ile %45’e kadar DOP kesilebileceği anlaşılmaktadır. İmar Kanunun 18’nci maddesinde; bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçların/yapıların, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek söküleceği ve yıkılacağı belirtilmektedir. Başka imar parselleri içinde kalan yapılara yönelik Kanunun sekizinci ve dokuzuncu fıkralarında yer alan “Üzerinde bina bulunan hisseli parsellerde, şüyulanma sadece zemine ait olup, şüyuun giderilmesinde bina bedeli ayrıca dikkate alınır.”, “Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerine göre muhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur.” hükümleri ise 7181 sayılı Kanunun 9’uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak söz konusu hükümler yürürlükten kaldırılmadan önce de başkasının parselinde kalan ağaç gibi bina/yapı kavramı dışında kalan muhdesatlar için bir hüküm bulunmadığı görülmektedir. Nitekim
Yargıtay kararlarında da “yeni imar parselleri oluşturulmasında binalar ve diğer muhdesatın üzerinde
bulundukları yerin mülkiyetine sahip olanlardan başkasına bırakılabildiği, ancak kanunun, sadece taşınmaz üzerinde bulunan binalardan söz ettiği, taşınmazda bulanabilecek ağaç ve diğer muhdesatlarla ilgili bir açıklama getirmediği” belirtilerek yürürlükten kaldırılan yukarıda yer verilen hükümlerin “sadece binalar için konulduğu, kıyas yolu ile bu hükmün ağaç vs. gibi bina kavramı dışında kalan muhdesatlar yönünde genişletmenin mümkün olmadığı, davalıya aktarılan parsel üzerinde bulunan dava konusu ağaçların, duvar, kuyu ve diğer muhdesatlarda yer ile birlikte davalının mülkiyetine geçtiği” belirtilmektedir. (Yargıtay 13.
Hukuk Dairesi, E: 2001/10173, K: 2001/11882, 21.12.2001)
20) Bu çerçevede idarenin de belirttiği üzere İmar Kanununda kamu hizmetlerine ayrılan yerlere
rastlayan alanlardaki ağaçların/yapıların, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek söküleceği ve yıkılacağı belirtildiğinden başkasının mülkiyetine geçen söz konusu muhdesatlardan dolayı idarece ödeme yapılamadığı değerlendirilmiştir. Diğer bir ifadeyle İmar Kanununda başkasının parselinde kalan ağaçlar için herhangi bir hüküm öngörülmediğinden ve imar uygulamasının kesinleştiği hususları göz önünde bulundurulduğunda uyuşmazlığa konu ağaç, duvar ve tel örgünün Yargıtay içtihatlarında da ifade edildiği üzere komşu parsel sahibinin mülkiyetine geçtiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan başkasının mülkiyetine geçmesine karşın muhdesat bedeli ve sebepsiz zenginleşme hükümlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
21) Yargıtay tarafından verilen bir kararda “8 parsel sayılı yeni oluşmuş taşınmazın, üzerinde kalan
muhdesatlarla birlikte idari bir karar ile davalıya aktarıldığı, böylece taşınmaz üzerindeki ağaç vs ile birlikte davalının mal varlığına geçtiği, her ne kadar davalının mal varlığındaki bu artışın haksız olmadığı söylenebilir ise de, davacının mal varlığında olan bir şey, karşılığı verilmeden idari bir kararla davalının mal varlığına geçtiği gerçeğinin de gözardı edilmemesi gerektiği, davacının mülkiyetinde ve onun tasarrufunda iken karşılığı verilmeden, davalıya geçen bir değerden dolayı davacının fakirleşip, davalının zenginleşmesi yasaya dayansa dahi haksız olduğu, imar uygulanması sırasında dava konusu ağaçlar, kuyu ve duvar ile beton yolun vs.nin değerlerinin dikkate alınmadığı dosyadaki belediye encümen kararı ile şuyulandırma cetveli ve diğer yazılardan da anlaşıldığından, bu haksızlığın giderilmesinin hakkaniyet gereği olup, adalete uygun düştüğü, üzerinde ağaçlar beton yol ve kuyu ile duvar vs. bulunan bir taşınmazın arsa haline getirildikten sonra, bunların arazi üzerinde kalmasının bir önem ve kıymet taşımadığı, zira parsel üzerine bina yapılacağı, bu nedenle ağaçlar, beton yol, kuyu ve duvar vs.nin davalılarda kalsa dahi fazla bir yarar sağlamayacağı, ancak ağaçların odun değeri ile diğerlerinin yıkılmalarından sonra işçilik hariç çıkan asgari levazım bedeli kadar olacağı, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleşmesi de ağaçların odun değeri ile diğerlerinin çıkacak asgari levazım bedeli olduğu, mahkemece davalıya ait 8 parselde kalan, dava konusu ağaçların, beton yol, kuyu, duvarlardan ne kadarının kaldığı araştırılıp, parsel kapsamı dışında kalanlar hariç olmak üzere, parsel kapsamında kalanların değerlerinin açıklanan esaslara göre belirlenerek ona göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektiği” belirtilmiştir. (Yargıtay13. Hukuk Dairesi, E:2011/10173, K:2001/11882, 21.12.2001)
22) Bu çerçevede dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesi neticesinde başvuran tarafından 3 bilirkişi
marifetiyle ağaç, taş duvar ve tel çite yönelik bedel hesaplaması yaptırıldığı ancak somut uyuşmazlıktaki 2 imar durumu ve parsel incelemesinden, imar uygulaması sonucu 164,62 m ’ lik alanın başvuranın komşusuna ait parselde kaldığı tespit edildiğinden ve yukarıda da ifade edildiği üzere Kanun 18’nci maddesinde kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçların/yapıların, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek söküleceği ve yıkılacağı hüküm altına alındığından idarece ilgili ağaçların bedelinin ödenmesi talebinin reddinde hukuka aykırılık tespit edilememiş olup ilgili ağaç, çit ve duvar için özel hukuk hükümlerine göre işlem tesis edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
23) Diğer taraftan Kurumumuzca 15.11.2023 tarihinde başvuranın eşi ile yapılan görüşmede; kendi
2 bahçelerinden 165 m kesinti yapıldığını, şuan yol olarak kullanılan ve üzerinde parke taşının bulunduğu
yerin kendisine verildiğini ancak ilgili alanın kullanıma uygun olmadığını, sadece kendilerine kullanılabilecek bir yer verilmediğini, diğer mülk sahiplerine verilen yerin aktif olarak kullanılabilecek yerler olduğunu, komşusuna verilen ve bahçesinden kesinti yapılan yerde de birçok ağacının olduğunu, söz konusu ağaçların bedelinin ödenmesi için belediye ile görüşme yapıldığını, belediye tarafından ise komşusu ile kendisinin çözülmesi gerektiği yönünde şifahen bilgi verildiğini, 18’nci madde uygulaması sırasında sadece kendi bahçesindeki meyve ağaçlarının değil ilgili yöredeki pek çok ağacın telef olduğunu belirterek ağaçların bedelinin ödenmesinin yanı sıra bahçesinden kesinti yapılan alanın yerine kullanabileceği bir alanın verilmesini istemiştir. Benzer şekilde şikayet dilekçesinde de başvuran tarafından idarenin ukdesinde bulunan emsal bir bahçenin tarafına bila bedel veya uygun bir bedel ile bahçe verilmesini veya bahçe yapabileceği bir arsanın sağlanmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
24) Yapılan incelemede ilgili taşınmazda kamulaştırma işleminin olmadığı, Arazi ve Arsa Düzenlemeleri
Hakkında Yönetmeliğin 17’nci maddesinde yer alan “Düzenlemeye giren parsellerin tahsisi, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılacağı, düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde ise, diğer parsellerin bulunduğu yerden tahsisinin yapılmasından sonra, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek imar parsellerine tahsisi sağlanacağı” hükmüne de uygun olarak ada no.lu (eski / ) parselin düzenleme öncesindeki parselin bulunduğu alandan yapıldığı,
2’
Bu çerçevede başvuranın imar uygulaması sonrasında yeni oluşturulan parseldeki 35-40m lik kısımda parke taşı/yol olduğu ifade edilmekle birlikte 21 numaralı paragrafta yer verilen Yargıtay kararında olduğu gibi üzerinde ağaçlar beton yol, duvar vs. bulunan bir taşınmazın arsa haline getirildikten sonra, bunların arazi üzerinde kalmasının bir önem ve kıymet taşımadığı, zira parsel üzerine bina yapılacağı hususları göz önüne alındığında idarenin ukdesinde bulunan emsal bir bahçenin tarafına bila bedel veya uygun bir bedel ile bahçe verilmesini veya bahçe yapabileceği bir arsanın sağlanması taleplerinin reddinde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
25) Sonuç olarak başvuranın iddiaları, idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm
dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde yer alan; “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. “hükümleri gereği İmar Kanunu’nun 18’inci maddesinin artan nüfus doğrultusunda şehrin büyüme ihtiyacından kaynaklandığı, İmar Kanunu’nun 18’inci maddesinde
%45’a kadar düzenleme ortaklık payı kesilebileceğinin ifade edildiği zira imar uygulaması yapıldığında arazinin niteliğini değişerek değerinin katlanarak arttığı, buna karşı başvuranın bahçesinde 0.1596576 düzenleme ortaklık payı kesildiği anlaşılmış olup bununla birlikte başkasına geçen arsanın üzerinde bulunan ağaçların bedelinin ödenmesini ve idarenin ukdesinde bulunan emsal bir bahçenin tarafına bila bedel veya uygun bir bedel ile bahçe verilmesini veya bahçe yapabileceği bir arsanın sağlanmasının talep edildiği ancak İmar Kanunu’nda kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçların/yapıların, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek söküleceği ve yıkılacağı belirtildiğinden başkasının mülkiyetine geçen söz konusu muhdesatlardan dolayı idarece ödeme yapılamayacağı, uyuşmazlık konusunun ağaçların kaldığı taşınmaz maliki ile özel hukuk hükümleri gereği çözülmesi gerektiği Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin 17’nci maddesinde yer alan hükmüne de uygun olarak ada nolu parselin düzenleme öncesindeki parselin bulunduğu alandan yapıldığı, taşınmazda kamulaştırma işleminin olmadığı ve belediyelerin imar planları ile getirilen tüm kullanım alanlarını hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmeleri ve kesinleşen uygulama imar planlarına göre parselasyon planlarını yaparak yeterli miktarda parseli oluşturmak mecburiyetinde oldukları hususlar da göz önüne alındığında başvuranın uygun bir bedel ile bahçe verilmesini veya bahçe yapabileceği bir arsanın sağlanmasına ilişkin taleplerin idarece reddine yönelik işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
26) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme’ ilkesine uygun
davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Van İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve EDREMİT BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi