|
ÖZET: Başvuru, Kızıltepe Belediyesi’ne ait Fatih Sokak’ın imara açılması ve tapu senedindeki hataların düzeltilmesi talebini içermektedir. Başvuran, 50 yıldır bu bölgede yaşayan bir apartman sahibidir ve tapu kayıtları ile fiziksel durum arasında uyumsuzluk olduğunu belirtmektedir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, Kızıltepe Belediyesi’nden ve Mardin Valiliği’nden bilgi talep etmiştir. İlgili idareler, parselasyon uygulaması yapılmadığını ve başvuruya ilişkin herhangi bir talep iletilmediğini ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin incelenmesi sonucunda, tapu kaydındaki hataların düzeltilmesinin mümkün olmadığını, ancak imara açılma talebinin 3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Bu bağlamda, Kızıltepe Belediyesi’nin parselasyon uygulaması yapması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, başvuru sürecinde idarenin makul sürede yanıt vermediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile birlikte, Kızıltepe Belediyesi’ne parselasyon uygulaması yapılması yönünde tavsiyede bulunulması kararlaştırılmıştır. İlgili idarenin bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve gerekli işlemleri 30 gün içinde bildirmesi zorunludur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/4978-S.24.7885
BAŞVURU NO : 2023/18077
KARAR TARİHİ : 09.05.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : KIZILTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : İmarı olmayan Fatih Sokak’ın imara açılması, tapu senedindeki hataların düzeltilmesi ve mağduriyetin söz konusu alanda keşif yapılarak giderilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Kurumumuza 28.09.2023 tarihinde yaptığı şikayet başvurusunda özetle, “ Mahallesi, Sokak, No: Kızıltepe/Mardin” adresinde bulunan Apartmanı’nın sahibi olduğunu ve 50 yıldır burada yaşadığını, Fatih Sokak’ta imar durumu bulunmadığını, sahibi olduğu apartmanın Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, Mahallesi, ada, parselde bulunurken tapu kayıtlarında Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, Mahallesi, ada, parselde bulunduğunu, tapu senediyle binasının fiziki olarak bulunduğu ada, parsel numaralarının uyuşmadığını, bu sorunun aynı sokaktaki tüm meskenler için geçerli olduğunu iddia ve ifade ederek imarı olmayan Fatih Sokak’ın imara açılmasını, tapu senedindeki hataların düzeltilmesini ve mağduriyetin söz konusu alanda keşif yapılarak giderilmesini talep etmiştir.
1.1. Kurumumuzca Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri gereği 11.10.2023 tarihli Gönderme
Kararı tesis edilmiştir. Kızıltepe Belediyesinin 23.10.2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ile Tapu ve
Kadastro Genel Müdürlüğünün sayılı cevabi yazısı Kurumumuza ulaşmıştır.
1.2. tarihinde Kurumumuza tekrar başvuruda bulunan şikayetçi özetle, tapu idaresinden gelindiği ve binasının fiziki yerine dair keşifte bulunulduğunu, ancak Kızıltepe Belediyesinin taleplerine karşılık vermediğini iddia ve ifade ederek imarı olmayan Fatih Sokak’ın imara açılmasını, tapu senedindeki hataların düzeltilmesini ve mağduriyetin söz konusu alanda keşif yapılarak giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanun’un “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca, 18.12.2023 tarihli ve S. sayılı yazı ile
Kızıltepe Belediye Başkanlığından, 23.02.2024 tarihli ve S. sayılı yazı ile Mardin Valiliğinden bilgi-belge talebinde bulunulmuştur. Kızıltepe Belediye Başkanlığının 18.01.2024 tarihli ve 27962 sayılı yazısı ile Mardin Valiliğinin 18.03.2024 tarihli ve sayılı yazısı Kurumumuza ulaşmıştır.
2.1. Kızıltepe Belediye Başkanlığının cevabi yazısında özetle,
Mahallesi, ada, parsel ve ada, parselde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi gereğince parselasyon uygulaması yapılmadığı;
Başvuruya konu yerlerde parselasyon uygulaması yapılması yönünde Başkanlıklarına herhangi bir başvurunun olmadığı;
Başvuru konusu taşınmazlarla ilgili dava dosyasının bulunmadığı
açıklamalarına yer verilmiştir.
2.2. Mardin Valiliğinin cevabi yazısı ekinde yer alan yazıda özetle,
Mahallesi, ada, parsel ve ada, parselin 3194 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi gereğince parselasyon uygulamasının yapılmadığı; söz konusu parsel maliklerinin serbest harita mühendisi ile sözleşme yaparak parselasyon planlarını hazırlatabileceği; bunların onay için belediyeye bildirilmesi halinde konuyla ilgili talebin belediye encümenince değerlendirileceği;
Parselasyon uygulamasında tapunun fiziki durumu yerine tapudaki kaydın verildiği; uyuşmayan fiziki durumun ancak her iki parselin aynı uygulamaya alınmasıyla giderilebileceği;
Bahse konu parsel hakkında parselasyon uygulaması yapılması yönünde başka talebin iletilmediği; fiziki uyuşmazlığın tapu kaydından da giderilmesi üzerine işlem yapılabileceği;
Uygulama imar planlarının 2024 yılında yapıldığı ve Mahallesi, ada, parsel ile ada, parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar plan sınırının içinde kaldığı
açıklamalarına yer verilmiştir.
2.3. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Gönderme Kararı üzerine ilettiği sayılı cevabi yazısında özetle,
Başvuru konusuna dair yapılan inceleme sonucunda, 27.10.2023 tarihli teknik raporun düzenlendiği; buna göre, Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, Mahallesi’nde 1993 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında
“Avlulu kargir ve kerpiç evler ve arası” vasfıyla tespit gören ada, parsel ile “ ” vasfıyla tespit gören ada, parselin kadastro tespitlerinin 30 günlük askı ilan süresi içinde dava açılmadığından 16.12.1993 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescillerinin yapıldığının belirtildiği;
/
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12’nci maddesi gereğince, 30 günlük askı ilan süresi içerisinde dava
açılmadığından itirazsız olarak 16.12.1993 tarihinde kesinleştirilen söz konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin resen idari yoldan tashihi ya da iptalinin mümkün olmadığı; bu durumdaki taşınmazlara yönelik hak iddialarının kadastro tespitlerinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde mahallin hukuk mahkemelerinde genel hükümlere göre açılacak davayla hükmen hallinin gerektiği; bu nedenle, söz konusu taşınmazların kadastro tespitlerine yönelik bu aşamada Genel Müdürlük tarafından yapılabilecek bir işlemin bulunmadığı;
Konunun 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci madde uygulamasıyla çözülebileceğinin değerlendirildiği
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun;
4.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
4.2. “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında ise, “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,
5. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun;
5.1. “Kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre” başlıklı 12’nci maddesinde, “30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir.
Kadastro müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir.
Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz…”,
5.2. “Hataların düzeltilmesi” başlıklı 41’inci maddesinde, “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir.
Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan
düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen
hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir.
Bu maddenin uygulanmasında, 12 nci maddede belirtilen hak düşürücü süre aranmaz”,
6. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir…”
7. Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik’in “Düzenleme sahalarının tespiti esasları” başlıklı 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında, “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında ise valilikler, il idare kurulu kararı ile 5 yıllık imar programlarına öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, imar planları ile getirilen tüm kullanım alanlarını hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve kesinleşen uygulama imar planlarına göre parselasyon planlarını yaparak yeterli miktarda parseli oluşturmak mecburiyetindedir”,
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran, işbu kararın 1 numaralı paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verildiği şekilde özetle; sahibi olduğu apartmanın Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, Mahallesi, ada, parselde bulunurken tapu kayıtlarında Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, Mahallesi, ada, parselde bulunduğunu, tapu senediyle binasının fiziki olarak bulunduğu ada, parsel numaralarının uyuşmadığını, Fatih Sokak’ta imar durumu bulunmadığını, bu sorunun aynı sokaktaki tüm meskenler için geçerli olduğunu iddia ve ifade ederek imarı olmayan Fatih Sokak’ın imara açılmasını, tapu senedindeki hataların düzeltilmesini ve mağduriyetin söz konusu alanda keşif yapılarak giderilmesini talep etmektedir.
10. Başvurunun inceleme-araştırma aşamasında Kızıltepe Belediyesinden ve Mardin Valiliğinden bilgibelge talebinde bulunulmuştur. Kızıltepe Belediyesi ilettiği cevabi yazıda, Mahallesi, ada, 1
/
ve ada, parselde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi gereğince parselasyon uygulaması yapılmadığı ve bu konuda taraflarına bir talebin de iletilmediği kaydedilmiştir. Gönderme Kararı üzerine
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün ilettiği cevabi yazıda ise, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12’nci maddesi gereğince, 30 günlük askı ilan süresi içerisinde dava açılmadığından itirazsız olarak 16.12.1993 tarihinde kesinleştirilen ada, parsel ve ada, parselin kadastro tespitlerinin resen idari yoldan tashihi ya da iptalinin mümkün olmadığı; bu durumdaki taşınmazlara yönelik hak iddialarının kadastro tespitlerinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde mahallin hukuk mahkemelerinde genel hükümlere göre açılacak davayla hükmen hallinin gerektiği; bu nedenle, söz konusu taşınmazların kadastro tespitlerine yönelik bu aşamada Genel Müdürlük tarafından yapılabilecek bir işlemin bulunmadığı; konunun 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci madde uygulamasıyla çözülebileceğinin değerlendirildiği bilgisi paylaşılmıştır.
11. Başvuruda dile getirilen “tapu senedindeki hataların düzeltilmesi” talebi incelendiğinde, başvuruya konu Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, Mahallesi, ada, parsel ve ada, parselin kadastro tespitlerinin, 16.12.1993 tarihinde otuz günlük süre içinde dava açılmaması sebebiyle 3402 sayılı
Kanun’un 12’nci maddesi gereğince kesinleştiği; yine aynı hüküm bağlamında, kesinleşme tarihinden itibaren on yıl içinde bu husustaki itirazların dava yoluyla ileri sürülebileceği, ancak on yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinin ardından kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava da açılamayacağı; bu bakımdan, söz konusu ada, parsellere yönelik kadastro tespitlerinin kesinleşme tarihi olan 16.12.1993 tarihinden itibaren on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve bu suretle tapu kaydıyla başvuranın binasının fiziki olarak bulunduğu ada, parsel numaralarının uyuşmadığı yönündeki iddia hakkında dava açılamayacağı; ayrıca başvuruya konu uyumsuzluk iddiasının, 3402 sayılı Kanun’un 41’inci maddesinde on yıllık hak düşürücü süre uygulanmadan idarece düzeltilebileceği belirtilen ölçü, sınırlandırma, tersimat, hesaplama veya yüzölçümü farklılıklarından doğan hatalar kapsamında kalmadığı; bu nedenle, başvuranın tapu senedindeki hataların düzeltilmesi talebinin Kurumumuzun Gönderme Kararı sonrası yerinde inceleme yaptığı belirtilen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yerine getirilemeyeceği tespit edilmiştir.
Nitekim Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Kurumumuza gönderdiği yazıda, söz konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin resen idari yoldan tashihi ya da iptalinin mümkün olmadığı ve bu aşamada Genel Müdürlük tarafından yapılabilecek bir işlemin bulunmadığı kayda geçirilmiştir.
12. Bununla birlikte, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün anılan yazısında, “konunun 3194 sayılı İmar
Kanunu’nun 18’inci madde uygulamasıyla çözülebileceğinin değerlendirildiği” bilgisi de Kurumumuza iletilmiştir. Bir başka deyişle, 3402 sayılı Kanun bağlamında tapu kayıtlarında Genel Müdürlük tarafından düzeltme yapılamayacak olsa da bu konuda 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi gereğince yapılacak parselasyon uygulamasının soruna çözüm üretebileceği hakkında Kurumumuza bilgi verilmiştir.
Bu kapsamda, başvuranın diğer talebinin “başvuruya konu taşınmazların bulunduğu Fatih Sokak’ın imara açılması” olduğu da dikkate alınarak Kızıltepe Belediyesine parselasyon uygulamasına dönük hususlar sorulmuştur. İdare, ada, parsel ve ada, parselde 3194 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi gereğince parselasyon uygulaması yapılmadığı ve buna yönelik bir talebin de olmadığı bilgisini vermekle yetinmiştir.
13. 3194 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri, malikleri veya diğer hak sahiplerinin onayı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve resen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğunu hükme bağlamakta ve bu husustaki usul-esasları detaylarıyla düzenlemektedir. Yine Kanun doğrultusunda çıkarılan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında
Yönetmelik’in 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyelerin,
imar planları ile getirilen tüm kullanım alanlarını hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve kesinleşen uygulama imar planlarına göre parselasyon planlarını yaparak yeterli miktarda parseli oluşturmak mecburiyetinde olduğu belirtilmektedir.
14. Başvuru kapsamında söz konusu düzenlemeler dikkate alındığında, her belediye gibi başvuruya muhatap Kızıltepe Belediyesinin de parselasyon uygulaması yapıp yapmama hususunda belli düzeyde takdir yetkisinin bulunduğu açık olmakla birlikte başvuruda geçen “tapu kaydı ile başvuranın binasının fiziki olarak bulunduğu ada, parsel numaralarının uyuşmadığı” iddiası ile bu bağlamda yerinde inceleme yapılarak hazırlanan ve Kızıltepe Belediyesine de iletilen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün sayılı yazısındaki “konunun 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci madde uygulamasıyla çözülebileceği” yönünde yapılan tespit karşısında idarenin parselasyon uygulaması yapması önem taşımaktadır. ada, parsel ve ada, parselin, Fatih Sokak çevresinde geniş bir alana yayılması ve aynı sorunu yaşadığı ifade edilen onlarca yapıyı üzerinde barındırması dikkate alındığında, parselasyon uygulaması yapılmamasının, başta mülkiyet hakkını ilgilendiren konular olmak üzere, çok sayıda uyuşmazlığa kaynaklık edebileceği anlaşılmaktadır. Özellikle son olarak Kızıltepe ilçesinin bütününe yönelik 2024 yılında yapılan 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planları bağlamında başvuruya konu yerlerin tapu kaydında görüldüğü şekilde tek parça olmaktan çıkarılıp adalar halinde yeniden düzenlendiği hususu gözetildiğinde, idarenin başvuruya konu taşınmazların durumlarını parselasyon uygulaması marifetiyle açıklığa kavuşturması gerekmektedir.
15. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ile birlikte değerlendirildiğinde, başvuruda yer alan “tapu senedindeki hataların düzeltilmesi” talebinin, 3402 sayılı Kadastro Kanunu gereğince tapu idaresi tarafından yerine getirilemeyeceği; bununla birlikte, başvuruda geçen “başvuruya konu taşınmazların bulunduğu Fatih
Sokak’ın imara açılması” talebinin, anılan düzeltme istemine yönelik çözüm üretebileceği, Fatih Sokak’ın çevresinde geniş bir alana yayılan ada, parsel ve ada, parselin mevcut durumunun, başta mülkiyet hakkını ilgilendiren konular olmak üzere, çok sayıda uyuşmazlığa kaynaklık edebileceği ve uygulama imar planları bağlamında başvuruya konu yerlerin tapu kaydında görüldüğü şekilde tek parça olmaktan çıkarılıp adalar halinde yeniden düzenlendiği hususları değerlendirilerek söz konusu yerlere yönelik parselasyon uygulaması yapılmasına ilişkin tavsiyede bulunulması gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede, gönderme kararı sonrasında başvurana herhangi bir cevap verilmediği görülmüş olup ilgili idarenin “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edilmiştir. Kızıltepe
Belediyesi tarafından bahse konu ilkelere riayet edilmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre, ilgili idarenin eylem
ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Mardin İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE,
Başvuruya konu tapu kaydı ile fiili durum arasındaki uyumsuzluğu da giderecek şekilde, Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, Mahallesi, ada, parsel ve ada, parselde parselasyon uygulaması yapılması yönünde KIZILTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından bu karar üzerine
tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURAN ile KIZILTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi