|
ÖZET: Başvuran, Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde bulunan 100 metrekarelik evinin emlak vergisini 2022 yılına kadar ödediğini, ancak kiracısıyla yaşadığı hukuki sorunlar nedeniyle Iğdır’da kirada oturduğunu belirtmiştir. Ayrıca, Iğdır’da altı kişinin hissedar olduğu bir bahçeli kerpiç evde 105 metrekare hissesinin bulunduğunu ifade eden başvuran, emekli maaşı dışında herhangi bir geliri olmadığını ve geçmişe dönük ödediği emlak vergisinin iadesini talep etmektedir.
Döşemealtı Belediye Başkanlığı, başvuranın emlak vergisi muafiyetinden yararlanamayacağını, çünkü birden fazla meskene sahip olmasının bu muafiyeti engellediğini belirtmiştir. Iğdır Belediye Başkanlığı ise, başvuranın mülkü üzerinde yapı bulunmadığını ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın geçmiş dönem emlak vergisi iade talebinin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiş ve başvuranın indirimli bina vergisi oranından geçmişe dönük olarak yararlandırılması gerektiğine karar vermiştir. Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile birlikte, başvuranın emlak vergi muafiyeti şartlarını taşıyıp taşımadığının incelenmesi ve şartları sağlıyorsa geçmişe dönük ödemelerinin iade edilmesi için Döşemealtı Belediye Başkanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu kararın, ilgili idareye tebliğ edilmesi ve gerekli işlemlerin 30 gün içinde bildirilmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/4444-S.24.7115
BAŞVURU NO : 2023/19921
KARAR TARİHİ : 30.04.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : DÖŞEMEALTI BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Emlak vergisi muafiyeti hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 06.12.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran tarafından Kurumumuza yapılan başvuruda özetle; memur emeklisi ve ortopedik engelliği olduğunu, 1987 ve 2015 yıllarında almış olduğu sağlık raporlarında engellilik durumunun sürekli yazdığını, 2019 yılında engelli araç alımı için sağlık raporu aldığını, ÖTV ve MTV’den muafiyet için sağlık raporunda bir yıllık yazdığını, her yıl hastaneden MTV muafiyeti için sağlık raporu alıp vergi dairesine vermesi gerektiğini, Antalya Döşemealtı ilçesinde 100 metrekare evinin vergisini 2022 yılına kadar ödediğini, Döşemealtı ilçesindeki kiracısı ile mahkemelik olduğu için Iğdır’da kirada oturduğunu, Iğdır ilinde 18 inci madde çalışmaları kapsamında altı kişinin hisseli olduğu bahçeli kerpiç evde 105 metrekare hissesinin olduğunu, kimsenin oturmadığı 100 metrekareye yakın metruh bina ve arsadan dolayı
Döşemealtı Belediye Başkanlığı geçmişe dönük dört yıl emlak vergisi ödemesini yapmadığını, emekli maaşı dışında hiçbir gelirinin olmadığını iddia ve ifade ederek geçmişe dönük ödediği emlak vergisinin tarafına iade edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Döşemealtı Belediye Başkanlığından
15.01.2024 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben
Döşemealtı Belediye Başkanlığının bila tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle;
“Emekliler, herhangi bir gelire sahip olmayanlar, şehit aileleri ve çocukları, gaziler ve engelliler sahip oldukları mesken için indirimli emlak vergisi uygulamasına imkan tanıyan, Emlak Vergisi Kanununun 8.
Maddesinin 4962 sayılı kanunun 15. Maddesi ile değiştirilmiş olan ikinci fıkrası; “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından
aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m² ’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” şeklinde Düzenlenmiştir. 1319 Sayılı Emlak
Vergisi Kanunu kapsamında; Kişilerin sadece bir meskene sahip olmaları gerekir. Eğer birden fazla mesken sahibi ya da birden fazla mesken üzerinde hisseleri bulunuyorsa emlak vergisinden muaf olamazlar.
Bu durumda kişiler sahip oldukları her mesken için ayrı emlak vergisine tabii tutulur.
Özetle bu nedenlerden dolayı Mükellefimizin emlak vergisi muafiyetinden yararlanması mümkün değildir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
2.1. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Iğdır Belediye Başkanlığından 15.01.2024 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben Iğdır Belediye
Başkanlığının 02.02.2024 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; “ Belediyemiz Personellerince yerinde yapılan incelemelerde ada numaralı parsel üzerinde 784.48 m2 taşınmaz olup, niteliği bahçeli kerpiç ev geçmektedir. Parsel sorgulamada taşınmaz üzerinde yapı görünmemektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
2.2. Döşemealtı Belediye Başkanlığından alınan yazı üzerine Kurumumuzca Gelir İdaresi Başkanlığına bilgi ve belge talep yazısı yazılmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığının 04.04.204 tarih ve E.28809 sayılı cevabi yazısında özetle; “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin
Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır.
Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde Bakanlar Kurulu Kararları çıkarılmış, 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de 2007 ve müteakip yıllar için kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı sıfır olarak belirlenmiştir.
– 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde,
“(…)
3.İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar
a) İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şart aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir, (…)
c) Birden fazla meskeni olanların veya birden fazla meskende hisseye sahip olanların meskenlerine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır.”;
– 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde,
“(…) Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgileri, İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden, tapu kayıtları ise Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden alınabilecektir. Ayrıca, mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgilerin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından elektronik ortamda sağlanması mümkün olacaktır.
Belediyeler, emlâk vergisi işlemlerinde başta imar birimleri olmak üzere emlâk vergisine konu taşınmazlara ilişkin öncelikle kendi kayıtlarında bulunan bilgi ve belgelerden faydalanacaklar ve gerek duymaları halinde bildirimlerin kontrolü amacıyla bildirime konu taşınmazlarda yoklama ve tespit yapacaklardır.” denilmektedir.
Buna göre, indirimli bina vergisi uygulamasına esas teşkil etmek üzere; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
“Yoklama” ile ilgili 127 ila 133 üncü maddesi hükümleri uyarınca mahallinde yoklama yaptırılarak adı geçenin maliki bulunduğu söz konusu bahçeli kerpiç evin yaşanılmayacak durumda, metruk, harabe durumda olup olmadığının tespit edilmesi mümkün bulunmaktadır.
Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskene, tek meskende hisseye veya intifa hakkına sahip bulunan, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli aylığından ibaret bulunanlar ile engellilerin ilgili Tebliğde yer verilen diğer şartları da taşımaları durumunda indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmaları mümkün bulunmakta olup, tek meskenlerini kiraya verip kirada oturmaları indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmalarına engel teşkil etmeyecektir.
Ayrıca, indirimli bina vergisi oranı (sıfır) 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olanların meskenlerine uygulanacak olup, birden fazla meskeni olanların veya birden fazla meskende hisseye sahip olanların meskenlerine ise uygulanmayacaktır. Ancak yapılacak yoklama sonucunda yaşanılmayacak durumda, metruk, harabe durumda olduğu tespit edilen meskenler bu kapsam içerisinde değerlendirilmeyecektir.
Öte yandan, 1319 sayılı Kanunda indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasının geriye dönük olarak uygulanmayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması şartlarını geçmiş yıllar itibarıyla sağlayan mükelleflerin geçmişe dönük olarak indirimli oran uygulamasından yararlanabilmesi ve düzeltme zamanaşımı süresi (5 yıl) göz önünde bulundurulmak suretiyle şartları taşıyan mükellefler için geçmişe dönük düzeltme yapılarak tahsil edilen emlak vergilerinin iade edilmesi mümkün bulunmaktadır.”
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” hükmüne,
3.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmüne,
3.2. “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kurulu’na verilebilir.” hükmüne,
4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” düzenlemesine,
5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne,
6. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Nispet” başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin
Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır.
Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmüne,
7. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun, “Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”, “Vergi hatası” başlıklı 116 ncı maddesinde; “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır”, “Hesap hataları” başlıklı 117 nci maddesinde; “ … 2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır. …”, “Vergilendirme hataları” başlıklı 118 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf
bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;”, “Hataların meydana çıkarılması” başlıklı 119 uncu maddesinde; “Vergi hataları şu yollarla meydana çıkarılabilir: 1. İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile; 2. Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile; 3. Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile; 4. Hatanın vergi incelenmesi sırasında meydana çıkarılması ile; 5. Mükellefin müracaatı ile.” , “Düzeltme yetkisi ve reddiyat” başlıklı 120 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek, suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.”, “Düzeltmede zamanaşımı” başlıklı 126 ncı maddesinde, “114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. …”, “Mükelleflerin izahat talebi” başlıklı 413 üncü maddesinde; “Mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığından veya bu hususta yetkili kıldığı makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında yazı ile izahat isteyebilir. Gelir İdaresi Başkanlığı, kendisinden istenecek izahatı özelge ile cevaplandırabileceği gibi, aynı durumda olan tüm mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere sirküler de yayımlayabilir. …” hükmüne,
8. 29/12/2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu’nun 2006/11450 sayılı kararında; “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.” düzenlemesine,
9. 44 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin, “I- Hiçbir Geliri Olmayan Mükelleflerin
İndirimli Bina Vergisi Oranından Faydalanmak İçin Taahhüt Belgesi Vermelerinin Yeterli Olması” başlıklı bölümünde; “… Anılan hükmün verdiği yetkiye istinaden çıkarılan 38 Seri No’lu Emlak Vergisi
Kanunu Genel Tebliğinde, Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek mesken sahibi olup hiçbir geliri bulunmayanların indirimli bina vergisi oranından yararlanmaları için ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal
Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge alarak ilgili belediyeye vermeleri gerektiği bildirilmiştir. … Ancak, Bakanlığımıza yapılan başvurular üzerine, mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan Taahhüt
Belgesini ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli (sıfır)
bina vergisi oranının uygulanması uygun görülmüştür. Bu durumda, söz konusu taahhüt belgesinin verilmesi yeterli olup, ayrıca mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel
Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge almalarına gerek bulunmamaktadır. …” düzenlemesine,
10. Maliye Bakanlığı’nın 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin, “2. Emlak Vergisi
Bildirimlerinin Yeniden Düzenlenmesi, Mükelleflerden Bildirim Dışında Bir Belge Talep edilmemesi ve Devredenin Mükellefiyetinin Re’sen Sona Erdirilmesi” başlıklı bölümünde;
“…1319 sayılı Kanunda, emlâk vergisi mükelleflerine, bu vergiyle ilgili işlemler sırasında emlâk vergisi bildirimi dışında herhangi bir belge vereceklerine dair yükümlülük getiren bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu nedenle, emlâk vergisi mükelleflerinden emlâk vergisi bildirimi dışında tapu sureti, kimlik fotokopisi, vergi kimlik numarasını gösteren belge, elektrik ve su abone belgesi, yapı kullanma izin belgesi, m² cetveli veya başkaca bir belge talep edilmeyecektir.
… Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgileri, İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden, tapu kayıtları ise Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden alınabilecektir. Ayrıca, mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgilerin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından elektronik ortamda sağlanması mümkün olacaktır. …” düzenlemesine,
“4. Diğer Hususlar” başlıklı bölümünde; “44 Seri No.lu Emlâk Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde hiçbir geliri olmayan mükelleflerin indirimli vergi oranından yararlanmaları için anılan Genel Tebliğ ekindeki
‘Hiçbir Geliri Olmayanların Tek Meskenlerine Ait Taahhüt Belgesi’ni ilgili belediyeye vermeleri yeterli görülmüş olup bu mükelleflerden ayrıca başka bir belgenin istenilmesine gerek bulunmamaktadır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12. Başvuran özetle, Antalya ili Döşemealtı ilçesinde 100 metrekare evinin vergisini 2022 yılına kadar ödediğini, Döşemealtı ilçesindeki kiracısı ile mahkemelik olduğu için Iğdır’da kirada oturduğunu, Iğdır ilinde 18 inci madde çalışmaları kapsamında altı kişinin hisseli olduğu bahçeli kerpiç evde 105 metrekare hissesinin olduğunu, kimsenin oturmadığı 100 metrekareye yakın metruh bina ve arsadan dolayı
Döşemealtı Belediye Başkanlığı geçmişe dönük dört yıl emlak vergisi ödemesini yapmadığını, emekli maaşı dışında hiçbir gelirinin olmadığını iddia ve ifade ederek geçmişe dönük ödediği emlak vergisinin tarafına iade edilmesini talep etmektedir.
13. Kurumumuzca inceleme ve araştırma yapılmış olup, ilgi idareye bilgi belge talep yazısı yazılmıştır.
İlgili idare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda başvuranın talebinin reddedilmesinin gerekçesi olarak “1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu kapsamında; Kişilerin sadece bir meskene sahip olmaları gerekir. Eğer birden fazla mesken sahibi ya da birden fazla mesken üzerinde hisseleri bulunuyorsa emlak vergisinden muaf olamazlar. Bu durumda kişiler sahip oldukları her mesken için ayrı emlak vergisine tabii tutulur. Özetle bu nedenlerden dolayı Mükellefimizin emlak vergisi muafiyetinden yararlanması mümkün değildir.” ifade edilmiştir.
13.1. Kurumumuzca başvuruya konu edilen parseldeki taşınmazın hukuki niteliği ve fiili kullanım durumunun tespit edilmesi amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 127-133 üncü maddeleri kapsamında
Iğdır Belediye Başkanlığından yoklama işlemi ile tespit edilmesi kapsamında bilgi belge talep edilmiştir.
Bu kapsamda Iğdır Belediye Başkanlığından gönderilen 02.02.2024 tarih ve sayılı cevabi yazı eklerinden; ada numaralı parsel üzerinde 784.48 m2 taşınmaz olduğu, niteliği itibari ile bahçeli kerpiç ev olarak geçtiği ve parsel sorgulamada taşınmaz üzerinde yapı görünmediği tespit edilmiştir.
13.2. Anayasal bir hak arama kurumu olan ve Cumhurbaşkanlığı İnsan Hakları Eylem Planında önemine atıf yapılan Kamu Denetçiliği Kurumumuz tarafından şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığına görüş sorulmuş olup Gelir İdaresi
Başkanlığının 04.04.2024 tarih ve E.28809 sayılı cevabi yazısının incelenmesi neticesinde; indirimli bina vergisi oranı (sıfır) 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olanların meskenlerine uygulanacağı, birden fazla meskeni olanların veya birden fazla meskende hisseye sahip olanların meskenlerine ise uygulanmayacağı ancak yapılacak yoklama sonucunda yaşanılamayacak durumda metruk, harabe durumda olduğu tespit edilen meskenlerin bu kapsam içerisinde değerlendirilemeyeceği 1319 sayılı Kanunda indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasının geriye dönük olarak uygulanmayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması şartlarını geçmiş yıllar itibarıyla sağlayan mükelleflerin geçmişe dönük olarak indirimli oran uygulamasından yararlanabilmesi ve düzeltme zamanaşımı süresi (5 yıl) göz önünde bulundurulmak suretiyle şartları taşıyan mükellefler için geçmişe dönük düzeltme yapılarak tahsil edilen emlak vergilerinin iade edilmesinin mümkün bulunduğu açıklamaları yer verildiği anlaşılmaktadır.
14. Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası ile yasada belirtilen şartları taşıyanların indirimli emlak vergisi oranından yararlanmasına imkân sağlanmış olup engellilerin de faydalanabileceğine dair düzenleme yapılmıştır. Bahsi geçen fıkrada, ‘‘Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye’’ ve bu hükmün, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanacağının, ayrıca geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye de Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
15. Somut olayda; Antalya ili Döşemealtı ilçesinde 100 metrekare evinin vergisini 2022 yılına kadar ödediğini, Döşemealtı ilçesindeki kiracısı ile mahkemelik olduğu için Iğdır’da kirada oturduğunu, Iğdır ilinde 18 inci madde çalışmaları kapsamında altı kişinin hisseli olduğu bahçeli kerpiç evde 105 metrekare hissesinin olduğunu, kimsenin oturmadığı 100 metrekareye yakın metruk bina ve arsadan dolayı
Döşemealtı Belediye Başkanlığı geçmişe dönük dört yıl emlak vergisi ödemesini yapmadığını, emekli maaşı dışında hiçbir gelirinin olmadığını iddia ve ifade ederek geçmişe dönük ödediği emlak vergisinin tarafına iade edilmesini talep ettiği, ilgili idare tarafından verilen cevabi yazıda; Iğdır ili Merkez ilçesi
Karaağaç Mahallesi ada parsel üzerinde bulunan taşınmazda hissesi bulunduğu gerekçesiyle emlak vergisi muafiyetinden yararlanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda Iğdır Belediye
Başkanlığından gönderilen cevabi yazı ve eklerinden ada numaralı parsel üzerinde 784.48 m2 taşınmaz olduğu, niteliği itibari ile bahçeli kerpiç ev olarak geçtiği ve parsel sorgulamada taşınmaz üzerinde yapı görünmediği tespit edilmiştir.
16. Vergi Usul Kanununun 116 ncı maddesinde; vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmıştır. Yine aynı Kanunun 117 nci maddesinde, vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, vergi miktarında hata olarak nitelendirmiştir. 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan ve hiçbir geliri
bulunmayan kişiler emlak vergisi ödemeyecektir. Ancak ilgili mevzuat hükümleri uyarınca indirimli (sıfır)
bina vergisi oranı uygulanması gerekirken, bu kişilere emlak vergisi salınması durumunda; İdare tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 118 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mükellefiyette hataya sebebiyet verilmiş olunacaktır. Vergilendirme hataları söz konusu olduğunda ne tür bir işlem yapılacağına ilişkin hususlara bahsi geçen Kanunun 120 nci maddesinde yer verilmiştir.
17. Vergi Usul Kanununun 126 ncı maddesinde ise bu Kanunun 114 üncü maddesindeki 5 yıllık tarh ve tahakkuk zamanaşımına atıfta bulunularak, bu zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceği kesin bir ifadeyle belirtmiştir. Dolayısıyla, şikâyetçinin geçmiş döneme yönelik emlak vergisi iade talebinin kabulü mümkündür. Bu kapsamda; Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda; indirimli bina vergisi oranı (sıfır) 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olanların meskenlerine uygulanacağı, birden fazla meskeni olanların veya birden fazla meskende hisseye sahip olanların meskenlerine ise uygulanmayacağı ancak yapılacak yoklama sonucunda yaşanılamayacak durumda metruk, harabe durumda olduğu tespit edilen meskenlerin bu kapsam içerisinde değerlendirilemeyeceği ifade edilmiş olup başvuranın geçmiş döneme yönelik emlak vergisi iade talebinin reddi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
18. Başvuranın iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın zamanaşımına uğramayan emlak vergileri için indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından geçmişe dönük olarak yararlandırılması gerektiği tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği, ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Antalya
Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜ ile ;
Başvuranın emlak vergi muafiyeti şartlarını taşıyıp taşımadığı incelenerek, şartları taşıması durumunda zamanaşımına uğramamış emlak vergi ödemeleri için, muafiyete tabi olduğu halde ödemiş olduğu emlak
vergisi tutarlarının iade edilmesi yönünde işlem tesis edilmesi hususunda, DÖŞEMEALTI BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın Başvurana ve Döşemealtı Belediye Başkanlığına tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Döşemealtı Belediye Başkanlığınca bu
karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi