|
ÖZET: Başvuran, emekli bir öğretmen olarak Keçiören’de brüt 100 m²’lik bir evde ikamet ettiğini ve bu ev için emlak vergisi muafiyeti talep ettiğini belirtmiştir. Ancak, Kırşehir Çiçekdağı Kabaklı köyünde hissedarı olduğu, 17 kişinin mirasçısı olduğu bir ahır ve diğer yapılar nedeniyle bu talebi reddedilmiştir. Başvuran, bu yapıların yıkık durumda olduğunu ve gelir getirmediğini ifade ederek, köydeki mülklerin vergiye tabi olmadığını iddia etmiştir.
Keçiören Belediye Başkanlığı, başvuranın emlak vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için, yalnızca brüt 200 m²’yi geçmeyen tek bir meskene sahip olması gerektiğini ve başvuranın kayıtlı diğer mülkleri nedeniyle bu şartı sağlamadığını açıklamıştır. Ayrıca, başvuranın tarımsal gelir elde ettiğine dair belgeler de sunulmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan incelemeler sonucunda başvuranın emlak vergisi muafiyetinden yararlanamayacağına karar vermiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiş ve bu karar, ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu ve iddialarını değerlendirerek, hukuka uygun bir sonuç elde edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/9055-S.24.14102
BAŞVURU NO : 2024/4960
KARAR TARİHİ : 28.08.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KEÇİÖREN BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Emlak Vergisi muafiyet talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 17.04.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza 24.01.2024 tarihinde yapılan başvuruda başvuran dilekçesinde kayıtlı olan 2 hususlarda özetle; emekli öğretmen olduğunu, Keçiören’de bir tane ikamet ettiği brüt 100 m evi bulunduğunu, kanun gereği emlak vergisi alınmaması gerektiğini, defalarca yapmış olduğu müracaatların
Kırşehir Çiçekdağı Kabaklı köyünde kendisinin de hissesi olan 17 kişinin mirasçı olduğu ahır, samanlık ve kâgir ev görünmesi ve bu evin ikinci evi olarak kabul edilmesi nedeniyle reddedildiğini, ayrıca yıkık dökük olan bu yerden herhangi bir gelir etmediğini ve diğer taraftan köydeki ev ve ahırların Köy Kanununa göre vergiye tabi olmadığını iddia ve ifade ederek Kurumumuzca bu durumların değerlendirilerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Söz konusu başvuruya İdari başvuru yolları tüketilmemiş olması nedeniyle Kurumumuzca Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun ilgili hükümleri gereği, 13.02.2024 tarihli ve 2024/1672- sayılı
Gönderme Kararı verilmiştir.
2.1. Gönderme Kararımız üzerine Keçiören Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nden alınan 16.02.2024 tarihli ve – – sayılı cevabi yazıda; “İlgi yazınızda belirtildiği üzere 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8. maddesinin ikinci fıkrası ile yasada belirtilen şartları taşıyanların indirimli emlak vergisi oranından yararlanmasına imkân sağlanmış olup, brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olanların faydalanabileceğine dair düzenleme yapmıştır. Bu düzenlemeye göre TC kimlik numaralı emlak vergisi mükellefimiz dilekçesinde belirttiği üzere emekli olduğu ve Kırşehir İli Çiçekdağı İlçesi Kabaklı Köyü sınırları içerisinde iki katlı meskende hissesi olması nedeniyle emlak vergisi indiriminden faydalanması mümkün bulunmadığı, ikinci meskeni devretmesi durumunda ilgili kanunun hükümlerine koşullarının uyması durumunda bir
sonraki bütçe yılından itibaren emlak vergisi indiriminin uygulanacağı kendisine defaatle söylenmiştir.”
Şeklinde açıklama yapılmıştır.
2.2. Şikâyetçi tarihinde; “2024/1390 başvuru numarasıyla yapmış olduğum başvurumla ilgili
Keçiören Belediyesine yazı yazılmış o yazı geldiğinde kesin karar verileceği belirtilmişti. Dilekçeme istinaden kesin kararınızın ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Sayın Ombudsmanlık; ben emekli bir öğretmen olarak dilekçemde verdiğim bilgiler değerlendirildiğinde içinde oturduğum tek evim için emlak vergisi vermeye devam mı edeceğim yoksa yasa gereği emekli olup da tek evi olandan vergi alınmaz yasasına tabi mi olacağım? Bunu net olarak bilmek istiyorum. Not: Sayın Başkanlık dilekçemde belirttiğim gibi bugüne kadar benden vergi almalarının dayanağı Kırşehir İli Çiçekdağı İlçesi Kabaklı Köyünde babamızdan kalan ve 17 (on yedi) hisseli kâgir bir ev ve ahır, samanlık bulunmasıdır. Hâlbuki buradan 2 bana 10 m yer bile düşmezken bura ikinci bir ev sayılıyor bunun mantıkla bağdaşır tarafı olmadığı gibi köylerdeki evlerden de yasa gereği vergi alınmamaktadır.” İfadeleriyle yeniden başvuru yapmıştır.
2.3. 24.04.2024 tarihinde de İdare tarafından web tapu belgesi ile emlak vergisi tutarlarına ilişkin belge mail yoluyla Kurumumuza iletilmiştir.
2.4. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir.
2.5. 6328 sayılı Kanun’un “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca, tarihli başvuru üzerine Keçiören Belediye Başkanlığı’ndan 22.05.2024 tarihli ve – – sayılı yazı ile bilgi belge talebinde bulunulmuştur.
2.6. Keçiören Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nden alınan 23.07.2024 tarihli ve E– – sayılı yazıda;
“İlgili yazınızda bahsi geçen T.C. kimlik numaralı ‘ın emlak vergisi muafiyetinden faydalanabilmesi için 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre ekstra hiçbir gelirinin ve 2.
meskeninin olmaması gerekmektedir.
T.C. kimlik numaralı ‘ın adına kayıtlı 18 adet Tarla, 1 adet bağ, 1 adet mesken ve 1 adet iki kargir ev ahır ve arsası Web Tapu kayıtlarında gözükmektedir, Belediyemiz tarlaların bağlı bulunduğu Kırşehir İli Çiçekdağı İlçesi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne Zirai gelir yazısı yazmış olup gelen cevaba göre Aylık 48.318,82 TL Yıllık 579.825,80 TL gelir elde ettiği Çiçek Dağı İlçe Tarım ve
Orman Müdürlüğü tarafından bildirilmiştir, ayrıca adına kayıtlı iki kargir ev ve arsası olarak geçen konut eğer kullanıma uygun değil ise tapu kaydından düzeltilmesi gerektiğini hem zirai geliri hem de 2. meskeni gözüktüğü için emlak vergisi muafiyetinden faydalanamayacağını, …”
Açıklamaları yapılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
… ” ,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun;
4.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
4.2. “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında; “(1) Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,
5. 11/08/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun;
5.1. “Mevzu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”,
5.2. “Mükellef” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.”,
5.3. “Nispet” başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “(Değişik ikinci fıkra: 30/7/2003-4962/15 mad.) Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz.
Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”,
5.4. “Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Değişik: 17/7/1972 – 1610/5 mad.) (Değişik birinci fıkra: 3/4/2002-4751/2 mad.)
Bina vergisi mükellefiyeti;
a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi,
b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi,
c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi,
Takip eden bütçe yılından itibaren başlar.
Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erer. …”,
5.5. “Verginin tarh ve tahakkuku” başlıklı 11 inci maddesinde; “ (Değişik: 3/4/2002-4751/2 mad.)
Bina vergisi, ilgili belediye tarafından;
a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat aylarında,
(…)
29’uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29’uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır. …”,
6. 29/12/2006 tarihli ve 26391 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararında; “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları 2 içinde brüt 200 m ’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.”,
7. 31/12/2003 tarih ve 25333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu
Genel Tebliğinin;
7.1. “1. İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler” başlığı altında; “Bakanlar 2
Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; – Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup
18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, – Gelirleri
münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığından ibaret bulunanlar, … yararlanacaklardır.”,
7.2. “3. İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar” başlığı altında;
“a) İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir.
b) 200m2’yi geçmeyen tek meskene hisse ile sahip olunması halinde indirimli vergi oranı, meskenin vergi değerinin hisseye isabet eden kısmına uygulanacaktır.
c) Birden fazla meskeni olanların veya birden fazla meskende hisseye sahip olanların meskenlerine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır.
d) Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler için söz konusu indirimli vergi oranının uygulanması mümkün değildir.
e) Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır. Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir.
f) İndirimli vergi oranından yararlanan mükelleflerin, bu orandan yararlanma ile ilgili şartlardan herhangi birini kaybetmeleri halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri gerekmektedir.”,
8. 44 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin,
8.1. “I-Hiçbir Geliri Olmayan Mükelleflerin İndirimli Bina Vergisi Oranından Faydalanmak İçin
Taahhüt Belgesi Vermelerinin Yeterli Olması” başlıklı bölümünde;
“… Anılan hükmün verdiği yetkiye istinaden çıkarılan 38 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel
Tebliğinde, Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek mesken sahibi olup hiçbir geliri bulunmayanların indirimli bina vergisi oranından yararlanmaları için ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal
Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge alarak ilgili belediyeye vermeleri gerektiği bildirilmiştir. … Ancak, Bakanlığımıza yapılan başvurular üzerine, mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan Taahhüt
Belgesini ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli (sıfır)
bina vergisi oranının uygulanması uygun görülmüştür. Bu durumda, söz konusu taahhüt belgesinin verilmesi yeterli olup, ayrıca mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel
Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge almalarına gerek bulunmamaktadır. …”,
8.2. “II-Hiçbir Geliri Olmadığını Beyan Eden Mükelleflerin Geliri Veya İkinci Bir Meskeni
Bulunduğunun Tespit Edilmesi Halinde Yapılacak İşlemler” başlıklı bölümünde de;
“Hiçbir geliri olmadığını taahhüt eden mükelleflerin, indirimli vergi oranından yararlanabilmeleri için, gelir vergisine tabi hizmet karşılığı elde edilen ücret, ticari, sınai, mesleki ve zirai faaliyet geliri ile menkul ve gayrimenkul sermaye iradı, faiz ve temettü veya benzeri bir gelirinin olmaması gerekmektedir.
Mükelleflerin, yukarıda belirtilen türden bir gelir elde etmeleri veya ikinci bir meskene sahip olmaları halinde, bu değişikliği mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri zorunludur. …”,
9. 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “2. Emlak Vergisi Bildirimlerinin Yeniden
Düzenlenmesi, Mükelleflerden Bildirim Dışında Bir Belge Talep edilmemesi ve Devredenin
Mükellefiyetinin Res’en Sona Erdirilmesi” başlıklı bölümünde;
“…1319 sayılı Kanunda, emlâk vergisi mükelleflerine, bu vergiyle ilgili işlemler sırasında emlâk vergisi bildirimi dışında herhangi bir belge vereceklerine dair yükümlülük getiren bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu nedenle, emlâk vergisi mükelleflerinden emlâk vergisi bildirimi dışında tapu sureti, kimlik fotokopisi, vergi kimlik numarasını gösteren belge, elektrik ve su abone belgesi, yapı kullanma izin belgesi, m² cetveli veya başkaca bir belge talep edilmeyecektir.
… Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgileri, İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden, tapu kayıtları ise Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden alınabilecektir. Ayrıca, mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgilerin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından elektronik ortamda sağlanması mümkün olacaktır. …”
hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Başvuran, 1 no.lu paragrafta belirtildiği üzere özetle; emekli bir öğretmen olarak ikamet ettiği brüt 2
100 m olan bir tane evi bulunduğunu, kanun gereği bu meskenden emlak vergisi alınmaması gerektiğini,
ancak üzerinde Kırşehir İli Çiçekdağı İlçesi Kabaklı köyünde kendisinin de hissedarı olduğu 17 mirasçısı bulunan ahır, samanlık ve kâgir ev görünmesi ve bu evin ikinci evi olarak kabul edilmesi nedeniyle emlak vergisi indiriminden yararlandırılmadığını, ayrıca yıkık dökük olan bu yerden herhangi bir gelir etmediğini, diğer taraftan köydeki ev ve ahırların Köy Kanununa göre vergiye tabi olmadığını belirterek Kurumumuzca bu durumların değerlendirilerek vergi ödeyip ödemeyeceği hususunun netleştirilmesini talep etmiştir.
12. Başvuru üzerine Kurumumuzca inceleme ve araştırma yapılmış olup, Keçiören Belediye Başkanlığı
Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün 16.02.2024 tarihli ve – – sayılı ve 23.07.2024 tarihli ve – – sayılı cevabi yazıları ve ekleri incelendiğinde; şikâyetçinin Web
Tapu kayıtlarında adına kayıtlı 18 adet Tarla, 1 adet bağ, 1 adet mesken ve 1 adet iki kargir ev, ahır ve arsası göründüğü, Belediye tarafından tarlaların bağlı bulunduğu Kırşehir İli Çiçekdağı İlçesi İlçe
Tarım ve Orman Müdürlüğüne Zirai Gelir yazısı yazıldığı, gelen cevaba göre şikâyetçinin Aylık 48.318,82 TL, Yıllık 579.825,80 TL gelir elde ettiği hususları anlaşılmıştır.
13. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1 inci maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu; 2 nci maddesinde, bina tabirinin, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsadığı; 3 üncü maddesinde, bina vergisinin binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği; 7 nci maddesinde de bina vergisi matrahının binanın bu Kanun hükümlerine göre tespit edilen vergi değeri olduğu hükme bağlanmıştır.
14. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde 2 brüt 200 m ‘yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil), bu meskene ait bina vergisi oranı 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.
15. 38 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde;
” 1.İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler
2
“Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; – Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, – Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığından ibaret bulunanlar, … yararlanacaklardır.” açıklamalarına yer verilmiştir.
16. Gelir İdaresi Başkanlığının;
16.1. “İndirimli Emlak Vergisi Uygulaması” konulu, 10.07.2019 tarihli ve 97895701-175.01[2018/6.146]-E.561833 sayılı Özelgesi’nde;
“1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, ” Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır.”,
16.2. “Tek Meskeninden Başka Tapu Kaydında Bahçeli Kargir Ev Hissedarı Olanın İndirimli Emlak
Vergisi” konulu, 15.04.2021 tarihli ve 60757842-175.01-7979 sayılı Özelgesi’nde ise;
“Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene, tek meskende hisseye veya intifa hakkına sahip bulunan gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumundan aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, ilgili Tebliğde yer verilen diğer şartları da taşınmaları durumunda indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmaları mümkün bulunmakta olup birden fazla meskeni olanların veya birden fazla meskende hisseye sahip olanların ise söz konusu uygulamadan yararlanması mümkün bulunmamaktadır.”
Açıklamaları yer almaktadır.
17. Somut olayda;
Başvurucunun, wep tapu kayıtlarına göre Ankara İli Keçiören İlçesi Kanuni Mahallesi’nde 1 adet mesken, Kırşehir İli Çiçekdağı İlçesi Kabaklı Mahallesi’nde de 18 adet Tarla, 1 adet Bağ ve İki Kargir Ev, Ahır
ve Arsası bulunduğu, kayıtlarda herhangi bir hisse oranı belirtilmediği, tapu kaydında yer alan arazilerde tarımsal faaliyet yapılıp yapılmadığına ilişkin yapılan araştırma sonrası tespit edilen tarımsal gelirinin ise Yıllık Net 579.825,80 TL olduğu,
Adına kayıtlı iki kargir ev ahır ve arsası olarak geçen konutun eğer kullanıma uygun değil ise tapu kaydından düzeltilmesi gerektiği,
Nitekim 22.05.2024 tarihinde yapılan görüşmede başvurucu tarafından söz konusu köyde bulunan evin her hissedarda anahtarı olduğunun, köye gittikleri zaman bir kaç gün kaldıklarının ve evin kullanılabilir halde olduğunun beyan edildiği,
Dolayısıyla başvurucunun resmi kayıtlarda hem ikinci bir meskeni hem de ikinci bir geliri olduğu, bunların
Web Tapu kayıtlarından ve Çiçekdağı Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yazısından tespit edildiği,
Bu hususlarda alınan tapu kayıtları ile tapu kayıtlarında yer alan arazilerden zirai gelir tespiti belgesinin yeterli olduğu ve taşınmazı olan herkesin ödediği emlak vergisine ait muafiyetinin, tek mesken şeklinde yasada istisnai olarak belirtildiği, idarenin ikinci meskende kaç malik olduğu, kişiye kaç metrekare düştüğü şeklinde inceleme yapamayacağı, İdarenin resmi kayıtlarda yer alan bilgileri hiçe sayma ve istisnaları genişletme yetkisinin bulunmadığı ve bu noktada İdarece yapılacak başkaca bir işlem bulunmadığı,
Başvuranın Köy Kanununa göre köyde bulunan ev ile ilgili vergi alınmaması gerektiği iddiası hakkında ise söz konusu evden emlak vergisi alındığına dair başvuru ve eklerinde herhangi bir somut bilgiye ve belgeye yer verilmediği, köye bulunan evden emlak vergisi alınmamasının yasada yer alan “tek mesken” şartını ortadan kaldırmayacağı,
hususları tespit edilmiştir.
18. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; emlak vergi muafiyetinin sadece yazılı mevzuatta açıkça yer alan şartlarının varlığı halinde istisnai olarak düzenlendiği, kişi üzerine kayıtlı diğer meskenin hisse oranına göre ya da nerede olduğuna göre muafiyetlerin yorum yolu ile genişletilemeyeceği, emekli öğretmen olan başvuranın ikamet ettiği meskeninden başka üzerine kayıtlı iki kargir ev ile Wep tapu kayıtlarında yer alan 18 tarla ve bir bağa ilişkin yapılan araştırmada emekli aylığından başka kayıtlardaki arazilerden zirai geliri olduğunun tespit edilmesi nedeniyle mezkûr Bakanlar Kurulu kararında yer alan
“Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların ve Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan” kişilerin indirimli bina vergisinden yararlanacağı hükmünü karşılamadığı anlaşılmış olup bu nedenle de ikamet ettiği meskeni için indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmalarının mümkün olmadığı, bu kapsamda başvuranın indirimli bina vergisi oranı (sıfır)
muafiyetinden yararlandırılması talebi karşısında ilgili idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde göndererek “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın şikâyetçiye tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemine karşı Ankara Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve KEÇİÖREN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi