|
ÖZET: Başvuru, Antalya ilinde ikamet eden bir vatandaşın, evinin yanındaki boş alanda biriken yağmur sularının ıslah edilmesi talebiyle Kamu Denetçiliği Kurumu’na yaptığı şikâyeti kapsamaktadır. Şikâyetçi, bu alandaki su birikintisinin sivrisinek ve kurbağa gibi haşerelere neden olduğunu, Antalya Su ve Atıksu İdaresi’nin (ASAT) sorunu çözme konusunda yetersiz kaldığını belirtmiştir. Başvuru, ilgili idarelerin cevap vermemesi üzerine yapılmış ve ASAT, yağmur sularının uzaklaştırılması için gerekli harcamaların ilgili belediyelerce karşılanması gerektiğini ifade etmiştir.
İlgili idareler, şikâyetçinin taleplerine ilişkin olarak, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Manavgat Belediyesi’nin sorumluluklarını vurgulamışlardır. Antalya Büyükşehir Belediyesi, vektör kontrol çalışmaları yapıldığını belirtirken, Manavgat Belediyesi ise yağmur sularının tahliyesinin sorumluluğunun kendilerinde olduğunu ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yağmur suyunun uzaklaştırılması görevini Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne, kaldırım yapılması talebini ise Manavgat Belediyesi’ne önererek, her iki idarenin de görev alanlarını netleştirmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yağmur suyu uzaklaştırma konusunda, Manavgat Belediyesi’ne ise kaldırım yapma hususunda tavsiyelerde bulunmuştur. Ayrıca, 2560 sayılı Kanun’un 25’inci maddesinin güncellenmesi gerektiği vurgulanmıştır. İlgili idarelerin bu karar doğrultusunda hareket etmesi beklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/11719-S.18151
BAŞVURU NO : 2019/10905
KARAR TARİHİ : 15/11/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
MANAVGAT BELEDİYE BAŞKANLIĞI
ANTALYA SU VE ATIKSU İDARESİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : İkamet ettiği evinin yanındaki sahada biriken yağmur suyunun ıslah edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/06/2019
I. ŞİKÂYETÇİNİN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi … başvurusunda;
1.1) İkametgâhının bulunduğu … Sitesi ve … Sitesi yanında bulunan boş arsada yağmur suyu
biriktiğini, göl olduğunu ve bataklık haline geldiğini, evlerinde sürekli sivrisinek olduğunu, etrafta çok fazla kurbağa olduğunu, ses ve gürültü de oluştuğunu, sorumlu olan Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğünün konu ile ilgileneceğini bildirdiğini; ancak bir sonuç alınamadığını iddia ederek ikamet ettiği evinin yanında bulunan sahada biriken yağmur suyunun ıslah edilmesi talebiyle 07/02/2019 tarihli ve … dosya numarası ile Kamu
Denetçiliği Kurumu’na başvuru yaptığını,
1.2) Başvurusuna 28/02/2019 tarihinde Kurumumuzca Antalya Büyükşehir Belediye
Başkanlığı, Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü, Manavgat Belediye Başkanlığı’na 28/02/2019 tarih ve .. evrak sayılı Gönderme Kararı verildiğini, Gönderme Kararı’na karşılık
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Manavgat Belediye Başkanlığı tarafından 60 günlük süre içerisinde cevap verilmediğini,
1.3) ASAT Genel Müdürlüğü tarafından verilen 22/03/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazıda
özetle, “Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğünün bağlı İSKİ Kuruluş ve Görevleri
Hakkındaki Kanunun 25 inci maddesinde “Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili Belediyelerce karşılanmak şartıyla İSKİ tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması ve işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilmez” denilmektedir. Bu kanuna göre belediyelerin talepleri olmadan ve gerekli harcamaları ilgili belediyeler karşılamadan Kurumumuzun herhangi bir çalışma yapması mümkün değildir. Ayrıca şikayete konu olan bölge vatandaş mülk arazi olup, kamu arazisi olmaması nedeniyle Genel Müdürlüğümüz ve Antalya
Büyükşehir Belediyesi’nin yağmur suyu bertaraf olmaması sebebiyle Genel Müdürlüğümüz ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yağmur suyu bertaraf tesisi yapması mümkün değildir.
Şikayet konusu bölgedeki sivrisinek ve kurbağa ile mücadele Antalya Büyükşehir Belediyesi
Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığının ve Manavgat Belediyesinin sorumluluğundadır….” denilmekle, sorumluluğun kendilerinde olmadığının belirtildiğini,
1.4) Sorunun halen çözülmediğini iddia ederek, sokakta yağmur giderinin ana hat ile
bağlantısının sağlanması veya yoldan gelen suyun önünü engel olması için kaldırım yapılması şeklinde yağmur suyunun ıslah edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurularının çözüme kavuşturulması amacıyla 28/02/2019 tarih ve … evrak
sayılı Gönderme Kararı’na ASAT Genel Müdürlüğü tarafından verilen 22/03/2019 tarih ve … sayılı cevap yeterli görülerek yazıda muhatap gösterilen Antalya Büyükşehir
Belediye Başkanlığı ile Manavgat Belediye Başkanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1) Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Antalya Büyükşehir
Belediye Başkanlığı’ndan (Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı) alınan 11/07/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazısında; “… .. Mahallesi … Sokak ve … Sokak’lar da Vektör Mücadele ekiplerimizce gerekli İlaçlama çalışmaları yapılmış olup, vektör kontrol çalışmalarımız yıl boyunca program dahilinde düzenli olarak devam edecektir.” şeklinde cevap verildiği,
2.2) Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Manavgat Belediye
Başkanlığı’ndan alınan 01/08/2019 tarih ve 640-13.9013 sayılı cevabi yazısında; şikâyete konu talebin incelendiği ve ilgi tutulan İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği’nin 13.05/2016 tarih ve … sayılı yazısı ile Danıştay 8.D. 2008/4125 Kararı Gereğince, Antalya 2. İdare
Mahkemeleri 2010/89 Sayılı Kararı gereğince bahse konu arsada biriken yağmur suları ve bunların tahliyesini içeren sorunların çözümü ile ilgili yetki ve sorumluluğun Antalya
Büyükşehir Belediyesi’nde olduğu şeklinde cevap verildiği, tespit edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) T.C. Anayasasının;
3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. …”,
3.2) “Yargı Yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;
“ İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” ,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe
Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunun;
5.1) “Büyükşehir Belediyesi Kurulması ve Sınırlarının Belirlenmesi” başlıklı 1 inci
maddesinde; “(1) Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür.
…
(3) Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.
…
(5) Birinci, ikinci ve dördüncü fıkrada sayılan illerdeki il özel idarelerinin tüzel kişiliği kaldırılmıştır.
(6) Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illerin bucakları ve bucak teşkilatları kaldırılmıştır.”
6) 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun;
6.1) “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” Başlıklı 7 nci
maddesinde; “ …
g) (Değişik: 12/11/2012-6360/7 md.) Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek; kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan yapılara ilişkin yükümlülükler koymak; ilân ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek.
…
r) Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak.
…
İlçe belediyelerinin görev ve yetkileri şunlardır:
a) Kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak.
…”,
6.2) “Alt yapı hizmetleri” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“ Büyükşehir içindeki alt yapı hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşların temsilcilerinin katılacağı alt yapı koordinasyon merkezi kurulur. Büyükşehir ilçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Alt yapı koordinasyon merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının (oda üst kuruluşu bulunan yerlerde üst kuruluşun)
temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır…”
6.3) “Büyükşehir belediyesinin gelirleri” başlıklı 23 üncü maddesinin (g) bendinde;
“ g) Hizmetlerin büyükşehir belediyesi tarafından yapılması şartıyla 2464 sayılı Belediye
Gelirleri Kanununda belirtilen oran ve esaslara göre alınacak yol, su ve kanalizasyon harcamalarına katılma payları.”,
6.4) “Büyükşehir belediyesinin giderleri” başlıklı 24 üncü maddesinin (d)
bendinde; “ d) Her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderleri.”,
6.5) “Belediyeler arası hizmet ilişkileri ve koordinasyon” başlıklı 27 nci
maddesinde; “ (Değişik birinci fıkra: 12/11/2012-6360/11 md.) Büyükşehir kapsamındaki belediyeler arasında hizmetlerin yerine getirilmesi bakımından uyum ve koordinasyon, büyükşehir belediyesi tarafından sağlanır. Büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyeleri veya ilçe belediyelerinin kendi aralarında hizmetlerin yürütülmesiyle ilgili ihtilaf çıkması durumunda, büyükşehir belediye meclisi yönlendirici ve düzenleyici kararlar almaya yetkilidir…”
6.6) “Diğer hükümler” başlıklı 28 inci maddesinde;
“Belediye Kanunu ve diğer ilgili Kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri ilgisine göre büyükşehir ve ilçe belediyeleri hakkında da uygulanır.”,
6.7) Geçici 2 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında;
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; büyükşehir belediye sınırları, İstanbul ve Kocaeli ilinde, il mülkî sınırıdır. Diğer büyükşehir belediyelerinde, mevcut valilik binası merkez kabul edilmek ve il mülkî sınırları içinde kalmak şartıyla, nüfusu birmilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı yirmi kilometre, nüfusu birmilyondan ikimilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı otuz kilometre, nüfusu ikimilyondan fazla olan büyükşehirlerde yarıçapı elli kilometre olan dairenin sınırı büyükşehir belediyesinin sınırını oluşturur.
…
Bu sınırlar içinde kalan köylerin tüzel kişiliği sona ererek mahalleye dönüşür. Bu şekilde oluşan mahallelerin katılacağı ilçe veya ilk kademe belediyesi, büyükşehir belediye meclisince belirlenir. Orman köylerinin tüzel kişiliği devam eder. Ancak ormanlarla ilgili diğer kanun hükümleri saklı kalmak üzere bu köyler imar bakımından büyükşehir belediyesinin mücavir alanı sayılırlar. Bu köylerde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütme görev ve yetkisi ilgili büyükşehir belediyesine bağlı su ve kanalizasyon idaresine aittir.”,
7) 5393 sayılı Belediye Kanununun;
7.1) “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık;…
hizmetlerini yapar veya yaptırır.
…
Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin mali durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir
…
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.”
7.2) “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendinde; “ e) Müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek.”,
7.3) “Belediyenin giderleri” başlıklı 60 ıncı maddesinin (c) bendinde;
“ c) Her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderleri.”,
8) 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş
ve Görevleri Hakkında Kanunun;
8.1) “Kuruluş” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“… İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul
Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bu Kanunda İSKİ olarak anılır.
Genel Müdürlüğün hizmeti, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin görev alanı ile sınırlıdır.
Ancak, şehrin yararlandığı su kaynaklarının korunmasına ilişkin hizmetler, büyük şehir belediye sınırları dışında da olsa bu kuruluş tarafından yürütülür. Ayrıca Cumhurbaşkanı anasistem ile ilgili başka belediye ve köylerin su ve kanalizasyon işlerini de bu Genel
Müdürlüğe verebilir.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.”,
8.2) “Görev ve yetkiler” başlıklı 2 nci maddesinde;
“ İSKİ’nin görev ve yetkileri şunlardır:
a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek, b) Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek, c) Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak, d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak,…”,
8.3) “Gelirler” başlıklı 13 üncü maddesinde;
“ İSKİ’nin gelirleri aşağıdaki kaynaklardan sağlanır:
a) Su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık, tarifesine göre abonelerden alınacak ücretler, b) Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca, su ve kanalizasyon tesislerinden yararlananlardan ilgili belediye adına alınacak katılma payları, c) Hizmet alanındaki belediyelerin, İller Bankasınca 2380 sayılı “Belediyelere ve İl Özel
İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun” gereğince nüfus esasına göre dağıtılan paylardan bu bankaca tutularak İSKİ’ye gönderilecek % 10’lar, d) Büyük ve temel yatırım programları karşılığında Devletçe yapılacak yardımlar, e) İSKİ’ye devredilecek tesis ve işletmelerden sağlanan gelirler, f) Şahıs, kurum ve kuruluşlar için yapılan özel hizmetlerden alınacak ücretlerle ortaklıklardan ve üretilen malların satışlarından elde edilecek gelirler, g) Her türlü yardım ve bağışlar ile diğer gelirler.”,
8.4) “Yağmur sularının uzaklaştırılması” başlıklı 25 inci maddesinde;
“ Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla İSKİ tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dâhil edilemez.”,
8.5) Ek 5 inci maddesinde;
“Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.”,
9) 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun;
9.1) “Kanalizasyon harcamalarına katılma payı” başlıklı 87 nci maddesinde;
“Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, Kanalizasyon
Harcamalarına Katılma Payı alınır:
a) Yeni kanalizasyon tesisi yapılması, b) Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi.
İki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller, hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında o yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.”,
9.2) “Payların tahakkuk şekli” başlıklı 90 ıncı maddesinde;
“ Yol Harcamalarına Katılma Payı, bu hizmetin yapıldığı yollardan faydalanan, Su Tesisleri
İle Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payları ise hizmetten faydalanma şekillerine göre ilgili gayrimenkul sahipleri arasında ve 89 uncu maddeye göre hesaplanan katılma payları toplamının ilgili gayrimenkullerin vergi değerleri toplamına oranlanarak dağıtılması suretiyle hesaplanıp tahakkuk ettirilir. Şu kadar ki, ibadet yerleri hakkında harcamalara katılma payı tahakkuku yapılmaz.”,
10) Mülga 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun;
10.1) 6 ncı maddesinin (A/g) bendinde;
“ g) Büyük şehir dâhilindeki su, kanalizasyon, her nevi gaz, merkezi ısıtma ve toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek.”,
11) Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinin;
11.1) “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin (a) bendinde;
“ a) Alt yapı: İçme suyu ve kanalizasyon projeleri, elektrik, doğalgaz, telefon, kablolu televizyon bağlantı hatları gibi telekomünikasyon projeleri, hafif raylı toplu taşıma ve metro projeleri, termal ısınma ve enerji besleme projeleri ve benzerleri gibi raylı toplu taşıma sistemleri ile yollar ve kaplamaları.”,
12) Atıksu Toplama ve Uzaklaştırma Sistemleri Hakkında Yönetmeliğin;
12.1) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin (y) bendinde;
“ y) Kanalizasyon sistemi: Ayrık sistemde evsel ve/veya endüstriyel atıksuları ayrı, yağmur sularını ayrı; bileşik sistemde ise bütün atıksuları birlikte toplamaya, uzaklaştırmaya ve arıtma tesislerine iletmeye yarayan birbirleri ile bağlantılı boru ya da kanallardan oluşan sistemi.” hükümlerine amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
13) 2560 sayılı Kanunun 25’inci maddesi gereğince yağmur suyu uzaklaştırılması için yapılacak
harcamaların ilgili belediyeden talep edilmesini yerel nitelikteki kamu hizmetlerinin verimli ve etkin sunulması amacıyla gerçekleştirilen reformlar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği, bu anlamda 5216 sayılı Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri ve belediyecilik alanında günümüze kadar gerçekleşen değişiklikler dikkate alınarak yorumlanması gerektiği, büyükşehir belediyelerinin 1984 yılında kurulmasıyla, yağmur suyunu uzaklaştırmak da dâhil olmak üzere, su ve kanalizasyon hizmetlerinin büyükşehir belediyelerine verilmesi ve bu görevlerin büyükşehir ilçe belediyelerinden alınması, halen yürürlükte olan 5216 sayılı Kanuna göre büyükşehirlerde yağmur suyunun uzaklaştırılması görevinin büyükşehir belediyelerine ait olması hususları gözetilerek, su ve kanalizasyon idarelerince bu amaçla yapılacak harcamaların da büyükşehir belediyesince karşılanması ve 2560 sayılı Kanunun 25’inci maddesindeki ‘ilgili belediye’ ibaresinden büyükşehir belediyelerinin anlaşılması gerektiği dikkate alınarak, şikâyetçinin talebine konu olan sokaktaki yağmur suyunun uzaklaştırılması görevinin Antalya
Büyükşehir Belediyesinin ve bağlı kuruluşu olan Antalya Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASAT)
Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğu, şikâyetçinin yoldan gelen suyun önünü engel olması için kaldırım yapılması talebine ilişkin olarak, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi
Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince Manavgat Belediyesinin sorumluluğunda bulunduğu yönünde hazırlanan Tavsiye Kararı Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
14) Şikâyetçi, ikametgâhının yanında bulunan boş arsada yağmur nedeniyle çok fazla su
birikintisi oluştuğunu, bataklık haline gelen alanın sıhhi açıdan olumsuz sonuçlara sebebiyet verdiğini iddia ederek bahse konu sahada biriken yağmur suyunun ıslah edilmesini veya sokak düzenlemesi yapılmasını talep etmektedir.
15) İlgili İdarelerin Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde özet olarak,
ASAT Genel Müdürlüğü tarafından idarelerini bağlayan 2560 sayılı Kanunun 25 inci maddesi gereğince şikâyet konusu bölgedeki sivrisinek ve kurbağa ile mücadele Antalya Büyükşehir
Belediyesinin (Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı) ve Manavgat Belediyesinin sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir. Manavgat Belediye Başkanlığı ise İçişleri Bakanlığı
Hukuk Müşavirliği’ nin 13.05/2016 tarih ve 640-13.9013 sayılı yazısı ile Danıştay 8.D.
2008/4125 Kararı Gereğince, Antalya 2. İdare Mahkemeleri 2010/89 Sayılı Kararı gereğince bahse konu arsada biriken yağmur suları ve bunların tahliyesini içeren sorunların çözümü ile ilgili yetki ve sorumluluğun Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde olduğunu ifade etmiş, Antalya
Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı) ise bahse konu sokakta ilaçlama çalışmaları yapıldığı, vektör kontrol çalışmalarının yıl boyunca program dâhilinde düzenli olarak devam edeceğini belirtmiştir.
16) İdarelerin cevaplarından, yağmur suyunun uzaklaştırılması konusunda ihtilaf olduğu
anlaşılmakla konunun yağmur suyunun uzaklaştırılması ve biriken suların ıslahı konusunda görev ve yetkinin hangi kurumda olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.
17) Bilindiği üzere, 23.11.1981 günlü ve 17523 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
giren 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon idaresi (İSKİ) Genel Müdürlüğü Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesi uyarınca, büyükşehir belediyesi sınırları içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla her türlü tesisi kurmak üzere su ve kanalizasyon idareleri kurulmuştur. Yine aynı madde gereğince Genel Müdürlüğün hizmeti coğrafi olarak büyükşehir belediyesinin görev alanı ile sınırlı tutulmuş; ancak, şehrin yararlandığı su kaynaklarının korunmasına ilişkin hizmetler, büyükşehir belediye sınırları dışında da olsa hizmet sunacağı belirtilmiştir. Ayrıca Cumhurbaşkanı anasistem ile ilgili başka belediye ve köylerin su ve kanalizasyon işlerini de bu Genel Müdürlüğe verebilmektedir. Su ve
Kanalizasyon İdareleri devlet teşkilatı içerisinde ilgili büyükşehir belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar olarak yer almaktadır. Bu anlamda büyükşehir belediyesi başkanları su ve kanalizasyon idarelerinin de en üst amiri konumundadır.
Fonksiyonel anlamda Kanunun 2 nci maddesine göre görev ve yetkileri arasında başka konular yer almakla birlikte özellikle (d) bendinde; su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmakla görevlendirilmiştir. Kanunun Ek 5 inci maddesi ile bu Kanunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi dışındaki diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağı kurala bağlanmıştır. İlgili mevzuat hükümlerinden, su ve kanalizasyon idarelerinin kuruluş maksadının özellikle belediye hizmetlerinin artması nedeniyle en temel ihtiyaçlardan olan su ve kanalizasyon hizmetlerinin sunulmasında ihtisaslaşmayı sağlamaktır.
18) Kuruluş amacı doğrultusunda tüzel kişiliğe haiz su ve kanalizasyon idarelerinin gelirleri
arasında 2560 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde başka gelirler sayılmakla birlikte özellikle (a) bendinde; su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık tarifesine göre abonelerden alınacak ücretler, (b) bendinde; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca, su ve kanalizasyon tesislerinden yararlananlardan ilgili belediye adına alınacak katılma paylar ile (c) bendinde; hizmet alanındaki belediyelerin, İller Bankasınca 2380 sayılı Kanun gereğince nüfus esasına göre dağıtılan paylardan bu bankaca tutularak bu idarelere gönderilecek %10′ lar bu idarelerin gelirleri arasında sayılmıştır. Mezkûr Kanunun 25 inci maddesi ile özel bir düzenleme yapılarak “Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla İSKİ tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilemez” hükmüne yer verilmiştir.
19) Diğer yandan, ilçe belediyesinin iddialarını oluşturan, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi
Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasında büyükşehir belediyelerinin görev ve yetkileri sayılmış ve özellikle (r) bendinde; “su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için
gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak:
kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak” büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ilçe belediyelerinin görev ve yetkileri sayılmış ve özellikle (a) bendinde; “Kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak” ilçe belediyelerinin görev ve yetkileri konusunda esas kabul edilmiştir. Aynı Kanunun 24/d maddesinde ; “her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderleri” büyükşehir belediyesinin giderleri arasında belirtilmiştir. Yine aynı Kanunun 23.
maddesinin (g) bendinde; “Hizmetlerin büyükşehir belediyesi tarafından yapılması şartıyla
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda belirtilen oran ve esaslara göre alınacak yol, su ve
kanalizasyon harcamalarına katılma payları” belediye gelirleri arasında gösterilmiştir.
20) İlgili Kanun metinleri değerlendirildiğinde; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda
büyükşehir belediyelerine verilen görevler açıkça sayılmıştır. Buna göre, su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, büyükşehir belediyelerinin görevleri arasındadır. Belirtilen maddenin ikinci fıkrasında ilçe belediyelerinin görevleri arasında suyla veya yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili herhangi bir hususa yer verilmemiştir. Bilakis ana kural olarak kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak sayılmıştır. Bu kapsamda su ve kanalizasyon hizmetlerinin tek merkezden yürütülmesi için büyükşehirlerde büyükşehir belediyesine bağlı su ve kanalizasyon idareleri kurulmuştur. Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, dere ıslahını yapmak gibi görevler buna paralel olarak büyükşehir belediyelerine verilmiştir. Ülkemizde büyükşehir yönetimleriyle ilgili ilk temel düzenleme olan 09.07.1984 günlü ve 18453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 3030 sayılı
Mülga Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin
Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 6. maddesinin, A/g bendi ile büyükşehir dâhilindeki su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak Büyükşehir
Belediyelerinin görevleri arasında sayılmış ve halen yürürlükte olan 5216 sayılı Büyükşehir
Belediyesi Kanununun 7’nci maddesinin, (r) bendi ile de aynı görevler yine büyükşehir belediyelerine verilmiştir.
21) Özellikle son yıllarda yapılan reformlar ile yerel yönetimlerin hizmet sunmasında etkinliğin
ön plana çıkarılması hedeflenmektedir. Bu anlamda 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve son olarak 6360 sayılı Kanun büyükşehirlerin etkisinin artırılması anlamında önemli yenilikler getirmeyi amaçlamıştır. 5216 sayılı Kanunun gerekçesinde; “… Geçmişte tecrübesi bulunmayan ve ilk defa 1984 yılında 3030 sayılı Kanun ile hayata geçirilen bir sistemin uygulamada bazı eksikliklerinin olması ve bu alanda kimi sorunların yaşanması doğaldır.
Görev ve yetkilerin paylaşılmasında nesnel ölçütler bulunmadığı, yönetim kademeleri arasında işbirliği kurma mekanizmalarının yeterli olmadığı, büyükşehir yönetiminin kesin bir hâkimiyetinin bulunduğu, büyükşehir çapında planlama ve koordinasyon yapılamadığı ve belediye büyüklüklerinin çok farklı olduğu sorun olarak genel kabul gören hususlardır. Bu sorunların çözülmesi ve büyükşehir belediye yönetiminin daha etkin işleyen bir duruma getirilmesi acil bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır. Diğer taraftan, kamu yönetiminde meydana gelen gelişmeler büyükşehir belediyelerinin de yeniden yapılandırılmasını, bu idarelerin etkin, saydam, hesap verebilir ve katılımcı bir yapıya kavuşturulmasını gerektirmektedir. Mahallî idarelerin yeniden yapılandırılması çerçevesinde, bu amaçları gerçekleştirmek ve büyükşehir belediyelerini de yeniden düzenlemek için bu Tasarı hazırlanmıştır…” denilmekle, özellikle etkin işleyen belediye anlayışı öne çıkarılmaya çalışılmıştır. Diğer yandan 6360 sayılı Kanunun gerekçesinde ise “… Büyükşehir alanında sunulan hizmetlerin tek merkezden yürütülmesi ile ortaya çıkan ölçek ekonomileri sayesinde hizmetlerde etkinlik, koordinasyon ve kalite yükselecek, daha az kaynak ile daha çok ve daha kaliteli hizmet sunulması mümkün hale gelebilecektir. Hâlihazırda birden fazla merkezden verilen hizmetlerin daha büyük ve ideal ölçekteki bir merkez tarafından verilmesi birim maliyetler ve kişi başına kamusal harcamaları da azaltacaktır….. 5216 sayılı Kanunun yürürlüğe girişinden bu güne kadar İstanbul ve Kocaeli illerinde uygulanan il sınırında büyükşehir belediye modelinin imar, planlama, ulaşım, itfaiye gibi geniş çerçevede eşgüdüm ve bütünlük içerisinde yürütülmesi gereken mahalli müşterek nitelikteki kamu hizmetlerinin sunumunda etkinlik sağladığı görülmüştür. Hazırlanan Kanun Tasarısı bu düzenlemenin mevcut 14 büyükşehir belediyesinin yanı sıra yeni kurulacak 13 büyükşehir belediyesi için de uygulamaya konulmasını da öngörmektedir.” şeklinde yapılan değerlendirmeler su ve kanalizasyon idaresinde de, ölçek ekonomisi dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini ortaya çıkarmaktadır. 11/10/2018 tarih ve 2018/13 sayılı Cumhurbaşkanlığı
Genelgesi ile; “ Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde sorun çözen, çözüm üreten, sonuç ve vatandaş odaklı devlet anlayışı ile bürokrasinin azaltılması Cumhurbaşkanlığı Hükümet
Sisteminin öncelikli hedeflerindendir. Kamu hizmetlerinde hantallığa sebebiyet veren hususların ortadan kaldırılması, milletimize hizmetlerin süratli ve en iyi şekilde sunulması, devlet ve millet bütünleşmesini zedeleyen davranışlardan kaçınılması gerekmektedir. Bu itibarla; kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan tüm başvurularda, talebin sonuçlandırılması başka bir idari makamın görev alanında kalsa dahi, başvurular anında incelenerek takip edilecek, talebin ilk başvuru yerinde neticelendirilmesine özen gösterilecek, başvuru sahibine yapılan işlemler hakkında gecikmeksizin nihai ve kesin bilgi verilecek, başvuruların süratli ve doğru sonuçlandırılması amacıyla gerekli tüm tedbirler alınacaktır…” denilmekle, kamu kurumlarının vatandaşa hizmet götürürken etkin yönetim anlayışı ile hareket edilmesi yönünde hassasiyet gösterilmesini talep etmektedir.
22) Bu konuda değerlendirilmesi gereken diğer bir husus, su ve kanalizasyon idarelerinin
iddialarına dayanak olan 2560 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin gerekçesine ilişkindir. Konu ile ilgili Türkiye Belediyeler Birliğinin 04/06/2015 tarih ve 18130704-045/1910 sayılı yazısında özet olarak; “ … 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı Kanuna istinaden kurulan İstanbul
Su ve Kanalizasyon İdaresi, büyükşehir belediyesinin olmadığı ve İstanbul’da 34 ayrı belediyenin her birinin kendi sınırları içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmekle görevli olduğu dönemde, bu hizmetlerin tek elden ve bütün bu belediyeler adına yürütülmesi amacıyla kurulmuştur. Bu nedenle Kanunun 2’nci maddesinin (b) bendinde “su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek” ibaresi kullanılmış, 25’inci maddede de tarifelendirilemeyen yağmur suyunun uzaklaştırılmasıyla ilgili harcamaların ilgili belediyeler tarafından karşılanması öngörülmüştür. Bu husus, Kanunun gerekçesinden ve Milli Güvenlik Konseyindeki müzakere tutanaklarından da açıkça anlaşılmaktadır…” denilmekle Kanunun yürürlüğe girmiş olduğu dönemdeki şartlara göre değerlendirildiği; ancak 1984 yılında Mülga 3030 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte ölçek ekonomisi gereğince görev ve yetkinin büyükşehir belediyelerinde olduğu dikkate alınarak 2560 sayılı Kanunun 25 inci maddesindeki ilgili belediye’den kastedilenin büyükşehir belediyesi olduğunu anlamak gerekmektedir.
23) Şikâyete konu edilen ihtilafın yargıya taşındığı ve yargı kararları incelendiğinde farklı
hükümlere varıldığı tespit edilmiştir. Bunlardan bir tanesi Antalya 1. İdare Mahkemesi’nde
Muratpaşa Belediye Başkanlığı tarafından ASAT Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davada, mahkemenin 25/03/2009 tarih ve E.2008/153 K.2009/398 sayılı ilamında özet olarak;
“ … Bu durumda, 1981 yılında yürürlüğe giren 2560 sayılı Kanun ile su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek üzere su ve kanalizasyon idareleri kurulmuş ise de, 1984 yılında yürürlüğe giren mülga 3030 sayılı Kanun ve bu Kanunu yürürlükten kaldıran 5216 sayılı
Kanun ile büyükşehir belediyesi sınırları içindeki her türlü alt yapı hizmetlerinin görümü ve buna ilişkin harcamaların karşılanması görevi büyükşehir belediyelerine verilmiş olduğundan, bir alt yapı hizmeti olan ve büyükşehir belediyesinin görev alanına giren yağmur suyu drenaj kanalı yapımı dolayısıyla yapılacak harcamaların ilçe ve ilk kademe belediyelerinden istenilmesine ilişkin 16.11.2007 tarih ve 35 sayılı ASAT Genel Kurulu kararında ve bu karara istinaden düzenlenen yağmur suyu drenaj kanalı yapım bedeli olarak davacı belediye adına borç kaydedilen 4.629.531 YTL’nin 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiğini bildiren 25.12.2007 tarih ve 17359029 sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Danıştay 8. Dairesinin
11.12.2007 gün ve E.2007/7144 sayılı kararı da bu yöndedir…” şeklinde ilçe belediyesine
çıkarılan yağmur suyu uzaklaştırılması bedelini iptal etmiştir. Bu karar
Danıştay 8. Dairesinin 25/05/2012 tarih ve E.2009/4256, K.2012/3566 sayılı ilamı ile onanmıştır. Daha sonra ASAT Genel Müdürlüğü tarafından karar düzeltme talebi Danıştay 8. Dairesinin 02/10/2013 tarih ve
E.2012/9997, 2013/6872 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
24) Bir diğeri, Bursa 2. İdare Mahkemesi’nde Yıldırım Belediye Başkanlığı tarafından Bursa
Su ve Kanalizasyon (BUSKİ) Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davada, Bursa 2. İdare
Mahkemesi 28/05/2014 tarih ve E.2014/92 K.2014/665 sayılı ilamı ile Antalya 1. İdare
Mahkemesi ile aynı gerekçelerle ilçe belediyesine çıkarılan yağmur suyu uzaklaştırılması bedelini iptal etmiştir. Söz konusu karar, Danıştay 8. Dairesinin 27/02/2017 tarih ve
E.2014/8888, K.2017/1141 sayılı ilamı ile onanmıştır. Daha sonra BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Danıştay 8. Dairesi 03/07/2019 tarih ve E.2017/4518, 2019/6459 sayılı ilamında içtihat değişikliğine giderek, Bursa 2.
İdare Mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermiştir. Bu kararının gerekçesinde özet olarak; “ … büyükşehir belediyelerinin yetki ve görevleri düzenleyen 5216 sayılı Yasa’nın 7.
maddesinin (r) bendinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gereken tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek, büyükşehir belediyesinin görev ve yetkileri arasında belirlenmişken; bu hizmetlerin yürütülmesi için çıkartılan ve özel nitelikte bir Yasa olan 2560 sayılı Yasa’nın 2 (d) maddesi uyarınca, büyükşehir belediyesine ait bu görev ve yetkinin kullanımının su ve kanalizasyon idaresince kullanılacağı; 5216 sayılı Yasada yağmur suyu uzaklaştırılması ile ilgili bir görev ve yetki büyükşehir belediyelerine verilmemişken; 2560 sayılı Yasa’nın 2 (b) maddesi uyarınca bu yetki ve görevin doğrudan su ve kanalizasyon idaresine verildiği; bununla birlikte 2560 sayılı Yasadan sonra yürürlüğe giren 5393 sayılı
Belediye Kanunu’nda yağmur suyunun uzaklaştırılması için gereken tesisleri kurma ve kurdurma görevlerinin belediyelere ait olduğu ve her türlü alt yapı giderinin belediye giderleri arasında olduğu belirtilmekle beraber; bu görevin yüklendiği diğer idarenin kuruluş ve görev yasası mahiyetindeki özel nitelikli Yasa olan 2560 sayılı Yasa’nın 25. maddesinde de bu hizmetin su ve kanalizasyon idaresi tarafından yapılacağı ancak gerekli harcamaların ilgili belediyece karşılanacağı belirtildiğinden, bu hizmetin de, büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idaresince yapılacağı, bedelin ise bu konuda 5393 sayılı Yasa ile görevli kılınan ilgili belediyece karşılanacağı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, 2560 sayılı Yasa’nın “Kuruluş” başlıklı 1. maddesinde su ve kanalizasyon hizmeti sayılmasına rağmen, yağmur suyu uzaklaştırma hizmetinin yer almadığı hususundan yola çıkarak, yağmur suyu hizmetinin kanalizasyon hizmetinin bir parçası olduğu ve bu sebeple tek görevli kuruluşun da davalı idare olduğu yönündeki değerlendirmenin; gerek 2560 sayılı
Yasa’nın 2 (b) ve 25. maddelerinde açıkça düzenlenen davalı idareye ait yağış sularının uzaklaştırılması görevinin gerekse 5393 sayılı Yasa’nın 15 (e) maddesinde düzenlenen ve ilgili belediyelere ait yağmur suyu uzaklaştırma görevinin yok sayılması sonucunu doğuracağı açıktır. Bu göreve ilişkin olarak 5393 sayılı Yasa ile 2560 sayılı Yasa’nın 25. maddesinin birlikte uygulanarak anılan hizmetin, büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idaresi genel müdürlüğünce yapılarak; bu hizmetle ilgili görevli olan ilgili belediyece harcamanın karşılanacağı yönündeki değerlendirmenin, söz konusu Kanunların lafzı ve amacına uygun olacağı şüphesizdir.
Bu durumda; 2560 sayılı Yasa’nın 2 (b) maddesi uyarınca büyükşehir kapsamında yağmur suyu uzaklaştırma görevi bulunan davalı idarece, yapılan tesislere ilişkin maliyet ve harcamalardan, 5393 sayılı Yasa ile 2560 sayılı Yasa’nın 25. maddesi uyarınca sorumlu olan ilgili belediyeden, bu bedelin istenilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından işlemi iptal eden Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir…” şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
25) Danıştay 8. Dairesinin her iki kararı değerlendirildiğinde 03/07/2019 tarih ve E.2017/4518,
2019/6459 sayılı ilamında ortaya konulan ve iki noktada toplanan gerekçelerin irdelenmesi gerekmektedir. İlk önce yağmur suyu uzaklaştırma kanallarının kanalizasyon sistemi ve alt yapı hizmetinin kapsamında yer alıp almadığına karar vermek gerekmektedir. Atıksu Toplama ve
Uzaklaştırma Sistemleri Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin (y) bendinde kanalizasyon sistemi; “Ayrık sistemde evsel ve/veya endüstriyel atıksuları ayrı, yağmur sularını ayrı; bileşik sistemde ise bütün atıksuları birlikte toplamaya, uzaklaştırmaya ve arıtma tesislerine iletmeye yarayan birbirleri ile bağlantılı boru ya da kanallardan oluşan sistem” olarak tanımlanmıştır.
Yine Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinin 4. maddesinin (a)
bendinde alt yapı; “İçme suyu ve kanalizasyon projeleri elektrik. doğalgaz, telefon, kablolu televizyon bağlantı hatları gibi telekomünikasyon projeleri, hafif raylı toplu taşıma ve metro projeleri, termal ısınma ve enerji besleme projeleri ve benzerleri gibi raylı toplu taşıma sistemleri ile yollar ve kaplamaları” olarak tanımlanmış bulunmaktadır. Bu tanımlar göstermektedir ki, 2560 sayılı Kanunun, amacını açıklayan 1 inci maddesinde, İSKİ’nin
Büyükşehir belediye sınırları içerisinde her türlü su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek üzere kurulmuş olduğu belirtildikten sonra 25. maddesinde yağmur suyu uzaklaştırma kanallarının yapımı görevinin İSKİ’ye ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Yönetmelikteki tanımlarda göstermektedir ki, kanalizasyon sisteminden, evsel atıklar ve yağmur sularının uzaklaştırılması kastedilmektedir. Bu bazen ayrık sistem ile bazen birleşik sistem ile uygulanmaktadır. ASAT Genel Müdürlüğü yetkilileri ile yapılan görüşmede Antalya’da ayrık sistemin kullanıldığı ifade edilmiştir. Ancak mevzuat gereğince hepsi kanalizasyon sistemi olarak tanımlanmaktadır. Bu hükümlere göre kanun koyucu 2560 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde yağmur suyunu ayrıca belirtmeyerek bu tür hizmetlerin su ve kanalizasyon hizmetlerinin kapsamında olduğunu kabul etmekle yağmur suyu drenaj kanallarının bir alt yapı hizmeti olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.
26) İkinci husus, yukarıdaki değerlendirme paragraflarında detaylı olarak izah edildiği üzere,
2560 sayılı Kanun büyükşehir belediyeleri kurulmadan önce yürürlüğe giren bir kanundur. Bu
kanun döneminde, il belediyeleri ile birlikte, ilçe belediyelerinin de yağmur suyu vb. konularda alt yapı sorumlulukları bulunmaktaydı. Ancak 1984 yılında 3030 sayılı Kanun ile birlikte mahalli idarelerde yeni bir yapılanmaya gidilmiş ve büyükşehir belediyeleri kurulmuştur. Daha sonra yasalaşan 5216 sayılı Kanun ve 6360 sayılı Kanun ile büyükşehirlerin görev yetkileri artmıştır. Diğer yandan meri mevzuatta 5216 sayılı Kanun ile 30 adet büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyelerinin görev ve yetkileri belirlenmişken, bunlar dışında hizmet veren 51 adet il belediyesi ve ilçe belediyeleri içinde ayrı bir düzenleme yapılarak 5393 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuştur. 5216 sayılı Kanunun 28 inci maddesine göre belediye Kanunu ve diğer ilgili
Kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri ilgisine göre büyükşehir ve ilçe belediyeleri hakkında da uygulanacağı belirtilmektedir. Ancak 5216 sayılı Kanunun 7 nci maddesine göre il belediyelerinden ayrı mevzuatı ve organizasyon yapılanması bulunan büyükşehir belediyelerinin görevleri açıkça sayılmış ve 7 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi ile kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak görevi verilmiştir. Bu hüküm ortada iken büyükşehirlere bağlı ilçe belediyeleri ile ilgili 5393 sayılı Kanun emsal gösterilerek yağmur suyu uzaklaştırma görevinin ilçe belediyelerine ait olduğu sonucunu çıkarmanın söz konusu Kanunların lafzı ve amacına uygun olmayacağı değerlendirilmektedir.
27) Bütün bu değerlendirmeler göstermektedir ki, 2560 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin,
yerel yönetimlerin verimli ve etkin hizmet sunması konusunda ciddi sorunlar oluşturduğu, özellikle hizmetin hızlı ve etkin sunulmasında, idareler arasında ihtilafa sebebiyet verdiği, koordinasyonun sağlanmasını zorlaştırdığı, su ve kanalizasyon idareleri açısından hesapverebilirlik ilkesi gereğince sorumluluk doğurduğu gibi pek çok açıdan değerlendirilerek söz konusu kanun maddesi ile ilgili 5216 sayılı Kanunun 7 nci maddesi doğrultusunda yasal düzenleme yapılması gerektiği düşünülmektedir.
28) Diğer yandan şikâyetçinin yoldan gelen suyun önüne engel olması için kaldırım yapılması
talebine ilişkin olarak, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin (g)
bendinde; büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek görevleri bulunmaktadır. İlçe belediyesi ise kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapar ve yetkileri kullanmaktadırlar. Bu hüküm gereğince bulvar, cadde veya anayol tanımına girmeyen sokak ile ilgili kaldırım çalışmalarının yerine getirilmesi Manavgat Belediyesinin sorumluluk alanında kalmaktadır.
29) Şikâyetçinin iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri birlikte ele
alındığında; 2560 sayılı Kanunun 25’inci maddesi gereğince yağmur suyu uzaklaştırılması için yapılacak harcamaların ilgili belediyeden talep edilmesini yerel nitelikteki kamu hizmetlerinin verimli ve etkin sunulması amacıyla gerçekleştirilen reformlar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği, bu anlamda 5216 sayılı Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri ve belediyecilik alanında günümüze kadar gerçekleşen değişiklikler dikkate alınarak yorumlanması gerektiği, büyükşehir belediyelerinin 1984 yılında kurulmasıyla, yağmur suyunu uzaklaştırmak da dâhil olmak üzere, su ve kanalizasyon hizmetlerinin büyükşehir belediyelerine verilmesi ve bu görevlerin büyükşehir ilçe belediyelerinden alınması, halen yürürlükte olan 5216 sayılı Kanuna göre büyükşehirlerde yağmur suyunun uzaklaştırılması görevinin büyükşehir belediyelerine ait olması hususları gözetilerek, su ve kanalizasyon idarelerince bu amaçla yapılacak harcamaların da büyükşehir belediyesince karşılanması ve 2560 sayılı Kanunun 25’inci maddesindeki ‘ilgili belediye’ ibaresinden büyükşehir belediyelerinin anlaşılması gerektiği dikkate alınarak, şikâyetçinin talebine konu olan sokaktaki yağmur suyunun uzaklaştırılması görevinin Antalya Büyükşehir Belediyesinin ve bağlı kuruluşu olan Antalya Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğu, şikâyetçinin yoldan gelen suyun önüne engel olması için kaldırım yapılması talebine ilişkin olarak, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun
7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince Manavgat Belediyesinin
sorumluluğunda bulunduğu tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
30) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; her üç idarede bilgi ve belge taleplerimizde belirtilen pek çok hususa değinmedikleri, yeterli ve açıklayıcı cevap vermedikleri, ayrıca başvuranla ilgili işlemlerinde ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’, ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkelerine uymadıkları tespit edildiğinden, İdarelerin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
31) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Kararın idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Antalya İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Yağmur suyunun uzaklaştırılması hususunda ANTALYA BÜYÜKŞEHİR
BELEDİYESİ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Şikâyete konu sokak için tretuvar çalışmasının yapılması hususunda MANAVGAT
BELEDİYESİ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURAN ile ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ve MANAVGAT
BELEDİYESİ’NE tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Antalya Büyükşehir
Belediyesi ve Manavgat Belediyesi’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Ayrıca, 5216 sayılı Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri ve belediyecilik alanında günümüze kadar gerçekleşen değişiklikler dikkate alınarak 2560 sayılı Kanunun 25’inci maddesi ile ilgili yasal düzenlenme yapılmasının yararlı olacağı hususunun değerlendirilmesi amacıyla bilgileri için ADALET VE KALKINMA PARTİSİ GRUP
BAŞKANLIĞI’NA, CUMHURİYET HALK PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI’NA,
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI’NA, HALKLARIN
DEMOKRATİK PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI’NA, İYİ PARTİ GRUP
BAŞKANLIĞI’NA, CUMHURBAŞKANLIĞI YEREL YÖNETİM POLİTİKALARI
KURULU’NA, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NA ve ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK
BAKANLIĞI’NA SUNULMASI’NA,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi