ÖZET: Başvuru, Buca Mahallesi’nde bulunan bir evin kentsel dönüşüm sürecine dahil edilmesi ve bu kapsamda su ve doğalgaz hizmetlerinin sağlanması talebini içermektedir. Başvuran, 45 yıldır ikamet ettikleri evin riskli yapı olarak tespit edildiğini, ancak bu duruma itiraz edilmediğini belirtmektedir. İlgili idareler, 6306 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan riskli yapı tespitinin kesinleştiğini ve bu nedenle elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin verilmesinin mümkün olmadığını ifade etmişlerdir.

İlgili idarelerin açıklamalarına göre, başvuruya konu yapı için alınan yapı kayıt belgesi, riskli yapı tespitinin iptalini sağlamamakta ve bu durum, hizmetlerin bağlanmasını engellemektedir. Ayrıca, başvuranın, yapının risksiz olduğuna dair herhangi bir belge sunmamış olması da dikkate alınmıştır. İdarelerin, riskli yapıların tahliye ve yıkım işlemlerini gerçekleştirmekle yükümlü olduğu ve bu süreçte başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuru, hukuka uygun bir şekilde reddedilmiş ve bu karar, ilgili idarelere tebliğ edilmiştir. Başvuran, kararın tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/10594-S.16302

BAŞVURU NO : 2019/11485

KARAR TARİHİ : 22/10/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Buca Belediye Başkanlığı

İzmir Valiliği (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü)

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Riski yapıya, su ve doğalgaz hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin talep hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 21/06/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi vekili, Buca Mahallesi’nde bulunan tek katlı ahşap müstakil bir evde yaklaşık 45 yıldır ikamet ettiklerini, bu evlerinin kentsel dönüşüme girmesi için annesinin 2015 yılında vekalet verdiğini, söz konusu ev için riskli yapı raporu alındığını, vekaletnameden azil işlemi yapıldığı halde TEDAŞ’a, İZMİRGAZ’a ve İZSU’ya kendi adlarına başvuru yapıldığını, buna istinaden 2018 yılı Mayıs ayında su sayaçlarının söküldüğünü, daha sonra imar barışından faydalanarak yapı kayıt belgesi aldıklarını, bu belge uyarınca elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinden faydalanmaları gerektiğini, ancak ilgili İdarelerin evlerine su ve doğalgaz bağlamadığını, evlerinin müstakil kâgir bir ev olduğunu ve risk durumu olmadığını, kendilerinin başka bir evleri olmadığını, evlerinde oturmak istediklerini, konuyla ilgili olarak

İdarelere yapmış oldukları başvurulara olumsuz cevap verildiğini iddia ederek, elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinden faydalanabilmeleri için gerekli iş ve işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel

Müdürlüğünün 02/08/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. Müdürlükleri kayıtlarında yapılan incelemede, başvuruya konu edilen yapıya ilişkin

…no.lu yapı kimlik numarası ile 35 Kent Test Yapı Malz. Lab. Müh. Prj. İnş. Taah. San. ve

Tic. Ltd. Şti. tarafından 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespitinin yapıldığı, konuya ilişkin riskli yapı tespit raporunun İzmir Valiliğince (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce)

incelenerek 03/11/2015 tarihinde uygun bulunduğu, riskli yapı tespitine maliklerce herhangi bir itirazda bulunulmaması sebebiyle 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan riskli yapı tespit işleminin kesinleştiği,

2.2. 6306 sayılı Kanunun amacının; muhtemel bir afet anında yıkılma ve ağır hasar görme ihtimali bulunan ve bu nedenle içinde yaşayanların can güvenliği bakımından riskli olan yapıların tespitinin yapılarak, bu yapılardan insanların tahliyesini sağlamak ve bu yapıların yerine can ve mal güvenliğini temin edecek uygun, sağlıklı ve güvenli yapıların yapılmasını sağlamak oluğu, yapılan tespit sonrası yapının riskli bulunması, riskli yapı tespitine maliklerce yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapı tespitine itiraz olmaması sonucu riskli olduğu kesinleşen yapıların güçlendirilmesinin veya yıktırılmasının, söz konusu yapılarda ikamet edenlerin “can güvenliği” açısından mecburi olduğu,

2.3. 3194 sayılı İmar Kanunun Geçici 16 ncı maddesinin; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması, bu yapıların yıktırılıp yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar maliklerle idareler arasında imar mevzuatından kaynaklanan problemlerin ortadan kaldırılması ve bir nevi imar barışının sağlanması amaçlarıyla yürürlüğe konulduğu,

2.4. Söz konusu maddenin, 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı olarak yapılan yapılar için yapı kayıt belgesi alınması durumunda, imar mevzuatına aykırılıklardan dolayı sadece 3194 sayılı Kanun ile 2960 sayılı Kanuna göre alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının iptal edileceğini hükme bağladığı, yani yapı kayıt belgesi alınan yapılarla ilgili olarak diğer kanunlar kapsamında alınmış bir yıkım kararı veya verilmiş bir para cezası var ise, yapı kayıt belgesinin bu kararların uygulanmasına engel teşkil etmediği, bu durumda, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilen ve bu Kanun kapsamında yıktırılması gereken bir yapı için yapı kayıt belgesi alınarak yıkım kararının iptalinin sağlanmasının mümkün olmadığı,

2.5. Bu itibarla, 6306 sayılı Kanuna göre riskli yapı tespiti kesinleşmiş yapıların tahliye ve yıkım işlemlerinin uygulanmasına engel teşkil edecek şekilde mahkemelerce verilmiş “ihtiyati tedbir” veya “yürütmenin durdurulması” kararı bulunmuyor ise, riskli yapıların bahsi geçen

Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8 inci maddesi kapsamında yıktırılmasının mecburi olduğu, dolayısıyla yapı kayıt belgesi alınarak, riskli yapının tahliyesini ve yıktırılmasını engelleyecek şekilde, yapıya elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin bağlatılmasının mümkün olmadığı açıklamalarında bulunulmuştur.

3. İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 07/08/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

3.1. Bahsi geçen bina için 6306 sayılı Kanun kapsamında ilgili lisanslı firmanın başvurusu üzerine Müdürlüklerinin yetkili mühendisi tarafından 03/11/2015 tarihinde risk tespiti yapıldığı ve yapının durumunun 03/11/2015 tarih ve … sayılı yazı ile ilgili Tapu Müdürlüğüne bildirildiği,

3.2. Başvuru konusu yapıyla ilgili olarak parsel (bina) bazında Kentsel Dönüşüm başvurusu yapıldığı ve bu başvurunun neticelendirildiği, konuyla ilgili tüm işlem ve yazışmalara ilişkin bilgi ve belgelerin yazıları ekinde sunulduğu,

3.3. Söz konusu yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli olarak tespit edilmesi sebebiyle, riskli yapıların tespiti ve itirazlarla ilgili olarak 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin

7 nci maddesi kapsamında uygulamalar yapıldığı,

3.4. Söz konusu yapının taşıyıcı sisteminin yapılmasında kullanılan “yatay delikli tuğla” malzemesinin 6306 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği Ek-2’nin “7 Yığma Binalar için Risk

Tespiti Tablo 7.1 Yığma Duvarlar için Dayanım Değerleri” kısmında yer alan tasarım hesaplarında kullanılmadığı ve dayanım değerinin olmadığının kabul edildiği, şikayetçinin, yapısının risksiz olduğu iddiasını ispatlamaya yönelik olarak İdarelerine herhangi bir belge ve rapor sunmadığı, İdarelerine bu kapsamda herhangi bir bilgi ve belge sunulması durumunda; bu bilgi ve belgelerin, Müdürlükleri teknik elemanlarınca yapının yerinde yeniden incelemesiyle birlikte dikkate alınacağı,

3.5. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8 inci maddesinde; verilen süreler içinde riskli yapıların maliklerce yıktırılmaması durumunda, hak sahiplerinin de görüşü alınarak riskli yapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmemesi ve verilen hizmetlerin durdurulmasının ilgili kurum ve kuruluşlardan istenmesi gerektiğine, İdarenin talebi üzerine, ilgili kurum ve kuruluşların riskli yapılara verilen elektrik, su ve doğal gaz gibi hizmetlerini durdurması zorunlu olduğuna ilişkin hükümlerinin bulunduğunu, bu kapsamda imar barışından faydalanılarak yapı kayıt belgesi alınmasının, ilgili hizmetlerin durdurulmasına (elektrik, su, doğalgaz) engel teşkil etmediği hususları belirtilmiştir.

4. İZSU Genel Müdürlüğünün 01/08/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

4.1. İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 11/03/2019 tarih ve …sayılı yazısında;

6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmiş bir yapı için yapı kayıt belgesi

alınması durumunun, bu Kanun uyarınca riskli yapının yıkılmasına engel teşkil etmediği, ancak riskli olarak tespit edilmiş bir yapı hakkında 3194 sayılı Kanun uyarınca verilmiş bir para cezası var ise bu cezanın iptalini sağlamak üzere yapı kayıt belgesi alınmasının mümkün olduğu hususlarına yer verildiği, yine Buca Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü tarafından

İdarelerine yazılan 02/05/2019 tarih ve … sayılı yazıda; yapı kayıt belgesinin 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespit raporu onaylanan yapılar için geçerli olmayacağı belirtilerek, söz konusu riskli yapının 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8 inci maddesine göre su hizmetlerinden yararlanmasının engellenmesi için gerekli yasal işlemlerin ivedilikle yapılarak taraflarına bilgi verilmesinin istendiği,

4.2. Adı geçen İdarelerin söz konusu yazıları uyarınca, başvuranın talebine yönelik olarak

Kurumları tarafından herhangi bir işlem yapılamadığı, İdarelerinin ilgili kanun kapsamında gönderilen yazı üzerine su hizmetlerinin durdurulmasını sağlamakla görevli olduğu, bu doğrultuda söz konusu yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olması nedeniyle su hizmetinin sonlandırıldığı,

4.3. Bahsi geçen yapının riskli yapı olmadığına dair ilgili kurum veya kişilerce (Çevre ve

Şehircilik İl Müdürlüğü, Buca Belediyesi, yapı sahibi vb.) İdarelerine sunulan ya da gönderilen herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, ilgili kurumlar tarafından su hizmetinin tekrar verilmesi doğrultusunda İdarelerine herhangi bir yazı gönderilmesi halinde şikayetçiye tekrar su hizmeti verilebileceği hususları belirtilmiştir.

5. Buca Belediye Başkanlığının 01/08/2019 tarihli ve …sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

5.1. … adına kayıtlı yapının riskli yapı olarak tespitinin, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapıldığı ve bu tespit doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılmasının

Belediyelerinden istendiği,

5.2. Bu kapsamda, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8 inci maddesi gereğince yasal süre içerisinde bahse konu riskli yapının yıktırılması için yapı sahibi …’e 28/07/2016 ve 15/12/2016 tarihli yazılarıyla bildirim yapıldığı, ancak yerinde yapılan incelemede bahse konu riskli yapının verilen süre içerisinde yapı sahiplerince yıktırılmadığının görüldüğü,

5.3. Bahsi geçen Yönetmeliği 8 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (ç) bendinde; verilen süreler içinde riskli yapıların maliklerince yıktırılmaması halinde, riskli yapılara elektrik, su ve doğalgaz verilmemesinin ve verilen hizmetlerin durdurulmasının ilgili kurum ve kuruluşlardan istenileceğine ilişkin hüküm bulunduğu,

5.4. Söz konusu riskli yapının yasal süreleri içerisinde ilgilileri tarafından yıkılmadığından, 18/10/2017 tarihli yazılarıyla elektrik, 17/10/2017 tarihli yazılarıyla su ve doğalgaz hizmetlerinin kesilmesi için ilgili Kurumlara bildirimler yapıldığı ve bu kapsamda söz konusu hizmetlerin kesildiğinin görüldüğü,

5.5. …’in, İdarelerine yazdığı 30/11/2017 tarihli dilekçesinde, söz konusu riskli yapının su hizmetinin ilgili kurum tarafından kesildiğinin belirtilerek, elektrik ve doğalgaz hizmetlerinin kesilmemesi için istemde bulunulduğu, söz konusu dilekçeye 01/11/2017 tarihli yazılarıyla cevap verildiği,

5.6. Söz konusu riskli yapının tahliye edilmesi için …’e gerekli bildirimlerin yapıldığını, ancak ilgili tarafından tahliye işlemlerinin gerçekleştirilmemesi üzerine tahliye işlemlerinin gerçekleştirilmesi için İdarelerince gerekli işlemlere başlandığı,

5.7. … tarafından, tahliye işlemine karşı Belediyeleri aleyhine yürütmenin durdurulması talebiyle 14/11/2017 tarihinde İzmir l. İdare Mahkemesi’nde … sayılı dosya kapsamında dava açıldığı, ilgili Mahkemenin 23/11/2017 tarihli ara kararıyla “yeni bir karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına” karar verildiği,

5.8 Bahsi geçen Mahkemenin yürütmenin durdurulması kararı uyarınca, söz konusu yapıya,

doğalgaz, su ve elektrik hizmetlerinin bağlanması için İdarelerince ilgili kurumlara yazı yazıldığı,

5.9. Söz konusu davayla ilgili olarak, İzmir 1. İdare Mahkemesinin 09/03/2018 tarihli ara kararıyla yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verildiği, yürütmenin durdurulması kararının reddine ilişkin karara karşı İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4.

İdare Dava Dairesine yapılan itirazın, adı geçen Mahkemece 05/04/2018 tarihinde reddine karar verildiği,

5.10. Söz konusu mahkeme kararı sonrasında; bahsi geçen yapının, doğalgaz, su ve elektrik hizmetlerinin durdurulması için 02/05/2018 tarihinde ilgili İdarelere tekrar yazı yazıldığı,

5.11. …’in, riskli yapı için imara barışı kapsamında aldığı yapı kayıt belgesiyle 02/11/2018 tarihinde İdarelerine başvurarak yıkım kararının kaldırılması talebinde bulunduğu, İdarelerince ilgili kuruma müracaat edilmesi gerektiği ve İdarelerinin ilgili yasal sürecin takibi ve sonuçlandırılmasıyla görevli olduğu konularında bahsi geçen kişiye bilgi verildiği,

5.12. Adı geçen kişi tarafından açılan ve İzmir l. İdare Mahkemesi’nde … sayılı dosya kapsamında görülen (5.7. no.lu paragrafta belirtilen) davada; adı geçen Mahkemenin 30/05/2018 tarihli ve … sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, söz konusu Mahkeme kararına karşı İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesine yapılan istinaf başvurusunun bahsi geçen Mahkemenin 21/02/2019 tarih ve …. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine temyiz yolu “kapalı” ve “kesin” olmak üzere karar verildiği ve bu kararın Belediyelerinin lehine olduğu,

5.13. Bu karar sonrasında, söz konusu yapının elektrik, su, doğalgaz ve telefon hizmetlerinden yararlanmasının engellenmesi için ilgili İdarelere 02/05/2019 tarihinde bir daha yazı yazıldığını ve yürütülen yasal işlemler hakkında bilgi verildiği,

5.14. İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından İdarelerine yazılan (Yazı İşleri

Müdürlüklerince 28/03/2019 tarihinde havale edilen) yazıda; 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespit raporu onaylanan yapılar için, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyeceği ve düzenlenen belgenin hiçbir geçerliliğinin olmadığı hususlarının belirtildiği,

5.15. İzmir Doğalgaz Dağıtım A.Ş. tarafından İdarelerine yazılan 13/05/2019 tarihli yazıda; söz konusu riskli yapının gaz arzının kesildiğinin bildirildiği, İZSU Genel Müdürlüğü tarafından

İdarelerine yazılan 14/05/2019 tarih yazıda, bahsi geçen yapıda kaçak su kullanıldığının tespit edilmesi nedeniyle branşman hattının 04/04/2019 tarihinde toplatıldığının bildirildiği,

5.16. Söz konusu yapı ve ilgililer hakkında 6306 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca işlemler yapıldığı açıklamalarında bulunulmuştur.

III. İLGİLİ MEVZUAT

6. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

8. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16 ncı maddesinde; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve

Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı

Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. … başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir. Yapı

Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. … Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır. …”,

9. 538 Karar Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararında;“31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 15/6/2019 tarihine kadar, yapı kayıt bedeli ödeme süresinin 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmasına, 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 ncı maddesi gereğince karar verilmiştir.”, 10. 06/06/2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine

İlişkin Usul ve Esaslar”a ilişkin Tebliğ’in, “Yapı kayıt belgesi müracaatı” başlıklı 4 üncü maddesinde; “(1) Yapı Kayıt Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir.

Yapı Kayıt Belgesi için müracaatın 31/10/2018 tarihine kadar yapılması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi gerekir. Başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. …”, “Yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır. (2) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir. (3) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. …”, “Yapı kayıt belgesinin geçerlilik süresi” başlıklı 9 uncu maddesinde; “ (1) Yapı Kayıt

Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir.

Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır.”,

11. 6306 sayılı Kanunun, “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.”,

“Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasında; … d) Riskli yapı:

Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı, … ifade eder.”, “Tespit, taşınmaz devri ve tescil” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. Bakanlıkça veya İdarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince onbeş gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar, Bakanlığın talebi üzerine üniversitelerce, ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve Bakanlıkça, Bakanlıkta görevli üç kişinin iştiraki ile teşkil edilen teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır. (2) Riskli yapılar, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde

Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Tapu kütüğüne işlenen belirtmeler hakkında, ilgili tapu müdürlüğünce ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verilir. …”, “Tahliye ve yıktırma” başlıklı 4 üncü maddesinde; “… (3) Uygulama sırasında Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından talep edilmesi hâlinde, hak sahiplerinin de görüşü alınarak, riskli alanlardaki yapılar ile riskli yapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmez ve verilen hizmetler kurum ve kuruluşlar tarafından durdurulur.”, “Tahliye ve yıktırma” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. … (3) Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır. (4) Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Bakanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir. Bakanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan riskli yapı tespit, tahliye ve yıktırma masrafları, hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.”, “Çeşitli hükümler” başlıklı 8 inci maddesinde; “… (3) Riskli yapıların tespiti, tahliyesi ve yıktırma iş ve işlemleri ile değerleme işlemlerini engelleyenler hakkında, işlenen fiil ve hâlin durumuna göre 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Riskli yapıların tespiti, bu yapıların tahliyesi ve yıktırılması iş ve işlemlerine dair görevlerinin gereklerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında, tabi oldukları ceza ve disiplin hükümleri uygulanır. …

(7) Riskli yapıların tespit edilmesine veya ettirilmesine dair usul ve esaslar, risklilik kriterleri, riskli yapıların tespitinde ve itirazların değerlendirilmesinde görev alacak teknik heyet ve diğer komisyonlar ile bu Kanunun uygulanmasına dair diğer usul ve esaslar, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikler ile düzenlenir. …”, 12. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin, 12.1. “Riskli yapıların tespiti ve itiraz” başlıklı 7 nci maddesinde; “(1) Riskli yapılar, Ek2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara göre tespit edilir. …

(2) Riskli yapıların tespiti; a) Öncelikle yapı malikleri veya kanunî temsilcileri tarafından, masrafları kendilerine ait olmak üzere yaptırılır. …. (5) İlgili tapu müdürlüğünce, tapu kütüğüne işlenen belirtmeler, riskli yapı tespitine karşı tebligat tarihinden itibaren onbeş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe itiraz edilebileceği, aksi takdirde İdarece verilecek süre içinde riskli yapının yıktırılması gerektiği de belirtilmek suretiyle, aynî ve şahsî hak sahiplerine 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre tebliğ edilir ve yapılan bu tebligat yazılı olarak veya elektronik ortamda Müdürlüğe bildirilir. Arsa paylı tapularda, arsa üzerindeki riskli yapının arsa malikleri dışındaki bir başkasına ait olması durumunda

Müdürlükçe tapu müdürlüğüne bildirilecek yapı sahibine; arsa üzerinde birden fazla yapı olması ve riskli yapının arsa maliklerinden sadece bazılarına ait olması durumunda ise sadece riskli yapının sahibi olan arsa hissedarlarına ve ilgili aynî ve şahsî hak sahiplerine tebligat yapılır. Tapuda kayıtlı malikin ölmüş olması hâlinde, Bakanlık, Müdürlük veya İdare tebligat işlemleri için 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre mirasçılık belgesi çıkartmaya, kayyım tayin ettirmeye veya tapuda kayıtlı son malike göre işlem yapmaya yetkilidir. (6) Riskli yapı tespitine karşı yapı malikleri veya kanunî temsilcilerince on beş gün içinde yapının bulunduğu yerdeki

Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye verilecek bir dilekçe ile itiraz edilebilir. İtirazın süresi içerisinde ve yapı malikince veya kanunî temsilcilerince yapılıp yapılmadığı Müdürlükçe veya İdarece kontrol edilir. Süresi içinde yapılmayan itirazlar ile yapı malikince veya malikin vefat etmiş olması halinde mirasçılarınca yapılmayan itirazlar işleme alınmaz. …”,

12.2. “Riskli yapıların yıktırılması” başlıklı 8 inci maddesinde;

“(1) Riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapı tespitine itiraz edilmemesi suretiyle, riskli yapı tespitinin kesinleşmesi halinde Müdürlük, gerekli tebligatların yapılmasını ve riskli yapının yıktırılmasını İdareden ister.

(2) İdarece; a) Altmış günden az olmamak üzere süre verilerek riskli yapıların tahliyesi ve yıktırılması yapı maliklerinden istenir. Maliklere yapılacak tebligatta, riskli yapıyı kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi kullananlara tahliye için malik tarafından bildirim yapılması gerektiği belirtilir. Malik tarafından kiracı veya sınırlı ayni hak sahibine tahliye için bildirim yapılmadığının tespit edilmesi halinde bildirim idarece yapılır.

b) Yıkım ruhsatı; yapı maliklerinden biri veya birkaçının veya bunların vekillerinin müracaatı üzerine, yıkılacak yapının tahliye edildiğine ve elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kapatıldığına dair ilgili kurum ve kuruluşlardan alınmış belgelerin sunulmasına veya yapının tahliye edildiğinin ve elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin fiilen kapatıldığının İdarece tespit edilerek tutanağa bağlanmasına ve yıkım sorumlusu olarak statik fenni mesulün belirlenmesine istinaden, maliklerin muvafakati aranmaksızın altı işgünü içerisinde düzenlenir.

c) (a) bendinde verilen bu süre içerisinde riskli yapıların yıktırılıp yıktırılmadığı mahallinde kontrol edilir ve riskli yapılar, malikleri tarafından yıktırılmamış ise, yapının idarî makamlarca yıktırılacağı belirtilerek otuz günden az olmak üzere ek süre verilerek tebligatta bulunulur.

ç) (a) ve (c) bentlerinde belirtilen şekilde verilen süreler içinde riskli yapıların maliklerce yıktırılmaması durumunda, hak sahiplerinin de görüşü alınarak riskli yapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmemesi ve verilen hizmetlerin durdurulması ilgili kurum ve kuruluşlardan istenir. İdarenin talebi üzerine, ilgili kurum ve kuruluşların riskli yapılara verilen elektrik, su ve doğal gaz gibi hizmetlerini durdurması zorunludur.

(3) Maliklere verilen süreler içerisinde maliklerce yıktırılmayan riskli yapılar mülki amire bildirilir ve bu yapıların tahliyesi ve yıktırma işlemleri, mülkî amirler tarafından sağlanacak kolluk kuvveti desteği ile İdarece yapılır veya yaptırılır.

(4) Riskli yapıların tespiti, tahliyesi ve yıktırma iş ve işlemlerini engelleyenler hakkında İdarece veya Müdürlükçe tutanak tutulur ve bunlar hakkında, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk

Ceza Kanununun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Riskli yapıların tespiti, bu yapıların tahliyesi ve yıktırılması iş ve işlemlerine dair görevlerinin gereklerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında ise, tabi oldukları ceza ve disiplin hükümleri uygulanır.

(5) Riskli yapının yıktırılması yerine güçlendirilmesinin istenilmesi durumunda riskli yapının yıktırılması için ikinci fıkra uyarınca maliklere verilen süreler içerisinde; maliklerce, güçlendirmenin teknik olarak mümkün olduğunun tespit ettirilmesi, Kat Mülkiyeti Kanununun

19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şekilde güçlendirme kararı alınması,

güçlendirme projesinin hazırlatılması ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsat alınması gerekir.

Güçlendirme işi, yapılacak güçlendirmenin mahiyetine göre ruhsatı veren idare tarafından belirlenecek süre içerisinde tamamlandıktan sonra tapu kaydındaki riskli yapı belirtmesinin kaldırılması için Müdürlüğe başvurulur. …” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

13. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilerek riskli yapı olduğu kesinleşen ve bu Kanun uyarınca tahliye edilmesi ve yıkılması gereken bir yapı için, yapı kayıt belgesi alınmak suretiyle yıkım kararının iptalinin sağlanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla söz konusu yapı kayıt belgesi uyarınca bahsi geçen riskli yapıya elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin sağlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, şikayetçinin riskli yapısına elektrik, su ve doğalgaz hizmeti verilmesi talebinin reddine yönelik olarak ilgili İdarelerce tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilememiştir. Bu nedenlerle, şikayetçinin talebinin Reddi gerektiği yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14. Şikayetçi vekili, kentsel dönüşüme kapsamında riskli yapı raporu bulunan evleri için imar barışından faydalanarak yapı kayıt belgesi aldıklarını, bu belge uyarınca elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinden faydalanmaları gerektiğini, ancak ilgili İdarelerin evlerine su ve doğalgaz bağlamadığını, evlerinin müstakil kâgir bir ev olduğunu ve risk durumu olmadığını iddia ederek, söz konusu evlerinin elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinden faydalanabilmesi için gerekli iş ve işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.

15. İlgili İdareler, başvuruya konu edilen yapıya ilişkin olarak 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespitinin yapıldığı, söz konusu riskli yapı tespit raporunun İzmir Valiliğince (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) incelenerek 03/11/2015 tarihinde uygun bulunduğu, riskli yapı tespitine maliklerce herhangi bir itirazda bulunulmaması sebebiyle riskli yapı tespiti işleminin kesinleştiği, ilgili mevzuat hükümlerinde riskli yapıların tahliye edilmesi ve yıkılması/yıktırılması gerektiğine ve ayrıca bu yapılara elektrik, su ve doğalgaz verilmemesi ve verilen hizmetlerin durdurulması gerektiğine ilişkin hükümler bulunduğu, şikayetçi tarafından söz konusu riskli yapı için yapı kayıt belgesi alınmış ise de 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespit raporu onaylanan yapılar için yapı kayıt belgesi alınarak yıkım kararının iptal edilmesinin mümkün olmadığı, dolaysıyla bahsi geçen yapıya yapı kayıt belgesi alınmak suretiyle elektrik, su ve doğalgaz hizmetinin bağlatılmasının mümkün olmadığı hususlarını belirtmiştir.

16. Şikayetçi vekili tarafından, söz konusu yapının risksiz olduğu iddia edilmekte ise de; şikayetçi veya vekili tarafından, söz konusu yapının riskli yapı olmadığına veya yapının risk taşımadığına ilişkin olarak Kurumumuza ya da ilgili idarelere herhangi bir bilgi veya belge (rapor vb.) sunulmadığı tespit edilmiştir.

17. 6306 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde; Bakanlıkça veya İdarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince 15 gün içinde itiraz edilebileceğine, 5 inci maddesinde ise; söz konusu yapıların tahliye edilmesi ve yıkılması gerektiğine ilişkin hükümler bulunmaktadır. Yine 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7 nci maddesinde; riskli yapı tespitine karşı tebligat tarihinden itibaren 15 gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe itiraz edilebileceğine, 8 inci maddesinde ise; riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapı tespitine itiraz edilmemesi suretiyle, riskli yapı tespitinin kesinleşmesi halinde Müdürlüğün, gerekli tebligatların yapılmasını ve riskli yapının yıktırılmasını idareden isteyeceğine ilişkin hükümler bulunmaktadır. Söz konusu mevzuat hükümleri uyarınca, riskli yapı tespitine ilişkin bir itirazın bulunmaması halinde, ilgili idare tarafından tahliye ve yıkım işlemlerinin başlatılması gerekmektedir. Somut olayda bahsi geçen yapı malik veya vekili tarafından riskli yapı tespitine ilişkin bir itirazın yapılmadığı ve ilgili belediye tarafından bahsi geçen yapının yıkımına ve tahliye edilmesine ilişkin iş ve işlemlerin başlatıldığı anlaşılmaktadır.

18. Yine 6306 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile bu Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin

8 inci maddesinde; verilen süreler içinde riskli yapıların maliklerce yıktırılmaması durumunda,

riskli yapılara elektrik, su ve doğal gaz verilmemesinin ve verilen hizmetlerin durdurulmasının ilgili kurum ve kuruluşlardan istenmesi gerektiğine, İdarenin talebi üzerine, ilgili kurum ve kuruluşların riskli yapılara verilen elektrik, su ve doğal gaz gibi hizmetleri durdurmasının zorunlu olduğuna ilişkin hükümlerinin bulunmaktadır. İlgili belediye tarafından, söz konusu mevzuat hükümleri kapsamında bahsi geçen yapının elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin sonlandırılmasına yönelik iş ve işlemler yapıldığı tespit edilmiştir.

19. Öte yandan, 5.7. 5.9 ve 5.12 no.lu paragraflarda da değinildiği üzere; şikayetçi tarafından tahliye işlemine karşı “yürütmenin durdurulması” talepli dava açılmıştır. İlgili mahkemenin ara kararıyla “yeni bir karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına” karar verilmiş olup, bu karar uyarınca bahse konu belediye tarafından söz konusu yapıya elektrik su ve doğalgaz hizmetlerinin bağlanması için gerekli iş ve işlemler yapılmıştır. Ancak sonrasında ilgili

Mahkemece, bu davayla ilgili olarak “yürütmenin durdurulması talebinin” ve “tahliye işleminin iptali talebinin” reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararın, Bölge İdare Mahkemesince onaylanması ve kesinleşmesi üzerine, ilgili İdarece elektrik su ve doğalgaz hizmetlerinin sonlandırılmasına yönelik işlemler yapıldığı anlaşılmıştır. Ancak şikayetçi vekili, söz konusu yapı için 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi aldığını belirterek, bu maddede yer alan hükümler uyarınca bahse konu yapıya elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin bağlanmasını talep etmiştir.

20. Yukarıdaki paragraflarda değinilen hususlar değerlendirildiğinde; başvuruya konu esas ihtilafın, 6306 sayılı Kanun uyarınca (riskli yapı tespitine ilişkin malik tarafından itiraz yapılmaması ve tahliye işlemlerine karşı açılan davanın ilgili mahkemece kesin olarak reddedilmesi nedenleriyle) riskli yapı olduğu kesinleşen yapı için, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi hükümlerine göre yapı kayıt belgesi alınması durumunda, bu yapıya aynı maddedeki hükümler uyarınca elektrik su vb. hizmetlerin verilip verilmeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

21. 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesinde; 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı olarak yapılan yapılar için yapı kayıt belgesi alınması durumunda, 3194 sayılı ve 2960 sayılı Kanunlar uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği, yapı kayıt belgesinin yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğu ve yapı kayıt belgesi verilen yapılara talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabileceği düzenlemelerine yer verilmiştir. Konuya ilişkin benzer düzenlemelere Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar ilişkin Tebliğ hükümlerinde de yer verilmiştir.

22. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; başvuruya konu riskli yapıyla ilgili olarak, 3194 sayılı

Kanun kapsamında alınmış bir yıkım kararı değil, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmiş bir yapı için ve bu Kanun hükümleri doğrultusunda alınmış bir yıkım kararı bulunduğu anlaşılmıştır. Bir önceki paragrafta belirtilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; yapı kayıt belgesi alınması durumunda, sadece 3194 sayılı ve 2960 sayılı Kanunlar uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilebilecek olup, yapı kayıt belgesinin 6306 sayılı Kanun kapsamında alınan yıkım kararının iptalini sağlamayacağı sonucuna varılmıştır.

23. Ayrıca 21 no.lu paragrafta değinildiği üzere; 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi, yapı kayıt belgesinin, yapının kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğunu hükme bağlamıştır. 6306 sayılı Kanunun ikinci bölümü “Uygulama” başlığını taşımakta olup, Kanunun bu bölümünde yer alan 3, 4, 5 ve 6 ncı maddelerinde ise Kanunun “uygulama”sına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu maddelerde; riskli yapı tespitine, bu tespite ilişkin itirazlara, tasarrufların kısıtlanmasına, tahliye, yıkım ve uygulama işlemlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Başvuruya konu riskli yapı hakkında söz konusu Kanun hükümleri uyarınca işlemler (uygulamalar) yapıldığından (riskli yapı tespiti, tahliye ve yıkım işlemleri vb.), bahsi geçen yapıyla ilgili olarak, 6306 sayılı Kanun kapsamında kentsel dönüşüm işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla zaten kentsel dönüşüm uygulamasına tabi olmuş bir yer için, kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olacak bir yapı kayıt belgesi alınmasının Kanunun uygulama mantığına uygun olmayacağı değerlendirilmiştir.

24. Kaldı ki 3194 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddesinde ve konuyla ilişkin Tebliğde; yapı kayıt belgesi verilen yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Söz konusu mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; yapı kayıt belgesi verilen yapılara geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanması hususlarında, ilgili İdarelerin takdir yetkisi bulunmakta olup, bu yetkinin ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda kullanılması gerektiği de bir gerçektir.

25. İlgili idarelerin, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespit raporu onaylanan yapılar için yapı kayıt belgesi alınarak yıkım kararının iptal edilmesinin mümkün bulunmadığı ve dolaysıyla bahsi geçen yapıya yapı kayıt belgesi alınmak suretiyle elektrik, su ve doğalgaz hizmetinin bağlatılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle şikayetçinin talebini reddettikleri anlaşılmakta olup, şikayetçinin bir an için 3194 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddesinde yer alan hükümden faydalanabilmeye (geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilmeye)

hakkı olduğu düşünülse dahi, 22 ve 23 no.lu paragraflarda yer alan tespit ve değerlendirmelerimiz uyarınca, söz konusu İdarelerin konuya ilişkin (şikayetçinin elektrik, su ve doğalgaz hizmetinin faydalanmaması gerektiği yönünde) tesis ettiği işlemlerde kullandığı takdir yetkisinin ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olarak kullanıldığına ilişkin bir tespit de yapılamamıştır.

26. Başvuranın iddiaları, İdarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 6306 sayılı

Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilerek riskli yapı olduğu kesinleşen ve bu Kanun uyarınca tahliye edilmesi ve yıkılması gereken bir yapı için, yapı kayıt belgesi alınmak suretiyle yıkım kararının iptalinin sağlanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla söz konusu yapı kayıt belgesi uyarınca bahsi geçen riskli yapıya elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin sağlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, şikayetçinin riskli yapısına elektrik, su ve doğalgaz hizmeti verilmesi talebinin reddine yönelik olarak ilgili İdarelerce tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

27. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.

Başvuranın, şikâyet dilekçesine İzmir Valiliği (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü), İZSU

Genel Müdürlüğü ve Buca Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevaplarda, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarelerin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. Adı geçen

İdarelerin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

28. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili İdarelerin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İzmir Asliye Hukuk Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, ŞİKÂYETÇİYE, İZMİR VALİLİĞİ’NE (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne), İZMİR SU ve KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ve BUCA

BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TEBLİĞ EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi