ÖZET: Başvuru, Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan kaçak yapılarla ilgili yapı kayıt belgelerinin iptali talebine ilişkindir. Şikayetçi, daha önce alınan yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvuruda bulunmuş, ancak bu talep reddedilmiştir. Başvurunun gerekçeleri arasında, ilgili yapıların ruhsatsız olduğu ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiaları yer almaktadır. Şikayetçi, bu durumun Anayasa ve Medeni Kanun’a aykırı olduğunu belirterek, Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yapı kayıt belgelerinin iptali konusunda yasal düzenlemeleri ve ilgili kanunları hatırlatarak, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda yapı kayıt belgesi alınamayacağını belirtmiştir. Ayrıca, yapı kayıt belgelerinin alınması için tüm hissedarların muvafakatinin gerektiği, aksi takdirde hukuki sorunların ortaya çıkabileceği ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru ve iddiaları değerlendirerek, ilgili belgelerin iptal edilmesi gerektiğine dair tavsiyede bulunmuştur.

Sonuç olarak, şikayetçinin talebi üzerine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yapı kayıt belgelerinin iptali için gerekli işlemlerin yapılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bakanlığın, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi beklenmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/87974-S.20.95961

BAŞVURU NO : 2020/70808

KARAR TARİHİ : 20/11/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Ankara, Çankaya, Mahallesi, sayılı parsel üzerinde bulunan ve kaçak olduğu iddia edilen yapılara ilişkin olarak Alınan yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 15/06/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi Tatil ve Turizm Kenti Kuruluşu Temsilcisi ve kendi adına

Y.Müh.Mimar tarafından Kurumumuza verilen bir örneği yazımız ekinde gönderilen dilekçede özetle; Kurumumuza yapılan 02/07/2019 tarih ve 2019/11902 no.lu başvurusuna istinaden DAĞ-KENT Tatil ve Turizm Kenti arazisi üzerinde bulunan ve

’a ait Yapı Kayıt Belgeleri hakkında Kurumumuz Başdenetçilik Makamınca 31/12/2019 ve 2019/14009-S. sayılı Tavsiye Kararı verildiğini, bu karara istinaden

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Ankara Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından anılan yapı kayıt belgelerinin iptal edildiğini, mezkur arazi üzerinde bulunan; aynı konum, vasıf ve özelliği taşıyan, kaçak olduğu ve , , , ve ait olduğu iddia edilen yapılara ilişkin olarak alınan yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesi talebi hakkında Ankara Valiliği Çevre ve Şehircilik İl

Müdürlüğü’ne yapılan 07/02/2020 tarihli ve kayıt nolu başvurunun 03/03/2020 tarih ve

E. sayılı yazı ile reddedildiğini, Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel

Müdürlüğüne yapılan 03/02/2020 tarihli ve kayıt nolu başvurularına ise cevap verilmediğini ifade ve iddia edilerek,

1.1. Ayrıntılarına dilekçe ve eklerinde yer verilen gerekçelere istinaden, gerek turizm alanlarına yönelik Turizm Bakanlığı olurunca tasdik ettirilen imar planı hükümleri, gerekse

Medeni Kanunu, Anayasa, beynelmilel hükümlere aykırı olarak adı geçen kişilere verilen Yapı

Kayıt Belgelerinin iptaline yönelik taleplerinin reddine yönelik karara karşı, şikayet başvurusunun kabulü yönünde karar verilmesi talebinde bulunulmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet konusu hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan 22/07/2020 tarih ve

E.153162 sayılı yazıda; “…“… Öncelikle belirtmek gerekir ki, 3194 sayılı İmar Kanununun

Geçici 16 ncı maddesinin (9). fıkrasında “Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz” hükmü ve aynı maddenin (11).

fıkrasında da “Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale

Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz” hükümleri yer almakta olup, zikredilen hükümlerde belirtilen “yapılar ve alanlar” dışında kalan diğer bütün alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı olarak yapılmış yapılar için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden müracaat edilmesi, yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve yapı kayıt bedelinin ödenmesi suretiyle Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkündür. Bu kapsamda, Yapı Kayıt Belgesi için herhangi bir idareye müracaat edilmesi, herhangi bir idare tarafından belge verilmesi veya belgenin herhangi bir idarece onaylanması söz konusu olmayıp, Yapı Kayıt Belgesi müracaatta bulunan tarafından e-Devlet sistemi üzerinden yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi üzerine sistem tarafından otomatik olarak üretilmektedir.

2.1. Ayrıca, zikredilen Geçici 16 ncı maddenin (9) uncu fıkrasında yer alan “Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.” hükmü uyarınca, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar için Yapı Kayıt

Belgesi alınamayacak ise de, çok hisseli parsel üzerinde bütün hissedarlar mülkiyet hakkına sahip olduğundan, hissedarlardan herhangi birisi tarafından yapılan yapılar için yapıyı yapan hissedar tarafından diğer hissedarların muvafakatı aranmadan Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkündür. Bununla birlikte, hisseli parsel üzerinde inşa edilen yapılar için Yapı Kayıt

Belgesine istinaden tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti işlemlerinin yapılabilmesi için tüm hissedarların muvafakatı gerekmektedir.

2.2. Diğer taraftan, söz konusu Geçici 16 ncı madde ile ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıları için Yapı Kayıt Belgesi alan yapı maliklerine, -yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olmak üzere- bazı haklar tanınmıştır. Bu çerçevede; söz konusu Geçici 16 ncı maddenin (4) üncü fıkrası uyarınca; Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili olarak, yapıdaki imar mevzuatına ve dolayısıyla imar planlarına aykırılıklardan dolayı 3194 sayılı İmar Kanunu ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış olan yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilecektir. Yani, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapılar için (yapının bulunduğu alana ilişkin imar planının olmaması veya yapının imar planındaki kullanım kararlarına aykırı olması veya yapının ruhsat ve eklerine aykırı yapılması gibi) Yapı Kayıt Belgesi alınması durumunda, zikredilen (4) üncü fıkra hükmü uyarınca yapı imar mevzuatına aykırı olarak yapılmasına rağmen, (anılan Geçici

16 ncı maddenin (10) uncu fıkrası uyarınca) yapının yıktırılıp yeniden yapılmasına veya kentsel

dönüşüm uygulamasına kadar mevcut haliyle kullanılmasına müsaade edilmesi neticesi ortaya çıkacaktır. Diğer bir ifadeyle, imar mevzuatına ve imar planlarına aykırılık yapının kullanılmasına engel teşkil etmeyecektir. Ancak, söz konusu yapı hakkında 3194 ve 2960 sayılı

Kanunlar dışında diğer kanunlar uyarınca veya Mahkemelerce verilmiş bir yıkım kararı veya para cezası var ise, Yapı Kayıt Belgesi bahse konu cezaların veya kararların iptalini sağlamayacaktır. Ayrıca bir yapı için Yapı Kayıt Belgesi alınması, yapı sahibi hakkında ceza mahkemesi tarafından verilmiş herhangi bir yargı kararının iptali neticesini doğurmayacaktır.

Bu durumda, şikayete konu edilen yapılar hakkında kesinleşmiş yargı kararları var ise mevcut

Yapı Kayıt Belgeleri iptal edilmeden de ilgili idaresince yargı kararı uyarınca yıkım işlemleri yapılabilecektir.

2.3. Belirtilenler çerçevesinde, ilgi (b) (08.08.2019 tarihli ve sayılı yazımız ve ekleri) ve ilgi (c)’de (05.09.2019 tarihli ve sayılı yazımız ve ekleri) kayıtlı yazılarımızda elbirliği ve paylı mülkiyetlerdeki taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar için alınan Yapı Kayıt Belgelerine ilişkin olarak Bakanlığımızca “3194 sayılı

Kanunun’un Geçici 16 ncı maddesinin (9) uncu fıkrası hükmü uyarınca üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alınamayacağı öngörülmüş ise de, el birliği ve paylı mülkiyetlerde 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar/aykırılıklar için yapıyı/aykırılığı yapan malik/hissedar tarafından diğer maliklerin/hissedarların muvafakatı aranmaksızın, Yapı Kayıt

Belgesi alınmasının mümkün olduğu değerlendirilmektedir” şeklinde görüş bildirilmiş olmakla birlikte, Ankara ili, Çankaya İlçesi, Mahallesi, nolu parsel üzerinde bulunan yapılar için düzenlenen Yapı Kayıt Belgelerinin iptal edilmesine yönelik TBMM Kamu

Denetçiliği Kurumunun 31/12/2019 tarihli ve S. sayılı Tavsiye Kararına istinaden, ilgili

Valiliğe (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) söz konusu kararın gereğinin yerine getirilmesi gerektiği bildirilmiştir. Bu kapsamda tarafından alınan başvuru numaralı

Yapı Kayıt Belgesi ve tarafından alınan başvuru numaralı Yapı Kayıt

Belgesi Ankara Valiliğince (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) “Altyapı ve Kentsel Dönüşüm

Hizmetleri Gn. Md.’nün 14.01.2020 tarih ve E. sayılı yazısı ve Kamu Denetçiliği

Kurumu’nun 31.12.2019 tarihli ve 2019/14009-S. “Tavsiye Kararı”na istinaden

16.01.2020 tarihli, Müdürlük Makam Olur’u ile iptal edilmiştir. ” sistem notu ile iptal

edilmiş olup, söz konusu Yapı Kayıt Belgeleri ve ekleri ile bu konuda yapılan yazışmalar ilgi (b) ve ilgi (c)’de kayıtlı yazılarımız ekinde gönderilmiştir.

2.4. Ayrıca, kayıtlarımızda tarafından, “Ankara İli, Çankaya İlçesi, Y

Mahallesi, sayılı parselde bulunan yapıya ilişkin olarak alınan 05/07/2018 tarihli numaralı Yapı Kayıt Belgesinin iptaline ilişkin işlemin iptali ile yürütmenin durdurulması” talebiyle Ankara 9. İdare Mahkemesinin E.2020/ esasına kayden

Bakanlığımız aleyhine açılan bir dava bulunmakta olup, yargı organlarınca henüz karara bağlanmamıştır.

2.5. Diğer taraftan, 03/02/2020 tarihli ve kayıt nolu cevap verilmediği ifade ve iddia edilen Genel Müdürlüğümüze yapılan başvuruya, ilgi (ç)’de (26.06.2020 tarihli ve 74637056754-E sayılı yazımız) kayıtlı yazımız ile cevap verilmiştir.

2.6. Yapı Kayıt Belgesi sorgu sisteminde yapılan incelemede, tarafından yapı kayıt bedeli ödenerek hissedar olduğu Ankara İli, Çankaya İlçesi, l Mahallesi, ada parselde bulunan yapı için 15.07.2018 tarihli başvuru numaralı belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin, tarafından yapı kayıt bedeli ödenerek hissedar olduğu Ankara İli, Çankaya İlçesi, Y l Mahallesi, ada parselde bulunan yapı için 15.08.2018 tarihli başvuru numaralı belge numaralı Yapı Kayıt

Belgesinin alındığı, tarafından yapı kayıt bedeli ödenerek hissedar olduğu

Ankara İli, Çankaya İlçesi, Y Mahallesi, ada parselde bulunan yapı için

06.07.2018 tarihli başvuru numaralı belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin

alındığı, tarafından yapı kayıt bedeli ödenerek hissedar olduğu Ankara İli, Çankaya İlçesi, Y l Mahallesi, ada parselde bulunan yapı için 30.07.2018 tarihli başvuru numaralı belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin alındığı, tarafından yapı kayıt bedeli ödenerek hissedar olduğu Ankara İli, Çankaya İlçesi, Mahallesi, ada parselde bulunan yapı için 29.07.2018 tarihli başvuru numaralı belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin alındığı tespit edilmiş olup, söz konusu belgeler ve ekleri ilişikte gönderilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. Anayasanın “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 nci maddesi; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”

5. İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek

Protokol “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1 nci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.

Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

7. 3194 sayılı İmar Kanunun Geçici 16 ncı maddesinde; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik

Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt

Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.

Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.

Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.

Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin 31/12/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

(Ek cümleler:4/7/2019-7181/14 md.) Yapı kayıt belgesine konu taşınmaz için 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve

6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine

göre tapu tahsis belgesi alınması ve bu belgeye esas arsa bedellerinin ödenmiş olması hâlinde bu madde uyarınca ayrıca satış bedeli alın-maz. Yapı kayıt belgesi alınan taşınmazların satışa konu edilen kısımlarından yapı kayıt belgesi tarihi ile satış tarihi arasındaki dönem için ecrimisil alınmaz, tahakkuk ettirilen ecrimisiller terkin edilir, satış tarihi itibarıyla tahsil edilen ecrimisil tutarı satış bedelinden mahsup edilir, bu tutardan fazlası iade edilmez.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.

Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.

Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.

Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan

Boğaziçi sahil şeridi ve öngörü-nüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu

Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e)

bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

8. Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin

8.1. “Yapı kayıt belgesi müracaatı” başlıklı 4 üncü maddesinde:

“ (1) Yapı Kayıt Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir. Yapı

Kayıt Belgesi için müracaatın 31/10/2018 tarihine kadar yapılması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi gerekir. Başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

(2) Yapı Kayıt Belgesi için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, eDevlet üzerinden Yapı Kayıt Sistemindeki Yapı Kayıt Belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabilir.

(3) Müracaatın e-Devlet üzerinden yapılması durumunda, Yapı Kayıt Belgesi formunun eksiksiz olarak doldurulmasından ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılmasından sonra, Yapı

Kayıt Sistemi tarafından oluşturulan Yapı Kayıt Belgesi talepte bulunan yapı sahibince eDevlet üzerinden alınır.

(4) Müracaat kurum ve kuruluşlara yapılmış ise, Yapı Kayıt Belgesi formu müracaat sahibinin beyanına göre eksiksiz olarak doldurulur, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılması sağlanır, Yapı Kayıt Belgesi formu sistem üzerinden onaylanmak üzere Müdürlüğe gönderilir ve formun Müdürlükçe onaylanmasından sonra bir örneği talepte bulunan yapı sahibine verilir.

(5) Her yapı için sadece bir Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir.”

8.2. “Yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “ (1) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.

(2) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.

(3) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. …”

8.3. “Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar” başlıklı 8 inci maddesinde; “(1) Yapı Kayıt Belgesi; a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı

Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş

Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye

Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.

(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan ve yanlış beyanda bulunulan müracaat sahibi hakkında 10 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Uyuşmazlık konusu özetle; Ankara İli Çankaya İlçesi l Mahallesi sayılı parselde üzerinde bulunan ve kaçak olduğu iddia edilen yapılar hakkında , , , ve tarafından alınan yapı kayıt belgelerinin iptali talebinin reddedilmesi hakkındadır.

11. Diğer taraftan Kurumumuza verilen 12/08/2020 tarihli ek dilekçede özetle, şikayetçinin 02/07/2019 tarih ve 2019/11902 no.lu başvurusu hakkında Kurumumuz Başdenetçilik

Makamınca verilen 31/12/2019 tarih ve 2019/14009-S sayılı Tavsiye Kararı’na istinaden ilgili idarece yapı kayıt belgesi iptal edilen isimli vatandaşın Ankara 9. İdare

Mahkemesi nezdinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine “Yapı Kayıt Belgesinin iptaline ilişkin işlemin iptali ile yürütmenin durdurulması” talebiyle açmış olduğu davadan bahisle

“15.06.2020 tarihinde sunduğumuz isteklerimizin doğrultusunda karar verilmesi ile yeni doğmuş olan e ait haksız talebinin hakkında gereğinin yapılması” yönündeki talebin, yargı organlarında görülmekte olan uyuşmazlığa ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan “Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış

“… 17. Diğer taraftan, şikayetçinin 24/06/2019 tarihli dilekçesine istinaden Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığınca şikayetçiye verilen 14/07/2019 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda; “…. Çankaya İlçesi Y Mahallesi Kadastro parsel ve çevresine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca 1985 yılında onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar

Planı değişikliğinin tarafınıza gönderilmesi talep edilmiştir. İl İdare Heyetinin 20.11.1984 tarihli kararı doğrultusunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 03.01.1985 tarihinde onaylanan l Mahallesi Kd. , parseller ve çevresini kapsayan alanın Net=100 kişi/hektar yoğunlukta “Konaklama Alanı” olarak belirlenmesine dair 1/5000 ölçekli Nazım

İmar Planı değişikliği örneği yazımız ekinde sunulmakta olup bilgilerinize rica ederim.” açıklamalarına yer verildiği,

18. Bununla birlikte, şikayetçinin 02/08/2019 tarihli dilekçesine istinaden Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığınca şikayetçiye verilen 09/08/2019 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda; “…Çankaya İlçesi, l Mahallesi, tp nolu parselin üzerinde oluşan kaçak yapılara ilişkin gereğinin yapılması talep edilmektedir. Yapılan incelemede; tp. nolu parselin, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12.01.2018 tarih ve 104 sayılı kararı ile onaylanan Çankaya ilçesi, Y Mahallesi, “Elmadağ Kayak Merkezi”ne ilişkin hazırlanan 1/25000 ölçekli nazım imar, 1/5000 ölçekli nazım imar ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri kapsamında “turizm alanı” kullanımında kaldığı, gecekonduların plan kararını etkilemediği, ilgili dilekçede de belirtildiği üzere ‘Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından yıkımlar ile ilgili işlemlerin gerçekleştirileceği hususları tespit edilmiştir.” açıklamalarına yer verildiği,

19. Kurumumuza yapılan başvuru dilekçesi ekinde bulunan fotokopi belgede; “ELMADAĞ

KAYAK MERKEZİ 1/1000 ÖLÇEKLİ UİP” ve “ÖZEL HÜKÜMLER” başlıklarıyla birlikte, “6. TURİZM ALANLARI” üst başlığı altında; “A. TURİZM ALANI” , “i. (A) Turizm alanı olarak tanımlanan alanlarda yapılacak tesislerin Turizm Tesisleri Yönetmeliği’ne uygunluğu zorunludur. Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen turizm alan ve merkezlerinde Turizm

Bakanlığı’ndan Turizm Yatırım Belgesi alınmadan inşaat ruhsatı verilemez. Bu alanlarda apart otel, otel, motel, tatil köyü vb. kullanımlar yer alacaktır. Ayrıca bu alanlar kayak sporunun icra edildiği ve ilgili mekanik tesislerin de yer alabileceği alanlardır. E:0,50 Yençok: 5 kat olacaktır.

Minimum parsel büyüklüğü 4500 m2 dir.” açıklamalarına yer verildiği tespit edilmiştir.

20. Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 4 üncü maddesinin 2 numaralı fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden Yapı Kayıt Sistemindeki Yapı Kayıt Belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan düzenleme hakkında “…Bu hüküm, mülkiyet hakkının yanı sıra, birden fazla malikin bulunduğu taşınmazlar üzerine inşa edilen yapıların idaresine ve tasarrufuna ilişkin yasal düzenlemelerle çelişir gözükmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “elbirliğiyle mülkiyet”i düzenleyen 702/2’inci maddesine göre, “Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir”. Yine, paylı mülkiyetin varlığı halinde, Medeni Kanun’un, ister 691’inci maddesi kapsamında “önemli yönetim işleri” olarak, isterse 692’inci maddesi kapsamında

“olağanüstü yönetim işleri ve tasarruflar” olarak değerlendirilsin, tek bir malikin inisiyatifi, taşınmazın idaresi ve üzerinde tasarrufta bulunmak için yeterli görülmemiştir. “Önemli yönetim işleri”nin yapılması, pay ve paydaş çoğunluğuna; “olağanüstü yönetim işleri ve tasarruflar”ın gerçekleştirilmesi ise oybirliğine bağlanmıştır. Benzer sorun, 634 sayılı Kat

Mülkiyeti Kanunu (KMK) kapsamında kat mülkiyetine geçmiş taşınmazların ortak alanları konusunda da yaşanabilecektir. Zira kat malikleri, ortak yerler üzerinde kullanma hakkına sahiptirler ve aksine sözleşme olmadıkça, bu alanlar her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır.

Bu temel Kanun hükümleri bir yana, Usul ve Esaslar’ın 4/2’inci maddesiyle, mülkiyet hakkı sahiplerinden birisinin başvurusuyla diğer malikleri mali külfet altında bırakabilecek bir sürece başlanılmasını kabul etmek mümkün değildir. Zira Usul ve Esaslar’ın 4/2’inci maddesi bu yönüyle zikredilen Kanunlara ve mülkiyet hakkına aykırılık taşımaktadır. Anayasa’nın 13’üncü maddesi gereğince mülkiyet hakkına yönelik böyle bir sınırlama ancak kanunla yapılabilecektir.” (ÇAKIR, Hüseyin Melih, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Dergisi 5 (2), Güz 2018, s.34-35) yönünde hukuki değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir.

21. Belediye ile özel şahıslar arasında hisseli olan taşınmazda yer alan gecekondu nedeniyle,

2981 sayılı “İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve

6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun”

hükümlerinden yararlandırılmasına olanak bulunmadığı hakkında Danıştay 14. Dairesinin

14.2.2013 tarihli E.2011/2421, K.2013/991 sayılı kararında “…Paylı durumda bulunan

taşınmazlarda paydaşlık giderilmediği sürece paydaşlardan her biri payı oranında taşınmazın her noktasında hak sahibi olduğundan, taşınmazın hangi bölümünün hangi paydaşa ait olduğunun belirlenemeyeceği, diğer taraftan belediyeye ait arsa veya araziler ile başkasına ait arsa veya araziler üzerinde yapılmış gecekondular hakkında uygulanacak hükümlerin de farklı olması nedeniyle, olayda, belediye ile şahıs arasında paylı durumda bulunan uyuşmazlığa konu taşınmazın 2981 sayılı Yasa’nın 10/a maddesinde belirtilen belediyeye ait müstakil arazi kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığı açıktır.

Bu durumda, davacının 2981 sayılı Yasa’dan yararlanmak için yaptığı af başvurusu tarihinde uyuşmazlık konusu taşınmazın mülkiyetinin özel şahıslarla hisseli olması nedeniyle 2981 sayılı Yasa’dan faydalanamayacağı görüldüğünden, davanın reddi yolundaki

İdare mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.” yönünde karar verilmiştir.

22. İlgili mevzuat uyarınca, hisseli parsel üzerinde inşa edilen yapılar için Yapı Kayıt

Belgesine istinaden tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti işlemlerinin yapılabilmesi için tüm hissedarların muvafakatinin arandığı, bu bağlamda söz konusu işlemler hakkında oluşabilecek hukuki ihtilafların önüne geçilmek istenildiği, buna karşın hissedarlardan herhangi birisi tarafından yapılan yapılar için yapıyı yapan hissedar tarafından diğer hissedarların muvafakati aranmadan Yapı Kayıt Belgesi alınmasının mümkün olmasının, uyuşmazlık konusu somut olayda olduğu şekilde farklı hukuki ihtilaflara sebebiyet verdiği değerlendirilmiştir.” şeklinde tespitlere yer verilmiştir.

16. Bununla birlikte Kurumumuzun anılan Tavsiye Kararı’nda yer verilen; “Uyuşmazlık konusu hakkında; Ankara, Çankaya, Mahallesi, sayılı parsel üzerinde inşa edilen ruhsatsız yapıların yıkımı yolunda verilen Çankaya Belediye Encümeninin 12/06/2008 tarihli kararı ve bu karar sonrasında farklı tarihler verilen kesinleşmiş yargı kararlarının bulunduğu ancak söz konusu yıkım işlemlerinin gerçekleşmediği, söz konusu parselin birden fazla hissedarının bulunduğu ve hissedarlarından birinin inisiyatifi ile mülkiyet üzerinde tasarrufta bulunulmasının mümkün olmadığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 03.01.1985 tarihinde onaylanan l Mahallesi Kd. , parseller ve çevresini kapsayan hükümleri kapsamında mülkiyet hakkına sağlanan korumanın zedelendiği değerlendirilmiştir.

19. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yapı sahibinin beyanına dayalı düzenlenen yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapıların, belgenin düzenlenmesine temel oluşturan 3194 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddesi ile belirlenen şartları taşımadığının ilgili idaresince tespiti halinde anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan

Tebliğin 8 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yine yetkili idaresince iptal edilmesi ve bu belgenin sağladığı hakların geri alınması mümkün olduğu, dolayısıyla yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler kapsamında; nolu parsel üzerinde bulunan şikayete konu yapılar için düzenlenen yapı kayıt belgelerinin, anılan madde hükmünde belirlenen şartları taşımadığının tespiti halinde iptal edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde

Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara

İdare Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KABULÜNE;

Ankara ili, Çankaya ilçesi, Yakupabdal Mahallesi, 565 nolu parsel üzerinde bulunan şikayete konu yapılar için düzenlenen yapı kayıt belgelerinin, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddesi hükmünde belirlenen şartları taşımadığının tespiti halinde iptal edilmesi için ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın BAŞVURANA ve ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Çevre ve Şehircilik

Bakanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi