|
ÖZET: Başvuru, Isparta İl Özel İdaresi tarafından verilen yapı ruhsatının iptal edilmesi ve bu iptale bağlı olarak alınan yıkım kararının uygulanmaması üzerine yapılmıştır. Başvuran, Küçükhacılar Köyü’ndeki taşınmazında ruhsatsız bir yapı bulunduğunu ve bu yapının yıkılmasını talep etmektedir. İlgili idare, yapı ruhsatının iptalinin gerekçelerini sunmuş ve yıkım kararının uygulanmadığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın talebi, ortaklığın giderilmesi davasının devam etmesi nedeniyle reddedilmiştir.
İdare, başvuranın ruhsat iptali ve yıkım kararı ile ilgili süreçlerin mevzuata uygun olduğunu savunmuştur. Yıkım kararı, ruhsatsız yapıların yıkılmasını öngören 3194 sayılı İmar Kanunu’na dayanmaktadır. Başvuranın mülkiyet hakkının ihlal edildiğini öne sürmesi üzerine, yıkım kararının uygulanması talebi kısmen reddedilmiş, ancak ortaklığın giderilmesi davasının sonucuna göre gerekli işlemlerin yapılması konusunda tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi ile ilgili yıkım kararının uygulanması talebinin reddedilmesi, ancak ortaklık davasının sonucuna göre gerekli adımların atılması gerektiği belirtilmiştir. İdarenin, başvuranın taleplerine yönelik daha açıklayıcı ve gerekçeli cevaplar vermesi gerektiği vurgulanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/89317-S.20.97754
BAŞVURU NO : 2020/76587
KARAR TARİHİ : 09/12/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ISPARTA İL ÖZEL İDARESİ
Yapı ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle ilgili yapı
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındaki yıkım kararının yerine getirilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 24/06/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi; Isparta İli Küçükhacılar Köyü’nde hissedarı olduğu nolu parsel için
düzenlenen yapı ruhsatının Isparta İdare Mahkemesinin 22/01/2019 tarihli kararıyla iptal edildiğini, söz konusu yapı hakkında Isparta İl Encümeni’nin 24/12/2019 tarihli ve sayılı kararında “3194 sayılı İmar Kanununun 32 inci maddesinin 5 inci fıkrası gereğince Valilikçe (İl Özel İdaresince) yıktırılarak masrafının yapı sahibi dan tahsil edilmesinin” uygun görüldüğü ancak aradan geçen süre içinde söz konusu kararın uygulanmadığını belirterek hissedarı olduğu taşınmaz üzerindeki ruhsatsız yapının yıkılmasını, ilgili mevzuatta belirtilen yaptırımların uygulanmasını ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Isparta İl Özel İdaresinden
bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup adı geçen idarenin 12/08/2020 tarihli ve E.
sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
2.1) Isparta Merkez İlçesi Küçükhacılar köyü imar planı sınırları içinde bulunan no’lu
parsel üzerine ’ın ev yapmak için idarelerine müracaatta bulunduğu, söz konusu parselin , , , ve adına hisseli olduğu için diğer hissedarlardan ev yapabilir diye muvafakatname getirmesinin söylendiği,
2.2) ve 17/10/2017 tarih ve no ile Antalya 7. Noteri,
17/10/2017 tarih ve sayılı Isparta 7. Noterliği tarafından vermiş oldukları muvafakatnameye istinaden ’ın 14/11/2017 tarihinde yapı ruhsatı için başvuruda bulunduğu, 28/11/2017 tarih ve 2017 numaralı yapı ruhsatının düzenlendiği ve inşaat izninin verildiği,
2.3) Ayrıca yapı ruhsatının verildiği tarihte Isparta 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/
Esas ve 2013 Karar no ile ’ın annesi olan ’ın vasisi olarak atandığı için ve diğer hissedarlar muvafakat verdiğinden dolayı ayrıca
’dan muvafakatname alınmadığı,
2.4) İnşaat izni verildikten sonra ’un vermiş olduğu 12/03/2018 tarihli dilekçe
ile 17/10/2017 tarih ve no ile Antalya 7. Noteri vermiş olduğu muvaffakatnameden 29/11/2017 tarihinde rücu etmiş olduğunu belirterek ruhsatın iptal edilmesini talep ettiği, konu hakkında yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu için ruhsatın iptal edilemeyeceğinin 19/04/2018 tarihli yazı ile bildirildiği,
2.5) Anne ’ın muvafakatnamesi alınmadığından dolayı Isparta İli Merkez
İlçesi Küçükhacılar Köyünde nolu parsel için düzenlenen 28/11/2017 tarih ve 2017/ nolu yapı ruhsatının Isparta İdare Mahkemesinin 22/01/2019 tarih, 2018/ Esas 2019/ kararı ile iptal edildiği, Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 14/05/2019 tarih ve 2019/ esas 2019/ kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği,
2.6) Mahkeme kararı ile iptal edilen yapı ruhsatının aynı zamanda Mekansal Adres Kayıt
Sisteminde de iptal edildiği, dolayısı ile bahse konu yapı iptalden kaynaklı ruhsatsız hale geldiğinden, 3194 sayılı İmar Kanunun 32 nci maddesi gereği yapının mevzuata uygun hale getirilebilmesi için yazının tebliği tarihinden itibaren en çok bir ay (30 gün) içinde yeniden yapı ruhsatı alınması gerektiği aksi takdirde aynı Kanun gereği yıkım kararı alınacağının ilgili şahsa bildirildiği,
2.7) İmar Kanunu 32 nci maddesine göre mevzuata uygun hale getirilebilmesi için yapı sahibi
30 günlük yasal süre içinde hissedarlardan muvafakatname alamadığı için yeniden yapı ruhsatı
düzenlenemediği, ancak bu süre zarfında hissedarlardan biri muvafakatname vermediğinden dolayı 20/09/2019 tarihinde ortaklığın giderilmesi için dava açtığı ve dava bitene kadar yıkımın ertelenmesini talep ettiği,
2.8) İmar Kanunun 32 nci maddesine göre mevzuata uygun hale getirilebilmesi için yapı sahibi
30 günlük yasal süre içerisinde yeniden yapı ruhsatı alamadığı için İl Encümeni tarafından
24/12/2019 tarih ve nolu yıkım kararının alındığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı
2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet
anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
3.1) “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına
sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”
3.2) “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinde; “Herkes,
sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir…”
3.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Medeni Kanunun “Dürüst davranma” başlıklı 2 nci
maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.”, ikinci fıkrasında; “Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”
6) 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunun “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21 nci
maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.”
6.1) “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Yapı ruhsatiyesi
almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir.”, ikinci fıkrasında; “Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.”
6.2) “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32 nci
maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.”, dördüncü fıkrasında; “Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.”, beşinci fıkrasında “Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı
Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir.”
6.3) “İdari müeyyideler” başlıklı 42 nci maddesinde; “Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata,
ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, (…) az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır…”
7) 03/07/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar İmar
Yönetmeliğinin “Yapı ruhsatına ilişkin genel hükümler” başlıklı 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Kanun ve bu Yönetmelikle getirilen istisnalar dışında yapı ruhsatı alınmaksızın hiçbir yapının inşasına başlanamaz.”, beşinci fıkrasında; “Ruhsatı hükümsüz hale gelenlerin inşasına devam edilebilmesi için yeniden ruhsat alınması zorunludur.”
7.1) “Yapı ruhsatı işlemleri” başlıklı 55 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Yapı ruhsatı
işleri bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır.”, 8 inci fıkrasında; “Parsel malik veya maliklerinin ruhsat ve eki onaylı projelere muvafakati alınmaksızın yapı ruhsatı düzenlenemez, onaylı projelerde tadilat yapılamaz.”, on üçüncü fıkrasında; “Mevzuata uygun olarak devam eden inşaatlarda maliklerin tamamı başvurmadıkça ruhsat iptal edilemez.
Maliklerin birinin ya da birkaçının değişmesi halinde de bu kurala uyulur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, ilgili taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası bulunduğundan bu aşamada başvuranın yıkım kararının uygulanması talebinin reddi, diğer taraftan ortaklığın giderilmesi davasının sonucuna göre gerekli işlemlerin ivedilikle yerine getirilmesi hususunda hazırlanan Kısmen Tavsiye Kısmen
Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, hissedarı olduğu taşınmaz üzerindeki
yapıya ilişkin ruhsatın mahkeme kararıyla iptal edilmesine ve encümen tarafından yapı hakkında yıkım kararı verilmesine rağmen yıkım kararının uygulanmaması nedeniyle mülkiyet hakkına müdahale edildiğini belirterek ilgili yapının yıkılmasını talep etmektedir.
10) Anayasa’nın 56 ncı maddesi ile herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına
sahip olduğu düzenlenmiş; çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirliliğini önlemenin devlet ve vatandaşların ödevi olduğu belirtilmiştir. İnşa edilecek yapıların imar mevzuatına uygun olarak yapılmasının sağlanması ve bu kapsamda ilgili mevzuat hükümleri uyarınca ruhsat alınmadan yapılabileceği açıkça düzenlenen yapılar hariç diğer yapıların ruhsata bağlanması suretiyle yapılaşmanın fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun yapılmasının sağlanması; sağlıklı çevrelerinin oluşturulması bakımından önem teşkil etmektedir.
11) Nitekim yerleşim yerlerindeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun
teşekkülünü sağlamak amacıyla hazırlanan İmar Kanunu; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıları kapsamaktadır. Bu bağlamda sağlıklı ve dengeli bir çevrenin oluşturulması bakımından imar mevzuatına aykırılık oluşturan yapılarla ilgili yasal işlemlerin süresi içinde yerine getirilerek mevzuata aykırı yapılara yönelik gerekli işlemlerinin ilgili idarelerce yürütülmesi ve bu konuda gerekli tertip ve tedbirlerin alınması gerekmektedir. Nitekim 3194 sayılı İmar Kanunun 32 inci ve 42 inci maddeleri sayılan amaçların yerine getirilmesine yardımcı olacak yaptırımlar düzenlenerek encümenin yapması gerekenleri kesin bir biçimde hükme bağlamıştır.
12) Yine Anayasa’nın 35 nci maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkı ise, ekonomik
değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (Anayasa Mahkemesi, E:2015/39, K:2015/62, 01/07/2015, prg.20). Somut olayda, başvuranın da hissedarı olduğu taşınmaz üzerinde kardeşi olan diğer hissedar tarafından inşa ettirilen bina olduğu, bu nedenle başvurucunun ve diğer hissedarların Anayasa’nın 35 inci maddesi gereğince mülkiyet hakkı kapsamında korunması gereken bir menfaatlerinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
13) Dosya kapsamında yapılan incelemede; şikayete konu olan, Küçükhacılar Köyü imar planı
sınırları içindeki no’lu parselin , , ve adına hisseli olduğu, bu kapsamda
, tarafından verilen muvafakatnamelere istinaden tarafından (söz konusu tarihte parselin diğer hissedarı olan ’ın vasisi) yapı ruhsatı için başvuruda bulunulduğu ve 28/11/2017 tarihli yapı ruhsatının düzenlendiği ve inşaat izninin verildiği tespit edilmiştir.
13.1) Ancak hissedarlardan tarafından, 12/03/2018 tarihli dilekçe ile vermiş
olduğu muvafakatnameden rücu etmiş olduğu ifade edilerek ruhsatın iptal edilmesini talep ettiği ancak idarece konu hakkında yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu belirtilerek ruhsatın iptal edilemeyeceği hususunun başvurana bildirildiği anlaşılmıştır.
13.2) ’un; “vermiş olduğu muvafkatnameyi geri aldığı ve annesi kısıtlı
’ın muvafakatnamesinin bulunmadığı” gerekçesiyle açmış olduğu dava neticesinde, “hissedar ’ın (kısıtlı olan anne) muvafakatnamesi alınmaksızın yapı ruhsatı düzenlenmesinin ve yapı ruhsatının iptal istemiyle yapılan başvurunun reddi” işleminde hukuka aykırılık bulunduğu belirtilerek dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından da idarenin istinaf başvurusunun reddedildiği tespit edilmiştir.
13.3) Bu çerçevede 30 günlük yasal süre içinde hissedarlardan biri tarafından muvafakatname
verilmediği için yeniden yapı ruhsatı düzenlenemediği, ancak ’ın (yapı sahibi)
20/09/2019 tarihinde ortaklığın giderilmesi için dava açtığı ve dava bitene kadar ilgili idareden yıkımın ertelenmesini talep ettiği, bununla birlikte İl Encümeni tarafından 24/12/2019 tarihli yıkım kararının alındığı ve ortaklığın giderilmesi davasının da devam ettiği anlaşılmıştır.
14) Özetle; kısıtlı olan annenin muvafakatnamesinin alınmaması ve hissedarlardan birinin
vermiş olduğu muvafakatnameden rücu etmesi üzerine açılan davada annenin muvafakatnamesinin alınmaması nedeniyle yapı ruhsatı iptal edilmiş ve hissedarlardan birinin muvafakatname vermemesi dolayısıyla ilgili yapı hakkında yıkım kararı verilmiştir. Başvuran da söz konusu yapı hakkındaki yıkım kararının uygulanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek yıkım kararının uygulanmasını talep etmektedir. Söz konusu yapı hakkında yıkım kararı alınmasına neden olan müdahalenin, binanın ruhsatsız hale gelmesi nedeniyle 3194 sayılı Kanun’un 32 nci maddesine dayandığı görülmektedir. Bu nedenle ilgili Kanun çerçevesinde ruhsatsız hale gelen yapı hakkında yıkım kararı alınmasında hukuka aykırılık bulunmamakta olup yıkım kararı verilen yapının korunamayacağı da açıktır. Diğer bir ifadeyle hissedarı bulunulan taşınmaz üzerindeki ruhsatsız yapının yıkılmamasının mülkiyet hakkına bir müdahale oluşturacağı değerlendirilmektedir.
15) Uyuşmazlık konusu olayda ’ın hissedarı olduğu parsel üzerinde bina inşa
ettirmek amacıyla İl Özel İdaresine başvuruda bulunduğu ve ruhsat verilebilmesi için diğer hissedarların muvafakatnamesinin istendiği, parselin diğer hissedarları tarafından verilen muvafakatnamelerde de “ ’ın kendi hissesine inşaat yapmasına muvafakat verildiği” hususunun beyan edildiği tespit edilmiştir. ’ın da bu beyanlara istinaden ruhsat başvurusunda bulunduğu ve İl Özel İdaresi tarafından da, talebin uygun bulunarak 28/11/2017 tarihli yapı ruhsatının verildiği anlaşılmıştır.
16) Diğer taraftan yapılan incelemede; ilgili taşınmaz yönünden Isparta 1. Sulh Hukuk
Mahkemesinde 2019/ Esas sayı ile ortaklığın giderilmesi davası olduğu görülmektedir. Bu çerçevede bu dava neticesinde verilecek kararın sonuç olarak taşınmazın/yapının/yapı malikinin/ hissedarların durumunu etkileyeceği açıktır. Dolayısıyla yıkım isteği bakımından ortaklığın giderilmesi davasının bekletici sorun kabul edilerek orada belirlenecek duruma göre neticeye gidilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Diğer taraftan zararın artmasının engellenmesi adına inşaatın devam ettirilmemesi yönünde gerekli tedbirlerin alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
17) Bu kapsamda başvuranın iddiaları, idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili
mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yıkım kararı verilen yapının bulunduğu taşınmaza yönelik ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu görüldüğünden yıkım isteği bakımından ortaklığın giderilmesi davasının bekletici sorun kabul edilerek orada belirlenecek duruma göre neticeye gidilebilmesi ve davanın sonuçlanmasının ardından ivedilikle gerekli işlemlerin yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘makul sürede karar verme’, ilkesine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta ‘kararların gerekçeli olması’ ve ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Isparta İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN KISMEN RET
VE KISMEN KABULÜNE;
İlgili taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası bulunduğundan bu aşamada başvuranın yıkım kararının uygulanması talebinin REDDİNE, Diğer taraftan ortaklığın giderilmesi davasının sonucuna göre gerekli işlemlerin ivedilikle yapılması hususunda ISPARTA İL ÖZEL İDARESİNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve ISPARTA İL ÖZEL İDARESİNE tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi