|
ÖZET: Mükellef, 15 Ocak 2009 tarihinde Şeyhşamil Mahallesi’nde bir mülk edinmiş ve 2012 yılına kadar bu gayrimenkulün vergi borçlarını düzenli olarak ödemiştir. 6 Ekim 2008 tarihinde aldığı Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ile 2012 yılında indirimli emlak vergisi muafiyeti başvurusu yapmış ve bu muafiyetten yararlanmıştır. Ancak, 29 Nisan 2020 tarihinde yaptığı iade ve terkin talebi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 126. maddesi gereği zamanaşımına uğradığı için kabul edilmemiştir. 2011 yılına ait vergi iadesi talebi de zamanaşımına girdiğinden mümkün olmamıştır.
İlgili mevzuat çerçevesinde, mükelleflerin emlak vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için belirli şartlar bulunmaktadır. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8. maddesi, özürlülerin belirli koşullar altında indirimli vergi oranlarından yararlanmasını sağlamaktadır. Ancak, bu indirimden yararlanmak için gerekli belgelerin zamanında sunulması gerekmektedir. İdare, mükellefin 2012 yılından bu yana muafiyet hakkından yararlandığını belirtmiş ve geçmiş dönemlere ait vergi taleplerinin zamanaşımına uğradığını ifade etmiştir. Sonuç olarak, başvuranın 2011 yılı için ödediği emlak vergisinin iadesi talebi reddedilmiş, geçmiş dönemlere ilişkin vergi ve ceza tutarlarının terkininin mümkün olmadığı belirtilmiştir. İdarenin uygulamalarında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir ve başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde yargı yolu açıktır. |
2.2. Mükellef ’in 15/01/2009 tarihinde Şeyhşamil Mahallesi Eylül Sokak
No / ’te bulunan mülkü edindiği ve 2012 yılına kadar ilgili gayrimenkulün vergi borçlarını ödediği, 06/10/2008 tarihinde Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan Özürlü Sağlık
Kurulu Raporu ile 2012 yılında başvuruda bulunduğu ve kendisine indirimli emlak vergisi muafiyeti uygulandığı, 2.3. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 126 ncı maddesinin aynı Kanunun 114 üncü maddesindeki 5 yıllık tarh ve tahakkuk zamanaşımına atıfta bulunarak bu zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceğini kesin bir ifadeyle belirttiği, bu bağlamda şikayetçinin iade ve terkin talebini 29/04/2020 tarihinde yaptığı nazara alındığında, talebi gibi geriye dönük olarak 2019-2015 yılları arası için ödediği emlak vergilerinin iadesinin mümkün olacağı ve tahakkuk eden ancak ödemediği vergilerin terkininin mümkün olacağı, yukarıda belirtilen yıllar için zaten terkin işleminin yapıldığı, 2.4. Sonuç olarak 2011 yılında ödenen verginin iadesi için 2020 yılında müracaat edildiğini, zamanaşımına girdiğinden iadesinin mümkün olmadığı, zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kurulu’na verilebilir.”, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.” , 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 5. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun, “Mükellef” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bina
Vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder. Bir binaya paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler.
Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.” 6. 1319 sayılı Kanunun “Nispet” başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” , 7. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun, “Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat” başlıklı
3 üncü maddesinde; “… B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin
muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. …”, “Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”, “Vergi hatası” başlıklı 116 ncı maddesinde; “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır”, “Hesap hataları” başlıklı 117 nci maddesinde; “…
2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır. …”, “Vergilendirme hataları” başlıklı 118 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; “Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;”, “Düzeltme yetkisi ve reddiyat” başlıklı 120 nci maddesinin 2 nci fıkrasında; “Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek, suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.”, “Düzeltmede zamanaşımı” başlıklı 126 ncı maddesinde; “114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. …”, 8. 29 Aralık 2006 tarihli ve 26391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2006/11450 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararında, “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt
200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması
hali dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.” , 9. 31/12/2005 tarihli ve 26040 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 47 seri no.lu Emlak
Vergisi Genel Tebliğinde; “5378 sayılı “Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” un 22 nci maddesi ile, Emlak
Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirimli bina vergisi oranına ilişkin hükme, özürlüler ifadesi eklenmiş, böylece özürlülerin de indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanmaları sağlanmıştır.” 10. 27/11/2011 tarihli ve 28007 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 57 seri no.lu Emlak
Vergisi Genel Tebliğinde; “47 Seri No.lu Emlâk Vergisi Kanunu Genel Tebliğine(5) göre, özürlülerin indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabilmeleri için bu durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri gerekmektedir. Ancak, özürlü kimlik kartı sahibi mükellefler, özürlü kimlik kartlarını belediyede ilgili görevliye ibraz etmek ve bu Tebliğ ekinde yer alan “Tek
Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip olanlar Dâhil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi
Formu” ekine özürlü kimlik kartı fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlandırılacaklardır. Bu durumdaki mükelleflerden ayrıca tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış sağlık kurulu raporu istenilmeyecektir.
Özürlü kimlik kartı sahibi olmayan mükelleflerin ise, sağlık kurulu raporunun aslını veya onaylı örneğini belediye görevlisine ibraz etmek ve bu tebliğ ekindeki “Tek Meskeni Olan (İntifa
Hakkına Sahip Olanlar Dâhil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu” ekine raporun fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmaları mümkün olacaktır.
…
1319 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemede,
özürlülerin indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabilmeleri için, özürlünün herhangi bir gelirinin bulunmaması ve özür durumunun belli bir oranın üzerinde olması şartları yer almadığından, indirimli bina vergisi oranı uygulamasında, özürlünün herhangi bir gelirinin bulunup bulunmaması ile özür oranı aranılmayacaktır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran, 2012 yılından beri kendisine emlak vergisi muafiyeti uygulandığını, ancak ödediği 2010 ve 2011 yıllarına ait emlak vergisi tutarının tarafına iade edilmediğini iddia ederek özürlü olması nedeniyle kendisine pozitif ayrımcılık yapılarak 454,10 TL.’nin tarafına iadesini talep etmektedir.
13. Uyuşmazlık konusu özetle; şikâyetçi adına tahakkuk ettirilen ve ödenen emlak vergisi tutarının beş yıllık zamanaşımı süresinden önceki kısmının iadesinin talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
14. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, Cumhurbaşkanının, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin, dul ve yetimlerinin, Türkiye sınırları içinde 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması dahil) halinde bu meskenlere ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkili olduğu hüküm altına almıştır.
15. Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulunun 2006/11450 sayılı kararı ile indirimli bina vergisi oranını 2007 ve müteakip yıllar için sıfır olarak belirlemiştir. Bu çerçevede yeni bir Karar yayımlanana kadar bu uygulama aynı şekilde devam edecektir. Yine Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 2 fıkrasında; geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı’nın yetkili olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
16. Emlak Vergisi Kanunu hükümleri doğrultusunda Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan 47 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinde; Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirimli bina vergisi oranına ilişkin hükme özürlüler ifadesinin eklendiği, böylece özürlülerin de indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabilecekleri düzenlemesine yer verilmiştir. 57 seri no.lu Emlak Vergisi Genel
Tebliğinde ise özürlülerin indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabilmeleri için bu durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri gerektiği, ancak, özürlü kimlik kartı sahibi mükelleflerin özürlü kimlik kartlarını belediyede ilgili görevliye ibraz etmek ve Tebliğ ekinde yer alan “Tek
Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip olanlar Dâhil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi
Formu” ekine özürlü kimlik kartı fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlandırılacakları, bu durumdaki mükelleflerden ayrıca tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış sağlık kurulu raporu istenmeyeceği, özürlü kimlik kartı sahibi olmayan mükelleflerin ise sağlık kurulu raporunun aslını veya onaylı örneğini belediye görevlisine ibraz etmek ve tebliğ ekindeki “Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar
Dâhil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu” ekine raporun fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanacakları, özürlülerin indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabilmeleri için, özürlünün herhangi bir gelirinin bulunmaması ve özür durumunun belli bir oranın üzerinde olması şartlarının aranmayacağı ifade edilmiştir.
17. İdarece, şikayetçinin emlak vergisi muafiyetinden 2012 yılından beri aralıksız yararlandırıldığı, 2010 ve 2011 yıllarına ait ödenen tutarın iadesinin beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tarihten sonra talep edildiği, her ne kadar muafiyet talebine ilişkin bildirimin ilgili belediyelere belli bir sürede verilmesi gerektiği ya da indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından geriye dönük yararlanılamayacağı hususlarında ilgili mevzuatta herhangi bir düzenleme mevcut değilse de şikayetçinin söz konusu uygulamadan geçmişe dönük olarak düzeltme zamanaşımı süresi içinde yararlanabileceğinin açık olduğu tespit edilmiştir.
18. Zira Vergi Usul Kanununun 126 ncı maddesinde, anılan Kanunun 114 üncü maddesindeki
5 yıllık tarh ve tahakkuk zamanaşımına atıfta bulunularak, bu zamanaşımı süresi
dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceği kesin bir ifadeyle belirtilmiştir. Söz konusu mevzuat hükümleri bağlamında, şikayetçinin geçmiş dönemlere yönelik emlak vergisi iptal talebini 2020 yılında yaptığı nazara alındığında; 2015-2019 dönemlerine ilişkin olarak şikayetçi adına tahakkuk ettirilen vergi ve ceza tutarlarının terkin edilmesinin mümkün olduğu, bu süre içinde şikayetçinin muafiyetten yararlandığı görüldüğünden bu dönemler için uyuşmazlığın bulunmadığı, 2012 yılından önceki dönemlere ilişkin olarak tahakkuk ettirilen vergi ve ceza tutarlarının terkin edilmesinin ise mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
19. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şikayetçinin özürlü olması nedeniyle emlak vergisi muafiyeti şartlarını taşıdığı ve kendisine 2012 yılından itibaren emlak vergisi muafiyeti uygulandığı, ancak 2012 yılında önce adına tahakkuk ettirilen ve kendisi tarafından ödenen vergi ve ceza tutarlarının da terkinini ve kendisine iadesini talep ettiği, BU
DÖNEME İLİŞKİN DÜZELTME ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN GEÇMİŞ OLMASI
NEDENİYLE BU DÖNEME İLİŞKİN VERGİ VE CEZALARIN TERKİN
EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI SONUCUNA VARILMIŞTIR. BU NEDENLE,
İLGİLİ İDARENİN 2012 YILI ÖNCESİNE İLİŞKİN EMLAK VERGİSİ TAHAKKUK
İŞLEMLERİNDE HUKUKA VE HAKKANİYETE AYKIRILIK TESPİT
EDİLEMEMİŞTİR.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.
Başvuranın dilekçesine, idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. Adı geçen idareye bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Konya Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın, 2011 yılı için ödediği emlak vergisi tutarının tarafına iadesi talebinin REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve SELÇUKLU BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi